Nüve Forum


Genel Sağlık hakkinda Bel boyun sırt ağrıları ile ilgili bilgiler


Bel, boyun, sırt ağrılarına son (1) Aniden dönmek, kilo almak, uzun boylu olmak, sigara, hatta hapşırmak bile bel ağrısına yol açabilir. Bu ağrıya karşı en iyi korunma yöntemi ise vücudun

Konu kapatılmıştır.

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 14.09.07, 00:08
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Bel boyun sırt ağrıları

Bel, boyun, sırt ağrılarına son (1)

Aniden dönmek, kilo almak, uzun boylu olmak, sigara, hatta hapşırmak bile bel ağrısına yol açabilir. Bu ağrıya karşı en iyi korunma yöntemi ise vücudun 'doğal' bir korseye sahip olması

BAŞLARKEN
Omurgamız, ayakta durabilmemizi, kolay hareket etmemizi sağlıyor. Omurganın herhangi bir bölümünde meydana gelen rahatsızlıklar bel, boyun ve sırt ağrılarına davetiye çıkarıyor. Kimi aniden, kimi de süreç içinde meydana gelen bu ağrılar, yaşam kalitesini o kadar etkiliyor ki, kimi zaman sadece hapşırmak bile tedavi görmenizi gerektiren bel ağrılarına yol açıyor!
Günden güne doktora başvurma nedenleri arasında öne çıkan bu ağrılar da hafiften şiddetliye değişiyor. Bel, boyun ve sırt ağrıları tıpkı obezite, diyabet ve benzeri rahatsızlıklar gibi, hızlı şehirleşmenin, modern yaşamın birer yan ürünü. Çünkü günümüz insanı daha çok masa başında çalışıyor, fiziksel aktivitedense beynini kullanıyor. Bu da hareketsizlik ve uzun saatler boyunca omurgayı zorlayacak şekilde sandalye üzerinde oturmak demek. Hareketsizlik vücudumuzu ayakta tutan, bize hareket kabiliyeti sağlayan omurgamız için ciddi risk. Bir diğer sorun da vücudumuzu aslında iyi tanımamamız ve onu nasıl kullanacağımızı bilmememiz. Vücudumuzu tanımadığımız için yaptığımız ani hareketlerin, keskin dönüşlerin, boyumuzdan yükseklere uzanmanın faturasını sonra ödemek durumunda kalıyoruz. Uzmanlara göre yapılması gereken bu ağrıları dinlemek ve hayatımızdan egzersizi eksik etmemek. Çünkü hareketsizlik beraberinde hem eklem ve kasların zayıflamasını hem de şişmanlığı getiriyor. Bu yazı dizisinde toplumda en sık görülen rahatsızlıklardan olan bel, boyun ve sırt ağrılarının nedenlerini, tedavi yöntemlerini ve korunma yollarını bulacaksınız.

Beliniz, boyunuz ve sırtınızın hayatınız için ne kadar önemli olduğunu biliyor musunuz? Muhtemelen bu bölgelerde herhangi bir ağrı hissedene kadar bu konu hakkında düşünmediniz bile. Ya da bir gün ani bir hareketle beliniz tutulduğunda, yatakta dinlenmek zorunda kaldığınızda omurganızın ne denli hayati bir görev üstlendiğini anladınız. Çoğumuz, hayat kalitemizi inanılmaz bir biçimde düşüren, psikolojimizi olumsuz etkileyen bazı rahatsızlıklarla tanıştıktan sonra vücudumuzu gerçekten tanımaya başlarız.

Önce grip sonra bel
Hayati önem taşıyan omurgamızla ilgili hastalıklar da bunlardan biri. Çünkü günümüzde sıklıkla karşılaştığımız omurgadan kaynaklı rahatsızlar, hayatımızı zorlaştırıyor. Araştırmalar tıbbi yardıma başvurma nedenleri arasında nezle, grip, soğuk algınlığı gibi üst solunum yolu hastalıklarının hemen ardından ikinci sırada omurgaya bağlı rahatsızlıkların geldiğini gösteriyor.
Dahası günden güne de doktorlara bu şikâyetlerle başvuranlar artıyor. En sık karşılaşılan bu rahatsızlıklardan olan bel ağrılarını İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Algoloji (Ağrı) Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Serdar Erdine ile konuştuk.
Bel rahatsızlıklarının toplumda görülme sıklığı nedir?
Ağrı merkezlerine başvuran tüm hastaların yüzde 30'unu bel rahatsızlığı olanlar oluşturuyor. Bunun temel nedeni, yaşam koşullarının giderek ağırlaşması. İnsanlar artık kendi vücutlarına yeterince dikkat etmiyor, egzersiz yapmıyor. Özellikle erkeklerde bel rahatsızlıkları fazla görülüyor.
Bel ağrısıyla ilgili sorunların erkeklerde kadınlara nazaran daha fazla görülmesinin nedeni nedir?
Çünkü erkekler kadınlardan daha fazla iş hayatının içinde. Daha ağır işlerde çalışıyorlar.
Peki belimiz neden ağrır?
Kötü duruş, egzersiz eksikliği, aşırı yemek ve beraberinde gelen şişmanlık bel ağrılarına yol açar. Çoğu bel ağrısı, belin kötü kullanımı sonrası ortaya çıkar. Kötü duruş belimizi zorlar ve zedelemeye yatkın hale getirir.
Özellikle zayıf ve gevşemiş karın kasları, belin en önemli desteğinden yoksun kalmasına neden olur. Aşırı kilolar da bu bölgedeki zorlamayı artırır. Belin incinmesi veya burkulması, belimizin kasları ya da bağları esnediğinde, zedelediğinde ortaya çıkar.
Bel burkulmaları, eğilmek, yerden bir şey kaldırmak veya oturmak gibi çok sıradan hareketleri doğru bir biçimde yapmadığımızda meydana gelir. Spor yaparken, trafik kazası geçirildiğinde veya bir şey zorla çekildiğinde de oluşabilir.
Bel burkulmalarında tedavi doğru uygulanırsa hasta tamamen iyileşir. Bel kaynaklı ağrılar içinde özellikle mekanik ağrılar en sık görülenleridir. Bunlar romatizmal hastalıklar, enfeksiyonlar, metabolik nedenler, tümörler, psikojenik bel ağırlarıdır.
Ağır yük kaldırmak zorunda kalmak da bel rahatsızlığına neden oluyor mu?
Ağırlık kaldırmak bel rahatsızlığı yaratmıyor, onu yanlış kaldırmak rahatsızlığa neden oluyor. Sirkeci'de çalışan, ağırlığının iki katı yük kaldıran hamallarda bel rahatsızlığı görülmez. Çünkü doğru şekilde yükü kaldırıyorlar. Belin ağrıma sebebi, insanın dört ayaklı bir sisteme göre yaratılmış olması, buna karşın omurganın üzerine oturmasıdır. Omurganın üzerine binen yük, tahmininizden daha fazladır. Belin üzerine binen yük, yarım ton hatta yerine göre bir tona kadar çıkar. Bazı yanlış hareketlerle olur bu.
Bel ağrılarının nedeni, omurların arasında disk adını verdiğimiz jelatinli bir maddeyi oluşturan ve aynı otomobilin amortisörüne benzeyen yastıkçıklar üzerine binen yükün artmasıdır. Tabii bu yaşa bağlı olarak artıyor. Bu sulu bir yastıkçıktır ve yaşla su azalarak dejenere olmaya başlar. Bozuldukça da yavaş yavaş içinde aynı depremdeki fay hatları gibi kırılmaya başlar. Bu kırıklar da gün gelir kişide bel fıtığı yapar. Ama bu durum bel ağrısı olarak ortaya çıkar öncesinde.
Yaşam koşulları bel ağrısını nasıl etkiliyor?
Sürekli oturarak çalışmak, bilgisayar başında hareketsiz, kaykılarak oturmak zemin hazırlıyor bel ağrılarına. Aslında insan vücudu kendi korsesine sahiptir. Ağrı durumunda da hastalara genelde korse takılır. Halbuki doğal korse belimizdeki kaslardır.
Bu yüzden önemli olan bu kasların geliştirilmesi, kuvvetlendirilmesi ve böylece vücutta omurları tutar hale gelmesidir.
Bel ağrılarında risk faktörleri var mı?
Ağır işte çalışanlar, fazla kilosu olanlar ve sigara içenler bel ağrılarına karşı risk taşıyor. Uzun boylular da risk altında çünkü vücuda fazla yük bindiği için risk oluşuyor. Ancak asıl risk, vücudu kötü ve bilinçsizce kullanmaktır.
Yanlış oturup kalkma, oturma, ağır şeyleri yanlış yöntemler ile kaldırma durumunda daha fazla bel ağrısı görülür. Sigara içenlerde disk beslenmesi bozulur ve bel rahatsızlığı riski artar.

Neresi ağrıyor?
Bel ağrılarının içinde en sık görüleni hangisi?
En sık karşılaşılaşılan bel rahatsızlığının fıtık olduğu düşünülür ama değildir. Nasıl ki her baş ağrısı migren tanısı alıyorsa, bel ağrılarının tamamına yakını fıtık tanısı alır. Bel dediğimiz bölgenin anatomisi daha yeni yeni çözülüyor. Belde sadece diskler yok. Birçok yapı var ve hepsi de ağrı yapabiliyor. Tümünün ağrıları da birbirine benziyor. Önemli olan bunları ayırt edip doğru tedavi etmek. Bel ağrılı hastalar genelde hekimden hekime giderler ve yanlış tedavi olurlar. Çünkü tam olarak ayırt edilmez.

MR yanıltabilir
Belde başlıca omurlar vardır. Bunların arasında disk dediğimiz yastıklar vardır. Omurların birbirine kenetlenmesini sağlayan eklemler vardır. Omurların etrafında kas ve sinirler bulunur. Bunların hepsi birer ağrı kaynağıdır. Öncelikle bu ağrıların nereden geldiğinin doğru ayırt edilmesi gerekir. Son yıllarda çok sık görülen hata ise sadece görüntüleme yöntemlerine bakılarak hastaya teşhis konulmasıdır. Hasta muayene edilmeden MR'a bakılıyor ve hastalık yanlış teşhis ediliyor. Ardından da yanlış tedavi ediliyor.
Öyle hasta vardır ki MR'ında küçücük bir fıtık vardır ama hemen ameliyat edilmesi gereklidir. Başka bir hasta vardır büyük bir fıtığı vardır ameliyat gerekmez. Bütün bunlar hastaya göre bakılır. Tıbbın endüstrileşmesi sonucu atlanan bir şey var. Hastanın birebir muayenesi ve dinlenmesidir. Bu, gözardı ediliyor.

Ne zaman doktora başvurmak gerekiyor?
Ters bir hareket veya aşırı zorlama hafif veya çok şiddetli bel ağırısına neden olabilir. Bu durum, kimi zaman sadece evde yatak istirahatıyla geçer. Ancak dayanılmayacak derecede şiddetli, kişinin günlük işlerini yapmasına engel olacak nitelikte ve istirahata karşın geçmeyen ağrılarda doktora gitmek gerekir.
Peki hangi durumda evde yatak istirahatı, hangi durumda vakit kaybetmeden doktora gidilmesi öneriliyor?

Ev tedavisi
Ani hareket, yanlış duruş veya zorlama nedeniyle oluşan ve 'dayanılmayacak derecede şiddetli olmayan' ağrılara karşı 'ev tedavisi' uygulanabilir. Ev tedavisi şu unsurları içerir:
Bir-iki gün yatak istirahatı
Düzenli buz veya sıcak uygulaması
Basit ağrı kesiciler
Yinelemeyi engellemek için düzenli egzersizler
Ev içi küçük yürüyüşler
Günlük yaşamda bel mekaniğine uygun davranmak (hastanelerin bel okullarına devam ederek yapılması ve yapılmaması gerekenleri öğrenmek gibi...)
Tehlike işaretleri
Eğer beliniz ağrırken şu tehlike işaretleri de varsa:

İdrar-dışkı kaçırma
El, kol ve bacaklarda çok şiddetli ağrı, his kaybı, karıncalanma, güçsüzlük varsa
Belinizi bükemiyorsanız, topallıyorsanız
Ağrı sabit, şiddetli ve iki günden uzun sürüyorsa
Duruşunuzu değiştirdiğinizde düzelmiyorsa
Ağrı dinlenirken ve gece de sürüyorsa
Kilo kaybediyorsanız
Ateşiniz çıktıysa
Yineleyen şiddetli ağrı atakları yaşıyorsanız
Hiç vakit kaybetmeden bir doktora başvurmalısınız.

Bu gruplardan birine giriyorsanız, dikkat!
Bel, sırt ve boyun ağrılarına yol açan nedenler altı başlık altında toplanıyor. Bunlar arasında en önemlisi, meslek ve yaşam biçimine bağlı olan nedenler. Kimi zaman işini sevmemek bile bel ağrısına yol açabiliyor. Aniden Madonna'nınki gibi bir vücuda ve enerji seviyesine sahip olmak için kendini jimnastik salonuna kapatmak da omurga sağlığını tehdit eden faktörlerden.
1) Meslek ve yaşam biçimi

Hareketsiz iş ve yaşam düzeni (masa başı işlerde çalışanlar)
Sık sık öne doğru eğilmeyi, omuz seviyesinin üstüne uzanmayı veya ağırlık kaldırmayı gerektiren işler (ev kadınları, boyacılar, yük taşıyanlar vb.)
Uzun süre araç kullanmak (taksi ve kamyon şoförleri)
Yaptığı işi sevmemek
Spor aktivitelerini aniden artırmak (hafta sonu atletleri!)
Isınmadan spor yapmak
2) Şişmanlık
3) Duruş bozukluğu
4) Sigara
5) Depresyon, ruhsal gerginlik (stres)
6) Kötü kondisyon (kasların gücünün zayıf, boylarının kısa ve iş yapma yeteneğinin yetersiz olması)

radikal.com.tr
HATİCE YAŞAR
  #2  
Alt 14.09.07, 00:08
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Cevap: Bel boyun sırt ağrıları

Bel, boyun, sırt ağrılarına son (2)
Bel ağrısı nedeniyle onlarca kez ameliyat olup yine de iyileşemeyen hastalara rastlanıyor. Artık ameliyat yerini operasyonsuz tedavi yöntemlerine bırakıyor

Bel ağrıları, günlük hayatta aniden ortaya çıkabildiği gibi uzun bir sürecin ardından da kendini gösterebilir. Ani başlayan bel ağrıları, genelde ters bir hareket veya ağır bir yükün kaldırılması sonucu oluşur. Bu durumda bel etrafındaki kaslar bozulur. Ters hareket veya hastanın eklemlerinin gevşekliği durumunda ise ortaya 'faset sendromu' çıkar. Hemen hemen tüm bel rahatsızlıklarının ağrılarının benzer olduğunu belirten İstanbul Tıp Fakültesi Algoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Serdar Erdine, her ağrının ameliyat gerekçesi olamayacağını söylüyor.

Gereksiz operasyonlar
Türkiye'de bel rahatsızlıklarında cerrahi operasyonlara çok fazla mı başvuruluyor?
Gerekmediği halde ameliyat edilen çok hasta var. Oysa onun öncesinde doğru tanı konulursa ameliyata gerek kalmayabilir. Belinden 18 kez ameliyat olup bize gelen hasta biliyorum. Türkiye'de hastalar ilk olarak beyin cerrahisine gidiyor.
Oysa özellikle bel fıtığında cerrahinin yeri yeni girişimsel teknikler nedeniyle yüzde 5'lere kadar düştü. Örneğin hastanın ağrıları faset eklemlerden kaynaklanıyorsa sinirleri yakarsınız, ağrısız bir dönem sağlanır. Ardından fizik tedavi ve rehabilitasyonla hastanın eklemleri yeniden eski haline gelir.
Sadece kaslardan kaynaklanan ağrılar varsa o kaslara yönelik egzersizler yapılır. Her fıtıklaşma olarak gördüğünüz olay gerçek fıtık değildir. Fıtık üç aşamada olur. İlkinde sanki parmağınız yanınca ödem oluyormuş gibi olur. İkincisi protrüzyondur ve baloncuk yapar.
Kimler ameliyata aday?
Üçüncüsü yırtık yapar ve bu bel fıtığıdır. İlk iki aşamayı cerrahiye gerek kalmadan, o sinir kökü üzerine baskı yapan bölgeye doğrudan girişimsel yöntemlerle ulaşarak oraya enzim, kortizon vererek geriletebilirsiniz. Hepsi aynı ağrıyı yapar, ağrı farklı değildir. Ama ağrı tek başına ameliyat gerekçesi değildir.
Hastada kuvvet, his ve refleks kaybı yoksa ameliyat adayı değildir.
Omurga kanalının daralması da sık gördüğümüz bir rahatsızlık. Daralma nasıl oluşur?
Spinal stenoz, omurların birleşmesiyle oluşan ve içinden omurilik ve sinirlerin geçtiği omurga kanalının (spinal kanal) daralmasıdır.
Bu daralma, yaşlanmayla birlikte oluşur. Çünkü yaşlanmaya bağlı kemiklerde bozulma başlar. Kemik dokusu ve diğer dokular yaşlanmayla büyüdükçe omurga kanalı da daralır. Kademeli olarak gerçekleşen bu daralma, omurilik ve sinirlerin ihtiyacı olan boşluğu yavaş yavaş azaltır. Sonuçta omurilik ve sinirler sıkışır; basıya bağlı belirtiler ortaya çıkar. Omurgada yaşlanmayla ilgili olarak görülen bu kanal daralması her insanda 'spinal stenoz' belirtileri ortaya çıkarmaz.
Bazı kişilerde kanal boşluğunun daralması daha fazladır ve omurilikten çıkıp ayaklara doğru giden sinirler sıkışır. Bu durum bel ve bacak ağrısı, bacaklarda güçsüzlük şeklinde görülür. 'Spinal stenoz'un bir başka nedeni de kemik çıkıntılarının oluşumasıdır. Bu çıkıntılar da 'spinal kanal'ın daralmasına yol açar ve sinir köklerine baskı yaparak belde ve bacaklarda ciddi ağrı kaynağı olabilirler.
'Spinal senoz'un nedenleri nedir, kimlerde görülür?
En çok görülen neden yaşlanma ve dejenerasyondur. En fazla yaşlılarda görülür ve omurgadaki pek çok değişikliğin bir sonucu olarak ortaya çıkar. Omurları birbirinden ayıran disklerin su kaybetmesiyle omurlar arası boşluk azalır, bu da kemikler arasında daha fazla sürtünmeye yol açar. Suyunu kaybeden disklerin esneklikleri de azalır ve şok emme görevlerini yeterince yerine getiremezler. Disklerin omurga üzerine gelen şok kuvvetleri emmesindeki yetersizlik omurganın günlük aşınma ve yıpranmasının daha belirgin olmasına yol açar.
Esnekliğini yitiren disklerde fıtık gelişme olasılığı da yükselmiştir. Birden çok diskte gelişen fıtık da 'spinal stenoz'un nedeni olabilir.

'Yalancı topallama'
Hastalığın belirtileri neler?
Spinal stenoz'da en belirgin bulgu ayakta dururken ve yürürken ortaya çıkan belirgin, sabit bel ağrısıdır. Bacakta ağrı ve his kaybı ortaya çıkar. Genellikle yürümekle ağrı alevlenir. Bu ağrı tipik olarak parçalanır tarzda bir ağrıdır ve birkaç adım yürüdükten sonra durmayı zorunlu kılacak kadar şiddetlidir. Buna 'pseudo klodikasyon' yani 'yalancı topallama' denir. Gerçek klodikasyon bacaktaki dolaşım yetmezliğinden kaynaklanan, aktiviteyle artan ve aktivitenin kesilmesinden dakikalar sonra azalan bacak ağrısıdır. 'Spinal stenoz'da ise ağrı, aktivitenin kesilmesinden kısa süre sonra, sıkışan sinirlerin üzerindeki baskı ortadan kalktığı için yatışır. 'Spinal stenoz'lu hastalarda zaman içinde, belin normal açısı kaybolabilir ve böylece bel düzleşebilir. Öne eğilmek ve oturmak belirtileri hafifletir. Dizleri göğüse doğru çekmek de bu hastaların ağrısını geçici olarak hafifletir.
Spinal stenoz'da tedavi nasıl?
Tedavi, genel olarak ağrıyı dindirmeye yöneliktir. Epidural aralığa uygulanan çeşitli ilaçlar ağrının ortadan kaldırılması içindir. Yerleştirilen bir epidural kateterden verilen çeşitli ilaçlar (epidural lizis) omurga kanalındaki daralmanın azalmasını da sağlayabilir. Şikâyetleri çok ağır olmayan hastalar egzersiz ve fizik tedavi yöntemlerinden yarar görebilir. Germe egzersizleri, bel ve karın kaslarını güçlendirici egzersizler hasta için yararlıdır.
İlaçla tedavi etkili değilse başka yöntemler de var mı?
Çeşitli cerrahi operasyonlar düşünülebilir. Ancak 'spinal stenoz' için yapılan cerrahi müdahaleler oldukça büyük operasyonlardır ve risk taşır. Özellikle hastalık yaşlılarda ortaya çıkar, bu da onlar için risklidir. Cerrrahi müdahalelere girişmeden önce diğer tüm yöntemler değerlendirilmelidir.
O zaman doğru teşhis için hastalar ne yapmalı?
Hastalardan çok disiplinlerin ortaklaşa çalışması gerekiyor. Örneğin ameliyat gerekmeyen bir hasta ameliyatsız seçeneklere yönlendirilmeli. Gerekmediği halde, yanlış tanı ve sonrası yanlış tedavide karşılaşılan rahatsızlıklar var. Bunları tedavi etmek daha zor.
Faset sendromu nedir?
Bel ağrısının en sık nedenleri arasında yer alır faset sendromu. Faset eklemleri, omurgamızı oluşturan omurların birbirine tutunmasını sağlayan, her omur kemiğinde sağda ve solda ikişer tane bulunan küçük eklemlerdir. Omurganın hareketliliğini sağlayan bu eklemler, yaş veya geçirilen bir travma nedeniyle bozulabilir. Bu durumda ciddi bel ve boyun ağrılarına yol açar. Faset sendromuna bağlı bel ağrıları özellikle arkaya yaslanmak ve yana dönmekle şiddetlenir.
Faset sendromuna 15 dakikada şifa
Faset sendromunda 'faset eklem enjeksiyonu', yeni tedavi yöntemlerinden biri. Eklem içine lokal anestetik ve steroid enjekte edilmesi anlamına geliyor. Uygun koşullarda yapıldığında yöntemin ciddi bir riski yok. Ağrının tekrarlaması durumunda, hekimin önerileri doğrultusunda girişim tekrarlanabilir.
Girişim ameliyathane ortamında, lokal anestezi altında uygulanıyor. Radyolojik görüntüleme kılavuzluğunda, ince, özel bir iğne ile direkt eklemin içine giriliyor ve enjeksiyon yapılıyorr. 10-15 dakika süren bu işlem sırasında hasta hiçbir ağrı duymuyor. Girişimin ardından ağrı azalıyor veya kayboluyor. Ancak birkaç saat içinde ağrı tekrarlar. Bu, hastayı endişelendirmemeli. Çünkü girişim günü ve ertesinde girişim bölgesinde hafif bir rahatsızlık hissinin olması normal. Bunu en aza indirmek için hekim hastaya gerekli tedaviyi uygular.
Tedavinin gerçek etkisinin ortaya çıkması bazen üç, bazen de beş günü bulabilir.
Girişimden sonra hasta birkaç saat gözlem altında kalır, ardından evine gönderilir. İlk günü dinlenerek geçirdikten sonra ertesi gün hekimin önerileri doğrultusunda hasta işine dönebilir. Faset eklem enjeksiyonu uygun şartlarda uygulandığında güvenli bir girişim. En sık görülen yan etki girişim bölgesinde geçici bir rahatsızlık hissinin olması. Bunun dışında enfeksiyon ve kanama, nadir de olsa karşılaşılabilecek diğer komplikasyonlardan.
HATİCE YAŞAR
YARIN: Bel fıtığı neden olur?
  #3  
Alt 14.09.07, 00:08
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Cevap: Bel boyun sırt ağrıları

Bel, boyun, sırt ağrılarına son (3)

Hastalar kimi zaman doktordan önce kendine fıtık teşhisi koyuyor. Oysa bel ağrısı çekenlerin sadece yüzde 5'inde bel fıtığı var. Belde veya sırtta ortaya çıkan fıtık, kimi zaman da yayılarak dokuları harap ediyor ama bu süreçte ağrı hissedilmiyor
22/11/2005 (5190 kişi okudu)
HATİCE YAŞAR (Arşivi)
Bel ve boyun fıtığı, yaşam tarzına bağlı olarak günümüzde karşımıza en çok çıkan sorunlardan. Özellikle 30 yaşlarından sonra bel ve boyun şikâyetlerinde ciddi bir artış gözleniyor. Ama her 100 kişiden 70-85'i bel ağrılarından şikâyet ederken, bu kişilerin yalnızca beşinde gerçekten bel fıtığına rastlanıyor. Hayat tarzı, travmalar, zorlamalar, kazalar bel ve boyun fıtıklarının başlıca nedeni. Genetik faktörler pek çok hastalıkta olduğu gibi bel fıtığının oluşumunda da önemli bir etken.
Bel ve sırt ağrılarının toplumda görülme sıklığı yüzde 5 olmasına karşın bunların sadece yüzde 1'i sinirlerde belirti veriyor. Yani bacağa giden sinirler sıkışıyor ve acı yaratıyor. Ancak sinirlerde kendini belli eden her ağrı da bel fıtığı değil. Toplumda sanıldığı kadar yaygın olmayan bel fıtığına yanlış teşhis konduğu da oluyor.
45 yaş altı erişkin nüfusun günlük faaliyetlerini kısıtlayan bel ağrılarından biri olan bel fıtığı ile ilgili merak edilenleri Kozyatağı Acıbadem Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü'nden Beyin Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Müfit Kalelioğlu'na sorduk.
Bel fıtığı denince, ameliyat olup da sağlığına kavuşamayan hastalar akla geliyor. Bel fıtığı konusunda yanlış tanıyla sık sık karşılaşıyor musunuz?
Evet, çok karşılaşıyoruz. Tedavide başarı oranı için de yanlış tanı çok önemli. Çünkü yanlış tanı yanlış tedavi demek. Doktordan, hasta ve hasta çevresinden de kaynaklanabilir yanlış tanı ve tedavi. Bazen hasta yeni öğrendiği bir yöntemden medet umarak deneyebiliyor. Burada hastanın yanı sıra yakın çevresi ve doktorların yaklaşımı da etkili oluyor.
Bel fıtığı nasıl ortaya çıkıyor?
Boyundan bele kadar 33 omur ve bunların arasında diskler vardır. Normalde disk bir zarla kaplıdır ve içinde de jelimsi bir sıvı varıdır. Bazı mikro çatlaklar diskte zayıflığa yol açarak içindeki materyalin dışarı çıkmasına izin verecek hale gelir. Bu disk yüklenme ve hastanın aktivitesi sonucu arkaya doğru hareket eder. İçindeki sıvının bir bölümü zayıflamış bölümden çıkar kökü sıkıştırır. Böylece fıtık oluşur.


Fıtığın yaşı var mı?
Tek neden yoktur burada. Yaş faktörü vardır örneğin. Fıtık 35 yaşından sonra da 20 yaşından önce de görülür. Ancak 20 yaşından önce görülen fıtıkların oranı yüzde 1'dir. Burada kişinin iskelet yapısı da etkilidir. İskelet sisteminde genetikten kaynaklı zafiyet olabilir. Düşme, yaralanma, zorlama, ters hareket, trafik kazası gibi büyük travma olabilir. Fıtık belde de sırtta da oluşabilir. Aslında genel kavram 'disk fıtığı'dır. Ama ağer belden söz ediyorsak buna bel fıtığı deniyor.
Fıtık bombe yaptığı gibi tamamen dışarı da çıkabilir, yer değiştirebilir. Ağrı önce gelen belirtidir. Ancak öyle fıtıklar var ki yayılıyor ve dokuları harap ediyor ancak hiç ağrı hissedilmiyor. Ayrıca fıtıkta tek sorun ağrı duyulması olmuyor. Ağrıyla birlikte nörolojik kayıp dediğimiz felç de meydana gelebiliyor. Felç illa vücudun bir tarafının felç olması demek değil. Belli bir adale grubunda güç kaybı varsa bunu da 'güç kaybı' (felç) olarak nitelendirebiliriz.
Hasta fıtık oluştuğunu hisseder mi?
Hisseder. Bel fıtıklarının neden olduğu etkenlerden biri de 'düşük ayak'tır. Normalde bir rahatsızlığımız yoksa iki topuğumuzun üzerinde durabiliriz. 'Düşük ayak'ta bu yapılamaz. Topuğa basamadığı için ayağını atarak yürür. Bunun farkında olmayanlar doktora gittiklerinde yürüyemediklerini, düştüklerini söylerler. Hasta bazen bize geliyor, ağrısı var ama farkında değil. Muayenede bellli oluyor. Ağrı genelde habercidir. Ancak ağrı kadar nörolojik kayıp da önemli. Pek çok hastalık ağrıdan teşhis edilebilir. Bu yüzden ağrı kesilmeden teşhis konmaya çalışılır. Nörolojik işlevler kaybında hızlı bir kötüleşme varsa bir an önce ortaya konmalı. Hastayla konuşup ayrıntıları öğrenmeye çalışıyoruz. Başka belirti var mı bakılır. Dört-beş teşhis konur.
Bel fıtığının belirtileri neler? Belirtiler hareketlere de yansır mı?
Hasta hareket edemez, çünkü ağrısı vardır. Öne doğru eğilemez, arkaya eğilemez. Yattığında bile ağrı duymaya devam eder. Ağrı nedeniyle ilaç alır. Ancak ne kadar geciktirilirse sorun da o kadar ilerler.
Ağrı, kuvvet kaybı, refleks kaybı, duyu kaybı ve idrarını tutamama durumlarında fıtıktan söz edilebilir. Hepsi aynı anda görülebileceği gibi sadece bazı belirtiler de görülür. Özellikle 'his kaybı' çok önemli bir belirtidir. Bir ata bindiğinizde eğere oturduğunuz bölgelerde his kaybı oluşur. İdrar kontrolü sağlayamaz hasta.

Bacakta hissedilen ağrı
Halk arasında ağrının sağ bacağa vurması durumunda bel fıtığından söz edilir. Ağrı sağ bacağa yayılıyorsa bu gerçekten fıtık mı demektir?
İlla sağ bacağa vurması gerekmez. Ağrı hem sağa hem sola yayılabilir. Bacak ağrısının nedeni omurdan çıkıp bacağa doğru giden sinirlerden kaynaklanır. Sinirin en büyüğü 'siyatik siniri'dir. Omurilikte sinirin çıktığı yerdeki proplemlere bağlı olarak bacak ağrır. O yüzden ikisinde de olur.
Bacağımız ağrıyor derken herkes uyluk bölgesini gösterir. Sadece burayı gösterdiğinden yanlış teşhise neden olabilir. Bacak derken diz altını kastetmeliyiz aslında. Hastanın ağrısını keşfetmesi, tanıması gerekiyor. Tam olarak neresinin ağrıdığını bilmesi lazım. Ağrının şiddetini tarif edebilmeli. Biz ağrıyı şiddetine göre 1'den 10'a kadar sınıflandırıyoruz.
Bel fıtığında hastalar sıklıkla hangi hataları yapıyor?
Hasta bize geldiğinde genellikle teşhisi kendisi koymuş oluyor. 'Benim bel fıtığım var' der. Çoğu zaman gerekmediği halde MR çektirir. Ona MR gerekmediğini söyleriz ama yine çektirir. Hatta çektirmediğinizde rahatsız olur ve 'Doktorumuz ilgilenmedi, MR dahi istemedi' der.

Röntgen ne zaman gerekir?
Bel fıtığının tanısında hangi yöntemlerden yararlanılıyor?
Sadece belde değil, boyun ve sırt ağrılarında da tanı koyabilmek için yapılan çalışmalar, kişinin anatomik yapısını, hastalığı ve özelliklerini doğrulamaya yöneliktir. Kullanışlı strateji geliştirmek için, öncelikle sorunun kaynağı ve boyutu araştırılmalı. Böylece tanının konması ve uygun tedavi planının geliştirilmesi mümkün olur.
Eğer bir hastada nörolojik fonksiyonlarının kaybında hızlı bir artış varsa görüntüleme yöntemlerine acilen ihtiyaç vardır. Röntgen en ucuz ve en sık kullanılan görüntüleme yöntemidir. Giderek artan sayıda daha karmaşık görüntüleme yöntemleri ortaya konmakta ve bunlarla ağrının kaynağı, lezyon derecesi belirlenebilir.

Omurga düşmanları
Sigara içmek: Sigara içen insanlarda öksürme sık görülür. Öksürmek bel fıtığı riskinin ortaya çıkışını kolaylaştıran bir faktör. Araştırmalar sigara içenlerde daha fazla bel ağrısı görüldüğünü ortaya koyuyor. Sigara omurgadaki dolaşımı da olumsuz etkiliyor.
Kötü beslenme ve şişmanlık: Beslenmenin bel ağrısına direkt etkisi yok, ancak şişmanlığın var. Vücuda aşırı yük binmesi diskleri zayıflatıyor. Fazla kilo duruşu bozarak kas ve bağları zorluyor. Eklemlerde zorlanma da fıtık riskini artırıyor.
Yaşlanma: Yaşın ilerlemesi sonucu oluşan doğal biyokimyasal değişiklikler diskin giderek sıvı içeriğini kaybetmesine yol açar. Bu durum da diskin kuvvetinin ve esnekliğinin azalmasını beraberinde getirir.
Yanlış duruş: Sıklıkla karşılaşılan fıtık nedenleri. Yanlış ve aşırı yük taşımak bel çevresindeki yapının mekaniğini bozarak hastalığa davetiye çıkarıyor.
Hareketsiz yaşam: Daha çok oturarak çalışmak, hareketsiz bir iş ve yaşam tarzının yanı sıra mücadeleye dayalı sporlar, ısınmadan bedensel faaliyete başlamak da fıtık riski yaratır. Uzun süre otomobil kullanmak ve ağır şeyleri yanlış kaldırmak da birer risk faktörü.

Adım adım fıtık
Balonlaşma: Omurgadaki disk, zayıflamıştır ancak henüz fıtıklaşma söz konusu değildir.
Çıkıntı (protrüzyon): Diskin şekli ve pozisyonu değişmiş ve buradan omurga kanalına doğru çıkıntı meydana gelmiştir.
Fıtık (herni): Diskin içindeki jelimsi sıvı zayıflayan diskten çıkarak fıtıklaşmıştır.
Akmış fıtık (sektre herni): Diskten dışarı çıkan sıvı omurga kanalının içine akmıştır.
Sağlıklı beden için...

Bel ve kalça kaslarını esneten ve güçlendiren egzersizler veya düzenli spor yapın.
Ağır nesneleri nasıl kaldıracağımızı, doğru durma, oturma ve yatma pozisyonlarını uygulayın.
Yatakta, koltukta, iskemlede ve otomobilde bel ve boyun destekleyicisi (yastık vb) kullanın.
Şişmansanız kilo verin.
Stresli bir işiniz ve yaşamınız varsa yoga, meditasyon gibi gevşeme tekniklerini, stresle baş etme yöntemlerini etkin olarak kullanın.


Kurbağalama yüzmeyin
Fizik tedavi uzmanı Dr. Demet Parlar: Bel ağrısına karşı öncelikle önerdiğimiz spor yüzme. Ama kurbağalama yüzme de ağrıya yol açabilir. Çocuklar çantaları yüzünden risk altında

Bel hastalıklarıyla ilgili bilgi veren International Hospital'dan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Demet Parlar, kötü duruşun ağrı oluşumunda en önemli risk faktörü olduğunu söyledi.
Kötü duruş çok yaygın mı?
Gerçekten çok yaygın. Hastalarımdan biri çok uzun boylu olduğu için kötü bir duruşa sahip. Çocukluğundan beri böyle olduğunu, utandığı için okuldayken de hep sıranın en arkasında kendini kastığını söylemişti. Dik durmak nedense mütevazılığa tersmiş gibi algılanıyor. 0ysa omurgayı korumak için bu gerekiyor. Bir de büyük göğüslü kadınlar da utandığı için veya başka bir nedenle kötü duruyor.
Hastalarıma dik durmalarını söylediğimde 'Böyle çok kasıntı olmuyor mu?' diyorlar. Düzgün durduklarında yorulduklarını söylüyor hastalar. Oysa ki hiç yorucu değil. Ama eğer kötü duruşa bağlı olarak kaslar zayıflamaya başlamışsa o zaman yorucudur.
Ağrının ilacı egzersiz
Kötü duruş kolayca düzeltilebilir mi?
Aşamalı bir egzersiz programıyla kasları güçlendirip esnetmeye çalışıyoruz. Birdenbire spor yapmalarını önermiyoruz. Özellikle ağır aktivitelerden kaçınmaları gerekiyor. Önce bizim verdiğimiz tedavi edici egzersizleri uygulamaları gerekiyor. Sürekli yan durmak, tek taraflı olarak ağırlık kaldırmak da riskli. Özellikle okul çocuklarında buna sık rastlıyoruz. Tek taraflı sırt çantası taşınıyor. Bazen yetişkinler de ağır bir poşeti tek taraflı taşıyor. Oysa her türlü ağırlık dengelenerek taşınmalı.
Beslenmenin omurga ağrılarında etkisi var mı?
Doğrudan değil ama dolaylı etkisi var. Örneğin yanlış beslenme kiloya yol açıyor. Obezite ciddi bir risk faktörü, çünkü omurgayı yani duruşu bozuyor. Aşırı yük nedeniyle kaslar, bağlar ve eklemler zorlandığından fıtık riski artıyor.
Stres nasıl etki ediyor?
Her insanın strese yanıtı farklı. Kimi insan kaslarını kasarak, özellikle boyun bölgesi kaslarını, yanıt verir. Üşümek, rüzgâra maruz kalmak gibi fiziksel stresler de var.
Kötü pozisyonda çalışmak, ağır kaldırma, doğadan uzaklaşmak da bel ağrılarını artırıyor. Özellikle de uzun saatler boyunca bilgisayar başında çalışmak bel ağrılarının oluşumu için çok önemli bir etken.
Bel ağrılarına karşı her sporu öneriyor musunuz?
Her sporu önermiyoruz. Özellikle de ağır sporları. Öncelikle önerdiğimiz spor yüzme. Çünkü yüzme, bütün vücut kaslarını çalıştırır. Özellikle omurga ve bacak kaslarını. Ancak yüzerken de dikkat etmek gerekiyor. Örneğin kurbağalama yüzmeyi önermiyoruz. Daha çok sırt üstü ve serbest yüzülmeli. Yani bel çukuru çok açılmamalı. Bazı hastalar 'Yüzdüm bel ağrım arttı' diye gelirler. Nedeni yanlış stilde yüzmeleridir.
  #4  
Alt 14.09.07, 00:09
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Cevap: Bel boyun sırt ağrıları

Bel, boyun, sırt ağrılarına son (4)

Eğer his kaybı ve idrarı kontrol edememe söz konusuysa fıtığa derhal müdahale edilmeli. Fıtığın tedavisinde klasik cerrahi müdahalelerin yanı sıra kansız, kesiksiz yöntemler de var
23/11/2005 (3060 kişi okudu)
HATİCE YAŞAR (Arşivi)
Bel fıtığı, yeni geliştirilen yöntemlerle tedavi edilebiliyor. Kimi zaman fıtık tümden alınırken kimi zaman buna gerek bile kalmadan ağrılar dindirilebiliyor. Cerrahi olsun olmasın tüm operasyonlara başvurmadan önce hastanın yapması gereken ağrısını keşfetmesi. Hastanın tam olarak nerenin ağrıdığını, ağrının bacağının neresine vurduğunu, şiddetini ve nasıl tanımlandığını bilmesi gerekli.
Her bel fıtığının ameliyat edilmediğini vurgulayan Prof. Dr. Müfit Kalelioğlu, ağrı, kuvvet ve his kaybı ile idrar kontrolsüzlüğü gibi durumlarda cerrahi müdahalenin söz konusu olduğunu söyledi. Cerrahinin doğru planlanması gerektiğini vurgulayan Kalelioğlu, aksi takdirde hastanın şikâyetlerinin azalmadığını belirtti. Fıtık operasyonları, omurgadaki diskin yapısı geri dönüşsüz biçimde bozulduysa uygulanıyor:
"Hangi yöntemle olursa olsun bel fıtığı ameliyatlarında, disk yapısının bozulması söz konusudur. Bütün operasyon yöntemleri bunun vücutta yarattığı rahatszılığı gidermeye yöneliktir. Yırtılan yeri dikmek mümkün değil. Sinirin üzerindeki parçayı alıyoruz. Hastaların ameliyattan fayda alamamasınını nedeni doğru teşhis konulup tedavi edilmemesidir. Bel fıtığından ameliyat olmuş bazı hastaların hikayesine bakıyorsunuz ki ameliyata gerek yok. Hasta boşu boşuna sıkıntı çekmiş oluyor."


