Nüve Forum

Nüve Forum > akademik > İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi > Uluslararası İlişkiler Bölümü > Geçmişin tarihini yazma Aydınlanma devriminin 6000 yıllık kökeni

Uluslararası İlişkiler Bölümü hakkinda Geçmişin tarihini yazma Aydınlanma devriminin 6000 yıllık kökeni ile ilgili bilgiler


Kültür ve Uygarlık Kültür en geniş tanımı ile insan-insan ve insan-doğa ilişkilerinin toplamıdır. Kültürler bilim, sanat ve felsefeyle inceden inceye işlenerek rafine edilirler ve ortaya yüksek yaşam biçimleri olan uygarlıklar

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 04.07.08, 08:19
Nüvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Geçmişin tarihini yazma Aydınlanma devriminin 6000 yıllık kökeni

Kültür ve Uygarlık

Kültür en geniş tanımı ile insan-insan ve insan-doğa ilişkilerinin toplamıdır. Kültürler
bilim, sanat ve felsefeyle inceden inceye işlenerek rafine edilirler ve ortaya yüksek yaşam
biçimleri olan uygarlıklar çıkar. Uygarlık ise bilinçli bir üretim olarak kültürün içinden doğar ve dönüp kültüre katılır. Bu nedenle kültürler karşılaştıklarında içlerine kapanmasına karşın, uygarlık doğduğu kültürden diğerlerine geçerek yayılır ve evrenselleşir Küreselleşme sürecinin günümüzde tüm dünyaya dayatmakta olduğu global-topyekûn uygarlık anlayışı, eşzamanlı olarak içinden doğduğu kültürden farklılaşan diğer kültürlerin de asimilasyonu görevini üstlenmiştir. Suya atılan bir taşın yarattığı dalga halkaları gibi dünyanın farklı coğrafi noktalarına ait kültürlerin oluşturduğu evrensel uygarlığın 21. yüzyıl efendileri, bilim ve tarihle çatışmak pahasına postmodern söylemler ile kökenini, geçmiş ve günümüzün kültürel farklılıkların özgün koşullarında varolma hakkını reddetmekte, sanayi toplumunun üstün olanaklarını kullanarak tüm coğrafyalara tek kültür, tek uygarlık kafesinde bir tüketim
unsuru olmak zorunluluğunu dayatmaktadır.
***8220;..Erkeklerin sakal tıraşı olması geleneği eski Sümer***8217;den gelen bir cezadır. Her sabah
Mısırlıların icad ettiği aynaya bakarak Sümer usulü tıraş olurken, Eski Galya icadı sabun ile yüzümüzü yıkıyor, eski avcı ve göçebe kültürlerinden ödünç aldığımız ceket ve pantolonumuzu giyerken, Atilla***8217;nın Avrupa***8217;ya tanıştırdığı düğme ile gömleğimizi ilikliyoruz. İlk olarak Habeşistan***8217;da yetiştirilmiş kahvemize ilk olarak Hindistan***8217;da saflaştırılmış olan şekerimizi karıştırırken bir taraftan da Çinlilerin icad ettikleri kağıt üzerine Cermen usulü basılmış (matbaada) günlük gazetemizi okuyoruz. Bir de üstüne Meksika usulü sarılmış tütün (sigara) yaktık mı değmeyin keyfimize..***8221;
Kültürel difüzyonizm (yayılımcılık) adı verilen bu antropolojik süreçte keşifler, icatlar ve
kültürel gelişmeler birbirinden bağımsız ya da birbirine paralel değil, tarihin belirli bir
döneminde ve belli bir toplumda bir kez yer aldıktan sonra jeolojik ve ekolojik sınırlar
çerçevesinde diğer kültürlere yayıldılar Küreselleşme sürecinin temel dinamiği kapitalist düzen egemenliği tarihsel bir hesaplaşma ve insanlık tarihinin belki de en önemli kırılma noktalarından biri olan Exodus (Çıkış) hadisesi ile simgelenen bir dönemde kurulmaya başlanmıştır. Bu aynı zamanda Sümer, Elam, Akad,Kalde, Asur vb. Mezopotamya kaynaklı dini ve felsefi düşüncelerin paradigmasının ihya ettiği
maddeye dayalı bir emperyalizm anlayışının evrenselleştirilmesi düşüncesinin tohumlarının atıldığı dönemdir. Mezopotamya kaynaklı dini ve felsefi düşünceler ile İbrani dininin buluştukları ortak nokta, siyasi yapılanmalarını imparatorluk düzeyine yükseltme isteklerine paralel olarak dinsel birikimlerini evrensel ve tektanrıcı (monoteist) bir kimliğe büründürmeleri idi.
