Nüve Forum

Nüve Forum > akademik > İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi > Uluslararası İlişkiler Bölümü > Medya, toplum ve haber kaynağı - Media, society and the symbolic elites as

Uluslararası İlişkiler Bölümü hakkinda Medya, toplum ve haber kaynağı - Media, society and the symbolic elites as ile ilgili bilgiler


Medya, toplum ve haber kaynağı olarak sembolik seçkinler - Media, society and the symbolic elites as the source of news Özet İnsan, insan olurken çevreden etkilenmiş ve kendisi de çevresini

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 24.04.08, 23:02
Güvenilir
 
Üyelik tarihi: May 2006
İletiler: 1.739
kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.
Standart Medya, toplum ve haber kaynağı - Media, society and the symbolic elites as

Medya, toplum ve haber kaynağı olarak sembolik seçkinler - Media, society and the symbolic elites as the source of news

Özet
İnsan, insan olurken çevreden etkilenmiş ve kendisi de çevresini etkilemiştir. Homo Sapiens, yaklaşık 30 000 – 50 000 yıldır yeryüzünde yaşamaktadır. Buna karşılık elimize geçen ilk yazılı belgeler 6000 yıl öncesine aittir. İnsanlık tarihi günümüze kadar üç büyük devrim geçirmiştir. Bunlar; yazının bulunması, matbaanın bulunması ve elektrik ve elektroniğin insan yaşamına girmesi süreçleridir. İletişim, insanlığın gelişmesinin hem nedeni hem de sonucu olarak büyük hamleler yapmasını sağlamıştır. Bilgi çağı, bilginin üretilmesi, araştırılması, değerlendirilmesi ve medya kanalı ile topluma duyurularak hizmete sunulması olarak tanımlanabilir. Toplumların ilerlemesi, doğru ve tarafsız bilgi edinmeleri ile mümkün olabilir. Bu nedenle medyaya büyük sorumluluk düşmektedir. Medyada haberin tematik ve şematik olmak üzere iki kademeli yapısı vardır. Haberin şematik yapısını oluşturan, “eşik bekçileri” olarak adlandırılan editörlerdir. Haberin tematik yapısını oluşturan, haber kaynağı ya da haber aktörleridir. Bunlar, söylem seçkinleri ve söylem düşkünleri olarak ikiye ayrılırlar. Söylem düşkünleri medyada ancak fail ya da mağdur olduklarında yer alırlar. Gücü/iktidarı elinde bulunduran söylem seçkinleri ise, medyada yer alan olay, olgu ve fikirlerin çerçevesini çizerek, iktidarın söylem yoluyla toplumsal denetim ve uygulamasını sürdürürler. Bourdieu’nün “sembolik seçkinler” olarak tanımladığı, akademisyenler, yazarlar, sanatçılar, yönetmenler, gazeteciler, sahip oldukları yaşam standartlarını kaybetmemek ve konumlarını tehlikeye atmamak için gücün ve iktidarın hizmetinde statükonun devamı için işbirliği yaparlar. Böylece bu kesim, sınıflı toplumlarda mevcut üretim ilişkilerinin yeniden üretilmesine hizmet ederler.

Abstract
Throughout the history mankind both effected to and was affected by the environment that surrounds him. Homo Sapiens approximately 30.000–50.000 years have been living on earth. However the first written documentary we have dates back to 6.000 years ago. Human history had three great revolutionary processes up to now; those are the inventions of writing, printing and electric. Communication provides a great heap forward manhood to make the improvement of it both as the cause and the effect. Information age can be defined as the production, searching and evaluation of the knowledge and serve this knowledge to the masses by means of media. The improvement of the societies can be possible by gaining the right and unbiased knowledge, thus media has the big responsibility. In media, news has two structures as thematic and schematic. Editors who are called “threshold keeper” constitutes the news’ schematic structure and those form the thematic structure of the news’ are the source of the news or the actors of the news. They are separated from one other into two as discourse elites and discourse fallen. The discourse fallers are only in media when they are offender or victim. On the other hand the powerful discourse elites draw the frame of the events that takes place in media and continue to maintain social control over the society. The symbolic elites, as Bourdieu calls them, that includes, academicians, authors, artists, directors and journalists collaborate with the powerful statue to maintain their luxuries life and for not to loose what they have got at hand. Hence this part serves for the maintenance of the reproduction of the present production affairs.
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 24.04.08, 23:03
Güvenilir
 
Üyelik tarihi: May 2006
İletiler: 1.739
kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.
Standart Medya, toplum ve haber kaynağı - Media, society and the symbolic elites as

GİRİŞ

İletişim alanı, bu alanda çalışan profesyonellerin inisiyatifine terk edilemeyecek kadar hayati bir öneme sahiptir. Medya ortaya çıktığı dönemden bu yana gücü/iktidarı elinde bulunduranlar bu araçları kendi kontrol ve denetimleri altına almak istemişlerdir. Medya, demokrasilerde “üçüncü göz” ve yasama, yürütme, yargıdan sonra “dördüncü güç” olarak adlandırılmıştır (Işık, 2002: 1). Ancak medyanın işlevlerini yerine getirebilmesi siyasal sistemin onlara tanıdığı özgürlük kapsamında gerçekleşebilmektedir. Medya, halka mesajlar ve simgeler ileten bir sistem oluşturur. Medyanın işlevleri, bireyleri eğlendirmek, bilgilendirmek ve toplumun kurumsal yapısıyla bütünleştirecek değerleri, inançları ve davranış biçimlerini vererek toplumsallaşmayı sağlamaktır. Gücün/iktidarın belli ellerde toplandığı toplumlarda medyanın bu işlevleri yerine getirebilmesi için sistemli propaganda yapılması gerekir. Medyanın işleyişini açıklamaya dönük olarak iki temel yaklaşımdan söz edilebilir. Bunlardan birincisi liberal yaklaşım, diğeri eleştirel yaklaşımdır. Medyaya eleştirel yaklaşımın öncülerinden olan Edward S. Herman ve Noam Chomsky (1999: 21)’e göre, medya çağımızda devlet iktidarının ve seçkinlerin ihtiyaçlarını karşılayan bir propaganda aracı olarak işlev görür. Gerçekliğin çarpıtılarak sunulması ve bazı gerçeklerin gizlenirken bazılarının öne çıkartılması, seçkinlerin gündeminin toplumun gündemi haline getirilmesi ve seçkinlerin politika hedefleri doğrultusunda toplumun siyasi kampanyalarla yönlendirilmesi bu ihtiyaçlar arasındadır. Chomsky ve Herman (1999: 22), geliştirdikleri propaganda modelinde, gücün/iktidarın ne gibi yollarla haberleri eleyip basılmaya uygun olanları seçtiğini, muhalif düşünceleri nasıl kenar sütunlara itip önemsizleştirdiğini, egemen güce ve iktidara ise, halka, mesajlarını nasıl kolayca iletme olanağı sağlandığını ortaya koyarlar. Chomsky ve Herman’ın propaganda modelinin en önemli öğeleri ve haber eleme süzgeçleri şunlardır: 1. Medya şirketlerinin büyüklüğü, tekelci yapısı ve kâr yönelimli olması. 2. Kitle medyasının temel gelir kaynağının reklâmlar olması. 3. Kitle medyasının haber kaynaklarının çoğunlukla iktidar yapıları ve bu iktidar yapılarına hizmet eden "uzmanlar" (sembolik seçkinler) olması. 4. Medyayı disiplin altına alan bir araç olarak "tepki üretimi". 5. Ulusal bir din ve denetim aracı olarak söz konusu ülkede dönemsel olarak öne çıkan ideoloji.
Çalışmada, anahtar kavramlar çerçevesinde literatür taraması yapılarak, normatif medya kuramları tek tek ele alınıp, özetlendikten sonra eleştirel yaklaşım çerçevesinde, medyanın günümüzde, devlet iktidarının ve seçkinlerin ihtiyaçlarını karşılayan bir propaganda modeli olarak işlev gördüğü sorunsalından yola çıkılıp, haber kaynağı olarak sembolik seçkinlerin rolü üzerinde durulacaktır. Ayrıca, örnek olay olarak, Cumhuriyet ve Radikal gazetelerinde 2007 Genel Seçim sonuçları ile ilgili birinci sayfa haberleri çözümlenerek aşağıdaki sorulara yanıt aranacaktır. Bu iki gazetenin inceleme materyali olarak seçilmesinin nedeni benzer ideolojik yapıya sahip hedef kitleye hitap etmelerine rağmen, Doğan yayın grubuna ait Radikal gazetesi liberal sol ve Cumhuriyet vakfı tarafından yönetilen Cumhuriyet gazetesi, ulusalcı sol olarak iki farklı yayın politikasına ve iki farklı kurumsal yapıya sahip olmalarıdır. 1. Gerçeklik çarpıtılarak sunuluyor mu? 2. Bazı gerçekler gizlenirken bazıları öne çıkarılıyor mu? 3. Seçkinlerin gündemi toplumun gündemi haline getirilmeye çalışılıyor mu? 4. Seçkinlerin politika hedefleri doğrultusunda toplum, siyasi kampanyalarla yönlendiriliyor mu? Araştırmanın konusu, demokratik ülkelerde, resmi sansürün bulunduğu ülkelere göre, medyanın bir propaganda aracı olduğunu görmenin daha zor olması, bu ülkelerde medyanın sistemi ve kurumları dönemsel olarak eleştirmesi, zaman zaman çeşitli medya organlarının oldukça farklı görüşleri savunması, medyanın propaganda aracı olma rolünü gizlediğinden, bu duruma farkındalık yaratmak amacıyla ele alınmıştır.
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 24.04.08, 23:04
Güvenilir
 
