Nüve Forum

Nüve Forum > gazete haber ve makale yorumları > Toplum ve Yaşam > Sağlık > Genel Sağlık > Hastaya ne kadar ömrü kaldığı söylenmeli mi?

Genel Sağlık hakkinda Hastaya ne kadar ömrü kaldığı söylenmeli mi? ile ilgili bilgiler


Hastaya ne kadar ömrü kaldığı söylenmeli mi? Uzman doktorların polemiği Söylenmeli Prof. Dr. Münci Kalayoğlu Hasta yakınları hastadan daha akıllı değil, hastaya gerçekler söylenmeli. Ben babama söyleyemedim, annem engelledi. Şimdi

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 18.02.08, 15:19
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Hastaya ne kadar ömrü kaldığı söylenmeli mi?

Hastaya ne kadar ömrü kaldığı söylenmeli mi?

Uzman doktorların polemiği

Söylenmeli
Prof. Dr. Münci Kalayoğlu

Hasta yakınları hastadan daha akıllı değil, hastaya gerçekler söylenmeli. Ben babama söyleyemedim, annem engelledi. Şimdi çok pişmanım!

Hastaya ne kadar ömrü kaldığı söylenmeli mi?
Benim düşünceme göre doktor ile hasta arasında her şey açık açık konuşulmalı, hiçbir şey gizli kalmamalı. Eğer hasta, doktora "Ne kadar ömrüm kaldı?" diye sorarsa, doktor gördüklerini söylemeli. Ne kadar ömrünün kaldığını kesin olarak bilmek mümkün değildir. Bu gibi durumlarda hastalığın gidişatı ile ilgili bilgi verilir.

Hasta yakını 'hastamızın gerçeği bilmesini istemiyoruz' derse doktor ne yapmalı?
Beni en çok üzen hasta yakınlarının "Sakın ha hastalığının ne olduğunu anneme ya da babama söylemeyin" diye uyarması. Aklı başında her hasta elbette durumu ile ilgili gerçeği bilmek ister. Hastanın yakınlarının, kendilerini hastadan daha akıllı sanıp, onun hakkında karar veremez. Ben de annem yüzünden babama hastalığını söyleyemedim. Rahmetli babamın kan kanseri olduğunu teşhis ettim. Annemin ilk söylediği "Sakın hastalığını babama söyleme, emzirdiğim sütleri helal etmem" dedi. Babam son devirlerine geldiğinde, "Oğlum siz beni sıtma diye kandırmaya kalktınız. Ama ben hastalığımı, ilaçlarımı eczacıya sorunca öğrendim. Ben de siz üzülmeyin diye hastalığımı bildiğimi söylemiyordum. Kendimi tiyatro sahnesinde gibi hissettim. Sen doktorsun. Böyle bir şey doğru değil, her şeyi açık açık hastalara söylemelisin" diye konuştu.

Gerçeği bilmek hastaya ne kazandırır?
Aklı başında bir insanın kendisiyle ilgili üzüntü ve sevinçleri bilmesi gerekir. Hasta yaşamı ile ilgili plan yapmak isteyebilir. Belki hacca gidecek, belki Las Vegas'a gidecek.

Hastalığı saklamak suç mu?
"Sizin hiçbir şeyiniz yok. Yarın iyi olacaksınız"diye yalan söylemenin cezai yaptırımı var mıdır, bilemem. Ama doğru değildir. Doktorun her zaman hastasına doğruyu söylemesi gerekir.


Söylenmemeli
Prof. Dr. Erol Avşar

Burası Türkiye burada hastalar ne kadar ömürleri kaldığını bilmek istemiyorlar. Hasta yakınlarına söylerim ama gerçekler hastanın ömrüne ömür katmaz...

Hastaya ne kadar ömrü kaldığı söylenmeli mi?
Hastaya açık açık 'senin şu kadar ömrün kaldı' demek çok da doğru değil. Bunu Türkiye'de kaldıracak insan çok az! Üstelik doktor açısından da yanılma payı çok yüksek. Hastanın da kalan günleri zehir olur. Cuma günü endoskopi yapıp bağırsak kanseri olduğunu görüyorsam, biyopsisi gelene kadar bile hastaya söylemiyorum. En azından hafta sonunu iyi geçirsin. Biyopsiden de sonuç kanser olarak geldiyse o zaman "Bağırsağınızda yara var, ilaçla ya da ameliyatla da gider" diyorum. Asla bir hastanın suratına baka baka açık açık "Siz kansersiniz" diyemem ben. Hatta çocuklarına da demiyorum. Yakınlarına şunu diyorum, "Kanser olasılığı çok yüksek, tedavisini planlıyorum." Asla "Babanız kanser, şu kadar ömrü var" demem.

