Cevap: Anatominin tarihçesi-Galenius,Vesalius erdirilmiştir. Doğa sevgisi ve doğayı daha iyi inceleyerek sanatta olduğu gibi yansıtma isteği Rönesans’ın karakteristiğidir. Bu sonuca yönelik çabalarda bulunan ilk sanatçılara primitifler adı verilmiştir. Bu sanatçılar İtalyan Rönesans sanatını hazırlamışlardır. İtalyan primitifleri de gotik sanatın ilke ve etkinliklerinden sıyrılmak suretiyle yeni bir sanat aşamasına yönelebilmişlerdir.
XIII. yüzyılın sonunda XIV. Yüzyılında İtalya’da artistik faaliyet Toscana bölgesinde toplanmış görünmektedir. Bu bölge ekonomik yönden kalkınmış, toplumsal yapı bakımından da sanata yatkın bir duruma ulaşmıştır. Floransa (Firenze) ve Siena önemli iki sanat merkezi olmuştur.
2. İlk Rönesans Aşaması
XV. yüzyılın ikinci yarısında plastik sanatlar XVI. Yüzyıl klasisizmini hazırlayacak çapta sanatçılar yetiştirebilecek düzeye ulaşmıştır.
1432 yılında Floransa’da doğmuş olan Antonio Pollaiolo (1432-1498) gerçekten XV. Yüzyıl sonu sanatçısıdır. Bu sanatçı da çok yönlüdür. Kuyumcu, heykeltraş ve ressamdır. Zamanın ve gelecek yüzyılın estetik araştırmalarına, özellikle anatomi incelemeleriyle katkılarda bulunmuştur.
Bu aşamanın ikinci büyük sanatçı Andre Verrochio (1435-1488) dur. Sanatçı ressam ve heykeltraş’tır. Ressam olarak yaptığı tablolardan tanınmış biri Leonardo Da Vinci ile ortak eser İsa’nın Vaftizi’dir. Bu tabloda sağda bulunan melek ile gerideki manzara Leonardo’nun elinden çıkmadır. Paloiolo’nun resim dalındaki çalışmaları unutulmuş ise de, heykeltraşlık eserleri sanat edebiyatına geçmiştir.
XVI. yüzyıl klasisizmini hazırlayan XV. Yüzyıl sanatçılarının, Giotto’dan itibaren ışık, volüm, mekan ve perspektif sorunlarıyla ne kadar büyük uğraşı verdikleri görüldü. Paolo Uccello perspektif problemini önde görmüş ve onunla çok ilgilenmiştir. Bu arada ve bu açılardan iki sanatçıyı daha incelemek gerekir. Bu resim sanatçıları Ombria’lı Piero della Francesso ve Pauda’lı Andre Mantegna’dır.
Piero della Francesso (1416-1492) bir aralık Floransa’da Domenico Veneziano ile çalışmıştır. Sanatçının San Sepolcro’da Palazzo Communale’de bulunan Diriliş tablosu kompozisyon ve anlam bakımından önemli bir eserdir.
Sandro Botticelli (1445-1510) Polatolo ve Verrochio ile XV yüzyılın ikinci yarısının çok değerli ve güçlü sanatçılar grubunu oluşturur. Bu sanatçı gerçekten liriktir, şiir doludur. Denebilir ki resim sanatı bu derece arı ritimli bir sanatçıyı nadiren görmüştür. Bir çok dinsel konulu tablolar yapmış bulunan Botticelli’nin en tanınmış eseri Primavera (ilkbahar) ve Venis’ün Doğuşuu tablolarıdır.
3. İtalya’da XVI. Yüzyıl-Cinquecento- Klasik Rönesans
XV. yüzyıl sanatçıları perspektif, anatomi ve doğanın tasviri denemelerinde bulunmuşlar, bu ilkeleri keşfederek sanat dünyasına yeni ve taze bir soluk getirmişlerdir. XVI. Yüzyıl sanatçıları bu verileri ve buluşları kendi artistik ve filozofik anlayışları ve teknik değerlendirmeleri doğrultusunda işleyip değiştirmişlerdir. İtalya’da olgunlaşan XVI. Yüzyıl sanatı bütün Avrupa’ya yayılmış XIX. Yüzyıl sonuna kadar bütün sanatçılar İtalyan sanat merkezlerini ve müzelerini, o yüzyılda yetişmiş büyük ustaların eserlerini görmek, inceleme ve kopya etmek için ziyaret etmiş, onlardan esinlenmişlerdir.