Kendinden sonraki tektanrılı dinlere ve günümüz uygarlığına en önemli etkilerde bulunan
Mezopotamya kaynaklı düşünme ve davranma alışkanlıkları, bir dizi temel değer kayması ile antik bilgi toplumlarının varlığına son vermiş, modern çağa kadar uzanan emperyalizm
paradigmasına kaynaklık etmiştir. Antik bilgi toplumlarına ait beceri ve huylar doğal faunasının bozulması ile birlikte ürünü oldukları toplum yapısı ile birlikte tarihe karışarak yok olmuşlardır.
İkibinli yıllarda bilgi toplumu düzenini yeniden egemen kılma hedefiyle yola çıkan Aydınlanma devrimcileri, 6000 yıllık bir geçmişe uzanarak tarihsel kökenlerini ve bilgi-egemen toplulukların uygarlığının ne şekilde kesintiye uğradığı sorusunun cevabını bulacak ve uygulamayı tasarladıkları sayısal para, güdümlü ekonomi modelleri ile yaklaşık 6000 yıldır süre gelen ***8220;kurnazlık***8221; düzeni için ne kadar ciddi bir tehdit unsuru olduklarını göreceklerdir. Elbette bütün tarihsel süreçlerin gizemini bildiğimiz ve açıklayabileceğimiz iddiasında değiliz. Fakat özellikle antik Mısır uygarlığına ilişkin gözlemlediğimiz bilgi ve bulgular ışığında bu güne kadar alışılagelmişin dışında olduğunu varsaydığımız bir takım gerçekleri ortaya koyacağız.

Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 04.07.08, 08:21
Nüvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Geçmişin tarihini yazma Aydınlanma devriminin 6000 yıllık kökeni

Kadim Mısır Uygarlığı ve İlk Bilgi Toplumları
Günümüzden 16 bin yıl öncesine kadar geriletilen ilk Mısırlıların Nil vadisine çıkışları ile
birlikte Osiris dininin uygulandığı yeni bir uygarlığın temelleri atılmıştır. Osiris***8217;in müritlerinden olan Hermes (Thot) 42 ayrı kitapta topladığı dinsel, yönetimsel, astronomik, astrolojik, coğrafi,geometrik ve matematik bilgileri içeren kitapları ışığında Nil Vadisi***8217;ne yerleşen beyaz Afrikalıların ileri Mısır uygarlığının oluşumuna öncülük etmiştir. Hermetik öğretinin simgesel yöntemi dil ile bütünleştirilmiştir. Yirmi iki harften oluşan Mısır alfabesinin her harfi, bir sırrın simgesi olarak kodlanmıştı. Ayrıca her harf bir sayıya karşılık gelmekteydi. Her harf ve sayı da üçgenlerle gösterilen üçlü bir yasaya bağlıdır.