Ameliyatsız tedaviler
Basit tedavi: Bel fıtığı artık ameliyata gerek kalmadan da tedavi edilebiliyor. İlaç tedavisi ve yatak istirahatı akla gelen ilk yöntemler. Yatak istirahatıyla sinirlere yönelik baskı ortadan kaldırılabiliyor. Özellikle şikâyet konusu ağrının oluştuğu 24-48 saat içinde soğuk uygulamak yararlı. Ancak buzun deriyle direkt temas etmemesine dikkat edilmeli. Bir havluya sarılan buz 10-15 dakika süreyle bölgeye uygulanır.
İlaç tedavisinde kas gevşeticiler ve ağrı kesicilerden de yararlanılabilir. Ancak bunlar kullanılmadan önce mutlaka doktora danışılmalı. Fizik tedavi bel ağrısında kullanılabilecek bir diğer yöntem. Soğuk ve sıcak uygulama, germe egzersizleri, masaj teknikleri fizik tedaviye verilebilecek örneklerden. Bunlardan sonuç alınmaması halinde başka tedaviler gündeme gelir.
Epidural steroid enjeksiyonu (ESE): Ağrıları gidermede güçlü etkiye sahip kortizon türü ilaçların omurga kanalına uygulanması yöntemidir. Omurgadan kaynaklı sorunların tedavisinde dünyada 40 yılı aşkın süredir kullanılan ESE'nin yan etkileri hem çok az hem de iyi sonuç alınabiliyor. Hedef fıtık başlangıcı veya fıtık olan diskteki ödemi kaldırmak ve sinir köküne baskıyı azaltmaktır. İlaç tedavisi, fizik tedavi ve egzersiz gibi yöntemlerden sonuç alamayan diskten kaynaklı bel, bacak, boyun ve kol ağrılarında uygulanır. Hastaların büyük bir bölümü ağrıdan tamamen kurtulurken, ağrıdan kaynaklananan kas güçsüzlüğü ve his kaybı gibi belirtiler de iyileşir. Düzelme olmazsa işlem tekrarlanabiliyor. Lokal anestezi altında, hastaya sakinleştirici ilaçlar verilerek yapılan işlemin ardından hasta birkaç gün ve iki hafta arasında değişen sürelerde düzelir. Hastalar daha önce yapmakta zorlandıkları pek çok aktiviteyi gerçekleştirir hale gelir ancak özellikle ilk başlarda kendilerini zorlamamaları gereklidir.
Disk içi elektro termal tedavi (DİET): Bel fıtığı hastalarına uygulanan cerrahi dışı yöntemler arasında yer alır.
Yöntem için önce hastanın kolunda damar yolu açılarak sakinleştirici verilir. Hareketli röntgen cihazıyla işlemin gerçekleştirileceği disk veya disk seviyeleri monitörde görüntülenir, işlemin yapılacağı bölge ince bir iğneyle uyuşturulur. Monitörden işlemin yapılacağı bölge görülerek sorunun olduğu diske iğne yerleştirilir. İğnenin içinden özel bir tel (kateter) yerleştirilerek düşük voltajlı elektrik akımıyla 15-20 dakika ısılıtılır. İşlem bittikten sonra kateter ve iğne çıkarılır. Hasta işlemin ardından aynı gün evine dönebilir. Ancak operasyondan bir hafta önce hastanın aspirin ve ağrı kesici almaması gerekiyor. İyot alerjisi, kanda pıhtılaşmayı azaltan ilaç kullanımı, ateş söz konusuysa doktor bilgilendirilmeli.

Belin bir derdi de 'başarısızlık'
Defalarca ameliyat olmanıza karşın belinizdeki ağrılar geçmedi mi?
O zaman muhtemelen yeni bir rahatsızlığınız var. Her yıl yüz binlerce hastanın karşı karşıya kaldığı bu sorunun adı 'Başarısız bel sendromu'. İstanbul Tıp Fakültesi Algoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Serdar Erdine, bu sendromu yaşayanların tedavisini anlattı. Tedavide ilk adım, başarısız bel sendromuna yol açanın ne olduğunun kesinleştirilmesi. Operasyon bölgesindeki sinir çevresinde 'nedbe' denilen dokunun oluşumu gibi cerrahiye bağlı değişiklikler, operasyon bölgesindeki diskin yeniden fıtıklaşması veya bir başka diskin fıtıklaşarak benzer şikâyetlere yol açması gibi... Ayrıca yanlış tanı, yanlış seviyeye yapılan operas-yon ve psikolojik nedenler de etkili olabilir.

Yeni bir yöntem: Epidroskopi
Defalarca ameliyat edilen ama düzelme görülmeyen hastalardaki tedavi, cerrahi operasyonlar nedeniyle oluşan yapışıklıkları çözmeye yönelik olarak gerçekleştiriliyor. Bunun için tıpkı anjiyo yapar gibi kateterle kuyruksokumundan girip sorunlu bölgeye ulaşılıyor ve çeşitli ilaçlarla yapışıklık sorunu önlenmeye çalışılıyor.
Türkiye'de sadece İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde uygulanan 'epidroskopi yöntemi'nde kuyruksokumundan yönlendirilen kamera ile belde ne olup bittiği görülüyor.
Oluşan yapışıklığın boyutu ve bu konuda ne yapılabileceği taranıyor. Dünyada araştırma safhasında olan bir yöntem sürekli gelişiyor.

Sinir ısıtılıp ağrı önleniyor
Ayrıca başarısız bel sendromunun tedavisinde 'epidural enjeksiyonlar' da yararlı olabiliyor.
Eğer varsa, operasyon yerinde sinir çevresinde oluşan ve sinire baskı uygulayıp şikâyetlere neden olan yapışıklıkların eritilmesi amacıyla 'epidural lizis' işlemi uygulanıyor. Bir başka tedavi yaklaşımı da etki altında olan sinire 'radyofrekans termokoagülasyon' yöntemiyle akım uygulayarak ağrıyı iletmesinin önlenmesi. Hiçbir tedavinin etkin olmadığı hastalarda uygulanıyor. Sırt ve boyun ağrılarında da kullanılıyor. Tedavide saydığımız girişimsel yöntemleri tamamlayıcı olarak çeşitli fizik tedavi programları da uygulanır. Fizik tedavi programı içinde hastalar bel okulu eğitimine de alınırlar.



'Uyanık' ameliyat
Yeni görüntüleme teknikleri sayesinde ameliyatlarda risk payı düşerken ayağa kalkma süresi kısaldı. Kimi zaman ameliyat olan uyutulmuyor bile

Fıtıkta uygulanan cerrahi yöntemler ise şöyle sıralanıyor:
Perkütan diskektomi: Bu, oldukça yeni bir yöntem. Son 10 yıldır gündemde olmasına karşın uygulaması son 2-3 yılda hız kazandı. Kullanım alanları kısıtlı olan yöntem, sadece bel fıtığı rahatsızlıklarında uygulanabiliyor. Lokal anesteziyle uygulanan yöntem, klasik cerrahi tedaviye göre daha basit ve ameliyatın taşıdığı riskleri taşımıyor. Perkütan diskektomi aletiyle, fıtıklaşarak sinirlere baskı yapan ve belde ağrıya neden olan diskin bölümü tamamen çıkarılır. Böylece fıtığın iyileşmesi ve şikâyetlerin sonlandırılması sağlanır.
Kesici alet yok
Bölgesel anesteziyle yapılan işlemde kesici aletler kullanılmaz. Bunun yerine basit bir enjeksiyona benzeyen aletle, tıpkı laparoskopik cerrahide olduğu gibi iğne deliği kadar bir delik açılıyor. Aletle buradan ilerleyerek fıtıklaşan diske ulaşılır. Ardından sinirlere baskı yapılan bölüm çıkarılıyor. 30 ila 45 dakika süren işlemin ciddi bir yan etkisinin olmadığı belirtiliyor. Ameliyat koşullarında ve tek kullanımlık malzemeyle yapılan işlemin ardından hasta bir hafta dinleniyor ve günlük yaşantısına dönüyor.
Mikro diskektomi: Genel anesteziyle uygulanan bir yöntem. Başarı oranı oldukça yüksek olan, beyin cerrahisi uzmanlarınının 'altın standart' olarak nitelendirdiği ameliyatta gelişmiş mikroskoplar kullanılıyor.
Mikroskop sayesinde ameliyat bölgesindeki anatomik oluşumların 25-40 kat büyük görülmesi sağlanıyor ve bu da operasyon sırasında oluşabilecek zararları önlüyor. Ameliyatta da daha az kan kaybı ve doku hasarı oluşuyor. Daha da önemlisi sinir dokularının hasar görmesi ihtimali de minimuma indiriliyor.
Yöntemde ameliyata alınan hastanın belinde 1.5-2 santimetrelik bir kesi yapılıyor. Bu ameliyatın ardından cilde dikiş yapılmıyor. 30-40 dakika süren ameliyattan birkaç saat sonra hasta ayağa kalkıp yürüyebiliyor, aynı gün evine dönebiliyor. Ameliyatın ertesi günü taşıma araçlarına binebilen hasta, birkaç gün içinde işine de başlayabiliyor.
35 yıldır uygulanan mikrodiskektomi yönteminin doğru teşhis konulan hastalarda başarı oranı yüksek. Ameliyat genel anestezi altında yapılmasına karşın, narkozdan korkan hastalara 'epidural anestezi' uyglaması da mümkün. Epidural anestezi sayesinde hasta ameliyat süresince uyanık kalıyor. Epidural anestezi, omuriliği dıştan çevreleyen 'dura tabakası'nın etrafına anestezik ilaç ve narkotik aneljezik veriliyor. Ağrı hissini etkili bir biçimde ortada kaldıran epidural anestezinin yan etkileri de oldukça düşük.
Açık cerrahi diskektomi: Büyük tümör, kırık vb. durumlarda mikroskop kullanılamadığı için bu yöntem uygulanıyor. Açık ameliyatla ve mikroskop kullanmadan yöntem gerçekleştiriliyor.
Lazerle diskektomi: Lazerle yakarak ve buharlaştırarak diski çıkarma esasına dayanıyor. Bu yakma esnasında sinir dokusunun da zarar görmesi söz konususu olduğundan çok az vakada uygulanabilen bir yöntem.
  #5  
Alt 14.09.07, 00:09
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Cevap: Bel boyun sırt ağrıları

Bel, boyun, sırt ağrılarına son (5)

Bel ağrısı çekenlere bir iyi, bir kötü haber: 1) 'Artık geçti' sansanız da bel çevresindeki akut ağrılar, yüzde 40-85 oranında nükseder. 2) Omurga açısından önemli bazı temel kural ve basit egzersizleri uygulayarak bu durumun önüne geçebilirsiniz
24/11/2005 (3262 kişi okudu)
HATİCE YAŞAR (Arşivi)
Omurgaya bağlı rahatsızlıkların oluşumunda hareketsizlik en önemli faktörler arasında. Gün boyu oturduğunuz sandalye, geceleri yattığınız yatak da öyle... International Hospital Hastanesi'nden fizik tedavi ve rehabilitasyon Uzmanı Dr. Demet Parlar, bel çevresinde akut ağrıların yüzde 40-85 oranında tekrarladığını, hastalığın nüksetmesini önlemek için korunma yöntemlerinin var olduğunu söylüyor. Parlar'a göre bel rahatsızlığı olan hastaların en sık düştüğü hatalardan biri, hastanın 'Böyle daha iyi dinlenirim' diyerek uzun süreler boyunca oturması. Parlar,' Belimize binen yük 100 kg. ise oturduğumuzda bu 140 kg. oluyor. Belimizi, omurgamızı korumak için önce onu doğru kullanmayı öğrenmek gerekir" diyor.
Bel sağlığı açısından düzgün duruş nasıl olmalı?
Eğer uzun süre boyunca ayakta durmak gerekiyorsa, omurganın dik durumda olmasına dikkat edilmeli. Bir bacağınızın altına 15-20 santimetre yüksekliğinde bir küçük yükselti koyarak veya dizinizin birini hafifçe bükerek durmak sağlıklıdır. Pozisyon sık sık değiştirilmeli. İki saatte veya yorulduğunuzu hissettiğinizde belinizi esnetici hareketler yapabilirsiniz.


Nasıl oturmalı?
Peki otururken nelere dikkat edilmeli?
Ayaklar yere tam olarak temas etmeli, diz ve kalça 90 derece bükük olmalı. Çok yüksek veya alçak iskemle ve koltuklarda bu pozisyon sağlanamıyor. Eğer oturduğunuz koltuk çok yüksekse, ayaklarınızın altına bir tabure koyarak yükseltebilirsiniz. İskemlenin kol destekleri de kollarınızın yere paralel durmasını sağlayacak yükseklikte olmalı.
Otururken omurganız dik, beliniz ise destekli olmalı. Başınız omuzlarınızın önünde durmamalı, omuzlarınız da rahat pozisyonda olmalı. Fakat kendinizi kasmamalısınız.
Yürürken de dikkat edilmesi gereken noktalar var mı?
Sağlıklı duruşu korumak, yürürken de çok önemli. Bu nedenle yürürken omurgamızı dik tutarak sağlıklı duruşu sürdürmeye çalışmalıyız.
Ağır kaldırmak gerekiyorsa?
Ağır kaldırma omurga için en riskli işlerden biri. Güvenli olarak ağırlık kaldırmak için, öncelikle bunu nasıl yapacacağımızı planlamalıyız. Bu konu üzerinde 5-10 saniye düşünmek ve hazırlanmak bizi uzun süreli bir sıkıntıdan korur. Ağırlık kaldıracak kişinin ayakları yere sağlam basmalı ve ayaklar arasındaki mesafe, yaklaşık omuzlar arasındaki mesafe kadar olmalı. Beli dik tutarak, kalça ve dizler bükülerek öne doğru eğilmeli.
Ağırlığı iki elle kavrayarak ve vücuda yakın tutarak kaldırılmalı. Ağırlık bel hizasından yukarı taşınmamalı. Eğer kaldırmayı düşündüğünüz nesne kilonuzun üçte birini ya da yarısını aşıyorsa mutlaka yardım isteyin ya da kaldırmaya yardımcı bir alet kullanın. Ağır cisimleri çekmek yerine itmek gerekir. Bu sırada ayakkabının kaymamasına dikkat edilmeli.

Tenisten kaçının
Bel sağlığını korumak için yapılması gereken veya kaçınılması istenen egzersizler var mı?
Evet, doğru egzersizleri öğrenmek gerekiyor. Egzersizlere başlamadan önce mutlaka ısınma sağlanmalı. Yüzme sporu çok yararlı. Ama kurbağalama gibi beli zorlayan stillerdense serbest ve sırtüstü yüzmek iyidir. Yürüyüş, koşu da bel için faydalı.
Bu spor etkinliklerine ek olarak sırt, karın, kalça ve uyluk kaslarınızı güçlendiren veya esneten egzersizler yaparak bel sorununuzu en aza indirebilirsiniz. Bel kasları zayıf olanların tenis oynamaktan kaçınması gerekir. Ve herhangi bir spora başlamadan önce mutlaka doktorla konuşulmalı.

Hapşırmanın da bir stili var!
Yatak ne kadar sertse o kadar sağlıklıdır denir. Doğru mu?
İlla sert olması gerekmiyor. Yatağınız vücudunuz içine gömülmeyecek kadar sert ve bel çukurunuzu destekleyecek kadar yumuşak olmalıdır. Özellikle sık yapılan bir yanlış olarak yerde veya sunta üzerinde yatarak dinlenmek sakıncalı. Sırtüstü yatarken dizlerin altına bir yastık koymak, yan yatarken dizleri karına doğru çekmek, beli rahatlatır. Yüzüstü yatmak veya bacakları düz uzatarak sırtüstü yatmak bel çukurunuzu artıracağından belinizde zorlanmaya neden olabilir.

Ayakkabıyı oturarak giyin
Uzanmak da omurga için riskli olabilir? Ne yapmak gerekir?
Omuz seviyesinin üstündeki yerlere uzanmayı gerektiren işlerde tabure ya da merdiven kullanılmalı. Ayakkabı giyme şekli de önemli. Ayakkabı giyerken öne eğilmeyin, mümkünse oturarak giyin. Belin çukurluğunu artıracak nitelikte çok yüksek topuklu ayakkabılardan kaçınmalısınız.
Hapşırmanın da omurgaya zarar verdiği biliniyor...
Evet. Ayaktaysanız ve öksürecekseniz, belinizi düzleştirin ve dizlerinizi hafif kırarak öksürün. Duvara yakınsanız belinizi duvara dayayın, iskemlede oturuyorsanız iskemlenin arkasına dayanın, mümkün olursa öksürmeden veya hapşırmadan önce karın kaslarınızı kasarak belinizi düzleştirin.



Sağlıklı bel için 5-10 dakika
Karın, sırt ve kalça kaslarındaki güçsüzlük, zamanla sırt ve bel ağrılarına yol açar. Güçlü kas desteğinden yoksun omurgada bel fıtığı ve incinme riski de artar. Omurga sağlığı için her gün bu egzersizleri uygulayın

Omurga sağlığı, sağlıklı kaslara sahip olmayı gerektiriyor. Düzenli olarak her gün ya da günaşırı ve günde iki kez 10'lu setler halinde yapılan bel egzersizleri, bu bölgedeki kaslarınızın daha güçlü ve daha esnek olmasını sağlar. Kol ve bacak kaslarının gücü artar. Egzersiz yapanlarda duruş (vücut postürü) düzelir.
Egzersiz sadece kasları etkilemekle kalmaz, kemiklerin de daha sağlıklı hale gelmesini sağlar. Düzenli egzersiz yapanlarda kemik yoğunluğu artar. Böylece kemiklerin güçsüzlüğüne bağlı kırık-çıkık gibi sorunlar da azalır. Egzersiz sırasında dikkat edilmesi gereken kurallar şunlar:
1. Bütün egzersiz seansı sırasında sağlıklı duruş korunmalı. Sağlıklı duruş bel için en ağrısız duruş anlamına gelir. Karın kaslarını kasarak ve bel çukurunu düzleştirerek 'sağlıklı duruş' bulunur.
2. Her bir hareketin sonunda 5 saniye boyunca bekleyin. Tekrarlar arasında 10 saniye sayarak dinlenin ve gevşeyin.
3. Eğer ağrı varsa durun.
Omurga sağlığını desteklemek isteyenlere önerilen hareketler şöyle:
Duvarda kayma: Sırtınızı ve belinizi duvara dayayın. Beliniz duvara tam temas etsin. Dizleriniz yaklaşık 45 derece bükülünceye kadar duvarda aşağı doğru kayın, 5'e kadar sayın. Duvarda kayarak ilk pozisyonunuza dönün. 10 kez tekrarlayın.
Parmak ucunda yükselme: Yüzünüzü duvara dönün, yavaşça parmak uçlarınızda yükselin ve inin. 10 kez tekrarlayın.
Bacak kaldırma (1): Sırtüstü bir dizinizi bükerek diğer bacak düz yatın, sağlıklı duruşu bulun. Düz duran bacağınızı yavaşça kaldırın 1-5 saniye tutun, yavaşça indirin. 10 kez tekrarlayın. Daha sonra dizinizi bükerken diğer bacağı uzatın. Aynı hareketi 10 kez tekrarlayın.
Bacak kaldırma (2): Karnınızın altına küçük bir yastık koyarak yüzükoyun yatın, bacağınızın birini düz ve gergin bir biçimde geriye doğru kaldırın, 10 saniye tutun ve yavaşça bırakın. Aynı hareketi diğer bacakla da tekrarlayın.
Tek diz çekme: Her iki bacağınız dizden bükülü olarak sırtüstü yatın, bu konumda sağlıklı duruşu bulun ve koruyun. Bir bacağı uzatırken, diğer dizi göğsünüze doğru çekin 20 saniye tutun. Rahatlayın. Her bir bacak için 5 kez tekrarlayın.
Bacak kaslarını esnetme: Her iki bacağınız dizden bükülü, sırtüstü yatın, sağlıklı duruşu bulun. Bacağınızı diz arkasından tutarak kendinize doğru çekin 90 derecede tutun. Bacakta bir gerginlik hissedene kadar dizinizi açın gerginlik hissettiğiniz noktada 20 saniye tutun. Rahatlayın. Her bir taraf için 5'er kez tekrarlayın.
Karın kaslarını güçlendirme: Sırtüstü yatın, dizlerinizi bükün ve sağlıklı duruşu bulun. Bu konumda yavaşça başınızı ve omuzlarınızı yerden kaldırıp kollarınızı dizlerinize doğru uzatın. 10'a kadar sayın. Hareketi 5 kez tekrarlayın.
Beli rahatlatma (1): Her iki bacağınız dizden bükülü sırtüstü yatın, sağlıklı duruşu bulun. Her iki dizi yavaşça göğsünüze doğru çekin. Başınızı kaldırmayın. 10'a kadar sayın. 5-10 kez tekrarlayın.
Beli rahatlatma (2): Ayakta bacaklar açık durun, ellerinizi belinize yerleştirin. Belinizi geriye doğru esnetin, 1-2 saniye boyunca böyle durun. 3-4 kez tekrarlayın.

İlaçsız, ameliyatsız bel sağlığı
Sürekli oturarak çalışanlarda, uzun süre bilgisayar kullanan kişilerde, kambur oturma alışkanlığı olanlarda, sık sık otomobil kullanan veya seyahat edenlerde, koltuk ya da kanepe kenarlarına başını dayayarak TV seyredenlerde ve uyuyanlarda, yanlış pozisyonda eğilerek ağırlık kaldıranlarda bel ve boyun problemleri ortaya çıkıyor. Önce 'düzleşme' olarak tanımlanan bu ağrılar, dikkate alınmadığında disklerin zorlanmasına ve ileri safhada yırtılmalara ve diskin kendi içinde kaymasına, bir sonraki aşamada bel ve boyun fıtıklarına neden oluyor. Bu nedenle hasta eğitimi en az tedavi kadar önemli.

Ağrı kontrol edilebilir
İşte tam bu noktada devreye McKenzie tekniği giriyor. Teknik, bel ve omurga sorunlarını oluşum aşamasında bulma ve bazı hareket teknikleriyle yok etmeye yönelik olarak geliştirildi.
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi Direktörü Dr. Vildan Çerçi, "Başlangıç aşamasındaki kayma ve disk içi deformasyonlar McKenzie teknikleriyle kontrol altına alınabilir. Böylece durumun cerrahi girişim gerektirecek düzeye gelmesi de engellenebilir. Bozulmuş omurga fonksiyonları da yine aynı teknikle tedavi edilebilmekter"dedi. Yeni Zelandalı fizyoterapist Robin McKenzie' nin tekniklerini öğrenen hastaların ağrılarını kontrol edebilme ve iyileştirme şansı olduğunu söyleyen Çerçi, "Tekrarlı özel hareketlere dayanan bu teknikte ağrıda oluşacak değişiklikleri takip etmek önemli. Bu yüzden ilk hafta hasta her gün değerlendirilir, durumu sabitleşen kişiler ise daha sonra tedavisine kendisi devam edebilir" diye konuştu.

Egzersiz ve elle tedavi
McKenzie tanı ve tedavi tekniğinde amaç, cerrahi tedavi gerektirmeyen uygun hastalarda kayan diski yerine itmek veya yerleşmiş disk kaymasına bağlı bozulan bel, boyun fonksiyonlarını düzeltmek. Hastanın durumuna göre, kendisine özel egzersiz programı veriliyor veya egzersiz programı ile birlikte manuel yolla (elle) tedavi uygulanıyor.
İlk seansta sonuç
Ani ve yeni gelişen bel-boyun tutulmalarında bu yolla ağrı ve hareket güçlüğü ilk seansta yüzde 50-60 azalıyor, takip eden 5-10 gün içinde tamamen geçiyor. Bu dönem sırasında hastaya ağrı kesici ilaç çok gerekmedikçe özellikle verilmiyor. Çünkü ağrıda oluşacak değişiklikleri takip etmek tekniğin temelini oluşturuyor. Yerleşmiş disk kaymasına bağlı fonksiyon bozukluklarında ise, tedavi daha uzun sürebiliyor.
  #6  
Alt 14.09.07, 00:09
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Cevap: Bel boyun sırt ağrıları

Bel, boyun, sırt ağrılarına son (6)

Hayattan ve kendinizden beklentiniz yüksekse çektiğiniz boyun ağrılarının nedeni 'fibromiyalji' olabilir. Hastalığın belirtileri: Vücutta dolaşan ağrı, dinlendirmeyen uyku ve sabah yorgunluğu
25/11/2005 (8007 kişi okudu)
HATİCE YAŞAR (Arşivi)
Eğer üç aydır inatçı bir 'ağrı' tüm vücudunuzda dolaşıyor, ama en çok da boyun, omuz ve kalçalarda yoğunlaşıyorsa, dikkat: Sorun 'fibromiyalji' olabilir. Kesin nedeni bilinmeyen, ancak kişinin çevresinden ve kendisinden beklentilerinin yüksek olmasıyla ilişkisi olduğu belirlenen hastalık, stres, kaygı, depresyon ve dinlenememe gibi nedenlerle ortaya çıkıyor. Tedavisi var, ama güç ve yavaş. International Hospital fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı Dr. Demet Parlar, 'fibromiyalji'yi anlattı.
Fibromiyalji nedir?
Özellikle sırt, boyun, omuzlar ve kalçalarda belirgin olmak üzere yaygın kas-eklem ağrısı, yorgunluk, sabah tutukluğu ile kendini belli eden kronik bir kas iskelet sistemi hastalığıdır. Her yaşta ve her iki cinste görülebilmekle birlikte en sık 30-60 yaş arasında ve daha çok kadınlarda görülür.
Nedeni nedir?
Fibromiyaljinin nedeni kesin olarak bilinmiyor. Ama stres, kaygı, depresyon, dinlendirmeyen uyku ve bazı romatizmal ve hormonal hastalıklarla ilişkili olabileceği düşünülüyor. Aşırı egzersiz veya ağır sporlar yapmak, hareketsizlik, soğuk ve nemli havalar, psikolojik stresler ağrıları arttırır.
Fibromiyalji'nin belirtileri nelerdir?
Üç ayı aşkın süre devam eden ve yaygın vücut ağrısı vardır. Ağrı ana belirti. Kaslarda ve eklemlerde hissedilen bu ağrı, vücudun farklı yerlerinde dolaşma eğilimi gösterse de en sık boyun, bel, kollar, göğüs, kalça ve bacaklarda hissedilir. Özellikle kötü uyku, soğuk ve nemli havalar ve psikolojik stresle, mekanik yüklenmelerle artabilir. Boyun, omuz, diz, dirsek veya kalçalarda, uylukta duyarlılık olabilir.
Dinlendirmeyen uyku çok sık görülür. Sabahları ve ilerleyen saatlerinde yorgunluk, gerilim veya migren tipi baş ağrısı, başta sersemlik hissi olabilir. Konsantrasyon güçlüğü, el, kol, ayak, bacak veya yüzde hissizlik, karıncalanma hissedilebilir. Karın ağrısı, şişlik, kabızlık gibi mide-bağırsak şikâyetleri olabilir. Âdet öncesi gerginlik, ağrılı âdet dönemleri, idrara sık çıkma gibi şikâyetler tek tek görülebileceği gibi hepsi bir arada da olabilir. Belirtiler kişiden kişiye farklıdır. Ancak kas ve eklem ağrıları, dinlendirmeyen uyku ve yorgunluk en sık görülen şikâyetlerdir.
Nasıl teşhis konulur?
Teşhis şikâyetlere, özgeçmişe ve muayene bulgularınıza göre doktor tarafından konur. Fibromiyaljiye özgü bir test veya görüntüleme yöntemi yok. Ama doktorunuzun yaygın vücut ağrısı yapabilen bazı romatizmal ve hormonal hastalıkların olmadığından emin olmak için isteyebileceği bütün testlerin normal çıkması beklenir.
Tedavi nasıl yapılır?
Tedavide amaç, ağrıları geçirmek, uyku bozukluğunu düzeltmek, zihinsel ve psikolojik gerginliği azaltmaktır. Tedavinin bir ayağını ilaçlar oluşturur. Ağrı kesiciler, antienflamatuvar ilaçlar, antidepresanlar doktorunuz tarafından verilebilir. Ancak şu noktaya dikkat edilmeli: Tedavide kullanılan ilaçların çok nadir de olsa bazı yan etkileri olabilir. Bu durumlarda ilacı kesip doktora başvurulmalı. Parasetomol içeren ağrı kesici ilaçların kullanımından dolayı alerji, cilt döküntüsü, mide bulantısı ve ürtiker gibi yan etkiler görülebilir. Antienflamatuvarlarda, mide ağrısı, bulantı, mide-bağırsak sisteminde kanama, deri döküntüsü, ödem en sık görülen yan etkilerdir.
Antidepresanlardan ise uyku kalitesini artırmak amacıyla verilenler vardır. İlk günler sabahları ağız kuruluğu ve sersemlik yapabilir. Uyuşukluk, baş dönmesi, kabızlık, hipotansiyon, idrar tutukluğu olabilir. Bir de depresyon tedavisi için verilenler var. Onların da bulantı, titreme, terleme, ağız kuruluğu gibi yan etkiler olabilir.
Fizik tedavi uygulanır mı?
İlaca ve egzersize rağmen ağrılar devam ederse fizik tedavi gündeme gelir. Fizik tedavide sıcak yastıklar, infraruj gibi yüzeyel ısıtıcılar, ultrason ve kısa dalga gibi derin dokuları ve kasları ısıtan, esneklik ve dolaşımı artıran derin ısıtıcılar, ağrı kesici elektroterapi ajanları kullanılır. Doğru ve özenli bir biçimde uygulandığında fizik tedavinin yan etkisi yoktur. Yanlış uygulamalarda yanık veya ağrı olabilir.
Fibromiyaljide beslenme nasıl?
Meyve ve sebzeden zengin bir diyet kaslarınız için gerekli olan eser elementleri ve mineralleri sağlar. Tam dinlenme sağlayacak uyku için akşamları ağır yemeklerden, alkol, kahve ve çaydan, ayrıca tuzlu ve şekerli gıdalardan uzak durmak gerekir.


Günaşırı beş dakika spor
Egzersizin yeri nedir?
Egzersizler, kasları rahatlatmak ve güçlendirmek için çok önemlidir. Ayrıca zamanla ağrıyı azaltır, mutluluk hormonunun salınımını artırarak kişinin kendini iyi hissetmesini sağlar. Egzersizler yavaş yavaş artırılmalı. Önce gün aşırı beş dakika ile başlanır. Egzersiz öncesi beş dakika kasları esneten germe egzersizleri yapılır. Zamanla haftada dört gün 30-60 dakikaya çıkılır.
Hangi sporlar yapılabilir?
Düzenli olarak haftada iki-üç gün yapılan ve zorlamadan tüm vücut kaslarını çalıştıran yüzme, yürüyüş, jimnastik gibi sporlar hem zihinsel rahatlama yapar hem de kasların güçlenmesini ve gevşemesini sağlayarak hastalığın yeniden tetiklenmesini önler. Derin soluk alma egzersizleri, yoga, meditasyon, hipnoz, düş kurarak tedavi gibi stresle başa çıkma yöntemleri de etkili.
Fibromiyaljiden nasıl korunulur?
Bilinen bir yöntem yok. Ama sağlıklı beslenme tarzı, zorlayıcı olmayan egzersizler, dinlendirici bir uyku, düzenli spor yapmak ağrıların tekrarlamasını engeller.



Trafikte 'kırbaç darbesi' etkisi
İstanbul Tıp Fakültesi Algoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Serdar Erdine, çok trafik kazası olan bir ülkede yaşadığımızı ve boyun ağrılarıyla sık karşılaştıklarını belirterek, "Genelde arkadan arabanıza vururlar başınız öne gider. Verilmiş sadakanız olduğunu düşünürsünüz. Halbuki yoktur. Boyun eklemleri bozulur. Buna 'kırbaç darbesi' denir. Yıllar sonra boyun fıtığı olarak karşınıza çıkar" diyor.
Boyun fıtığı neden olur?
Diski çevreleyen yastıkçıkların yaş ve travmayla yıpranması söz konusudur. Dıştaki bu takaba giderek incelip ani bir hareketle yırtılabilir. Disk ortasında bulunan jelimsi maddenin yırtılan bölgelerden akmasıyla sinirlere baskı başlar. Kola giden bölgelere emir veren sinirlere baskı yapılmasıyla, kol ve boyun ağrısı, karıncalanma, uyuşma ve güç kaybı hissedilir.
Boyun ağrısı ne zaman tehlikeli?
Ani kuvvet kaybı olduğunda tehlike var demektir. Kola yayılan ağrı olur. Bu, genelde tek taraflıdır. Parmaklarda uyuşukluk, karıncalanma, eliyle bir şeyi tutamama görülür. Boyundaki 'faset eklemler'den kaynaklanan ve migren diye teşhis edilen ağrılar da var. Başınız ağrıyorsa migren deyip geçiştirmeyin.
Boyun fıtığı tedavi edilebilir mi?
İlaç tedavisi, istirahat, öncelikli teadavilerdir. Yetmezse fizik tedaviye geçilir. o da yetmezse 'epidural steroid enjeksiyonu' veya 'epidural lizis' yöntemleriyle ince sondalarla sorunlu bölgeye ilaç verilir.
Boyna cerrahi müdahale yapılabiliyor mu?
Boyunda hemen cerrahi müdahaleye girişilmemeli. Sorunlar basit, ameliyatsız halledilmeye çalışılır. Kuvvet kaybı yoksa, refleks kaybı yoksa cerrahiye gerek yok. Ama girişimsel yöntemlerin de yetmediği durumlarda cerrahi müdahale gündeme gelebilir. Boyun fıtığında boyunluk bilinçsiz kullanılabiliyor. Bir sene boyunluk kullanan hastalar biliyorum. Boyunluğu çıkardığınızda boynu düşebiliyor.
Boyun ağrılarına karşı neler yapılabilir?
Egzersizle boyun kasları kuvvetlendirilmeli. Tıbbın temelinde hastalık değil, vücudun bilinmesi ve doğru kullanılması var. Aslında tıp da bunu yeni yeni öğreniyor. Hekimler hastalık haline gelmiş ağrıyı, akut ağrı ilkeleriyle tedavi ediyor. Ağrı eşittir ağrı kesici yanlıştır. Önce ağrının nedenini tespit edecek, sonra tedavi edeceksiniz, ardından da hastayı eğiteceksiniz. Daha uzun soluklu bir tedavi bu.


Yapay disk yöntemi
Bel ve boyun fıtıklarında en yeni yöntemlerden biri 'omurlar arası suni disk aygıtı'. Henüz Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi'nin (FDA) onayını almayan yöntem, Avrupa ve Türkiye'de bazı merkezlerde uygulanıyor. Beyin-omurilik ve sinir cerrahisi uzmanı Doç. Dr. Cahide Topsakal, dejeneratif disk hastalığında 'son derece umut verici' dediği yöntemi anlattı.
Omurlar arası suni disk aygıtı nasıl kullanılıyor?
Aslında suni disk uygulamaları 1960'larda başladı. Ama standart tedavi olmadı. 1990'larda spinal füzyon (omurları kaynaştırma) yönteminde komplikasyonları belirince yöntem yeniden su yüzüne çıktı. Amaç, yıpranmış diskin yerine onun görevini üstlenen bir mekanizma koymak. Suni disk yerleştirme deneysel olup FDA tarafından onaylanmamıştır. Deneme amaçlı uygulamaların çoğu Avrupa'da yapılmakta. En yaygın kullanılan model 'charite suni disk aygıtı'. FDA, sadece dejeneratif disk hastalığında altı aylık konservatif tedaviden fayda görmeyenlerde kullanımını onaylamıştır.
Belde nasıl kullanılıyor?
Önce karın duvarında alt tarafta ufak kesi yapılır ve kan damarları ve organlar yanlara çekilir. Disk boşaltılır ve omurlar arası mesafeye aygıt yerleştirilir. Komşu omurlardan kemik doku zamanla metal plaka üzerine yürüyecek, hastanın ağırlığı aradaki materyeli sıkıştıracaktır.
İyileşme süreci nasıldır?
Bazı vakalarda iyileşmenin geleneksel füzyon cerrahisine oranla daha hızlı olduğu biliniyor. Daha az ağrı ve daha az komplikasyon görüldüğü bildiriliyor. Malzemeleri kalça ve diz protezlerinde kullanılanlara benzer. Vücutta reaksiyona yol açmamak üzere dizayn edilmişlerdir.
Hasta seçimi nasıl olmalı?
Yaşlanmadan dolayı kemikleri yeterince güçlü olmayan hastalar veya kemik hastalığı olanlarda implant yumuşak kemiğin içine göçercesine oturabilir. Bu tip hastalar uygun aday değildir. Omurlarında birbiri üzerinde kayması olan hastalar da implant kayabileceği için uygun değildir.
Operasyonunun sakıncaları, metal plağın kırılması ve enfeksiyon olabilir. Veya bu suni implantlar zaman içerisinde metal yıpranmasına ya da gevşemesine bağlı olarak yetersiz kalabilir. Anlaşılacağı gibi araştırmalar olumlu olsa da uzun vadeli araştırmalar gerekmekte.
Boyun bölgesine uygulanır mı?
Bryan Servikal suni disk aygıtı deneysel amaçlı kullanılıyor, FDA onayı almamıştır. Operasyonda sinirler, damarlar ve yemek borusu yan tarafa çekilerek mikroskop altında disk çıkarılır ve aygıt yerleştirilir.
Türkiye'de uygulanıyor mu?
Avrupa ve Amerika'daki gelişmelere paralel olarak az sayıda merkezde başlandı. Bunlar yeterince deneyimli ve bu işin kursunu görmüş cerrahlar tarafından uygulanmalı. Uzun vadede, sonuçları henüz ulaşmadı. Ancak son derece umut vaateden uygulamalar olduğu kanısındayım.
  #7  
Alt 14.09.07, 00:10
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Cevap: Bel boyun sırt ağrıları

Bel, boyun, sırt ağrılarına son (7)

Sırt ağrılarını hareketsiz hayata bağlayıp geçmeyin. Sırt ağrıları, iskelet-kas sorunlarının yanı sıra kanser ve kalp damar hastalığı nedeniyle de oluşabilir. İç organlardaki sorunlar, sırt ağrısı yoluyla alarm verir
26/11/2005 (24299 kişi okudu)
HATİCE YAŞAR (Arşivi)
Sırt ağrıları iskelet sisteminden kaynaklanabileceği gibi kanser, kalp-damar gibi hastalıkların belirtisi de olabilir. Fibromiyalji, akut kas spazmı gibi kas kökenli sorunlar da önemli sırt ağrısı nedenlerinden. International Hospital'den Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Demet Parlar sırt ağrılarıyla ilgili soruları yanıtladı.
Sırt omurlarından kaynaklanan ağrılar ne sıklıkta görülür?
Ani başlayan şiddetli sırt ağrısı omurlardaki kırıklara bağlı olabilir. Kırıklar siddetli bir darbe, kaza sonucu olabildiği gibi osteoporoz hastalarında bazen öne eğilme gibi hafif bir zorlanma ile de olabilir. Gene bazı kanserlerde ilk bulgu omurlardaki çökmeye bağlı şiddetli sırt ağrısı şeklinde görülebilir. Omurlarda kireçlenme, nadir de olsa sırt fıtığı, tüberküloz ve malta humması (brusella) gibi bazı enfeksiyonlar, zona da sırt ağrısı nedenleridir.
Sırt fıtığı kimlerde görülür?
Sırt fıtıkları tüm omurgadaki fıtıkların yüzde 2-3'ünü oluşturur. Nadir görülmesinin nedeni bölgede omurga hareketlerinin boyna ve bele göre daha sınırlı, mekanik yüklenmelerin daha az olması. Erkeklerde ve sırt omurlarının en hareketli olduğu sırtın alt yarısında daha sıktır. Tedavisi boyun ve bel fıtıklarında olduğu gibidir.
Kötü duruş sırt ağrıtır mı?
Kifoz (kamburluk), skolyoz gibi yapısal duruş bozukluklarıyla birlikte sırt ağrısı sıklıkla görülür. Sağlıklı bir insanda omurganın arkadan görünümü düz bir çizgi şeklindedir. Ancak skolyoz hastalığında omurganın sağa veya sola eğrilmesi sonucu omurga helozon gibi kıvrık ya da yatık görülür. Bu ciddi bir ortopedik sorundur. Gelişme dönemindeki çocuklarda görülen skolyozda sırt ağrısına yüzde 40 oranında rastlanır. Yanlış duruş alışkanlıkları ise doğrudan sırt ağrısı nedeni olmasa bile önemli bir risk faktörü. Duruş bozukluğu olan hastalarımdan sıkça 'bu yaştan sonra duruşum düzelir mi?' sorusunu duyarım. Eğer yapısal bozukluk yoksa karın, sırt ve bacak kaslarını güçlendiren, omuz kuşağı kaslarını ve bacak kaslarını esneten egzersizlerle elbette her yaşta duruş düzeltilebilir. Yeter ki isteyin.
Sırt ağrılarına karşı evde uygulanabilecek tedavi var mı?
Erken dönemlerde istirahat ve buz, 2-3 gün sonra sıcak uygulama yapılabilir. İstirahatle azalmayan ağrılarda mutlaka doktora başvurmak gerekir.
Kas-iskelet sistemi kökenli rahatsızlıklardan nasıl korunuruz?
Boyun-bel ağrılarında önerdiğimiz yöntemler sırt ağrıları için de geçerli. Kısaca hatırlatırsak kulak-omuz-kalça ve ayak bileğinin aynı eksende olduğu düzgün duruşu unutmamak, düzenli spor yapmak, yoga ve meditasyon gibi stresle başa çıkma yöntemlerini uygulamak, günlük yaşamda vücudumuza özen göstermek diyebilirim.




Kireçlenme gözü etkiler
Kireçlenme ve yumuşak doku zedelenmesi de boynu ağrıtır. Omurgayı oluşturan kemik, kas, bağ gibi yapıların yozlaşması, boyun, baş ve kola yayılan ağrı, tutukluluk, kolda güçsüzlük, hissizlik, yanma, ellerde karıncalanma, uyuşma, baş dönmesi, kulak çınlaması ve bulanık görme gibi şikâyetlere neden olabilir. Boyun kireçlenmesine bağlı olarak oluşan ağrılar, boyun korsesi tedavisi, fizik tedavi, egzersiz, enjeksiyon yöntemleriyle tedavi edilir.
Boyun bölgesindeki yumuşak dokuların zorlanması (Servikal Strain) ise duruş bozukluğu ve travma sonucu gelişir. Boyunda tutukluk ve lokal ağrıyla kendini gösterir. Masa başı çalışmanın yanı sıra boynu uzun süre aynı pozisyonda tutmak, örneğin telefonu baş ve boyun arasına sıkıştırıp konuşmak, yatarak TV izlemek, kötü yastık ve yatakta yatmak buna neden olabilir. Kaslarda kasılma gelişeceğinden boyundaki normal olan eğrilik azalır ve böylece boyun hareketleri ağrılı ve kısıtlı olur. Radyolojik tetkiklerse genellikle normal çıkar. Tedavide ilaç, fizik tedavi ve egzersiz yöntemleri kullanılır.



