Nüve Forum

Nüve Forum > akademik > Fen Edebiyat Fakültesi > Sosyoloji Bölümü > Türkiye'de toplumbilim kitaplarında iletişime verilen yer-Communication in sociology books in Turkey

Sosyoloji Bölümü hakkinda Türkiye'de toplumbilim kitaplarında iletişime verilen yer-Communication in sociology books in Turkey ile ilgili bilgiler


SONUÇ Çalışmada elde edilen sonuçlar, bazı kuramsal sonuçlara ulaşmaya imkan verecek niteliktedir. Bu sonuçlardan ilki, iletişime modernleşmeci yaklaşımı, diğeri ise iletişimde işlevselci durumu ortaya koymaktadır. Çalışmada, geç 1960'lara kadar tüm

Like Tree11Likes

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #11  
Alt 18.10.09, 17:08
AncaLime - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Nuve Forum Administrator
 
Üyelik tarihi: Mar 2006
Nereden: Everywhere in Turkey...
İletiler: 1.271
Blog Başlıkları: 6
AncaLime öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!AncaLime öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!AncaLime öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!AncaLime öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!AncaLime öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!AncaLime öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!AncaLime öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!AncaLime öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!AncaLime öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!AncaLime öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!AncaLime öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Türkiye'de toplumbilim kitaplarında iletişime verilen yer-Communication in sociology books in Turkey

SONUÇ

Çalışmada elde edilen sonuçlar, bazı kuramsal sonuçlara ulaşmaya imkan verecek niteliktedir. Bu sonuçlardan ilki, iletişime modernleşmeci yaklaşımı, diğeri ise iletişimde işlevselci durumu ortaya koymaktadır.
Çalışmada, geç 1960'lara kadar tüm dünyada egemen paradigma olmasından hareketle Türkiye'de Modernleşmeci yaklaşım, iletişim olgusu ve kitle iletişim araçları üzerinden incelenmeye ve belirlenmeye çalışılmıştır. İncelenen kitaplar çerçevesinde ortaya çıkan genel sonuç, geçmişten günümüze Türk sosyal bilimcilerin iletişim konusu ve kitle iletişim araçlarına olan bakışlarının modernleşmeci bir çerçeve içinde kaldığıdır. Burada köy monografileri ya da incelemeleri (Yasa, 1955; Keleş ve Türkay, 1962; Yasa, 1969; Tütengil, 1969; Ozankaya, 1971; Tuğaç vd., 1973; Atalay, 1979; Eserperk, 1979; Merter, 1990; Hız, 2002) ile kent ve kasaba araştırmaları (Kıray, 1964; Yasa, 1969; Keleş, 1971; Kıray, 1972; Şenyapılı, 1981; Kongar, 1986; Alpar ve Yener, 1991;Güçlü, 2002) başta olmak üzere incelenen toplumbilimsel kitaplarda Türk köy, kasaba ve kentlerindeki değişmeler incelenirken kitle iletişim araçlarının (öncelikle radyo, sinema, tiyatro, gazete, kitap, telefon, dergi, mektup, telgraf; daha sonra televizyon) yapısı, etkisi, kullanımı ve atfedilen anlamları ele alınmakta; bu açıdan çeşitli bireysel ve toplumsal tutum değişimleri modernleşme eğiliminin bir örneği ve göstergesi olarak saptanmaya çalışılmakta; nihayet değişme, modernleşme olarak tanımlanmakta ve olumlanmaktadır. Bu kitapların bazılarında modernleşme yaklaşımının bazen açık biçimde isim zikredilerek tercih edildiği de görülmektedir; örneğin, Tuğaç vd.'nin (1973) yazdıkları kitabın adı ("Modernization in Turkish Villages") ve Kongar'ın (1985:255, 256.) konuyu ele aldığı alt başlıklar (Modern Haberleşme Sistemi, Geleneksel Haberleşme
Sistemi), modernleşme yaklaşımının açık biçimde benimsendiğinin göstergeleri olarak değerlendirilebilir. Modern olmanın, herhangi bir kitle iletişim aracına (tercihen birden fazlasına) sahipliğe ya da kitle iletişim araçlarına sahiplik ile bunları yaygın ve etkili biçimde kullanmanın doğrudan modern bir tutum almaya indirgendiği bu çalışmalarda değişim ile teknolojik uyum arasında biçimsel bir ilişki kurulmakta; bir teknolojik alet olarak kitle iletişim aracının neden, hangi amaçla ve nasıl kullanıldığından ziyade sahiplik oranı ve kullanımın yaygınlığı önemsenmekte ve gösterilmekte; bu biçimsel yaklaşım da, nihayetinde kitle iletişim aracı ile insan (köylü, kasabalı, kentli) arasındaki ilişkiyi eleştirel bir çözümlemeye tabi tutmadan açıklamaya çalışmaktadır. Köyde (kasaba ve kentte de, hatta gecekonduda) insanların telefona sahiplik ya da telefonu kullanım oranları, kitap okuma eğilimleri, postaneye attıkları mektup sayısı, gazeteleri hangi mekânda okudukları, hangi gazeteyi en çok beğendikleri, en çok dinledikleri radyo programları, haberleri en çok hangi iletişim aracıyla edindikleri, bir yıl içinde kaç kez sinemaya gittikleri gibi maddi göstergeler köy, kasaba ve kentteki sakinlerin modern tutum alma eğilimlerinin mutlak bir göstergesi olarak kullanılmaktadır. Dolayısıyla bu yaklaşım içinde kalınarak kitle iletişim aracı ile modernleşme arasında birebir, mutlak ve karşılıklı bir ilişki kurulmakta; kitle iletişim aracını (yeterince) kullanmama, geri kalmışlığın ya da yeterince gelişmemişliğin önsel (a priori) bir göstergesi olarak değerlendirilmektedir.
Modernleşmeci yaklaşım tercihi, incelenen toplumbilimsel kitapların yazarlarını haliyle ve bekleneceği gibi yapısal işlevselci (structural functionalist) bir tutum almaya itmekte; bu da, kitle iletişim araçlarına tutucu bir bakış açısıyla (kitle iletişim aracına doğrudan ve mutlak bir yararlılık atfetme, bu araçları toplumsallaşma ve uzlaşma bağlamında onaylama, olumlu toplumsal değişimleri işlevselliğin doğal gereği sayarken olumsuz sonuçları kitle iletişim araçlarını yeterince ve doğru biçimde kullanmamaya bağlama vb.) yaklaşmaya neden olmaktadır. İncelenen kitaplardan bazı örnek ifadelerle bu durum şöyle somutlaştırılabilir:
Bütün bu araçlar (kitle iletişim araçları-Kİ.), kül halinde, bir tür sosyal murakebe, teftiş, uzlaşma, uyuşma ve sosyalleştirme fonksiyonlarım yerine getirmektedirler (Dönmezer, 1984:287).
Kanaatimizce gazete ve diğer mevkutelerin suç haberlerini kamuya vermeleri yüklenmiş bulundukları haberleşme fonksiyonunun tabiî gereğidir ve bu görev uygun bir şekilde yerine getirildiği taktirde faydalıdır (Dönmezer, 1984:293).
...gazete ve dergilerin haber verme fonksiyonlarının icrası dolayısiyle... (Dönmezer, 1984:293).
Filmler de bu işlevi ("toplumsallaşma"-K.İ.) yerine getiren yaygın eğitim araçlarından birisidir (Tezcan, 1977:114).
Çağdaşlaşmamış kitlelerin ulusun tümüyle kaynaşmasını sağlayan araç olarak filmlerin önemli katkı ve rolleri gözden uzak tutulmamalıdır (Tezcan, 1977:116).
TV'nin işlevleri esas olarak dört grupta toplanabilir... Çeşitli programlarıyla TV, bu işlevlerini yerine getirmeye çalışır. Özel eğlence programları ile eğlence, haber bültenleri ile haber verme ve salt eğitim-öğretim amacı ile yapılan yayınlarla da eğitim işlevlerini yerine getirir (Tezcan, 1977:127).
Alt-grupların toplumla bütünleşmesini hızlandıran çeşitli iletişim araçlarının geliştirilmesi formel normlara uyma zorunluluğunu arttırmakla beraber, enformel kontrolün etkinliği de belirli ölçüde sürdürülmektedir (Eserperk, 1979:163).
Köyün kitle iletişim vasıtalarıyla dışa açılması köylerimizde hakim olan geleneksel normların değişmesini sağlamaktadır (Merter,
1990:113).
Radyo, televizyon, sinema, gazete ve benzeri kitle iletişim araçlarının toplum yaşamında, habercilik işlevi dışında, kamuoyunun oluşmasına, vatandaşın siyasal sürece bilinçle katılmasına yardımcılık, ulusal bütünleşme ve halk eğitimi konularında önemli işlevler yüklendiğini biliyoruz (Geray, 1974:39).
Otel giderek bazı haberleşme fonksiyonlarını da yüklenmektedir
(Kıray, 1972:69).
Bölge ile ve şehir içinde çeşitli iş fonksiyonları arasında gerekli bütünleşmeyi temin eden temelde bir haberleşmeden söz edilmektedir
(Kıray, 1972:71).
Bu makalede Türkiye'de 1930'lu yıllarından günümüze değin köy, kent, genel niteliksel, giriş ve lise tür ve düzeyinde yazılan toplumbilimsel nitelikteki kitaplarda iletişim konu, kavram ve araçlarının ne oranda/sıklıkta ve hangi içerikle yer aldığı incelendi. Niceliksel olarak frekans (f) ve yüzde (%), niteliksel olarak cümle temelinde içerik çözümlemesi uygulanan çalışmada Türkiye'de toplumbilimsel nitelikli kitaplarda iletişime toplumbilimsel bakış açısı ortaya konuldu ve kitap türleri arasında oransal kıyaslamalar yapıldı. Buna göre, ele alınan dönemde yayımlanan toplumbilimsel kitaplar içinde iletişim konu, kavram ve araçlarına yer vermeyen kitapların yer veren kitaplardan daha fazla olduğu; inceleme konusuna en çok köy araştırmalarında, en az ise Lise Toplumbilim (ders) kitaplarında yer verildiği görüldü. Bu sonuç, ülkenin uzun süren kırsal nitelikli yapısı, Türkiye'de köy gerçeğine yönelik yoğun ilgi, modernleşme yaklaşımının yerli sosyal bilimcilerin üzerindeki etkisine bağlandı. Fakat daha da önemlisi, iletişim konu, kavram ve araçlarının kitaplarda nitelikselin yanı sıra niceliksel değerlendirmelere nasıl tabi tutulduğu sorusudur. Bu tutum, büyük ölçüde değişmeyi modernleşme çerçevesinde algılayan ve tutucu biçimde yapısal-işlevselliğe indirgeyen bakış açısının iletişim ile Modernle şme/İşlevselcilik arasında kurduğu birebir, zorunlu ve mutlak ilişkiden kaynaklanmaktadır. Ulusal sosyal bilimciler, iletişim konu, kavram ve araçlarını eleştirel biçimde önemli yapısal parametreler (toplumsal sınıf, iktidar ilişkileri, üretim biçimi, bilinç, kültürel yeniden üretim vb.) üzerinden değil de, bir gelişmişlik ölçütü, değişmenin ve Batılı olmanın göstergesi, kırsal/geleneksel değerlerden kopmanın zemini, gerici yapılara karşı çıkmanın gereği gibi bağlamlarda algılamalarına neden olmuşlardır. Türkiye'de iletişim toplumbilimine egemen olan bakışın uzun süre bu şekilde olduğu ve incelenen yeni baskılı kitaplarda da bu eğilimin devam ettirildiği söylenebilir. Ancak, son dönemlerde yapılan çalışmalarda durumun belli ölçülerde değiştiği de görülmektedir. Böylece, çalışmanın başında da belirtildiği gibi, iletişime süreç içinde işlevsel bir rol biçen ve modernleşmeciliği esas alan betimsel bir yaklaşımdan iletişim aracının kendisini çeşitli parametre ya da yaklaşımlar (toplumsal sınıf, kapitalizm, kitle kültürü, ideoloji, yeniden üretim, dinsellik vb.) bağlamında irdeleyen ve eleştirel biçimde inceleyen bir bakış açısına geçildiğini saptamak mümkündür.
Dolayısıyla, iletişim ya da kitle iletişim toplumbiliminin dinamikleri modernleşme, işlevsellik, uzlaşma, uyum ve dengeden ziyade çeşitli bilinç dönüşümleri, kültürel yeniden üretim, iktidarın egemenlik kurma çabaları, popüler etkileme ve etkilenmeler gibi çeşitli, farklı, zengin, çok katmanlı, muhalif, etkileyen ve etkilenen yapısal unsurların ele alınmasıyla anlaşılabilir. İletişim araçlarının kitleyle olan ilişkisi, basit bir teknoloji-insan ilişkisi olmanın ötesinde ve üzerinde açılımlara sahiptir. Ne var ki, bu açılımların incelenen toplumbilimsel kitaplarda iletişim toplumbilimini doğrudan ilgilendirmesine karşın ele alındığı pek söylenemez.
Günümüzün özellikle gelişmiş toplumları giderek iletişim olgusundan daha çok etkilenmekte, hatta hızlı ve etkili iletişime ihtiyaç duyulması, iletilerin günlük yaşam kalıplarını daha çok belirlemesine yol açmaktadır. Bilgisayar, İnternet ve cep telefonu başta olmak üzere etkili kitle iletişim araçları toplumsal değerler üzerinde daha fazla etkiye neden olmaktadır.
Toplumbilimcilerin bu etki-tepki sürecinin değişim dinamiklerine kayıtsız kalmaları beklenemez, zira hemen her kurumda bu kitle iletişim araçlarının etkisini görmek mümkün. Aile ortamında televizyonun, okul ve diğer kurumlarda İnternetin, günlük hayatın her alanında cep telefonunun yarattığı yeni bilgi, değer ve etkileşim kalıpları toplumbilimciler tarafından mutlaka ve daha derinlemesine incelenmelidir. Ancak bu incelemeler, 20. yüzyıldaki tipik modernleşmeci ve işlevselci bakış açısını temel alan çalışmalarda yapıldığının tersine, kitle iletişim aracının toplumsal yapı içindeki konumunu bağlamsal ve nedensel biçimde ele alınmasıyla gerçekleştirilmelidir. Bir kitle iletişim aracına sahiplik oranı, bu aracın ne tür amaçlarla ve mekânlarda kullanıldığı kuşkusuz önemlidir ama bu aracın yeniden üretim süreçlerine neden sokulduğu ve egemenlik ilişkilerinde nasıl kullanıldığı da dikkate değerdir. Zira kitle iletişim araçlarına sahiplik oranının artması ya da insanların günlük yaşamlarında kitle iletişim araçlarını daha yaygın ve etkili biçimde kullanmaları, tek başına bir gelişmişlik, modernlik ya da kalkınma ölçüsü olarak kullanılamaz. Sosyal bilimciler, çalışmalarında bu araçların hem toplumsal düzenin tutucu biçimde yeniden üretilmesinde nasıl kullanıldığını gösterebilmeli hem de kitle iletişim araçlarının yarattığı çeşitli sorunları ortaya koyabilmeliler. Dolayısıyla, sosyal bilimcilerce, kitle iletişim araçları bağlamında modernleşmeci görüş ve işlevsel bakış açısına atıfla mutlak bir gelişmişlikten ziyade bilgi ve bilinçlerin olumlu olduğu kadar olumsuz biçimlerde nasıl kullanıldığı da ele alınmalıdır.

Kemal İnal
Doç. Dr., Gazi Üniversitesi
Eklenmiş Dosya
Dosya tipi: pdf toplumbilimveiletisim.pdf (487,7 KB (Kilobyte), 25x kez indirilmiştir)
__________________
bazı güzellikleri görmek için hayatta olmak değil, rüyalarda ölmek gereklidir. ( Qulerifenyn Cianenrity )
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
books, iletişime, kitaplarında, sociology, toplumbilim, turkey, türkiye'de, verilen, yer-communication

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 09:51 .