Leonardo da Vinci artistik gücü XVI. Yüzyılı da etkileyen bir XV. Yüzyıl sanatçısıdır. XVI. Yüzyıl İtalya’sının büyük sanat ustaları Floransa-Roma merkezlerinde çalışmış olan Michelangelo ve Raphello ile Venedik ekolünün temsilcileri Timtoretto, Tiziano, Giorgione ve Veronese’dir. Bu sanatçıların çoğu çok yönlü, evrensel kişilerdir 15 .
XVII. asrın başlangıcında, İtalya’da doğan klasik sanat Avrupa’yı kaplamıştı. Böyle iken prensiplerin birliği, milletlerin yerli şivelerini kaldıramamıştır. İspanya, Hollanda, Fransa, İngiltere gibi büyük memleketler, siyasi varlıklarını gittikçe belirtmekle beraber yeni sanat dilinden de türlü lehçeler çıkarıyorlardı. Fakat gariptir ki bu dili kurmağa çalışan iki memleket, İtalya ve Flandra birlik ve bağımsızlık kazanamamışlardı. Bu siyasi zayıflık onların sanat faaliyetlerini ilerleten imarın bir neticesi idi 14 .
3.3. 16. YÜZYILDA İTALYA’DA YÜKSEK RÖNESANS
XVI. yy’ın ilk yarısı Rönesans’ın olgunluk dönemi olarak kabul edilmiştir. Bu çağın, güzel sanatlar alanında bulunduğu değerler XIX. yy’ın ortalarına kadar devam eder. Bu dönemin büyük sanatçıları Leonardo, Raphael, Michelangelo’dur.
Sanat tarihinde “Yüksek Rönesans” ya da “Rönesans’ın gelişme devri” diye tanımlanan ve 1500-1530 arasın İtalya sanatı, başlangıçtaki Rönesans’ın mantıklı sonucudur.
16. yüzyılda pozitif bilimler insanı şaşırtan gerçeklere ulaşmıştır. Hümanizme yeni ruhsal değerler kazanmıştır. Yüksek Rönesans, yeni çağın getirdiği tüm duygu ve düşünce sistemlerini en kusursuz yaratış biçimlerine aktarmıştır.
XV. yüzyılda Floransa’da başlamış olan, sanatta Rönesans, özellikle Mecidi ailesinin şehri yönettiği sırada en güçlü devresine ulaşmıştır.
16. yüzyılda ise, aynı üretici ortam Roma’da oluşmuş ve sanat merkezi Floransa’dan Roma’ya taşınmıştır. Geçmişin güçlü biçimleri, hümanist Rönesans ruhu ile yorumlanarak 16. Yüzyılda yeniden inşa edilmiştir. Yüksek Rönesans’ı doğuran bu yeni kuruluş, Papalar şehri Roma’nın ikbal hırsıyla dolu, görkemli karakterine uygun şekilde baş döndürücü olmuştur.
Yüksek Rönesans, antikitenin dış görüntüsünden sıyrılarak kurallara yönelmiştir. 15. Yüzyılda araştırılan mekan, perspektif, anatomi, gölge-ışık açık-koyu, altın kesim problemleri Yüksek Rönesans’ta kurallaşmış ve amaç olmaktan çıkmıştır. Yüksek Rönesans, bütün teknik ve biçim değerlerini yeni dünya görüş ve düşüncelerini anlatmakta araç olarak kullanılmıştır. İlk Rönesans resimleri kusursuz dikdörtgenlerdi. Altın kesim kurallarına uygun bu kusursuz dikdörtgenler içine kusursuz üçgenler yerleştirmişlerdir. Kiliseler ve Saraylar ise kusursuz küpler olarak biçimlenmiştir. Bu estetik geometri 15. Yüzyıl sonunda biçimlerin en doğal ve kusursuz olanı diye saptanan “daire” şekliyle taçlanmıştır. Daire ve piramit 16. Yüzyılın her sanat alanına en-boy-derinlik veren silsileli deseni ile örülmüştür. Böylece en-boy-derinlik yani “üç boyutlu” perspektif düzeni gözle görülen bir mekan yaratmıştır. Biçimler, olduklarından daha anıtsal bir görünüş kazanmışlardır.
Yüksek Rönesans gerçek bir akılcı (rasyonel) sanattır. Yüksek Rönesans, duygu ve düşüncenin, özle biçim değerlerinin kusursuz dengesiyle taşlanmıştır. Raffaello, Leonardo, Michelangelo onun temel taşlarıdır 16. Ancak 1900 yıllarından itibaren, klasik esrin savunulmasının gerektiği kabul edilir. Böylece bu iki akımın, klasik olanın son derece fakir ve hatta boş bozlardan ibaret olduğu kabul ediliyordu.
Dikkat edilirse, çağlar değiştikçe değer hükümleri de değişiyordu. Bu bakımdan güzel sanatlarda en dolgu değerleri bile başka çağların dünya görüşü karşısında temsil edici nitwliklerini, ancak kendi içinde korudukları anlaşılıyor. Ve her çağ kendi değer hükümlerine göre kendine uygun eserler talep ediyor.17
3.4. Leonardo Da Vinci (1452-1519)
Leonardo, Ver Piero da vinci ile Carterina isimli bir köy dilberinin gayri meşru çocukları olarak 15 Nisan 1432 yılında Toskana eyaletinde, vinci kasabasına bağlı Anchiano köyünde doğdu. Aslında Floransalı bir kişizadenin oğlu olan babası, kendi halinde bir noterdi. Ver piero’nun işi, Floransa’da idi. Leonardo böylee çocukluk ve gençlik yıllarını baba evinde geçirdi 18.
16. yy’ın başında bazı sanatçılar erken Rönesans geleneğini sürdürürken Leonardo da vinci Rönesans’ı taçlandıran “modern klasisizm”in kurucularından oldu 16.
Rönesans sanatını doruğuna ulaştırmış, yalnız sanat yapıtlarıyla değil çok çeşitli alanlardaki araştırmaları ve buluşlarıyla da tanınan, dünyanın gelişmiş sanatçılarından biridir14 .
İnsanlık tarihinin en büyük kişilerinden biri olan Leonardo da vinci, tüm geçmişi özetlenmiş ve ileriye ışık tutmuştur. Büyük bir sanatçı olduğu değin, büyük bir bilim adamı, biyolog, mühendis, mimar, heykeltraş, ressam, ozan ve mizisyendir. Çeşitli savaş aletleri, makinalar, şehir ve köprü projeleri, fizik, optik, matematik.. vb.. çok değişik konularda sayısız araştırma ve taslaklar yapmıştır. İlk karanlık kutu- fotoğraf makinası, insan tarafından yönetilmek üzere ilk balon projesini de Vinci yapmıştır. 120 ciltlik bir anatomi kitabı hazırlamıştır. Renk üzerine 20 ciltlik bir kitap yapmıştır. Kitabında rengi ışık etkilerini ve çeşitli resim promlemleri üzerinde görüşlerini belirtmektedir. Renk konusundaki savları, 19. yy’da Empresyonist sanatçılara büyük bir kaynak olmuştur 16. Resim, sanatçının yaygın ve çok yönlü çalışmalarında küçük ve sınırlı bir bölüm tutmaktadır. Resmi zihinsel bir olay olarak nitelendirmiştir. Bu tanım sanatçının eserlerinde açıkça ifade bulur. Tanınmış eserleri arasında, yapılış sırasına göre, Verrochio ile ortaklaşa meydana getirdikleri İsa’nın Vaftizi, Muştulama, Kahinlerin Tapması, Mağarada Meryem, Cena (Son Yemek), Gioconda (Monna Lisa), Saint-Anna Grubu bulunmaktadır. Leonardo’nun sanat çalışmaları, genellikle Floransa’da geçmiştir. Bir aralık Milano’ya gitmiş ve orada eser vermiştir. Leonardo ilk sanat çalışmalarını Verrochio’nun atölyesinde yapmıştır 15 .
Sanata eğilimi daha erken yaşlarda ortaya çıktığından babası oğlunun çizimlerini dönemin ünlü heykelci ve ressamlarından Andrea del Verrochio’ya gösterdi Leonardo’nun yeteneğini ilk bakışta anlayan Verrachio, yanında çalışmak üzere onu Floransa’daki atölyesine aldı. Leonardo orada yaklaşık beş yıl çalıştı ve çok yönlü bir eğitim gördü. O yıllarda az sayıda yağlıboya resmin yanısıra kurşunkalem ve mürekkeple bir çok çizim yaptı. Çizimlerinde öne çıkan keskin gözlem gücü ve gerçek varlıkların görünüşlerini, hareketlerini, ışık ve gölgeleriyle kağıda tam olarak aktarabilme yeteneğiyle Verrochio’nun hayranlşığını kazandı. Çizimleri arasında silahlar, mekanik araçlar, az rastlanan türden hayvan ve bitkileri, ilginç insan figürleri vardı 12.
Ne var ki Leonardo daha da ileri giderek insanların fizyolojik yapıları ile ruhsal yapıları arasında dinamik bir gerilim kurdu. Giderek araştırmaları ile 15. Yy’da araştırılan “Merkezi kompozisyon” düşüncesinin resimde ilk kez uyguladı.
1481’de yaptığı “Kralların Secdesi” , “Merkezi Kompozisyon” düşüncesinin ilk kez uygulanışıdır. Merkezi kompozisyon, ileride Michelangelo’nun birinci dönem Raffaello’nun eserlerinde doruğuna ulaşacaktır.
Leonardo da Vinci’den pek az resim kalmıştır. Bu , ya resimlerin kaybolması ya da sanatçının çok yaygın konulardaki çalışmalarından ileri gelmektedir.
Ömrünün büyük bir kısmı 15. yy’la ait olan Leonardo’nun 16. yy’la aktarılmasının nedeni eserlerinde 15. yy’lı ve 16. yy yüksek Rönesans’ını içeren yeni dünya görüş ve yorumundan ötürüdür. Aslında sanatçının deseni, 15 .yy’ın ikinci yarısı Floransa kültür ve sanat görüşü üzerinde kuruludur. O da, atölyesinden yetiştirdiği Verrochio ve diğerleri gibi insan vücudunun anatomik özelliklerini derinden incelemiştir16.
Muştulama (müjdeleme) Leonardo’nun ilk yapıtlarındandır. Simetrik bir kompozisyonla meydana getirilmiştir. Mimari değeri olan bir masanın sağ yanında Meryem, sol tarafında da Meryem’e İsa’ya hamile olduğunu müjdeleyen melek bulunmaktadır. Meryem, konunun niteliğine tümüyle uygun olarak, meleksi yüzlü genç bir kız görünüşündendir. Davranışı yumuşak ve saygılıdır. Sol elindeki bakirliği simgeleyen (immacule conception anlamında) zambaklar tutan haberci niteliğin profil görünüşü çok arı ve gerçekten meleksidir. Sağ el üç parmağı teslisi (Trinite, yani ruhulkuduş, İsa ve Meryem üçlüsü) ifade etmektedir. Buğulaşarak derinleşenpeyzajın ön planında çeşitli tür ağaçlar bir botanist bilinciyle değerlendirilmiştir 15.
Sanatçının anıtsal nitelikteki yapıtı Milano’da Santa Maria della Grazie kilisesinin yemekhane duvarında yer alan freskidir. Fresk İtalyan sanatçılarının XII. Yüzyılından beri uyguladıkları resim tekniğidir. XV. ve XVI. Yüzyıl sanatçıları da bu tekniği uygulamışlardır15.
-------------------------------------------------------------------------------------
14 TOPRAK ,Burhan, Sanat Tarihi, Görsel Yayınları
15 Dr. KINAY Cahit, Sanat Tarihi Rönesans’tan Yüzyılımıza
14 TOPRAK , Burhan, Sanat Şaheserleri-Rönesans’ta Bugüne Kadar ,Güzel Sanatlar Akademisi Yayınları, 1958
16 ETİ , Sevim , Rönesans Sanat Tarihi, Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksekokulu Yayınları
17 TURANİ , Adnan, Dünya Sanat Tarihi, Remzi Kitabevi Yayınları, 5. Basım
18 ALTUNA ,Sadun, Büyük Ressamlar Hayatları ve Eserleri, Hayat Kitapları, 1959
12 Temel Brictannica, Cilt 14, |