Mısır***8217;da Mezopotamya uygarlığı ile gelişen ***8220;tanrının seçimi***8221; gibi mistik bir seçkincilik anlayışına yer yoktur. Zamanla gerçekleri elinde tutan bir bilgi topluluğunun ortak adı olan hermetizmde bilgili ve güçlü olanın inisiyatörlüğünün güçsüz ve zayıf olana kabul ettirilmesine dayanan deneysel olarak güçlü inisiyatörlerin seçimi ve ayıklanması sürecini içeren bir anlayış teokratik ve ataerkil seçkinciliğin yerini almıştır. Özgün Mısır anlayışında bilim, sanat, beşeri değerler, din, maji (büyü), hepsi bir bütünselliğin parçasıydı. Günümüzün ikili (bilim-din) ayrımı Mısır***8217;da geçerli değildi. Din aynı zamanda bilimi de içermekte, Mısır uygarlığının simgesi sayılan piramitler artı ürünün depolandığı bir merkez, din-bilim eğitiminin verildiği bir üniversite, mistik-bilimsel bilginin istiflendiği bir bilgi deposu, toplumsal önderlerin ve inisiyatif sahibi olarak öne çıkacak Mısırlıların seçildiği bir test-ayıklama merkezi ve aynı zamanda firavunun ulaştığı uygarlık düzeyini simgeleyen bir saray ve ebedi istirahatgâh işlevi görmektedir.
Türünün ilk örneğini temsil eden Mısır piramidlerinin en büyüğü Keops Piramidi, her biri
20 ton olan taşlardan 2.5 milyon adet kullanılarak inşa edilmiştir. Tamamlanma süresinin 20-30 yıl arası olduğu tahmin ediliyor. Bu da yaklaşık olarak günde 200***8217;den fazla 20 tonluk taşın aksaksız olarak piramide eklenmesi anlamına geliyor.
***8220;..İçteki lâhitte kullanılan sumermerinin çıkarıldığı en yakın kaynak, El Bavvit'ten 209
kilometre uzakta bulunan, Nil'in doğu kıyısı üzerindeki Amarna'ya yakın bir taşocağı olan
Hatnub'tu. Mezarın kazı başkanı Zahi Hawass'a göre, kireçtaşından yapılmış dıştaki ağır lâhit de, büyük olasılıkla modern Kahire'nin yakınındaki Tura'dan geliyordu. Mısır'ın yönetim merkezi Memfis'in usta zanaatkârları, valinin yüzünü taşa oymuş; ardından tamamlanmış lahit bir mavnayla Nil üzerinde 241,5 kilometre boyunca batı kıyısındaki bir iskeleye ulaştırılmış, buradan da yaklaşık olarak 160 kilometre daha taşınarak ya da sürüklenerek Bahariye'ye götürülmüştü. Burada törenle mezara indirilmiş ve Hawass'ın ekibinin valinin kalıntılarını ve mirasını araştırmak üzere lahtin 12 tonluk kapağını kaldırdığı güne dek, yaklaşık 2600 yıl boyunca, gün ışığına çıkarılmayı beklemişti..***8221;
Yapılan araştırmalar her taş bloğun, yapım yeri ile inşa alanı arasındaki 200 ile 500
kilometre arasında değişen bir mesafe boyunca taşındığını doğrulamaktadır. Bu ortalama
hesabımıza göre her gün 20 tonluk 200 adet bir taş blok grubunun nehir ve kara üzerinde 200 ile 500 km. arası bir mesafe boyunca aksaksız olarak taşınması anlamına geliyor. Tüm bunların yanı sıra piramit üzerine yapılan matematik spekülasyonların şaşırtıcı iddiaları ve günümüzde bile çözümlenemediği için gizem olarak kabul edilen birtakım karmaşık hesaplamalar piramitleri inşa eden Mısırlıların ne kadar büyük bir bilgi birikimine
ulaştıklarını anlamamıza yardımcı oluyor. Keops Piramidi***8217;nde kullanılan taş bloklar ile
Fransa***8217;nın etrafını üç defa çevirmek mümkün. M. Ö. 3000***8217;li yıllarda yapılan bu piramidin
yüksekliğine erişen bir yapı ancak 1900***8217;lü yılların başında Amerika***8217;da inşa edildi, yani
yaklaşık 5000 yıl sonra. Piramidin inşası sırasında çalışan on binlerce insan ve bu insanların hatasız çalışmasını düzenleyen organizasyon yapısı aklın sınırlarını zorlamaktadır.
