Nüve Forum

Nüve Forum > akademik > Fen Edebiyat Fakültesi > Tarih Bölümü > Tarihin Hayat Bulma Alanı: Tiyatro

Tarih Bölümü hakkinda Tarihin Hayat Bulma Alanı: Tiyatro ile ilgili bilgiler


[coverattach=1]Tarihin Hayat Bulma Alanı: Tiyatro-The Vitalizing Field Of The History: Theatre Bu çalışmada tiyatronun tarihi ele alış tarzı incelenmiştir. Tarih, diğer bilim dallarıyla ilişkili bir bilim dalı olduğu gibi sanat

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 21.11.10, 10:41
Profesör
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Nereden: Dünyalı
İletiler: 8.024
Mehmet Yücel ... O'nu tanımayan yok ki.Mehmet Yücel ... O'nu tanımayan yok ki.Mehmet Yücel ... O'nu tanımayan yok ki.Mehmet Yücel ... O'nu tanımayan yok ki.Mehmet Yücel ... O'nu tanımayan yok ki.Mehmet Yücel ... O'nu tanımayan yok ki.Mehmet Yücel ... O'nu tanımayan yok ki.Mehmet Yücel ... O'nu tanımayan yok ki.
Standart Tarihin Hayat Bulma Alanı: Tiyatro

[coverattach=1]Tarihin Hayat Bulma Alanı: Tiyatro-The Vitalizing Field Of The History: Theatre
Bu çalışmada tiyatronun tarihi ele alış tarzı incelenmiştir. Tarih, diğer bilim dallarıyla ilişkili bir bilim dalı olduğu gibi sanat ve edebiyat türleri için de konu olarak destek sağlar. Bir sanat dalı olarak tiyatro, tarihten yararlanırken onu, tarih bilimine özgü değil sanatın ruhuna özgü olarak işler. Bu yüzden tarihi konu alan tiyatro eserlerinde öncelik tarihsel gerçeklik değil estetik ve inandırıcılıktır. İnsani ve toplumsal sanatların başında gelen tiyatro, tarihten çeşitli amaçlarla yararlanırken aynı zamanda doğasına uygun olarak tarihi insanileştirir.

In this research, it is examined how drama takes on history. History not only is a discipline related to other disciplines but also is a corroborative discipline for art and literature disciplines as subject. As an art branch, drama takes in hand history according to the spirit of the art not the spirit of the history. So, in theatrical performances taking in hand history as subject, it is given priority to aesthetics and plausibility not historical reality. Drama which holds the first place of human and society arts, benefits from history for different purposes and in the same time humanizes history in conformity with its nature.

GİRİŞ
Tarih, hem kendine özgü metot ve konusu olan hem de diğer bilim dallarıyla ilişkili bir bilim dalıdır. Bunun yanı sıra tarih; sinema, tiyatro, roman ve şiir gibi popüler olsun olmasın, sanat ve edebiyat türlerine konu itibariyle destek sağlar, bunlar için bir fon oluşturur. Geçmişteki insan ve toplum yaşamlarının deneyimleri olarak insan, olay, düşünce ve problemler açısından bu türlerin yararlanabileceği zengin açılımlar sunar. Ancak sanat ve edebiyat türlerinin tarihi kullanım ve sunum biçimleri genelde tartışma ve tepkilere sebebiyet vermiştir. Sanat ve edebiyatın yapısı, doğası düşünülmeden yapılan bu tartışmaların temelinde tarihin meşrulaştırma gücü, toplumun geçmişle ilgili kalıpsal düşünüş ve yargıları, tarihin sanatçılar tarafından tarihsel gerçekliğe uymayan bir şekilde kullanıldığına dair tarihçilerin akademiksel kaygıları bulunmaktadır. Bunun yanında bu tartışmalarda dile pek fazla getirilmeyen gizli bir kaygı; popüler tarih ile sanat ve edebiyat ürünlerinde sunulan tarihin, halkın tarih bilincini akademik tarihe göre daha çok etkilemesidir. Ferro (1995: 186-187), sinema ve televizyonun bizim tarih görüşümüzü dönüştürüp dönüştürmediğini sormakta ve şöyle eklemektedir: " Oysa bu sorun pek de yeni değildir. Bilme ya da bilgi olarak tarih bilimi, aynı türden sorunlarla daha önce de karşılaşmıştır: roman ve tiyatro sık sık tarihsel bilmenin rakibi rolünü üstlenmiştir, en azından bizim yaygın belleğimizde bu böyledir. Richelieu ya da Mazarin'i düşündüğümüzde aklımıza gelen ilk anılar hangileridir? Tabii ki Alexandre Dumas'ın Üç Silahşörler'i. İngiltere'de de durum aynıdır; Peter Saccio'nun işaret ettiği gibi, Shakespeare'in Jeanne d'Arc konusunda söylediği her şey uydurulmuştur, yine de, tarihçilerin çabalarına rağmen İngilizler'in belleğinde yer etmiş olan, Shakespeare'in Jeanne d'Arc'ıdır ve zaman ilerledikçe tarihçiler bu durumu büsbütün önleyemez hale gelirler. Çünkü, zamanda geri gidildikçe ve çözümlemelerin ilerlemesiyle zorunlu olarak değişen bir tarih yapıtına karşın, sanat yapıtı değişmez, kendini ölümsüzleştirir. Bu yapıtlar çoğalsa da sorun aynı kalır; Rusya'daki Napoléon örneği buna tanıklık etmektedir. Napoléon'un kimliğinin başka yerlere oranla daha büyük bir hayranlık uyandırdığı bu ülkede, şu birbirinden onca farklı portreler içinde hangi Napoléon görüntüsü üstün gelir: deccal, barbar, zorba, Prometheus, şehit ya da dahi, gizemli hayalet; Puşkin için epik kahraman, Dostoyevski ya da Tolstoy için bir felsefe verisi, Marksistler için kanıt; hangisi üstün gelir? Bunlardan biri ya da öteki olabilir, ama tarihçilerin çalışması olamaz".
İnsanların tarihi algılamalarında popüler tarih ile sanat ve edebiyatın sunduğu tarihin, akademik tarihe göre daha etkin olmasının en önemli nedeni, bu türlerin insanı ve yaşamı daha gerçekçi yansıtabilmeleridir. Tarihi yaşamla bütünleştiren İspanyol felsefeci Gasset (1998: 51), "tarih demek, geçmişe yeniden can verme, geçmişi hayalinde yeniden yaşatmaktır. Tarih bir mumyalar müzesi olmaktan çıkmalı, gerçekte neyse o olmalıdır: Coşkulu bir canlandırma denemesi. Ölüme karşı açılmış bir şanlı savaştır tarih" şeklinde görüşlerini belirtir. Tarih bilgisini geçmişe uzanan ikinci bir yaşam olarak gören Barzun ve Graff (2001: 37), tarihi, "başka insanların yaşantılarını düşlemekle yaşanan bir deneyim" olarak tanımlamışlardır. Collingwood (1996: 40-41) ise tarih ne içindir? başlığı altında "benim yanıtım, tarihin insanın kendine ilişkin bilgisi "için" olduğu. Kendini bilmesinin insan için önemli olduğu düşünülür genellikle: Kendini bilme burada salt kendi kişisel özelliklerini, onu öteki insanlardan ayıran şeyleri bilme değil, insan olarak yapısını bilme demektir. Kendinizi bilmeniz, ilkin bir insan olmanın ne demek olduğunu bilmeniz, ikincileyin olduğunuz insan olmanın ne demek olduğunu bilmeniz, üçüncüleyin olduğunuz insan olmanın ve başka biri olmamanın ne demek olduğunu bilmeniz anlamına gelir. Kendiniz bilmeniz ne yapabileceğinizi bilmeniz anlamına gelir; kimse ne yapabileceğini denemeden bilmediği için de, insanın ne yapabileceği konusundaki tek ipucu ne yaptığıdır. Öyleyse, tarihin değeri bize insanın ne yaptığını, böylece insanın ne olduğunu öğretmesidir" şeklinde görüşlerini belirtir. Bu durumda tarihin konusu insan ve yaşamdır denilebilir. Fakat ülkemizdeki tarihçilik ve tarih eğitimi üzerine eleştirel yaklaşımlar getiren birçok tarihçi ve eğitimcinin de belirttiği gibi akademik tarih ve onun yansıması olan okul tarihleri, dolayısıyla, bu tarihin sunumunu taşıyan ders kitapları, insan ve yaşamını yansıtmaktan uzaktırlar. Okullarda öğretilen tarihin ideolojik, kuru ve yavan olduğu, yapılan eleştirilerin başında gelmektedir. Özellikle tarih ders kitapları öğrencileri savaş tarihleri, antlaşma maddeleri, imparator ve kral isimleriyle yıldırmaktadır.

Ramazan KAYA
Yrd. Doç. Dr., Atatürk Üniversitesi, K.K.E.F Tarih Eğitimi Anabilim Dalı., Erzurum
Eklenmiş Resim
Dosya tipi: jpg theatre.jpg (45,6 KB (Kilobyte), 551x kez indirilmiştir)
Eklenmiş Dosya
Dosya tipi: pdf index.pdf (115,4 KB (Kilobyte), 3x kez indirilmiştir)
__________________
[CENTER]NEVART AKADEMİ
www.nevart.net
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Disleksi Eğitimi
Okuma Güçlüğü[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
alanı:, bulma, hayat, tarihin, tiyatro

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 14:00 .