Nüve Forum

Nüve Forum > akademik > Fen Edebiyat Fakültesi > Tarih Bölümü > Dünyanın En Eski Kanunnameleri (Eski Şarkta Yeni Buluntular)

Tarih Bölümü hakkinda Dünyanın En Eski Kanunnameleri (Eski Şarkta Yeni Buluntular) ile ilgili bilgiler


[coverattach=1] Milâttan önce 18. Yüzyılda yaşamış olan eski Babil Kiralı Hammurabi'nin kanunnamesi, Susa Fransız hafriyatında keşfedileli, hemen hemen elli yıl oldu. İlim âlemi bu suretle eskilik ve şümul itibariyle eski

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 08.07.09, 21:58
Administrator
 
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 21.463
Blog Başlıkları: 13
CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Dünyanın En Eski Kanunnameleri (Eski Şarkta Yeni Buluntular)

[coverattach=1] Milâttan önce 18. Yüzyılda yaşamış olan eski Babil Kiralı Hammurabi'nin kanunnamesi, Susa Fransız hafriyatında keşfedileli, hemen hemen elli yıl oldu. İlim âlemi bu suretle eskilik ve şümul itibariyle eski doğuda eşi bulunmayan bir hukuk anıtını tanınış oluyordu. Kısaca, Kodeks Hammurabi adım taşıyan bu eser, pek eski devirlerden kalma kanunname olmak şerefini son keşiflerden ötürü kaybetmiştir.
Daha önceleri, Hammurabi'nin bütün hükümlerini ilk olarak yaratmış olmasının imkânsız olduğu ve Samilerden önce memlekette yaşamış, yazı ve kültür yaratmış olan Sümerler zamanına ait eski hukuktan faydalanmış olması lâzımgeldiği noktai nazarı müdafaa edilmişti (1). Bu tahmin bugün tamamen tahakkuk etmiştir. Genç Amerikan bilgini Francis R. Steele, Philadelphia Üniversitesi Müzesindeki kil tablet hazinesi arasında Sümer dilinde yazılmış bir kanunnamenin mühim kısımlarını keşfetmeğe muvaffak olmuştur. Bu kodeksi yazdıran hükümdarın adı da elde edilmiştir : Lipit - Ischtar. Bu hükümdar, Hammurabi'den aşağı yukarı 170 yıl önce, Babil ülkesinin bir kısmında hüküm sürmüştür.
Kıral Lipit-Ischtar, şimdiye kadar ilimce çok az tanınmıştı. Lipit-Ischtar'm, Hammurabi, Musa, Likurgos, Solon yanında, eski çağın kanun koyucuları arasında sayılması gerektiğini, bundan evvel ancak bir iki yıl önce ölmüş olan değerli İsviçreli müsteşrik Alfred Boissier ince bir duygu ile sezmişti. Bugün aslı Cenevre'de Sanat ve Tarih Müzesi'nde (Musee d'Art et d'Histoire) hıfzedilen, hususî kolleksiyonundan bir çivi yazısı talbeti üzerinde yazılı Hammurabi kanunnamesinin bir paragrafının, Lipit-Ischtar adıyla ilgili olduğunu buldu. Bundan Alfred Boissier, Hammurabi'nin bu paragrafı selefi Lipit-Ischtar'ın ona tekabül eden hükmüne göre yazdığı kanaatine vardı ve metni 1922'de şimdi tamamen doğru olduğu meydana çıkan "Kanun koyucu Lipit-Ischtar" başlıklı bir broşürde neşretti.
Yeni Lipit-Ischtar kodeksi bir ön söz, asıl kanunlar kısmı ve bir son sözden terekküp etmektedir. Ön sözde kıral, iyi hareketlerini tasvir ediyor ve ilâhların kendisini nizam ve intizam yaratmak ve memlekete bir kanun vermek için çağırdığını iddia ediyor. Son sözde, kanun hükümlerinde biraz değişiklik yapmak cür'etinde bulunacak olan gelecekteki hükümdarın üzerine Tanrıların gazabı çağrılmaktadır. Hammurabi kodeksi de tamamen aynı şekilde kurulmuş, hattâ ön ve son sözlerde daha eski kiralın kitabesini hemen hemen aynı kelimelerle birkaç defa hatırlatan parçalar vardır. O halde, Hammurabi'nin hukuk bilginlerinin, Lipit-Ischtar kodesini esas olarak kullandıklarına ve esere başlayan, kendini methetmelerle eseri bitiren lanetleme formüllerini sadece Sumerceden Samî-Babil diline kelime kelime tercüme ettiklerine şüphe yoktur. Böyle bir usul, fikrî mülkiyet mefhumunu tanımayan eski doğuda âdetti (2).
Yeni bulunan kodeksin kanun ksımı, yukarıda işaret edildiği gibi, Hammurabi kodeksinin kanun kısmı ile şümul bakımından boy ölçüşemez. Hammurabi'de bu kısmın,270 paragrafı olduğu halde, Lipit-Ischtar'mkinin paragraf sayısı yüzü bulmaz; bunların aşağı yukarı 1/3 ü bugün oldukça yakın bir şekilde tanınmaktadır. Bundan, Hammurabi kodeksini derleyen bilginlerin hukukî kısım için yalnız Lipit-Ischtar kodeksinden değil, fakat buna benzer başka bir takım eserlerden istifade etmiş olmaları gerektiği neticesi çıkar.
Lipit-Ischtar kodeksinin ele geçen paragrafları, gemi kirası, mülkiyet, köle hukuku, tımar görevleri, veraset hukuku, evlenme hukuku ve hayvan kiralama meselelerinden bahseder. Bir kaç kanun hükmü kelime kelime Hammurabi kanunnamesinde tekerrür ediyor ve onun eski hukukî eserlerle edebî, hukukî bağlılığını apaçık ispat ediyor. Orada olduğu gibi burada şöyle okuyoruz : Bir adam, diğer bir adamın bahçesinde bir ağacı keserse, ceza olarak yarım mine gümüş (250 gr. öder; altın sikke gözünü kör ederse, satış fiatınm yarısını öder. Bilhassa önemli ve ilgi çekici olan, veraset ve evlenme hukukuna ait hükümlerdir. Köle olmıyan bir kimse, esas karısı varken bir de kuma alırsa, her iki kadının çocukları aynı şekilde babalarından kalan mirasa hak kazanırlar. Meşru bir zevcenin çocuklarından maada cariyenin çocukları varsa o zaman iş değişir: Bu sonuncuların miras hakkı yoktur. Hattâ efendi ve baba, çocukları ve cariyeyi azat etse dahi yine yoktur. Bir karı koca çocuksuz, evlilik hali yaşar ve kodekste dendiği gibi, "sokak karısı" kocadan çocuk doğurursa, bunlar onun varisleri olurlar. Sokak karısına yiyecek, içecek, mukaddes yağ ve elbise verilir, fakat meşru zevce yaşadığı müddetçe çocukların baba evine ayak basamaz. Muhtemelen "Sokak karisi" ifadesi modern görüşlere göre hükümledirilmemeli. Eski doğuda ve umumiyetle eski çağda aşk ilahesine tapma ve ona mensup olanların ahlâkî değerlendirilmesi hakkında kendine mahsus fikirlere sahipti. Evlenme hukuku hükümleri arasında hoş olan, kanun koyucunun dolandırılmış olan damadı aynca himayesi altına almasıdır. Bu damat müstakbel kaym pederin evine kabul edilmiş ve evleneceği kızın babasına baş Bütün bu kanun hükümleri benzer şekilde Hammurabi kodeksinde vardır. Yalnız orada bu kanun hükümleri çok defa genişletilmiş ve ceza tehditleri bazan şiddetlendirilmiştir. Böylece Hammurabi, dolandırılmış damada başlığın iki mislini ödemesini sağlıyor. Herhalde Hammurabi hukukçufarının, Lipit-Ischtar kodeksini, şüphesiz biricik esas olmamakla beraber, esaslarından biri olarak kullanmış oldukları buradan görülmektedir.
Eski doğuya ait yeni bulunan kanunname, en son zamanlarda Irak Müzesinin, Bağdat'ın yakınında ve güneyinde Tel Abu Harmal höyüğünde büyük başarı ile yaptırmakta olduğu hafriyatta meydana çıkmıştır. Orada îsadan önce ikinci bin yılın birinci çeyreğinde küçük bir kasaba vardı ki, bu kasaba vaktiyle Babilonya'ya değil, onun kuzey - doğu sınırında bulunan hürriyet seven Eschnunna devletine aitti. Bu şehre atfen Eschnunna kanunları adını alan kanunname iki kopya olarak kil tabletler üzerinde mevcuttur ve Alman***8212;Ameriken alimi Albrecht Götze tarafıdan Bağdatta çıkan "Sümer" dergisinde neşronulmuştur. Bunun hatasız olarak tarihlenmesi imkânsızdır. Zira başta bir kiralın zikr edilip edilmediği meselesi etrafında şiddetle münakaşa edilmektedir. 61 inci paragraftan sonra metin birdenbire kesiliyor, yersizlikten ötürü metnin başka bir tablet üzerine devam ettiği, yahut metnin bütününün bu tablette bir sonsöz ile sona erdiği noktası şüpheli kalmaktadır. Fakat bunun böyle olmadığı pe kalâ düşünülebilir; zira Eschnunha kanunları tam mânasıyle kanunname adını taşımağa lâyık değildirler. Bilâkis, bunlar daha ziyade, bir düzen sistemine dayanmayan bir takım hukukî hükümlerin iğreti olarak birbiri ardınca sıralanmasından ibarettir. Üstelik çok kere piyasa malları hakkında fiat talimatnameleriyle dolmuştur ki, esas itibariyle bunların bir kanunnamede yeri yoktur.
[coverattach=2] Asıl kanun hükümleri gemi seyrisefer' hukukuna, iş mukavelelerine avlu ve sükûneti ihlâl ve evlenme hukukuna, haksız yere rehin alma, evlât edinme, zarar ziyan tazminatı, insan ve hayvanların yaptığı bedenî zararlar, alım satım hukukuna, köle hukukuna ve dıvar çöküntülerine taallûk etmektedir. Metnin muhtelif yerlerine dağılmış olan bu kanun hükümlerinin mantıkî bir düzen taşıdığından bahsedilemiyeceği görülmektedir. Bunda Hammurabi kodeksinde paralleller sık sık mevcut oduğu gibi, ondan inhiraflar da aynı derecede mevcuttur. Hammurabi hukukçularının ara sıra iktibaslarda mı bulunduklarını, yoksa her iki bilgin grubunun yalnız bunlara benzer daha eski kaynaklardan mı faydalandıklarını ancak dakik bir tahlil tespit edebilecektir.
Bilhassa evlenme hukukunda sık sık Hammurabi kanunnamesiyle mutabakat müşahede edilir. Meselâ : Her iki hukuk kitabında şöyle denilmektedir: Gelinin ana ve babasının rızası ve yazılı bir anlaşma akdi olmadan izdivaç olamaz. Bir kayın peder kızını bir başkasiyle evlendirmek için nişandan cayarsa, başlığı iki kat fazlasiyle öödemek mecburiyetinde kalır. Kocası kendi sun'u taksiri olmaksızın yıllarca kaybolmuş bir kadın yeni bir izdivaç akdederse, ilk kocası meydana çıkar çıkmaz ona dönmek mecburiyetindedir. Eski doğuda çok muhtelif şekilde ele alınan boşanma meselesine yeni hukuk kitabı yalnız bir kısa paragrafta temas ediyor. Bir adam, kendine çocuk doğuran karısını atar (tatlik eder) ve başkasını alırsa, evinden barkından kovulur. Böyle bir hükmü Hammurabi kodeksinde aramak beyhudedir.
Köle olmayan insanlar arasındaki yaralamaları cezalandıran paragraflarda son keşfedilen hukuk kitabının, daha yeni olan Hammurabi kanunnamesinden daha ileri olması çok dikkate şayandır. Hammurabi'de şu prensip tamamen carîdir : "Göz göze, diş dişe"; Eschnuna'da mukabele-bilmisil prensibine yer verilmemişti. Yaralamalar burada para cezasına çarptırılmaktadır. Bir kimse diğer bir kimsenin burnunu yahut gözünü yaralarsa bir mine gümüş (takriben 1/2 kgr.), bir parmak yaralayan 2/3 mine gümüş (335 gr.), diş, kulak, el yahut ayak yaralayan yarım mine gümüş (250 gr.) öder. Hiddetine mağlûp olup tokat atan bir kimse, tokatı yiyenin hiddetini on sekel (takriben 85 gr.) gümüş ile teskin etmek mecburiyetindedir.
Hayvanların meydana getirdikleri yaralamalara ait burada mevzuubahis olan bir misalde, Eschnunna kanunnamesi kodeks Hammurabi'deu daha serttir. Resmen kendisine tebliğ edildiği halde, süsmesiyle tanınmış öküzünün boynuzlarını zararsız bir hale sokmak için kesmeyen öküz sahibi, bu yüzden köle olmayan bir vatandaşın ölümüne sebep olursa 2/3 mine gümüş ödemek mecburiyetindedir. Hammurabi'de ceza 1/2 gümüşe indirilmiştir. Bunun yanında Eschnunna kanunlarında bir kuduz köpeğin bir insanı ısırması hali mütalâa edilmektedir. - Bu, eski zamanlarda kuduzun zikredilmesinin en eski tarihidir (Hammurabi'de kuduzdan bahis yoktur). Köle olmayan bir kimse köpeğin ısırmasından ölürse, köpek sahibi 2/3 mine gümüş öder, bir köle ölürse 15 sekel (125 gr.) gümüş öder.
Eschnunna kanunnamesi sonraları Hammurabi kodeksi gibi köle olmayan vatandaş ile köle yanında bir üçüncü sınıf olarak muschkenu'-ları yani yarı köleleri yahut hizmetkârları tamr. Bu sınıf adı, dil tarihî bakımdan çok ilgi çekicidir, zira bu ad arapçanın tavassutiyle bugünkü modern dillere kadar gelmiştir. Fransızca mesquin, İtalyanca meschino "dilenecek kadar fakir", babilce mushkenu kelimesine dayanmaktadır. Köle olmayan bir kimse gibi, hattâ tahdit edilmiş ölçüde hizmetkâr ve köle dahi Eschnunna'da kanun himayesinden istifade ediyordu. Köle olmayan bir kimse ortalığın ıssız olduğu öğle sıcağında kanuna aykırı olarak davar sürüsüne yahut bir hizmetkârın evine zorla girerse, on sekel gümüş ödemek mecburiyetindedir; bu fiili geceleyin işlerse, ölümle cezalandırılır. Hususî mülkiyet hukuku bununla kesin olarak himaye edilmişti.
[coverattach=3] Eschnunna'da faiz nisbetlerine dair hükümler, malûmat verici mahiyettedir. Gümüş ödünç veren, yüda % 20, buğday ödünç veren, % 33 1/3 faiz istiyebelirdi. Aynı nispetler Hammurabi zamanında ve daha sonraki asırlarda Babilonya'da umumiyetle cari idi. Bu faiz nispetlerini modern faiz maddeleriyle mukayese eden, bunları son derece yüksek bulacak, fakat Küçük Asya'da m. ö. yaşayan Asur kolonilerinde % 40, 50, 60 hattâ 120, 130 luk faizlerin hiç bir fevkalâde ve gayrı kanunî sayılmadığını haber alırsa, bu hükmünü yumuşatacaktır.



Yazan: ERNST WEÎDNER
Çeviren : Hasan SEVtMCAN


Eklenmiş Resim
Dosya tipi: jpg kanunnamesi.jpg (32,9 KB (Kilobyte), 1043x kez indirilmiştir)
Dosya tipi: jpg Harita Hammurabi'nin yükselme devri.JPG (47,1 KB (Kilobyte), 7x kez indirilmiştir)
Dosya tipi: jpg Hammurabi kodu.jpg (83,8 KB (Kilobyte), 9x kez indirilmiştir)
Eklenmiş Dosya
Dosya tipi: pdf AUHF-1950-07-01-02-Weidner.pdf (334,0 KB (Kilobyte), 7x kez indirilmiştir)
__________________
NEVART AKADEMİ
www.nevart.net
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Disleksi Eğitimi
Okuma Güçlüğü
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
(eski, buluntular), dünyanın, eski, kanunnameleri, yeni, şarkta

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 06:57 .