|
#1
|
|
07.03.07, 14:20
Binbir gece masalları | '1001 Gece Bale Topluluğu' Türkiye'ye geliyor | Gece Makyajınızı Kendiniz Yapın - Gece makyajında gözlere nasıl bir makyaj yapılmalı? | Uluslararası 1001 Belgesel Film Festivali | Ayrılık acısını geçirmenin 1001 kısa yolu! | Tarihçe 8. yüzyılda Arap Abbasi Halifesi Harun Reşid zamanında Bağdat önemli bir kozmopolit şehirdi, İran, Çin, Hindistan, Afrika ve Avrupa'dan gelen tüccarlar ile dolup taşmaktaydı. Bu dönemde, şehrin kültürel yapısı da gelişmiş, Arap kültürü, özellikle diğer Doğu kültürleriyle harmanlanmıştı. Binbir Gece Masalları'ndaki hikâyeler işte bu dönemde, halk hikâyeleri olarak ortaya çıkmıştır. Sözle aktarılan bu hikâyeler sonunda tek bir eserde derlenmiştir. Hikâyelerin çekirdeğini eski bir Fars (İran) kitabı olan Hazâr Afsâna ('Bin Efsane', Farsça: هزارافسانه) oluşturmuştur. 9. yüzyıl dolaylarında hikâyeleri derleyen ve Arapça'ya çevirenin masalcı Ebu abdullah Muhammed el-Gahşigar olduğu söylenir. Eserdeki hikâyelerin çerçevesini oluşturan Şehrazad öyküsünün esere 14. yüzyıl dolaylarında katıldığı düşünülmektedir. Eser Fransızcaya 1704'te çevrilmiş, ilk modern Arapça derlemesi ise 1835'te Kahire'de yapılmıştır. Fransızca'ya 1704'te çevrilmişse de, eserin ve ihtiva ettiği hikâyelerin bir kısmının daha önceden Batı'ya geldiği düşünülmektedir. Konusu Hikâyeye göre Fars kralı Şehriyar "Hindistan ile Çin" arasındaki bir adada hüküm sürer (eserin daha sonraki biçimlerinde, Şehriyar'ın Hint ve Çin'de egemenlik sürdüğü yazar). Şehriyar, karısının kendisini aldattığını öğrenir ve öfkelenir, tüm kadınların sadakatsiz, nankör olduğuna inanmaya başlar. Önce karısını öldürtür, sonra da vezirine her gece kendisine yeni bir hanım bulmasını emreder. Her gece yeni bir gelin alan Şehriyar, geceyi geçirdikten sonra tan vakti kadınları idam ettirir. Bir süre bu böyle devam eder, daha sonra vezirin akıllı kızı Şehrazad bu kötü gidişata son vermek için bir plan kurar ve Şehriyar'ın bir sonraki eşi olmaya aday olur. Evlendikleri geceden başlayarak, kardeşi Dünyazad'ın da yardımıyla her gece Şehriyar'a çok güzel ve heyecanlı hikâyeler anlatır. Tam şafak vakti geldiğinde, hikâyenin en heyecanlı yerinde anlatmayı keser. Hikâyenin sonunu merak eden Şehriyar, ertesi gece devam edebilmesi için, o gecelik Şehrazad'ın idamını erteler. Kitabın sonuna kadar, Şehrazad'ın Şehriyar'a anlattığı hikayeler yer alır. Sona gelindiğinde, Şehrazad üç erkek çocuk doğurmuştur ve evlenmelerinin üzerinden uzunca bir süre geçmiştir. Kralın kadınlara olan öfkesi ve kötü düşünceleri dinmiş, Şehrazad'ın sadakatine inanmıştır. Böylece önceki emrini de kaldırır. "Sultan Şehrazad'ı Affederken", Arthur Boyd Houghton.Eserde bulunan hikâyeler çeşitlidir; şiir, komedi, trajedi ve alaycı olanlarının yanında, aşk hikâyeleri, tarihi ve dini olanlar da mevcuttur. Eserdeki önemli bir nokta da bazılarındaki erotik motiflerdir. Bu bölümler, eserin çeşitli yerlerinin zaman zaman sansürlenmesine neden olmuştur. Eserde, hayalî veya mitik yer ve karakterlerin yanı sıra gerçek yer ve karakterler de yer alır, çoğu zaman hayalî ve gerçek kişiler, olaylar ve yerler harmanlanmıştır. Örneğin, eserdeki birçok hikâyede göze çarpan baş karakter Abbasi Halifesi Harun Reşid'dir. Bazen Şehrazad'ın anlattığı bir hikâyede geçen bir kahramanın kendine has bir hikâyesi ve o hikâyenin de içinde farklı bir hikâye olabilir. Böylece eser zengin biçimde farklı tabakalardan oluşur. Popüler kültürü de etkileyen eser, bir bütün olarak ya da içerdiği hikâyeler tek tek filme alınmış, benzer edebi eserlerin yazılmasına ilham kaynağı olmuştur. Farklı basımları Eserin bir Avrupa dilindeki ilk baskısı, Antoine Galland tarafından yapılmış Fransızca çevirisidir (1704-1717). Bu çeviri eserin daha önce derlenmiş bir Arapça sürümünden yapılmıştır. 12 ciltten oluşan bu ilk çeviri, Les Mille et une nuits, contes arabes traduits en français , büyük ihtimalle çevirinin yapıldığı Arapça nüshada bulunmayan fakat çevirmen tarafından bilinen bazı Arapça hikâyeleri de içermekteydi. 850 yılı civarında ortaya çıkan Arapça derleme, Alf Layla (Bin Gece) ise büyük ihtimalle, daha önce yazılmış olan Hazar Afsanah (Bin Efsane) isimli Fars eserinin özetlenmiş bir tercümesiydi. Eserin günümüzdeki ismi olan Alf Layla wa-Layla (Binbir Gece) ise Orta Çağ'da ortaya çıkmıştır. Bu isim büyük ihtimalle sonsuzluk ötesi sayı düşüncesini sembolize etmekteydi, zira o zamanlar Arap matematik çevrelerinde 1000 sayısı kavram olarak sonsuzluğu sembolize ederdi. Belki de buradan yola çıkarak, eserdeki tüm hikâyeleri okuyan kişinin delireceğine dair bir efsane ortaya çıkmıştır. Eser geleneksel Fars, Arap ve Hint hikâyelerinin bir derlemesi olarak görülür. Fakat, eserde bulunan ünlü hikâyelerden Alaaddin'in Lambası ve Ali Baba ve Kırk Haramiler, eserin Avrupa baskısına Antoine Galland tarafından eklenmiştir. Galland bu hikayeleri Halepli, Marunî bir masalcıdan duyduğunu yazmıştır. İngilizce'ye çevirisi Sir Richard Burton tarafından The Arabian Nights olarak yapılmıştır. Kendinden evvelkilerden farklı olarak bu çeviri özgün malzemeyi sansürlememiştir. İngiltere tarihinin muhafazakâr Victoria döneminde yayımlanmasına rağmen bu çeviri, kaynağında bulunan erotik incelikleri ve cinsel tasvirleri içermektedir. Bu çevirinin yanı sıra, daha yakın zamanlarda Fransız doktoru J.C. Mardrus'un da bir çevirisi vardır. Mevcut çevirilerin en doğru ve güzeli olarak değerlenidirilen, Fransa'daki Bibliothèque Nationale'de bulunan 14. yüzyıldan kalma bir Suriye el yazmasından Hüssain Haddawy'nin yaptığı Arapça derlemedir. Uyarlamalar Televizyon ve sinema [değiştir]Binbir Gece masallları artık dizi olarak yayınlanıyor ama binbir gece masalları die değil binbir gece diye yayınlanıyor Binbir Gece Masalları'nın televizyon ve sinemaya pek çok uyarlaması yapılmıştır. Bunların asıl öykülere olan bağlılığı çok değişkendir. Fritz Lang'in 1921 yapımı Der Müde Tod, 1924 Hollywood yapımı (Douglas Fairbanks'ın başrolünde olduğu) The Thief of Baghdad ve onun 1940'daki İngiliz ikinci yapımı, Binbir Gece Masalları'ndan etkilenmişlerdir. Hollywood'un Binbir Gece Masalları'na dayandırılmış ilk konulu filmi 1942 yapımı Arabian Nights'dır. Başrollerde Şehrazad rolünde Maria Montez, Ali Ben Ali rolünde Sabu Dastagır ve Harun Reşid rolünde Jon Hall vardır. Filmin konusunun Binbir Gece Masalları ile neredeyse hiç ilgisi yoktur. Filmde Şehrazat, Halife Harun Reşid'i devirip kardeşiyle evlenmek isteyen bir dansözdür. Şehrazadın ilk suikast girişimi başarısızlığa uğrar ve esir olarak satılmasının ardından pek çok macera gelişir. Maria Montez ve Jon Hall 1944 yapımı Ali Baba ve Kırk Haramiler'de de rol almışlardır. 1980'li yıllarda Şehrazat rolünde Annette Haven ve Şehriyar rolünde John Leslie'nin oynadığı 1001 Erotic Nights, bütçesi milyon doları aşan ilk porno film sayılır. Binbir Gece Masalları'ın en başarılı sinema uyarlaması 1992 Walt Disney yapımı çizgi film Aladdin sayılabilir. Filmde Scott Weinger ve Robin Williams seslendirme yapmıştır. Bu filmi devam bölümleri ve televizyon serileri izlemiştir. Sinbad'ın yolculukları, televizyon ve sinemaya birkaç kere uyarlanmıştır. Bunlardan en sonuncusu, seslendirmesini Brad Pitt ve Catherine Zeta-Jones'un yaptığı 2003 yapımı animasyon Sinbad: Legend of the Seven Seas dir. 1958 yapımı The Seventh Voyage of Sinbad en meşhur Sinbad filmi sayılabilir. İngilizce olmayan uyarlamalar arasında çeşitli Hint (Bollywood) yapımları, İtalyan yönetmen Pier Paolo Pasolini'nin 1974 yapımı Il fiore delle mille e una notte'si, ve 1990 yapımı Fransız Les 1001 nuits sayılabilir. Televizyon ve sinema uyarlamaları arasında aslına en sadık kalmış olanı 2000 yılında Amerikan ABC ve İngiliz BBC kanallarında gösterilen Arabian Nights dizisi sayılır. Emmy ödülünü alan bu iki bölümlük dizide Şehrazat rolünde Mili Avital, Sahriyar rolünde Dougray Scott oynamıştır.Bugün ise kanal D ekranlarında kitap esas alınarak günümüze uyarlanmış bir şekilde yeniden çekilmektedir. Müzik Rus bestecisi Nikolai Rimsky-Korsakov, 1888'de Şehrazad adlı eserini tamamlamıştır. Parça dört masaldan esinlenmiştir: "Deniz ve Sinbad'in Gemisi", "Kalender Prens", "Genç Prens ve Prenses" ve "Bağdat'ta Şenlik".
__________________ Bir gün birbirimizden ayrı düşsek bile Biliyorum, hiçbir zaman ayrı değil yollarımız... |
| Sponsorlar |
| |
|
#2
| ||||
| ||||
![]() Peter Boxall'ın genel editörlüğünde hazırlanan "Ölmeden Önce Okumanız Gereken 1001 Kitap" adlı edebiyat eserleri seçkisi, Caretta tarafından Türkiye'de yayımlandı. Yurtdışında ilk kez Quintet Publishing tarafından Mart 2006'da İngiltere'de yayımlanan eser, Filiz Ülgüt'ün editörlüğünde Türkçeye kazandırıldı. "...1001 Kitap"ta Jean Jacques Rousseau'dan Victor Hugo'ya, Leo Tolstoy'dan J.R.R. Tolkien'e uzanan yazarların eleştirmenlerce 'en iyi bulunan' yapıtlarına yer verildi. Dünyaca ünlü eleştirmenler tarafından oluşturulan listede Yaşar Kemal, Orhan Pamuk, Latife Tekin ve Emine Özdamar'ın da eserleri bulunuyor. Kitabı hazırlayan ekip, uluslar ve kültürler üstü fikir birliği oluşturmayı amaçlayan benzersiz bir liste üretmeyi değil, çok çeşitli ulusal bağlamlarda okumalar yapmaya dair tartışmaları özendirip çoğaltmayı amaçlıyor. ELEŞTİRMENLER TÜRK YAZARLAR HAKKINDA NE DEDİ? Orhan Pamuk - 'Beyaz Kale' "Türk yazar Pamuk'un 'Beyaz Kale'si Jorge Luis Borges ile Italo Calvino'nun yapıtları gibi gerçek ve kimlik kavramlarımızın okuyup yazma eylemi üzerinden sorgulandığı bir yerdir." (Jordan Anderson) Emine Özdamar- 'Hayat Bir Kervansaray' Kitap harika bir anarşik yapıya sahip (...) Ingeborg - Bachmann Ödülü'nü kazanan, 'Alman kökenli olmayan' biri tarafından yazılmış ilk kitap." (Matthew Sperling) Latife Tekin - 'Kristin Çöp Masalları' "Tekin'in büyülü gerçekçiliği, okurla karakter arasında uçurum yaratmak yerine, okuru mahrem olduğu bölgeye taşıyor." (Laura Lenkester) Yaşar Kemal - 'İnce Memed' "Barındırdığı insani sıcaklık ve üstün anlatım gücü sayesinde son derece keyifle okunacak bir yapıt." (Reg Grant) Kitaptaki eserler 1800 öncesi, 1800'ler, 1900'ler ve 2000'ler olam üzere 4 bölümde inceleniyor. Kitapta yer alan bazı eserler şunlar: 1001 Gece Masalları (Anonim) Don Kişot - Miguel de Cervantes Robinson Crusoe - Daniel Defoe Gulliver'in Seyahatleri - Jonathan Swift Genç Werther'in Acıları - Goethe Kırmızı ve Siyah - M. Stendhal Notre Dame'ın Kamburu - Victor Hugo Goriot Baba - Honore de Balzac Oliver Twist - Charles Dickens Ölü Canlar - Nikolay Gogol Madame Bovary - Gustave Flaubert Babalar ve Oğullar - Ivan Turgenyev Suç ve Ceza - Fyodor Dostoyevski Savaş ve Barış - Leo Tolstoy 80 Günde Devrialem - Jules Verne Meyhane - Emile Zola Ana - Maksim Gorki Ulysses - James Joyce Dava - Franz Kafka Silahlara Veda - Ernest Hemingway Yengeç Dönencesi - Henry Miller Yüzüklerin Efendisi - J.R.R. Tolkien Fareler ve İnsanlar - John Steinbeck Bulantı - Jean Paul Sartre Senin Köylerin - Cesare Pavese Yabancı - Albert Camus Küçük Prens - Antoine de Saint - Exupery 1984 - George Orwell Doktor Jivago - Boris Pasternak Teneke Trampet - Günter Grass Otomatik Portakal - Anthony Burgess Gülüşün ve Unutuşun Kitabı - Milan Kundera Gülün Adı - Umberto Eco Sevgili - Marguerite Duras Koku - Patrick Süskind New York Üçlemesi - Paul Auster teşekkürler aysesahan bu bilgide benden olsun arkadaşım...
__________________ ![]() Asla Başkalarının Umudunu Kırma, Belki Sahip Olduğu Tek Şey Odur.. BOL BOL TEBESSÜM ET GÜLÜMSE Hem Maliyeti Ucuzdur Hem De Değerine Paha Biçilmez... Corel Draw-Flash-Photoshop Photoshop Dersleri Linki Corel Draw Dersleri Linki |
|
#3
| ||||
| ||||
| Bir zamanlar Fars diyarının Şehriyar isminde bir hükümdarı varmış. Şehriyar, Hindistan'dan Çin'e kadar uzanan bütün toprakların kralıymış. Ama bunca güç, bunca kudret bir gün karısının kendisini aldatmasının önüne geçememiş. Başına gelen acı olay yüzünden deliye dönen Şehriyar, artık bütün kadınların nankör ve sadakatsiz olduğuna inanmaya başlamış. Önce karısını öldürtmüş.Ardından da vezirine, kendisine her gece başka bir kadın getirmesini emretmiş. Her gece yatağına yeni bir gelin alan Şehriyar, geceyi geçirdikten sonra tan vakti kadınları öldürtüyormuş. Çünkü artık yatağına aldığı hiçbir kadının gün yüzü görmesini istemiyormuş. Bu durum yıllarca böyle devam etmiş. Fars diyarının genç kızları kan ağlamakta, Kral Şehriyar ise akan kana doymamaktaymış. Derken bir gün vezirin güzeller güzelli ve akıllı mı akıllı kızı Şehrazat'ın aklına bir plan gelmiş. Ve bir sonraki gece, karısı olarak Kral Şehriyar'ın koynuna girmiş. Şehrazat, her gece tan vaktine kadar süren masallar anlatmaya başlamış Şehriyar'a. Büyülü gözleri ve sihirli sözleriyle aşık etmiş kralı kendisine. Ancak hiçbir masalın sonu gelmiyormuş güneş doğmaya başladığında.Ve masalın sonunu merak eden Şehriyar, Şehrazat'ın ertesi gece masala kaldığı yerden devam edebilmesi için sürekli idamını erteliyormuş.Gel zaman git zaman Şehrazat tam 1001 gece boyunca masal anlatmış yüreği yaralı krala.Bu arada da üç taneçocukları olmuş.Ve Şehriyar, kadınlara duyduğu öfkeyi unutmuş. İdam kararı kaldırılmış, Fars diyarının kadınları bayram yapmış.
__________________ Bir gün birbirimizden ayrı düşsek bile Biliyorum, hiçbir zaman ayrı değil yollarımız... |
| Sponsorlar |
| |
![]() |
| Tags |
| 1001, gece, masalları |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|