iconBütün zaman ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 20:32 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » kütüphane » Kültür » Akımlar » Felsefi okul, gelenek ve akımlar » Fenomenoloji » Görüngübilim - Fenomenoloji

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 21.01.08, 23:23
Standart Görüngübilim - Fenomenoloji

Filozof
Ziyaretçi
İletiler: n/a
Send PM
21.01.08, 23:23


GÖRÜNGÜBİLİM (Fenomenoloji)

Art arda gelen görüngülerin ve/ya da bir görüngüler bütününün betimleyici incelenmesi.

"Görüngübilim" terimi XVIII. yy.'da doğdu; J.H. Lambert, Neues Organon (Yeni Organon) [1764] adlı yapıtında, bu kavramı "görünüşün kuramı" anlamında ilk kez kullandı. Daha sonra, terim farklı anlamlar kazandı: Kant'ta, tasarımlar arasındaki ilişkilerin incelenmesi; Hegel'de, tinin bireysel duyumdan mutlak bilgiye yükselişinin tarihi (Tinin görüngübiiimi) anlamında kullanıldı.

Fakat, bu kavramın anlamı ve tanımı daha çok Husserl'in adına bağlıdır. Husserl' in geliştirdiği biçimiyle görüngübilim, XIX. yy.'ın sonunda ortaya çıktı. XIX. yy. sonu kuramsal ortamında bilimkuramı öyle bir düzeye varmıştı ki, bilimsel nesnellik tüm felsefeye egemen olmuştu; ruhbilim de, buna uygun olarak, düşüncenin yasalarını, gözlem konusu oldukları ölçüde ele alıyor, aksi takdirde reddediyordu. Bu kuramsal açmaz karşısında Husserl, salt bilimsel çözümlemeyle yetinmeyip, "şeylerin kendisine dönme"yi önerdi, çünkü bilimsel çözümleme eğer gerçekten dünyanın bir açıklanması ise, Lebenswelt'len (Yaşam dünyası) doğmuş demekti ve böyle olduğu için de bu ilk deneyin yerini tutamazdı. Nitekim, Heidegger, Sein und Zeit'la (Varlık ve zaman), buradan hareket edecekti. Ama Husserl, bu ardılının hiç de kendisinin sadık bir takipçisi olmadığını çok geçmeden gördü. Husserl'e göre, görüngübilimsel çözümlemenin konusu, bilimsellik yöneliminin, bilim adamının yönelmişliğinin temelleridir. Genel olarak, görüngübilimcinin görevi, "yönelimsel deneyimin tip ve biçimlerini sistemli c şekilde incelemek ve bunların yapılar n basit "yönelimler"e indirgemektir. Bu, bizim psişik'in doğası hakkında bilgi edinmemizi ve ruhumuzun varlığını kavramamızı sağlar"

(Görüngübilim nedir?) Husserl'e göre görüngübilimsel inceleme Sn ce, öz adını verdiği her türlü kuramsal etkinlikte kendiliğinden ortaya çıkan şeyi e e alır. Husserl, bu araştırmaya "görüngübilimsel indirgeme" der: [...] Ancak dünyaya bağlı olarak var olabilen doğal kuramsal tutuma karşı yeni bir tutum ortaya koyabiliriz; öyle ki, bu tutuma göre fizikse dünyayı tümüyle devre dışı bıraksak bile gene de geriye bir şey kalır, işte bu ger kalan şey mutlak bilinç alanıdır. Öyleyse safdilce deney dünyasında yaşamak ve ampirik düzeni, transsendental doğayı kuramsal bir araştırmaya bağımlı kılmak yerine, "görüngübilimsel indirgeme'ye başvuralım" (ideen zu einer phânomenolo-gische philosophie [Bir salt görüngübilim felsefesi üzerine düşünceler]). Temeller üzrine bu araştırma, Husserl'i kendi felsefesinin temellerini gözden geçirmeye teşvik etti ve böylece onu, görüngübilime "transsendental" adını verdiği bir boyut katmaya yöneltti. Transsendental felsefenin -bir görüngübilim olarak "nihai biçim"ini oluşturan bu yeni felsefe, daha yüksek bir moment olarak ruhbilimin "nihai biçim'ini, modern ruhbilimin natura-list anlamından temizlenmiş biçimini de kendinde taşır (Krisis der europâischen VVissenschaften und die Transzendenta-le Phânomenologie [Avrupa'da bilimleri saran bunalım ve transsendental görüngübilim], 2, 14). Husserl, Brentano'nun öğrencisiydi; ama, Brentano'da "yönelmişlik" sorunsalı yalnızca ruhbilimsel düzeyde ele alınmıştı. Oysa Husserl bu sorunsalı, önce bilimkuramsal, sonra da transsendental düzeyde (tartışmasız apaçıklığı içinde) ve cogito'nun yöneldiği görüngü-dünya'yı keşfetmekte kullandı. Görüngübilimin gün ışığına çıkardığı, Descartes'ın tekbenci cogito'su değil, bir "ego-cogito-cogitatum"dur, yani "bir şeyin bilinci olmanın bilinci"dir (Husserl, Cartesianische meditationen [Descartes-çı düşünceler], 2, 14).

Sartre, felsefesinin ilk döneminde, Husserl'in düşüncesini kendi tarzında devam ettirmeye çalıştı ve bu amaçla görüngübiiimi, "transsendental bilinç yapılarının, bu yapıların özlerinin sezgisine dayanan bir betimlemesi" olarak tanımladı (l'imagination [imgelem], 4). Husserl gibi Sartre da, ego'nun önemini ciddiye alır, ama somut varoluşa ulaşmak için, onun psikolojik bilinç olma özelliğini vurgular. "Görüngübilimsel indirgeme" Sartre'da değişik bir biçim alır: ta-sarı'nın başlangıcındaki "hiçleme" haline gelir; çünkü bilinç, şimdiki durumuyla hiçbir şey değildir, her şey onun geleceğin dedir: Husserl'de "görüngübilimsel indirgeme" yönelmişliğin dönüşüme uğramasıdır, Sartre'ın "hiçleme"si ise, dünyayı marxçı anlamda dönüştürmeye yönelmedir.
Marleau-Ponty'ye göre görüngübilim, bizi dünyaya bağlayan yok edilemez ilişkinin bilincine varma ve dünyanın gerçekliğini kavrama aracıdır: "Görüngübilimin en önemli başarısı, hiç kuşkusuz, aşın öznellik ile aşırı nesnelliği, dünya ya da rasyonellik kavramı içinde birleştirmiş olmasıdır [...] Gerçek felsefe, dünyayı görmeyi yeniden öğrenmektir [...], görüngübilimin görevi dünyanın gizemiyle aklın gizemini aydınlığa çıkarmaktır" (la Phenomenologie de la perception [Algının görüngübiiimi], önsöz).



» Nüve Forum » kütüphane » Kültür » Akımlar » Felsefi okul, gelenek ve akımlar » Fenomenoloji


Kaynak: Büyük Larousse, cilt 8, sf 4698
Eklenmiş Resimin Önizlemesi

Konu Unrealseptic tarafından (22.05.08 saat 21:28 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
Cevapla

Tags
gorungubilim fenomenoloji, gorungubilim, fenomenoloji

« - | - »
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz