iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 00:53 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » kütüphane » Kültür » Edebiyat » Edebiyat taslakları » edebiyat genel

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #11  
Alt 03.03.07, 03:41
nuvekolik
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Ynt: edebiyat genel

2. yeni şiiri
1955-1965) Garipçilerden ve Birinci yenicilerden ayrı bir yolla şiirlerini yayınlamışlardır. Bir gruplaşmaları yoktur. Bu dönem içinde ayrı ayrı yerlerde yayınlanan şiirlerinde benzerlik görülmesi üzerine bu adla anılmaya başlamışlardır. İkinci yeni şiirde görülen özellikleri şöyle sıralayabiliriz:

İkinci yeniciler alabildiğine hayalcidirler.

Konuşma diline sırt çevirmişlerdir. Serbest çağrışıma dayanan şiirleri kopuk kopuktur. Tesadüfen seçilmiş kelime veya cümlelerin alt alta sıralanmasıyla şiirin oluşturulduğu intibaını verirler. Genelde cümle yapıları bozuktur. Bir boşvermişlik havası hakimdir.

Sezai Karakoç'un "Laleli'den dünyaya doğru giden bir tranvaydayız" mısrası ikinci yeni şiirini tanıtacak niteliktedir.

İkinci Yenicilerden birkaç isim: Ece Ayhan (1931), Sezai Karakoç (1933), Cemal Süreya (1931-1990), Turgut Uyar (1927-1986), Edip Cansever (1927-1986), Kemal Özer (1935).



Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
  #12  
Alt 03.03.07, 03:41
nuvekolik
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Ynt: edebiyat genel