Hasta yakını 'hastamızın gerçeği bilmesini istemiyoruz' derse doktor ne yapmalı?
Hasta yakını neyi uygun görüyorsa onu yaparım. Türkiye'de yüzde 90 yakınları hastadan durumunu saklar. Biz üçüncü dünya ülkesiyiz. Bizim Ortadoğu DNA'mız var. Bence ona göre saklamak daha doğru. Biz İsviçreli, Amerikalı insanlar değiliz. Doktor olarak aileden aklı başında mantıklı biriyle paylaşırım. Yoksa açık açık konuşursam hasta depresyona girer.

Gerçeği bilmek hastaya ne kazandırır?
Sağlığına bir şey kazandırmaz, ömrüne ömür katmaz. Hastalar kanser olduğunu bilse bile konuya girmiyor onlar da konudan kaçıyor. Altı ay ömrü kalmış hasta hayatını değiştirip bir yere gitmeye kalkmıyor.

Hastalığı saklamak suç mu?
Türkiye'de daha bugüne kadar hiçbir doktor "Hastanın ne kadar yaşayacağını hastandan sakladın" diye suçlanmadı. Hastanın iyiliği için saklamak gerekiyorsa doktor bunu bilir ve hastadan durumunu saklar.


Düşünün; bir gün hastalandınız. Hastalığınız çok ciddi, artık yaşam süreniz sayılı. Bunu bilmek ister misiniz? Doktorunuz size her şeyi tüm açıklığıyla söylesin, hatta önünüzde ne kadar zamanınız kaldığını açıklasın mı? Yoksa herkes oyun oynasın, her şey yolunda gibi mi davransın? Sonunuzu bilmeseniz olur mu? Bir gün bir hasta yakını olarak da aynı sorunla karşılaşabilirsiniz. Ona durumu söylemeniz mi gerekir, yoksa üzülmesini engellemek için ona yalan söylemeniz mi daha doğrudur? Tüm bu sorular kafanızı kurcaladıysa ya da bir gün kurcalama ihtimaline karşı bu yazı dizisinden yararlanabilirsiniz. Dünyada bu karar nasıl veriliyor, söylenecekse kim söylüyor, nasıl söylüyor? Bu soruların yanıtlarını hayatta bu durumla en fazla karşılaşan insanlara sorduk. Bu hafta yazı dizimizde doktorlar, hastalar, hasta yakınları bu konuyu tartışacaklar. Tıp dünyasının en kritik noktasındaki doktorlar açıkladı, bu durumu yaşamış hastalar hasta yakınları yol gösterdiOkuyun kararı siz verin..




'6 ayın kaldı' dediler 2 yıldır yaşıyorum



ESRA TÜZÜN


Osman Yağmurdereli: "Kimse kimsenin ne kadar yaşayacağını bilemez. Bu kanserli hasta için de doğrudur. Sağlıklı bir insan için de... Bana üç ayla altı ay arasında bir ömür biçildi. Ama ben hastalığımda tam iki yılı devirdim. Tetkikler yapıldıktan sonra zaten sonucu tahmin ediyordum. O yüzden hastalığımın benden saklanması bir işe yaramazdı. Durumunun vahim olduğu, istersem yurtdışına gidebileceğim söylendi. İnsan o an şok oluyor...