Kulunç hassas insanda olur
İstanbul Tıp Fakültesi Algoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Serdar Erdine, sırtta görülen ve halk arasında 'kulunç' diye bilinen sırt ağrılarının içine fazla kapanık, sürekli düşünen ve aşırı hassas insanlarda görüldüğünü söyledi:
"İçine çok kapanık, dertlerini biriktiren insanlarda vücut isyan eder ve kendini kasar. Bu aşırı ve uzun süreli kasmaların sonucunda vücutta 'kulunç' dediğimiz yapılar oluşur. Kulunçlar, uygun egzersiz, masaj ve tedavilerle geçer. Sırt ağrılarında asıl dikkat edilmesi gerekenlerden biri de bu ağrıların değişik hastalıkların habercisi olmalarıdır. Örneğin kanser, kalp sorunları, akciğer hastalıklarının habercisidir sırt ağrıları. İçerden kaynaklanan hastalıkların alarmı şeklinde sırt ağrıları görülebilir. Pankreas kanseri sırta vurur. Kürek kemiğinin arkasında görülür belirtisi. Sırt ağrısı kulunç diye geçiştirilmemeli ve nedenine mutlaka bakılmalı. Çünkü bulguları farklı farklıdır."
Geçmeyen kulunçların tedavisinde ise lokal anestezik enjeksiyonlar yapılabildiğini belirten Prof. Dr Erdine, kimi durumlarda soğuk sprey de uygulanabileceğini ve sırt ağrılarının genellikle cerrahi müdahaleye girişilmeden çözülebildiğini belirtti. Şehirleşme ve çalışma hayatının zorlaşmasıyla sırt ağrılarına daha çok rastlanacağını vurgulayan Erdine, "Hastalıkların çoğu eğitimsizlikten kaynaklanır. Vücudu nasıl kullanmamız gerektiğini öğrenmemiz gerekir" dedi.



Masanızı egzersiz salonu gibi kullanın!
Vücut hareketsiz kaldığında kaslar gücünü yitirir. Kişi spor yaparken çok zorlanmaya başlar. Sırtını dik tutamaz, poşet taşırken bile boyun, sırt ve kollarında ağrı hisseder.
Eğer masa başı bir işte çalışıyorsanız gün içinde birkaç dakikanızı ayırarak egzersiz yapabilirsiniz. Bu hareketleri 5-10 kez tekrarlayabilirsiniz.
Her gün 5 dakika ayırın
1) 'Sağlıklı duruş' pozisyonunu alın ve başınızı omuzunuza paralel biçimde önce sağa eğin. Boyun kaslarınızın gerildiğini hissedeceksiniz. 5 saniye bekledikten sonra başınızı kaldırın.
1-2 saniye bekledikten sonra aynı hareketi bu kez sol taraf için uygulayın. Ancak zorlamamaya dikkat edin.
2) Başınızı öne eğin ve 5 saniye boyunca böylece durun.
3) Avuç içinizle alnınızı tutarak başınızı öne doğru itmeye çalışın. Kaslarınızın esnediğini hissedin.
4) Omuzlarınızı öne ve arkaya doğru hareket ettirin. Bu hareket özellikle sırt kaslarınızı çalıştırır.
5) Omuzlarınızı kulaklarınıza doğru çekin. Bu sırada sırt ve boyun kaslarınızın çalıştığını hissedeceksiniz.
6) Elleriniz birleşik durumda kollarınızı öne doğru uzatın ve gerin.
7) Elleriniz birleşik durumda kollarınızı yukarı doğru esnetin. Belinizi fazla zorlamadan geriye doğru yapabileceğiniz kadar esnetebilirsiniz.
8) Ellerinizi kenetleyip kollarınızı ayaklarınıza doğru esnetin.
Yorucu olmayan, hem sırt hem de bel ve boyun kaslarını güçlendiren egzersizler omurganın da dikleşmesini sağlar. Özellikle omurgayı, kasları ilgilendiren ağrılarda en ideal spor yüzme. Sizi zorlamayacak yüzme stillerini deneyerek, tüm kas demetlerinizi çalıştırabilirsiniz. Yüzmeyle, sırt, bel ve boynu zorlayan fazla kilolardan da kurtulmak mümkündür. Egzersizlerin ise işe yaraması için ısınma hareketleri yapılması, zorlayıcı olan hareketlerden kaçınılması gerekiyor. Bir egzersiz programına başlamadan önce, basit hareketleri tercih edin. Egzersizlerde vücut sıvı kaybeder. Su ihtiyacınızı unutmayın. Giysilerinizin egzersiz yapmaya uygun olmasına dikkat edin. Egzersiz öncesi ani hareketlerden kaçının. Aç karnına ya da yemekten 3-4 saat sonra egzersiz yapın.

- BİTTİ -
  #8  
Alt 14.09.07, 00:10
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Cevap: Bel boyun sırt ağrıları

Boyunve Sırt Ağrıları için
Günlük yoğunluk ve strese bağlı kas ağrılarından birkaç dakikalık egzersizle kurtulabilirsiniz. Her tür ortamda yapabileceğiniz bu egzersizler günlerinizin daha verimli geçmesinde size destek olabilir.

Omuz ve boyun kasları için gevşeme egzersizleri Birinci adım:

Başlangıç pozisyonunuzu alın. Boynunuzu uzatın ve ellerinizi başınızın arkasında birleştirin. Bu sırada ellerinizi öne doğru, başınızı da ellerinize yani arkaya doğru itin. Ellerinizi gevşetmeyin. Gergin halde kalın ve üç kere yavaşça nefes alıp verin. Rahat bırakın. Yeniden başlayın.

İkinci adım:

Başlangıç pozisyonunuzu alın. Ellerinizi başınızın arkasında birleştirin. Başınızı öne doğru ittirin ve ellerinizle hafifçe bastırarak baskıyı artırın. Üç kere yavaşça nefes alıp verin. Ardından rahat bırakın.

Üçüncü adım:

Başlangıç pozisyonunuzu alın. İki kolunuzu da uzatarak yukarı doğru kaldırın. Bu şekilde gergin halde beklerken 3 kere nefes alıp verin. Ardından kolları gevşeterek bırakın.

Dördüncü adım

Başlangıç pozisyonunuzu alın. Sağ elinizle başınızın sağ tarafına bastırın. Bu sırada başınızla da aynı güçle elinize doğru baskı uygulayın. İki taraftan da aynı gücü uygulayın ki herhangi bir tarafa doğru hareket olmasın. Bu gergin halde 3 kere nefes alıp verin. Başlangıç posizyonuna geri dönün. Alıştırmayı bu sefer sol elinizle yapın. İki versiyonu da dört ya da beş kere yineleyin.

Bacaklar için gevşeme egzersizleri

Birinci adım:

Bir sandalyenin ön kenarına rahatça oturun. Ayak ucunuzu gererek sağ ayağınızı yavaşça yukarı-aşağı oynatmaya başlayın. Ardından yavaş yavaş tenpoyu artırın. Bu hareketi ardından sol ayağınızla yineleyin. Günde bir çok kez yapabilirsiniz.

İkinci adım:

Bir sandalyenin ön kenarına rahatça oturun. Ellerinizden destek alın ve yavaşça ayaklarınızı daire şeklinde hareket ettirmeye başlayın:

a) Ters yönde

b) İkisini de saatin tersi yönde parelel

c) İkisini de saat yönünde paralel

Üçüncü adım:

Ayakta ya da oturarak yapabileceğiniz bir alıştırma. Bir sandalyeye rahatça oturun ya da gevşek bir şekilde ayakta durun. Ayak parmaklarınızı iyice bastırın ve ardından ters yönde yukarı doğru iyice uzatın. Ayakkabılarınız fazla hareket şansı tanımıyorsa, çıkartabilirsiniz.

Dördüncü adım

Bu alıştırmayı ayakta alçak tabanlı ayakkabı ile ya da çıplak ayakla yapmalısınız. Parmak uçlarınız üzerinde yükselin. Sonra da yavaşça topuğa geçiş yapın. Yani bir parmak uçlarınız, bir topuklarınız üzerinde yükselmelisiniz. Bu alıştırmanın zorluk derecesini de artırabilirsiniz. İki ayağınızı da ters yönde hareket ettirmeyi deneyin.
  #9  
Alt 14.09.07, 00:11
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Cevap: Bel boyun sırt ağrıları

Bel ve sırt ağrıları için neler yapılmalı?
Günümüzde en sık rastlanan ve yüklü harcamalara neden olan hastalıklarından başında bel ağrıları geliyor. Yaş, cinsiyet hiç fark etmiyor bel ağrıları pek çoğumuzu yaşantımızın bir döneminde mutlaka etkisi altına alıyor.
Masa başında çalışanlardan gençlere ev hanımlarından eğitmen, sporculara kadar hemen herkes bel ağrısından yakınıyor. Teknolojik gelişmelerin artmasıyla beraber hareketsiz yaşam, ulaşım araçlarının sık kullanılması beli zorlayarak ağırlık kaldırma, aşırı çaba gerektiren egzersizleri uygulama, stres ve sigara gibi pek çok etken bel ağrılarının oluşmasına yol açıyor.
Tüm dünyada nüfusun yaklaşık %75'i yaşamlarının herhangi bir döneminde bel ağrısı yakınması ile hekime başvuruyor.
Darüşşafaka Ömran ve Yahya Hamuluoğlu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Ebru Korap ağrıların çok değişik hastalıklardan kaynaklanabileceğini söylüyor.
Bel ağrısı çok değişik hastalıklardan kaynaklanabilir. Genellikle bel kaslarının veya omurgadaki bağların zorlanmasından oluşan ağrılar kas - iskelet sisteminden kaynaklanıyor. Çok nadir olarak bel omurga eklemlerinin iltihabı veya tümör gibi ciddi nedenlerle de oluşabiliyor. En sık olarak gördüğümüz kas ve bağların tutulumuna bağlı oluşan mekanik bel ağrısı dediğimiz ağrılar. Ayrıca çeşitli psikososyal faktörlerde de hastalığın meydana gelmesine sebep olabiliyor.
Bel ağrısının giderilmesinde tedavi planlamasında en önemli nokta, mevcut şikâyetlerinin tekrarını engellemek ve hastanın yaşam kalitesini artırabilmek. Prensip olarak cerrahi müdahale son çaredir. İstirahat, ağrı kesiciler, kas gevşetici ajanlar ile geçirilemeyen ağrılarda fizik tedavi uygulamaları etkili oluyor.
Hastanemizde bel ağrılarında; yüzeysel ve derin ısı uygulamaları, ağrı kesici elektrik akım uygulamaları, akuatik terapiyle Arjo Axona Tedavi Havuzu, traksiyon (germe) ve sonrasında koruma amaçlı egzersiz eğitim programları uygulanıyor. Tedavi programları içerinde "olmazsa olmaz" olan faktör "düzenli egzersiz". Kişi omurgaya destek olan kaslarını güçlendirmez ise, bel ağrısı aynı noktadan olmasa bile başka bir bölgeden tekrar ortaya çıkabiliyor. Egzersiz, güçlenen kaslara doğal korse görevi yaptırıyor ve omurgayı destekliyor.
Hastalarımız için geliştirilen ritmik stabilizasyon tekniği ile yüzme öncesi bel stabilizasyon egzersizleri özel ısıtılmış Arjo tedavi havuzunda hayata geçiriliyor. Havuzun girdap oluşturma özelliğiyle gevşeme sağlanıyor, dolaşım artıyor hastanın ağrı yakınması kısa sürede gideriliyor.
Belini korumayı öğrenemeyen hastanın şikâyetlerinin tekrar etmesi yaşam kalitesinde düşüşe neden oluyor. Bu nedenle hastanemizde hasta eğitimi konusunda düzenlenmiş özel programlarla hastalara destek olunmakta ve yaşam kalitelerinin artırılması hedefleniyor. "

Dr. Ebru Korap'ın sağlıklı bir bel için önerileri :
-Sırtınızı ve belinizi düz tutun.
-Kötü duruş; sırttaki kamburluğu, beldeki içe çöküklüğü artırır.
-Sık pozisyon değiştirin.
-Özellikle belin normal eğriliğini korumaya özen gösterin
-Taşıyacağınız yükleri eşit olarak her iki elinize bölün
-Hareketlerinizi önceden planlayın
-Asla ağır cisimleri kaldırmayın.
-Yerden bir şey alırken eğilmeyin, dizlerinizi büküp çömelin.
-Belinizle değil bacaklarınızla yükü kaldırın.
-Ağırlığı mümkün olduğu kadar belinizden yukarı ve vücudunuza yakın tutun.
-Dönmeniz gerekiyorsa belinizle değil, vücudunuzla dönün.
-Ağır cisimleri çekmeyin, itmeyin ve yukarı doğru kaldırmayın.
-Koltuğa düzgün oturun. Gerekirse bel kıvrımınıza uyan yastıkla belinizi takviye edin
-Otururken sırtı düz tutun ve yaslanın.
-Yatarken sert ve ortopedik yatakları tercih edin.
-Salt yer ve tahta üzerine yatmak doğru değildir.
-Yatarken bacaklarınızı gergin tutmayın.
-Sırt üstü yatarken baldırlarınızın altına koyulacak küçük bir yastık sizi rahat ettirecektir.
-Kilonuza dikkat edin, dengeli beslenin.
-Günlük gerilim ve streslerinizi azaltın
-Düzenli ve günlük egzersiz yapın. Tempolu yürümek, yüzmek ve koşu ideal sporlardır.
  #10  
Alt 14.09.07, 00:12
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Cevap: Bel boyun sırt ağrıları

BelAğrısı Nedir?

Bel ağrısı pek çok değişik forma girebilen bir semptomdur. Çok seyrek olarak bir hastalıktan kaynaklanabilir ama kendi başına bir hastalık değildir. Çoğu zaman bel ağrısı ansızın ortaya çıkar ve oldukça şiddetlidir. Ancak aynı zamanda çok şiddetli olmayan bir halde de ortaya çıkabilir.