nobel edebiyat ödülü alanlar
1901, Sully Prudhomme, şair, Fr.
1902, Theodor Mommsen, tarihçi, Alm.
1903, B. Bjørnson, romancı, şair, oyun yazarı Nor.
1904, Frédéric Mistral, şair, Fr. J. Echegaray, oyun yazarı, İsp.
1905, H. Sienkiewicz, romancı, Pol.
1906, Geosuè Carducci, şair, İtal.
1907, Rudyard Kipling, şair, romancı İng.
1908, Rudolf Eucken, filozof, Almanya
1909, Selma Lagerlöf, romancı, İsveç
1910, Paul von Heyse, romancı, oyun yazarı Almanya
1911, Maurice Maeterlinck, oyun yazarı Bel.
1912, Gerhart Hauptmann, oyun yazarı, Almanya
1913, Sir R. Tagore, şair, Hindistan
1914, Ödül verilmedi.
1915, Romain Rolland, romancı, Fr.
1916, V. von Heidenstam, şair, İsveç
1917, Karl, Gjellrup, romancı, Dan.H. Pontoppidan, romancı, Dan.
1918, Ödül verilmedi.
1919, Carl Spitteler, şair, romancı, İsviçre
1920, Knut Hamsun, romancı, Nor.
1921, Anatole France, romancı, Fr.
1922, J. Benavente y Martinez, oyun yazarı, İspanya
1923, William Butler Yeats, şair, İrl.
1924, Wladyslaw Reymont, romancı, Polonya
1925, George Bernard Shaw, oyun yazarı, İrl.
1926, Grazia Deledda, romancı, İtalya
1927, Henri Bergson, filozof, Fransa
1928, Sigrid Undset, romancı, Nor.
1929, Thomas Mann, romancı, Alm.
1930, Sinclair Lewis, romancı, ABD
1931, Eric Axel Karlfeldt, şair, İsveç
1932, John Galsworthy, romancı, İng.
1933, İvan Bunin, romancı, SSCB
1934, Luigi Pirandello, oyun yazarı, İtalya
1935, Ödül verilmedi.
1936, Eugene O'Neill, oyun yazarı, ABD
1937, Roger Martin du Gard, romancı, Fr.
1938, Pearl Buck, romancı, ABD
1939, Frans Eemil Sillanpää, romancı, Fin.
1943, Ödül verilmedi.
1944, J.V. Jensen, romancı, Dan.
1945, Gabriela Mistral, şair, Şili
1946, Hermann Hesse, romancı, İsviçre
1947, André Gide, romancı, denemeci, Fr.
1948, T.S. Eliot, şair, eleştirmen, İng.
1949, William Faulkner, romancı, ABD
1950, Bertrand Russell, filozof, İng.
1951, Pär Lagerkvist, romancı, İsveç
1952, François Mauriac, şair, romancı, oyun yazarı, Fr.
1953, Sir Winston Churchill, tarihçi, hatip, İng.
1954, Ernest Hemingway, romancı, ABD
1955, Halldör Laxness, romancı, İzl.
1956, Juan Ramön Jiménez, şair, İsp.
1957, Albert Camus, romancı, oyun yazarı, Fr.
1958, Boris Pasternak, romancı, şair (ödülü reddetti), SSCB
1959, Salvatore Quasimodo, şair, İtal.
1960, Saint-John Perse, şair, Fr.
1961, Ivo, Andric, romancı, Yug.
1962, John Steinbeck, romancı, ABD
1963, Georgios Seferis, şair, Yun.
1964, Jean-Paul Sartre, filozof oyun yazarı (ödülü REDDETTİ
1965, Mikhail Şoholov, romancı, SSCB
1966, Shumuel Yosef Agnon, romancı, İsrail elly Sachs, şair, İsveç
1967, Miguel Angel Asturias, romancı, Guat.
1968, Kavabata Yasunari, romancı, Jap.
1969, Samuel Beckett, romancı, oyun yazarı, İrl.
1970, Aleksandr Soljenitsin, romancı, SSCB
1971, Pablo Neruda, şair, Şili
1972, Heinrich Böll, romancı, AFC
1973, Patrick White, romancı, Avustralya
1974, Eyvind Johnson, romancı, İsveç Harry Martinson, romancı, şair, İsveç
1975, Eugenio Montale, şair, İtal.
1976, Saul Bellow, romancı, ABD
1977, Vicente Aleixandre, şair, İsp.
1978, İsaac Bashevis Singer, romancı ABD
1979, Odisseus Elitis, şair, Yun.
1980, Czesraw Milosz, şair, ABD
1981, Elias Canetti, romancı, denemeci, Bul.
1982, Gabrial Garcia Márquez, romancı, gazeteci, Kolom.
1983, William Golding, romancı, İng.
1984, Jaroslav Seifert, şair, Çek.
1985, Claude Simon, romancı, Fr.
1986, Wole Soyinka, şair, oyun yazarı, Nijerya
1987, Joseph Brodsky, şair, eleştirmen, ABD
1988, Necib Mahfuz, romancı, Mısır
1989, Camilo José Cela, romancı, İsp.
1990, Octavio Paz, Mexico
1991, Nadine, Gordimer, South Africa
1992, Derek Walcott, Saint Lucia
1993, Toni, Morrison, ABD
1994, Kenzaburo Oe, Japonya
1995, Seamus Heaney, İrlanda
1996, Wislawa Szymborsa, Polonya
1997, Dario Fo, İtalya
1998, Jose Saramago, Portekiz
1999, Günter Grass, Almanya
2000, Gao Xingjian, Çin
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 03.03.07, 03:42
nuvekolik
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Ynt: edebiyat genel

roman
Bir düzyazı türü olan roman, insan ilişkilerini anlatımıdır diyebiliriz. İnsanın yaşadığı Serüvenler, iç dünyasının gerçekliği; insan-insan, insan-mekan, insan-doğa ilişkileri yaşadığı ortamın özellikleri toplumsal olay ya da olgular ekseninde belli insanlık durumları öne çıkarılarak işlenir.

Romanın burjuva toplumunun bir ürünü olduğu, 18. ve 19. yüzyılda gerçek kimliğine kavuştuğu söylense de; burjuva öncesi dönemde, özellikle Ortaçağ ve Rönesans edebiyatında kimi roman örneklerine rastlamaktayız. Romanın ortaya çıkışında söylenceler, destanlar, kahramanlık öyküleri ve masalları ilk kaynak olarak alabiliriz.

