Nüve Forum

Nüve Forum > akademik > Fen Edebiyat Fakültesi > Psikoloji Bölümü > Cinsiyet gelişimi - Kim Daha Yetenekli: Kızlar mı Erkekler mi?

Psikoloji Bölümü hakkinda Cinsiyet gelişimi - Kim Daha Yetenekli: Kızlar mı Erkekler mi? ile ilgili bilgiler


Kim Daha Yetenekli: Kızlar mı Erkekler mi? Gündelik bilgimiz kızlar ve erkekler arasında bazı farklar olduğunu söylüyor. Mesela kızların daha erken konuştuğunu, erkeklerin matematiğe daha yetenekli olduğu için sayısal alanlara

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 22.05.08, 00:12
nuvekolık
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Cinsiyet gelişimi - Kim Daha Yetenekli: Kızlar mı Erkekler mi?

Kim Daha Yetenekli: Kızlar mı Erkekler mi?
Gündelik bilgimiz kızlar ve erkekler arasında bazı farklar olduğunu söylüyor. Mesela kızların daha erken konuştuğunu, erkeklerin matematiğe daha yetenekli olduğu için sayısal alanlara yöneldiğini söylüyoruz. Acaba gerçekten kızlar sözelde, erkekler sayısalda daha mı iyi?
Çalışmalar, kız ve erkeklerin arasında biyolojik sebeplerden kaynaklanan bir fark bulunduğunu gösteriyor. Ama belirtilen bu farkların tamamı biyolojik değil ve biyolojik olan kısım gerçekten çok küçük. Hatta çok büyük kısmı çevresel faktörlerden kaynaklanıyor. Ailelerin, öğretmenlerin ve diğerlerinin bu faktörleri daha da genişlettiğini söyleyebiliriz. Şu andaki en mantıklı açıklama bu farkların doğuşta çok küçük olduğu ve çocukların farklı aktivitelere katılmasından dolayı büyüdüğü yönünde. Yapılan aktiviteler, oyunlar, çocuklara tanınan imkânlar, ailelerin ve öğretmenlerin yaklaşımı çocukların yeteneklerini etkiliyor.
Bin beş yüzden fazla bilimsel çalışmanın sonucuna göre erkekler matematikte, görsel ve alansal yeteneklerde kızlarda sözel yeteneklerde öne çıkıyor. Erkeklerde fiziksel olarak daha agresifken kızlar bunu düşmanlıkla ve daha kapalı tepkilerde yüksek skorlar alıyor. Erkekler daha doğmadan önce bile daha hareketli oluyorlar. Kızlar utangaçlık ve korku tepkilerini daha fazla verirken, erkekler risk almaya daha meyilli oluyorlar. Erkekler fiziksel olarak hastalığa ve zarar görmeye daha açık oluyorlar. Tabii ki duygularını daha çok ifade eden cinsiyete baktığımızda da kızlar öndeler. Erkeklerde kendine güven oranları, kızlarda itaat etme daha yüksek olarak gözleniyor.
Olmadığı bilimsel olarak desteklenmiş farklara gelince, kızların erkeklerden daha sosyal olduğu inancına hiçbir bilimsel destek bulunamamış. Kızların grup kurallarına daha çok uyum sağladığı, kızların kendini tekrar eden, erkeklerin ise daha bilişsel yetenek isteyen konularda başarılı olduğu, erkeklerin daha analitik düşündüğü, kızların başarı isteğinde daha düşük olduğu bilimsel çalışmalarla gösterilememiş diğer cinsiyet kalıplarından.
Tabii ki, her bilimsel çalışmaya olduğu gibi bu çalışmalara da mesafeli yaklaşmalıyız. Mesela bu çalışmalar sadece grup ortalamalarını gösteriyor, yani örneğin bazı kadınların matematik yeteneği bazı erkeklerden yüksek. Ayrıca, bu çalışmalar ülkeden ülkeye değişiklik gösterebilir. İsrail gibi bazı ülkelerde kadınlar da erkeklerle eşit şartlara sahip olduklarında bazen erkekleri matematikte geçebiliyorlar.
Özetlemek gerekirse, çocukların doğuştan getirdiği çok küçük farklar, üzerine gidilirse büyüyor ya da küçülüyor. Anne babalara düşense, erkekler ve kızlar arasında aslında yetenek olarak bir fark olmadığını, yetenek farklarının esas kısmının çevresel faktörlerle şekillendiğini, erkek ya da kız olmanın sadece biyolojik bir fark olduğunu çocuklara anlatabilmek.

Nedir bu androjini?

Günümüzde bazı gelişim psikologları cinsiyet rollerinin kesin ve katı bir şekilde tanımlanmasının zararlı olduğu görüşündeler. Bunun için ortaya androjinik insan terimini atmışlar ve bununla ilgili pek çok araştırma yapmışlardır. Peki, nedir bu androjini? Androjini erkeksi ve kadınsı niteliklerin dengeli karışımından oluşan kişilik özelliğidir. Örneğin bir erkeğin üzüldüğü bir durumda duygularını rahatça ortaya koyabildiği gibi, bağımsızca kararlar alabilen ve bağımsız davranabilen bir birey olması. Bu çocuğun hem duygularını belirtmesi acısından kadınsı niteliğe hem de bağısız olmasından erkeksi niteliğe sahip olduğunu görürüz ve bu kişiye androjinik deriz. Androjinik bireyler gelenekçi cinsiyet tipi kalıplaşmış insanlara göre daha kolay adapte olabilen daha fazla kendine güvenen ve yaşıtları tarafından daha çok sevilen bireyler olarak görülür. Fakat karşı cinsin özelliklerini çok fazla gösteren çocuklar arkadaşları tarafından dışlanabilirler ve bu yüzden kendine güvenleri daha az olabilir. Buna ek olarak en uyumlu çocuklar, kendilerini kendi cinslerinin tipik örnekleri olarak gören çocuklardır. Fakat bir kadının biraz erkeksi niteliklere, bir erkeğin de biraz kadınsı niteliklere sahip olmasının hiçbir zararı yoktur, aksine yukarıda saydığımız gerekçelerden dolayı yararı vardır. Peki, insan kişiliğini daha özgür kılabilmek için bu kalıplaşmış gelenekçi cinsiyet rollerini nasıl azaltabiliriz? Bunun için çocuğun hayatının başladığı yer olan aileye çok büyük sorumluluklar düşüyor. Öncelikle ebeveynlerin çocuklarına, sahip oldukları biyolojik cinsiyetin onların üremeleri dışında bir öneme sahip olmadığını anlatmaları gerekir. Sonra çocukların pek çok yetiyi gözlem yoluyla öğrendiklerini hatırlayarak, onlara gerçek bir örnek teşkil etmeleri gerekir, mesela evdeki iş bölümünü eşit bir şekilde paylaşarak bunu gösterebilirler. Annenin zaman arabayı cilalaması, muslukları tamir etmesi, babanın da mutfakta yemek yapması bu gelişime katkıda bulunacaktır. Ancak çocuk belli bir yasa kadar gelenekçi bir cinsiyet kimliğine sahipse bunu yıkmak biraz daha zor olacaktır, bununla birlikte çocuğunuz erkekse daha fazla çaba harcamanız gerekecektir. Bunun nedeni ise erkelerin cinsiyet rolüne uygun olan ve uygun olmayan davranışlar arasında katı bir ayrım yapmalarıdır. Mesela eğer erkek çocuğunuz üzüldüğünde bir kız çocuğu (ya da kız çocuğunuz)kadar gözyaşı dökmesi sizi şimdiye kadar rahatsız etmiş ve şu an bunun normal olduğunu düşünmeye başladıysanız yani eğer çocuklarınıza önceden "erkekler ağlamaz" demişseniz yapacağınız, kendinizi bu konuda yeterince rahatlattıktan sonra, çocuğunuzun sadece kendi cinsine uygun diye nitelendirilen oyuncaklarla değil, karşı cinsin oyuncaklarıyla da oynamasını sağlamak olmalıdır. Bununla birlikte öğretmenlerin de çocukların kafalarındaki bu katı cinsiyet kategorizasyonunu yıkmada payları büyüktür, sınıftaki aktiviteleri uygularken çocukları erkekler ya da kızlar olarak farklı kategorilere ayırmak çocukların zihnindeki basmakalıp cinsiyet ayrımını artırıcı rol oynar.

Cinsiyet Kavramı ve Anne Babalar

Sosyal çevrenin özellikle ailenin çocuğun cinsiyet kavramını etkilediğinden bahsetmiştik. Peki bu etki nasıl oluyor? Bandura Sosyal Öğrenme Teorisi bu konuyu bize iki başlık altında veriyor. Birincisi ***8220;direkt öğretim***8221; diye adlandırdığı ebeveynin ya da çocuğa bakan kişinin çocuğun davranışlarını ödül/ceza yöntemiyle arttırıp azaltması yani çocuğun cinsiyetine uygun sosyal davranışı gösterdiğinde onu onaylayan hareketlerde bulunması(gülümsemesi, aferin demesi vb.), beklenen davranışı göstermediğinde sözlü ya da davranışsal bir biçimde onu uyarmasıdır. Örneğin bir erkek çocuk, oyuncağı kırılınca ağlıyorsa ***8220;erkekler ağlamaz***8221; denir, ancak bir kız ağlıyorsa böyle sert ve net bir şekilde karşılamaz. Anne-babanın farkında olmadan yaptığı bu müdahaleler, çocuğun kendi cinsiyetiyle ilgili kalıp düşünceler edinmesinde, henüz çocuk cinsiyet şeması oluşturmadan yani kendini bir kız ya da bir erkek olarak tanımlamasından önce etkili olur.
Çocuk kendisini kız ya da erkek olarak tanımladıktan sonra ise Bandura***8217;nın bahsettiği ikinci metot daha etkili olur; Model olarak öğrenme. Kız çocuğu kendisini ***8220;ben kızım***8221; diye tanımladıktan sonra ***8220;kız/kadın***8221; şemasına uygun kimseleri) annesi,, anneannesi, bakıcısını) gözlemleyip onların öne çıkan özelliklerini taklit eder, onlar gibi davranır. O yüzden bir kızın oyuncakları çay takımı seti, oyuncak ev aletleriyken bir erkek çocuğu daha çok araba, bilgisayar oyunları olarak seçmesi de şaşılacak bir şey değildir.
Genelde ailenin çocuğu nasıl etkilediğine baktıktan sonra daha özele inelim. Annelerin ve babaların davranışları çocuğu nasıl etkiler? Yapılan gözlem ve deneyler ortaya çıkan sonuç babaların çocuğun cinsiyet kavramı ve cinsiyete uygun rollerin benimsetilmesi konusunda daha etkili olduğudur. Yani, babalar annelere nazaran cinsiyet kavramı öğreticisi ve bekçisi diyebiliriz. Buna rağmen, özellikle kz çocuklarda annenin çalışması durumunda cinsiyetle ilgili daha az basmakalıp düşüncelere rastlıyoruz. Bunun nedeni, annenin dışarıda çalışıp eve para getirmesi(geleneksel baba görevi) olsa da diğer bir neden ise bakıcının da anneye ve ev işlerine (geleneksel anne görevi) dâhil olmasıdır.

Cinsiyet kavramı nasıl gelişir?

Cinsiyet kavramı gelişimindeki aşamaları bilmek hem konuyu, hem çocukların maruz kalabileceği durumları, hem de siz ebeveynlerin çocuklar üzerindeki etkilerinizi ve sorumluluğunuzu anlamanız açısından yararlı olacaktır. Bu aşamaları şimdiye kadar olan bilimsel çalışmalardan esinlenerek, modern bakış şekliyle sunalım.
Tahmin edilebileceği gibi, cinsiyet farklılıkları doğum öncesi, anne karnındayken ve bebekler fetüs halindeyken, cinsel organların gelişmesiyle başlar. Bebeğin doğumundan sonraki ilk 3 sene cinsiyet gelişimindeki 2. aşamadır. Çünkü bu dönemde bebeğin etrafındaki insanlar, özellikle sizler, bebeği erkek ya da kız olarak tanımlarsınız. Devamlı bir şekilde, onları kafanızdaki erkek ve kız modelinin davranışlarını sergilemesi için yönlendirirsiniz. Örneğin, erkek çocuklarla erkek oyunları, kız çocuklarla kalıplaşmış kız oyunları oynarsınız. İşte bu sosyal deneyimler sonucunda, çocukların fizyolojik gelişimi de bu yönde olur ve çocuk kız mı erkek mi olduğunu daha iyi öğrenmeye başlar. 3 yaşından sonra çocuklar sürekli olarak cinsiyet farklılıklarını anımsar, daha geniş biçimde öğrenmeye başlar ve öğrendiklerine göre uygun davranışlar benimser. Burada değinilmesi gereken önemli bir nokta var ki, çocuğun bundan sonraki cinsiyet gelişimi aşamalarında çok önemlidir: Çocuklar kendi cinsiyetlerine uygun olduğu hissettiği davranışları direkt benimser ve uygular; ancak burada taklit ettikleri kişinin cinsiyeti kendisininkinden farklı olabilir. Çocuklar 7 yaşına geldiklerinde daha tutarlı bir şekilde sahiplendikleri cinsel modele uygun davranırlar. Bu davranışlardan çıkarım yaparak da çocuğun gelecekte sahip olacağı cinsiyet kavramını daha iyi kestirebiliriz. Bu aşamadaki önemli nokta ise çocuklar eskiden öğrendiği ama artık uygun bulmadığı davranışları terk etmesi ve kendi cinsiyetine daha uygun kişileri model almasıdır. Ergenlik döneminde ise gençler çok belirgin şekilde cinsiyet kavramlarına göre davranırlar. Çünkü artık kendilerini ve çevreyi daha iyi tanırlar. Ayrıca yetişkinlik döneminde sahip olup, sergileyeceği erkeklik ve kadınlığın temellerini bu dönemde tamamlar.

Ne yapabiliriz?

Bilindiği üzere tarihin ve günümüz dünyasının dikkat çeken problemlerinden biri de seksizmdir. Cinsiyetçilik olmasaydı, insanlar tamamiyle maskülen veya tamamiyle feminen kalıplara sokulmasaydı, kadınlar iş hayatında daha etkili ve kendine güvenen bireyler olup, erkekler daha duyarlı ve müşterek tavır içerisinde olacaklardı. Peki, bizlerin bunda etkisi ne kadar? Kısa bir düşünelim! Çocukların erkek veya kadın olduklarını bilmesi ve bu biyolojik özelliklerini üreme için kullanmaları dışında, maskülen ve feminen davranışların onların hayatlarına ne kadar etkisi vardır? Tam tersine, çocuklara maskülen ve feminen aktiviteler birlikte verilmeli, iş bölümü eşit şekilde yapılmalıdır cinsiyet ayrımı gözetmeksizin. Mesela, sosyal modeller olarak babaları çocukların gözü önünde yemek pişirmeli, anneler yeri geldiğinde tamir işleriyle uğraşmalıdırlar. Çünkü kendilerini sadece biyolojik olarak erkek ya da kadın olarak görmeleri, ebeveynlerin cinsiyet farkı yaratmadan iş yapmalarına tanık olmaları, onları basmakalıp cinsiyetçi davranışlardan küçük yaşlarda ayrı tutacaktır, işte bu durum ilerde kadınların ve erkeklerin daha özgür, gereksiz stres ve baskılardan uzak, paylaşımcı ve rahat yaşam sürmelerini sağlayacaktır.
Kaynak: Boğaziçi üniversitesi
Mustafa Kaya ve bir arkadaşı


Konu Unrealseptic tarafından (31.05.08 saat 23:43 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
cinsiyet, erkekler, gelişimi, kızlar, mi?, yetenekli:

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 03:56 .