Nüve Forum

Nüve Forum > akademik > Fen Edebiyat Fakültesi > Matüridi'ye göre hidayete engel olan beşeri zaaflar ve tezahürlar

Fen Edebiyat Fakültesi hakkinda Matüridi'ye göre hidayete engel olan beşeri zaaflar ve tezahürlar ile ilgili bilgiler


MATÜRİDİ***8217;YE GÖRE HİDAYETE ENGEL OLAN BEŞERÎ ZAAFLAR VE TEZAHÜRLERİ - Human Weaknesses and Their Appearences Hindering Divine Guidance in the Opinion of Maturidi Özet; Kelâm ilminin ana konularından olan hidayet,

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 30.06.08, 07:46
Uzman
 
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 2.134
Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!
Standart Matüridi'ye göre hidayete engel olan beşeri zaaflar ve tezahürlar

MATÜRİDİ***8217;YE GÖRE HİDAYETE ENGEL OLAN BEŞERÎ ZAAFLAR VE TEZAHÜRLERİ - Human Weaknesses and Their Appearences Hindering Divine Guidance in the Opinion of Maturidi

Özet; Kelâm ilminin ana konularından olan hidayet, Allah ve kulun iradesi sonucu oluşmaktadır. Hidayetin gerçekleşmesi, kelâm ekolleri arasında tartışma konusu olmakla birlikte, bu oluşumda bazı psikolojik faktörlerin etkisi genel bir kabuldür. Kur'an***8217;da bu etkenler belirtilirken, hidayete engel olan sapmalar da, önemle vurgulanmıştır. Ehl-i Sünnet imamlarından Mâtüridî, bu manileri kelâm verileri çerçevesinde özenle yorumlamıştır. Daha çok beşerî bağlamda değerlendirilen hidayet engelleri, imanın mahalli olan kalbin fonksiyonlarına müdahale etmektedir. Kur'an ifadeleri ve Mâtüridî***8217;nin yorumları çerçevesinde ele alınan, hidayete mâni olan beşerî-aklî sapmaların direkt kalbe yansıması, bir anlamda inanç konularındaki akıl-kalp ilişkisine göndermede bulunmaktadır.

Abstract.; Guidance, one of the majör themes of Islamic Theology, is established in accordance vvith the result God and man***8217;s vvill. Although there are disputes in the constitutions of guidance among the Schools of Islamic Theology; it is generally accepted that the psychological plays important role in its constitution. Though the Qur***8217;an states these effects, it also deals vvith some distractions, vvhich prevent the people from guidance. The great scholar of Müslim Orthodoxy (ahi al-sunnah), al-Imam al-Maturidi, comments on these obstacles sensitively in the context of Islamic theology. These obstacles to guidance are dealt vvith in rational context, hovvever they also interfere clearly the place of belief, qalb (heart). The obstacles to guidance (rational obstacles vvhich is reflected in the heart of believers) vvhich are dealt vvith from the perspectives of Qur***8217;anic statements and Maturidi***8217;s interpretations makes clear references to the relationship betvveen the reason and heart concerning the issues about belief.

Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 30.06.08, 07:47
Uzman
 
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 2.134
Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!
Standart Cevap: Matüridi'ye göre hidayete engel olan beşeri zaaflar ve tezahürlar

GİRİŞ:
Hidâyet olgusu, erken devirlerden başlamak üzere, kulların fiilleri bağlamında kader problemi ekseninde kelâm ilminin ilgi alanına girmiştir1. Hemen hemen bütün kelâm ekolleri, hidâyetin İlâhî kaynaklı olduğunu kabul etmekle birlikte, mahiyeti ve hidâyete ulaşma noktasında kulların rolleri konusunda farklı görüşlere sahip olmuşlardır2. Öte yandan hidâyetin oluşumunda İlâhî ve beşerî faktörler, kelâm bilginlerini meşgul ederken, hidâyete engel olan beşerî zaaflar da konu bağlamında ele alınmıştır3.
Problem, Kur'an verileri çerçevesinde ve Mâtüridî***8217;nin hidayet kavramıyla ilgili yorumları doğrultusunda ele alınmıştır. Müellif konuyu sistematik bir yapıda işlememiştir. Ancak ***8220;hidayet engelleri***8221; etrafında oluşan etkenler, eserlerde farklı platformlarda değinilmiştir. Bu makalede, söz konusu mesele ile ilgili bilgilerin derlemesine gayret gösterilmiştir. Bu nedenle çalışmanın sistematik yapısı, Mâtüridî***8217;nin verileri doğrultusunda, makale yazarı tarafından şekillendirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 30.06.08, 07:48
Uzman
 
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 2.134
Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!
Standart Cevap: Matüridi'ye göre hidayete engel olan beşeri zaaflar ve tezahürlar