Günümüzden 5000 yıl önce taş ocaklarının, maden ocaklarının işlendiği, duvar ustalarının,
duvar boyacılarının, metal işçilerinin, taşımacıların ve benzeri bir çok farklı mesleki uzmanlık alanının bir arada organize bir şekilde çalıştığı ve bu çalışan yüz binlerce insanın lojistik ihtiyaçlarının (yiyecek, içecek, barınma, kanalizasyon, sağlık, eğitim vs.) bir merkezden plânlandığı ve uygulandığı muazzam bir mühendislik yapısı düşünün. İşte Mısır***8217;ın bu uygarlığının temelleri, Hermes***8217;in eski Mısır***8217;ın Teb ve Memphis tapınaklarının kutsal sırrı sayılan öğretileri ile atılmıştır. Bu sır hiçbir papirüste yazılmamıştır. Yüzyıllar boyunca tapınak başkanları birbirlerine ağızdan ağıza ezberleterek aktarmaktadırlar. Böylece sır layık olandan başkasının eline geçemez.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 04.07.08, 08:22
Nüvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Geçmişin tarihini yazma Aydınlanma devriminin 6000 yıllık kökeni

Tep ve Memphis tapınaklarına bağlanarak yıllarca sınav geçirip çile çektikten sonra bu sırra kavuşanlar, onu en dayanılmaz işkenceler altında bile açıklamazlar.
Firavun ya da tapınak rahibi olmaktaki ölçüt akıl, irade ve fizik güç açılarından
gösterilecek performansa dayalı bir düzende belirlenmekte, doğal olarak topluma önderlik
edebilme yetilerini en üst düzeyde taşıyan temsilcilerin belirlendiği pozitif bir seleksiyon
metodu akılcı yöntemler ile işletilmekte idi.
Mısırdaki okullar tapınaklara bağlıydı. Erkek çocuklar yedi yaşlarına geldiklerinde okula
başlardı. Okuma-yazmayı öğrenir ve zamanlarının çoğunu metinleri kopyalayarak geçirirlerdi. Papirüs zor edinilen bir bitki olduğundan çocuklar, kırık çömlek parçalarına yazıyor, öğretmenleri de yazıcılar oluyordu. Dokuz ya da 10 yaşlarında bir erkek çocuk başka bir okula devam edebilirdi. Burada, mektup ve yasal belgelerin nasıl yazılacağını öğrenirdi. Aynı zamanda, aralarında tarih, edebiyat, coğrafya, din, diller, muhasebe, matematik ve tıp konularının da olduğu bir dizi alanda eğitim alabilirlerdi. Mısır uygarlığı M. Ö. 2700 yıllarından itibaren matematik, astronomi ve tıp konularındaki etkinliklerle parlamıştır. Antik Mısır uygarlığını Aydınlanma devriminin kökeni olarak gündeme getirmemizin nedeni güdümlü ekonomi, merkezi plânlama, bilgi toplumu üretimi, pozitif seleksiyon ve toplum mühendisliği yaklaşımlarının ilk örneklerini sergilemiş olmalarının yanı sıra belki de eleştirel akılcılığın öncüsü sayılması gereken bir yöntemi matematiksel olarak geliştirmiş olmalarıdır.
Mısırlılar matematiklerinde, kullandıkları on tabanlı hiyeroglif rakamlarıyla, sayıları sembollerle ifade etme safhasına ulaşmışlardır. Bu rakamlarla çeşitli matematik işlemlerini yapabilmişler ve cebir işlemlerine çok benzeyen ***8220;aha hesabı***8221; adlı bir hesaplama yöntemi geliştirmişlerdir. Bu hesaplamada ***8220;yanlış yoluyla çözüm***8221; tekniği kullanılmıştır.

Mezopotamya Uygarlığının Gelişimi ve Doğal İnisiyasyon Sisteminin Çöküşü
İlkel ticaret biçimlerinin pazarlar aracılığıyla gelişmesi ve birbirinden uzak gruplar
arasındaki temek tüketim maddeleri ihtiyacının pazarlar aracılığı ile karşılanması, anlaşma
güçlüklerini gideren bir ara değer olarak paranın bir fiyat standardı olarak devreye girmesine neden oldu. Paranın taşınabilir olması, üst ve alt katlarının olması ve büyük ve küçük katların birbirine çevrilebilir olması ürün ve hizmetlerin para ile ifade edilme sürecine katkıda bulunan unsurlardır. Paranın ve pazarların artı üretimin biriktirildiği tapınakların ve ürünü paylaştıran tapınak rahiplerinin yerini alması, üretim, bölüşüm ve yönetim ilişkilerini kökünden değiştirdi.
Para ve pazarlar 5000 yıl öncesinin yeni dünyasının temel paradigmasını oluşturdu ve bu
dönüşüm ile birlikte insana ait tüm değerler bu paradigmaya göre şekillendi. Pazarlarda
yapılan alışverişin adı ticaret, 3***8217;e alınan bir malın 5***8217;e satıldığı, bir tarafın kazanırken diğer
tarafın kaybettiği, başarılı olmanın temelinin ***8220;kurnazlık***8221; olarak ifade edilebilecek akla
dayandırıldığı yeni bir düzen şekillenmeye başladı. İnsanın doğal kaynaklar ve üretim araçları ile ilişkisi ***8220;mülkiyet***8221; adı verilen tüzel bir kavram ya da kurum ile belirlenmeye başladı.
Yasalar insanı değil, mülkiyeti korumak üzerine şekillendi. Para ve ticaretin gelişmesi merkezi yapıyı zayıflattı. Paraya ve mala sahip olanlar mülkiyet kurumu çerçevesinde ifade edilen sahipliğini kendilerinden sonraki kuşaklarına, çocuklarına aktarmaya başladılar. Ataerkil veraset olarak adlandırdığımız bu düzen ile malların ve paranın aktarımı ile birlikte sosyal statü de çocuklara aktarıldı. Artık krallık doğal bir inisiyasyon süreci seçilecek adayların değil, babadan oğula intikal eden ***8211;sülaleye özgü***8211; bir tanrı vekilliği görünümüne büründü. Bu aktarım ile niteliksizleşen toplumsal önderlik kurumuna ait kararlar da doğal olarak gerçeklerden uzaklaşarak doğal bir din görünümü alan buyruklara dönüşmekte idi. Tapınak rahipleri olarak adlandırılan bilim adamlarına ise bu durumda anlamsızlaşan eski görevlerini terk edip, krallara danışmanlık ve çoğu zaman tasdikçilik yapan, onların buyruklarını bir takım mistik çıkarımlarla delillendiren kahinler haline dönüşmek düşüyordu. Yaratıcılık yeteneğinin kaybolmaya başlaması ile insanların birbirlerini ve doğadaki varlıklarını izleyerek öğrenmek ve taklit etmek sureti ile statü kazanmaları yerine nakil yöntemine yöneldiler. Taklit ve nakil önceki toplumlar için anlamlı olan birçok kavramın içeriğini boşalttı ve anlamsız tekrarlar ve ritüellere dönüştürdü. Bu dönüşümden nasibini alan Mısır uygarlığı da benzer şekilde dönüşüme uğradı, firavunluk babadan oğula geçen bir hükümdarlık şekline dönüşürken piramitler içindeki rahiplerle birlikte anlamsızlaştı. Yeni nesil firavunların piramit şeklinde
mezarları akıllarına gelen her yere kondurmalarının nedeni kutsal saydıkları bir simgeye ait kutsal ritüeli tekrarlamak şekline büründü. Tapınakta toplanan artı ürünün her yıl tekrarlanan kıtlık dönemlerinde daha az miktarlarda tüketimi ile ilgili önlemler tek tanrılı dinlerde ***8220;oruç***8221; adı altında kutsal bir eyleme dönüştürülürken, ekolojik dengeden bağımsız olarak farklı coğrafyalarda evrenselleştirilen bu kutsal alışkanlığın periyodunun ay takvimi denilen Mısır***8217;ın güneş ve nil takvimine göre son derece hatalı işleyen bir düzende belirlenmesi sonucu mevsimlerin kayması ile gerçekliğini tamamen yitirdiğini söylemek mümkündür. Aynı şekilde belirli zamanlarda halkın arasına karışarak onların dilekleri ve ihtiyaçlarını dinleyen firavuna seslerini duyurmak için bağırarak yakaran Yahudi kölelerin bu alışkanlığı, sonraki zamanlarda Tevrat***8217;ın tanrısına bağırarak yüksek sesle ibadet etmek gibi son derece anlamsız bir alışkanlığa büründü. Hermetik felsefe ve din anlayışı üzerine gelişen fakat onun özünü reddeden Musevilik, Hristiyanlık ve Müslümanlık dinleri aklın yerine aktarımın üstünlüğünü tercih ederek bugün dünya üzerinde hâlâ var olan birçok hurafenin oluşumuna kaynaklık ettiler.
Tek başına doğal inisiyatif sahiplerinin seçilimi sürecinin zedelenmesi bile bilgi toplumunun yerini ticaret toplumlarının almasında büyük etki sahibi oldu. Öyle ki bugün
kapitalizm yandaşları bile bu durumu kapitalist sistem için, bir nesil içindeki ***8220;en uygun***8221;
olanın yerini yapay olarak avantajlı çocukların aldığı şu anki çevrimsel hareketten daha önemli bir tehdit olmadığı iddiası ile ele alıyorlar. Özel üniversiteler, kolejler, yabancı dil kursları, dershaneler, paralı eğitimin yaygınlaşması gibi ticari eğitim merkezlerinin sağladığı bu avantajlar ile ticari açıdan başarılı olanın çocuklarına devlet tarafından önerildiğinde, serbest rekabet anlayışının, kıdem hakkını sattığına emin olabiliriz.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 04.07.08, 08:24
Nüvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Geçmişin tarihini yazma Aydınlanma devriminin 6000 yıllık kökeni

Hermes***8217;ten Hiram***8217;a
Bilgi toplumunun yerini kapital toplumlarının alması süreci Hiram***8217;ın trajedik öyküsünde
mitleştirilmiştir: Davut***8217;un oğlu Süleyman tahta geçtiğinde İsrail iç çatışmalardan paramparçadır. Süleyman nefret edilen o uygarlığa, barışın ve zenginliğin tadını çıkaran tek büyük ülke Mısır***8217;a gizli bir hayranlık duymaktadır. Süleyman, Mısırlıların yaptığı gibi Kudüs kayasının üzerine görkemli bir tapınak yaptırmak ve hükümdarlığını ebedileştirmek istiyordu.
Ne yazık ki Mısırlıların bildiği sanatları bilen bir tek Yahudi bile yoktu. Mısırlılar hala gizemli bilimlerinin sırrını eski yöntemler ile kuşaktan kuşağa aktarmakta idi. Mısır***8217;dan gelen ve tüm bu çizim sanatını ve kuşaktan kuşağa aktarılan gizemli bilimin sırlarını bilen Hiram, tam da Süleyman***8217;ın aradığı kişiydi. Hiram, Süleyman***8217;ın teklifini kabul eder ve Kudüs Kayası***8217;nın üzerine inşa edilecek mabedi yapmak üzere kolları sıvar. Öncelikle öğrenmeye yetenekli Yahudi gençlerini bir sınava tabi tutarak başarılı olanlara özel bir eğitim verir ve onları derece derece ustalık seviyesine yükseltir. Ustaların altında kalfalar, kalfaların altında çıraklar bulunmaktadır. Kurulan lonca sayesinde usta-kalfa-çırak seviyelerinde duvar ustalarıyetiştirilmekte, her ustalık mertebesi bir gizli kelâm ile korunmaktadır. Bu kelâm diploma niteliğindedir. Süleyman***8217;ın tapınağı neredeyse bitmiştir. Akşam vakti yalnız başına tapınağa gelen Mimarbaşı Hiram loncadan Yahudi bir kalfa ile karşılaşır. Demirci kalfası kendisinden ustalık kelâmını zorla söylemesini istemektedir. Hiram bunu reddeder. Yahudi demirci kalfası kendisine ustalık kelamını söylemeyi reddeden Hiram***8217;ın kafasına elindeki çekiç ile vurur.
Sendeleyen Hiram***8217;ın arkasından biri daha belirir. Suriyeli duvarcı kalfa da ustalık sırrını
istemektedir. Hiram reddeder, kalfa hiramın sol böğrüne bir taş kalem sokar. Doğuya yönelen Hiram***8217;ın karşısına Fenikeli bir dülger çıkar. O da aynı bilgiyi istemektedir. Hiram***8217;ın yanıtı ***8220;ölürüm de söylemem***8221; olur. Fenikeli pergelin sivri ucunu ustasının kalbine saplar. Hiram***8217;ın kanlar içindeki bedeni bir kuyuya atılır. Hiram ölmüş fakat sırrını söylememiştir. Kurnaz, fırsatçı toplum yapısının öncüleri belki bilgi toplumunun son temsilcisi Hiram***8217;ı öldürmüş ama ezoterik sırlarını da hiçbir zaman öğrenememişti Mısırlıların bilgiye dayalı etik disiplin çerçevesinde geliştirdikleri lider seçme ve ayıklama
sistemi, yukarıda bahsetmiş olduğumuz altyapısal paradigma sonucu, merkezinde ***8220;bilgi***8221; yerine ***8220;kurnazlık***8221; ve ***8220;çıkar***8221;ın bulunduğu bir taklit sistematiğine büründürülür. Yahudi, Suriyeli ve Fenikeli kalfaların şahsında temsil edilen aslında yine yukarıda belirttiğimiz İbrani ve Mezopotamya pazar uygarlıklarının ***8220;kurnaz***8221; aktörleridir. Masonluğun başlangıcı Süleyman Mabedi***8217;nin yapılışı ve tamamlandıktan sonra orada geçen trajik olaylardır. Masonluk bilgiye dayalı lonca sisteminin, spekülatif bir çıkar birlikteliğine dönüştürmenin örgütlü halidir. Yukarıda anlatılan öykü günümüzde bile masonluğun ***8220;Holy Royal Arch***8221; derecesine yükselme töreninde sergileen ritüellerde ayrıntısı ile canlandırılır. Gerçekte öldürülen Teb***8217;deki Mısır Kralı Seqenenre Tao ve sırrı bilen iki tapınak rahibidir. Bahsedilen sır Mısırlıların ezberlerine aktardıkları kral-yapma (king making) sırrıdır. Seqenenre ve öldürülen iki rahip ile birlikte Mısırlıların kral-yapma sırrı kaybolmuştur.
Hiram***8217;ın katilleri İsa***8217;yı çarmıha gerenlerdir. Dahası pozitif seleksiyon düzeneğini kuramamış toplumlarda (meselâ Türkiye) her gün yüzlerce, binlerce İsa çarmıha gerilmektedir.
Sosyal devlet etkinliğinin yitirildiği ölçüde, her alanda artan eşitsiz paylaşım ve gelişim,
ataerkil veraset kurumundan avantajı olan çıraklara kalfalık, kalfalara ustalık kıdemini
pazarlamaktadır. Türkiye özelinde 6000 yıllık inisiyasyon geleneğini sürdüren kurumlar
bulunmaktadır. Silahlı Kuvvetler bunların başında gelmektedir. Çünkü ***8220;ordu***8221;da hiçbir hukuk anlayışının nüfuz edemeyeceği kadar ince, içsel bir denetim ve seleksiyon mekanizması vardır.
Bu sistemde öngörüde bulunabilen ve doğru karar alabilen üyeler doğal olarak ön plâna
çıkmaktadır. Bu nedenle Türk Silahlı Kuvvetleri***8217;ni herhangi bir şekilde sivil denetim altına
almak onun âkil insan üretme düzeneğini bozmak, herhangi bir siyasi iradenin baskı aracı
konumuna indirgemek olacaktır.
Sanayileşmiş Batı toplumlarının ***8220;kurnazlık***8221; değerini yükselten ve belirleyici kılan pazar
altyapısının toplumsal inisiyatörlerini belirleyebilmek yeteneğinden mahrum kılması ve tüm evrensel kültür birikimini kendi altyapı değerleri çerçevesinde belirleme istenci korkunç bir paradoksal gidiştir ve sonu mutlak çöküştür (katastrof). Markaların egemen olduğu kapitalist üretim süreçlerinde marka adı altında spekülatif imge, anlam ve değerler üretici süreçleri etkilemekle beraber aynı zamanda birer kültür taşıyıcıları olarak hizmet vermektedir. Kapitalin spekülatif kazançlarını önlemek ve kültür taşıyıcısı olarak totaliter etkilerini kırmak için yapılması gereken şey, yaratılan ve üretilen ürünlerin gerçek değerini ölçebilen bir ekonomik yapı geliştirmektir. Örgütlü sayısal serbest pazar ekonomisi üzerine geliştirilebilecek merkezi maliyet ekonomisi bu anlamda tartışılmaya değer bir alternatif olabilir. Rekabeti maliyet düzeyinde başlatan merkezi otorite, ekonominin değişkenleri ile oynamadan maliyetleri optimize etmek sureti ile yaratılacak verimliliği tüketici tabanına yayarak kalıcı bir refah sağlama imkanına sahiptir. Spekülatif değerden arındırılmış üretim ekonomisi sadece sayısal para ve teknik devlet koşulları ile eşzamanlı olarak yaşama geçirilebilir. Aydınlanma 2023 devriminin belkemiği sayısal para, güdümlü ekonomi ve teknik devlet çözümlerinin fiyat belirleyicisi olan paranın icadından bugüne oluşan altyapının üretmekte olduğu adaletsizlikleri hafifleteceği ve geleceğin bilgi toplumuna büyük katkıda bulunacağına inanmaktayız. Merkezi bir teknik devlet otoritesi tarafından tüm detayları ile takip ve kayıt edilebilecek para akışı, ekonomik altyapının yeniden ***8220;kurnazlık***8221; yerine ***8220;akıl ve bilgi***8221; gibi erdemler üzerine kurulmasını ve dolayısıyla sağlıklı işlemesini sağlayacaktır. Aydınlanma devrimi 6000 yıl önce kaldığı yerden devam edecektir. Yaşadığımız zaman diliminin ötesine uzandıktan sonra benzer yöntem ile geçmişe dair dayanaklarımız sağlamlaştırdık. Bu verilerin ışığında Aydınlanma 2023 devrimini başlatacak paradigma kayması ve Kemalist devrimin örgütlenme yöntemi ve iktidar stratejileri tartışılmalıdır.


Kaynak:K. İnanç IŞIKLAR

Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
6000, aydınlanma, devriminin, geçmişin, kökeni, tarihini, yazma, yıllık

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 00:22 .