Nüve Forum


Felsefe Bölümü hakkinda Fikir ve yargı ile ilgili bilgiler


1. Kavram ve soyutlama Kavram, soyut bir fikirdir, yani gerçeğin zihin tarafından yalıtılmış bir cephesini temsil eden bir fikirdir. Soyut fikir, tam da soyut olduğu için geneldir. Örneğin, insan fikri

Like Tree15Likes

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 23.12.09, 20:55
Unrealseptic - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Ordinaryüs
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: kocaeli
İletiler: 14.735
Blog Başlıkları: 2
Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Fikir ve yargı

1. Kavram ve soyutlama
Kavram, soyut bir fikirdir, yani gerçeğin zihin tarafından yalıtılmış bir cephesini temsil eden bir fikirdir. Soyut fikir, tam da soyut olduğu için geneldir. Örneğin, insan fikri geneldir. İnsan, ne Pierre***8217;dir, ne Jean ne de René. O, aynı zamanda hem Pierre, hem Jean, hem René, hem bütün diğer insanlardan söz etmek için uygun olan genel bir kavramdır. O halde insan fikri tümel olarak bütün insanları ifade eder. Bundan dolayı Ortaçağ filozofları soyut fikirlere tümeller adını vermekteydiler.
Fikir ve yargı.jpeg
Mantıkçılar bir kavramı iki bakımdan ele alırlar: içlem ve kaplam. Bir kavramın içlemi onun tanımıdır, yani onun içine aldığı özelliklerin toplamıdır. Eskiler, örneğin, insanın akıllı bir hayvan olduğunu söylemekteydiler (Hayvan "yakın cins", akıllı "türsel ayrım", yani insanı diğer hayvan türlerinden ayıran özelliktir). Bir kavramın kaplamı ise, bu kavramın kapsadığı bireylerin listesidir. Kavramların içlem ve kaplamları ters yönde değişirler. İnsan kavramının hayvan kavramından daha zengin bir içlemi vardır, çünkü o hayvan cinsinin bütün diğer özelliklerine bir de "akıllı" özelliğini ekler. Bu nedenle de onun kaplamı daha yoksuldur: Çünkü "insan" kavramı "hayvan" kavramından daha az sayıda bireyi içine alır. Varlık fikri, en büyük kaplama (O, var olan her şeyi kapsar), buna karşılık en küçük içleme (tek bir özellik, varlık özelliği) sahiptir. Kavramın tersine bir birey, tanımlanamaz. Onun kendisini bireyselleştiren, kendisine özgü olan özellikleri vardır. Bireyin hiçbir kaplamı yoktur. Sokrates olan tek bir kişi vardır: Sokrates***8217;in kendisi. Buna karşılık onun içlemi sonsuzdur. Bireyin içlemini vermek, onu tanımlamaktan çok betimlemektir, çünkü tanımın konusu birçok bireyde ortak olan genel özelliklerdir. Birey, tikel olandır, somut olandır.

Ancak soyutlama problemini psikolojik açıdan -yani meydana gelişi açısından- ortaya koymalıyız. Soyutlama hangi zihinsel işlemler sonucu gerçekleşir? Soyutlama nasıl mümkündür? Ayrı başına verilmiş olmayan bir şeyi ben nasıl ayrı başına bir varlık olarak düşünebilirim?

Kaynak:Yeditepe felsefe
__________________

Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 23.12.09, 20:56
Unrealseptic - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Ordinaryüs
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: kocaeli
İletiler: 14.735
Blog Başlıkları: 2
Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Cevap: Fikir ve yargı

a. Empirist bakış açısı

Empiristler bu probleme köklü ve olumsuz bir çözüm teklif ederler. Onlar saf ve basit olarak soyutlamayı inkar ederler. "Genel olarak insan fikri nasıl mümkündür?" sorusuna empirist, "Genel olarak insan fikri mevcut değildir" diye cevap verir. Örnek olarak, Berkeley***8217;in bize söylediği budur: "İnsan"ı düşündüğümde küçük veya büyük, iri veya ufak, zayıf veya atletik yapılı tekil bir bireyi, somut deney tarafından bana verilmiş olan bir imgeyi gözümün önüne getiririm.

O halde genel fikir bir yanılgıdır. Ancak gene de bu yanılgının nasıl mümkün olduğunu açıklamak gerekir. Bu konuda empiristler bize şu açıklamayı verirler: Yanılgının kaynağı kelime, isimdir. Örneğin ben, Pierre***8217;in, Jean***8217;ın, René***8217;nin önünde aynı "insan" kelimesini telaffuz ederim. Kelimenin kendisi somuttur, telaffuz ettiğimde o özel bir gürültü, sesli bir imgedir; alışkanlık sonucu, benim farklı görsel imgelerle, Pierre***8217;in, Jean***8217;ın, René***8217;nin imgeleriyle birleştirdiğim sesli bir imgedir. Sözüm-ona genel fikirde var olan tüm şey, somut imgeler ve bir isimdir, o kadar. Empiristin, nominalistin bakış açısı budur. Nominalizm tarih boyunca çoğu kez az veya çok radikal bir tarzda savunulmuştur. Ortaçağ***8217;da Roscelinus, Occam***8217;lı William, XVII. yüzyılda Hobbes, XVIII. yüzyılda Berkeley, Condillac, XIX. yüzyılda Taine, nominalistlerdir.

Nominalizm şüphesiz köktenci biçimiyle savunulamaz. Eğer kelime somut imgeye bir şey ekliyorsa, bunun nedeni tam da onun boş bir ses olmamasıdır, bir fikre göndermesidir. Abelardus***8217;un daha kendi zamanında Ortaçağ nominalistlerine söylediği şuydu: Kelime, bir anlamı olduğu için, bir sesten fazla bir şeydir. Kendi düşüncemle ilgili kavramım, fikrin kelime ve imgeleri büyük ölçüde aştığını bana kolayca göstermektedir. Kelimeler aradığımda, düşüncemi sembollerle ifade ettiğimde, bu ifadelerin ve sembollerin düşüncemin zenginliğini tüketmekten uzak olduklarını fark ederim. Bu problemi açıklığa kavuşturmak için Binet (denekler olarak kızları Armande ve Marguerite ile) kışkırtılmış içe bakış yöntemini uygulamaktaydı. Örneğin, deneğe şunu soruyordu: Adalet fikrini düşündüğünüzde aklınıza ne geliyor? Bazı denekler gözleri önüne somut bir şeyin, örneğin bir terazinin veya kırmızı külahlı bir yargıcın geldiğini söylemekteydiler. Ancak bu yoksul imgelerin adaletten anladıkları şeyi tüketmekten uzak olduğunu da kabul etmekteydiler. Binet şu sonuca varmıştır (Aklın Deneysel İncelemesi, 1903) : "İnsanlar yüz bin franklık düşünceleri ile ilgili dört kuruşluk imgelere sahipler." Ayrıca bazı başka denekler imgeleri göz önüne getirmeksizin düşünmektedirler. Onlar sözünü ettiğimiz soruya adaletin tanımıyla cevap vereceklerdir. "Düşünmek Epinal katedralinden aşağı bakmak değildir", insanın zihnini bağıntılara, yargılara, anlamlara yöneltmesidir. Aynı dönemde Wurzbourg okuluna, düşünme psikolojisi (Denkpsychologie) okuluna mensup Alman psikologlar, Watt, Bühler, Külpe de benzeri sonuçlara varmışlardır: İnsan imgesiz düşünebilir. Somut imgelere ihtiyaç göstermeyen, soyut bir kural, bağıntı bilincine, zihinsel bir doğrultuya indirgenen saf düşünceler (Bewussheit) vardır (Burada Husserl***8217;in yönelimsellik temasının psikoloji alanına aktarılmasıyla karşılaşmaktayız).

Bu tür analizler açık olarak düşüncenin, algının bilincimize yerleştirdiği somut tasavvurların edilgen oyununa indirgenemeyeceğini göstermektedir. Düşüncelerimin altında yatan psikolojik bir dinamizm, zihinsel bir etkinlik vardır. Yalnız, Binet ve Wurzbourg okuluna ait psikologlar, bu altta yatan etkinliğin derin doğası hakkında bize fazla açıklama vermemektedirler.
__________________

Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 23.12.09, 20:57
Unrealseptic - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Ordinaryüs
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: kocaeli
İletiler: 14.735
Blog Başlıkları: 2
Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Cevap: Fikir ve yargı

b. Biyolojik soyutlama kuramı

Eğer her soyutlama öznenin bir etkinliğini gerektiriyorsa, bu etkinlik eğilimlerimizin, hayati ihtiyaçlarımızın etkinliği değil midir? Bazıları bize şu çelişik düşünceyi teklif etmektedir: Eğer soyutlama, genel kavramlara sahip olma gücümüz varsa, bunun nedeni özellikle salt bir ruh olmamamız, ihtiyaçlarımız ve tepkilerimizin düşüncelerimizi şekillendirmesidir. Bu kuram Laporte tarafından savunulmaktadır. Daha önce de Bergson tarafından ana çizgilerinde ortaya atılmıştır. İçki kavramını göz önüne alalım. Eğer çok susamışsam ve bana bir kadeh kırmızı şarap, bir bardak bira ve bir tas soğuk su ikram edilirse bu üç farklı sıvı karşısında aynı hareketi, aynı davranışı gösteririm. Onlardan herhangi birini alıp dudaklarıma götürürüm. O halde içki kavramının kaynağı biyolojiktir. Söz konusu üç sıvıda ortak bir şey olduğunu bana keşfettiren şey, susuzluğumdur. Onların üçü de "içki"dir, çünkü üçü de susuzluğumu giderir. Soyutlama her algıda tohum halinde bulunur, çünkü algı eylemin hizmetindedir ve her algı, şeyler dünyasında onların canlı varlığa faydalı olan yönlerini soyutlamaya yönelir. Doğa zengin, karmaşık, sonsuz derecede çeşitlidir, ama eğilimlerimiz sonlu sayıdadır. Uygarlığın en değişik içkileri istifademize sunmasına karşılık içme hareketi her zaman aynıdır. ***8249;htiyaçlarımızın her biri tüm bir nesneler sınıfı tarafından doyurulma imkanına sahip olduğu için şeyler arasındaki benzerlikleri ortaya çıkaran şey eğilimlerimiz, hareketlerimiz ve duygularımızdır. Bergson, "gereksiz olandan hareket ederek algıda zorunlu olanı soyutlayan"ın eğilimlerimiz olduğunu söylemekteydi. O, "genel olarak otun otçulları kendine çektiği"ni ileri sürmekteydi.

Gerçekten de ister gölgede, ister güneşte olsun, ister nemli, ister kuru olsun, ot daima ottur, yani otlanılacak bir şeydir. O halde soyut "ot" kavramı otçul hayvanın davranışında tohum halinde bulunmaktadır.
__________________

Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 23.12.09, 20:57
Unrealseptic - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Ordinaryüs
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: kocaeli
İletiler: 14.735
Blog Başlıkları: 2
Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Cevap: Fikir ve yargı

Öte yandan psikanalizin kısa bir incelemesi bize duygusallık düzeyinde kendiliğinden soyutlamaların olduğunu göstermektedir. Baba kompleksinden acı çeken çekingen, baba imgesinin "yerine geçen" ve sırasıyla üzerinde otoritelerini icra eden öğretmenleri, subayları, şefleri önünde aşağılık duygusundan doğan tepkilerini sürekli olarak tekrarlar.

Çocuklukta kazanılmış bu kompleksler, bu nevrozluya davranış kalıplarını, sürekli tekrarlanan değişmez davranış şemalarını kabul ettirir. Daha genel olarak, bizi çok genel tepki cinsleriyle donatan alışkanlıklarımız, tıpkı eğilimlerimiz gibi irade-dışı ve bilinç-dışı genellemelerin kaynağıdır. Eğilimler ve alışkanlıklar durumların karmaşıklığını birbirinden ayrı ve soyut temalara böler.

Ancak genel kavramın bu tür ruhsal kaynaklı oluşumu bizim için yeterli değildir. Soyutlamanın uzak kaynağının eğilimler, duygular ve alışkanlıklar olduğunu kabul edebiliriz. Gene de yaşanan, eylemde oluşturulan soyutlama ile düşünülen soyutlamayı birbirine karıştırmamak gerekir. Bergson***8217;un çok doğru olarak işaret ettiği gibi, "ister mermer, ister tebeşir olsun kireç karbonatı üzerine her zaman aynı şekilde etkide bulunmasından dolayı hidroklorik asidin soyutlama gücüne sahip olduğu söylenemez". Biyolojik soyutlama kuramını sosyolojik bir kuramla tamamlamakla da yetinemeyiz. Şüphesiz toplumsal hayatın talepleri her zaman soyutlama gücü gerektirir.

Genel kavramlar, grubun bütün üyelerinde ortaktır ve doğa üzerine kolektif eylemde bulunmaya imkan verirler (Oysa somut ve tikel sezgiler bizi yalnızlığa ve güçsüzlüğe mahkum eder). Toplumsal hayatın, somut bireyseli bastırmaya bizi zorladığı ve düşüncelerimizde soyut tümeli desteklediği tartışılamaz. Ancak toplum, bizden kavramlar yaratma gücümüzü harekete geçirmemizi talep ederse de onu tamamen olmuş bitmiş bir biçimde yaratmaz. Bizde biyolojik ve toplumsal eğilimlerden ayrı bir şeyin, aklın kendisi olan, bağımsız bir soyutlama ve genelleme yeteneğinin var olduğunu kabul etmemiz gerekir.
__________________

Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 23.12.09, 20:59
Unrealseptic - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Ordinaryüs
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: kocaeli
İletiler: 14.735
Blog Başlıkları: 2
Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Cevap: Fikir ve yargı

c. Akılcı soyutlama kuramı

Sonuç olarak söylersek, soyutlama ancak akıldan, insana özgü olan ilişkileri kavrama yeteneğinden hareketle açıklanabilir.



A, B, C, D vb. şeklinde bir dizi kutuyu göz önüne alalım. A kutusuna bir şekerleme yerleştirelim. Deney odasına bir şempanze sokalım. Sonra aynı deneyi üç yaşında bir çocukla (yani artık dilin ne olduğunu epeyi öğrenmiş olan biriyle) yapalım.

"Deneme ve sınama" yoluyla şempanze ve çocuk A kutusuna konulmuş şekerlemeyi kolayca bulacaklardır. Deneyi uygulayan, daha sonra şekerlemeyi B kutusuna koyacaktır. Çocuk ve maymun onu önce A kutusunda arayacaklar, tesadüfen B kutusunda olduğunu keşfedeceklerdir. Yeni bir deneyde şekerlemenin yeri yine değiştirilecek, yani C kutusuna konulacak ve iki denek de onu daha önce içinde bulunduğu B kutusunda aramaya devam edeceklerdir. Daha sonraki deneylerde şekerleme D, E, F, G vb. kutularına yerleştirilecektir.

Çok kısa bir süre sonra şempanze ve çocuğun davranışlarının kökten bir biçimde farklılaştığı görülecektir. Şempanze bir süre sonra ne yaptığını bilmez bir hale gelecek, çocuk ise yeni deneyde şekerlemenin bir sonraki kutuya yerleştirildiğini çabucak anlayacak ve dosdoğru o kutuya yönelecektir. Bu " bir sonraki kutu" kavramı tipik olarak soyut bir akılsal ilişkidir. "Bir sonraki kutu", somut kutulardan hiçbiri değildir, sırasıyla onlardan her biridir. "Bir sonraki kutu" bir varlık değildir, bir ilişkidir. Onu ancak zihin kavrayabilir.
__________________

Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 23.12.09, 21:00
Unrealseptic - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Ordinaryüs
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: kocaeli
İletiler: 14.735
Blog Başlıkları: 2
Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Cevap: Fikir ve yargı

Kavramlar oluşturma yeteneği aklın farklı olanda aynı olanı arama yeteneğinin kendisidir. Descartes ***8249;kinci Düşünce***8217;de balmumu kavramının duyusal bir nesne değil, zihinsel bir kavram olduğunu bize göstermektedir: "Kovandan alınan bir balmumu parçası, dokunduğumuzda katı, serttir. Üzerine vurduğumuzda ses çıkarır(...)Ama onu ateşe yaklaştırırsanız (...) rengi değişir, şekli kaybolur, büyüklüğü artar, sıvı haline gelir (...). Bu değişmeden sonra aynı balmumu varlığını devam ettirmekte midir? Devam ettirdiğini itiraf etmek gerekir. Ancak onda devam eden şeyin duyularım aracılığıyla onda gözlemlediğimiz şeyle hiçbir ilgisi yoktur(...). O halde hayal gücüyle bu balmumunun ne olduğunu tasarlamamın mümkün olmadığını, onu tasarlayan şeyin yalnızca aklım olduğunu kabul etmem gerekir." Balmumu parçasının birliği aklın araştırmasına görelidir.

Aynı şekilde Altıncı Düşünce***8217;de Descartes bize aklın somut tasavvurlar ve imgelerin çerçevesinin çok dışına çıktığını hatırlatmaktadır. ***8220;Bin kenarlı bir şekli düşünmek istediğimde onun bin kenardan meydana gelen bir şekil olduğu şeklinde doğruyu kavrarım, ama bin kenarlı bir şeklin bin kenarını tasavvur edemem.***8221; Olsa olsa belirsiz olarak çok kenarı olan bir çokgeni tasavvur ederim, ama bu belirsiz imge hiçbir zaman bir bin kenarlı çokgeni diğer çokgenlerden ayıran özellikleri keşfetmeme izin vermez.

Sonra biyolojik veya toplumsal soyutun, bir şema haline getirdiği somuttan daha yoksul olmasına karşılık, düşünülen soyutun, matematik soyutun, "sürekli bir ilişkiler ağıyla akılsal hale getirdiği" somuttan bir bakıma daha zengin olduğunu söyleyelim. Bachelard, "Bilim, gerçeği basitleştirir, aklı ise karmaşıklaştırır" demekteydi. Denklemler, olaylardan daha zengindir, çünkü bir olaylar çokluğunun karmaşık ilişkilerini anlamamıza imkan verir. Aynı şekilde soyut varsayım, dolaysız somutu yoksullaştırmak yerine zenginleştirir. Brunschvicg***8217;in dediği gibi, "Dolaysız deneyim dünyası, bilimin gerektirdiğinden daha çok şey değil, daha az şey içerir".

Şimdi kendimize soyutlamanın metafizik anlamının ne olduğunu sorabiliriz. Ortaçağ***8217;da "tümeller kavgası" döneminde Platon***8217;un kavram realizminin (***8249;dealar akılsal bir dünyada bağımsız bir varlığa sahiptir) karşısına Abelardus***8217;un konseptüalizmi (Kavramlar, şeylerde mevcut değildir, ancak zihnimizde özel bir varlığa sahiptirler) konulmaktaydı. Kant***8217;ın öğretisi çağdaş bir konseptüalizmdir.
__________________

Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 23.12.09, 21:02
Unrealseptic - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Ordinaryüs
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: kocaeli
İletiler: 14.735
Blog Başlıkları: 2
Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Cevap: Fikir ve yargı

2. Yargı

Empirist filozoflar, yargıyı, kavramlar arasında pasif bir çağrışıma indirgemek istemişlerdir. Karın beyaz olduğunu söylemek, kar öznesiyle beyaz yüklemini birleştirmektir. Burada bağlaç ("dır") sadece benim alışkanlık sonucu gerçekleştirdiğim bir bağlantıyı ifade eder (Kar ve beyaz benim geçmiş deneyimimde her zaman birbirini çağrıştırmışlardır).

Bu hesaba göre sahibinin kırbacını gören köpeğin titremesi, bir yargıdır! Şüphesiz tepkilerimiz ve davranışlarımız çoğu kez çağrışımlarla, şartlı reflekslerle açıklanabilir. Leibniz, "Eylemlerimizin dörtte üçünde empiristiz" demişti. Ancak yargı tamamen farklı bir şeydir. Bir yargıda bulunmak, kendiliğinden ve irade-dışı zihinsel çağrışımların çokluğuna egemen olmaktır. Yargı, zihnin bir eylemi, "kendisiyle bir inancın içeriği üzerine bilinçli bir tarzda karar verdiğimiz ve onu doğru diye ortaya koyduğumuz zihinsel bir karardır" (Lalande). "Bu hoca hoşgörülüdür" veya "Bu palto siyahtır" dediğimizde yargılar ileri sürmekteyiz. Yargının gramerin kategorilerine (özne, yüklem, bağlaç) boyun eğdiği ve zorunlu olarak dilsel bir biçime mahkum olduğunu düşünmekten kaçınmamız gerekir. "Evet!", "Hayır!", "Harika!" gibi sözler, "Gök mavidir"le aynı ölçüde yargılardır. Yargı kesinlikle daha önce var olan kavramlar arasında bir ilişki değildir, O bir fiildir ve tersine yargıdan hareketle açıklanması gereken, kavramdır (Her kavram, içlemini ve kaplamını kesinliğe kavuşturan çeşitli yargıların bir özeti ve kristalleşmesidir).

Ancak burada yargı problemini psikolojik açıdan ele almalıyız. Yargı bir tasdik olarak ortaya çıkar; inanç, yani zihnin ortaya konan önermeyi onamasını gerektirir. İnancın temeli nedir?
__________________

Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 23.12.09, 21:03
Unrealseptic - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Ordinaryüs
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: kocaeli
İletiler: 14.735
Blog Başlıkları: 2
Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Cevap: Fikir ve yargı

a. Entelektüalist kuram

Spinoza***8217;ya göre inancı belirleyen şey, onun iç açıklığıdır. Bir fikri onamamızı açıklayan, bu fikre özgü olan apaçıklıktır. Aynı şekilde şüphe de sadece çelişkinin ve fikirlerin bulanıklığının sonucudur. Doğru bir fikir, zihnimizi işgal eder etmez, ona inanmaktan kendimizi engelleyemeyiz. Bende kendini tasdik eden, benim inancıma kendini kabul ettiren, fikrin kendisidir. Çünkü bir fikir "sessiz bir resim" değildir. O kendini tasdik eder.

Demek ki inancın psikoloiik düzeni, fikrin doğasının yansısıdır. Ya fikir karanlık, bulanıktır ve ben kararsız kalırım veya fikir açık, seçiktir, doğrudur ve ben güven duyarım. Kesinliğin psikolojik düzeni, apaçıklığın mantıksal düzeninin aynıdır ve bu sonuncunun kendisi de varlık düzeniyle, ontolojik düzenle aynı şeydir.

Bu bakış açısı derhal önemli bir eleştiriyle karşılaşmaktadır: Yanlış, vardır. Doğru olduğundan emin olarak ben yanlış bir şeyi tasdik edebilirim. Kesinlik duygusuna sahip olmama rağmen düşündüğüm şey yanlıştır. İnancın düzeni her zaman doğrunun düzenine paralel değildir ve bir şeye neden inandığımızı veya inanmadığımızı bilme problemi, sadece bir mantık problemi değildir.

Spinoza, bu eleştiriye, yanlışın pozitif bir gerçekliğe sahip olmadığını söyleyerek cevap vermektedir. ***8220;Yanlış sadece eksik, yetersiz, bulanık bir bilgi, bir apaçık fikirler yokluğu, basit bir bilgi kusurudur. İstediğimiz kadar bir insanın yanlış bir şeyi kabul etmek istediğini düşünelim. Hiçbir zaman onun emin olduğunu söyleyemeyiz, çünkü biz emin olmadan pozitif bir şeyi anlamaktayız." Ama yanlış bir inanç da pozitiftir, çünkü onu doğruymuş gibi tasdik ederiz. Yanlış, sadece bilgisizlik değildir; o aynı zamanda bir yanılsamadır. Ben yanıldığımda doğruyu bilmemekle kalmamaktayım, aynı zamanda yanlışı onamaktayım, yanlışı kabul etmekteyim. O halde tasdik ilkesi, fikrin içsel açıklığından bağımsızdır. Peki onun yeri neresidir?
__________________

Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 23.12.09, 21:04
Unrealseptic - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Ordinaryüs
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: kocaeli
İletiler: 14.735
Blog Başlıkları: 2
Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Cevap: Fikir ve yargı

b. İradeci kuram

Descartes***8217;a göre onama ilkesinin yeri, iradedir. Descartes şöyle der: "Koşan bir adam görmek, onu gördüğünü kesin olarak tasdik etmekten başka bir şeydir. Akıl, tasavvurlarını, fikirlerini sunar. Ama onları istediği gibi düzenleyen, tasdik veya inkar eden iradedir." Descartes böylece yanlışı şu şekilde açıklamaktadır: Yanlış, iradenin "erken", çok çabuk bir tasdikidir. Onda iradenin ne açık, ne de seçik olmadığı halde herhangi bir fikri onamaya karar vermesi söz konusudur.

Bu tez ilk bakışta karşı çıkılabilir görünmektedir. Ben istediğim şeye inanma gücüne sahip olduğum, rızamı, onamamı istediğim gibi kullandığım izlenimine sahip değilim. İrademi kullanarak kendimi bir şeye inanmaya zorlamam, aslında ondan şüphe ettiğimi itiraf etmem değil midir? Bu anlamda, "Her inanma istemi, bir şüphe etme isteğidir" denilmiştir. Aynı şekilde ben iradi bir fiille apaçık bir şeye inanmayı reddedebilir miyim?

Descartes buna iradenin inancı ancak dolaylı olarak, dikkat aracılığıyla belirlediği cevabını vermektedir. Böylece o Peder Mesland***8217;a şöyle yazabilmekteydi: "Apaçık bir doğruyu kabul etmeyi reddetme özgürlüğüne sahibiz." Bunun için dikkatimizi apaçıklıktan başka yana çevirmemiz yeterlidir. Alain, "En mükemmel kanıtlar bile, bu kanıtları göz önüne almayı, dikkatli düşünme çabasıyla onları canlı kılmayı reddeden biri için, ***8216;ölü***8217; olarak kalırlar" demiştir. Sonuç olarak, gördüğümüz şeye inandığımız doğruysa da buna ancak baktığımız şeyi gördüğümüz ve ancak istediğimiz şeye baktığımızı eklememiz gerekir.
__________________

Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 23.12.09, 21:05
Unrealseptic - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Ordinaryüs
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: kocaeli
İletiler: 14.735
Blog Başlıkları: 2
Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Unrealseptic öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Cevap: Fikir ve yargı

Dikkatimizi ve yargımızı istediği gibi kullanan bu irade, nedeni olmayan bir tercih, salt bir seçme özgürlüğü olmak zorunda değildir. İstek, kaynağını etten kemikten yapılmış varlıkta, eğilimlerimizde, somut kişiliğimizde bulur. Dolayısıyla en sevdiğimiz inançlarımızın her zaman kanıtlanması en kolay, en apaçık şeyler olmamalarına şaşmamamız gerekir. Birçok insan hayatını bir teorem gibi kanıtlanabilir olmayan dinsel, siyasal, felsefi inançları uğruna feda etmiştir.

Kimse bir teorem için, kanıtlanması mümkün bir fizik yasası için ölmemiştir, (Galile söylediklerini geri alır; o astronomi için ölmeyi reddeden insandır!). Buna karşılık şehit, inancının davasına sıkı sıkıya bağlı olduğunu, "şahitliği"nden ayrılamaz olduğunu hisseder. Frédéric Rauh, ahlak idealinin ancak eylemde ve eylemde bulunanlarla temas sonucu hayat bulduğunu söylemekteydi. Bir ideale inanmak, onu sonuna kadar yaşamaktır. Bundan dolayı Platon***8217;un felsefesinin temelinin (Sıradan deneyimin aldatıcı görünüşlerinin ötesinde saf idealar dünyası vardır) Sokrates***8217;in hayatı olduğu söylenebilir. Sokrates, çıkar peşinde koşmamasıyla, cesaretiyle, maddi şeyleri hor görmesiyle öğrencilerine ve kendine bu dünyanın bir önemi olmadığını göstermektedir.

Çağdaş bir düşünürün dediği gibi, "Bir yaşama tarzıyladır ki biz bir düşünme tarzını seçeriz" (Joly). Öte yandan her türlü karardan, her türlü eylemden bağımsız olduğu ileri sürülebilecek tek bir salt entelektüel kesinlik alanı var mıdır? ***8249;radeciler bu soruyu hayır diye cevaplandırırlar. En soyut bilimler, matematik bile, bir uylaşımlar ve aksiyomlar sisteminin seçimine dayanır. Bir üçgenin açılarının iki dik açıya eşit olduğuna inanmak, Euklides***8217;in aksiyomlar sistemini kabul etmektir ve bu kabul, benim seçme özgürlüğümün saf bir kararı üzerine dayanır.
__________________

Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
fikir, yargı

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 14:40 .