Konu Başlıkları
1 Karagöz Oyun Bölümleri
2 Karagöz Oyun Tiplemeleri
3 Karagöz Oyunları
4 Yapım teknikleri
5 Oyun örnekleri
6 Hayâlî
|
#1
|
|
20.08.07, 16:51
Konu Başlıkları 1 Karagöz Oyun Bölümleri 2 Karagöz Oyun Tiplemeleri 3 Karagöz Oyunları 4 Yapım teknikleri 5 Oyun örnekleri 6 Hayâlî
__________________ rüzgarin bile esip söndüremedigi mum vardir ya, o benim iste Konu puskullupabuc tarafından (31.08.07 saat 17:38 ) değiştirilmiştir.. Sebep: Bağlantılar düzenlendi. |
| Sponsorlar |
| |
|
#2
| ||||
| ||||
| Karagöz Oyun Bölümleri Mukaddime Oyundan önce perdenin ortasına konan göstermelik, nâreke (kamıştan yapılmış bir çeşit düdük) zırıltısı ve tef velvelesi ile kaldırılır. Göstermelik oyun hakkında fikir veren bir tasvir olabileceği gibi oyun ile âlakasız bir tasvir de olabilir. Daha sonra seyirciye göre sol taraftan Hacıvat semai formunda bir şarkı söyleyerek gelir, şarkısını bitirdikten sonra perde gazelini okur. Perde Gazeli Perdeden Göstermelik na’reke vızıltısı ve def velvelesi eşliğinde kaldırıldıktan sonra Hacıvat tarafından söylenen uyaklı manzum şiirlerdir. Hayali perde gazeline başlamadan “Oof Hay Hak!” diye yaratana seslenir. Oyunların tasavvufî yönlerinin ağırlıklı olarak vurgulandığı perde gazellerinde, yaratanın varlığı ve birliği övülürken insanın aciz bir kul olduğunun altı çizilir. Karagöz’ün ibret perdesi olduğu ve gösterinin bir ders niteliğinde olduğu belirtilir. En bilinen perde gazeli; Nakş-ı sun’un remz ider hüsnünde rüyet perdesi Hace-i hükmü ezeldendir hakikat perdesi Sîreti sûrette mümkündür temaşa eylemek Hâil olmaz ayn-ı irfâna basiret perdesi Her neye im’an ile baksan olur iş âşikâr Kılmış istilâ cihanı hab-ı gaflet perdesi Bu hayâl-i âlemi gözden geçirmektir hüner Nice Karagözleri mahvetti bu sûret perdesi Şem-i aşkın yandırıp tasviri cismindir geçen Âdemi amed şüt etmekte azimet perdesi Hangi zılla iltica etsen fena bulmaz acep Oynatan üstadı gör kurmuş muhabbet perdesi Dergah-ı Âl-i Abâ’da müstakim ol Kemterî Gösterir vahdet elin kalktıkça kesret perdesi. Bu gazel 1312 (H.) senesinde Üsküdar’da ölen Kemteri mahlasını alan Raşit Ali Efendi’nindir. Karagöze izafe edilen ve Bursa’da Çekirge yolundaki mezar taşına 1310 (H.) yılında yazılmıştır. Bu ve bunun gibi değişik perde gazellerinin okunmasıyla oyun açılmış olur. Perde gazeli bitimiyle Hacıvat seyirciyi selamlar ve Karagöz’ü çağırmak için teganniye başlar. Karagöz bağırmamasını söylese de Hacıvat bağırmaya devam eder. Bunun üzerine Karagöz aşağıya atlayıp, Hacıvat’la alt alta, üst üste kavga ederler. Hacıvat kaçar, Karagöz sırt üstü yerde yatarken anlamsız sözlerden oluşan tekerlemesini söyler. Karagöz Hacıvat’a kızıp söylenirken, “Bir daha gel bak ben sana neler yaparım” der. Hacıvat tekrar perdeye gelir ve Mukaddime biter, Muhavere (söyleşi – atışma) başlar. Muhavere Kelime anlamı karşılıklı konuşma olan muhavere, Karagöz ve Hacıvat’ın tüm özelliklerini bünyesinde barındıran bir bölümdür. Yanlış anlamalara dayalı, kelimelerin ses oyunlarıyla farklı anlamlarda kullanılmaları, ikilinin eğitim öğretim durumları ve kişilik özellikleri bu bölümde iyice belirginleşir. Eski oyunlardan günümüze ulaşan muhavereler asıl oyunun konusuyla ilgili değildir. Yeni yazılan muhavareler ise oyunla ilgili olabiliyor. Bu bölüm Karagöz’ün yabancı sözcükler kullanarak konuşan Hacıvat’ı yanlış anlaması ya da yanlış anlar görünmesi üzerine kuruludur. Böylece muhavere, ortaya türlü cinaslar ve nükteler çıkmasıyla sürer gider. Muhavereler her konuya açıktır, önceden bilinen bir muhaverenin içine günlük olaylar sokulabileceği gibi, günlük olayları şakacı bir dille eleştiren doğaçlama muhaverelerde olabilir. Bu Karagöz oynatan ustanın maharetine ve kültürüne bağlıdır. Evliya Çelebi’nin çok övdüğü Hayâlî Kör Hasanzade Mehmet Çelebi’nin akşamdan sabaha dek değişik taklitler yapıp herkesi hayretler içinde bıraktığı, 18. yüzyıl sonlarında yetişen Kasımpaşalı Hafız’ın da gece sabaha kadar sadece Hacıvat ile Karagöz’ü oynatıp konuşturduğu, dinleyenlerin çatlamak derecesine geldiği ve vaktin nasıl geçtiğini fark etmedikleri biliniyor. 18. yüzyıl sonlarında yetişen hayal küpü Emin Ağa’nın bir söylediği muhavereyi bir daha söylemez diye şöhreti vardır. Muhavere bölümü Hacıvat’ın Karagöz’den dayak yiyip kaçması, yalnız kalan Karagöz’ün “Sen gidersin de ben dururmuyum. Ben de giderim evime bakalım ayine-i devran ne suretler gösterir” diyerek çıkması ile sona erer. Fasıl (Asıl Oyun) Bu bölümde baştan sona bir oyun oynanır. Oyunlara ad olan olay örgüsü fasıl bölümünde geçer. Akışa göre kendi kılık ve şiveleri ile çeşitli tipler perdeye gelip giderler. Gelen her tip kendi müziği eşliğinde şarkısını söyler. Bitiş Fasıl bölümü sona erdikten sonra Karagöz ile Hacıvat perdeye gelirler. Karagöz Hacıvat’ı tekrar döver, bunun üzerine Hacıvat “Yıktın perdeyi eyledin viran, varayım sahibine haber vereyim heman” der ve seyirciyi selamlayarak çıkar. Karagöz’de “Her ne kadar sürç-i lisan ettikse affola! Hacıvat bir dahaki oyunda yakan elime bir geçer bak neler ederim sana neler” der ve seyirciyi selamlayarak çıkar. Perde arkasındaki ışığın sönmesiyle oyun sona erer.
__________________ rüzgarin bile esip söndüremedigi mum vardir ya, o benim iste |
|
#3
| ||||
| ||||
| Karagöz Oyun Tiplemeleri Oyuna adını veren esas tiptir. Hacivat'la birlikte oyunun iki temel kişisinden biridir. Cahil cesareti diyebileceğimiz bir cesarete ve gözüpekliğe sahiptir. Bu yüzden tekin olmayan kişilerle başı sık sık derde girer. Sürekli Hacivat'ın yardımını görür. Okumamış ama zeki ve hazircevaptır. Hacivat'la söylediklerini yanlış anlıyormuş gibi eğlenir. Sözlerine farklı ifadeler yükler. Genelde işsizdir, boş gezer. Hacivat'in bulduğu işlerde çalışır. Değişik oyunlarda değişik kıyafetler içinde görülebilir. Kadın Karagöz, Gelin Karagöz, Eşek Karagöz, Çıplak Karagöz, Süpürgeli Karagöz, Bekçi Karagöz, Çingene Karagöz, Tulumlu Karagöz, Davullu Karagöz gibi çeşitleri vardır. Oyun içinde rol gereği kiyafet değiştirse de, oyun sonuna daima kırmızının hâkim olduğu bilindik görüntüsü ile çıkar. Hacivat Medrese eğitimi görmüş, Arapça ve Farsça tamlamalarla, kelimelerle konuşan, her konuda bilgi sahibi olan biridir. Karagöz'le sürekli bir didişme içindedir. Ders verir tavrı, bilgiçliğe döner. Bazen bu çok bilmiş tavırları başlarını derde sokar. Yine de çeşitli badireler onun sayesinde atlatılır. Kiyafetine yeşil renk hâkimdir. Karagöz gibi değişik tasvirleri vardır. Kadın Hacivat, Keçi Hacivat, Çıplak Hacivat, Kâhya Hacivat. Diğer Kişiler Zenneler, Çelebiler, Tiryaki, Beberuhi, Tuzsuz Deli Bekir, Külhanbeyi, Zeybek, Efe, Acem, Arnavut, Arap, Rumelili, Kastamonulu, Laz, Kayserili, Yahudi, Haham, Ermeni, Rum, Frenk, Cinler, Cazular, Karagöz'ün oğlu, Hacivat'ın oğlu, vb. Halk hikayelerinden alınan oyunlarda değişik tipler perdeye gelir: Âşık Hasan, Muşlu, Tahir, Zühre, Ferhat, Şirin, Canan, Ahu, Leyla, Mecnun vb.
__________________ rüzgarin bile esip söndüremedigi mum vardir ya, o benim iste |
|
#4
| ||||
| ||||
| Karagöz Oyunları Kâr-ı Kadîm Karagöz Oyunlari *Aptal Bekçi, *Bahçe, *Bakkallık, *Balıkçılar, *Baskın, *Bursalı Leyla, *Büyük Evlenme, *Cambazlar, *Çeşme (Kütahya Çeşmesi), *Çifte Cazular, *Ferhat ile Şirin, *Hamam, *Kanlı Kavak, *Kanlı Nigâr, *Kayık, *Kırgınlar, *Leyla ile Mecnun, *Mal Çıkarma, *Mandıra, *Meyhane, *Orman, *Ortaklar, *Pehlivanlar, *Salıncak, *Sünnet, *Şairlik (Âşıklar), *Tahir ile Zühre, *Tahmis, *Ters Evlenme, *Tımarhane, *Yalova Sefası, *Yangın, *Yazıcı. Nev-i İcâd Karagöz Oyunları *Asçılık, *Bakkallık, *Cincilik, *Eczahane, *Hain Kahya, *Hançerli Hanım, *Hekimlik, *Kâğıthane Sefası, *Karagöz Dans Salonunda, *Sahte Esirci
__________________ rüzgarin bile esip söndüremedigi mum vardir ya, o benim iste |
| SELVILV kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye : | ||
gunsazak (20.08.07) | ||
|
#5
| ||||
| ||||
| Karagöz oyun malzemeleri Karagöz oyununda tasvirlerin yanısıra tasvir sopaları, zil, def, nâreke (kamış düdük), perdeyi aydınlatan ışık kaynağı kullanılır. Tasvir Yapımı Deriden, yapılacak tasvir ebatlarında küçük parçalar keserek üzerine çizim yapılır. Kesilen ve çizim yapılan parça su ile tavlandıktan sonra makasla etrafı kesilir. Deriden her bir parça ayrı ayrı kesip çıkarılır. Oynar parçalar gövde, etek, ayaklar varsa kol ve diğerleri teker teker çıkarılır. Sonra yumuşak olduğu için tercih edilen ıhlamur kütüğü üzerinde deri işlemeye başlanır. Nevreganlama işlemi çelik bıçaklarla yapılır. Delme işlemi (Nevraganlama), daha sonra kullanılan bıçaklara ad olmuştur. Nevregan denilen özel uçlu çelik bıçaklar aracılığı ile deriye delikler açılır. Pürüzleri, çapakları kazıma bıçağıyla kesilip deri temizlenir. Açılan bu delikler tasvirlerin hatlarını belirler ve ışığın perdeye geçmesine yardımcı olur. Baskı altında tutulup düzeltilen deri bu esnada kurur. Kazıma ve zımparalama işleminden sonra boyama aşamasına geçilir. Çeşitli bitki, kök ve doğal boyalardan hazırlanan kök boyalarla tasvirleri boyanır. Kontürlerini yani çevre çizgilerini is mürekkebi ile çektikten sonra tasvirin bağlantıları yapalır. Eskiden bağırsakla bağlanan parçalar bugün katküt, balmumlu ip ya da misina ile dikilmektedir. Deriden kesilen bozuk para büyüklüğündeki pullar – düğmeler de yerine dikilir. Düğmenin ortasına zımba ile oynatım sopasının gireceği delik açılır. Artık tasvir oynatıma hazır demektir. * Oynatım Tekniği ve Kullanılan Malzemeler Perdeler önceleri 2 x 2,5m iken sonraları 110 x 80cm ebadında yapılmaya başlanmıştır. İç tarafta perdenin altında kurulmuş "peş tahtası" vardır. Eskiden peş tahtası üstüne tasvirler, hayal ağacı, def, şem'a, oyun metni vb. konulurdu. Çeşitli Karagöz perde ebatları vardır. Her Hayâlî kendine göre bir düzenleme yapar. Genelde kullanılan perde 2 metre yüksekliğinde, 2 metre cephesi, 1 metre derinliği olan bir dikdörtgen çadırdır. Birbirine geçme borulardan oluşan bu çadırın dışı oyununa göre kadife veya basma bir kumaşla kaplanır. İç bölümde ekran kısmına tahta bir kasnak içine beyaz mermerşahi bez gerilir. Karagöz'ün oynatıldığı bu beyaz perdeye "ayna" denir. Halojen ışıkla aydınlatılan perde üzerinde tasvirler yatay takılmış tahta çubuklar aracılığı ile oynatılır. Karagöz oyununda tasvirlerin yanısıra tasvir sopaları, zil, def, nâreke (kamış düdük), perdeyi aydınlatan ışık kaynağı kullanılır.
