Nüve Forum


Nefesli Çalgılar hakkinda Kaval-Üflemeli çalgı ile ilgili bilgiler


[coverattach=1]Türk halk müziğinde dilli kaval, dilsiz kaval ve çifte kaval gibi üflemeli çalgılar kullanılır. Dilli ve dilsiz kavallar, birbirine çok benzer. İkisi de, çoğunlukla kamıştan ya da yabani armut ve

Like Tree1Likes
  • 1 Post By Baldassare

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 07.12.08, 11:26
Administrator
 
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 21.966
CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Kaval-Üflemeli çalgı

[coverattach=1]Türk halk müziğinde dilli kaval, dilsiz kaval ve çifte kaval gibi üflemeli çalgılar kullanılır.
Dilli ve dilsiz kavallar, birbirine çok benzer. İkisi de, çoğunlukla kamıştan ya da yabani armut ve erik ağacından, içi oyularak yapılan, ortalama 70 cm uzunluğunda silindir biçiminde birer borudur. Kaval yapımında ayrıca ceviz, kızılcık, kiraz gibi sert odunlu ağaçlar da kullanılır. Borunun bir yüzünde altı, öteki yüzünde bir olmak üzere toplam yedi delik vardır. Parmakla açılıp kapatılarak ya da açık bırakılarak çeşitli sesler elde edilen bu deliklere perde deliği denir.
Dilli kavalın üflenen ucuna, bir yanı kesilmiş, "dil" denen yuvarlak bir takoz sıkıştırılır. Bu uca "ağızlık" da denir. Dilsiz kavalın üflenen ucu, alt ucu gibi açıktır. İki tür kavalın da alt ucunda, borunun çatlamasını önlemek amacıyla takılan ve "halka" da denen tahtadan bir bilezik vardır. Bu parça, neydeki "parazvane"ye karşılıktır. Dilli kaval, çalınırken ağza dik olarak tutulur. Dilsiz kaval ise, ney gibi, hafifçe bir yana eğilir ve yandan üflenir. Dilli ve dilsiz kavalların ses alanı, bir buçuk oktav kadardır. Tiz sesler için
şiddetli, pes sesler için de hafifçe üflemek gerekir. Pes sesleri çıkarmak daha güçtür. Ucu tüylü bir çubukla kavalı arada bir yağlamak gerekir.
Özellikle Türkmenler arasında yaygın olan dilsiz ve dilli kavallar, Anadolu'nun pek çok kırsal yerleşim yerinde, çoban çalgısı sayılır. Bazı yerleşim yerlerinde kullanılan tek çalgı kavaldır.
Kaval, çobanların elinde, sürüye egemen olma, sürüyü yönetme aracıdır. Çobanlar sürüyü bir yerden bir yere götürmek ya da otlatmak ve sürüye su içirmek için kaval çalarlar. Her biri değişik olan bu havalara "suya indirme havası", "geri döndürme havası", "telez otlatma havası" denir. Çobanın iyisi, iyi kaval çalabilen, daha doğrusu, kava-lıyla sürüyü ustaca çekip çevirebilendir. Çobanların, kavallarıyla başardıkları inanılmaz işleri konu alan halk masalları vardır. Bu masallardan birinde anlatıldığına göre çoban, yanında çalıştığı beyin kızına sevdalanır. Kızını çobana vermek istemeyen bey, "Bir hafta susuz bırakılan sürüyü, su başına götürüp, susamış hayvanları kavalı sayesinde, su içmekten alıkoyabilirse, kızımı veririm" diye şart koşar. Çoban, o denli usta bir kavalcıdır ki, susuzluktan yanan sürüyü, suyun başında, çaldığı havayla adeta büyüler ve su içmeden döndürür. Bey de sözünü tutmak zorunda kalır.
Çifte kaval, çoğunlukla kartalın kanat kemiğinden yapılan iki kavalın, yan yana birbirine bağlanmasıyla yapılır. Her iki kavalın da üflenen ucunda, kamış düdükler vardır. Uzunlukları 20 cm dolayında olan kavalların yedişer deliği vardır. İkisi birden üflenen kavallar arasında akort farkı yoktur. Hatay'a özgü argun adlı üflemeli çalgı da, çifte kavala benzer. Bunlar da çoğu kez kartal kemiğinden yapılır. Çifte kaval ile argun arasındaki başlıca fark, argunun kavallarından birinin deliksiz oluşudur. Perde deliği olmayan bu kaval, sürekli aynı sesi vererek öteki kavala eşlik eder.
Kaynak:1-cilt:10