Üyelik tarihi: May 2006
İletiler: 1.739
kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.
Standart Medyanın Tanımı

Medyanın Tanımı

Kitle iletişim araçları, “mass media”, Latince araçlar anlamına gelen “media” ve İngilizce kitle anlamına gelen ”mass” kelimeleri birleştirilerek türetilmiştir. Çok büyük topluluklara, bu toplulukların bireyleri arasında fark gözetmeksizin hitap eden iletişim araçlarını anlatır. Kitle iletişim araçları gerçekte basını, radyoyu, televizyonu, sinemayı ve birtakım yeni iletişim teknolojilerinin ürünlerini-video, kablolu televizyon, mikro bilişim vb.- kapsamaktadır. Basın, radyo, televizyon, sinema, afişlerin, “mass” sözcüğü olmadan sadece “media” terimiyle ifade edilmesinin nedeni, dilde sadeleştirmeye gidilmesinin yanında, bu alanda giderek artan bireyselleşmenin yaygınlaşmasıdır ( Milliyet, 1994: 502).
Medya denince bir toplumda, mesaj ve bilgilerin saklanması, uzaktan iletilmesi ve kültürel, siyasi pratiklerin güncelleştirilmesi yönündeki üç temel işlevi tamamen ya da kısmen yerine getirme olanağı sağlayan bütün iletişim sistemleri anlaşılmaktadır (Barbier ve Lavenir, 2001: 7).
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 24.04.08, 23:06
Güvenilir
 
Üyelik tarihi: May 2006
İletiler: 1.739
kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.
Standart Medyanın Ortaya Çıkışı

Medyanın Ortaya Çıkışı

Çağdaş insanın atası “Homo sapiens”in (akıllı insan), Avrupa, Afrika ve Asya’daki bulgulardan elde edilen bilgiye göre, en az dört koldan geldiği kanıtlanmıştır. En ilkel iletişim kurma yolu resimle başlamıştır. İnsanlar daha okuyup yazmayı öğrenmeden önce resim yoluyla diğer insanlara duygu ve düşüncelerini anlatmışlardır. Yazının tarihi, resim yazılarla başlamıştır. Bu resimlerin sadeleşerek birer sembol haline gelmeleri zaman almıştır (Milliyet, 1991: 8, 29–30). İnsanla hayvan arasındaki en önemli fark, hayvanın dış olaylara içgüdüsel olarak tepki göstermesi, insanın ise, bu içgüdüye mantığını da katarak karar alması ve harekete geçmesidir. Bu nedenle insan, dış dünya hakkında bilgiye ihtiyaç duyar. Auguste Comte, “öngörmek ve elde etmek için bilmek gerekir” demiştir. İlk medya çok basit ve öngörülebilir bir olayın herkese açık bir şekilde anlatılmasıdır. Yazının henüz icat edilmediği bir çağda, ağaçtaki bir çentik, renkli bir çakıl taşı, kırık bir dal, ilkel insanın gözünde düşmanın yaklaştığını ya da bir av hayvanının oradan geçtiği bilgisini verirdi. Duman gibi görsel bir işaret, tamtam gibi işitsel bir işaret, haberleşmek için kullanılırdı. İnsan hafızasından destek alan söz, yazının bulunuşundan önce bilginin aktarılabileceği tek kanaldı. İ.Ö. 490 yılında Yunanlıların Perslere karşı kazandığı zaferden sonra haberci, Atina’ya kadar 42.195 kilometre koşarak orada ülkesinin zaferinin müjdesini bir nefeste verdikten sonra yorgunluktan ölmüştür. Bu koşucu taşıdığı haberle bütünleşmiş ve onu yerine ulaştırdıktan sonra simgesel olarak yok olmuştur. Yazının bulunuşu ve aynı zamanda hayvanların ehlileştirilmeye başlanması, haberin bir yerden bir yere ulaşmasında önemli bir aşamadır. Resmi posta merkezlerinin Pers Ahameniş imparatorluğuna kadar uzandığı sanılmaktadır. Daha sonra Helen monarşileri ve Roma ve Bizans imparatorlukları ve Müslüman dünyasına yayılmıştır. Papaların tüm Batı dünyası hakkında bilgi sahibi olmak istedikleri için hem haberleşme, hem de Hıristiyan dünyasını gezen keşişlerden bilgi almalarıyla, bilgi akışı giderek hızlanmıştır. Bunun yanında İtalya’da ticari kapitalizmin doğuşu ve ilerlemesi, bilginin iş dünyasının gereksinimlerine yönelik olarak daha hızlı elde edilmesi ihtiyacını getirmiştir. Haçlı seferleri
sırasında kullanılan posta güvercinleri, vurulmaları ve bilginin düşman eline geçmesi nedeniyle şifre çözme çalışmalarını başlatmıştır. Böylece, XIII. Yüzyıldan itibaren, Büyük Keşifler ve Rönesans’ın da etkisiyle gerçek anlamda evrensel bir bilgilenme gelişmiştir. Habere duyulan ihtiyaç, aydınlar Avrupa’sının hem ekonomik hem de kültürel anlamda gelişmesinde önemli bir etken olmuştur ( Jeanneney, 1998: 19–22). İlkçağ medeniyetlerinden beri panayır, agora, forum ya da tapınak gibi, insanların bir araya geldiği ve ortak kullandığı yerler, haberlerin dolaştığı ayrıcalıklı yerlerdi. Eski Yunan ve Roma’da günün haberleri agorada, pazaryerinde ilân edilirdi. Acta Senatus denilen senato kararları, Acta Publica, Acta Diurna denilen bir tür resmi gazetelerle duvarlara asılarak, Romalı vatandaşlara okumak üzere sunulurdu. Tarihçi Seneca, zengin Romalıların kendi kölelerini şehre gönderip, resmi fiyat listelerini ve mal fiyatlarını takip etmeleri için görevlendirdiklerini anlatmıştır (Jeanneney, 1998: 23–24). Böylece, XV. Yüzyıldan itibaren ve XVI. Yüzyıl boyunca bugünkü gazetelerin ataları olan el yazması mektuplar, haberlerin dolaşımında giderek yoğunlaşan bir bilgi ağı kurulmasına neden olmuştur. Özellikle Almanya ve İtalya’daki büyük iş merkezlerinden ekonomik ve politik durum hakkında özetlenmiş bilgiler isteniyordu. Yazıcılar tarafından yazılan ve uç uca eklenen bu haber mektupları 100, 200, 300 nüsha halinde yazılarak çoğaltılıyordu. Bunlar XV. Yüzyıl sonlarından itibaren Venedik’te Avvisi, Hollanda’da ise Zeytungen adı ile adlandırılan el yazmalarıydı ( Jeanneney, 1998: 23–24). İnsanlık tarihinin son altı bin yılına bakıldığında iletişimle ilgili dört temel kültür dönemi ve üç temel devrimle karşılaşılır. Bunlar; salt konuşma yoluyla bilgiyi aktaran sözlü kültür dönemi, İ.Ö. 4 yüzyılda yazının bulunmasını izleyen kirografik (elyazmalı) kültür dönemi, 15. yüzyıl ortalarında matbaanın bulunmasını izleyen tipografik (basılı) kültür dönemi ve elektrikli telgrafın bulunması ile başlayan elektrik ve elektronik kültür dönemidir (Baldini, 2000: 4–5). Amerikalı tarihçi Elizabeth Eisenstein, 1979’da yayımlanan kitabında matbaanın, bir değişim aracı olarak Rönesans ve reform hareketlerinin ve bilimsel devrimin itici gücü olduğunu yazmıştır. Eisenstein, matbaanın icadının iki uzun dönem sonucunu vurgulamıştır. Buna göre, matbaa bilgiyi standartlaştırmış ve sözlü ya da yazılı dolaşım çağında daha akıcı hale gelmesine neden olmuştur. İkinci olarak matbaa ile iktidarın eleştirilmesi daha kolay ve daha etkili hale gelmiştir (Briggs ve Burke, 2004: 32–33). Matbaa bilgi akışının hızlanmasını, artmasını ve ucuzlamasını sağlamıştır. Medya sistemindeki değişiklikler, ulaşım sistemindeki değişiklikleri etkilemiştir. Bilginin dolaşımı, elektrikli telgrafın bulunmasına kadar ticari
yolları izlemiştir. Elektrikli telgrafla birlikte bilgi, insandan bağımsız olarak ve çok daha hızlı bir şekilde gönderilmeye başlanmıştır. Elizabeth Eisenstein, matbaa sayesinde İtalyan Rönesans’ının yayılıp sürekli bir Avrupa Rönesans’ına dönüştüğünü, Protestanların reform hareketini başlattığını, kapitalizmin geliştiğini, Batı Avrupa’da keşifler devrinin açıldığını, aile yaşamı ve devlet politikasının değiştiğini ve modern bilimlerin önünün açıldığını belirtmiştir ( Ong, 1995: 140–141).
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 24.04.08, 23:06
Güvenilir
 
Üyelik tarihi: May 2006
İletiler: 1.739
kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.
Standart Medya Kuramları

Medya Kuramları

Medya, sosyal, ekonomik ve siyasi yapıyla doğrudan ilişki içindedir. Onlardan beslenir ve onlara göre biçim alır. Bu bağlamda, ekonomik, toplumsal ve siyasal alanlarda görülen değişiklikler bir taraftan iletişim alanındaki gelişmeleri beslerken diğer taraftan iletişim alanındaki yeni oluşumlardan etkilenen ve beslenen bir süreç izlemektedir (Işık, 2002: 3). Bu nedenle normatif kuramların düzenlenmesinde iletişim sistemlerinin dayandırıldığı düşünsel temellerin, toplumdaki yaygın değerlerle desteklenmesi ve gelenekle beslenmesi gerektiği görülmektedir (Kaya, 1985: 38). Medya, bireylerin ve kurumların ilişkilerinin düzenlendiği sosyal kontrol sistemlerini yansıttığı için iletişim araçlarının sistematik analizinde toplumun sosyal, siyasal ve ekonomik görünümlerinin anlaşılması gerekmektedir. Medya kuramları konusunda dünyada en yaygın olarak kabul gören Siebert, Peterson ve Schramm’ın “Four Theories of the Press” başlıklı çalışmalarıdır. Bu çalışmaya göre, medya kuramları Otoriter, Liberal Özgürlükçü, Sovyet Totaliter ve Sosyal Sorumluluk Kuramları olmak üzere dört ana başlık altında ele alınmıştır (Vural, 1994: 8). Daha sonraları Williams’ın geliştirdiği eleştirel ve Neo–Marksist bir yaklaşımı savunan Otoriteci, Himayeci, Ticari ve Demokratik Medya Kuramları ile Keplinger’in ortaya attığı Otoriteci ve Demokratik Medya Kuramları, Siebert ve arkadaşlarının çalışmalarından esinlenerek üretilmiş kuramlardır. Bununla birlikte Denis McQuail, Siebert ve arkadaşlarının kuramlarını temel alarak bunlara yeni siyasi, sosyal ve ekonomik değişim ve dönüşümler nedeniyle Gelişme Aracı Kuramı ve Katılımcı Demokratik Medya Kuramı olmak üzere iki kuram daha eklemiştir (Işık, 2002: 37–8).
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 24.04.08, 23:07
Güvenilir
 
Üyelik tarihi: May 2006
İletiler: 1.739
kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.
Standart Otoriter Medya Kuramı

Otoriter Medya Kuramı

Otoriter anlayış, her türlü yetkinin babada toplandığı ve babanın mutlak otorite kabul edildiği “Ataerkil Yönetim İdeolojisi”nde anlatımını bulmuştur. Ailede temellenen bu ideoloji, kurumlarda gelişip olgunlaşarak toplumun yöneten ve yönetilen ilişkisine dayalı yönetim
yapısına yansımıştır. Ortaçağ’ın yönetim anlayışına egemen olan otoriter düşünce, düşünsel alt yapısını Eflatun’un “Devlet” adlı eserinde tanımladığı ideal devlet tanımında bulmuştur. Buna göre, gerçeği bilme imtiyazına ve yöneticilik vasfına sahip üstün nitelikli akıllı insanlar, halkın iyiliği ve çıkarı için tüm denetim aygıtlarını elinde tutmalıdır. Aristokratik yönetim biçimini savunan Eflatun, birliğin sağlanması ve devletin devam edebilmesi için fikir ve tartışmaların sıkı denetlenmesi gerektiğini savunmuştur (Vural, 1994: 9). Machiavelli ise, “Prens” adlı yapıtında, hükümdarın devletin güvenliğini sağlamak ve varlığını sürdürebilmek için baskı ve zulüm de dâhil, ahlaki olmayan her yola başvurmasını meşru saymıştır. Thomas Hobbes, 1651 yılında Londra’da yayımlanan “Leviathan” adlı eserinde, mutlak monarşiyi savunmuştur. “homo homini lupus” (insan insanın kurdudur) diyen Hobbes, bireylerin kendi güç ve yetkilerini, yaptıkları bir sözleşme ile egemen güce devrettiklerini belirtmiştir. Alman düşünür Hegel’e göre, devlet, vatandaşlar üzerinde her türlü hakka sahip olan başlı başına bir amaç olarak tanımlanmıştır. Treitsche ise, yurttaşların mutluluğunun devlet tarafından savunulabileceğini iddia etmiştir. Bu bağlamda birey-devlet ilişkisine bakıldığında, devlet bireyden önce gelir. Devleti ise toplumun en akıllıları yönetir (Işık, 2002: 10–14). Otoriter anlayışın hüküm sürdüğü siyasi rejimlerde “Otoriter Medya Kuramı” geçerlidir. Buna göre, medya siyasi iradenin buyruğu altındadır. Onun çıkarlarına ve sürekliliğine hizmet eden, yukarıdan aşağıya doğru tek yönlü bir iletişim akışı söz konusudur.
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 24.04.08, 23:08
Güvenilir
 
Üyelik tarihi: May 2006
İletiler: 1.739
kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.
Standart Liberal Özgürlükçü Medya Kuramı

Liberal Özgürlükçü Medya Kuramı

İfade özgürlüğü düşüncesi, liberal siyasal düşünce ile birlikte gelişen, özgürlükler silsilesinin bir parçasıdır. Bireyin öne çıkması ve öneminin vurgulanması, Ortaçağ Hıristiyan felsefesinin yıkılması ile birlikte gelişmiş, John Locke tarafından siyasal düşüncenin içine yerleştirilmiştir. Hiç kimsenin bir diğerinin hayatına, sağlığına, özgürlüğüne mülkiyetine zarar vermemesi gerektiğini savunan Locke’un düşüncesi, Avrupa’yı ve Amerika’daki bağımsızlık hareketlerini etkilemiştir. Klasik liberalizmin kurucusu olan Locke, basın özgürlüğü düşüncesine giden yolu açmış ve yeni bir dil paradigmasının öncüsü olmuştur. Daha sonra Adam Smith 1776’da “The Wealth of Nations” adlı kitabıyla “bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” (laissez faire, laissez passer) kapitalist anlayışının temelini atmıştır. Liberal Medya Kuramı, 17. yüzyıldan itibaren liberal anlayışın sosyal, felsefi, siyasi ve ekonomik birikimleri üzerine kurulmuştur. Klasik demokrasi ile birlikte ortaya çıkan özgürlüklerden biri de düşünce ve ifade özgürlüğüdür. Liberal Kuram, Otoriter Kuram’ın
aksine bireyi merkeze almakta, devleti ise, bireylerin mutluluğunun bir aracı olarak görmektedir. Birey ve toplumu, sosyal davranış ve siyasi örgütlenme açılarından özgür bırakan Liberal Kuram, düşünsel alt yapısını Locke’un ortaya attığı özgürlükçü öğretiden almıştır. Bu düşünce “İnsan Hakları” bildirilerinde somut ifadesini bulmuştur. Liberal Kuram, insanlara gerekli olan gerçeğe ulaşmanın rasyonel yolunun, çok yönlü fikirlerin yer aldığı Milton’un “Fikirlerin özgür pazaryeri” olarak nitelendirdiği medyada, yapılan tartışmalardan geçtiğini belirtmiştir (Vural, 1994: 18–23). Liberal anlayışa göre medya, kâr etmesi gayet doğal karşılanan bir işletme olarak algılanmakta ve haber ise satışa sunulan bir meta konumuna indirgenmektedir. Özgür rekabet ortamında en iyinin seçilerek ayakta kalacağı düşüncesi medyaya olumsuz anlamda yansımıştır.
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 24.04.08, 23:09
Güvenilir
 
Üyelik tarihi: May 2006
İletiler: 1.739
kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.
Standart Sosyal Sorumluluk Medya Kuramı

Sosyal Sorumluluk Medya Kuramı

Sosyal Sorumluluk yaklaşımı, serbest pazarın, basın özgürlüğünün kuramsal olarak öngörüldüğü gibi gerçekleştirmekte ve toplumun beklentilerine cevap vermekte yetersiz kalması üzerine ABD’de ortaya çıkmıştır. 1947 yılında basın özgürlüğünün uygulamadaki durumu üzerine inceleme yapan Hutchins komisyonu raporuna göre, • Geleneksel basın özgürlüğünün uygulanmasında, basın özgürlüğü ile basının sorumluluğu arasında bir çelişki vardır. • Basının yanlışları ve tutkuları, özel alan dışına taşıp, kamusal tehlike haline gelmiştir. Basın özgürdür, fakat aynı zamanda bir kamu hizmeti yerine getirmektedir. • Basın alanında gerçekleşen ticari ve teknolojik yenilikler nedeniyle bazı bireylerin ve grupların basından yararlanma olanağı azalmıştır. Hutchins komisyonu raporu sonucunda ortaya çıkan yeni yaklaşımda, basının bağımsızlığı ilkesi ile topluma karşı görevlerinin bağdaştırılması amaçlanmaktadır. Özellikle demokrasinin varlığını sürdürebilmesi açısından basının yerine getirmesi gereken görevleri vardır. Medyayı elinde bulunduranlar, bunlarla iletişim sağlama görevini üstlenenler, toplumun beklentilerini yerine getirmekle yükümlüdürler. Buna göre medya, kamu yararı gözeten müdahaleler olabileceğini kabul etmeli, toplumun çeşitliliğini yansıtan ve bunların görüşlerine yer veren, çoğulcu bir yapıyı, bir bütün olarak aktarmanın temel görevi olduğunu benimsemeli ve bunları yerine getirmelidir. Bilgi ve haber aktarımında gerçeklik, doğruluk, kesinlik, nesnellik ve dengelilik ilkelerini göz ardı etmemeli ve bunları sağlayacak mesleki standartları
geliştirmelidir. Haber aktarımının yanında kültür ve sanatın yayılması ve geliştirilmesine yönelik çaba göstermelidir. Toplumda, demokrasinin sağlıklı olarak işleyebilmesi için şiddet, toplumsal karmaşa, suç unsurlarına, medyada, mümkün olduğunca az yer verilmelidir (Kaya, 1985: 52- 55).
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 24.04.08, 23:10
Güvenilir
 
Üyelik tarihi: May 2006
İletiler: 1.739
kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.
Standart Sovyet Totaliter Medya Kuramı

Sovyet Totaliter Medya Kuramı

Sovyet Basını, 1920’li yıllarda Sovyet iktidarı ile birlikte Marksist öğretiye dayalı olarak Lenin’in koyduğu ilkeler çerçevesinde yeni bir normatif yaklaşımla örgütlenmiştir. Marksist öğreti, ya da tarihsel maddecilik ve diyalektik maddecilik, devletin resmi ideolojisidir. Medya, kültür ve ideoloji üreten bir araç olarak toplumda, egemen sınıfın dünya görüşü uyarınca düşünceyi aktaracağı ve bunun diğer kurumlarca üretilen ve aktarılan bilgi ya da ideoloji ile genel bir uyum içinde olacağı, Marksist düşüncenin bütününe uyumlu bir yaklaşımdır. Kuramın temel varsayımları çerçevesinde sansürün kabul edildiği ve devlete karşı işlenen suçlardan dolayı basın mensuplarının cezai sorumluluk taşımaları meşru görülmektedir (Kaya, 1985: 55- 58). Sosyalist devlet anlayışında sınıf ve iktidar kavramları ayrı konumlanmıştır. Devlet iktidarı belirlemekte, iktidar ise, temel üretim araçlarının mülkiyetine sahip olan işçi sınıfın tekelindedir. Temel üretim araçları ise kamusal mülkiyet altındadır. Ekonomik yaşam herkesin uyması gereken merkezi bir yapıya bağlıdır. Siyasal yaşam ise, Komünist Parti’nin düzenlemesi altındadır. Devletin resmi ideolojisi olan tarihsel maddecilik ve diyalektik maddecilik gerektiğinde zor kullanmayı meşru saymıştır (Işık, 2002: 34–35).
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 24.04.08, 23:11
Güvenilir
 
Üyelik tarihi: May 2006
İletiler: 1.739
kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.
Standart Gelişme Aracı Medya Kuramı

Gelişme Aracı Medya Kuramı

Ekonomik, toplumsal ve siyasal alandaki değişim ve dönüşümler nedeniyle Siebert ve arkadaşlarının ortaya attığı basının dört kuramının artık yeterli olmadığını düşünen Denis McQuail, normatif medya kuramlarını temel alan iki yeni kuram daha geliştirmiştir. Gelişmekte olan ülkelerin ekonomik, teknik ve profesyonel kaynakları gelişmiş ülkelerden farklı olduğu için Gelişme Aracı Kuramı, medyanın toplumsal gelişme ve kalkınma amacıyla kullanılabileceği fikrine dayanmaktadır (Işık, 2002: 38).
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
elites, haber, kaynağı, media, medya, society, symbolic, toplum

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 15:18 .