Kayıt ol
Nüve Forum
Tenis>Tenis Terimleri
CiwCiw 14:59 16.01.08
Bazı Tenis Terimlerinin Açıklanması


Ace: Atılan servis topuna, rakip oyuncunun raketiyle dokunamamasına denir.
Atak topu: Fileye gitmek için kullanılan her türlü vuruştur. Genellikle, orta saha civarından vurulan toplarla hücum edilir.
Atak oyuncu: Geellikle müdafaa oyunu yerine, her zaman elverişli toplarla hücum eden oyuncu tipidir.
Arka kort: Servis çizgisi, arka çizgi ve bunların arasında kalan yan çizgilerden mey­dana gelen bölümdür.
Backhand: Sağ elle oynayan oyuncuların topa vücutlarının sol tarafında, sol elle oy­nayan oyuncuların topa vücutlarının sağ tarafında iken yaptıkları vuruştur.
Çapraz vuruş: Topun çapraz olarak sahanın bir köşesinden vurulup, fileyi geç­tikten sonra diğer sahanın çapraz köşesine düşmesi demektir.
Açıyı kesmek: Mesela, volede hızla ileri doğru hareketlenerek, rakibin çapraz to­punun daha fazla açı almasını önlemek veya arka saha toplarının daha uzun git­mesini önlemek için yapılan harekettir.
Uzun vuruş: Normal vuruş veya vole vuruşlarında, topların rakip oyuncunun arka çizgisi civarına veya servis atışlarında, servis çizgisi yakınına düşmesidir.
Çift hata: Servis atışı sırasında, iki top hakkında da toplan fileye takmak veya ser­vis karesi içine düşürememek suretiyle puanı kaybetmektir.
Çift oyunu: Her sahada iki oyuncu olmak üzere, dört oyuncu ile oynanan oyun şek­lidir.
Çift oyunu dış çizgisi: Sahanın en dışında bulunan ve boydan boya geçen kenar çizgidir, yalnız çift oyunlarında kullanılır.
Paralel vuruş: Topun kenar çizgisi yakınından vurulup, aynı paralelde giderek rakip sahada aynı çizgi civarına düşmesidir.
Hızlı saha: Oynanan saha yüzeyinde topun yere vurduktan sonra, çok hızlı bir şe­kilde sürat kazanmasıdır. Mesela, çim kort ile toprak sahayı, beton kort ile an-tuka cinsi sahayı (karışımlı toprak saha) karşılaştırırsak, çim ve beton sahalar hızlı saha olur.
Düz vuruş: Topa düze yakın çok az spin ile vurmaktır.
On kort: File, servis çizgisi ve bu iki kısım arasındaki yan çizgileri de kapsamına alan bölümdür.
Forehand: Sağ elle oynayanların vücutlarının sağ tarafında, sol elle oynayanların ise sol taraflarında topa vurma şeklidir.
Game: Oyun: Bir oyuncu veya bir tarafın, diğer rakip veya takıma en az iki puan
ilerde olduğu durumlarda game tamamlanmış olur. 40-0, 40-15, 40-30 gibi skor­larda 40 puanı alan oyuncu, bir sonraki puanı kazandığı zaman bir oyunu ta­mamlamış olur.
Lob-Vole: Vole vuruşuyla topu havaya lob şeklinde vurmak şeklidir. 'Genellikle diğer oyuncu veya oyuncular da file yakınında bulunurlar.
Maç puanı: Maçın tamamlanmasına bir puan kalması durumudur. Mesela, 3 set üzerinden oynanan bir maçta; 6/4, 5/2, 40/15 gibi
veya, 5 set üzerinden oynanan bir maçta; 6/3, 7/5, 5/4, 40/30 gibi.
Vuruşları karıştırmak durumu: Topun süratini, yüksekliğini, spinini, kesik vu­ruşunu devamlı değiştirerek rakibin ritmini, oyun şeklini bozmak şeklidir.
Set puanı: Seti kazanmak için ihtiyaç duyulan son puan. Mesela, 5/2, 40/15 gibi.
Kısa açılı vuruş: File netinin üzerinden, çapraz olarak geçen ve genellikle servis karesi içine düşüp, rakip oyuncudan uzaklaşan bir vuruş şeklidir.
Tek oyunu (Sıngle): İki oyuncu arasında, her sahada bir kişi olmak üzere oynanır.
Yavaş saha: Tabii kırmızı toprak ve karışımlı toprak (Antuka) sahalardır. Toplar yere değdikten sonra, yavaşlar ve diğer bütün sentetik sahalara göre yüksek sıç­rar.
T Pozisyonu: Orta çizginin servis çizgileriyle bağlandığı yerdir.
X Pozisyonu: Oyuncunun orta sahada atak topunu vurduktan sonra, file ile servis çizgisi arasında ve topun geliş yönüne daha yakın, yani rakibin paralel veya çap­raz vuruşunu yakalayabileceği pozisyon yeridir.
Bunlardan başka teniste devamlı kullanılan yabancı menşeli terimler de vardır. Bunlardan bazıları;
Fallowthrough: Topa vurduktan sonra, raketin topun gittiği yönü izlemesidir.
Rally: Topun iki oyuncu arasında, hatasız gidip gelmesine denir.
Let: Tekrar edilecek vuruşa denir. Genellikle servis atışında olur.
Lingering: Oyun durduğu zaman tekrar oyuna başlamadan önce, bir oyuncunun ka­sıtlı davranarak, yavaş hareket ederek dinlenmeyi amaçlamasıdır.
Passing-Shot: Filede bulunan rakip oyuncunun, topa dokunmasına fırsat vermeden onu geçen ve puan olan vuruşlara denir.
Swing: Raketin, çeşitli kavisli hareketlerle önden arkaya veya arkadan öne doğru götürülmesine denir.
Scrambling: Bir oyuncunun kendisinden uzağa düşen topa zamanında yetişmek için, ayaklarını ve adımlarını gelişigüzel kullanarak son çabasıyla koşmasıdır.
Back-Swing: Vuruştan önce, raketin bir kavisle veya düz olarak geriye alınmasıdır.
Chop: Genellikle yükseğe (omuz hizasına) gelen toplara yukarıdan aşağıya kesilerek vurulmasına denir.
Anticipation: (Antisipasyon) Hasımdan gelen topa anlayarak, hissederek çok erken olarak hazır olmaktır.
Cevapla
Tags:tenis, terimleri
Cevapla Up