Nüve Forum

Nüve Forum > kütüphane > Din ve Felsefe > Dini İnanç Gelenek ve Akımlar > Müslümanlık > Sıkıntılara iman kuvvetiyle karşı konur!..

Müslümanlık hakkinda Sıkıntılara iman kuvvetiyle karşı konur!.. ile ilgili bilgiler


Yaşadığımız hayata baktığımızda görüyoruz ki, bu âleme ayak basmış cennet adayı her insan, bazen sıkıntı ve musibetlerle imtihana çekilir, bu imtihanda göstereceği sabır ve tahammülle de talip olduğu cennetin faturasını

Müslümanlık Din hakkında düşüncelerinizi, merak ettiklerinizi, fikirlerinizi paylaşabilirsiniz.

 

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 22.01.07, 01:21
Deli Dolu
 
Üyelik tarihi: Jun 2006
İletiler: 358
ayderus yakında çok ünlü biri olacak!ayderus yakında çok ünlü biri olacak!
Standart Sıkıntılara iman kuvvetiyle karşı konur!..

Yaşadığımız hayata baktığımızda görüyoruz ki, bu âleme ayak basmış cennet adayı her insan, bazen sıkıntı ve musibetlerle imtihana çekilir, bu imtihanda göstereceği sabır ve tahammülle de talip olduğu cennetin faturasını ödemiş olur...
Ne var ki, imtihan kazandıran sabır ve tahammül, kendiliğinden oluşmamaktadır insanda. Kuvvetli bir iman, şuurlu bir tefekkürle elde edilmektedir imtihan kazandıran sabır ve tahammüller...

Bundan dolayı Resulullah (sas) Efendimiz, yaptığı örnek duasında şöyle niyazda bulunmuştur:

- Yâ Rab, Senden dünya musibetlerini kolayca karşılayacak iman kuvveti diliyorum. Sıkıntı ve zorluklara mukabele edecek iman kuvveti ihsan eyle!

Demek ki, sıkıntı ve musibetlerin tazyikini azaltmak, ancak sahip olduğumuz iman kuvvetiyle mümkün olur... İmanı kuvvetli insanlarda zorlukların, musibetlerin baskısı azalıyor, tahammül gelişiyor, şekva değil şükür duygularıyla imtihânı kazanması söz konusu olabiliyor.

İman bakımından inkişaf etmeyenlerde ise, küçük bir sıkıntı, dünyayı başına çökmüş gibi büyük görünüyor, geçici imtihanların tazyikine dayanamayan bu zayıf insan hemen şikâyete başlıyor, bu da geçer yahu! deyip de imtihanı kazanmaya yönelemiyor...

Maruz kaldıkları sıkıntılara iman kuvvetiyle mukabele edenlerin tutumları dikkatimizi çekiyor. Bunlardan ikisini arz etmek istiyorum takdirlerinize...

Devrin yönetimi, siyasetine uygun fetva alamadığı büyük müctehid Ahmed bin Hanbel'i zindana atmıştı. Hapishanenin rutubetli bodrumunda bir hayli zayıflamış olan Ahmed bin Hanbel Hazretleri, nihayet mahkemeye götürülürken yolda sevenlerinden birinin sızlanmasını duyar:

- Eyvah, böylesine zayıflamış bir bedenle bu musibete nasıl karşı koyacak hocamız?..

Sesin geldiği yana dönen Ahmed bin Hanbel, şöyle ikazda bulunur sızlanan adama:

- Dikkat et! der, Hayatta eksik olmayan musibet ve sıkıntılara, beden kuvvetiyle değil iman kuvvetiyle karşı konur. İnsanın bedeni zayıf olabilir, yeter ki imanı kuvvetli olsun... Kuvvetli iman, sahibine karşılaşacağı her türlü zorluğu yenme ümidi verir, zorluk çektirmez...

Evet, 'büyük müctehid'in sıkıntılara beden kuvvetiyle değil iman kuvvetiyle karşı konacağı konusundaki ikazı, hep hatırda tutulacak bir hatırlatmadır.

İmam-ı Gazali Hazretleri'nin dikkate verdiği iman kuvveti örneği de şöyle yaşanır: Sahabeden Hazret-i Huzeyfe'nin azatlı kölesi Salim, savaşta derin yara almış, uzandığı kızgın kumların üzerinde susuzluktan dudakları kurumuş halde yatıyordu.

Arkadaşlarından biri kıvranışını görünce hemen kırbasını uzattı:

- Şurada birazcık suyum kaldı, içiver de ağzındaki kuruma azalsın...

Dudaklarını hareket ettirmeye mecali kalmamış Salim, eliyle ağzını kapıyor, kaş-göz işaretiyle; 'Ben oruçluyum, uzattığın suyu içemem!' diyordu... Israr ettiler:

- Sen bu halde iken orucuna devam edemezsin, şu suyu içiver... Bu defa da şöyle cevap verdi:

- Şu kalkanımın içine dökün. İftar vaktine kadar yaşarsam o zaman içerim. Yaşamazsam Rabb'imin huzuruna oruçlu olarak gitmeyi tercih ederim. Bu benim için dünyanın en büyük mutluluğu olur...

Salim, son anlarını yaşama derecesinde yaralı. Ama bu yaralar bedendedir, ruhta, kalpte değil... Kalpte ve gönülde öyle bir iman kuvveti var ki, bu imanı onu maruz kaldığı zorluğun tazyikinden de, tesirinden de kurtarıyor, Rabb'inin huzuruna oruçlu olarak varmayı, dünyanın en büyük mutluluğu olarak hissedebiliyor, uzatılan suyu içme gereği dahi duymayabiliyor...

Bana maruz kaldığı şu geçici sıkıntıların zorluğunu anlatan dostlarıma diyorum ki, gelin biz de duamızı hadisin işaret ettiği şekilde birlikte yapalım:

- Rabb'imiz, biz aciz, zayıf kullarız, aczimizi, zaafımızı açıkça itiraf ediyoruz... Bizi zorlanacağımız sıkıntılarla imtihan etme. İmtihan edeceğin sıkıntıları da kolayca karşılayacak iman kuvveti nasip eyle!..

AHMET SAHIN

__________________
Yok olmayan bir izzet ve şerefin seninle olmasını istiyorsan, fâni bir izzet ile aziz ve bahtiyar olmaya çalışma
  #2  
Alt 22.01.07, 08:40
rimedo - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
 
Üyelik tarihi: Jul 2006
İletiler: 1.034
rimedo yakında çok ünlü biri olacak!
Standart Ynt: Sıkıntılara iman kuvvetiyle karşı konur!..

Nasıl, şükür, nimeti ziyadeleştiriyor; öyle de şekva, musîbeti ziyadeleştirir. Hem merhamete liyakatı selbeder. Birinci Harb-i Umumî'nin birinci senesinde, Erzurum'da mübarek bir zat müdhiş bir hastalığa giriftar olmuştu. Yanına gittim, bana dedi: "Yüz gecedir ben başımı yastığa koyup yatamadım." diye acı bir şikâyet etti. Ben çok acıdım. Birden hatırıma geldi ve dedim: Kardeşim, geçmiş sıkıntılı yüz günün şimdi sürurlu yüz gün hükmündedir. Onları düşünüp, şekva etme; onlara bakıp şükret. Gelecek günler ise, madem daha gelmemişler. Rabbin olan Rahmânirrahîm'in Rahmetine itimad edip, dövülmeden ağlama, hiçten korkma, ademe vücud rengi verme. Bu saati düşün; sendeki sabır kuvveti bu saate kâfi gelir. Divane bir kumandan gibi yapma ki: Sol cenah düşman kuvveti onun sağ cenahına iltihak edip ona taze bir kuvvet olduğu halde, sol cenahındaki düşmanın sağ cenahı daha gelmediği vakitte, o tutar, merkez kuvvetini sağa sola dağıtıp merkezi zaif bırakıp, düşman edna bir kuvvet ile merkezi harab eder." Dedim: "Kardeşim, sen bunun gibi yapma, bütün kuvvetini bu saate karşı tahşid et. Rahmet-i İlâhiyyeyi ve mükâfat-ı uhreviyeyi ve fâni ve kısa ömrünü, uzun ve bâki bir surete çevirdiğini düşün. Bu acı şekva yerinde ferahlı bir şükret." O da tamamıyla bir ferah alarak: "Elhamdülillah, dedi, hastalığım ondan bire indi."

İnsanlar eğer sağa-sola yâni geçmiş ve geleceklere karşı sabır kuvvetini dağıtmazsa ve hâzır saate ve güne karşı tutsa, tam kâfi gelir.

Risale-i Nurdan alıntıdır.
__________________

Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları
 

Tags
iman, karşı, konur!.., kuvvetiyle, sıkıntılara

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 05:53 .