Nüve Forum

Nüve Forum > akademik > Fen Edebiyat Fakültesi > Tarih Bölümü > Türkiye'de ulus devletin kuruluşuna uzanan süreçte Ordu_Millet dayanışması

Tarih Bölümü hakkinda Türkiye'de ulus devletin kuruluşuna uzanan süreçte Ordu_Millet dayanışması ile ilgili bilgiler


IV. T ü rkiye B ü y ü k Millet Meclisi H ü k û meti D ö neminde Ordunun Yeniden Te ş kilatlanmas ı Yunan i ş galinden sonra,

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #21  
Alt 27.05.08, 16:44
Uzman
 
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 2.134
Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!
Standart Cevap: Türkiye'de ulus devletin kuruluşuna uzanan süreçte Ordu_Millet dayanışması

IV. Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmeti Döneminde Ordunun Yeniden Teşkilatlanması

Yunan işgalinden sonra, düşmana karşı gönüllü birliklerle başlatılan mücadele bilahare askerî menşelilerin de katılımı ile sistemli bir hâle dönüştürülmüş ve bu devre Kuvayımilliye dönemi adı verilmiştir. Kuvayımilliye döneminde, ülke cephelere bölünmüş ve cephe taksimatına göre askerî faaliyetler sürdürülmüştü.78 Öte yandan Kuvayımilliye liderlerinin asıl hedefleri eldeki mevcut askerî birlikleri düzenli orduya geçecek biçimde örgütlemekti. Millî hareket bu yolla daha hızlıörgütlenecek, dolayısıyla yeni merkezi otoritenin (yani Temsil Heyetinin) denetiminde gelişecekti.79 Kuvayımilliye hareketi içerisinde memleketin millî ve askerî güçlerinin birlikte hareket etmesi sonucunda düzenli orduya geçişi sağlayacak bir köprü de kurulmuş olacaktı. Böylece millî ordunun düzenli ordu ile eşdeğer olması öngörülüyordu. İlk önce Güney Cephesinde "Millî Ordunun" kurulması kararı ve faaliyete geçmesinden hemen sonra diğer cephelerde de benzer örgütlenmelere gidilmişti.80 Bu dönemde askerî birliklerin Temsil Heyetine bağlı olduğu varsayımından hareket edilmişti. Amasya Görüşmesinden sonra bu durumun karmaşık bir yapı aldığı görülür. Bu sırada askerî birlikler zaman zaman sivilleşmiş, zaman zaman da askerî milis birlikler hüviyetine büründüğü görülmüştür.81 Mütareke döneminde meydana gelen gelişmeler dikkatle takip edilirse, millî ordu olarak adlandırılan Kuvayımilliyeyi örgütleyenlerin büyük bölümü askerî rütbeli kişiler, yani zabitlerdi. Zabitler bu dönemde son derece oynak bir rol üstlenmişlerdi: İtilaf devletlerinin baskı ve tazyikleri artınca zabıtanın maiyeti ile beraber sivilleştiği, yeri gelince de resmî hüviyetine büründüğü anlaşılmaktadır. Şurası bir gerçekti ki, her ne kadar sivil görüntülü olsalar dahi millî ordu mensupları askerî hiyerarşiye son derece bağlı idiler.
Alıntı ile Cevapla
  #22  
Alt 27.05.08, 16:44
Uzman
 
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 2.134
Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!
Standart Cevap: Türkiye'de ulus devletin kuruluşuna uzanan süreçte Ordu_Millet dayanışması

Zabıtanın bu dönemde böyle davranmasının tek sebebi Mondros Mütarekesi hükümlerine göre Osmanlı ordusunun saf dışı bırakılmış olması idi. İtilaf devletlerinin şüphesini çekmemek için de yukarıdaki oynak siyasetlerini devam ettirmişlerdi. Böylece Türkler, Mütareke döneminin bu ağır atmosferinde, tekrar tarihteki ordu-millet anlayışına uygun bir hareket tarzını benimsemiş oldular.
Millî ordu birlikleri, Amasya protokolüyle sağlanan mutabakatın ardından Harbiye Nazırı Cemal Paşa'nın himmet ve gayretleri ile özelikle Batı Anadolu***8217;dakiler silahlandırılmaya, gerekli konularda desteklenmeye çalışılmıştı. Bu sırada Doğu, Batı ve Güney cepheleri taksimatına gidilmişti. Zaman zaman Batı Cephesi kendi içerisinde ayrı cephelere (Kuzey-Güney) bölünmüştü. Diğer taraftan Salihli Cephesi Komutanı (Çerkez) Ethem Bey'in cephelerin birleştirilmesi yolunda Temsil Heyetine yaptığı teklif ise imkânsız bulunmuştu.82 Bunun üzerine kendini Umum Batı Anadolu Kuvayımilliye Komutanı ilan eden Ethem Bey, Ankara ile bağların kopmasına sebep olduğu gibi, kendi sonunu da bu şekilde hazırlayacaktı. Diğer taraftan muhtemel gelişmeler karşısında M. Kemal Paşa, kolordulara 9 Ocak 1920 tarihinde gönderdiği şifre telgrafında seferberlik meselesini anlatmış; Anadolu Genel Komutanı olarak kendilerine bağlanmaları lüzumunu hatırlatmıştı.83 Böylece Anadolu'da teşkili düşünülmekte olan ordunun kime bağlı bulunacağı meselesi de Mustafa Kemal'in bu hatırlatmaları ile ifade edilmiş oluyordu.
Alıntı ile Cevapla
  #23  
Alt 27.05.08, 16:44
Uzman
 
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 2.134
Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!
Standart Cevap: Türkiye'de ulus devletin kuruluşuna uzanan süreçte Ordu_Millet dayanışması

İstanbul'un işgalinden sonra, Temsil Heyetince askerî planlar genişletilerek tüm Anadolu sathında uygulamaya konulmak üzere yaygınlaştırılmıştı.84 Temsil Heyeti bu aşamada ülkenin tüm gelir getiren kaynaklarına el koymaktan geri durmadı.85 Böylece kurulması planlanan düzenli ordunun mali kaynaklarının önceden temini yoluna gidilmiş oldu. Nitekim Temsil Heyeti, planlarını düzenli orduya göre hazırlamakta idi; daha önceki dönemde ise, orduyu sivilleştirmekten yana bir düşünceye sahipti. Yine bu dönemde millî kuvvetlerin de ordu birlikleri içerisinde yer alması konusu ortaya çıkmıştı. Bundan da anlaşıldığı gibi, millî ordu, millî müfrezelerden düzenli orduya geçişin ilk eylemli adımı sayılmıştı. TBMM***8217;nin açılmasıyla birlikte öncelikle hükûmetin askerî kanadı yeniden yapılandırıldı. Ordu bundan böyle artık Anadolu merkezli olarak teşkilatlandırıldı. Bir müddet sonra Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Riyaseti, cephe komutanlarına gönderdiği 21 Ağustos 1920 tarihli telgrafında gönüllü teşkilatının tümüyle lağvedildiğini ifade etmekte idi.86 Nitekim Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Riyaseti, bütün kolorduların bu konuda gerekeni yapması icap ettiğini dile getirmekte idi.87 Gerçi bu sırada birtakım karşıçıkışlar olmuşsa da,88 millî kuvvetlerin tamamı düzenli orduya katılmışlardı. Bu aşamada millî kuvvetlerin bazılarının ise düzenli ordu birliklerine bağlandıkları gibi, tabur veya alay itibar edilerek numara dahi almışlardı.89
Alıntı ile Cevapla
  #24  
Alt 27.05.08, 16:45
Uzman
 
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 2.134
Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!
Standart Cevap: Türkiye'de ulus devletin kuruluşuna uzanan süreçte Ordu_Millet dayanışması

Yunan ileri harekâtı sırasında Türk Ordusunun geri çekilmesi, düzenli ordu mu, Kuvayımilliye mi tartışmasını beraberinde getirdi. Nitekim, bu doğrultuda 28 Mayıs 1920 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde yapılan gizli bir oturumda; "vaziyet-i siyasiye ve askerîye hakkında istizah" konusu gündeme getirilince, Müdafaa-i Millîye Vekili Fevzi Paşa uzun bir açıklamada bulundu. Fevzi Paşa bu açıklamasında, askerin talim ve terbiyesi konusundan söz ederken, yeni toplanmış olan askerin mecburi olarak yerel kıyafetleriyle kıtalara gönderildiğini, hâliyle bunların düzenli bir ordunun göstereceği kabiliyeti gösteremediklerini açıkladıktan sonra, bu düşünceden hareketle seyyar jandarma kıtaları oluşturduklarını belirtmekte idi. Bundan başka etrafta bulunan tüm nizami kıta ve birlikleri alay yahut tabur hâlinde muntazam birlikler hâline getirerek bunlara askerlik öğreteceklerini açıklamakta idi. Bundan başka Paşa, Kuvayımilliye tarafından "şayân-ı şükran muvaffakiyetler elde edildiğini", fakat kati bir neticeye ulaşmak için muntazam kuvvetlere şiddetle ihtiyaç olduğunu belirtmekte idi. Görüldüğü üzere daha 1920 yılı Mayıs ayından itibaren Türkiye Büyük Millet Meclisi hükûmetinin askerî işlerden sorumlu olan bakanı Fevzi Paşa, düzenli orduya geçişteki kararlılığını bu şekilde dile getirmekte; fakat bunun için biraz zamana ihtiyaç olduğunu izah etmekte idi. Hâliyle Yunan ilerleyişi karşısında pek başarılı olamayan yeni hükûmetin genç ordusu, meclisteki bazı muhalif milletvekillerinin tenkitlerine maruz kalıyordu. O zamanki millî psikolojiye de bakılırsa, ümitsizlik içinde ümit ışıkları arayan mebuslar, hâliyle bu ordudan mağlubiyet değil, zafer bekliyorlardı. Öte yandan, zafer için vaktin henüz erken olduğunu Fevzi Paşa'nın ifadelerinden anlamak mümkündür.90
Alıntı ile Cevapla
  #25  
Alt 27.05.08, 16:45
Uzman
 
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 2.134
Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!
Standart Cevap: Türkiye'de ulus devletin kuruluşuna uzanan süreçte Ordu_Millet dayanışması

Diğer taraftan, M.Kemal Paşa 29 Mayıs 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi gizli celsesinde yaptığı bir konuşmasında, halkın ordu olarak toplanıp sevkinin mümkün olmadığını, ancak milletin katkı ve desteği ile düzenli ordunun görevini yerine getirmesinin kolaylaşacağını belirtmişti.91 Nitekim, hükûmet erkânı düzenli ordu tartışmalarını canlı tutarlarken, Yunanlar Bursa ve Balıkesir'i işgal etmişler; halk ise seller gibi Anadolu içerilerine doğru göçe başlamıştı.92 Öte yandan iç isyanların bastırılmasında Kuvayımilliyenin başarısı, düzenli ordunun Yunan ilerlemesi karşısında tutunamamasıüzerine düzenli ordu aleyhine bir hava belirmişti. Bu sırada mecliste olsun, bazı basın organlarında olsun "Düzenli ordudan hayır yok!" sözleri etrafa yayılmaya başlamıştı.93 Öte yandan, halkın bu tutum ve davranışından başka mecliste de Kuvayımilliye lehine tezahürat yapılmaya başlanmıştı. Bazı milletvekilleri; "...ordudan fayda yoktur, dağıtılsın! Hepimiz Kuvayımilliye olalım!" sözleri ile her tarafta düzenli orduya karşı olduklarını belirtmişlerdi.94 Birtakım milletvekilleri vardı ki, bunlar ise emir kumanda teşkilatından mahrum bulunan Kuvayımilliye ile bir başarı elde etmenin mümkün olmadığını belirterek cephelerin muntazam kuvvetlerle takviyesini istiyorlardı.95 Bir başka milletvekili de düzenli ordunun kurulmasının bir ihtiyaç olduğunu belirterek, gayri muntazam, oradan buradan gelecek iane ve sadakalarla memleketin müdafaasının mümkün olmadığını, bir an evvel düzenli birliklerin kurulmasının memleket menfaatine olacağını ifade ediyordu.96 Öte yandan mecliste bu tartışmalar devam ederken, Kuvayımilliyeden vazgeçilmesi düşüncesinin vazife başında bulunan subaylar tarafından da benimsendiği Müdafaa-i Milliye vekâletine gönderilen raporlardan anlaşılmakta idi. Bunlardan çıkan sonuçşudur: Kuvayımilliye mütareke döneminin şartlarına göre teşkil edilmiş, geçiş dönemi olarak bilinen bu devrin özelliklerine uygun bir yapılanmadır.97 Bundan dolayı yeni dönemde yerini düzenli orduya bırakmalıdır.
Alıntı ile Cevapla
  #26  
Alt 27.05.08, 16:45
Uzman
 
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 2.134
Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!
Standart Cevap: Türkiye'de ulus devletin kuruluşuna uzanan süreçte Ordu_Millet dayanışması

Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmeti, Anadolu'da bir devlet düzeni kurana kadar halktan, eskiden olduğu gibi nakdî ve ayni yardım alınmaya devam edildi. Bunun miktarı ise, Kuvayımilliyenin ve Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye Teşkilatlarının değer ölçülerine bağlı idi. Belirli bir sabit değerin olmayışı, bazı Kuvayımilliye komutanlarının yardım toplamakta, İstanbul hükûmetine güvenip vermek istemeyenlerin mallarının tamamı alınmakta idi.98 Kuvayımilliyenin halktan bu şekilde zor kullanarak para ve yardım talebi, bazı mülki idareciler tarafından bu konunun İstanbul'daki devleti idarecilerine şikâyet edilmesine sebep oluyordu.99 Nitekim, bu dönemde fakir ahaliye oranla daha fazla yardım edebilme gücüne sahip olan zenginlerimizin büyük bir kısmı millî mücadeleyi desteklemek için servetleriyle orantılı bağışlarda bulunmak için âdeta yarışmışlardır."Servetine uygun para ve mal bağışında bulunmayanların vatan haini sayılacağı" görüşünden hareketle yardım konusunda yarıştıkları görünmekte idi. Sadece para ve mal bağışı ile kalmamış, aktif olarak kuvvetler hazırlayıp bizzat cepheye de gitmişlerdir.100 Kuvayımilliyenin gelir kaynaklarının temininde karşılaşılan zorluklara rağmen, Yunanlarla mücadelede yer yer başarılar elde edilmiştir. Yabancılar ise, halkın desteği ile kurulmuş olan bu teşekkülü küçümsemekte, Yunanların bunları ezip geçeceklerine kanaat getirmekte idiler.101 Bu sırada düzenli ordunun kurulmasında son derece kararlı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmeti subay ihtiyacını karşılamak amacıyla Ankara'da Abidinpaşa Köşkünde 1 Temmuz 1920 tarihinde "Sunuf-ı Muhtelife Zabitan Namzetleri Talimgâhı"nı açmıştı. Bu talimgâh, M. Kemal'in 24 Haziran 1920 tarihinde İstanbul'dan kaçıp Ankara'ya gelen Kuleli Askerî İdadisi (Lisesi) öğrencilerini ziyareti sırasında vermiş olduğu emir gereği kurulmuştu.102 Dört aylık sıkı bir eğitimin ardından buradan mezun olan zabit namzetlerinin diploma töreninde, ordunun, münevver ve kahraman, fedakâr zabitanın ordudaki inzibatın yegâne tecellisi olduğu dile getirilmiş, bu yetişen genç zabitlerin istikbal için kuvvetli ümitler bahşettiği vurgulanmıştı.103
Alıntı ile Cevapla
  #27  
Alt 27.05.08, 16:46
Uzman
 
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 2.134
Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!
Standart Cevap: Türkiye'de ulus devletin kuruluşuna uzanan süreçte Ordu_Millet dayanışması


İşte yukarıda izah edilen bu gelişmeler düzenli orduya geçişi gerekli kılan hususlardı. Bunlardan başka düzenli orduya geçişi hızlandıran bir diğer mesele de Gediz Taarruzu olarak 24 Ekim 1920 tarihinde Çerkez Ethem'in teşviki ile yapılan fakat başarısızlıkla sonuçlanan hareketti. Bu başarısızlık, Kuvayımilliyeye karşı tepkilere yol açarken, Kuvayımilliye önderleri de düzenli orduya karşı tepkilerini dile getirdiler.104 Ali Fuat Paşa bu tartışmalara cephe kumandanı olarak müdahale ederek gerek düzenli kıtaların, gerekse Kuvayımilliyenin görevlerini başarı ile yaptıklarını belirtmekte idi.105 Ali Fuat Paşa Batı Cephesi komutanlığından çekildikten sonra,106 8 Kasım 1920 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla Batı Cephesi ikiye bölünmüştü. Kuzeyde kalan büyük kısmı Garp Cephesi, bunun güneyinde kalan kesim Cenup Cephesi olarak yeniden düzenlendi.107 Batı cephesindeki yeni oluşuma düzenli ordu fikrine karşıçıkan Çerkez Ethem ve Demirci Mehmet Efe bu sırada isyan etmişler,108 bunların hareketleri 1921 yılı başlarında bastırıldıktan sonra düzenli ordu tüm memleket sathına hakim olmuştu.109 Nitekim Birinci İnönü galibiyeti ise, gayrimuntazam kuvvetlerin tamamen lağvedilmesini gündeme getirdi.110 Bu arada cephe komutanlarına gönderilen telgraflarda, kendi mıntıkalarındaki ordu birliklerinin tamamını düzenli askerî birlikler hâline getirmeleri istendi. Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Vekâletinin kararlı tutumu sonucu, 1920 yılı Kasım ayından itibaren gayrimuntazam ordu fikri tamamen yıkılmış, yerini düzenli ordu fikri almış oldu.111 Böylece 1921 yılına girerken Anadolu***8217;da düzenli orduya alternatif olabilecek hiçbir kuvvet kalmamıştı.112 Düzenli ordunun teşkili ve ilk zaferlerin kazanılmasından sonra halkın orduya olan güveni giderek arttı. Büyük sıkıntı ve yokluğa rağmen Türkler, bütün varını yoğunu orduları için seferber ettiler. Özellikle Sakarya Savaşı***8217;ndan önce Başkomutan Mustafa Kemal Paşa***8217;nın onayı ile 7-8 Ağustos 1921***8217;de yayımlanan ***8220;Tekalif-i Millîye Emirleri***8221; (Millî Yükümlülükler) ile halkın ayni ve nakdî olarak orduya yardım etmesi hükme bağlandı.113 Ardı sıra yayımlanan emirlerle halkın elinde bulunan her türlü mal ve eşyanın % 40***8217;ı ordu adına -bedeli zaferden sonra ödenmek üzere- el konuldu. Halk bu çağrıya gönülden destek verdi. Ordu-milletlerin en eskisi olan Türkler, orduları için her türlü yardıma olumlu cevap verdiler. Ordu-millet dayanışması Sakarya savunma savaşının Türklerin zaferiyle sonuçlanmasına neden oldu. Bu muharebe Türk İstiklal Harbi***8217;nin bir dönüm noktası olmuş, Türk ordusu inisiyatifi ele geçirmiştir. Böylece Mustafa Kemal Paşa, silahlı gücü belli bir düzeye çıkarıncaya kadar, üstün düşman karşısında savunma muharebeleri vererek onu yormuş ve yıpratmış ve kesin sonuç alacak bir güce ulaştıktan sonra da taarruzla onu yok etmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #28  
Alt 27.05.08, 16:46
Uzman
 
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 2.134
Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!
Standart Cevap: Türkiye'de ulus devletin kuruluşuna uzanan süreçte Ordu_Millet dayanışması

Sakarya Zaferi, Türk halkının bağrından çıkan ordusuna olan güvenini daha da artırmıştır. Bundan böyle, ordu için silah ve malzeme alımında, orduya araç-gereç bağışında Anadolu şehirleri birbiriyle âdeta yarıştılar. Örnek vermek gerekirse, yurt dışından alınıp orduya bağışlanan uçaklara o şehrin, kasabanın veya bağışta bulunan kişilerin adları verildi. Bu dayanışma ve yardımlaşma daha sonra giderek arttı, Büyük Taarruz Zaferi ise Türklerin ordu-millet dayanışmasıyla zafere ulaştıkları bir tarihî süreç oldu. Mustafa Kemal Paşa***8217;nın Büyük Taarruz***8217;dan sonra Batı Cephesi Komutanlığına, orduya yayımlanmak üzere verdiği genelgenin başında, orduya ***8220;Türkiye Büyük Millet Meclisi Orduları!***8221; diye hitap etmesi, ordu-millet bütünlüğünü ve ordunun milletin iradesini temsil ettiği anlayışını bize gösterir. Genelgede ordunun büyük ve asil Türk milletinin özverisine layık olduğu belirtilerek, Türk ulusunun sahip olduğu ordusuyla geleceğinden güven duyduğu da vurgulanmıştır.114 Bu zaferle Türk devletinin kuruluşuna uzanan yol da açılmış oldu. Aslında Birinci Dünya Savaşı***8217;nda ortaya çıkarılan topyekûn savaş düşüncesinden hareketle bunun ilk uygulaması olan milletçe mücadele Türk İstiklal Harbinde gündeme gelmiştir. Mustafa Kemal Paşa topyekûn savaş anlayışına uygun olarak askerî, ekonomik, siyasal ve sosyo-psikolojik alanda bütün kuvvetleri bir araya getirerek mücadeleye atıldı. Aslında diğer ulusların İkinci Dünya Savaşı döneminde uygulamaya koydukları topyekûn harbin ilk uygulayıcısı Kurtuluş Savaşı dönemindeki örnekleri ile Mustafa Kemal Paşa olmuştur.
Ankara***8217;da Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışından sonra hükûmet, 1 Mayıs 1920-31 Ekim 1920 tarihlerini kapsayan 6 aylık dönem için geçici bir bütçe hazırladı. Bu bütçe uygulama süresinin bitimine üç ay kala kanunlaştı.115 Öte yandan, bu döneme kadar memurların bir kısmıİstanbul Hükûmetinden maaş almaya hâlâ devam etti. Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmetinin bu dönemde sık sık müracaat ettiği yol ise, ödenekler yetersiz kaldıkça vergi miktarlarını artırmak oldu.116 Nitekim, Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmetinin ilk bütçesi 28 Şubat 1921 tarihinde kabul edildi. Bu bütçeye göre, giderler 63.018.354 lira, gelirler de 51.388.626 lira olarak tespit edildi. Arada 11.629.732 liralık bir açık bulunmaktadır. Bu da gelirlerin giderlere oranla % 18,4 eksik olduğunu gösterir.117 Türk halkının orduya olan ayni ve nakdî yardımı bütçenin yükünü oldukça hafifletmiştir. Eğer savunma ihtiyaçlarının giderilmesinde yararlanılan hizmetlerin tamamına para verilmiş olsa idi bütçe açığının çok fazla olması muhtemeldi. Bu bütçede yapılan harcamalara bakılırsa 1920 yılı bütçesinin % 53'ünün askerî harcamalar yani savunma için kullanıldığı görülecektir.
Alıntı ile Cevapla
  #29  
Alt 27.05.08, 16:47
Uzman
 
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 2.134
Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!Zehravî Zeytuna çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!
Standart Cevap: Türkiye'de ulus devletin kuruluşuna uzanan süreçte Ordu_Millet dayanışması

Sonuç
Sonuç olarak belirtmek gerekirse, millî ordudan düzenli orduya geçiş hareketi Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılmasından önce Güney Cephesinde başlatıldı; bilahare Batı Cephesinde devam etti. Nitekim, millî ordu olarak adlandırılan silahlıörgütlenme biçimi, daha sonra millî müfrezeler adını aldı; Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışından sonra, gönüllü müfrezeler veya taburlar olarak adlandırılmışlardı. İsim değişikliği, örgütün temel niteliğini değiştirmemekle beraber, dikkati çeken merkezîleşmenin her ad değişikliğinde kendini daha da hissettirmesi, millî kuvvetlerin artan bir biçimde askerî birliğe dönük örgütlenmesi idi. Sivas Kongresi***8217;nden sonra Anadolu'daki kolorduların görev alanları millî direniş düşünülerek yeniden belirlenmiş; hem sivil hem de buna bağlı silahlı direniş güçlerinin örgütlenmesini tamamlamak ve onlara her türlü desteği vermekle görevlendirilmişlerdi. Millî kuvvetler genelde kolorduların merkez tarafından hazırlanmış planlarına uygun faaliyetlerde bulunmakta, kolorduların cephe faaliyetleri de gizlenmekte idi. Bu anlamda, İstanbul'un işgaline kadar gizli olarak millî kuvvetlerin her türlü ihtiyacını karşılayan, her türlü problemlerini çözümleyen kolordular; mecburiyet oldukça gizli seferberlik yapmakta, bazı birliklerini sivilleştirmekte idi. Hey'et-i Temsiliyenin emirlerini yerine getirmekte, millîörgüt ve kuvvetler arasındaki bağı kurmakta idi. Daha gerçekçi bakıldığında millî kuvvetler ile birbirlerini tamamladıkları görülür.
Mütareke döneminde Harbiye Nezareti ve Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Riyaseti tarafından gerçekleştirilen bir dizi faaliyet, zaman içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi hükûmetine bağlı askerî kanadın oluşmasına zemin hazırladı. Altyapısı Mütareke Dönemi'nde Millî Mücadele önderleri tarafından yeniden düzenlenen teşkilatı, İstanbul'un işgalinden sonra tamamen Temsil Kurulunun denetimine geçti. Osmanlı Devleti'nin tasfiyesinden sonra, zaten öteden beri Temsil Heyetinin denetiminde bulunan Anadolu'daki ordu yeniden düzenlendi. Osmanlı ordusunun kalıntılarıüzerine kurulan Kuvayımilliye ve millî ordu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışıyla birlikte düzenli orduya inkılap ederek bu yapılanma tamamlanmış oldu. İkinci Meşrutiyet***8217;ten itibaren orduda başlatılan değişim ve dönüşüm hareketi, TBMM Hükûmetinin teşkiliyle tamamlanmış oldu. Bir devletin yıkılışından sorumlu tutulan en önemli kurumlardan biri olan ordu, Mütareke döneminde ehil komutanların elinde ordu-millet dayanışmasıyla yeniden büyük bir görev üstlendi ve yeni bir Türk Devleti'nin doğuşuna da zemin hazırladı. Mütareke dönemi olarak bilinen (1918-1922) devrin son iki yılında, yani 1920-1922 yıllarında Türk Milleti ordusu ile bütünleşti. Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışı ve Müdafaa-i Millîye Vekâleti ve Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Vekâletinin teşkiliyle ordusunu yeniden düzenledi; bu yeniden teşkilatlandırdığı ordusu ile birlikte topyekûn bir savaşa girerek "İstiklal"ine kavuştu. ATATÜRK***8217;ün ifadesiyle ***8220;Zaferleri ve mazisi insanlık tarihi ile başlayan kahraman Türk Ordusu, Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürünün eseri olan Türkiye Cumhuriyeti***8217;nin kuruluşunda***8221;üzerine düşen tarihî görevi yerine getirerek, haklı olarak ***8220;devlet kuran ordu***8221; unvanıyla tarihteki yerini aldı.


kaynakpdf
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
dayanışması, devletin, kuruluşuna, ordu_millet, süreçte, türkiye'de, ulus, uzanan

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 11:12 .