Roman sanatının günlük yaşama dönük soyutlayıcı bakışı öncesinde ise söylenceler, mitolojik öyküler, şövalye ve kahramanlık öyküleri, anılardır. Romana ilk elden kaynaklık eden Pikaresk roman anlayışıyla "yeni bir insan tipi" ortaya çıkarılır. Romandaki ana figür olan "tip" dünyaya ve toplumsal yaşama "aşağıdan yukarıya doğru yönelmiş" bir bakışla bakar, bu eksende gezgin bir ruhla yaşar. Sürekli bir dönüşüm içindedir.

İlk başarılı roman örneğini 17. Yüzyılda Miguel de Cervantes (1547-1616) Don Quijote (1605-1615) adlı yapıtıyla verir. 18. yüzyılda, Cervantes'in açtığı gerçekçi yolda, roman sanatının gelişmesinin ilk öncüleri İngiliz romancılar Samuel Richardson (1689-1761) ve Henry Fielding'in (1707-1754) ürünlerine rastlarız. Gerçeğe, tarihe bağlılıkları romanı olaylar dizisi anlatan, kahramana bu bakımdan anlamlar yükleyen bir tür olarak, diğer türlerden ayrıcalıklı bir yere getirir. 18. yüzyıla gelindiğinde romanın etkinlik alanı genişlerken; yaşanmışlık duygusunun ağır bastığı olayların "hikaye" edilmesiyle de yeni bir dönem başlar.

Daniel Defoe'nün (1660-1731) Robinson Crusoe'de (1719) "ıssız ada"ya sığınan insanın serüvenini anlatmasını roman sanatının gelişimine katkı olarak alabiliriz. Roman sanatının "anılar"ın ötesinde bir edebiyat türü olduğunun, belki de altını en iyi çizen, bir romandır. Ayrıca bu tür bir romanın ortaya çıkış koşullarını da ayrıca değerlendirmek gerekecektir. Çünkü bu yüzyıl bilimde, teknoloji ve toplumsal gelişmelerde birçok şeyin önünü açacak olan bir dönemin başlangıcıdır.

Goethe'nin (1749-1832) Faust'unun (1831) bu süreçte çıkmış olması da önemlidir. Aydınlanma düşüncesi, kuşkusuz, romanın gelişimini de etkilemiştir. Bu anlamda Faust yeniçağın simgesi durumundadır. Romantizmin etkin olduğu bu süreçte aydınlanma romanının ilk nüveleri verilmektedir. Diderot (1713-1784) Rameau'nun Yeğeni'ni (1762-63), J. J. Rousseau (1712-1778) Yalnız Gezerin Hayalleri'ni yazar.

Puşkin (1799-1837) Yüzbaşının Kızı, Lermontov (1814-1841) Zamanımızın Bir Kahramanı romanlarıyla; Victor Hugo (1802-1885) roman külliyatıyla yeni dönemin hazırlayıcı yazarlarındandırlar. Romanda bakış açısının kurulması, anlatım biçiminin belirlenmesi, romanın yapısını oluştururken kahraman, çevre, olay ekseninde gelişen bireysel ve toplumsal durumların romanın bu yapısı içinde yer alış biçimi. . . gibi roman sanatına dair sorunlar 19. Yüzyıl romanıyla gündeme gelir, ele alınır.

Roman kuramının asıl oluşma süreci de bu dönemde başlar. Stendhal (1783-1842), Balzac (1799-1850) Flaubert (1821-1880), Turgenyev (1818-1883), Dostoyevski (1821-1881), Tolstoy (1828-1910), Zola (1840-1902), Henry James (1843-1916), Proust (1843-1916) yüzyılın önemli romancıları olarak öne çıkmaktadırlar. 20. yüzyıla gelindiğinde roman sanatı bireyin zaferi olarak algılanır. İnsanlığın tarihinin dönüm noktalarında varolan bir sanat olarak yerini almıştır. Feodalizmin yıkılıp burjuvazinin ortalya çıkışı bir bakıma romanın da tarihini yazıyordur.

Romanın gelişme çizgisi bu eksende yerini bulur. 19. yy. romanı bunun kanıtıdır. Yeni yüzyıl ise roman sanatı adına arayışlar, buluşlar, yenilikler getirir. Yeni anlatım yolları, teknikler denenir. Roman, edebiyat ortamlarında kabul gören bir tür olur. Yenilikçi bir roman anlayışının öncülerine yüzyılın başlarında rastlamaktayız : V. Woolf (1882-1941), J. Joyce (1882-1941), Kafka (1883-1924), W. Faulkner (1897-1962), D. H. Lawrence (1885-1930).

