[coverattach=1]YAĞMUR ORMANLARINDA SÜREKLİLİK
Geceyi yağmur ormanında sabahlayarak geçiren birisi ansızın yanıbaşında devrilen bir ağacın çatırdısıyla irkilebilir. Böyle bir durumda, yollar açarak traktörleriy-le ormana dalan kerestecilerin ağaçları kesiyor olmaları çok muhtemeldir. Daha sonra da çıplak kalan araziler çiftçilere tarla yapmak için terkedilir. Bugün yağmur ormanlarını tehdit eden bu faaliyetin ormana ve tabii hayata verdiği geri çevrilmez yıkım hakkında kimsenin şüphesi yoktur. Diğer taraftan ormanda ömrünü dolduran ağaçlar da zamanla devrilerek orman yapısında boşluklar oluştururlar. İnsanların yaptığı tahribatın aksine tabiattaki nizamın bir parçası olan bu bozulmalar, ormanların yenilenerek hayatta kalmalarını sağlayan bir sistemdir.
İnsanlar tarafından kesilen yağmur ormanları yeni-lenmemekte, yani yok olmakta, ya da türce zengin ormanlar yerine tek türe dayalı düşük kaliteli ormanlar hızlıca gelişmektedir.
[coverattach=2]Eğer yağmur ormanları tabii bozulmalardan sonra tekrar toparlanabiliyorsa, bu durum neden ağaç kesiminden sonra da olmasın? Bu sorunun cevabı tabii bozulmalar sonunda oluşan boşlukların dinamiğini anlamakta yatmaktadır.
Biyologlar yıllarca devrilen yaşlı ağaçların meydana getirdiği boşluklarda ormanın yenilenmesini izlediler. Orman örtüsündeki boşluklardan geçen güneş ışığının miktarı ormanın yenilenmesinde önemli bir rol oynar. Yaklaşık 30 m. derinliğe sahip bir örtü güneş ışığının büyük kısmını emer. Orman tabanına serinlik, nem ve karanlık bırakır. Gölge o kadar koyudur ki orman tabanını kaplayan fidanların hiçbir zaman büyüye-meyeceğini zannedersiniz. "CUmax" diye tabir edilen bu fidanların çoğu yüksek kaliteli, dayanıklı kereste veren ve ender rastlanan türlerdendir. Yağmur ormanlarında ekolojik denge ve çeşitliliği sağlayan bu ağaçların tohumları sürekli ürer ve çabuk çimlenirler.
» Nüve Forum » akademik » Fen Edebiyat Fakültesi » Biyoloji Bölümü










Normal
