iconBütün zaman ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 07:02 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » akademik » Mimarlık Fakültesi » peyzaj mimarlığı - tanım ve kavramlar

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 12.08.07, 21:34
Standart peyzaj mimarlığı - tanım ve kavramlar

hayati - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Ordinaryüs
Üyelik tarihi: Dec 2006
İletiler: 48.561
Send PM
12.08.07, 21:34


PEYZAJ MİMARI

Peyzajı oluşturan doğal ve kültürel bileşenlerin ve çevrelerin koruma-kullanım dengesi gözetilerek; ekolojik, ekonomik, estetik ve işlevsel ölçütlere uygun olarak planlanması, tasarımı, onarımı, korunması ve yönetimi konularında bilim ve sanat temelinde hizmet veren kişidir.

Görevler (Yaptıkları İşler)

Peyzaj Mimarlığına ilişkin konularda; planlama, tasarım, uygulama/yapım, bakım, yönetim, fizibilite, denetim, danışmanlık ve bilirkişilik hizmetleri vermektir.

Peyzaj planlanma alanında:

-Ülkesel ve yerel ölçeklerdeki fiziksel planlama çalışmalarında yer alarak, kültürel ve doğal değerlerin korunması ve sürdürülmesi temelinde alan kullanım projeleri üretir.
-Korunacak alanların belirlenmesi çalışmalarını yürütür, koruma alanı statüsündeki yerlerin (milli parklar, tarihi ve arkeolojik alanlar vb.) Gelişme ve Yönetim Planlarını yapar.
-Sulak alanlar, akarsu koridorları, maden ocakları, katı atık depolama alanları, ormanlar gibi insanlar tarafından tahrip edilmiş veya edilmekte olan alanların sürdürülebilirliği ve onarımı için planlama yapar.
-Doğal kaynakların sürdürülebilirliğini ve verimli kullanımını sağlamak amacıyla bu kaynaklara yönelik envanter oluşturma, haritalama, analiz ve planlama çalışmaları yapar.
-Turizm alanların fiziksel planlamalarında doğal ve kültürel değerlerin korunması için ekolojik öncelikli planlarını hazırlar,
-Kentsel açık ve yeşil alan sistem(ler)i oluşturulmasını sağlar.

Peyzaj tasarımı alanında:

-Kentsel yerleşimlerin bir bölümünü ya da bütününü kapsayan kentsel tasarım ve kent yenileme çalışmalarını yürütür.
-Topluma açık yeşil alanların (parklar, meydanlar, dinlenme alanları, yaya yolu ve bölgesi, kıyı bantları, botanik bahçeleri, hayvanat bahçeleri, çocuk bahçeleri, oyun alanları, spor alanları vb.) tasarımını yapar, uygulama ve bakımını yürütür.
-Toplu konut alanları ve toplu kullanım ortamlarında (üniversite kampusları, alışveriş merkezleri, toplu işyerleri vb.) tasarım, uygulama ve bakım çalışmaları yapar.
-Turizm ve dinlenme tesisleri, eğlence tesisleri (lunapark, aquapark vb.) ve su kıyısı rekreasyon tesisleri tasarlar, uygular ve bakımını yürütür.
-Tarımsal amaçlı çitlik ve hobi bahçeleri tasarlar, uygular ve bakımını yürütür.

Çevre koruma ve peyzaj onarımı alanında:

-Çevre kirlenmesi, arazi bozunumu gibi çevre sorunlarının giderilmesi, bozulan yerlerin onarımı ve çevre kalitesinin yükseltilmesi için karayolları, maden ocakları, dere kenarları, çöp depolama alanları gibi ortamlarda gerekli planlama, tasarım, mühendislik, uygulama ve danışmanlık hizmetlerini yürütür,
-Peyzaj mühendisliği hizmetlerini ilgilendiren sulama, aydınlatma, drenaj, atık bertaraf etme, grading gibi çalışmaları yürütür.
-“Çevresel Etki Değerlendirmesi” çalışmalarında yer alarak raporlarını hazırlar.

Peyzaj yönetimi alanında:

-Kentsel veya kırsal peyzaj yönetimi konularında fikir üretimi, projelendirme, uygulama, izleme, denetleme ve danışmanlık hizmetlerini yürütür.
-Kırsal yerleşim kalkınma programlarında yer alır ve köy yenileme çalışmaları yapar.
-Bölge, yöre ve havza yönetimi çalışmalarında yer alır.

Yararlanılan Alet ve Malzemeler

Peyzaj mimarları aşağıdaki alet ve ekipmandan yararlanır;
-Uydu verileri, hava fotoğrafları, haritalar,planlar
-Bilgisayar donanım ve programları (GİS, Uzaktan algılama, bilgisayar destekli tasarım ve boyutlandırma vb)
-Çizim araç ve gereçleri, maket ve boyama malzemeleri
-Arazi ölçüm aletleri (GPS, teodolit, altimetre vb.)
-Toprak işleme ve şekillendirme çalışmalarında kullanılan alet-ekipman
-Görüntü sistemleri (video kamera, fotoğraf makinesi)

Mesleğin Gerektirdiği Özellikler

Peyzaj Mimarı olmak isteyenlerin;
-Doğal ve kültürel çevreyi tanıma ve algılama yeteneğine,
-Tasarım – planlama mantığı ve ilkelerini tanımlayabilme yeteneği ve becerisine,
-Analitik düşünce yeteneğine,
-Estetik görüşe,
-Yaratıcı ve üç boyutlu düşünme yeteneğine,
-Kültürel altyapıya,
-Doğadaki zor koşullarda çalışabilme azmi ve isteğine sahip olan idealist kimseler olması gerekir.

Çalışma Ortamı ve Koşulları

Peyzaj Mimarlarının çalışmalarının büyük bölümünü doğal alanlarla ilgilidir. Bunun yanında kentsel veya kırsal ortamlarda ve yerleşim alanları içinde de çalışırlar. Çalışmalarını büroda veya açık arazide yürütür. Büro dışındaki alan çalışmaları, mevsime göre zor koşullarda olabilir.

Çalışma Alanları ve İş Bulma Olanakları

Yerel yönetimler başta olmak üzere birçok kamu kurumu çalışma alanıdır. Yatırım Planlama Müdürlükleri, İmar Daire Başkanlıkları / Müdürlükleri, Çevre Koruma Daire Başkanlıkları, Park ve Bahçeler Müdürlükleri, Şehir ve Bölge Planlama Müdürlükleri, Kentsel Tasarım Müdürlükleri, Kültür ve Tabiatı Varlıklarını Koruma Kurulları, Çevre ve Orman Bakanlığı, Kültür ve Turizm bakanlığı, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı, Türk Standartları Enstitüsü, Karayolları Genel Müdürlüğü, İller Bankası gibi kamu kuruluşlarının çevre ve doğa koruma, fiziksel planlama, ÇED, korunan alan koruma ve planlama birimleri, Turizm Araştırma Enstitüleri, turizm tesisleri, özel peyzaj mimarlığı-mimarlık-şehir planlama-inşaat mühendisliği büroları ya da firmaları, süs bitkileri ve cansız materyal üreten ve pazarlayan özel işletmelerde çalışma olanağı bulunmaktadır.

Meslek Eğitimine Giriş Koşulları

Bu bölüme girebilmek için Öğrenci Seçme Sınavında (ÖSS) yeterli “Sayısal (SAY)” puan almak gerekmektedir.

Eğitim Süresi ve İçeriği

Mesleğin eğitim süresi 4 yıldır.
Peyzaj Mimarlığı programları birçok üniversitede ve Mimarlık, Orman, Ziraat, Tasarım ve Güzel Sanatlar Fakülteleri. gibi değişik fakülteler altında yer almaktadır. Bu programlarda dersler başlıca şu ana konuları içermektedir;
1.Tasarıma ve uygulamaya yönelik dersler,
2.Planlamaya yönelik dersler,
3.Peyzaj Mimarlığında kullanılan canlı ve cansız materyalin tanıtımına ve kullanımına yönelik dersler,
4.Mühendislik dersleri,
5.Doğal ve sosyal bilimler kökenli dersler

