Nüve Forum

Nüve Forum > akademik > Fen Edebiyat Fakültesi > Tarih Bölümü > Yirmi sekiz Çelebi Mehmet ve Ebubekir Ratıp Efendiler

Tarih Bölümü hakkinda Yirmi sekiz Çelebi Mehmet ve Ebubekir Ratıp Efendiler ile ilgili bilgiler


OSMANLI DEVLETİ***8217;NDE SEFARETNAME GELENEĞİ VE ETKİLERİ, KARŞILAŞTIRMALI İKİ ÖRNEK: YİRMİ SEKİZ ÇELEBİ MEHMET VE EBUBEKİR RATIP EFENDİLER Giriş Osmanlı Devleti, siyasi bir teşkilat olması hasebiyle daha kuruluşundan itibaren yabancı devletlerle

Like Tree1Likes

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 19.05.08, 01:05
Uzman
 
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 2.134
Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!
Standart Yirmi sekiz Çelebi Mehmet ve Ebubekir Ratıp Efendiler

OSMANLI DEVLETİ***8217;NDE SEFARETNAME GELENEĞİ VE ETKİLERİ, KARŞILAŞTIRMALI İKİ ÖRNEK: YİRMİ SEKİZ ÇELEBİ MEHMET VE EBUBEKİR RATIP EFENDİLER

Giriş
Osmanlı Devleti, siyasi bir teşkilat olması hasebiyle daha kuruluşundan itibaren yabancı devletlerle siyasi ve ekonomik ilişkiler içinde bulunmuştur.1 Padişahlar, cülus ve doğum gibi vesilelerden başka, harp ilanı, barış yapılması, dostluk teklifleri gibi meseleler için de diğer memleket ve yabancı hükümdarlara sefirler göndermişlerdir.2 Ancak bunlar, geçici olmuşlar ve görevleri bittiğinde geri dönmüşlerdir. [coverattach=1]Bu, Sultan III. Selim'e kadar süren ve tek taraflılığı ifade eden bir uygulamaydı.3 AD HOC olarak da tabir edilen bu geçici sefirliğin Osmanlı Devleti'nde XVIII. yüzyılın sonlarına kadar sürdüğü görülür.4
Böyle bir sistemin uygulamasında çeşitli sebeplerin olduğu şüphesizdir. Ve birkaç başlık altında toplanabilir;
[coverattach=2] I. Osmanlı Devleti'nin dost ve düşman ülkeler hakkındaki bilgileri, doğuda sınır eyalet valileri, Kuzeyde Kırım Hanları, Batıda hususiyle Eflak ve Boğdan Voyvodaları, Dubrovnik Cumhuriyeti ve Erdel Krallığı vasıtasıyla almaları;5 ayrıca ticaret amacıyla Avrupa'da bulunan Osmanlı tüccarları, gördükleri ve duydukları havadisleri Osmanlı Hükümeti'ne rapor etmeleri ve Osmanlı Hükümeti Avrupa Devletleri'nin siyasi durumlarını başlıca Divan-ı Hümayun6 tercümanları yoluyla öğrenmeleri ile Avrupa'dan haberdar olmaya çalışmaları,7
II. Bundan başka, özellikle yabancı yazarlar tarafından ileri sürülen; Osmanlı Devleti'nin Hıristiyanları ve onlarla dostane ilişkileri pek makbul zaruri saymamaları ve onları küçük görmeleri.

Eklenmiş Resim
Dosya tipi: jpg 21_divani_katipleri.jpg (45,2 KB (Kilobyte), 1412x kez indirilmiştir)
Dosya tipi: jpg kirimkusatmasimalakhov1.jpg (493,2 KB (Kilobyte), 18x kez indirilmiştir)

Konu Unrealseptic tarafından (31.05.08 saat 22:06 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 20.05.08, 21:18
Uzman
 
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 2.134
Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!
Standart Cevap: Yirmi sekiz Çelebi Mehmet ve Ebubekir Ratıp Efendiler

III. Osmanlı askerî ve siyasi felsefesine göre yabancı ülkeler İslamlığın yayılacağı yerler olarak görülmekte ve devamlı başarılar kazanan ve topraklarını bir hayli genişleten Sultanların; bu gücü sebebiyle böyle bir uygulamaya gereksinim duymamaları,8
IV. Ekonomik, siyasi ve sosyal yönlerden oldukça ileri bir durumda bulunulması nedeniyle Avrupa'dan alınacak bir şeylerin olmadığını
düşünmeleri.9
Bu ve buna benzer nedenlerle tek taraflı politika uygulayan Osmanlı Devleti, XVIII. yüzyıldan itibaren başlayan ve Osmanlı Devleti***8217;nin gücünü ifade eden unsurların çoğunda zafiyete düşmesi dolayısıyla, bu uygulamayı bırakarak önce geçici ve arkasından daimî (mukim) sefirlikler açmak zorunluluğu duymaya başladı. Bu zafiyetler ise şöyle hülasa edilebilir:
XVII. yüzyıl başlarından itibaren gelişen dış olaylar (Avrupa***8217;nın Rönesans, Reform ve Aydınlanma Çağı***8217;nın meyvelerini toplamaya başlaması ) ve yer yer mağlubiyetlerle sonuçlanan savaşların ardından imzalanan anlaşmalar (1606 Zitvatorok, 1699 Karlofça, 1718 Pasarofça ve 1774 Küçük Kaynarca gibi) Osmanlı Devleti'nin artık ikbal ve ihtişam devirlerinin geride kaldığını göstermiştir. Daha doğru bir ifade ile artık siyasi gerileme ve toprak kayıpları giderek artmakta ve yavaş yavaş devletin bekasının gündeme gelmesine doğru yol alınmaktadır.10
Bu tür siyasi gerilemenin nedenleri arasında sosyal, ekonomik ve askerî alanlarda çağın normlarına uygun bir değişimin yaşanamaması dolayısıyla -Osmanlı dışı- âlemden geri duruma düşülmesi sayılabilir.
Buna karşın, Batılılar, 1454 yılında Venediklilerden itibaren İstanbul'da daimî sefirlik uygulamasına başlamışlardır. Bu devleti sırasıyla, Polonya, Rusya, Fransa, Avusturya, İngiltere ve Flemenk Devletleri takip etmiştir.11
Bu devletlerin İstanbul'da daimî sefirlikler kurmasındaki amacın, Osmanlı Devleti'nin Sultan III. Selim'den itibaren daimî sefirlik kurmasındaki amaçla aynı olduğu görülür. XV. yüzyıldan itibaren Osmanlı Devleti, Batı karşısında oldukça üstün bir duruma gelmeye başladı. Avrupa, Osmanlı Devleti'nin ulaştığı bu gücün farkına vararak bundan bir ders çıkarmak amacıyla birtakım faaliyetler içinde bulunmuştu. Daimî sefirlik uygulaması bunlardan biri olarak görülebilir. Osmanlı Devleti de aynı amaca matuf olarak Avrupa'da ilk daimî sefirlik açan devlet olacaktır.12
Makalemizin asıl konusu, Türk Yenileşme Tarihi açısından önemli bir yere sahip olan iki sefirimiz ve kaleme aldıkları sefaretnameleridir. Bunlardan biri 1720***8211;1721 yılları arasında Fransa(Paris)'ya, geçici suretle sefirlik vazifesi ile gönderilen Yirmi Sekiz Çelebi Mehmet Efendi ve sefaretnamesidir. Diğeri ise, 1791***8211;1792 yılları arasında Avusturya(Nemçe)'ya aynı suretle, geçici olarak gönderilen Ebubekir Ratib Efendi ve ***8220;Sefaretname***8221;sidir.
Bununla birlikte bu sefirler hakkında bilgiler vererek sefirlerimizi tanıtmaya çalıştık. Bundan sonra ise, sefirlerin sefaretnamelerinde işlenen konulara kısa kısa değinerek etkileri hakkında genel bir fikir oluşturmaya çalıştık. Sonra da bu sefirlerin ve sefaretnamelerin etkilerine değindik. Son olarak da bunları karşılaştırarak aralarındaki farkları ve benzer noktalarını ortaya koymaya çalıştık.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 20.05.08, 21:21
Uzman
 
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 2.134
Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!
Standart Cevap: Yirmi sekiz Çelebi Mehmet ve Ebubekir Ratıp Efendiler

I. Sefirlik ve Sefaretname
A. Sefirlik
Osmanlı Devleti, padişahın cülusunu bildirmek, barış teklifinde bulunmak, hediyeler götürmek, padişahın bir mektubunu iletmek, barış yapmak ve mevcut barışı yenilemek, vergi istemek, kazanılan bir zaferi duyurmak, tahta yeni çıkan bir Avrupalı kralı tebrik etmek, taç giyme törenine katılmak, anlaşma şartlarını götürmek, anlaşma şartlarına uyulmadığı durumlarda şikâyette bulunmak, ara buluculuk etmek, öteki devletlerin Osmanlılar hakkındaki görüş ve fikirlerini anlamak, Osmanlı Devleti'ne taraftar kazandırmak, gidilen devleti üçüncü bir devlet aleyhine savaşa teşvik etmek, Osmanlı Devleti'nin alacaklarını toplamak, iyi dostluk ilişkileri kurmak gibi vesilelerle yabacı ülkelere ***8220;fevkalade sefirler***8221; diye adlandırılan geçici sefirler göndermiştir.13
Bu geçici (AD HOC) sefirlik uygulamasında; Osmanlı Devleti'nin bu tür bir diplomasi yürütmeyi üstünlüğünün temel dayanağı olarak görmesi,14 Batı***8217;nın desteğini sağlama, görüş ve düşüncelerini öğrenme kaygısının bulunmaması; kendinden daha küçük ve güçsüz devletler nezdinde sürekli temsil edilmenin küçüklük sayılması ve temsilci bulundurmanın ticarî bir gereğinin olmaması gibi nedenler yatmaktadır.15
Ancak bu durum Batı için tam tersi bir seyir izlemiştir. Batılılar, İstanbul'un fethinden itibaren Venediklilerin başlattıkları bir uygulamayla İstanbul'da daimî sefirler bulundurmuştur. Bu devletler, sırasıyla; Venedik 1454, Polonya 1475, Rusya 1497, Fransa 1525, Avusturya 1528, İngiltere 1581 ve Flemenk Devletleri 1612 yıllarından itibaren İstanbul'da daimî sefirler bulundurmuşlardır.16 Bizde ise, ilk daimî sefirlik 1793-1797 yılları arasında İngiltere'ye gönderilen Yusuf Agah Efendi'nin gönderilmesi ile başlamıştır.17
XV. ve XVI. Osmanlı yüzyılları olduğu düşünüldüğünde; Osmanlı Devleti'nin nasıl bir güce sahip olduğu kolayca anlaşılır. Bu yüzyıllarda Osmanlı Devleti'nin, Batı karşısında durumu nasıl ise, XVIII. yüzyıl ve sonrası için de Batı***8217;nın, Osmanlı Devleti karşısındaki durumu aynı idi. Bu anlamda, sefirlik -özellikle daimî sefirlik- uluslararası sistemin gerisinde kalmış olan devletler için bu, zorunlu bir uygulama olarak görülebilir. Ancak günümüz diplomasi felsefesi bahsettiğimiz yüzyıllardan birçok yönden farklılık göstermektedir.
1. Sefirlerin Seçimi, Mahiyeti ve Gönderilmesi
Önemli bir görev olan sefirlik makamına seçim, gelişigüzel olmayıp; belli özellikleri üzerinde taşıyan kişiler seçilirdi. Öncelikle görevini iyi bir şekilde yapabilecek bir birikime sahip olması ve bu birikimi iyi bir şekilde kullanabilmesi, belli bir rütbeyi taşıması yabancı dil bilmesi18 beklenir. Bu sefirler yüksek rütbe ve yetkiler verilerek gönderilirdi.19 Orta sefirlere Defterdarlık, Nişancılık ve Mekke Payesi; büyük sefirlere, Rumeli ve Anadolu Beylerbeyliği gibi oldukça yüksek rütbeler verilmektedir.20
2. Hediyeler
Ayrıca devletin ihtişamını göstermek gayesiyle, sefirlerle birlikte çok değerli hediyeler ve padişaha ait Hatt-ı Hümayunlar gönderilirdi.21 Karşı taraf da aynı yolu izlerdi. Gönderilen sefirlerle birlikte bazı hâllerde oldukça kalabalık bir yardımcı grubu giderdi. Sefirler, genellikle sınırda karşılanır ve merkeze kadar kendilerine eşlik edilirdi.
3. Teşrifat (Protokol)
Osmanlı sefirleri, Protokol(teşrifat)'e oldukça fazla önem vermişler ve kendilerine ait kurallara her zaman sadık kalmaya gayret göstermişlerdir. Bu konuda 1665 yılında Viyana'ya sefir olarak giden Kara Mehmet Paşa***8217;ya ait ilginç olayı Evliya Çelebi anlatır.22 1742 yılında da Rusya'ya sefir olarak giden Mehmet Emmi Paşa olayları örnek olabilir: Osmanlı sefiri, Rus imparatoriçesini ziyareti dolayısıyla kendisine Rus yetkililerinin Çariçe ile yapılacak görüşmenin biçimine ilişkin verdikleri bilgi ve yönergeleri tümüyle reddetmiş ve bizzat kendisi bu protokolün kurallarını saptamıştır23.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 20.05.08, 21:22
Uzman
 
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 2.134
Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!
Standart Cevap: Yirmi sekiz Çelebi Mehmet ve Ebubekir Ratıp Efendiler

B. Sefaretnameler
Sefaretnameler, Osmanlı diplomasisinin tipik bir belgesini oluşturur.24 Bunlar, Osmanlı Devleti'nin yabancı ülkelere gönderdiği sefirlere ve bunların gördüklerine, değerlendirmelerine ve görevlerini nasıl yerine getirmiş olduklarına dair yazdıkları raporlardır.25 Bunlar toplu hâlde yapılmış bir inceleme şeklinde, kısa ya da uzun olabilmektedir. Padişaha, sadrazama veya reisülküttaba arz edildikten sonra resmiyet kazanırlar.26
Sefaretnamelerde, ilgili ülkenin; siyasi askerî, ekonomik ve sosyokültürel yapısına dair izahlar ve analizler bulunmaktadır. Bu sefaretnamelerde bulunan bilgiler, Osmanlı dış politikasına damgasını vurmuş; daha önemli olarak da Avrupa'daki bilim ve teknik ile kültürel alanlardaki birçok yeniliğin Türkiye'ye girmesinde kilit rol oynamışlardır.27 Lale Devri olarak bilinen dönem Yirmi Sekiz Mehmet Çelebi Efendi'nin o zamanki Türk toplumunu28 daha doğru bir ifade ile İstanbul elitini- teknik anlamda olmasa da sosyokültürel alanlarda bıraktığı etkilerin bir ürünüdür.29 Sultan III. Selim'in Nizam-ı Cedit reformlarının kaynağını Avusturya(Nemçe)'ya sefir olarak gönderilen Ebubekir Ratib Efendi'nin kaleme aldığı Sefaretnamesi oluşturmakta idi.30
Bu durum sefaretnamelerin, Osmanlı Devleti ile temasta bulundukları devletler arasında siyasi, Ekonomik, askerî ve sosyo-kültürel ilişkiler için en elverişli ve kıymetli kaynaklar arasına sokmuştur.
Sefaretnameler, türlerine göre özel, genel ve her iki özelliği içinde barındıranlar olarak üçe ayrılır. Özel olanlar, sadece sefirlik görevlerini nasıl yerine getirdiklerine dairdir. Seyyid İsmail Efendi'nin Fas Sefaret Tahrîri ve Seyyid Mehmet Refi'nin İran Sefaretnamesi buna örnektir. Genel olanlar ise, sefirlik ile görevli olanların, yolculuğa başladığı andan itibaren ve dönüşlerine kadar olan zamanda gezip gördükleri yerlerin, idari, askerî, Sosyokültürel ve ekonomik durumlarını konu alan incelemeleri kapsar.31 Yirmi Sekiz Çelebi Mehmet Efendi'nin Fransa (Paris) Sefaretnamesi ile Mehmet Emmi Paşa'nın Rusya Sefaretnamesi bu türdür. Her iki özelliği de içinde barındıran sefaretnamelere ise Mehmet Said Efendi'nin takriri ile Ebubekir Ratib Efendi'nin Avusturya (Nemçe) Sefaretnamesi örnek olarak gösterilebilir.32
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 20.05.08, 21:23
Uzman
 
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 2.134
Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!
Standart Cevap: Yirmi sekiz Çelebi Mehmet ve Ebubekir Ratıp Efendiler

II. Yirmi Sekiz Çelebi Mehmet Efendi Ve Sefaretnamesi
A. Yirmi Sekiz Çelebi Mehmet Efendi
Yirmi Sekiz Çelebi33 Mehmet Efendi, Saksoncubaşı Süleyman Ağa'nın oğlu olarak tahminen, 1690'lı yıllarda Edirne'de34 doğmuştur.35 İyi bir eğitim alarak yetişmiştir. Bunu, kısa bir sürede çorbacılıktan üçüncü defterdarlığa kadar yükselerek göstermiştir.36 1699 yılında imzalanan Pasarofça Anlaşması***8217;nı imzalayan heyette ikinci murahhas olarak bulundu.37 Devleti, yabancı memlekette başarılı bir şekilde temsil ederek herkesin takdirini kazandı.38 Bu başarısından dolayı Fransa(Paris)'ya sefir olarak gönderilmesine karar verildi.39
Yirmi Sekiz Çelebi Mehmet Efendi sefirlikten döndükten sonra Avrupa hakkında uzman olarak hükümette müşavir gibi bir rol oynadı. Patrona Halil hareketinden sonra bir müddet daha kalemindeki görevini sürdürdü. Ancak daha sonra görevinden azledilerek Kıbrıs'a sürüldü. Burada üç ay sonra
vefat etti.40
Şimdi Yirmi Sekiz Çelebi Mehmet Efendi'nin Sefaretnamesi***8217;ndeki izlenimlerine bakıp; bu sefaretnamenin etkilerine değinerek bu sefaretnameye atfedilen değeri ortaya koymaya çalışalım.
B. Sefaretnamesi
Yirmi Sekiz Çelebi Mehmet Efendi'nin kaleme aldığı ve 7 Ekim 1720 tarihinde İstanbul'dan hareketiyle başlayıp, 8 Ekim 1721 tarihinde İstanbul'a varışıyla41 biten sürede gezip gördüklerini anlattığı Sefaretnamesinde; Fransa'ya ait bilgiler (yolda gördüğü yerleri, Paris'in saray ve bahçelerini halı ve ayna imalathanelerini, rasathaneyi, matbaa, Kilise, kale ve istihkâmlar opera ve apartmanlarla Parisli kadınlar) vermektedir. İleride de göreceğimiz gibi Lale Devri'nin dinamiklerini oluşturacak olan bu Sefaretname, teknik alanda olmasa da Batı***8217;ya ait sosyokültürel etkilerini çok kısa sürede gösterecektir.42 Ancak bu, uzun soluklu bir değişimden ziyade Patrona Halil hareketi ile bu değişim rüzgârları son bulacaktır.43
Şimdi, Sefaretname***8217;deki konulara kısa kısa değinerek bir bakış açısı oluşturmaya çalışalım.
1. Karantina Uygulaması
Toulon'a gelen Yirmi Sekiz Çelebi Mehmet Efendi, burada ortaya çıkan bir veba salgını dolayısıyla uygulanan karantina sistemini ***8220;... bunların vilayetlerinde büyük bir hastalık zuhur ettikde, başka vilayetlerden gelen nice günler karışmayup, temas etmeksizin konuşup sohbet iderler... Provence eyaletinde dahi hastalık zuhur itmiş Toulon şehri de ol vilayetlerden olmağla kendilerine ziyâde korkuları olduğundan gelen kimselere otuz-kırk gün ve bazılarına daha ziyâde geçmedikçe yanaşmazlar.... Nazarto ya da kırantane tabir iderler. Montepellier şehri için de .... bu milletin hastalıktan korkuları çok olmağla ol mahal boş yer olub gelen gideni olmadığı için kırantane etmeğe münasip görmüşler... Bu nedenle kırk gün tamam oluncaya kadar ol sıkıntılı yerde kalındı***8230;***8221;44 şeklinde verdiği bilgi ile daha sonraki yıllar için Osmanlı Devleti***8217;ne numune sağladığı görülmektedir.
2. Kadınlar
Fortignon şehrine gelen Yirmi Sekiz Çelebi Mehmet Efendi, buradaki kadınlı erkekli kalabalığı görünce ***8220;... halkın çokluğu hele kadınların fazlalığı öyle haddinden aşkın idi ki, tabiri mümkün değil,... Halkı ve kadınları seyrederek ineceğimiz yere indik. Hazır ettikleri saraya gittik. Sonra kadınlar buraya Onar yirmişer gelmeğe başladılar. Akşam altıya varıncaya değin arkası kesilmedi. Etrafta bilhassa Montepellier'de cümle kibar ve devletlûsu, karıları ile gelüp, bizi görmek için toplanmışlar,... Fransa memleketinde kadınların itibarı erkeklerden üstün olmağla istedikleri ne ise onu işlerler ve murat ettikleri yere giderler. En âlâ beyzâde en düşkününe haddinden ziyâde riayet ve hürmet iderler. Ol vilayetlerde hükümleri câridir***8230;***8221;.45 şeklindeki değerlendirmesi sosyal hayata dair en ince ayrıntılarına kadar gözlemlediğini göstermektedir.
3. Kanal Gezisi
Yirmi Sekiz Çelebi Mehmet Efendi***8217;nin, kanal gezisindeki tetkikleri şu şekildedir. ***8220;... Bu kanal dedikleri, etrafta toplamış nehirdir. Eskiden ticaret erbabı ve yolcular ta denizden nice mesafeler gelirler yahut karadan nice meşakkat ve masrafla gidüp gelirler imiş. Gerek yolculara gerek ticaret ehline kolaylık olsun hem mesafe kısalsın hem de nakilde kolaylık olsun diye üstelik baç ve gümrükten faydalanmak düşüncesiyle birkaç bin kise akçeler harcayıp, bu nehri yapmışlar,... Karaya ayak basmadan Bâhr-i Mûhit(Atlas Okyanusu)'e ulaşmak müyesser olmuş ve umulmadık faydası görülmüş***8230;***8221;.46 diyerek bu sistemin ne kadar büyük getirileri olduğuna işaret ediyordu.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 20.05.08, 21:24
Uzman
 
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 2.134
Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!
Standart Cevap: Yirmi sekiz Çelebi Mehmet ve Ebubekir Ratıp Efendiler

4. Şehir Tasvirleri
Yirmi Sekiz Çelebi Mehmet Efendi, gezdiği şehirleri de oldukça ayrıntılı bir şekilde tetkik edip tasvir etmiş, ayrıntılı bilgiler vermiştir.
a. Toulouse ve Bordeux Şehirleri
***8220;... Toulouse şehri gayet büyüktür. Lakin bir miktar haraptı... Ticaret yeri olmadığında mamur değildir. Bordo şehrinin, gördüğümüz şehirlerde benzeri yok. Gerek yapılış bakımından gerek binalarıyla gayet rânâ, yapılışı güzel, tarzı hoş ve mamur şehirdir. Gronne nehri, şehrin tam önünden öyle bir genişlik almış ki, İstanbul limanına benzemiş. Bahri Muhit' boğazı 20 saat kadar mesafede olmağla kırk pâre topçeker kalyonlar gelüp, şehrin önünde demir bağlayup; yatarlar. Bizler vardığımızda, beş altı yüz pâre kalyon ve iki yüz şitye ve Bahr-i Muhit gemileri var idi. yazın 4000 pâre ol limanda toplanır imiş47 ... Burada med-cezir ahvalini seyretmek müyesser oldu. Bar-i Muhit'ten 24 saatte iki defa zuhur ediyor. Bir ziradan ziyâde nehir suyunun çoğalıp azaldığını gözümüzle aynen gördük.48 Bordo kalesi, şehrin dışında hoş bir tarzda kurulmuş, sağlam ve müstâhdem binadır...***8221;.49
b. Paris Şehri
***8220;... Paris şehrinin sokakları gayet geniştir. Yan yana beş altı araba gitmek mümkün iken bazı mahallelerde halkın kalabalığından, üç atlı araba güçlükle geçtik...***8221;.50 Kale maketlerini hayranlıkla seyreden Yirmi Sekiz Çelebi Mehmet Efendi, ***8220;... Dört bir taraftaki hudut boylarında ve yakın yerlerde malik oldukları kalelerin küçük, büyüğünü, sahraları, ve bahçeleri ve dağları ve nehir ve her vasıtayla iniş ve yokuşu mücessem resmetmişler. Anları seyretmek, güya ol kal'anın sokakları ve evleri ve kiliseleri ve köprüleri tıpkı tıpkısına resmetmişler, ... Bunun iyiliği şuradadır. Bir kal'aya düşman gelecek olsa ne yönden gelmesi mümkündür ve ne tarafa istihkâm vermek lazımdır. bunu değme kimseye göstermezler. Eğer siz murad ederseniz seyredersiniz***8221; dediler. Biz dahi ***8220;hazzederik***8221; dedik...***8221;.51
***8220;***8230;Şehirde acaip ve garaip binalar, saraylar ve bahçeler vardır ki, saymak mümkün değildir***8230;***8221;
***8220;...Paris şehri aslında İstanbul kadar yoktur. Lakin binaları üçer dörder kat olup, yedi kata kadar yapılmış haneleri çoktur. Sokaklarında halk ziyâde çok görünür. Sokakları geniş olup, baştan başa yontulmuş kaldırım taşı ile döşenmiştir. Hanelerin çoğu kargir binadır. Sağlam yapılmış, hoş görünüşlüdürler. Şehrin ortasından Saint (Sen) nehir geçip, üç ada nasıl olmuştur?. Şehrin ortasından kalkıp köprü ile bir taraftan bir tarafa geçilir...***8221;.52 Av sırasında gittiği bir ormanı, ***8220;... Yeni bir ormana girdik ki, baştan başa sokaklar yapılup, iki tarafı yeşil yapraklarla örtülü, makasla kırkılmış yüksek duvar hâlinde idi. İki saat kadar iki tarafı makastan geçmiş orman sokakları arasından av ardında koşarak zevklendikten sonra saraya
geldik...***8221;.53
5. Rasathane
***8220;...Bu şehirde ölmüş olan koca kral (XIV. Louis) bir müneccim hane bina ve Casin (Cassini) adında bir üstâd-ı kâmil, için de bir rasatgâh yapılmış ve kargir bina ettirmiş, üç tabakadır. Ve her tabakasında müteâddid odalar vardır ki, yıldızları gözleyecek rasat aletleri ile dolu idi. Cerr-i Eşkâl sanayinin de müteâllik nice aletler havsızlığı ve havayı tecrübe için aletler, suları yokuş yukarı çıkarmak için nice aletler ve dahi türlü garaip sanatlara müteallik hesapsız aletler sayılır gibi değil... Heyet ve hendese aletleri sayısız ve çelik kürsüler üzerinde küreler var idi ki, her birinin içine üç adem oturtmak kabil idi. Bu arada, ay tutulmasını bilmek için bir alet icat etmişler. Ay***8217;a uzandıkça bütün mü, eksik mi örter, örter ne kadar isterse filan ayda, ay tutulacak ve şu kadar parmaktır şeklinde tahminde bulunulur...***8221;.54 yolunda verdiği bilgiler ile Avrupa***8217;daki bilim seviyesi hakkında bir tahminde bulunmamıza yardımcı olmaktadır.
6. Opera
***8220;... Paris şehrine mahsus bir oyun var imiş, şehrin kibarları, vasi dahi ekseriya varır; kral bile ara sıra gelir imiş. Bir gün bizi, mareşal davet eyledi. Anı seyre gidecek olduk ve ol saraya opâre yapılmış, rütbesine göre herkesin mahsus oturacak yeri vardır. Kralın yanına oturduk... Önümüzde sazendelerin olduğu mahalde işlemeli büyük bir perde asmışlardı. Tamam, yerleştikten sonra birdenbire ol perde kaldırılup, ardından büyük bir saray zuhur eyledi. Sarayın avlusunda oyuncular, kendilerine mahsus elbiseleri ile yirmi kadar peri yüzlü kız pırıl pırıl taşlı ve fistanları ile meclise tekrar pırıltılar soluyup, sazlar hadi hep birden nameye giriştiler. Sözün kısası, ol kadar şaşılacak şeyler gösterdiler ki, tabir-i kabil değildir. Görülmedikçe inanılmayacak kadar acayiplikler, gariplikler temâşâ olundu. Saray opâresinde de kral sarayında divanhane tarafından böyle bir cemiyet için mahsus bir rakıs hane yapmışlar... divarı somaki mermerden yaldızlar içinde acayip tasvirler ile süslü jengari trabzanları ile gayet hoş bir mahalde, vardığımızda kibar karıların çoğu altınlar içinde ziynete bulamış, mücevher elbiseleri ile gelmişler. Her biri bir locada oturmuşlar idi. Opâre şarkıcılarının sazendelerini götürmüşler yek pâre çalmaya girişüp, rakkaslar raksa başladılar, ... bunların mahsus raks elbiseleri var cümle sırma ile ipekli kumaş üzerinde işleme,...Opâre halkı takımıyla orada olmağla acayip ve garaip taklitler edüp, oyun oynadılar...***8221;.55 Bu bilgiler, operacılığımıza yararlı bilgiler sağlamakta ve bu bilgiler operacılığımız için görsel seçenekler sunmaktadır.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 20.05.08, 21:25
Uzman
 
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 2.134
Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!
Standart Cevap: Yirmi sekiz Çelebi Mehmet ve Ebubekir Ratıp Efendiler

7. Saraylar
a. Duc de Orleans'ın Sarayı
***8220;... Duka de Orleya***8217;nın, şehre bir saat mesafede bir sarayı var imiş. Yolun karşı tarafına dümdüz ulu ağaçlar dikilmiş yollardan geçtik, saraya vardık. Öyle güzel bir tertip temâşâ eyledik ki, tabir olunmaz; odalarını seyir ve temâşâ ettik. Sırma ile işlenmiş seccadelerle süslü bir sürü görülmemiş ufak tefek kıymetli şeyler konmuş***8230;***8221;.56
b. Versailles Sarayı
***8220;... Bir saray temâşâ ettik ki, vasfı bir veçhile mümkün değil, cümle Paris şehrini temâşâ ederdi. Gayet hoş bir makam idi. Sarayın bahçesine mahsus kralın hintov (atlı araba)'na binüp, bahçeyi gezmeye başladık. Saint Cloud'da gördüğümüz acayip tertip üzere ağaçları sokakları ve yeşil divarı hatırladır. Gönüllere ferahlık veren bir saray, gamlara deva olan acayip düzen müşahede olundu ki, güzelllikleri dille anlatılamaz. Birbirine uygun ağaçlarla dolu bir koru, bunların arasında düz sokaklar etmişler ki, cümlesi birbirine bağlı. Bunlar birleştiği bir yerde şadırvan ile havuz yapmışlar ve her bir şadırvanın bir başka hayvan şeklinde tunçtan resmetmişler...***8221; Yirmi Sekiz Çelebi Mehmet Efendi, sarayın bahçesindeki diğer havuzları da büyük bir beğeni ile tasvir ederek şaşkınlığını ***8220;...temâşâsı gamlara deva, gönüllere ferahlık verir***8230;***8221; şeklinde değerlendirir.57
c. Trianon Sarayı
***8220;... Ol sarayı temâşâ için ertesi gün bir mükellef döşenmiş üstü örtülü, kralın bindiği kayığa binip, nehir ile yola çıktık. Sağ tarafının ittiği mahalde ol saray ve bahçe tertip olunmuş, gayet gönül açan bir bir saray; bunun tertip tarzı kendine mahsus üçer dörder kat bina ederken bunu yanlım bir kat bina etmişler. Bahçesi dahi öyle tanzim olunmuş ki, tabiri mümkün değil...***8221;.58
d. Marly Sarayı
***8220;... Nehrin sonunun geldiği mahalde bir saray daha bina etmişler. Anı dahi temâşâya çıktık... gönül açan muazzam sarayın güzelim bahçesinin temâşâsına vardık. Öyle süslü bir keyif yeri müşahade olundu ki, misli bahçesini tertip tarzı bence hepsine tercih olunur. Burada bulunan birbirine sarılmış ağaçları hiçbir yerde görmedik. Bu güzel bahçeyi seyir ve temâşâ eyledikde, ***8216;Dünya müminlerin hapishanesi, kafirlerin cennetidir***8217; sözündeki latif nükte aşikare oldu...***8221; Bu sarayın bahçesinde bulunan su fıskiyeden ve havuzdan uzun uzadıya bahseden Çelebi Mehmet, beğenisini ***8220;... öyle bir sanattır ki, seyretmeğe ve nakletmeğe gelmez.***8221; sözleriyle dile getirir.59 Bu gözlem notları da Lale Devri***8217;nin ünlü kasr ve sarayları için örnekler sunmakta ve yeni bir hayat şekline zemin hazırlamaktadır.
8. Çeşitli Konular.
Askerî hastane, ***8220;... Beş altı yüz kadar yatakta yatan hasta gördük. Kımıldayamayacak hâlde ve bazı hastaların girüp çıkmağa hâlleri yok. Yanlarında tabipler hazır olup, levâzım ne ise hepsini hazır gördük... devâhanelerine vardık. Burası bin bir billur yuvarlak şişeler, envai türlü ilaçlar ile dolu hücrelerine konmuş ve nice türü aletler ve eczaya müteallik aletler dizilmiş bir yerdi...***8221;.60 Kralın hazinesinden en ince detayına kadar bilgiler verir. değerli mücevherleri tek tek temâşâ eder.61 Kilim ve ayna imalathanesi için mahsus bir işyeri (kârhane) var ki kralındır. Buradaki kilimler gayet pahalı azimkârhane olmağla duvarlarına yüzden ziyâde kilim asmışlar.62 Seyrettiğimizde hayretten parmağımız ağzımızda kaldı. Ne kadar anlatılsa tasavvur edilemez. Tezgâhları temâşâ ettik. Beş altı yüzden fazla tezgâhları vardır. Bin kadar işçi çalışır...***8221;63
Yirmi Sekiz Çelebi Mehmet Efendi'nin Fransa hakkındaki izlenimleri bu şekildedir. Bu bilgiler hem Osmanlı sefaretname geleneği ve modernleşme tarihine önemli etkiler bırakmıştır.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 20.05.08, 21:26
Uzman
 
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 2.134
Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!
Standart Cevap: Yirmi sekiz Çelebi Mehmet ve Ebubekir Ratıp Efendiler

C. Yirmi Sekiz Çelebi Mehmet Efendi ve Sefaretnamesi'nin Etkileri
Yirmi Sekiz Çelebi Mehmet Efendi yukarıda da belirtildiği gibi ***8220; Fransa'nın vesait-i umran ve maarifine dahi layıkıyla kesb-i ıttıla edecek kabil-i tatbik olanlarının takriri***8221; göreviyle Paris'e gönderildi.64 O da bu görevi büyük bir takdir ve heyecan ile yapmaya çalışır. Sefaretnamesinde, yeni görülen bir diyarla karşılaşmanın şaşkınlığı kolaylıkla kendini göstermektedir. Yeni bilim kurumlarını askerî okulları, hastaneleri, rasathaneyi, anatomi laboratuvarını, limanları, karantina yöntemini, hayvanat bahçesi, park, tiyatro ve opera gibi hiç bilinmeyen yerlerini en ayrıntılı bir şekilde tasvir etmeye çalışır. Bunların hiçbirine, acayip bulduğu hâlde olumsuz bir dil kullanmaz.65
Yirmi Sekiz Çelebi Mehmet Efendi, yukarıdaki muhtevayı havi Sefaretname ile Batı***8217;ya açılmış ilk pencere olarak kabul edilir.66 Nitekim onun sefirlik görevi ile gittiği bu yüzyıl(XVIII. yüzyıl), Batı kültürünün ve medeniyetinin merak ve hayranlıkla izlendiği bir dönem olması dolayısıyla; Batı***8217;yı konu alan risaleler, Kanun-ı kadime dönmek yerine Nizam-ı Cedit***8217;in önerildiği ve örneklerinin Batı olduğu bir bakış açısıyla karşımıza çıkmaktadır. Yirmi Sekiz Çelebi Mehmet Efendi'nin Sefaretname***8217;si bu açıdan ilk örnek olmaktadır.67 Yani, artık Osmanlı devlet adamları; kendilerine bir yön tayin etmiş bulunmaktadır. Bundan sonra, devletin bekasının Batı eksenli bir değişim modelinin tatbiki ile korunabileceği kabul ediliyor.
Yirmi Sekiz Çelebi Mehmet Efendi, dönüşünde Osmanlı Devleti için ***8220;elzem-i lâzıma***8221; olan teknik, politik ve askerî bilgileri getirmemesine rağmen, Batı yaşamının ve hayat tarzının tanınması açısından yararlı olduğu kabul edilebilir.68
Ahmet Hamdi Tanpınar, Yirmi Sekiz Çelebi Mehmet Efendi'nin Sefaretname***8217;si için, ***8220;Hiçbir kitap Batılılaşma tarihimizde bu küçük Sefaretname kadar mühim bir yer tutmaz. Okuyucu üzerinde bin bir geceye iklim ve mahiyet değiştirmiş hissini bırakan bu kitabın hemen her satırında gizli bir mukayese fikrinin beraberce yürüdüğü görülür...***8221;.69 Gerçekten bu Sefaretname; anlatım sanatında Osmanlı edebiyatının en iyi örneklerinden biridir.70
Halil İnalcık ise, ***8220;Yirmi Sekiz Çelebi Mehmet Efendi'den önce Batı kültür ve medeniyetine hayranlığı hiçbir Osmanlı onun gibi duymamış ve ifade etmemiştir.***8221; sözleriyle de Onda Batı etkisini ortaya koyar. ***8220;...Onun dönüşüyle birlikte, Batı; XVIII. yüzyılda beğenilen taklit edilen bir itibarlı kültür hâline gelmiştir...***8221;.71 Nitekim onun Sefaretnamesi***8217;nin en geniş kısmını, hayranlığını sergilediği, Batı kültür ve yaşam tarzını anlattığı yer tutar.72
Batı***8217;ya ait yaşam biçiminin Yirmi Sekiz Çelebi Mehmet Efendi'nin dönüşüne müteâkip iki aylık bir süre içinde tatbik ve Fransa'nın krallara mahsus eğlence ve zevk yerlerini taklit73 hususunda ne kadar acele edildiği beş altı ayda bitirilen saraylar, kasırlar ve düzenlenen bahçeler göstermektedir.74
Mimaride rokoko tarzı ile beraber75 Fransa modelli saraylar, bahçe planları, estetik görünüşlü kullanım eşyaları, ekâbir sınıfının yaşam tarzını oluşturmaya başlamıştır.76 Mimari alanda göze çarpan Nûruosmaniye camisi değişimin simgesi olması açısından önemlidir.77
Yukarıda da sözünü ettiğimiz gibi Kentsel yapılarda, ilk olarak göze çarpan bir diğer özellik; bahçe ve dış cephe düzenlemelerine ağırlık verilmesi ile birlikte artık dışa açılan bir yaşantının yerleşmeye başlamasıdır. Bununla birlikte askerî kışlaların da anıtsal küllîyenin yanında yer alması ve kentin görünüşünün değişmeye başlaması, Yirmi Sekiz Çelebi Mehmet Efendi'nin Sefaretnamesindeki tasvirlerin ve saray resimlerinin bize yansımasından başka bir şey olmadığı yapılan örnek yapılardan anlaşılmaktadır.78 Zaten Ona da tembih edilen en önemli konu da bu olmuştur. Çeşme mimarisi bile Yirmi Sekiz Çelebi Mehmet Efendi'nin tasvirleri ışığında üslup değiştirmiştir.79
Yirmi Sekiz Çelebi Mehmet Efendi, opera tarihçileri için önemli simalar arasında yer alır. Paris'te kralın da katıldığı opera temsillerine davet edilmiş ve bu temsiller sırasında yaptığı gözlemlerini usta bir şekilde anlatarak opera tarihine kaynaklık etmiştir.80
Yirmi Sekiz Çelebi Mehmet Efendi'nin vesile olduğu ve etkilerini hâlâ gördüğümüz yenilik, matbaanın açılmasıdır.81 Oğlu Said ve İbrahim Müteferrika tarafından kurulan ve Osmanlı Türkleri için bir ilk olan matbaacılık bu dönemin en etkili teknik getirisidir.82
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 20.05.08, 21:29
Uzman
 
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 2.134
Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!
Standart Cevap: Yirmi sekiz Çelebi Mehmet ve Ebubekir Ratıp Efendiler

Yirmi Sekiz Çelebi Mehmet Efendi'nin vesile olduğu bu değişimler, -matbaa dışında- etkileri süreli ve uzun ömürlü olamadı. Bunda:
1. Osmanlı aydını, Batı medeniyetini ve medeniyetin üstün taraflarını ilk olarak Yirmi Sekiz Çelebi Mehmet Efendi'nin kaleminden öğrenir. Ancak Yirmi Sekiz Çelebi Mehmet Efendi'nin dikkat-i nazarını çeken o medeniyetin dayandığı temeller değil dış görünüşü olmuş, dolayısıyla meselenin özüne inememiştir.83
2. Batı, Rönesans***8217;la başlayan bilinçli bir değişim Osmanlı aydını için henüz oluşmaması ya da daha yeni oluşmaya başlaması nedeniyle Osmanlı Devlet adamları, bu değişim olgusunun temellerini kavrayamamışlar ve
gelişme için uygun hareket etme bilincine ulaşamamışlardır. Dolayısıyla etkileri geniş bir gelişme sağlanamamıştır.84
3. Lale Devri'nin yaşatıcıları olan yüksek tabaka, değişimin sadece yüzeysel yönleri ile yetinerek yeni bir düzenin eşiğinde olduklarını sanıp, devlet sorunları ile ilgili en ufak bir kıstas çıkaramamaları,85
4. Nevşehirli İbrahim Paşa'nın devletin içinde var olan sorunların üstesinden gelebilecek bilgi düzeyi ve meziyetlerinin yetersiz olması dolayısıyla gerekli düzenlemelere gidememesi ve Lale Devri'ndeki faaliyetleri ve devlette var olan sorunlara yaklaşımı,
5. Yirmi Sekiz Çelebi Mehmet Efendi'nin Sefaretnamesi***8217;nde bulunan bilgiler arasında, halkın içinde bulunduğu sorunlara çözüm sunacak numunelerden çok halkı daha da fakir duruma düşüren israf ekonomisinin devletin katmanlarına yerleşmesi ile kapitalist bir tüketim kültürünün oluşması.86
Bütün bunların etkisini göstermemesi mümkün değildi. Patrona Halil adındaki bir esnafın önderliğinde gerçekleşen bir halk hareketi ile bu devir kapandı. Temelli bir değişim getirmediğinden İstanbul ile sınırlı kalan değişimin büyülü atmosferi bir anda yok oluverdi.87
Bu da bize, devletin bekasını ilgilendiren değişiklikler gerçekleşecekse ve başarı ile uygulanacaksa, halkın çıkarlarının gözetilmesi, hakla işbirliğinin yapılması ve halkın desteğinin mutlak suretle dikkate alınması gerektiğini göstermiştir.88
Çünkü Lale Devri halktan kopuk bir hareketler bütününü ifade etmektedir. Yani, her şey halka rağmen yapılmaya çalışılmıştır. Bu durum da Yirmi Sekiz Çelebi Mehmet Efendi'nin etkilerini sınırlamıştır.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 20.05.08, 21:30
Uzman
 
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 2.134
Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!
Standart Cevap: Yirmi sekiz Çelebi Mehmet ve Ebubekir Ratıp Efendiler

III. EBUBEKİR RATİB EFENDİ VE SEFARETNAMESİ
III. A. Ebubekir Ratib Efendi
Ebubekir Ratib Efendi,89 ilmiye sınıfından Çilingir lakaplı Hacı Ali Efendi'nin oğlu olarak Tosya'da doğmuştur.90 İlköğrenimini memleketinde yaptıktan sonra İstanbul***8217;a gelmiştir.91 Burada bir vasıta ile Divan-ı Hümayun amedcisi olmuştur92. Ebubekir Ratib Efendi, Arapça, Farsça bilen, şair ruhlu,
bilgili ve yaratıcı bir kişiliğe sahipti.93 Bu kişiliği sayesinde kendini göstererek bilgisi ve kalemiyle büyüklerinin takdirini kazandı.94
Ebubekir Ratib Efendi, talik yazısındaki ustalığı ve süratli kalemi vesilesiyle Sultan III. Mustafa'nın son senelerinde Şehzade Selim'e talik hocası olarak tayin edildi.95 Bu sayede şehzade ile tanıştı.96 Onun şehzadeliği sırasında XVI. Louis'e yazdığı mektupları97 Ebubekir Ratib Efendi kaleme aldı.98
1789 yılında Padişah olan Sultan III. Selim, yapmayı tasarladığı reformlar için oluşturacağı kadroya almayı düşündüğü Ebubekir Ratib Efendi'yi Silistre***8217;den getirterek, Onu önce tezker-i evvel görevine getirdi ve bir süre sonra da Rikab Reisülküttaplığı***8217;na atanması ile ilgili Hatt-ı Hümayunu yayımladı. Ancak Ebubekir Ratib Efendi, devrinde yıldızlardan anlam çıkarma modasının etkisiyle ***8220; ayın akrep burcunda olduğu, bu nedenle görevine başlama tarihinin ertelenmesini***8221; istedi.99 Fakat Reisülküttaplık***8217;tan azledilen Reşid Efendi'nin, telaşlanarak Ebubekir Ratib Efendi'yi kıskanan saray mensupları ve Padişah gözdelerine başvurup; Ebubekir Ratib Efendi aleyhinde Padişaha propaganda yaparak Bozcaada'ya sürülmesine neden oldu.100 Hiç yoktan başının derde girmesine sebep olan Ebubekir Ratib Efendi, aleyhtarlarına ve rakiplerine meydan vermiş oldu. Sultan III. Selim'in teveccühünü kaybetti ve suretle epey cefa çektikten sonra hâline acınarak affolunup, Ordu***8217;ya gönderildi. Belki Sultan Selim kendisini rakiplerinden korumak amacıyla İstanbul'a getirtmedi.101 Ordu'da Yeniçeri Kâtibi oldu(1791). Bu sırada Avusturya ile Ziştovi anlaşması imzalandı.102
Avusturya ile yapılan savaş Ziştovi Anlaşması ile sona erince Sultan III. Selim Bütün gücü ile ıslahat hareketlerine girişti.103 İlk önce, fazla bir şey çıkmayacağını bildiği hâlde104 devlet adamları ve ulemadan yapılacak ıslahatlar için fikir bildirmelerini istedi.105 Çünkü devlet adamları ve ulema, duruma çare bulabilecek bir fikri ileri sürecek bilgi birikiminden yoksundu.106
Sultan III. Selim'e ise Avrupa ahvalinden haberdar olan ve bu birikimlerini iyi bir şekilde yol göstermek için kullanabilen bir devlet adamı gerekiyordu. Ebubekir Ratib Efendi Sultan III. Selim***8217;in aradığı vasıtaların önemli bir bölümünü taşıyan bir devlet adamı idi. Bundan dolayı Ebubekir Ratib Efendi***8217;nin Ziştovi Anlaşması'nın 13. maddesi ile karşılıklı alınan karara dayanılarak; baş muhasebeci payesi ile orta sefir olarak Avusturya(Nemçe)'ya gönderilmesine karar verildi.107
Çünkü örnek alınması düşünülen Avrupa'nın iyi bir şekilde tanınması gerekiyordu. Bu nedenle, Ebubekir Ratib Efendi'nin sefirlik görevinin yanında Avrupa'ya ait birçok konu (Kültürel, Sosyal, Ekonomik ve askerî ) hakkında bilgi getirmesi görevi de verildi.108 Ebubekir Ratib Efendi, bu görevini en ince ayrıntılarına kadar109 yaparak oradaki durum hakkında elde ettiği numuneleri toplamaya çalışmış ve bir sefaretname şeklinde padişaha arz etmiştir. Bu vesile ile Sultan III. Selim'in düşüncelerinin gelişmesinde diplomatik usullere alışmasında ve ıslahat tasavvurlarının olgunlaşmasında bir öğretmen, hiç değilse bile müşavir rolü oynamıştır.110 Zira kendisine sefirlikte sonra hükümette görevler verilerek bu birikimlerinden yararlanılmıştır.111
Ancak Ebubekir Ratib Efendi, bu kadar başarılı bir kişi olmasına rağmen siyasi rakiplerinin gazabı ile önce Rodos***8217;a sürülmüş, sonra da 1799 yılında Kaptan-ı Derya Küçük Hüseyin Paşa tarafından boğularak öldürülmüştür.112
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
çelebi, ebubekir, efendiler, mehmet, ratıp

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 07:26 .