6 aydan daha kısa süren bir bel ağrısı "akut" bir bel ağrısı olarak değerlendirilir, daha uzun süren bel ağrıları "kronik"tir.
Bel/Sırt Anatomisi

Omurga, vertebra denen küçük kemiklerden meydana gelmiştir. Vertebraların her biri üst üste birbirine bağlanarak bir sütun oluşturur. Her bir vertebranın arasında yastık işlevi gören bir "disk" mevcuttur. Her bir diskin ise yumuşak, jelatin formunda bir iç kısmı ve sert, fibröz bir kapsülü mevcuttur (dış kabuk). Vertebralar ligaman denen bağlar aracılığıyla bir arada durur, kaslar ise vertebraya tendon adı verilen doku bağları ile bağlanırlar. Vertebraların açık uçları uzun ve helezonvari bir kanal oluşturacak şekilde sıralanmıştır. Omurilik beynin alt bölümünden aşağı doğru bu kanal boyunca uzanır. Omuriliğe bağlı sinirler ise vertebraların arasından dışarı doğru dallanarak uzanırlar.

Sırtımızın bel bölümü ağırlığımızın önemli bir kısmını taşır. Bu nedenle bu bölgedeki kemik, kas, ligaman veya tendonlardaki küçük bir problem dahi, kişi ayakta durduğu, eğildiği veya kendi etrafında döndüğü zaman ağrıya neden olur. Daha az sıklıkla görülmekle birlikte diskte bir problem omurilikten ayrılan sinirlerden birini ezebilir veya sıkıştırabilir, bu da bacağın aşağılarına, dizin alt bölümüne doğru uzanan bir ağrıya neden olur. Buna siyatik denir.

Bel Ağrısı İçin Ne Zaman tıbbi Yardım Almak Gerekir?


Bel ağrısı genellikle çok şiddetlidir ancak işin iyi tarafı bel ağrısının kaynağının pek çok kişide tıbbi açıdan çok tehlikeli olmaması, problemin genellikle kemik ve eklemlerden kaynaklanmmasıdır.

Hafif bir bel ağrısı yakınması olan kişilerin pek çoğunun derhal bir tıp uzmanına başvurmaları gerekmeyebilir. Semptomlar herhangi bir tedavi gerektirmeksizin birkaç gün içinde kendiliğinden kaybolur.

Ancak

• Eğer semptomlar gerçekten ciddi ise,
• Ağrı günlük aktivitelerinizi yapmayı engelliyor ise
• Ağrı birkaç gün içinde azalmıyor veya kendiliğinden geçmiyor ise

bir uzman yardımından yararlanmak gerekir

Bel Ağrısının Riskleri

Bel ağrısı riski olan kişiler arasında hem genel fiziksel kondüsyonları düşük olan kişiler hem de ağır iş yapan veya uzun saatler boyunca oturarak veya ayakta durarak çalışan kişiler vardır. Bu kişiler bel ağrısına yakalandıklarında iyileşme süreçleri büyük olasılıkla daha yavaş olacaktır. Buna ek olarak duygusal stres veya uzun süre hareketsiz kalmak bel ağrısını daha da kötüleştirecektir.

İstatistiklere göre ortalama olarak yaşamı boyunca hiç bel ağrısı yaşamamış her 15 kişiden biri yıl içinde herhangi bir dönemde yaşamında ilk kez bel ağrısına yakalanacaktır. Bu olguların 2/3'ünde semptomlar günlük yaşamı herhangi bir şekilde etkilemeyecektir. Ancak olguların % 5'inde bel ağrısı çok daha uzun sürecek hatta sakatlanmaya yol açabilecektir. Bel ağrısı riskini artıran bazı faktörler kontrol edilemez. Bunlar;

• Ortalamanın üzerinde vüct ağırlığı
• Kadınlar için 2'den fazla doğum yapmış olmak.tır.

Bazı faktörler ise kısmen kontrol altına alınabilir:

• Orta zorlukta bir egzersiz programını düzenli bir şekilde yapmamak veya çok zor bir egzersiz programı seçmek
• Eklemlerin hareket yeteneğini artırıcı egzersizleri düzenli yapmamak
• Yardım istemeyi gerektirecek stres semptomları

Bel Ağrısının Nedenleri

Bel ağrısı konusunda genellikle zayıf kaslar, kas gerginliği veya spazmlar, geriye doğru burkulmalar, ligaman veya kaslarda yırtılmalar ve eklem problemleri sorumlu tutulur. Bazen sinirler kayan bir disk nedeniyle omurilikten ayrıldıkları noktada tahriş olur. Böyle bir tahriş kalça ve bacaklarda ağrıya veya bacaklarda duyarsızlığa, karıncalanmaya veya zayıflığa neden olur.

Bel ağrısının nedenleri kesinlik kazanmamıştır, fakat son araştırmalar bazı değerli görüşler sağlamıştır. Otopsi çalışmaları bel ağrısı olan kişilerin aynı zamanda yumuşak doku zedelenmeleri olduğunu da göstermektedir. Özellikle diskin dış kabuğunu vertebraya bağlayan bağ dokunun membranındaki küçük yırtıklar yaşanan bel ağrısından sorumlu görünmektedir. Bu membranlar yırtıldığı zaman kanama, enflamasyon ve şişme görülür. Bu doku hasarı nedeniyle ortaya çıkan yan ürünler normalde alkali olan diski asidik hale getirir. Bu asidite ise komşu sinirleri irite eder ve bel ağrısına neden olur.

Diskleri besleyen bir kan damarı olmadığı için buradaki hücrelerin beslenmesini, zararlı kimyasal ajanların uzaklaştırılması ve fazladan asiditeyi çözmek için tek mekanizma sıvı değiş tokuşudur. Sıvı değiş tokuşu omuriliğin hareketiyle ekstraselüler sıvının diskin içine ve dışına doğru hareket etmesiyle başarılır. Eğer yeterli hareketlilik sağlanamadan zaman geçerse yumuşak doku hasarının neden olduğu biyokimyasal ve mekanik değişiklikler daha az geriye dönüşümlü hale gelir, bu değişiklikler bel ağrısını artırarak kronik hale getirir.

Diğer Semptomlarla Birlikte Görülen Bel Ağrısı


Çok seyrek olarak bel ağrısının nedeni tıbbi bir müdahale gerektiren nörolojik hastalık, kanser, veya enfeksiyon gibi altta yatan bir durumdur. Bu olduğunda bel ağrısı birtakım ek semptomlarla birlikte görülür. Bu semptomlar;

• Barsak veya mesane kontrolünün kaybı,
• Harekete olanak tanımayacak kadar şiddetli bir bel ağrısı,
• Kasıklarda veya rektal bölgede duyarsızlık
• Bacakların birinde veya her ikisinde aşırı bir güç kaybı,
• Ağrı başlamadan hemen önce yükselen bir ateş,
• Henüz geçirilmiş, tedavi gerektiren ciddi bir hastalık,
• Hastanın uykuya dalmasını engelleyecek türde bir ağrıdır.

Eğer ağrı başladıktan sonra barsak veya mesanenin kontrolünde bir kayıp ortaya çıkıyorsa derhal bir kliniğe başvurulmalı veya doktor çağırılmalıdır. Eğer diğer uyarı sinyallerinden biri gelirse doktorunuzu arayın ve olabilecek en yakın tarihe randevu alın.

Bel ağrısı ile birlikte yukarıda sayılan semptomlar olmadığı sürece ağrıyan bir belin tıbbi muayenesi genellikle kesin bir tanı ile sonuçlanmaz. Genellikle fiziksel hasar ve ağrı arasında bir ilişki olmadığı için bel ağrısına eşlik eden ek bir semptom olmadığı sürece manyetik rezonans (MRI) görüntülemesi dahil tanı testleri ve çalışmaları belirli bir değer ifade etmez.

Doktor Ne Zaman Ziyaret Edilmelidir?




Eğer aşağıdski durumlardan biri söz konusu ise en kısa zamanda bir doktoru ziyaret etmek gerekir;
• Eğer semptomlarınız çok ciddi ise,
• Ağrı sizi günlük aktivitelerinizden alıkoyuyor ise,
• Ağrı birkaç gün içinde kendiliğinden geçmiyor veya azalmıyorsa.

Tıbbi Bir Muayeneden Ne Beklenmelidir?

Doktorunuz bel ağrınızın bir hastalıktan kaynaklanıp kaynaklanmadığını kontrol edecektir. Bel bölgenizi fiziksel olarak muayene etmenin yanı sıra size semptomlarınız, tıbbi öykünüz ve fiziksel aktiviteleriniz hakkında sorular soracaktır. Doktorunuza almakta olduğunuz ağrı kesiciler, krem veya merhemler, vitamin ya da beslenme katkıları veya kullanmakta olduğunuz diğer ilaçlar hakkında bilgi vermelisiniz. Stres, kişisel veya duyguzal problemler, depresyon, ilaç ve alkol kullanımı bel ağrısını etkileyebileceği için doktorla konuşulmalıdır. Size sorulabilecek sorulardan bazıları şunlardır;

• Bel ağrınız ne zaman başladı?
• Bel ağrısı nedeniyle yapmakta olduğunuz günlük faaliyetlerden hangilerini gerçekleştiremiyorsunuz?
• Ağrınızı daha hafifleten veya daha artıran herhangi bir şey var mı?
• Ağrı bacağınıza vuruyor mu?
• Ağrının başlamasına yakın zamanda ateşiniz yükseliyor veya idrar yaparken yanma hissediyor musunuz?
• Dikkatinizi çeken başka rahatsızlıklarınız var mı?
• Geçmişte hiç bel ağrısı çektiniz mi? Ne zaman?
• Başka ne gibi hastalıklarınız var? (kanser, artrit veya bağışıklık sistemi hastalıkları)
• Hangi ilaçları düzenli olarak kullanıyorsunuz?
• Yakın bir geçmişte istemediğiniz halde kilo verdiniz mi?

Dikkatli bir fiziksel muayene sonrasında dahi doktorunuz bel ağrınızın gerçek nedenini tanımlayamayabilir. Büyük olasılıkla bel ağrınızın ciddi bir tıbbi nedene dayanmadığı ortaya çıkacaktır. Ancak çok az kişi (200 kişiden biri) özel tanı testleri gerektiren bir nedenle bel ağrısı çekmektedir. Bu nedenle birkaç hafta süren bir bel ağrısı için büyük olasılıkla özel tanı testlerine ihtiyaç duymayacaksınız

Bel Ağrısı İçin İlk Yardım

Bel ağrısı genellikle bir hastalık veya spesifik bir yaralanma ile ilişkili olmayan, sık rastlanan bir semptomdur. Ağrı şiddetli olsa bile tedavi edildiği zamanki hızıyla hatta bazen daha hızlı bir şekilde kendi kendine ortadan kalkabilir. Bir haftadan uzun süren bel ağrısı ataklarının büyük bir kısmı bir ay içinde kendi kendine azalır. Bel ağrısını iyileştirmek için şu seçenekler göz önünde bulundurulmalıdır;

• Eğer ağrı belinizin alt kısmında, kalçanızda ve/veya bacağınızda başlamışsa hafif, reçetesiz satılan ağrı kesiciler (aspirin, parasetamol gibi) alabilirsiniz.
• Rahatsızlığın ilk 24-48 saati içinde ağrıyan bölgeye 5-10 dakika süreyle soğuk kompres uygulaması (havluya sarılmış bir buz torbası) yapabilirsiniz.
• Eğer ağrı birkaç gün içinde iyileşmiyorsa ağrıyan bölgeye sıcak kompres uygulayabilirsiniz.
• Hareket etmeye devam edin ancak belinizi koruyun. Ani dönüşlerden veya bükülme hareketlerinden kaçının Olabildiği kadar yatak istirahatinden kaçının.
• Yardım isteyin. Eğer ağrı 1 hafta sonrasında hala yoğunluğunu kaybetmemişse bir ortopedi veya fizik tedavi uzmanından randevu almalısınız.
• Eğer ağrı 4-6 hafta içinde tolere edilir bir düzeye kadar azalmadıysa doktorunuzdan bir randevu alın.
Bel Ağrısı Sırasında Egzersiz

Bel ağrısı çekmekte olduğunuz sırada egzersiz yapmak kendinizi daha kısa sürede iyi hissetmenizi sağlar, bel ağrısının daha da şiddetlenmesini önler. Eğer hafif ila orta şiddette bel ağrınız varsa belinize çok fazla yüklenmeden aşağıdaki egzersizleri yapabilirsiniz:

• Kısa yürüyüşler yapın,
• Esneme ve gerilme egzersizleri yapın,
• Kondüsyon bisikleti kullanın
• Yüzün

Egzersize kolaydan başlayıp giderek zorlaştırmak veya süreyi başta kısa tutup sonradan kademeli olarak uzatmak esastır. En başta semptomlar biraz daha kötüleşebilir veya aktif hale gelebilir. Genellikle bu kötüleşme kaygı yaratacak bir nitelikte olmaz. Bununla beraber eğer ağrı şiddetliise bir doktora başvurulmalıdır. Normal aktivitelerinize geri döndüğünüz zaman doktorunuz size ek aerobik egzersizler veya bel egzersizleri önerebilir.
Genel Olarak Bel Ağrısının Önlenmesi

Bel ağrısını önlemeye yönelik olarak aşağıdaki adımlar atılabilir:

• Rahat giysiler, alçak topuklu ayakkabılar tercih edin.
• Eğer gerekli ise ayakkabınıza yerleştirecek tabanlık gibi özel aparatlarla yürüyüşünüzü değerlendirme ve düzeltme fikrini gözden geçirin.
• Çalışma alanınızın sizin için uygun yükseklikte olduğundan emin olun.
• Hafifçe geriye yatan, sağlam bir bel desteği olan bir sandalye seçin.
• Eğer uzun zaman oturarak çalışmak zorundaysanız ayaklarınızı döşeme üzerinde veya düşük bir yükseklikte (hangisi rahat ise) dinlendirin.
• Eğer uzun süre ayakta çalışmak zorundaysanız bir ayağınızı düşük bir yükseklikte dinlendirin.
Eğer uzun mesafe araç kullanmak zorundaysanız belinizin arka kısmına küçük bir yastık veya rulo yapılmış bir havlu koyun, bu arada sık sık mola vermeli, birkaç dakikalık yürüyüşler yapmalısınız.
Eğer uyku probleminiz varsa dizlerinizin altına bir yastık koyarak sırtüstü veya dizlerinizi büküp arasına bir yastık koyarak yan yatın.
Konu kapatılmıştır.

Tags
ağrıları, bel, boyun, sırt

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 10:38 .