Bir yanıyla yazınsallığı ön plana alan, gerçekçiliğe yeni bir boyut getirerek, romana yeni anlatım olanakları sağlayan Yeni Roman akımının ortaya çıkması, özellikle A. Robbe-Grillet, N. Sarraute, M. Butor, C. Simon gibi yazarların bu akım ekseninde ürün vermeleri; öte yanıyla da G. G. Marquez öncülüğünde Latin Amerika Romanı yüzyılın gündemine şu yazarlarla girer : Miguel Asturias, Carlos Fuentes, Mario Vargas Llosa, Julio Cortazar, Jorge Amado, Isabel Allende, Cabrera Infante, Manuel Scorza, Vascancelos, Manuel Puig.

Romancı Kimdir?

Romancı edebiyat ortamıyla beslenen; varoluşunu bu ortamın ve yaşamın gelişme koşullarına göre biçimleyen sanat insanıdır. Yaşam gerçekliğiyle yazı gerçekliğini buluşturmada romanın ne olduğu sorusunu sorarak, sorgulamasını yaparak yola çıkandır da bir bakıma. Kendi roman dünyasını kurmak için bu tür bir hesaplaşmayı yapabilendir, bunu göze alabilen edebiyat insanıdır demeliyiz.

Kuşkusuz bu da romancıyı romanın tarihini bilmeye, okumaya, bunu sorgulamaya itecektir. Bilme ve sorgulama süreci onun için bir nevi "roman okulu" dur. Bu süreç sonrasında da neyi, nasıl yazacağı sorusunu kendisine sorarak yola çıkar. Edindiği birikim, deneyimler önemlidir. Dönemin tarihsel, toplumsal gerçekliğiyle bireyin serüveni bütün boyutlarıyla onun gözlemevindedir.

Romancı, kurduğu roman dünyası ile okura yeni bir evren sunandır. Özgün, yeni; anlamı, boyutu, derinliği olan bir yapıtı ortaya koyandır. Düşündürttüğü kadar yol aldırandır da. Roman yazarının eylemselliği de işte burada yatar. Onun roman/romancı kavrayışı okur katında karşılığını bulduğunda katılım, hatta yeniden yazım süreci başlar. Bu açıdan roman yazarı, bir maestro olmasa da; Adalet Ağaoğlu'nun deyimiyle: "insanı, onun sınıfsal, toplumsal konumu içindeki ilişkilerini, bu ilişkilerin karmaşıklığını ve çelişkilerini kavramak, kavradığını yeni bir yorumla yeniden üretmek; dışarıdan hemen görünmeyen insan gerçekliklerini ışıklandırmak zorunda" olan edebiyat insanıdır.

Romanın Teknik Sorunları

Roman sanatı, bugün geldiği noktada kendi kuramını/teorisini oluşturabilmiş ender edebiyat türlerindendir. Bu da, romanın toplumun dinamiğini yakalayan bir tür olma özelliğini gösterir bize. Bu gelişme çizgisinde, 20 yy. 'da roman türlerinin zenginliğinden söz edebiliriz: Macera romanı, gezi romanları, aşk romanları, evlilik romanları, aile romanları, oluşum romanları, gelişim romanları, eğitim romanları, sanatçı romanları, devlet romanları, tarihi romanlar, köy romanları, büyükşehir romanları, kasaba romanları, ütopya romanları, anahtar romanlar, kadın hakları romanları, çağ romanları, polisiye romanları, gerilim romanları, bilimkurgu romanları, yığın romanı, belgesel roman, coşumcu roman, gerçekçi roman, yaşamöyküsel roman.

