Barok edebiyat teriminde kavramsal bir bulanıklık vardır: barok eğilim, özenticiliğin gerçekleşmesi anlamına geldiğ
i gibi, dar anlamda nitelenen bir yaratma üslubu olarak da görülebilir. Konuyu, tema dizgesi, yapısallık ve retorik bakımından inceleyenler, alegoriyle anlatımcılık, özdeşlikle ikilik, olmak ile görmek arasında, yanılsama perspektifiyle ayna stratejisi, üslup kısıtlamasıyla abartma arasında bir ayrımdan söz ederler. Buradan yola çıkıldığında, barokun; belirtinin apaçıklığı ve özerkliğ
i, davranışların serbestliğ
i, yaratmaya yatkınlık, bir yazım bütünselliği gibi, içerisinde bulunduğumuz çağa uygun bir nitelik kazandığı görülür. Burada kendisini kavrayan abartılı bir edebiyat sözkonusudur. Çağdaş öncüler de bu tür eleştirilerden uzak kalmadılar. Gösteriş ve debdebeye öncelik verilmesinin nedeni Avrupa'da, Reform ve Karşı reform hareketinden çıkan kültürel bölünmelerden, özellikle dinsel bakımdan "gözkamaştırıcılığın" getirdiği statü ve kullanımdan kaynaklanmaktadır. Fransa' da, barok akıma uzun süre, olumsuz bir şekilde, klasikçiliğin tersi gözüyle bakıldı. Henrı IV ve Louis XIII dönemlerinde, Sceve, Sponde, d'Aubigne, Robert Garnier, Rotrou gibi yazarların yapıtlarıyla yoğunluk kazandı. Ama türün ustası, gösterişe övgüler düzerek görünüm ortadan kalktığı anda gerçeğin de yok olacağını ileri sürerek, doğala karşı yapmacığın ahlaksal ve estetik üstünlüğünü ortaya koyan ve gerçekliğe bağlılık yanlılarının tüm haklı eleştirilerine hedef olan ispanyol yazar Balthazar Graciân'dı.
» Nüve Forum » kütüphane » Kültür » Sanat » Sanat Akımları » Barok sanat kaynak 2
3.cilt / sf 1331