|
#1
|
Bunlara Baktınız mı?
19.07.07, 00:26
Affetmek | Affetmek | Affetmek üzerine | Unutma | Unutma | Nefreti asmanın tek yolu var: Affetmek. Başkalarını affettiğimizde biz özgürleşiriz. Nefret yasamdan zevk almamızı, insanların güzel yanlarını görmemizi engeller. Hiç kimse saf iyi ya da saf kotu değildir. Salt kötülükleri görmek bir süre sonra şüphe, depresyon ve umutsuzluk denizinde boğar insani. Nefret dolu bir yasam, mutsuz bir yasamdır. Affetmek insani derinleştirir. Affetmek için, insanin ruhsal ve zihinsel olarak kendisini hazır hissetmesi gerekir. Çünkü affetmek bir seçimdir. Kimsenin zorlamasıyla affetmek mümkün değildir. Affetmek bir süreçtir. Birdenbire affedişler bile bir sürecin ürünüdür. Affetmeyi seçtiğinizde kimse size borçlanmayacaktır. Yani koşullu affetme yoktur. Diğer insanin da sizi affetmesini, değişmesini veya sizin istediğiniz gibi olmasını beklemeyin. Affetmek bir seçimdir. Amacı sizin rahatlamanızdır, sizin özgürleşmenizdir. Nefret duyduğunuz kişinin yasıyor ya da ölmüş olması sizin affetme sürecinde duyduğunuz acıların yoğunluğunda bir farklılık yaratmayacaktır. O acılar sizin acılarınız. Affetmek kolay değildir. Fakat özgürleşmek için gereklidir. Çoğu insan affetmenin nefret ettiği kişiyi suçsuz ya da hakli bulduğu anlamına geleceğini sanır. Oysa affetmek, geçmişteki anıların boyunduruğundan kurtulmak, yaşamımızı kontrol altında tutmasına son vermek demektir. Affetmek, o kişiyi sevmek değil. Affetmek, o kişiyle konuşmak zorunda olmak değil. Affetmek, o kişiyle ilişkiyi sürdürmek değil. Affetmek, o kişinin beklentileri doğrultusunda davranmak değil. Affetmek, o kişiyi kucaklamak değil. Affetmek, o kişiyi suçsuz bulmak değil. Affetmek, o kişiyi hakli bulmak değil. Affetmek, o kişinin verdiği zararları telafi etmek için çaba göstermemek değil. Affetmek kırgınlığın, küskünlüğün, nefretin hapishanesinden özgürlüğe kavuşmaktır. Affetmek artık acıyı hissetmemektir. Yapılanları zihinsel olarak unutmak zaten mümkün değildir. "Duygusal unutma" affetmenin Diğer adıdır. Sevdiklerimizin ruhlarında oluşan anlık değişimleri,duygu sıçramalarını,her zaman çok da belirli nedenlere bağlı olmayan yakınlaşmalarını ve uzaklaşmalarını,bilinçlerinin alt kısımlarında ki ulaşılmaz bölgelere saklanmış arzularının değişik biçimlerde ve beklenilmeyen zamanlarda ortaya çıkışını izleseyebilseydik, herhalde sakin bir denizde suların arasından aniden yükselen bir canavarı gördüğünde zavallı bir balıkçının hissedeceği korkuyu ve şaşkınlığı hissederdik... Ürkütürlerdi bizi. Hiç bir zaman başka bir insanı,o insan en yakınımız olsa bile,tümüyle tanıyamayacağımızı,iki insanın arasında daima görülemez karanlık alanların bulunacağını,iki insanın asla tam anlamıyla bütünleşemeyeceğini,kimseye kendimizi bütün açıklığımızla gösteremeyeceğimiz gibi kimsenin de kendisini bize bütün açıklığıyla gösteremeyeceğini fark edip,kendimizi bu dünya da yapayalnız hisseder,yüzünü gördüğümüz,sesini duyduğumuz,günlerce,aylarca,hatta yıllarca konuştuğumuz,birlikte en gizli zevkleri paylaştığımız birinin nasıl olupta bize yabancı olabildiğini anlayamamanın çaresizlini yaşardık... Bütün bunları bilseydik,en sevdiklerimize bile,en kısa ayrılıktan sonra dahi''kimsin sen''diye sorma ihtiyacı hissederdik.... Ahmet Altan ALDATMAK Adlı kitabından
__________________ Bilmek; en ağır yüküdür insanın. |
| Sponsorlar |
| |
![]() |
| Tags |
| affetmek, duygusal, unutma |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|