Bu da, ister istemez, roman sanatının teknik sorunlarını hep gündemleştirmiştir. Romanın bilinen öğelerinin; olay ve olgu, tip ve karakter, anlatıcı ve anlatım, içerik ve düşünsel boyut, yer ve zaman gibi kavramların; bu zenginlik içinde farklı anlamsal ve biçimsel yapılara büründüğünü gözleriz. Değişmeyen konumdaki 'yazar'ın/'romancı'nın işlevi de sorgulanmıştır. "Roman öldü, krizde" gibisinden sözlerin açtığı tartışma boyutun da romanın biçim arayışlarından kaynaklandığını söyleyebiliriz.

Bir romanın bir tek yazar dışında da yazılabilirliği, bir uç nokta olarak görülse de, gerçekliği güncelliğini korumuştur. Roman sanatının asal sorunlarına gelince; dil, anlatım yöntemleri, tematik yapının kuruluşu, konu(lar); romancının donanımı, kimliği ile roman kuramı ekseninde hep yeni tartışmalar gündemde tutulmuştur.

Dünya romanında "büyülü gerçeklik", "doğu egzotizmi" gibi kavramlarla yerleştirilmeye çalışılan bakışın roman sanatının giderek dünyanın ortak mirası/dili olma özelliğini (savını) güçlendirecek niteliktedir. Bu anlamda Dünya romanının gelişme seyri, ibresi roman sanatının yeni anlatım olanaklarına her an yöneldiğini göstermektedir. Türsel zenginlik de bunun bir göstergesidir.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 03.03.07, 03:42
nuvekolik
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Ynt: edebiyat genel

tanzimat edebiyatı
Tanzimat Edebiyatı, siyasi tanzimatın ilanından yaklaşık 20 yıl sonra, 1860'ta, Şinasi'nin Tercümanı-ı Ahval Gazetesi'ni çıkarmasıyla başlar ve 1895'e kadar sürer.

Tanzimat Edebiyatı, eski kuruluşlarla düşüncelerin karşısına toplumsal ve siyasal düzeltimlerle çıkar. Yayınevlerinin gelişmesi, gazeteciliğin Batı'dan geniş ölçüde esinlenmesi, güçlü edebiyatçıların yetişmesi, etkili bir kamuoyu yaratır.

Tanzimat Edebiyatı, Batı'ya yönelmiş bir Türk Edebiyatı'dır. Toplum hayatımızın hızla değişme ve gelişme akımlarının itici fikir gücü Tanzimat'la başlar. Divan Edebiyatı'nın yüzyıllar boyu süren durgunluğu, Tanzimat'la ortadan kalkmıştır.

Tanzimat'tan sonra orta sınıf oluşur; bu orta sınıf, kendi edebiyatını yaratır; yeni bir edebiyat ortaya çıkar. Dil, artık Divan Edebiyatı dili değil, orta tabakanın günlük konuşmaya çok yakın olan dilidir. Tanzimat'tan sonra nesir, roman ve tiyatro büyük bir yer işgal eder. Nesrin gelişmesinde gazeteciliğin büyük rolü vardır.

Tanzimat Edebiyatı ile; topluma yeni bir duyuş, düşünüş ve anlatış tarzı, yeni bir dünya ve insan anlayışı gelmiş; bütün edebiyatımız boyunca önemsenmemiş bulunan düz söz dönemi başlamıştır. Avrupa düşünüş sistemi, Tanzimat'la ülkeye yayılır. Şinasi, Ziya Paşa, Namık Kemal, Ahmet Mithat, Recaizade Ekrem, Abdülhak Hamit, Sami Paşazade Sezai bu dönemin en önemli kişileridir.



Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye :
parpali08 (12.07.07)
  #15  
Alt 06.03.07, 14:10
Meraklı
Üyelik tarihi: Feb 2007
İletiler: 104
Ettiği Teşekkür: 0
16 tane iletisine 23 kere teşekkür edilmiş
sharp_sword doğru yolda ilerliyor.
  Send PM
Standart Ynt: edebiyat genel

emeğin için tşk.
__________________
><.·´¯`·. ( Forumda yaşadığınız ve çözüm istediğiniz sorununuz varsa bunu özel mesaj atarak değil Yardım bölümümüzde " Yardım İstekleriniz" adlı kısma yazın.Böylelikle daha hızlı bir şekilde size yardımcı olunacaktır.

) ¸.·´¯`·.¸><
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
Cevapla

Tags
edebiyat, genel

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz