Nüve Forum


Tarih Bölümü hakkinda Atatürk Ve Eğitim ile ilgili bilgiler


Atatürk'ün eğitime bakış açısı çağdaşı diğer devlet adamlarının uyguladıkları politikalarından oldukça farklıdır. O tarihlerde ülkeler kendi eğitim politikalarını yani eğitim felsefelerini oluştururken mensubu oldukları unsurları eğitim sisteminin içine koymuşlardır. Örneğin

Like Tree4Likes
  • 1 Post By Şebnem
  • 1 Post By Şebnem
  • 1 Post By Şebnem
  • 1 Post By Şebnem

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 23.10.09, 11:27
Şebnem - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Profesör
 
Üyelik tarihi: Sep 2006
İletiler: 6.440
Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Atatürk Ve Eğitim

Atatürk'ün eğitime bakış açısı çağdaşı diğer devlet adamlarının uyguladıkları politikalarından oldukça farklıdır. O tarihlerde ülkeler kendi eğitim politikalarını yani eğitim felsefelerini oluştururken mensubu oldukları unsurları eğitim sisteminin içine koymuşlardır. Örneğin faşist İtalya kendi eğitim politikasını kendi devlet yapısına göre şekillendirmiş, aynı şekilde totaliter devletlerde eğitim politikalarını oluştururken "din" faktörünü temel esas olarak almışlardır. Yani bütün eğitim politikalarını tek bir unsur üzerine inşa etmişlerdir. Bunun örneğini Osmanlı İmparatorluğunda da görmemiz mümkündür. Atatürk bütün bunları değerlendirmiş ve eğitimin felsefi manada "monist" yani "tekçi" olmamasının gerektiğini belirterek yeni Türk eğitiminin temelini atarken eğitimin birden fazla unsuru kapsamasına özen göstermiş ve Türk eğitim felsefesinin temeline bilimi, akılı ve fenni koymuştur. Bu da Atatürkçü düşünce sisteminin katı bir doktrin olmadığı gerçeğini ortaya koyarken, 27 Ekim 1922 günü yaptığı konuşmada; "Çocuklarımıza ve gençlerimize vereceğimiz öğrenimin sınırı ne olursa olsun, onlara esaslı olarak şunları öğreteceğiz: 1- Milliyetine, 2- Türkiye Devleti'ne, 3- Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne düşman olanlarla mücadele gereği. Bireyleri bu mücadele gerekleri ve araçlarıyla donanmayan milletler için yaşama hakkı yoktur. Mücadele, mücadele gerekir." sözleriyle Atatürk, eğitimin temel görevinin devletin varlığını sürdürmek olduğunu vurgulamıştır.
Eğitimin temel görevi devletin varlığını sürdürmek olarak düşünen Atatürk, eğitimi aynı zamanda sosyal ve kültürel kalkınmanın temel unsuru olarak da görmüştür. Bu nedenle de eğitimin hemen her alanı ile bizzat ilgilenmiştir. Atatürk döneminde eğitim ve ulusal kalkınmanın bir bütün olarak değerlendirilmesiyle, kendine özgü ve modern bir eğitim politikasının unsurları ortaya çıkmıştır .
Atatürk'e göre, bir milletin hayat mücadelesinde, maddi ve manevi bütün güçlerin artırabilmesi, milli eğitimde yüksek bir düzeye erişmesi ile mümkündür. Ancak, milli eğitim ile geliştirilecek ve yükseltilecek olan genç dimağların da, paslandırıcı, uyuşturucu ve hayali fazlalıklar ile doldurulmasından kaçınılmalıdır.
Atatürk'ün eğitim sistemimizde getirmiş olduğu yeniliklere geçmeden önce Cumhuriyet öncesi eğitim sisteminin gelmiş olduğu noktayı bilmek gerekir. Osmanlı son dönemlerinde pek çok alanda olduğu gibi eğitim konusunda da batıdan etkilenmiş, bunun sonucu olarak bir yandan dini eğitim ve öğretim yapan kurumları yaygınlaştırırken diğer yandan da bilimsel eğitim ve öğretime yönelmiş kurumları aynı anda oluşturarak eski sistem ile yeni sistemi birlikte yürütmeğe çalışmıştır. Böylece Osmanlı Devletinin bu eğitim kurumlarından birbirinden farklı olmakla kalmayıp, birbirlerine karşı anlayışlarda insanlar yetişmeye başlamıştır. Bu farklılaşmayla toplumda birleşme ve bütünleşme bozulduğu gibi çatışmaların da temeli atılmıştır. Böylece Osmanlı Devletinin son dönemlerinde eğitim alanında sorunlar çözülmek yerine derinleşmiştir . Dolayısıyla yeni kurulan Türk Devleti'nin de, eğitimde eski düzeni devam etmesi mümkün değildir. "... Gençliğin eğitimi eskiden beri süregelen denenmiş, değersiz ve hatta zararları kanıtlanmış bir felsefe ve dünya görüşüne göre yapılamazdı. Türk milletini ileri götürecek, insancıl, akılcı yeni eğitim ilkelerine ihtiyaç vardı... " Oysa ki Osmanlı eğitim kurumları yetersizdi ve Osmanlı Devleti sınırları içinde faaliyet gösteren azınlık okulları eğitimde dilekleri gibi hareket edebiliyorlardı.
1.JPG
Atatürk, İzmir Erkek (Atatürk) Lisesi 'nde Matematik Dersini İzlerken, 1 Şubat 1931
Atatürk yapmış olduğu çalışmalar sonrasında eğitim sisteminin ilkelerini belirledi ve bunların gerçekleşmesinde söylev ve demeçlerinde: "Memleketimizi, toplumumuzu gerçek hedefe, mutluluğa eriştirmek için iki orduya ihtiyaç vardır: Biri, vatanın hayatını kurtaran asker ordusu diğer, milletin istikbalini (geleceğini) yoğuran kültür ordusu. Bu iki ordunun her ikisi de kıymetlidir, yücedir.'" şeklinde işaret ettiği gibi kültür ordusunun mimarı olarak gördüğü öğretmenlere güvenmiş ve onlara 15.07.1921 tarihinde Ankara'da Maarif Kongresi'ni açarken şöyle seslenmiştir;
"Bir millet irfan ordusuna malik olmadıkça muharebe meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin o zaferlerin payidar (sürekli, kalıcı) neticeler vermesi ancak irfan ordusuyla kaimdir (sağlanabilir)... İrfan ordusunun kıymeti de siz öğretmenlerin kıymetinizle ölçülecektir."
Mustafa Kemal Paşa'nın 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun'a çıkmasından sonra başlayan İstiklâl Mücadelesi, Büyük Taarruz ile zafere ulaştıktan sonra yeni Türk Devletinin çağdaş bir devlet olabilmesi için çözmesi gereken pek çok meselesi vardır. Fakat bunların en önemlisi eğitim meselesidir. Bu nedenledir ki Atatürk zaferin hemen ardından 27 Ekim 1922 günü öğretmen topluluğuna yaptığı konuşmada: "... Ordularımızın kazandığı zafer, sizin ve sizin ordularınızın (Milli Eğitim Ordusu) zaferi için yalnız bir ortam hazırladı. Gerçek zaferi siz kazanacak ve sürdüreceksiniz ve kesinlikle başarılı olacaksınız. Ben ve sarsılmaz imanla bütün arkadaşlarım sizi izleyeceğiz ve sizin karşılaştığınız engelleri kıracağız" diyerek eğitim ordusuna güvenini ve verdiği önemi vurgulamıştır .
"Devletin ve milletin bütünlüğünü gerçekleştirecek olan eğitim sisteminin bütünlüğüdür. Sistem teorisinin temel ilkesi amaç birliğidir. 1924 yılında çıkarılan "Tevhid-i Tedrisat" yani öğretimin bütünleştirilmesi yasası da bu bilimsel gerçeğe dayalıdır. Atatürk diyor ki; "İki parça halinde yaşayan milletler zayıftır". Öyle ise Atatürkçü eğitim milli birlik ve beraberliği sağlayacak eğitimdir .

Dr. Nilgün Nurhan Kara
Okutman, Ege Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Bölümü
__________________
NEVART AKADEMİ
www.nevart.net
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Disleksi Eğitimi
Okuma Güçlüğü
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 23.10.09, 11:32
Şebnem - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Profesör
 
Üyelik tarihi: Sep 2006
İletiler: 6.440
Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Atatürk Ve Eğitim

2.JPG
Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, Samsun Lisesinde tarih dersinde (26 Kasım 1930)
Atatürk, Samsun İstiklal Ticaret Mektebi'nde öğretmenlere yaptığı konuşmada:
". Dünyada her şey için, medeniyet için hayat için, muvaffakiyet için en hakiki mürşit ilimdir, fendir. İlim ve fennin haricinde mürşit aramak gaflettir, cehalettir, dalâlettir. Yalnız; ilmin ve fennin yaşadığımız her dakikada ki safhalarının tekâmülünü idrâk etmek ve terakkiyatını zamanla takip eylemek şarttır... " Ayrıca eğitimin önemini vurgulayan başka bir konuşmasında; ". En mühim ve feyizli vazifelerimiz milli eğitim işleridir. Milli eğitim işlerinde mutlaka muzaffer olmak lâzımdır. Bir milletin hakiki kurtuluşu ancak bu suretle olur... " demiştir.
Cumhuriyet Döneminde eğitim alanında yapılan yeniliklerde temel ilkeler İstiklâl Savaşının ilkelerinden doğmuştur. Osmanlı Devletinin eğitim sistemi kozmopolit biryapıdaydı. Fakat yeni kurulan Türk Devletinin eğitim çalışmaları Mustafa Kemal'in görüşleri ışığında Milli Eğitim Bakanlığı çatısı altında toplanarak yapılmaya başlanmıştır .
Ankara'da Maarif Kongresi'nin Kurtuluş Savaşının Kütahya-Eskişehir çarpışmalarının zor günlerinde toplanmış olması, Mustafa Kemal'in zafere inancının tam olduğunun göstergesidir .
3.JPG
Atatürk, devletin bağımsızlığını ve milletin uygarlık seviyesini, memleketin refahını milli eğitime bağlı görüyordu. Bu nedenle, Kurtuluş Savaşının o zorlu günlerinde Milli Eğitim konusunda çalışmalar yapılarak Maarif Kongresi toplanmıştı. Sakarya Savaşı öncesinde 15 Temmuz 1921'de ilk Maarif Kongresi'ni açarken öğretmenlere verdiği söylevde;
"Şimdiye kadar takibolunan tahsil ve terbiye usullerinin milletimizin gerileme tarihinde en önemli bir amil olduğu kanaatindeyim. Terbiyedir ki, bir milleti ya hür, müstakil, şanlı, âli bir heyeti içtimaiye halinde yaşatır veya bir milleti esaret ve sefalete terk eder. Efendiler, yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize görecekleri tahsilin sınırı ne olursa olsun, en evvel ve her şeyden evvel Türkiye 'nin istiklâline kendi benliğine, milli geleneklerine düşman olan bütün unsurlarla mücadele etmek lüzumu öğretilmelidir. Dünyadaki milletlerarası duruma göre, böyle bir savaşın gerektirdiği terbiye unsurları iledonanmış olmayan fertler ve bu mahiyette fertlerden toplanmış cemiyetlere hayat ve istiklâl yoktur... Silahla olduğu gibi dimağı ile de mücadele mecburiyetinde olan milletimizin birincisinde gösterdiği kudreti, ikincisinde de göstereceğine asla şüphem yoktur. Milletimizin saf karakteri kabiliyetlerle doludur. Ancak, bu tabii kabiliyeti bilecek usullerle donanmış vatandaşlar lâzımdır."
Enver Behnan Şapolyo, Milli Mücadele günlerinde Atatürk ve gençlerle ilgili; "Cephede muharebe devam ediyordu. Bir gün son sınıf talebeleri gönüllü olarak cepheye gitmeye karar vererek Ali Fuat Paşa 'ya müracaat ediyorlar. Fuat Paşa da, Mustafa Kemal Paşa 'ya, beş liseli gencin silâh istediklerini söylüyor. Atatürk, bu gençleri Çankaya 'ya davet ederek onlara:
-Bu silâhları ne yapacaksınız? diye soruyor.
Gençler:
-Düşmana ateş edeceğiz! diyorlar, Atatürk:
-Harp zamanında gençlerin bize lüzumu kadar, harpten sonra onlara bu milletin ihtiyacı vardır. Arkadaşlarınız, sizin yerinize bu vazifeyi görürken, sizler de tahsilinize devam edersiniz, milli vazifenizi görmüş olursunuz!" anıyı aktarmaktadır .
Yenileşme hareketlerinin başarısı eğitime bağlıdır. Atatürk'te akıl ve bilimin ışığında gerçekleşeceğine inandığı kalkınmanın sağlanabilmesi için milli eğitime önem vermiştir. Kız-erkek, köylü-kentli demeksizin bütün Türk çocuklarına çağdaş ve yeterli bir eğitime sahip olmaları sağlanmalı idi .
Atatürk Mart 1923'de yaptığı konuşmada da: "Terbiye ve tedrisat tatbik edilecek usul, malumat, insan için fazla bir süs bir vasıta-i tahakküm, yada medeni bir zevkten ziyade maddi hayatta muvaffak olmayı temin eden amelî ve kabil-i istimal bir cihaz haline getirmektedir."
Atatürk'ün bu sözleriyle ifade ettiği gibi, eğitim mutlaka işlevsel bir değer kazanmalı, yani üreten, toplumun gelişmesine katkıda bulunan nesiller yetiştirmek durumundadır. Eğitim bu görevini yerine getirirken cinsiyet ayrımına gitmemeli, kızları eğitim hakkından yoksun bırakmamalıdır. Gelecek nesillerin yetişmesinde kadınların rolü ortada iken, uygarlık yolunda bu durum göz ardı edilemez .
Maarif Kongresi de Mustafa Kemal tarafından bizzat açılmış ve hitaplarında kadınlara "Muallime ve Muallimler", "Hanımlar, Efendiler" diyerek öncelik tanır.
Atatürk, kadınların eğitilmesine önem vermesinde, kadınların ana olarak eğitici olmalarından dolayı toplumdaki yerlerinde etkili olmuştur. Çocuklarının ilk eğiticisi olacak olan kızların eğitimleri ve öğretim görmeleri önemlidir. Bundan dolayı, Türk ana ve babalarına öğrenim gören çocuklarının yetişmelerinde hiçbir fedakârlıktan kaçınmamalarını ister. Bu konuşmasında devamen;
"Türk kadını daha yüksek nesiller yetiştirmeye kabiliyetlidir " der .
__________________
NEVART AKADEMİ
www.nevart.net
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Disleksi Eğitimi
Okuma Güçlüğü
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 23.10.09, 11:34
Şebnem - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Profesör
 
Üyelik tarihi: Sep 2006
İletiler: 6.440
Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Atatürk Ve Eğitim

Padişah, halife yada sultan olmayı değil, "Milli Eğitim Bakanı" olmayı yeğleyeceğini söyleyen Atatürk, kültür inkılabı ile eşsiz kurtuluş zaferi bir diğer alana taşınacaktır.
Uzun süren zorlu savaş yıllarının ardından yurdumuzda 1923-1938 yılları arasındaki çalışmalarla eğitim sistemimizin temelleri atılmıştır. Bunları kısaca şöyle özetleyebiliriz;
3 Mart 1924 Eğitim ve Öğretimi Birleştirme Kanunu ile mektep-medrese ikiliği kaldırılarak Milli Eğitim Bakanlığının çatısı altında toplanmıştır. Milli eğitim, içte ve dışta ilgili uzmanlara danışılarak, modern, çağdaş görüşlere uygun programlar düzenlenmiştir. 1926-1927 den başlayarak karma eğitime geçilmiştir.
1 Kasım 1928'de ise Yeni Türk Harfleri kabul edilmiştir. Atatürk'ün önderliğindeki yeniliklerle eğitim savaşının temel ilkeleri bu kurumlara hakim prensip olarak getirilmiştir .
Cumhuriyet döneminin en önemli yeniliklerinden biride, Arap harflerinin yerine Latin harflerinin kabul edilmesidir. Yeni harflerin kabulünden sonra geniş halk kitlelerine okuma-yazma öğretmek üzere "Millet Mektepleri" kuruldu. Mustafa Kemal her alanda olduğu gibi Başöğretmen olarak toplumuna şimdi eğitim alanında da önderlik etmiştir.
4.JPG
Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, yeni Türk harflerini halka bizzat öğretirken (20 Eylül 1928)

1932 yılında kültür ve eğitim kurumları olarak Halkevleri faaliyete geçmiştir. Ülkede bulanan tek üniversite olan Darûl Fünun'da 1933 yılında İstanbul Üniversitesi olarak düzenlenmiş ve daha sonra her gün sayıları artan diğer üniversitelerle eğitim ve öğretim alanında çabalar devam etmiştir .
__________________
NEVART AKADEMİ
www.nevart.net
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Disleksi Eğitimi
Okuma Güçlüğü
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 23.10.09, 11:36
Şebnem - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Profesör
 
Üyelik tarihi: Sep 2006
İletiler: 6.440
Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Atatürk Ve Eğitim

SONUÇ
Atatürk, tüm kurumlarıyla Türkiye Cumhuriyeti devletini çağdaş uygarlık seviyesine ulaştırmayı hedeflemiştir. Bu hedefe varmada, milli eğitimle, milletimizi en kısa, en doğru, yoldan ulaşacak bir eğitim kadrosunun oluşması amaçlanmıştır. Atatürk'ün temellerini,yolunu belirlediği "muasır medeniyet" hedefine ulaşmak için Cumhuriyetin gelişmesinin simgesi gördüğü gençlere emanet etmiştir .
Cumhuriyet dönemi eğitiminde iki önemli ilkeden biri; eğitimin toplum ihtiyaçlarına cevap vermesi ve diğeri de çağın gereklerine uygunluğu idi. Atatürk'ün işaret ettiği, uygarlık yolundaki başarılı ilerlemenin yolu, aklın ve bilimin yol göstericiliğidir. Bu ilkeler günümüzde de eğitim sistemi için çok büyük önem taşımaktadır .
Eğitim alanında, temel ilke eğitimi birleştirme ve bütünleştirme ilkesidir. Bu nedenle bir yandan Müslüman halkın eğitim kurumlarındaki ikilik ortadan kaldırmak için diğer yandan da Müslüman yada olmayan halkın ilk eğitiminin devletin yetki alanı içine alınarak, ulusal bir eğitim kavramı oluşmuştur .
5.JPG
Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, Pertek'te Öğrencilerle Konuşurken(17 Kasım 1937)

Dr. Nilgün Nurhan Kara
Okutman, Ege Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Bölümü
Eklenmiş Dosya
Dosya tipi: pdf n_n_k-ata_egitim.pdf (668,2 KB (Kilobyte), 4x kez indirilmiştir)
__________________
NEVART AKADEMİ
www.nevart.net
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Disleksi Eğitimi
Okuma Güçlüğü
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
atatürk, eğitim

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 04:43 .