Kur'an Terminolojisinde Hidâyet Kavramı:
Doğru yola gitmek ve göstermek, bir amaca ulaşacak yolu belirtmek, bir gaye için kılavuzluk etmek anlamlarında olan hidâyet terimi, Kur'an-ı Kerim***8217;de çeşitli isim ve fiil sığaları şeklinde 300***8217;den fazla bulunmaktadır. Öncelikle Allah kaynaklı olarak kabul edilen hidâyet, başta Kur'an olmak üzere kutsal kitaplar4 ve melekler gibi başka vasıtalara da izafe edilmiştir5. Bazı hadislerde ise Hz. Peygamber ve insanlar, hidâyet aracısı olarak zikredilmiştir6.
Kur'an***8217;daki hidayet bağlantılı terimlere dikkat edildiğinde, bu eylemin bizzat kişinin iradesiyle gerçekleştiği görülmektedir7. Nitekim Râğıb el-Isfahânî***8217;nin hidâyet terimi tanımında yer alan, ***8220;ilk bakışta farkedilmeyen yollarla bütün yaratıklara ve özellikle ilâhî emirlere muhatap olan insana yol gösterme***8221; tarzındaki ifadeler, hidâyette bireysel irade ve gayretin önemini vurgulamaktadır8.
Hidayetin Allah***8217;ın yaratması sonucu olduğunu kabul eden Mâtüridî***8217;ye göre kul, iradesi doğrultusunda ona ulaşır veya vazgeçer. Buna göre küfrü tercih eden kimseyi Allah hidayete ulaştırmaz. Böyle bir kişinin hidayete erişmesinde peygamberin de bir fonksiyonu olamaz9. Mâtüridî bu görüşüyle, cebir anlayışı karşıtı bir vurguda bulunmaktadır. Zira o ***8220;hür irade***8221; prensibine büyük önem vermektedir. Buna göre Allah***8217;ın müdahale etmemesi, bireysel özgürlüğün bir sonucudur. Nitekim müellifin inanç konularına yaklaşımı, vahiy, akıl olgu bütünlüğü içerisinde olduğundan, konuyla
ilgili tespitlerinde onun kader anlayışıyla ilgili önemli alt yapısı bulunmaktadır10. Nitekim Mâtüridî***8217;nin konuyla ilgili olarak ***8220;Allah onların zulüm ve küfrü ihtiyar ettiklerini ve de tövbe etmeyeceklerini bilince, onları hidayete erdirmemiştir***8221; şeklindeki ifadesi11, konumuza açıklık getirmektedir. Zira Mâtüridî***8217;ye göre nurun zıddı olup, aynı zamanda karanlık anlamında olan zulüm, şirk ve küfrün bir meyvesidir12.
Kur'an verileri çerçevesinde hidâyet dört ana boyutta tahakkuk ettiği anlaşılmaktadır:
1-Her mükellefe lütfedilen akıl ve idrak yetenekleriyle hayatını sürdürmeyi sağlayan zorunlu bilgiler.
2-Vahiy ve peygamber yoluyla yapılan davet ve onlar tarafından hakikatlerin beyanı13.
3-Hidâyete yönelen kimselere Allah***8217;ın lütfettiği tevfik.
4-Hidayete hak kazananları ahirette cennetle ödüllendirme14.
Bu tür sıralama, birbirinin neticesi olarak kabul edilmiştir. Ancak bazı durumlarda bir önceki hidâyet gerçekleşmişken, bir sonraki devreye girmeyebilir. Tamamen ilâhî iradeye yönelik hidâyet aşamaları içerisinde insanla direkt bağlantılı olanı, ikinci merhaledeki ***8220;çağrıda bulunmak ve tanıtmak***8221;tır15.
Mâtüridî***8217;ye göre iman ve hidayete ulaşmanın bazı öncülleri vardır. Bu öncüllerin ardından hidayet ve iman, özgür iradesiyle istemde bulunan kişiye nail olur. Müellif bu öncüller arasında Allah***8217;ı nazar bağlamında zikretmenin önemli bir yeri olduğunu vurgular16. Zira ona göre nazar ve tefekkürü terkeden kimseler, peygamberi de yalanlayarak, hidayetten uzak kalmaktadırlar17.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 30.06.08, 07:49
Uzman
 
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 2.134
Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!
Standart Cevap: Matüridi'ye göre hidayete engel olan beşeri zaaflar ve tezahürlar

I-MÂTÜRİDÎ***8217;YE GÖRE HİDÂYETE ENGEL OLAN BEŞERÎ ZAAFLAR

1-Aklın Zafiyetleri.
Mâtüridî***8217;ye göre hakikatlerin bilinmesine ulaştıran ana yollar, duyular aracılığıyla oluşan idrak, istidlâl ve haberdir18. Aklın bir ürünü olan istidlâl ve nazar, Mâtüridî***8217;ye göre zorunludur. Ancak şeytan vesvesesiyle insanı nazar eyleminden alıkoymaya çalışır. Zira şeytanın işi, aklın işlerliğine engel olmaktır. Nitekim şeytan çeşitli bahaneler ileri sürerek, insanı aklını kullanmaktan alıkoymaya çalışır. Zira akıl, varlıklar üzerinde düşünerek, onun bir yaratıcısı olduğunu anlar, ardından da ona itaati teşvik ederek, bireyi nefsânî ve şehevânî arzularından uzak tutmaya çalışır19.
Aklın ana karakterinin, kendisinin kullanılmasının ihmal edilmesine karşı bir direnişe geçmek olduğunu söyleyen Mâtüridî, İlâhî sahaya ait hususları da sorgulama temayülünün, onun tabiatı gereği olduğunu kabul etmiştir20. Bu nedenle teklifin akıl bağlamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtirken Allah***8217;ın, insan aklının kabul edemeyeceği hiçbir emri vermediğini kaydetmeyi de ihmal etmez21. Nitekim müellife göre akliyyât, araştırma ve inceleme sonucu ulaşılan tevhid, peygamberlik ve diğer bilgileri içermektedir22.
Hakikatin anlaşılmasında başvurulan yegane ölçünün akıl olduğunu düşünen Mâtüridî, her halükarda aklın, sınırsız bir niteliğe sahip olmadığını da kabul etmiştir23. Ona göre aklın kendisine özgü bazı zayıflıkları ve afetleri vardır. Nitekim aklî delillerin çokluğu, vesvese ve tereddüdün gölgeleyemeyeceği gerçek bilgiyi sağlamaz. Zira makul âlemin çok karmaşık olması, ince ve dakîk boyutları bulunması, göz ardı edilemez realitelerdendir24.
Hakikatlere ulaşmanın da insan zihninde oluşan bir idrak sonucu olduğunu benimseyen Mâtüridî, idrakin de sınırlı ve hacimli bir şeyi kapsayıp ihata ettiğini savunur. Oysa ki Allah sınır ve hacimle nitelendirilmekten münezzehtir. Zira sınırlı oluş, bir sona eriştir ve daha üstün olmaktan aciz kalıştır. Sınırlılık, eninde sonunda nihayete eren bitişik cüzler statüsünden ibaret iken, Allah bölünmez bir zâtî birliğe sahiptir25. Buna göre sınırlı bir varlık olan aklın, sınırsız statüdeki tanrıyı algılaması mümkün değildir.
Aklın yeteneklerinin belirli olması nedeniyle, kendisine çizilen alanı aşamayacağını düşünen Mâtüridî, bu bağlamda insana yönelik olması itibarıyla güzel görünen bir çok durumun, asıl olarak çirkin olabildiği, düzenli görünenlerin de zâtında bozuk olduğunu sezme yeteneğinin akılda bulunduğunu söyler. Ancak bunun her zaman geçerli olamayacağını öne süren müellif, bazen kendi alanına giren hikmet ve sefehin mahiyetini anlamaktan alıkoyan engellerin, aklın gerçeği anlamasında şaşırtıcı bir fonksiyonlarda bulunacağını kabul eder. Buna rağmen, salim bir akıl ve sağlıklı bir duyguya sahip bir kimsenin, fikrî problemleri rahatlıkla halledebileceğini savunur26.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 30.06.08, 07:50
Uzman
 
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 2.134
Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!
Standart Cevap: Matüridi'ye göre hidayete engel olan beşeri zaaflar ve tezahürlar

Mâtüridî, hidayete ermeye engel olan güçlü manileri şu şekilde sıralar:
a-İnsanın ülfet edip sempati duyduğu kişilere özenmesi.
b-Hakikate ulaştıracak delilleri incelemekten ve akıl yürütmekten yüz çevirip, fıtratının zevk alacak şeylere düşkün olması sonucu, nefsinin arzularına yönelmesi. O bunu yaparken, taklit ettiği kimselere güvenir, onların arkadaşlığına ve kendileri aracılığıyla ulaşacağı nefsânî arzulara heves eder. Ardından görüşlerinin isabetliliğine ve kendilerini gerçeğe ulaştıracağına ümit bağlar veya özendiği kişilerin lütufkarlığını hesaba katar.
d-Bireysel ve toplumsal mutluluk faktörler.
e-Alışkanlıklarından ayrılamaması.
f-Günlük yaşantıdaki stresler, meşguliyetler, çeşitli hastalık ve sıkıntılar.
g-Nefsânî arzuların insan üzerindeki egemenliği, dünyevî arzu ve lezzetlerin çokluğu27.
Bütün bunların sonucunda oluşan özenti, öylelerini nefsin doyumsuzluğuna ve kötü alışkanlıklarını normal telakki etmeye doğru sürükler28. Bu da aklî eylemlerin yerine getirilmesini önemli oranda engellemektedir.
Yine müellif aklı hakikati idrakten alıkoyan engelleri sayarken, bunlardan dünyevî uğraşıların onu meşgul ettiğini, sağlıklı bir şekilde çalışmasına engel olduğunu kabul eder. Olayı daha psikolojik boyutta ele alan Mâtüridî, insanların doğasında bulunan sıkıntılar yanında, hayatının farklı boyutlarında karşılaştığı acı ve kederlerin de akıl üzerindeki etkisine dikkatleri çeker. Dolayısıyla bu tür etkenler insan aklını meşgul etmekte, onun küçük büyük, gizli açık her alandaki gerçeği kavramaktan alıkoymaktadır29. Nitekim muhtaç ve fakir bir kimsenin, gelenek ve alışkanlıkların etkisiyle, hikmetin saklı bulunduğu noktayı nasıl tespit edeceği sorusu müellifin cevap aradığı bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Dolayısıyla rububiyete ait hikmeti kavramada konumu bu olan ve söz konusu afetlere maruz kalan akıl, kendi sınırlarını aşamaz30. Aşamadığı gibi, görevini doğrudan yerine getirmesine de mani olur.
Aklın sağlıklı bir şekilde işlemesine engel olan öncü faktörlerden kabul edilen nefsânî arzuların, aklın rakibi olduğunu kabul eden Mâtüridî, bu duygunun insana özgü arzu ve şehvetlerle, bunları cazip gösteren şeytanlardan oluşan yardımcılarla desteklendiğini söyler. Bu tür şeytanî destekli bir duygunun, psikolojik fonksiyonunun etkisine vurguda bulunan müellife göre, nefsânî duygunun bütün güdüleri, duyu âlemi çerçevesinde ve yanı başımızda iken, hak yolda ilerlemenin bütün faktörlerinin duyular ötesindedir31.
Bu yorumları doğrultusunda müellif, hidayetten uzak kalmanın temel etkenleri arasında, insan tabiatının (fıtrat) nesne ve olayları güzel ve çirkin göstermede, akla muhalif düştükleri zamanda, bir çok kimse için akıl ile insan fıtratının gösterdiği neticeleri birbirinden ayırmak çok zor olduğunu kabul eder. Böyle bir değerlendirmenin nedeni ise, her şeyin ***8220;reel idraki***8221; sorunudur. Yani kendine özgü verilerin dışında, farklı bir analiz ile çözümlenmeye çalışılmasındandır32.
Öte yandan Mâtüridî, bu veriler doğrultusunda Allah***8217;ın fiillerini sorgulamanın bir dayanağı bulunmadığını ileri sürerken, bazı konuların haber yoluyla peygamberler aracılığıyla geldiğini vurgular ve bu alanda akıl yürütmenin, sağlıklı bir tutum
olmadığını belirtir. Zira ona göre aklın sınırları dışında olan bu tür inanç konularını sorgulamak, akıl ötesi bir olgu olduğundan, dînî bir zorunluluk değildir33.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 30.06.08, 07:50
Uzman
 
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 2.134
Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!
Standart Cevap: Matüridi'ye göre hidayete engel olan beşeri zaaflar ve tezahürlar

2-Taassup ve Taklit.
Mâtüridî, hakikate ulaşmaya engel olan ana faktörlerden birisini taassup olarak tanımlar. Zira ona göre peşin hüküm ve sabit fikirlilikte, birey kendi anlayışının tam gerçeği yansıttığını, başkalarının ise bunu sağlayamadığını düşünür. Yine böyle bir kimse, kendi inancını irdelemez bile. Dolayısıyla kabullerindeki yanlış ve hataları görmez, hatta görmek de istemez. Çünkü o inanç argümanlarına bilinçli bir şekilde yaklaşmamıştır34. Zira taassup sonucu kabul edilen fikirlerde, her hangi bir aklî eylem olmadığı için, aksi istikametteki kavrayış, onun için bir şey ifade etmez. Oysaki kabuller, akli bir zorunluluk sonucu oluşmalıdır35.
Aklî zaaflardan kabul edilen hususlardan olan taassubun farklı bir boyutu da Mâtüridî***8217;ye göre taklit olgusudur. Zira taklit, bu eylemi gerçekleştirme çabasından kaçınmak amacıyla, nazar ve tefekküre dayalı araştırma yoksunluğunu neticesidir36. Bilindiği gibi Mâtüridî, akaid sistemini oluştururken, taklitten kaçınmayı ve nazar ve istidlâl sonucunda, tahkiki imana ulaşmayı ana hedef olarak tayin etmiş ve bunu da kelâm ilminin temel prensibi olarak benimsemiştir37.
Kur'an taklidin bilinçsizce yapılan bir eylem olduğunu vurgularken, sahiplerine de ***8220;körü körüne hareket edenler***8221; şeklinde bir değer biçmiştir. Söz konusu kimseler, bu tutumlar nedeniyle helak edilmişlerdir. Bu tür bir yargılama, aynı zamanda dünyevî ve uhrevî felaketlerin çağırıcısı olmaktadır.
Kalbin hidâyete engel olan eylemleri anlatılırken, genellikle bu tavrın arkasında kibir ve ön yargı olduğu, âyetler bağlamında rahatlıkla gözlemlenmektedir. Nitekim Şuayb peygamberin hidâyet daveti karşısında insanların ***8220;Söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz***8221;38 şeklinde bir tepki göstermeleri, bir tür ön yargı belirtisidir. Zira söz konusu âyet ifadelerinden evrensel bazda ahlak kurallarını içeren Hz. Şuayb***8217;ın, davetini anlamamaları düşünülemez. Ancak ***8220;Biz seni içimizde zayıf görüyoruz. Kabilen olmasaydı seni mutlaka taşlardık. Senin bizim yanımızda hiçbir değerin yoktur***8221; ifadeleri, itirazlarına açıklık getirmektedir. Yine Mekkeli müşriklerin ***8220;Biz arkadaşımızı daha iyi biliriz. Eğer onun doğru söylediğini bilseydik ona uyardık***8221;39 demeleri de, bir tür önyargının belirtisidir. Öte yandan bu sözlerin sahipleri ***8220;Bizi çağırdığın şeye karşı kalplerimiz kılıflıdır, kulaklarımızda ağırlık, seninle aramızda perde vardır. Elinden geleni yap, biz de elimizden geleni yapıyoruz***8221;40 şeklindeki söylemleriyle, açık bir şekilde hidâyete karşı direnme gerekçelerini göstermişlerdir. Mâtüridî***8217;ye göre Allah***8217;ın emir ve yasaklarına karşı gelme, peygamberin sözlerini dinlememe, kibir ve inadın son noktasıdır41. Zira bunlar hakikati kabule niyetli kimseler değildir. Zira, hidayete yönelmek, öncelikle, bir meyli ifade eden ***8220;kulak vermek***8221; suretiyle gerçekleşir. Oysa ki hakikatten yüz çevirenler, bu tür eyleme yönelmekten uzaktırlar42. Böyle bir tutumun arkasında, ileri boyuttaki taassup ve taklit olduğu da dikkatlerden kaçmamaktadır.
Taassubun oluşturduğu psikolojik yapı, ortamlara göre olumsuz anlamda farklı değerler kazanmıştır. Nitekim İslam tarihinde mezhep taassubunun ilerlediği, fikri müsamahaların tamamen ortadan kalktığı devirlerde, küfrün tanımı da değişmiş, her gurup kendi inancına aykırı hareket etmeyi, küfrün bir sınırı olarak algılamıştır43.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 30.06.08, 07:51
Uzman
 
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 2.134
Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!
Standart Cevap: Matüridi'ye göre hidayete engel olan beşeri zaaflar ve tezahürlar

3-Cahillik.
Mâtüridî***8217;ye göre bir anlamda basîretsizliği de içeren bu terim, hidâyetin önündeki büyük engellerden biri olarak kabul edilmektedir44. Bilgi ve idrakin karşı kıyısında olan cahillik ve basîretsizlik, daha çok ahiret bilincinin gerçekleşmemesiyle tezahür etmekte ve bu nedenle Kur'an da gerçeklerin mutlak olarak ölüm ötesinde anlaşılacağını vurgulamaktadır45. Ancak dînî hakikatlerin dünya hayatında da bilinebileceğini vurgulayan Kur'an ayetleri, ***8220;Keşke bilseydiniz***8221; temennisiyle konuyu dile getirmektedir. Elbette bu ifadelerin arkasında, ***8220;bilmek için çaba sarfetseydiniz***8221; şeklinde bir çağrı bulunmaktadır. Bu tür bir temenni tefekkür etmedikleri ve nazar eyleminde bulunmadıkları şeklinde yorumlanmıştır46.
Evrendeki her şeyin hikmet içerisinde bir gayeye yönelik yaratıldığını ve var olduğunu belirten Mâtüridî, insanı hidayetten alıkoyan etkenler arasında, insanın bu hikmeti algılamaktan uzak olması, yani cehaleti veya ihtiyaçları olduğunu kaydeder. Oysaki bir insan belli alanlarda bilgili olsa bile, yaratmaya müteallik bazı hususlara aklı yetişemeyebilir, yani onun idrak gücünü aşabilir. Bu nedenle ***8220;adalet***8221;, ***8220;zülüm***8221;; ***8220;hikmet***8221; ve ***8220;sefeh***8221; kavramları bazen benzerlik gösterse de, bunu ayıramamanın ana mazereti, bilgisizliktir47. Zira Mâtüridî***8217;ye göre dine bağlanmanın ve İlâhî bilgiye ulaşmak, aklı kullanmakla gerçekleşir. Kendilerine akıl verilmiş olması itibarıyla insanların inanç konularında Allah***8217;a karşı cehalet türü bir itiraza hakları yoktur48. Zira aklın varlığı bu tür itirazlara kapı kapar mahiyettedir.
Cehaletin Kur'an ve sünnete aykırı anlayış ve hayat biçimi olduğu da düşünüldüğünde49, İlâhî buyrukların kabulünün belirtisi olan hidayete karşı umursamaz olmak şeklinde bir anlam ortaya çıkmaktadır.
Kur'an cehaletin belirtileri olarak, isyan vasıtası50, hidayet mukabilinde dalalete talip olmak51, aşırı cinsel arzulara düşkünlük52, dînî konuları bilgisizce tartışmak53, dindarlara karşı tavır takınmak54, hevâya tâbi olmak55 olarak belirtmiştir. Bu tür anlayış ve tutumlara sahip olan kimseler, cehalet içerisinde değerlendirilmekte ve hidayet olgusundan da uzak kalmaktadırlar56.
Reel bağlamda bir sıfat olarak cehaleti üstlenen bireyin, bu tavrına neden olan etkenler arasında, duyu ve duygu zayıflığının önemli bir yeri olduğu anlaşılmaktadır.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 30.06.08, 07:52
Uzman
 
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 2.134
Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!
Standart Cevap: Matüridi'ye göre hidayete engel olan beşeri zaaflar ve tezahürlar

4-Duyu ve Duygu Zayıflığı.
Kur'an âyetleri bağlamında insanın yapısal olarak bazı kötü tutum ve davranışları olduğu kabul edilmektedir57. Bu tür tavırların daha çok insanın duyu eksikliği veya duygu zayıflığından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Mâtüridî, duyu ve duyguları, ***8220;havassı selime***8221; ve ***8220;iyân***8221; terimi içinde değerlendirmiştir. Ona göre objelerin anlaşılmasındaki incelik ve derinlik, ya da fazla uzaklık gibi etkenler, hastalık ve rahatsızlık gibi aksaklıklar, duyuların gerçek anlamda işlerliğini engelleyen etkenlerdir. Dolayısıyla duyu ve duygularla elde edilebilen hakikatlerde, hata ve yanlışlıklar ortaya çıkabilir58.
Duyularla hakikatin algılanmasında yanlışlığı sürükleyen temel unsurun, duyular çerçevesine giren varlık âleminin göz önünde bulundurulması olduğunu düşünen Mâtüridî, duyular yoluyla elde edilen gözlemin, her zaman gerçeğe ulaştıramayacağını ileri sürer. Zira sadece duyular âlemiyle hareket eden kimseler, duyular ötesini algılayamaz. Çünkü bu öteki âlemle ilgili olguları hiç görmemişler ve algılamamışlardır. Onlara göre duyular âlemi, duyular ötesinin yegane ölçütüdür59. Oysa ki, inanç konuları daha çok duyular ötesi bir olgudur. Buna göre metafizik âlemi, duyularla algılamak, gözle sesleri anlamak, renkleri de kulak ile idrak etmek istemek gibidir60.
Müellif, duyularımızın her birisinin kendi alanındaki hususları anlamak için yaratıldığını kabul ederken, bu tür bir duyunun bazen kendi alanını kavramada da yetersiz kalabileceğini ileri sürer. Böyle bir durumda bir diğer duyunun devreye gireceğini belirten Mâtüridî, inanç konusunun ancak böylece anlaşılabileceğini kabul eder61.
Öte yandan müellife göre, bireyin kişisel mizacı, mevcut lezzetlere davet eden arzu ve istekleri, göz önünde canlanan çekici şehevi unsurlar, ihtiyaç ve zaruretleri, alışkanlık ve adetleri, duyu ve duyguları yanıltarak, sahibine gerçek olmayan bir şeyi, doğru imiş gibi gösterebilir62.
Duyuların her hakikati kavrayamamasının hâricî nedenleri de olduğunu belirten Mâtüridî, meselâ uzaklığın yanında, bakılan nesnenin saydam veya küçük olması, sağlam bir yapıya sahip olmasına rağmen, duyunun görevini yapmasına engel olduğunu söyler63.
Müellife göre, duyunun konusu olan varlıkların idrak edilişinin iki alternatifi vardır. Bunların ilki, kişinin duyu yoluyla algıladığı şeyle istidlâlde bulunmasıdır. Bunun da duyuyu aşan şeyin, duyumla ilişkili olduğu zamanda gerçekleşeceğini ileri süren yazar, buna örnek olarak, dumanın ateşe, aydınlığın güneşe delalet etmesini verir. İkinci olarak duyu ile algılananı aktaran haberdir. Nitekim uzak ülkeler, yeni meydana gelen olaylar bu konumdadır. Bu iki alternatifin sağlıklı bir duyu veya güvenilir kaynakla elde edilebileceğini kabul eden Mâtüridî, özellikle duyuyu aşan ikincisinin, ancak haber verenin haberiyle anlaşılabileceğini vurgular. Gaybî âlemle ilgili bilgilere ise ancak peygamber haberiyle ulaşılabilir.
Akıl-duyu çakışmasına dikkat çeken müellif, insanların tabiatlarının hoşlanmadığı ama aklın benimsediği tutum ve davranışlara uymakla yükümlü olduğunu vurgulamıştır. Ona göre duyular, sadece ***8220;şimdi olan***8221; ve ***8220;şu anda***8221; duyu âlemine giren olguya göre şekillenebilir. Oysaki akıl, hem duyular âleminde hem de duyular ötesinde bulunanı algılayabilir. Bu nedenle nesnelerin güzelliği ve çirkinliği aslî tabiat ve duyularla değerlendirilmeyip, akli ölçülere göre değer biçilmiştir. Bu durumda akıl, değişikliğe uğramayan ve herhangi bir bilinmezlik sebebiyle geçersiz hale getirilemeyen duyu bilgisi gibidir. Bu tür bir duyu bilgisi, bütün gizli ve kapalı hususların merciî konumundadır. Yine akıl, her tabiî-duyusal bilginin temelini ve kriterini oluşturur64.
Nitekim Kur'an ***8220;dünyada kör olan kimsenin, ahirette de kör olacağını***8221;65 belirtirken, nazar ve istidlalden uzak duygu yoksunluğunun, ***8220;ahirette kurtuluşa ermek***8221; anlamındaki hidâyete engel olmadaki faktörünü anlatmış olmaktadır. Duyu ve duygunun hidayete engel olma formuna girmesinde en önemli âmilin, her ikisinin de hevânın güdümünde kullanılmasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 30.06.08, 07:53
Uzman
 
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 2.134
Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!
Standart Cevap: Matüridi'ye göre hidayete engel olan beşeri zaaflar ve tezahürlar

5-Hevâya Tâbi Olmak.
Hidâyete ulaşmada engel olan önemli bir amil hevâya uymaktır. İnsanın gelişigüzel davranmasını salık veren hevâ, kötülüğe prim veren bu konumuyla bir çok İlâhî buyrukla çelişmektedir. Genel anlamda nefsin bedensel arzularının aşırı temsilcisi olan hevâ66, sürekli olarak kötülük ve günahlara insanı temayül ettirmektedir67. Bu konumu nedeniyle insan hevâsının bireyler bazda farklılık arzetmesi de, hevânın tanım ve eylem sınırını tespit etmeyi zorlaştırmaktadır68.
Nitekim peygamberler de, kendileri ve insanların hevâlarına uymamaları konusunda uyarılmıştır69.
Mâtüridî***8217;ye göre Îlâhî va***8217;d ve va***8217;îd hikmet açısından gerekli olmuştur. Zira nefis ve hevâyı itaate zorlama, insan tabiatının hoşlanmadığı erdemlere sevketme, ancak İlâhî buyrukları ihtiva eden teklif sonucunda olur. İnsan tabiatının, yapılan işlerin sonucunu göz önünde bulundurmak hissiyle şekillendiğini düşünen müellife göre, yöneldiği olgunun sonucunda yarar ve zararı acele görmek isteyen nefis ve hevâ, elbette hidayetin sonucunu uzak görmekte ve mümkün olduğu kadar, o tarafa yönelmekten insanı alıkoymaya çalışmaktadır70.
Hevâ ve nefsin istekleri yanında onlar için bahaneler oluşturan hayatın zorluklarına karşı, tefekkür ve istidlâl ile göğüs germek gerektiğini düşünen Mâtüridî bunun, peşin bir menfaati bulunmadığı, kişiyi zevk ve arzularından alıkoyduğu için, hevânın direnç göstereceğini belirtir. Ona göre bu güç durum, nefsin terbiyesiyle ve olumlu yönde alışkanlıklar kazandırılmasıyla aşılabilir. Nitekim mükellef olmadıkları halde çocukların ibadete yönelik bazı sözlü yaptırımlarda bulunulmasında da aynı gaye gözetilmektedir. Bu nedenle tefekkür ve istidlâl, hevânın karşısında önemli bir güç oluştururken, bunun zararlı ve yararlı nesneler hakkında öğüt ve ibrete vesile oluşu da gözden uzak tutulmamalıdır71.
Mâtüridî söz konusu problemi incelerken, değerlendirme bağlamında farklı bir tahlile girer. Şöyle ki, ona göre Allah, insanları iyiyi kötüden ayırmasını bilecek bir şekilde yaratmış, onların aklî idraklerine kötü davranışı çirkin, iyi tutumları da güzel göstermiştir. Bu sebeple o, insanın yapısal özelliğine paralel olarak, olumlu davranışlara onları davet etmiştir. Öte yandan insanın bazı davranışlardan nefret etmesi, bazı tutumları da benimsemesi, yaratıcının insana sunduğu özelliklerdendir. Beşerin dünya lezzetlerine meyledici bir karakterde yaratılması sonucu, bu lezzetler ona çekici görünmektedir. Yine acı ve meşakkat yükleyici durumlardan kaçan insan psikolojisi, onun aklı ile tabiatı arasında bir çatışmayı doğurmasına yol açar. Zor gelen şeye, zevk verici sonucu uğruna tahammül gösteren bireyin, aynı amaçla meşakkatin külfetlerine katlanır bir halde olması, hidayet amillerinden birisi olmuştur. İnsan aklının zorluklara göğüs germeye karşı direneceği gerçeğine binaen, kötülüklerden yasaklanmış ve iyiliklere davet edilmiştir. Hidayet ve dalalete ulaştırıcı sebepler yaratan Allah, akıllarını kullanan kulların, harcayacakları çaba ve insan tabiatının hoşlanmadığı, nefsin nefret ettiği hususlara gösterecekleri tahammül derecesine bağlı olarak, nail olacakları üstün mertebeler hedeflemiştir. Bunun için de hidayete ulaşacak iki yol belirleyen yaratıcı, birincisini ve en üstününü duyular aracılığıyla oluşan müşâhede, ikincisi ise duyuları aşan nakil olarak tespit etmiştir. Bu veriler çerçevesinde hidayete ulaşmak amacıyla nefis ve hevânın etkisinden kurtulmak, eğitim, nefsi alışageldiği şeyden alıkoymaya özen gösterme ve yapmak istemediği
şeye fıtratın da benimseyebileceği güzel bir yöntemle sürekli olarak yönlendirmek suretiyle gerçekleşebilir72.
Bireysel anlamda tanrı edinilmesinden dolayı kalbin mühürlenme nedeni olan hevâ73, aynı zamanda toplumsal bazda ortak özelliklere sahip olup sosyal bir nitelik kazandığı da görülmektedir74. Buna göre Allah***8217;ı hatırlamaktan uzak tutum ve davranışlarda yüce yaratıcıyı dikkate almayan fertlerin oluşturduğu toplum, hevâya tâbi olmuş ve hidâyetten uzak bir tutum içindedir75. Hevânın şeytanî olduğu düşünüldüğünde, zülüm ve şehvet ile kişinin kendisine yaptığı aşırılık, hevâ ile yaratıcısına karşı yönelmiştir76. Yine hevâ, fert ve toplumların önüne, toplumsal bir baskı unsuru ve dolayısıyla yaşam tarzı olarak da sunulmaktadır77. Nitekim hevâya tâbi olmanın, affı mümkün olmayan şirk78 veya bir zülüm olarak79 nitelendirilmesi de bu anlayış pekiştirmektedir.
İnsan yapısında yaratılıştan var olan hevâ olgusunun, yan faktörlerle birlikte, insanın hidayetten yüz çevirmesine neden olacak bir niteliğe sahip olduğu bilinmektedir. Bu bağlamda hevâyı olumsuz kanallara sevkeden insanın, en önemli eksikliğinin, bilgisizlik olduğu da bilinmektedir80. Bu özelliklere sahip olan bir kimse, hevâsına tâbi olarak, nefis ve şeytanın emirleri doğrultusunda hareket etmesi, bunun doğal bir sonucudur. Yeterli bilgi donanımına sahip olmayan insanın, hidayetten uzaklaşma konusunda zannına uyması da kaçınılmazdır81.
Hevâ bir anlamda yerilen nefsin güdümünde olan ve birlikte kişiyi hidâyetten alıkoyma yolunda güç birliği etmiş iki dahili engeldir. Nitekim nefis insan aklının boyunduruğu altına girmekte gerçekten önemli dirence sahiptir. Öte yandan nefis ne kadar olgunlaşırsa olgunlaşsın, yine de insanı kötülüğe itmekte ve yaşam boyu kişinin alt etmekte emin olamayacağı yegane varlık olarak görülmektedir82. Nitekim konu bağlamında değerlendirilebileceğimiz Âl-i İmrân suresinin on dördüncü âyeti, hevânın motivasyonlarını, cinsel arzular, dünya tamahını oluşturan mal, mülk, para ve makam gibi hususlar olduğunu göstermektedir. Bu olgular aynı zamanda kişinin Allah***8217;a karşı istiğna göstermesine yol açan etkenlerdir83.
Kibir, gurur ve istiğnânın ifadesi ve hevânın insanî yansıması olan büyüklenme, Kur'an âyetleri bağlamında, inkarcını ana vasfı olarak görülmektedir84. Nitekim cehennemde azap çeken insanlar arasında aşırı şımarık olanlar ile anormal şekilde böbürlenenler olduğu anlaşılmaktadır85. Kibrin arka planında, yaşamın her türlü kayıttan bağımsız olma arzusu86 ve ilmi yetkinlik düşüncesinin87 olduğu anlaşılmaktadır. Kibirlenmek, haktan yüz çevirmede inat gibi bazı olumsuz nitelikleri de beraberinde taşımaktadır88.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 30.06.08, 07:53
Uzman
 
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 2.134
Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!
Standart Cevap: Matüridi'ye göre hidayete engel olan beşeri zaaflar ve tezahürlar

II. HİDAYETE ENGEL OLAN BEŞERÎ ZAAFLARIN KALPTEKİ TEZAHÜRLERİ
Kur'an-ı Kerim***8217;de hidayete engel olan beşeri amiller anlatılırken, bunların kalbe yönelik tezahürlerine göndermelerde bulunulur. Kur'an, aklî eylemlerle de bağlantılı olan kalbe ait bu sapmaları, bazı kavramlar altında işlemektedir. Bunlar daha çok sapma (zeyğ), paslanma (reyn), hastalanma (maraz), katılık (kasvet), perdelenme (gulf), körleşme (a***8216;mâ) ve mühürlenme (hatm) gibi terimlerdir.
Mâtüridî, hidayete engel olan aklî-beşerî âmilleri anlatırken, bu etkenlerin kalpteki fonksiyonlarına da değinir. Konuyu sistematik bir tarzda ele almayan müellif, ilgili terimlerin geçtiği yerlerde, imanın mahalli olan kalbin hidayete yönelmesi için gerekli verileri ve hidayetten alıkoyan amilleri takdim eder. Bu doneler onun aynı zamanda akıl-kalp birlikteliği anlayışını da yansıtmaktadır. Nitekim Mâtüridî***8217;ye göre Kur'an***8217;daki ***8220;Ulü***8217;l-elbâb***8221;89 tâbiri, akıl ve kalp sahipleri anlamındadır90. Yine o, ***8220;Allah***8217;ın, göğsünü İslam***8217;a açtığı kimse***8221;91 âyetini de, hakkı, hüccet ve burhanlarla, gerçek olarak gören***8221; şeklinde te***8217;vil etmiştir92. Müellif Hz. İbrahim***8217;e gösterilen yer ve göklerin melekûtunun bir anlamını da, ***8220;vahdaniyete delalet eden marifet***8221; olarak yorumlamıştır. Ona göre bu ***8220;marifet***8221; vasıtası da, nazar ve istidlaldir93. Öte yandan Mâtüridî, ***8220;Doğrusu size Rabb***8217;inizden basîretler geldi. Artık kim görürse yararı kendisine, kimde kör olursa zararı kendisinedir***8221;94 âyetinde yer alan ***8220;basîret***8221; terimini işlerken, nazar ve tefekkür kavramlarını gündeme getirir. Basîreti, hidayete ulaşmak ve hakkı görmek şeklinde anlayan Mâtüridî, bazı insanların inat ve büyüklenmeleri sonucu, nazar ve istidlali terk etmeleri neticesi, hidayetten uzak kaldıklarını belirtir95.
Mâtüridî***8217;nin hidayete engel olan beşeri zaaflar şeklinde anlattığı hususların, imanın mahalli olan kalpteki tezahürlerini şöyle sıralayabiliriz:
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
beşeri, engel, göre, hidayete, matüridi'ye, olan, tezahürlar, zaaflar

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 03:19 .