__________________ rüzgarin bile esip söndüremedigi mum vardir ya, o benim iste |
| SELVILV kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye : | ||
gunsazak (20.08.07) | ||
|
#6
| ||||
| ||||
| Oyun örnekleri Karagöz Elma Şekeri: Karagöz çocuklara kötü davranır ve kendisine emanet edilen şekerleri satamaz. Tüm şekerleri yiyen Karagöz arabanın içine düşer. Çıktığında artık elma şekeri olmuştur. Bundan kurtulup yeniden insan olmaya çabalar... Karagöz'ün Sözü (Üsküdar Çeşmesi): Hacıvat, söz verip tutmayan Karagöz'e zamanın önemini anlatmak için bir oyun hazırlar. Sözün öenmini anlatan bu oyun Karagöz'ün rahatını kaçırır... Karagöz'ün Misafirleri: Akraba olduğunu söyleyen tipler gelip Karagöz'ün evine yerleşirler. Karısı sinirlenince Karagöz davetsiz misafirlerinden kurtulmak için çare aramaya başlar. Hacıvat yardımına koşar... Kız Kulesi Efsanesi: Gördüğü rüya üzerine kızını ölümden kurtarmak isteyen İmparator, denizde bir kayalık üzerine kule yaptırır. Karagöz bu kulede bekçi olarak çalışmaktadır... Ters Evlenme: Kâr-i Kadim bir oyun olan Ters Evlenme yeni yazılmış şekli ile seyirci karşısına çıkıyor. Evlenmek isteyen Tuzsuz Deli Bekir karşısında gelin diye Karagöz'ü bulur... Çifte Cazular: Masalsı ögeleri ağır basan oyunda Karagöz'le beraber Hacıvat'ta cezalandırılır. İki kafadar Cadılar tarafından eşek ve tekeye dönüştürülür... Cinli Yazıcı: İşsiz Karagöz Çelebi'den kiralanan dükkânda çalışmaktadır. Kendisine tuhaf bir yaratık musallat olur... Tahmis (Kahveci Güzeli): Karagöz Mısır Çarşısında gezerken Kurukahveci Mehmet Efendi ile tanışır. Kahvenin hikâyesini dinleyip nasıl yapıldığını görür...
__________________ rüzgarin bile esip söndüremedigi mum vardir ya, o benim iste |
| SELVILV kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye : | ||
gunsazak (20.08.07) | ||
|
#7
| ||||
| ||||
| Hayâlî Hayâlî’ye oyun sırasında “Yardak” denilen yardımcısı yardım eder. Yardak, oyun tasvirlerini perdeye giriş sırasına göre ustaya verir, def çalarak müziğe eşlik eder, oyunun efektlerini yapar. Karagöz, pek çok disiplini bünyesinde barındıran zorlu bir sanattır. Geçmişte Karagöz sanatçıları bir araya gelerek dernekler kurmuşlardır. Bugün UNIMA’nın çekirdeğini teşkil eden bu dernek ve kurucuları hakkında Türk Folklor Araştırmaları Dergisi’nde yayınlanan bir haberde, şunlar yazılmıştır. *Günümüzde Hayâlîler Hayalîler çoğunlukla İstanbul’da yaşamakta ve sanatlarına burada devam etmektedir. İstanbul’da yaşayan Hayalîler: Taceddin Diker, Orhan Kurt, Metin Özlen, Ünver Oral, Hasan Hüseyin Karabağ, Ramil Balakin, Ayfer Balakin, Alican Balakin, Alpay Ekler, Emin Şenyer. Ankara’da yaşayan Hayalîler: Mustafa Mutlu, Haluk Yüce. Bursa’da yaşayan Hayalîler: Şinasi Çelikkol, Tayfun Özertem...
__________________ rüzgarin bile esip söndüremedigi mum vardir ya, o benim iste |
| SELVILV kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye : | ||
gunsazak (20.08.07) | ||
|
#8
| ||||
| ||||
| ...eyvallah... Şem-i aşkın yandırıp tasviri cismindir geçen Âdemi amed şüt etmekte azimet perdesi
__________________ patron |
| gunsazak kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye : | ||
SELVILV (20.08.07) | ||
|
#10
| ||||
| ||||
| Maalesef kaybolmaya yüz tutmuş güzel bir sanat...Sadece ramazanlarda anımsanan..
__________________ |
| ADA kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye : | ||
SELVILV (27.11.07) | ||
| Sponsorlar |
| |