Eklenmiş Resimin Önizlemesi
Kaval-Üflemeli çalgý-kaval.jpg  
__________________

Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları

NuveRadyo Linki
Flatcast Tema Yapımı
Photoshop Dersleri Linki
Corel Draw Dersleri Linki
Corel PHOTO-PAINT Dersleri
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 08.12.08, 11:33
Baldassare - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
 
Üyelik tarihi: Oct 2006
Nereden: Acıbadem / İstanbul ve Gebze / Kocaeli
İletiler: 944
Baldassare karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Baldassare karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Baldassare karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Baldassare karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Baldassare karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Baldassare karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.
Standart Cevap: Kaval-Üflemeli çalgı

Kaval
Çoban çalgısı olarak bilinen kaval, yörede daha çok şimşir ağacından (nadiren livori, incir ve erik ağacından), altta 1 ve üstte 7 delikli olarak imal edilir. Dilli kaval ve dilsiz kaval olarak adlandırılan iki türü vardır. Dilli kavalın ucunda ses üretimini sağlayan bir düdük bulunur. Dilsiz kaval ise içi boş bir boru olup çalan kişi nefes teknikleriyle istenen sesi cıkarır. Kavalın kökeni hakkında değişik görüşler varsa da insanoğlunun en eski çalgılarından olduğu bilinmektedir. Ortadoğu ve orta asyada değişik formlarına rastlanır. Karadeniz bölgesinde diğer yörelerde sınırlı kullanımına rağmen Trabzon’da Köprübaşı ve Çaykara ilçeleri ve Hopa Kemalpaşa bölgesinde tek geleneksel müzik enstrumanı olarak horonlara eşlik çalgısıdır
Etimoloji:
Gazimihal, kaval kelimesinin kav kökünden türediğini ileri sürmüştür. Buna karşılık Yunanca “lahana, pırasa vs. sapı” anlamına gelen havlos (Χαυλος) veya avlos (Αυλος) “flüt, kaval” kelimelerinden türemesi daha yüksek bir ihtimaldir.
Tarihçe:
Bilinen en eski kaval Macaristan'da bir Türk çobanın mezarında bulunmuş olan turna kuşunun kemiklerinden yapılmış çifte kavaldır. Kaval ülkemizde çok çeşitli bölgelerde çalınır türkülere eşlik eder. Türkiye'de kaval denilince akla Sinan Çelik,Osman Aktaş gibi ustalar gelir. Kaval dünyaya bir Macar çalgısı olarak tanıtılmış olsa da aslında kökeni Orta Asya'ya dayalıTürklerce çalınan bir nefesli çalgıdır.
Teknikler:
Dilsiz Kaval üflenme teknikleri açısından Ney'e benzer fakat ayrıldığı önemli farklılıklar vardır. Dilsiz kavaldan ses çıkarmak için dudaklar U harfi biçimine getirilir ve çeneye paralel tutlan kaval yüz ekseninden yaklaşık 45 derece sağ ya da sola saptırılarak ses çıkarılmaya çalışılınır. Dilli kavalda ses çıkartmak daha kolay olsa da çalmak için horlatma denilen ve alt-üst çene kemiklerininde kullanıldığı zor bir yöntem uygulamak gerekir. Yapı olarak oldukça basit olan kaval nefese büyük özgürlük tanıdığı için çok değişik üfleme teknikleri geliştirilebilir.
Kaynakça:
Özhan Öztürk(2005). Karadeniz: Ansiklopedik Sözlük. 2 Cilt. Heyamola Yayıncılık. İstanbul. ISBN 975-6121-00-9
"Kaval - Vikipedi" adresinden alındı.
__________________
Koz sizi izlemeye devam ediyor...

Konu Baldassare tarafından (08.12.08 saat 11:36 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
çalgı, kaval-üflemeli

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 10:49 .