Eğitim süresince; Botanik, Fizik, Kimya, Matematik, Çizim Tekniği, Jeoloji, Meteoroloji, Tarımsal Ekoloji, Peyzaj Tasarımı, Kaynak Analizi, Tarım Ekonomisi, Peyzaj Ekonomisi, Bilgisayar Programlama, Peyzaj Ekolojisi, Mimarlık Bilgisi, İç mekan Bitkileri, Doğal Bitki Örtüsü, Toprak Bilgisi, Bitki Koruma, Ölçme Bilgisi, Rölöve ve Aplikasyon Tekniği, Bitki Kompozisyonu, Ekolojik Planlama, Alan Kullanım Planlaması, Turizm ve Rekreasyon Planlaması, Kıyı Alanların Planlaması, Karayolları Peyzaj Planlaması, Peyzaj Mimarlığı Temel İlkeleri, Proje 1-2-3, Peyzaj Konstrüksiyonu, Peyzaj Mühendisliği, Kent Planlama, Ağaçlandırma, Kırsal Planlama, Kentsel Tasarım, Proje, Maket Tekniği, Dendoroloji, Mevsimlik Çiçekler, Planlama ve Tasarım stüdyoları, Peyzaj Biyolojik Onarım Tekniği, Çevresel Etki Değerlendirme Tarımsal Yayım ve Haberleşme, Süs Bitkileri Gübrelemesi vb. dersleri verilir.
Peyzaj Mimarlığı bölümünde 3. ve/veya 4. sınıflarda ikişer aylık staj uygulanmaktadır.

Meslekte İlerleme

Lisans ya da lisansüstü eğitimini tamamlayan kişiler; eğitim birimlerinde öğretim elemanı olarak,, Kamu sektöründe uzmanlık, şeflik, müdürlük gibi, özel sektörde ise proje yöneticisi, uzman peyzaj mimarı gibi görev kademelerinde bulunarak mesleklerinde ilerleyebilir.

Benzer Meslekler

Ekolojik öncelikli planlama ve tasarım yapan başka bir meslek bulunmamaktadır. Ancak Kent planlama ve Mimarlık meslekleri ile hizmet tipi ve üretim konusunda benzerlikler taşımaktadır. Çevre ve peyzajların korunması ve sürdürülmesi çalışmalarında biyolog, coğrafyacı, jeolog, jeomorfolog ve çevre mühendisleri, Tasarıma yönelik çalışmalarda ise sanat tarihçisi, sosyolog, inşaat mühendisi, ressam ve heykeltıraşlar katkıda bulunabilmektedir.

Prof. Dr. Oğuz YILMAZ

* Bu metin İŞKUR için hazırlanmış olan tanım ve kavramlar için hazırlanmıştır.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
  #2  
Alt 12.08.07, 21:49
hayati - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Ordinaryüs
Üyelik tarihi: Dec 2006
Nereden: istanbul falan
İletiler: 48.561
Ettiği Teşekkür: 6.516
7.640 tane iletisine 10.810 kere teşekkür edilmiş
hayati öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!hayati öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!hayati öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!hayati öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!hayati öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!hayati öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!hayati öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!hayati öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!hayati öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!hayati öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!hayati öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
  Send PM
Standart Cevap: peyzaj mimarlığı - tanım ve kavramlar

PEYZAJ MİMARLIĞI

Doğa, planlama ve tasarım kavramlarını sistematik bir yapı içinde inceleyen Peyzaj Mimarlığı, sanat, bilim, mühendislik ve teknolojiyi biraraya getirerek alan tasarımı, planlaması ve yönetimi ile uğraşan bir meslek disiplinidir. Dünyada yaklaşık bir yüzyıldan daha uzun süredir Peyzaj Mimarları çevreyi şekillendirmektedir.

Peyzaj Mimarları parklar, bahçeler, turizm ve dinlenme alanları, üniversite kampüsleri, yerleşim alanları, ticari merkezler ve kamu yapıları ile ilgili yer seçimi yapar, lokal ve gerekse bölgesel ölçekte alan kullanım kararları üretir. Aynı zamanda sulak alanlar, akarsu koridorları, maden ocakları, katı atik depolama alanları, ormanlar gibi insanlar tarafindan tahrip edilmiş veya edilmekte olan alanların sürdürülebilirliği ve onarımı için planlama yapar. Ulusal bögesel ve lokal kapsamdaki tarihi alanlar ve kültürel kaynakların koruma projelerini yürütür. Peyzaj mimarları; mimarlar; kent plancıları, inşaat mühendisleri ve diğer mesleklerle birlikte çalışarak hem insanların gereksinimlerine hem de çevresel değerlere saygınlık çevresi içinde plan ve uygulama projeleri üreterek çevre tasarımında ve korumasında önemli rol oynarlar.

Gerek doğal, kültürel ve sosyo-ekonomik çevreye iliskin verilerin analizlerine ve değerlendirilmelerine dayalı peyzaj planlama çalışmaları, gerekse sağlıklı sürdürülebilir ve görsel kalitesi yüksek yaşam çevresi yaratmayı amaçlayan yapısal ve bitkisel peyzaj tasarımı çalışmaları, eğitimin temel konularını oluşturmaktadır. Eğitim programının amacı bu temel konularda, ülke gerçekleri ve gereksinimleri de göz önünde bulundurularak, nitelikli, yetenekli, girişimci, dinamik ve mesleklerarası bilgi-koordinasyon tabanına sahip eleman yetiştirmektir.

Peyzaj Mimarlığı alanında çalışmak isteyenler doğayı seven ve gözlemleyen, estetik görüşe sahip, ilgili diğer mesleklerle koordinasyon ve organizasyonu yürütebilecek kişiler olmalıdır.

Eğitim çalışmaları için her öğrencinin çizim malzemesinin (mümkünse bilgisayarının) bulunması ve araştırma-inceleme amaçlı gezilere katılması gerekmektedir.

Eğitim sonucunda bir Peyzaj Mimarının, peyzaj kalitesini geliştirmeye ve korumaya karşı duyarlı olması, tasarımın sanatsal ve humanistik yaklaşımlarını anlaması, tasarımda sorunu analiz etme yeteneğine sahip olması, tasarımın uygulamaya aktarımı için teknik yeterliliğinin bulunması, yönetim ve mesleki etik dahil olmak üzere mesleki uygulamaların her alanında yetenekli olması hedeflenmektedir.

Mezunların Kazandıkları Ünvanlar ve Sorumlulukları:

Peyzaj Mimarlığı eğitim programını tamamlayanlar "Peyzaj Mimari" unvanı kazanmaktadır.

Çalışma Alanları:

Çevre planlama ve tasarım, çevresel etki değerlendirmesi, peyzaj yönetimi, uygulama (aplikasyon, bakım ve onarım), süs bitkileri yetiştiriciliği ve pazarlaması kapsamında mesleki ya da meslekler arası işbirliğine dayalı organizasyonlar, özel sektördeki çalışma ortamlarını oluşturur.

Yerel ve Merkezi yönetimler, Çevre ve Orman Bakanlığı, İller Bankası, Turizm Bakanlığı, Kültür Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı, DPT, Karayolları Genel Müdürlüğü, DSİ gibi kurumlar ise kamu sektöründeki çalışma ortamlarını oluşturmaktadır.

Peyzaj Mimarlığı aşağıdaki uzmanlık alanlarını kapsamaktadır;

· Doğanın ve Doğal çevre kalitesinin korunması,
· Ekosistem ve kaynak analizi, kaynak yönetimi,
· Sorunlu alanların onarımı,
· Özel ve kamuya ait alanların planlanması ve tasarımı,
· Kentsel peyzaj alanlarının tasarımı ve düzenlenmesi,
· Tarihi peyzaj öğelerinin korunması, iyileştirilmesi,
· Çevresel etki değerlendirme çalışmalarının koordinasyonu,
· Mesleki araştırma, inceleme ve eğitim faaliyetlerinin yürütülmesi,
· Çevre sorunlarının giderilmesi,
· İklim kontrolü,
· Yaşlı ve engelli kişiler için tasarım.

Peyzaj Mimarlığı aşağıdaki alanlarda planlama, tasarım ve uygulama çalışmaları yapar;

· Rekreasyon alanları, parklar, spor ve oyun alanları,
· Turizm ve dinlenme tesisleri,
· Kentsel ve kırsal yerleşim ve gelişim alanları,
· Kentsel yaya alanları, meydanlar,
· Kültürel alanlar; hayvanat bahçeleri, botanik bahçeleri, arboretumlar,
· Açık müze ve amfi tiyatrolar,
· Okul ve üniversite yerleşkeleri (kampüsler),
· Ticari ve endüstriyel alanlar, Alışveriş merkezleri,
· Deniz ve su kıyıları, marina ve su kıyısı tesisleri,
· Tarımsal alanlar, çiftlik ve hobi bahçeleri,
· Karayolları.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 12.08.07, 21:51
hayati - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Ordinaryüs
Üyelik tarihi: Dec 2006
Nereden: istanbul falan
İletiler: 48.561
Ettiği Teşekkür: 6.516
7.640 tane iletisine 10.810 kere teşekkür edilmiş
hayati öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!hayati öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!hayati öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!hayati öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!hayati öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!hayati öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!hayati öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!hayati öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!hayati öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!hayati öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!hayati öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
  Send PM
Standart Cevap: peyzaj mimarlığı - tanım ve kavramlar

Doğa ve İnsan
Şehir Planlama mesleği ile "Kardeş" meslek olan Peyzaj Mimarları, şehir planlaması ve ekolojisinde, doğal çevre korumasında diğer tüm meslekler arasında önemli bir yere sahiptir. Bu nedenle, her türlü planlama ve projelendirme çalışmalarında, kentsel tasarım projelerinde onlarla zevkle işbirliği yapmaktayız..
Aşağıdaki "Doğa ve İnsan" konuşmasını, "Doğal Çevre Korunması" konusundaki ortak çabamıza daha çok anlam katacak bir yazı olarak Forum'a eklemek istedim..
Umarım disiplinlerarası çalışmalar giderek çoğalır ve daha doğru ve güzel sonuçlar elde edilir. Saygı ve sevgi ile..

Doğa ve İnsan

“Bu Konuşma 1854’de Kızılderili Şef Seattle Tarafından Halkının Topraklarını Satması İstenmesi Üzerine Bir Cevap Olarak Yapılmıştır. Bu Konuşma Washington’da Muhafaza Edilmiş Ve Amerikan Expo’74 de Sunulmuştur. Son Zamanlarda Da UNEP Tarafından Yayınlanıp, Çevre Üzerinde Şimdiye Dek Yapılmış En Güzel Ve En İçten Anlatım Olarak Tanımlanmıştır.”

ŞEF SEATTLE'IN MEKTUBA ÇEVRİLEN KONUŞMASI

1854 yılında ABD Başkanı Amerika’ya gelen beyaz göçmenlere toprak bulmak amacıyla bir mektup yazarak Kızılderililerden toprak istemiştir. Başkan isteğinin kabul edilmesi durumunda, kendilerine rahatça yaşabilecekleri bir bölgenin ayrılacağını belirtmiştir. O zamana dek topraklarının büyük bölümüne beyazlar tarafından zorla el konulmuş olan Kızılderili Reisi Seattle bir konuşmasında ABD Başkanının bu mektubuna yanıt vermiştir. Sonradan bu yanıt yazıya dökülerek mektup olarak ABD Başkanına da gönderilmiştir.
Seattle’ın mektup haline getirilen bu konuşma metninin aslı ABD’de Seattle Squamish Müzesi’nde korunmaktadır.

ŞEF SEATTLE'IN MEKTUBU
Yüzyıllardır halkımın üzerine merhamet gözyaşları döken şu sonsuz gökyüzü bir gün değişebilir.
Bugün açık gözüken gökyüzü yarın bulutlarla kaplanabilir.
Sözlerim, asla yer değiştirmeyen yıldızlar gibidir.
Şef Seattle her ne söylerse, Washington'daki büyük Şef ona, güneşin ya da mevsimlerin dönüşüne inandığı ölçüde inanabilir.
Washington'daki büyük Şef bize dostluk ve iyilik dilekleriyle birlikte bizden topraklarımızı satın almak istediğini bildirmiş. Onun, bizim arkadaşlığımıza çok fazla ihtiyacı olmadığını biliyoruz. Merak ediyoruz ki gökyüzünü ve toprağın sıcaklığını nasıl satın alabilir ya da satabilirsiniz? Bunu anlamak bizler için çok güç.
Bir zamanlar insanlarımız bu topraklara tıpkı rüzgarda kıvrımlanan deniz dalgalarının kabuklu kuru yüzeyleri kapladığı gibi yayılmışlardı. Çok uzun zaman geçti ve o büyük kabileler artık hüzünlü bir anı oldu.
Bu toprakların her parçası halkım için kutsaldır. Çam ağaçlarının parıldayan iğneleri, vızıldayan böcekler, beyaz kumsallı sahiller, karanlık ormanlar ve sabahları çayırları örten buğu; halkımın anılarının ve geçirdiği yüzlerce yıllık deneylerin bir parçasıdır.
Ormandaki ağaçların damarlarında dolaşan su, atalarımızın anılarını taşır; biz buna inanırız.
Beyazlar için durum böyle değildir. Bir beyaz, öldükten sonra yıldızlar alemine göç ettiği zaman, doğduğu toprakları unutur. Bizim ölülerimiz ise bu toprakları unutmaz. Çünkü Kızılderili, gerçek anasının toprak olduğuna inanır.
Washington'daki Büyük Beyaz Reis bizden toprak almak istediğini yazıyor.
Bu bizim için büyük bir fedakarlık olur. Büyük Beyaz Reis, bize rahat yaşayacağımız bir yerin ayrılacağını, bize babalık edeceğini, biz Kızılderililerin ise onun çocukları olacağımızı söylüyor. Bu önerinizi düşüneceğiz.
Ama yine de bunun kolay olmayacağını itiraf ederim.Çünkü bu topraklar bizim için kutsaldır.
Nehirlerin ve ırmakların suyu, bizim için sadece akıp giden su değildir; atalarımızın kanıdır aynı zamanda.
Bu toprakları size satarsak, bu suların ve toprakların kutsal olduğunu çocuklarınıza öğretmeniz gerekecek.
Biz nehirleri ve ırmakları kardeşimiz gibi severiz. Siz de aynı sevgiyi gösterebilecek misiniz kardeşlerimize ?
Biliyorum beyaz adam bizim gibi düşünmez. Beyazlar için bir parça toprağın diğerinden farkı yoktur.
Beyaz adam topraktan istediğini almaya bakar ve sonra yoluna devam eder. Çünkü toprak beyaz adamın dostu değil, düşmanıdır. Beyaz adam topraktan istediğini alınca başka serüvenlere atılır.
Beyaz adam annesi olan toprağa ve kardeşi olan gökyüzüne, alıp satılacak, işlenecek, yağmalanacak bir şey gözüyle bakar. Onun bu ihtirasıdır ki, toprakları çölleştirecek ve her şeyi yiyip bitirecektir. Beyaz adamın kurduğu kentleri de anlayamayız biz Kızılderililer. Bu kentlerde huzur ve barış yoktur. Beyaz adamın kurduğu kentlerde, bir çiçeğin taç yapraklarının açarken çıkardığı tatlı sesler, bir kelebeğin kanat çırpışları duyulmaz.
Belki bir vahşi olduğum için anlayamıyorum ama, benim ve halkım için önemli olan şeyler oldukça başka. İnsan bir su birikintisinin etrafına toplanmış kurbağaların, ağaçlardaki kuşların, ve doğanın seslerini duymadıkça, yaşamın ne değeri olur ?
Bir Kızılderiliyim ve anlamıyorum. Biz Kızılderililer, bir su birikintisinin yüzünü yalayan rüzgarın sesini ve kokusunu severiz. Çam ormanının kokusunu taşıyan ve yağmurlarla yıkanıp temizlenmiş meltemleri severiz. Hava önemlidir bizim için. Ağaçlar, hayvanlar ve insanlar aynı havayı koklar. Beyaz adam için bunun da önemi yoktur. Ancak size bu toprakları satacak olursak, havanın temizliğine önem vermeyi de öğrenmeniz gerekir. Çocuklarınıza havanın kutsal olduğunu öğretmeniz gerekir. Hem nasıl kutsal olmasın ki hava ? Atalarımız doğdukları gün ilk nefeslerini onun sayesinde almışlardır. Ölmeden önce son nefeslerini de gene bu havadan almazlar mı ?
Toprak satmamız için yaptığınız öneriyi inceleyeceğiz. Eğer önerinizi kabul edecek olursak, bizim de bir koşulumuz var: Beyaz adam bu topraklar üzerinde yaşayan bütün canlılara saygı göstersin. Ben bir vahşiyim ve başka türlü düşünemiyorum. Yaylalarda cesetleri kokan binlerce buffalo gördüm. Beyaz adam trenle geçerken vurup öldürüyor bu hayvanları sadece eğlenmek için. Dumanlar püskürten bu demir atın bir buffalodan daha değerli olduğuna aklım ermiyor. Biz sadece yaşayabilmek için avlardık buffalo'ları.
Bütün hayvanları öldürecek olursanız nasıl yaşayabilirsiniz? Canlıların yok edildiği bir dünyada insan ruhu yalnızlık duygusundan ölür gibi geliyor bize. Unutmayın, bugün diğer canlıların başına gelen yarın insanın başına gelir. Çünkü bütün hepsinin arasında bir bağ vardır.
Şu gerçeği iyi biliyoruz:
Toprak insana değil, insan toprağa aittir. Ve bu dünyadaki herşey, bir ailenin fertlerini birbirine bağlayan kan gibi, ortaktır ve birbirine bağlıdır. Bu nedenle de dünyanın başına gelen her felaket insanoğlunun da başına gelmiş sayılır.
Bildiğimiz bir gerçek daha var:
Sizin Tanrınız bizimkinden başka bir Tanrı değil. Aynı Tanrının yaratıklarıyız. Beyaz adam bir gün bu gerçeği de anlayacak ve kardeş olduğumuzu fark edecektir. Siz tanrınızın başka olduğunu düşünmekte serbestsiniz.
Ama hepimizi yaratan Tanrı için Kızılderili ile beyazın farkı yoktur. Ve Kızılderililer gibi Tanrı da toprağa değer verir. Bu toprağa saygısızlık, Tanrının kendisine saygısızlıktır.
Beyaz adamı bu topraklara getiren ve Kızılderiliyi boyunduruk altına alma gücünü veren Tanrının adaletini anlayamıyoruz. Tıpkı Buffalo'ların öldürülüşü, ormanların yakılışı, toprağın kirletilişini anlamadığımız gibi.
Bir gün bakacaksınız gökteki kartallar, dağları örten ormanlar yok olmuş, yabani atlar ehlileştirilmiş ve her yer insanoğlunun kokusuyla dolmuş.
İşte o gün insanoğlu için yaşamın sonu ve varlığını devam ettirebilme mücadelesinin başlangıcı olacak.
Gündüz ve gece bir arada olamaz.
Kızılderililer her zaman beyazlardan tıpkı sabah sislerinin güneşten kaçtığı gibi kaçmışlardır. Bütün bunlara rağmen, teklifinizi tartışacağız. Ve umuyorum ki, halkım bunu kabul edecek ve Büyük Beyaz Şef'in vaadettiği üzere beraber barış içinde yaşayacağız.
Böylece Ay birkaç kez daha doğacak, birkaç kış daha geçecek. Bu geniş topraklara yerleşmiş ve mutluluk içinde yaşamış olan neslimiz, daha önce bizden daha güçlü ve daha umut dolu yaşamış insanlarımızın mezarları başında yas tutacaklar. Ama, niye insanlarımın kaderi için yas tutayım ki? Tıpkı deniz dalgaları gibi kabileler kabileleri, uluslar ulusları takip ediyor. Bu doğanın düzenidir ve teessüf gerekmez.
Yok oluşumuz çok uzak olabilir ama kesinlikle bir gün gerçekleşecek; son Kızılderili yok olup, kabilemin hatıraları Beyazlar için bir tarih olduğunda, bu kıyılar kabilemin görünmez cesetleriyle kaynaşacak.
Çocuklarınızın çocukları kendilerini bir dükkanda, bir yolda, boş bir yerde yalnız olarak düşündüğünde aslında yalnız olmayacaklar. Dünyanın hiçbir yerinde tamamen işsiz bir yer yoktur. Geceleri, şehir ve kasabalarınızın caddeleri boşalmış gibi görünse de, aslında, bir
zamanlar oralarda yaşamış ve bu güzel toprakları gerçekten seven ruhlarla dolu olacaktır. Beyaz adam asla yalnız kalamayacaktır. Beyaz adamın, benim insanlarıma saygı göstermesini sağlamalısınız, çünkü; ölüler güçsüz değildir. Ölü mü dedim?

... ! Ölüm diye bir şey yoktur ki, sadece dünya değiştirir insan.

Konu hayati tarafından (15.08.07 saat 19:55 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
Cevapla

Tags
peyzaj mimarligi kavramlar

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz