Nüve Forum

Nüve Forum > kütüphane > Kültür > Akımlar > Felsefi okul, gelenek ve akımlar > Analitik felsefe > Analitik Felsefe - Çözümleyici Felsefe

Analitik felsefe hakkinda Analitik Felsefe - Çözümleyici Felsefe ile ilgili bilgiler


Analitik, Kant'tan bu yana öz niteliğin ya da yüklemin mantıkça ve zorunlu olarak özne kavramımının içinde bulunduğu yargılar için kullanılır. Öyleyse bu yargılarda birinden ötekini elde etmek için terimlerden birini

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 21.01.08, 20:51
Filozof
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Analitik Felsefe - Çözümleyici Felsefe

Analitik, Kant'tan bu yana öz niteliğin ya da yüklemin mantıkça ve zorunlu olarak özne kavramımının içinde bulunduğu yargılar için kullanılır. Öyleyse bu yargılarda birinden ötekini elde etmek için terimlerden birini çözümlemek yeterlidir.

Analitik Felsefe (Çözümleyici Felsefe)

Bu deyim, XX. yy. boyunca genellikle anglosakson ulkelerinde gelismis olan birbirinden oldukça farkli dusunce akimlannin tumunu kapsar. Bu akimların ortak kanisi, en iyi felsefe yönteminin, çoğunlukla modern mantigin gun isiğina çikardigi araçları kullanan belirli bir çözümleme türü oldugudur. Genis kapsamli sentezler yapmaya duskun kita felsefecilerinden farkli olarak çozumleyici felsefeciler, kendilerine ozgu felsefe usluplanndan kolaylikla taninabilirler. Nitekim bu tur felsefe, amaçlarının alçakgönullulugunu vurgulamaktan geri durmaz (bunda da, programinin gerçekleşme umudunun en kesin guvencesini görur). Russell bir yapitında, kendi felsefesinin, "Galilei'nin fizikte gerçeklestirdigine benzer bir gelismeyi termsil ettigini [...]" yazar. "Bu da, hayalgucune hitap etmekten baska bir ustunluk tasimayan ve varligin butunune yönelik olan temelsiz iddialar yerine, konusu sinirli ve ayrıntilara yönelik ama dogrulanabilir sonuçlar ortaya koymaktir."

Cözumleyici felsefenin tarihsel kalkis noktalanndan biri, nig şuphesiz Buyuk Britanya'da, Russell ile Moore'un araciligiyla Bradley'nin monist hegelciligine (Appearance and Reality [Goruniis. ve gergeklik], 1893) karsi gelişen tepkidir. Bir yandan Russell ozellikle dis-bağıntılar ilkesiyle, öte yandan Moore (The Refutation of Idealism [idealizmin çurutulmesi], 1903), Bradley'nin su savina karsi çikarlar: gerçek, "organik butunler"den kurulu olup bu butunu pargalarına ayirmak her zaman az veya çok akla aykirıdir. Russell On Denoting (1905) baslikli yazisinda, biçimsel mantigin olanaklarindan yararlanarak, uzun sure felsefi bir çozumleme modeli (Ramsey, Ryle) sayilacak olan "tekil betimlemeler kurami" yardimiyla, "simdiki Fransa krali dazlaktir" turunden bir cumlenin anlami ve dogruluk degeri oldugunu ileri surmek için, şimdiki Fransa krali gibi gizemli bir nesnenin var oldugunu varsaymamiz gerekmedigini göstermiştir. Russell'in bu incelemesi, çozumleyici duşuncenin nesneleri elden geldigince azaltma (ontolojik kisitlama) programina yardimci olabilecegini göstererek bu tur felsefeye surekli bir itici guç kazandirmistir. Bundan boyle çozumleyici felsefe "Occam'in usturasi"ni (tutumluluk ilkesi) benimsemis bulunuyor. Russell bu ilkeyi, islemsel açidan şöyle dile getirir: elden geldigince, turetilmis nesneler yerine mantiksal kuruluşlar (konstruksiyonlar) koymak çözumleme işinin bu yönu, iki degişik akimin doguşuna yol açar:

1) Viyana çevresi'nin çalismalanndan kaynaklanan ve Carnap, Schlick, Waismann'ın önculuk ettigi mantiksal deneycilik (ampirizm). Wittgenstein'in Tractatus'unun oldukça su göturur metafizik dusmani ve deneyci bir yorumundan yola çikan bu yazarların ana kaygisi, geleneksel metafizik önermelermin gerçekte anlamdan yoksun olduklarıni göstererek felsefi çözumlemeye "tedavi edici" bir deger kazandirmak ve felsefenin kendisinin, bilim dilinin mantiksal çözumleme-inden baska bir §şy olmadigini ortaya koymaktir. (Bu arada, bilimsel bir kuramin butün önermelerinin, tutanak önermeleri [Protokollsatze] uzerine kurulabilecegini veya bunlardan turetilebilecegini göstermek gerekiyordu.);
2) Quine'nin deneyci felsefesi.

Cözumleyici felsefenin ilk örneklerinde, Frege'nin izinden giderek, gunluk dilin temelden yetersiz oldugunu, dolayisiyla mantiginki gibi dillere başvurmak gerektigi surekli olarak vurgulaniyordu. Ancak Wittgenstein'in Tracfafusta dile getirdigi "ilk felsefe"sini eleştirmesinden ve Philosophical investigations'da (Felsefi araştirmalar) busbutun farkli bir görusu benimsemesinden sonra durum hayli degişti. Ozellikle Austin ile Ryle'in önculuk ettigi "gunluk dil felsefesi", ikinci Wittgenstein'in görusunu surdurmeye yöneldi ve gunluk dilin kullanimlarmin kili kirk yaran bir gözumlemesinin felsefi degerini vurguladi.



Kaynak: Büyük Larousse, Cilt 5, sf 2797
Eklenmiş Resim
 

Konu Unrealseptic tarafından (22.05.08 saat 20:21 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
analitik, çözümleyici, felsefe

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 01:56 .