BEN BUNU YENERİM
Hastanedeydim, oturdum düşündüm, "Neden ben, daha çok gencim yapacak çok şeyim var, neden bu bana layık görüldü?" dedim. Sonra toparlandım "Ben bunu yenerim" dedim. Doktorlara güven bence tedavinin yarı yarıya başarısını etkiliyor. Hastalıkla karşılaşırsanız bunu bilin ve güvenebileceğiniz bir doktor seçin. Ben hastalıkla bir ekip olarak savaştım. Bunu öneriyorum, etrafınıza sağlık durumunuzla ilgili her şeyi bilen bir ekip toplayın. Kardeşiniz, eşiniz ya da başka yakınlarınız olur. Onlar da olaya hakim olsunlar. Ama hastadan bir şeyi saklamasınlar. Bu, güveni yok ediyor. Allah'a şükür iki yıldır iyiyim, şimdiye kadar götürdüm... Doktorun hastaya her şeyi anlatması iyi ama ömür biçmesi doğru değil bence... Kimse o an hastalığın şokunu üzerinden atamadan bir de ömrünün sayılmasını istemiyor. Zaten ben de yaşadım gördüm, bana biçilen ömür süresi tutmadı. Bu biraz hastanın elinde. İyi savaşın pes etmeyin... Ben hayatla olan bağımı hiç koparmadım..."


Günaydın - 18 Şubat 2008, Pazartesi - '6 ayın kaldı' dediler 2 yıldır yaşıyorum
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 21.02.08, 23:26
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Cevap: Hastaya ne kadar ömrü kaldığı söylenmeli mi?

Hastaya 'son nokta' denmeli mi?



ESRA TÜZÜN
20.02.2008



Durumu kritik olan bir hastaya, 'son nokta' yani "Artık yapacak bir şey kalmadı" demek mümkün mü? Tıp dünyası bu konuyla ilgili ikiye bölünmüş durumda. Bazı doktorlar, "Ben tüm açıklığı ile durumu anlatırım" derken, bazıları "Ben hastamı üzemem" diye ısrar ediyor...

HASTANIZ CAMDAN ATLAYABİLİR
Hasan Kuş
Anadolu Sağlık Merkezi Genel Direktörü

Hastaya hastalığının durumu açıkça söylenmeli ama ne kadar ömrü kaldığı söylenmemeli. Uzmanlık eğitimimin ilk acil nöbetinde, bir kanserli hastanın o gece ileri evre kanser hastası olduğunu öğrendiğini, ertesi sabah da altıncı kattan atlayarak intihar ettiğini çok iyi hatırlıyorum. Bu gibi durumlarda hastaya durumunu söylemek onun işini karmaşıklaştırıyor. Bir taraftan hastanın durumunu bilme hakkı var ama diğer taraftan da gerçeği öğrendiğinde nasıl karşılayacağı kısmı var. Doktor hastasına bunu söylerken olası reaksiyonlara hazır olmalı. Yurtdışında bunlar tıp eğitimi sırasında öğrencilere anlatılıyor. Yastaki hasta yakınına ya da ölmekte olan hastaya yaklaşım nasıl olmalı, ölüm haberi nasıl verilmeli gibi konuların bir literatürü var. Hasta yakınının, hastadan durumunu saklamaya hakkı yoktur. Böyle bir durumda hasta yakını doktor tarafından ikna edilmelidir. Gerçeği bilmek hastanın tedaviye uyumunu kolaylaştırır. Hasta, kendisine uygulanan tedaviyi neden gördüğünü bilmek zorundadır. Aksi takdirde kendisine neden bu tür bir tedavi uygulandığını sorgulamaya başlayacaktır. Hastalar zaten tedavinin ilerleyen adımlarında parçaları yerli yerine oturtuyor ve yaşadıkları durumun farkına varıyor.

SÖYLEMEK BİR HEKİMLİK SANATIDIR
Prof. Dr. N. Faruk Aykan
International Hospital Medikal Onkoloji Uzmanı

Hastaya durumunu tüm açıklığı ile anlatmak bir hekimlik sanatıdır ve bu zaman içinde kazanılır. Hastanın bilinci yerinde ise uzman hekim tarafından yeterli zaman ayrılarak ve hastanın eğitim düzeyi dikkate alınarak, durumu ona adım adım anlatılır. 'Zamanım yoktu' gibi bir bahene bu sırada kullanılamaz. Doktor, hastanın hastalığı hakkında duymuş olduklarını dikkate alarak ona bu açıklamayı yapmalıdır. Doktor hastaya yeterli derecede ve sadece gerekli bilgileri vermelidir. Gereksiz tıbbi ayrıntılara girilmemeli. Mesela bence tıbbi terimler hiç kullanılmasın. Hastaya anlayabileceği sözcüklerle, ihtiyacı olan bilgi verilmelidir. Hastanın kafasındaki tüm soruların yanıtlanması da çok önemlidir. Kanser tanısını öğrenme sürecinde hastanın depresyona girebileceği dikkate alınarak, gereken tıbbi destek profesyonelce verilmelidir. Eğer hasta izin verirse, hastanın yakınlarına bilgi verilebilir. Hastanın bilinci yerinde değilse ya da sağlık durumu uygun değilse yakınına tüm süreç anlatılmalıdır.

GENEL HATLARIYLA ANLATMAK GEREK
Prof. Dr. Kaya Aksoy
Acıbadem Bursa Hastanesi Başhekim- Beyin Cerrahisi Uzmanı

Hastaya durumu, bütün vehameti ile olmasa da genel hatlarıyla mutlaka bildirmelidir. Hasta yakınının, durumunun hastaya söylenmesi yönündeki isteğine göre hareket etmek doğru değildir. Bence her kişinin başına gelebilecek olaylar hakkında bilgilendirilmesi gerekir. Hastanın bugüne ve geleceğe ait planlar yapmasına olanak verilmesi, onun vazgeçilmez bir hakkıdır.

SÜRE VERMEK ONU SARSABİLİR
Prof. Dr. Dilek Öztürk
Medical Park Bahçelievler Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Bölümü Direktörü

Metaztas yapmış kanserlerde yaşam süresi kısaldığı için özellikle hasta yakınları bilgilendirilmelidir. Hastaya bilgi verirken ise son derece dikkatli olunmalıdır. Beyin metaztası yapmış bir kanser hastasına "3-6 ay ömrünüz kaldı" denmesi bizim toplumumuzda tolere edilemiyor. Hastaya tedaviye katılımını ve yaşam kalitesini bozmayacak şekilde bilgi aktarımı yapılabilir. Süre verilmesini doğru bulmuyorum. Ayakları üzerinde duran bir hasta, kendisine yaşam süresi verildiğinde sarsılabilir. Bir ay yaşam süresi olan hastaya bunu söylediğinizde, o etki ile bu sürenin 15 gününü kaybetmiş olacaktır. Hiçbir zaman çok kesin konuşulamaz, bu nedenle hastaya süre verilmemeli.

HASTAYA GÖRE HAREKET EDERİM
Doç. Dr. Mehmet Türk
Medical Park Bahçelievler Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı

Eğer söz konusu olan kişi, olup bitenin farkında olan bir hasta ise, bu hastadan durumunu gizleme şansımız yok. Yine de ona yaşam süresi ile ilgili bilgi vermeyiz. Olayın ciddiyetini uygun bir dille ifade ederiz. Hastanın moralini bozacak, üzüntüye sevk edecekse ciddiyeti yumuşatarak ifade etmeye çalışırız. Hastaya göre davranma eğilimindeyiz. Hasta yakınlarına ise mutlaka bilgi veriyoruz.

MÜCADELE EDEBİLMESİ İÇİN ÜMİT ŞART
Prof. Dr. Bülent Canbaz
Medical Park Bahçelievler Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı

Batılılar, eğitimin etkisi ile çocukluklarından itibaren zor durumlara karşı dayanıklı. Batı'da çok duygusal insanlar yetişmiyor. Bizim toplumumuz ise onlara göre daha duygusal. Duygusal insanların gelecekleri konusunda karamsar bir tablo çizdiğiniz zaman depresyona giriyorlar, yaşam güçlerini kaybediyorlar. Duygusallaşan ve mücadeleyi bırakan hastaları denize düşen insanlara benzetiyorum. Denize düşen kişi ümidini kaybederse yüzmeyi bırakır ve boğulur. Ben kötü bir tablo da olsa, hastaya ümit ve moral vermeyi tercih ediyorum. Çünkü hastanın mücadeleye devam edebilmesi için ümidinin olması lazım. "Sizin bir ay ömrünüz kaldı" deyince hasta tedaviyi reddediyor, korkunç üzüntülü bir döneme giriyor. Vücudun savunma sistemi, moral ile ilişkili. Ağır depresyonda bağışıklık sistemi hormonal mekanizma ile baskılanıyor. Ben bana gerçeğin söylenmesini istemem. 25 yıllık tecrübemle hastanın gerçeği öğrenince korkunç bir ümitsizliğe kapıldığını biliyorum. Hareketleri yavaşlıyor, vücut direnci düşüyor ve kötüye gidiyor. Yaşam süresini kısaltmayan, iyi bir tümör olsa bile hastalar ölüm riskini her zaman düşünüyor. Yakınlarının hareketlerini gözlemliyor. Bu yüzden yakınlarını her zaman bilgilendiriyoruz. Eğer yaşam süresini kısaltan bir tümörü varsa, yakınların davranışlarından bunu hissedebiliyor. Hasta her zaman ihtimaller arasına ölümü de koyuyor. Hastanın her zaman ümide ihtiyacı olduğu için, ona gerçeği tam olarak söylemiyoruz.








Bir doktor bana Tv'de 5 yıl ömür biçti



ESRA TÜZÜN
20.02.2008



Hülya Avşar'ın annesi Emral Avşar bir süredir akciğer kanseri tedavisi görüyor. Avşar, "Merak edenlere söyleyeyim; tedavim son derece başarılı gidiyor" diyor...

Emral Avşar
Bir süredir akciğer kanseri tedavisi gören Emral Avşar, doktorların sağlık durumlarıyla gerçekleri hastalarından gizlememeleri gerektiğini söylüyor: "Bence hastadan gerçekleri saklayarak, gizli gizli tedavi yapmak doğru değil. Doktor hastayı karşısına alıp açık açık konuşmalı ve hastalığının ne durumda olduğunu ona söylemeli. Hasta da ona göre kendini ayarlamalı ve daha dikkatli yaşamaya çalışmalı. Hastalığı kabullenmek kolay değil ama insan bir süre sonra alışıyor. Artık ciddi bir dönemde olduğunu ister istemez kabulleniyor.

Her şeyi bilmem lazım
Doktor hastalığımı bana değil de kızlarıma açıklayıp beni oyalasaydı, böyle bir tedaviyi kabul etmezdim. Hasta yakınları da kim olursa olsunlar, hastalığı saklama gibi bir hakka sahip değiller. Hasta her şeyi bilmeli, durumunun ciddiyetini kavramalı. Melesa ben artık yeme-içmeme bile bambaşka bir şekil verdim. Artık organik besleniyorum. Hastalığımı bilmeseydim, bu kadar özenli bir şekilde yaşamazdım. Doktorun açık olmasını isterim ama doktorun hastaya ömür biçmesine karşıyım. Ben doktoruma bu soruyu cesaret edip soramadım, sormam da zaten. Hastalığımı ve ciddiyetini zaten biliyorum. Kendime nasıl bakmam gerektiğini, nasıl tedavi göreceğimi, nasıl yaşamam gerektiğini sorarım ama "Ne kadar ömrüm kaldı?" diyemem. Bunun bana da, yakınlarıma da söylenmesini kesinlikle istemem.

Güvenmek çok önemli
Doktorumun bana her şeyi söylemesi ona güvenimi artırıyor. İnsan kendisini kandıran bir doktora nasıl güvenebilir ki? Bana kendi doktorum Sualp Tansan hiç ömür biçmedi ama televizyon ekranlarından ömür biçildi. Bir doktor, 'Dobra Dobra' programında mikrofonun açık kaldığını fark etmeyip, 5 yıl ömrüm kaldığını söyledi. Kendisi hakkında kanuni işlem yaptık. Aynı gün doktorum aradı ve "Böyle bir şeye inanmayın. Hastalara ömür biçmek doğru değil" dedi. Daha sonra televizyondaki o doktor hanım da benimle görüşmek istedi ama kabul etmedim

Günaydın - 21 Şubat 2008, Perşembe - Bir doktor bana Tv'de 5 yıl ömür biçti
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 03.04.09, 17:21
Nüvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Cevap: Hastaya ne kadar ömrü kaldığı söylenmeli mi?

hayır söylenmemeli benim kızım 19 yaşındaydı beyin timörü olduğunu örendik doktor 6 ay ömür biçti ama kızımdan sakladık
düşünsenize 19 yaşında hayatın baharında hali ne olurdu ben tavsiye etmiyom söylemeyi ve 3 ay önce kızımı kaybettik hiç haberi olmadı kist var dedi doktoru allah o doktordan razı olsun
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
hastaya, kadar, kaldığı, mi?, ömrü, söylenmeli

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 05:46 .