AKILLI KAPSÜLLERİN İNSAN BEDENİNDEKİ YOLCULUĞU
(Nano-Capsule)
Bilim kurgu filmleri ile bilişim teknolojilerinin birlikteliği insan yaşamında devrimsel etkileri oluşturan büyük projelere damgasını vurmaya devam etmektedir. Bilişim Dergisinin 82. sayısında yer alan “ Bilgisayar Destekli İnsanlar(Verichip) “ başlıklı yazıda anlatılan; İnsan bedenine yerleştirilen entegre devrelerle hastanın izlenmesi hastadan elde edilen verilerin depolanması , değerlendirilmesi ve bu teknolojinin güvenlik amaçlı da kullanılabileceğinden söz etmiştik. Bu yazımızda ise vücut içerisinde dolaşan ve hastalıklı hücreleri saptayan ve bu hücrelerle savaş açarak yok eden akıllı nano-kapsül (nano-capsule)’lerden söz edeceğiz.
Bu çalışmanın İlham kaynağının 1960 larda ünlü film yıldızı Raquel Welsh ve arkadaşlarının rol aldığı bir mikro denizaltı ile insan vücudunda yaptıkları yolculuğu konu alan “Fantastik Yolculuk” filminin olduğu düşünülebilir. Filmdeki denizaltının yerini alan mikrochip’li kamera içeren bir kapsül vücutta dolaşarak elde ettiği görüntüleri ve bulguları araştırma merkezindeki bilgsayar sistemlerine iletmektedir. Bu kapsül vücuttaki sağlıksız dokuları ve yabancı olguları yok edecek silahlarla donatılıp bunları gerekli durumlarda harekete geçirmek amacıyla geliştirilmişlerdir.
Bu teknoloji harikası kapsüllerin geliştirilmesi hiç kuşkusuz insanlığın baş belası kanser in tanı ve tedavisindeki başarı için büyük umutlar oluşturmaktadır. Nasa ve ABD Ulusal Kanser Enstitüsü bu umutları bilimsel gerçeğe dönüştürmek amacıyla bir ortak proje başlatmışlardır.
Bu benzersiz ortaklığı kuvvetlendirmek amacıyla NASA yöneticisi Daniel Goldin ve Ulusal Kanser Enstitüsü yöneticisi Dr. Richard Klausner bir anlaşma imzalayarak dünyada ve uzayda hastalıkları tespit, teşhis ve tedavi edebilecek biyomedikal teknolojiler geliştirme konusunda kurumlarının işbirliği yapmalarına karar vermişlerdir. Bu tür teknolojilerin geliştirilmesi ile dünya üzerinde yaşayan insanların yaşam kalitesi geliştirilecek ve bu çalışmalar gelecekte tıp ve uzay yolculukları alanında büyük gelişmelere yol açılacaktır.
Bu ortak birliktelik NASA ve Ulusal Kanser Enstitüsü(NCI) için mevcut teknolojide gelişmelere öncülük etme konusundaki tarihsel rollerini tatmin edici bir fırsat oluşturmaktadır. NCI, ilk kez tümörlerin birbirinden farklı moleküler karakteristiklerini baz alarak kanseri tanımlama amacındadır. NASA ise hasta bakımında yepyeni bir yol (“mikroskobik tarayıcılar”) olan ve hasta vücudun tümünü dolaşarak hastalığı arayan bir strateji geliştirmeyi amaçlamaktadır. Bu teknoloji ile NASA astronotların sağlık durumlarını gözleyebilecek, dünya ile iletişimin ve medikal test kapasitesinin kısıtlı olduğu uzay ortamında, bulunan hastalığı tedavi edebilme yoluna gidebilecektir.
Kanser, bir hücrenin kontrol dışı çoğalmaya başlaması ile ortaya çıkar. İlk safhalarda tümör sadece o bölgede gelişir, Bunu yok etmek için kullanılan yöntemlerden biri olan kemotrapi (ilaçla tedavi yöntemi) tüm vücudu etkiler. Kanserli hücreler diğer sağlıklı hücrelerle beraber öldürülmeye başlanır ve hastada mide bulantısı saç dökülmesi güçsüzlük gibi sıkıntılarla sıkça karşılaşılır.
Noktasal mücadelede bulunacak bir silah geliştirebilmek için NASA’daki bilim adamları nano-boyutlu kapsüller ile hasar görmüş DNA’ları tespit etmeye çalışmaktadırlar. DNA’lar hücresel aktiviteleri kontrol eden moleküllerdir. Aranan hücrelerin yeri belirlendiğinde kapsül ya bu hücreleri iyileştirme yolunu ya da “Fantastik Yolculuk” filminden bir sahne gibi. kapsül (insan hücresinden çok daha küçük boyutta) kan akışına karışarak hastalıklı hücreleri






Normal