Nüve Forum


Liberalizm hakkinda Liberalizm Nedir - Liberalleşme ile ilgili bilgiler


Liberalizm 1- İktisadi düşünce tarihidir. Bireye onun özgürlüğüne ve kamu yararına sonuçlanacağı için bireysel etkinliklerde özgürlüğe ayrıcalık tanıyan iktisadi kuram. 2. Devletin bireysel özgürlükler karşısındaki yetkilerini sınırlamayı öngören siyasal öğreti.

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 21.01.08, 22:34
Filozof
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Liberalizm Nedir - Liberalleşme

Liberalizm

1- İktisadi düşünce tarihidir. Bireye onun özgürlüğüne ve kamu yararına sonuçlanacağı için bireysel etkinliklerde özgürlüğe ayrıcalık tanıyan iktisadi kuram.
2. Devletin bireysel özgürlükler karşısındaki yetkilerini sınırlamayı öngören siyasal öğreti.

iktisadi düşünce tarihi: Liberal okul, XVII. ve XIX. yy.ların büyük klasik iktisatçıları tarafından temsil edildi: ingiltere'de Adam Smith, Malthus, Ricardo, John Stuart Mili; Fransa'da Jean-Baptiste Say, Frederic Bastiat. Liberalizmin ana tezi, iktisat alanında kendiliğinden oluşan bir doğal düzenin varlığı iddiasına dayanır. Bireylerin rolü, tıpkı mekanik ya da fizik yasalar örneğindeki gibi, iktisadi sistemi dengeye doğru götüren iktisat yasalarını keşfetmekle sınırlı kalmalıdır. Bunlar, insanın yaradılışına uygun yasalardır. Liberal insan, homo oeconomicus, yani "en az zahmetle en çok kazanç sağlamaktan başka bir amaç gütmeyen akıl sahibi varlık"tır. insan, böylesine özgür davranmakla doğal iktisadi düzenin gerçekleşmesini sağlar. Bireysel çıkarlarla toplumun genel çıkarı çakışır ve uyuma kavuşur.

Öyleyse insan,kendisine en fazla özgürlük tanınması gereken iktisadi karar birimidir. Devlet ve özel gruplar, müdahaleleriyle, bireyler arasında rekabetin serbestçe işlemesini engellemekten kaçınmalıdırlar. Kural şudur: "Bırakın yapsınlar, bırakın geçsinler". Bununla birlikte liberal iktisatçılar, rekabetin sonucuna ilişkin yorumlarında birbirlerinden ayrılırlar. Çoğunluğu fransız olan iyimser iktisatçılara göre, bu sonuç, olabileceklerin en iyisidir; çoğunluğu ingiliz olan kötümserlere göre ise, bu sonuç olabileceklerin en az kutusudur. Ne olursa olsun, her iki eğilim de, serbest rekabetin ve devletin müdahaleden kaçınmasının zorunlu olduğu görüşündedirler. Bunlar, üretim ile tüketimin fiyat mekanizması sayesinde dengeleneceğine inanırlar; emek ve sermaye arzı ile talebinin, gelir mekanizması sayesinde ayarlanacağına güvenirler.
Bu liberalizm, yeniklasikçi iktisatçılar tarafından daha da çok benimsenmiş ve son derece kapsamlı bir biçimde uygulanmıştır. Ama, 1929 bunalımı, kuramın doğruluğu üzerinde kuşku bulutlarının toplanmasına yol açtı. Böylece, Keynes'in öncülüğü altında, bazı dengesizliklere çare bulmak üzere devletin piyasa ekonomisine karışmasını haklı gösteren "müdahalecilik" kuramı ortaya çıktı. Bu kuram, birçok ülke tarafından benimsendiyse de, ye-niliberal okul tarafından zamanla yumuşatıldı.

1974 bunalımından sonra, keynesçi politikalar, "yeni iktisatçılar" akımınca eleştirildi. Bu akım, aşırı müdahallerinden ötürü özellikle devleti bunalımdan sorumlu tutuyor ve dolayısıyla da katıksız bir liberalizme dönülmesini öğütlüyordu. 80'li yılların başında bazı ülkeler (ABD), böyle bir liberalizmi uygulamaya giriştiler.

Siyaset bilimi: Liberal öğreti esas olarak XVIII. yy.'da monarşik mutlakıyetçiliğe karşı verilen mücadele içinde biçimlendi. Ancak bu doktrin, halk egemenliği ile ilgili tahlilleri (J.-J. Rousseau) ve bunların sonuçlarını üstlenme yoluna da gitmedi. Yükselen liberal burjuvaziye göre, siyasal iktidarın müdahalesi, bireysel etkinliklerin düzenlenmesi ve korunmasına ilişkin görevlerle (kolluk, adalet, savunma) sınırlı kalmalı, siyasal iktidar özel girişimi ezecek ya da kısıtlayacak her türlü müdahalecilikten kaçınmalıydı. Bu ilke, devlet düzeyinde en azından üç sonuç doğurmaktadır: öncelikle devlet, Locke ve Montes-quieu tarafından kuramlaştıralan kuvvetler ayrılığı ilkesine uygun olarak örgütlenmelidir. Tocqueville'in savunduğu yerinden yönetim ilkesi de bu anlayış içinde yer alır. İkincisi demokrasi, temsili ve parlamenter olmalıdır. Çünkü yalnızca bu demokrasi biçiminde, seçimler bir süzgeç işi gördüğünden ve halk çoğunluğunun her türlü diktacılığını önlediğinden dolayı, esasta halka ait olan iktidar hakkının, uygulamada seçkinler tarafından kullanılması sağlanmış olur. Üçüncüsü devlet bireyin vazgeçilmez hak ve özgürlüklerini ve özellikle mülkiyet hakkını resmen güvence altına alan hukuka tabi kılınır.



Kaynak: Büyük Larousse, Cilt 12, sf 7464
Eklenmiş Resim
 

Konu Unrealseptic tarafından (22.05.08 saat 20:32 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
liberalizm, liberalleşme, nedir

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 12:41 .