Nüve Forum


Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü hakkinda Kötü Yönetimi Tedavi Etmek ile ilgili bilgiler


[coverattach=1]Tarihin hemen her döneminde, kamu yönetimlerini eleştirenlerin temel hareket noktasında ya da eleştirilerin odağında, kötü yönetim (maladministration) olgusu bulunmaktadır. Bireyler, sivil toplum örgütleri, özel sektör ve diğer toplumsal aktörler, çeşitli

Like Tree4Likes
  • 1 Post By kanlica
  • 1 Post By kanlica
  • 1 Post By kanlica
  • 1 Post By kanlica

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 14.11.09, 16:06
Güvenilir
 
Üyelik tarihi: May 2006
İletiler: 1.665
kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.
Standart Kötü Yönetimi Tedavi Etmek

[coverattach=1]Tarihin hemen her döneminde, kamu yönetimlerini eleştirenlerin temel hareket noktasında ya da eleştirilerin odağında, kötü yönetim (maladministration) olgusu bulunmaktadır. Bireyler, sivil toplum örgütleri, özel sektör ve diğer toplumsal aktörler, çeşitli nedenlerle kamu yönetiminden yakınmakta ve onun hakkında genellikle olumsuz düşünceler taşımaktadır. Kamu yönetimindeki en üst düzey yöneticiden, hiyerarşinin en altında yer alan memura kadar tüm çalışanlar, yapılan bu eleşti¬rilerden nasiplerini almaktadırlar.
Kötü yönetim, bazı yazarlarca (Smith, 1988: 9) kamu yönetimi sistemlerinde egemen olan Weberyen bürokratik örgütlenmenin olumsuz sonuçlarından biri olarak kabul edilmekte, bazılarınca (Heindenheimer, 1970) çerçevesi belirsiz kamu gücüne ve kamu yararına dayalı yönetim anlayışının uygulaması olarak görülmekte, bir kısım yazarlar da bunların yanında sivil toplumun yetersizliğini eklemektedir. Kötü yönetim, birinci bakış açısında, bürokrasinin olumsuz bir sonucu olarak algılanırken, ikincisinde kamu görevlilerinin davranış biçiminden kaynaklanmaktadır. Üçüncü bakış açısı ise, kötü yönetimi toplumun yapısına bağlamaktadır. Burada, toplumsal ahlak eksikliği, sivil toplumun yeterli olmaması gibi faktörlerden söz edilmektedir.
Kaynağı ne olursa olsun, 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren, kötü yönetim uygulamalarının giderilmesi, yönetsel sisteme çeki düzen verilmesi ve onun işlevsel kılınması temel hedefler arasındadır. "Yeni kamu yönetimi anlayışı", "yönetişim", "kamuda toplam kalite yönetimi", "ombudsman kurumu", "stratejik yönetim", "performansa dayalı yönetim" gibi kamu yönetiminde uygulanması istenen yeni yönetim teknikleri bu çabaların ürünüdür. Geliştirilen yöntemlere ve çeşitli düzeylerde gerçekleştirilen çabalara rağmen, kötü yönetim olgusunun üstesinden gelinebilmiş değildir.
Bu tebliğde, kötü yönetim olgusunun tedavi edilmesinde kullanılan veya kullanılabilecek yeni yönetim teknik ve araçlarından bahsedilmeyecektir. Üzerinde durulmak istenen nokta, kötü yönetimi ortaya çıkaran nedenlerin yok edilmesinde, kamu yönetimi ve toplumsal aktörlerde anlayış değişiminin rolünü tartışmaktır. Özellikle anlayış değişiminin, kötü yönetimin tedavisinde temel rol oynayacağı da varsayılmaktadır.

Doç. Dr. Musa EKEN Yrd. Doç. Dr. Ferruh TUZCUOĞLU
Sakarya Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi
Eklenmiş Resim
Dosya tipi: jpg maladministration-.jpg (17,7 KB (Kilobyte), 33x kez indirilmiştir)
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 14.11.09, 16:07
Güvenilir
 
Üyelik tarihi: May 2006
İletiler: 1.665
kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.
Standart Kötü Yönetimi Tedavi Etmek

KÖTÜ YÖNETİM OLGUSU
Kötü yönetim kavramı gerek gündelik dilde gerekse literatürde sıkça kullanılmasına rağmen net bir biçimde tanımlanmış bir kavram değildir. Çünkü bazı yazarlar kötü yönetimi tespit etmenin tanımlamaktan kolay olduğunu vurgulamaktadır (Le Clainche-Wiener, 1988: 83). Bununla birlikte kötü yönetim olgusu, olması gereken yönetim (iyi yönetim) referans gösterilerek veya uygulamada karşılaşılan olumsuz¬luklar belirtilerek tanımlanmaya çalışılmaktadır. Kötü yönetim kavramı, yönetimde keyfi ve taraflı tutumların, mal-hizmet üretiminde toplumdan gelen talepleri dikkate almayan, eylem ve işlemlerini gerekçelendirmeyen, işlemlerde gecikmelerin yaşan¬dığı, hizmetlerde yetersizlik, verimsizlik, düzensizlik, gizlilik, gereksiz formalitele¬rin egemen olduğu bir yönetim biçimini ifade etmek için kullanılmaktadır (Erişim Tarihi: 16-06-2005; What is maladministration? | ADRnow. html). Ayrıca bu¬rada önemle üzerinde durulması gereken noktalardan biri sadece yasaya aykırı ha¬reketlerin değil, yasal sınırlar içerinde kalan bir takım eylem ve işlemlerin de kötü yönetime neden olabileceğidir (Wennergren, 1988: 101).
Kamu yönetimi uygulamalarında görülen, adaletsizlik, mevzuatı uygulamada başa¬rısızlık, yasa ve yönetmelikleri ihlal, gecikme, hata, yetkinin ve takdir yetkisinin kötüye kullanımı, nezaket eksikliği, baskı, görmezden gelme, ihmal, yetersiz araş¬tırma ve soruşturma, taraf tutma, iletişim kopukluğu, kabalık, haksızlık, keyfilik, kibir, verimsizlik, ayrımcılık, dikkatsizlik gibi durumlar kötü yönetim olgusunu tanımlamada kullanılmaktadır (Frank, 1976: 134).
Kötü yönetim, yasaları çiğnemeyi, etik ilkeleri bir kenara atmayı, sonucu suç teşkil etmesine rağmen bazı davranışları meşru göstermeyi, sahtekârlığı, kayırmayı, ehil olmayan kişilere iş gördürmeyi, rüşvet ve komisyon karşılığı iş yapmayı da kapsa¬maktadır (Caiden, 1981: 56) .
Yukarıdaki açıklamaların ışığında kötü yönetimi, ihmal ya da icra etmek suretiyle kamu yönetiminin muhataplarında tatminsizlik veya hoşnutsuzluk ortaya çıkaran yönetsel süreçler, davranışlar ve mekanizmalar olarak tanımlamak mümkündür (Eken, 1998: 129).

KÖTÜ YÖNETİMİN KAYNAKLARI
Kötü yönetim uygulamalarının birçok kaynağı bulunmaktadır. Bunları sınıflandır¬mak gerekirse karşımıza üç temel kaynak çıkmaktadır. Birincisi, bürokratik örgüt¬lenme modeli, ikincisi kamu yararını koruma anlayışına dayalı ve kamu gücüyle şekillenmiş "kamu görevliliği" sistemidir. Bunlara eklenebilecek üçüncü kaynak ise, toplumsal ahlakın ve sivil toplumun yetersizliğidir.
Bürokratik örgütlenme modelinin getirdiği "kurallara bağlılık", "şekilcilik" ve "ya-zılılık esası" gibi ilkeler uygulamada ortaya çıkardığı olumsuzluklardan dolayı her zaman eleştirilmektedir. Bu olumsuzluklar aynı zamanda kötü yönetim uygulamala¬rı olarak görülmektedir. Kamu yönetiminde çalışanlar, bazen kuralların arkasına sığınarak, yapmaları gereken işleri yapmaktan kaçınmaktadırlar. Yönetimin düzenli işleyişini sağlamak amacıyla konulmuş kurallar, sorumluluktan kaçmak ve iş yap¬mak istemeyen çalışanlar için bir sığınma aracı olarak kullanılmaktadır. Zaman zaman kamu görevlileri, bir sorunu çözmek istemediklerinde, "kanunlar böyle em¬rediyor, benim yapabileceğim bir şey yok" diyerek muhatabı karşısında kendisini temize çıkarma ve suçu kurallara atma gayretine girmektedirler (bkz. Eryılmaz, 2005: 209-210).
Öte yandan, kamu yönetimi her zaman rasyonel işleyen bir mekanizma değildir. Yönetimde keyfi ve taraflı olarak konulmuş kurallar bulunmaktadır. Söz konusu kurallar ve bunlara dayalı tutumlar, yönetimin kendi içindeki ast-üst ilişkisinde olduğu kadar, yönetim-toplum ilişkisinde de karşımıza çıkmaktadır. Keyfiliğin bahsedilen her iki türü de, kötü yönetimin kaynağı olarak değerlendirilmektedir.
Heindenheimer, kötü yönetimin kaynağını "gücün baştan çıkarması" olarak yorum¬lamaktadır. Ona göre, kamu gücüne dayanarak yönetme yetkisini, kamu yararını ve kamu mallarını koruma görevini tekelinde bulunduran kamu görevlileri, ellerindeki bu gücü ve yetkiyi keyfi olarak kullanabilmektedir. Sonuçta, rüşvet karşılığı iş gör¬me, ayrımcılık yapma, yapılması gerekeni kasti olarak yerine getirmeme veya veri¬len görevi ihmal etme eğilimleri sıklıkla görülmektedir. Aslında bu durum Fransız Devrimi sonrası batı dünyasında oluşan kamu yönetimi anlayışından kaynaklan¬maktadır (Heindenheimer, 1970). Bu anlayış, yönetimin bürokratikleşmesi, siyaset ve yönetimin farklılaşması, kamu hizmetlerinde profesyonelleşme, kamu görevlile¬rinin kendilerini kamu malının emanetçileri olarak görmeleri ve kamu görevlilerinin toplumun geri kalanına oranla eğitim düzeyinin yüksekliği (20. yüzyılın ikinci yarı¬sına kadar) gibi faktörlerden beslenmektedir.
Kötü yönetimin kaynağı genellikle, kamu yönetimi sistemi ve onun çalışanları ka¬bul edilmektedir. Ancak, bireylerin, sivil toplumun ve çeşitli grupların kamu yöne¬timi karşısında takındıkları tavırların da kötü yönetiminin oluşmasında etkisinin varlığı inkâr edilemez. Kötü yönetim karşısında toplumsal aktörlerin takındığı tavır çeşitli biçimlerde görülür. Birincisi, kötü yönetim karşısında kayıtsız kalmadır. Kötü yönetim normal bir durum olarak algılanır ve seyirci kalınır. Bireyler kendile¬rinin bunu düzeltmeye gücünün yetmeyeceğini düşünür ve hatta "böyle gelmiş böy¬le gider" diyerek bu durumu "kader" olarak görür. Benzer şekilde, "bu ülkede zaten her şey bozuk" anlayışı ile hareket edilerek kötü yönetim uygulamalarına tepkisiz kalmak da sıklıkla karşılaşılan davranış biçimidir. Bazı durumlarda da, "ne kadar düzeltirsen düzelt memurlar yine bir yolunu bulur" şeklinde kamu görevlilerinin kötü yönetim uygulamalarına bir şekilde sapacakları inancı egemendir.
Kötü yönetim karşısında toplumsal aktörlerin takındıkları ikinci tür tavır ise, kendi çıkarlarına hizmet ettiği zaman kötü yönetim uygulamalarının teşvik edilmesidir. İşlemleri hızlandırmak için rüşvet vermek, haksız ya da yasal olmayan bir kazanım elde etmek, kamu hizmetlerinden yararlanmada ayrıcalık kazanmak için kamu gö¬revlilerini yönlendirmek gibi davranışlar bu kapsamda değerlendirilebilir. Toplum¬sal aktörlerin tavırlarının üçüncü grubu ise, vatandaşlık görevini yeterince yerine getirmemeleridir. Örneğin, vergi vermemek, kamusal yükümlülüklerini yerine ge¬tirmemek kötü yönetimi teşvik edebilecek nitelikte görülmektedir.
Hemen hemen tüm yönetim sistemlerinde karşılaşılan kötü yönetim uygulamaları¬nın kaynağı farklılık gösterebilmektedir. Kaynağı ne olursa olsun, kötü yönetimle mücadele temel hedefler arasında yer almaktadır. Kötü yönetimin önlenmesinde çeşitli yöntemler, araçlar, yasal ve kurumsal düzenlemeler kullanılmaktadır. Fakat çoğu zaman bu yöntemlerin başarıyı sağladığı, kötü yönetim görüntüsünün ortadan kalktığını söylemek zordur. Bu durum bizleri, söz konusu araçları, yöntemleri, yasal ve kurumsal düzenlemeleri uygulamanın yanında kamu çalışanlarında ve toplumsal aktörlerde "anlayış değişimi"nin de gerektiği gerçeğine götürmektedir.
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 14.11.09, 16:08
Güvenilir
 
Üyelik tarihi: May 2006
İletiler: 1.665
kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.
Standart Kötü Yönetimi Tedavi Etmek

KÖTÜ YÖNETİMİN İLACI: ANLAYIŞ DEĞİŞİMİ
Kötü yönetim, günümüzde birçok ülkede öncelikli olarak tedavi etmek için üzerinde çalışılan hastalıklardan biridir. Küreselleşmenin hızla ilerlediği ve ekonomik an¬lamda sınırların kalktığı bir dünyada bilişim teknolojilerindeki hızlı gelişmeler; devletin, gelişmiş teknolojiyi ve çağdaş yönetim tekniklerini birlikte kullanarak bireyleri ve vatandaşa hizmeti ön plana çıkaran, kötü yönetimi ortadan kaldıran veya hiç değilse azaltan, yeni bir yapılanmaya gitmesini zorunlu hale getirmiştir. Bu zorunluluğu ortaya çıkaran ekonomik, yönetsel ve politik olmak üzere bir dizi fak¬tör bulunmaktadır. Ekonomik faktörler, dünya ekonomisinin giderek üretim mer¬kezli olmaktan çıkıp bilgi merkezli hale gelmesidir. Diğer bir ifadeyle, dünyanın gelişmiş ekonomilerinin temel sektörü giderek maddeye değil, bilgiye dayalı üretim haline gelmektedir. Yönetsel faktörler, vatandaşlardan gelen ve özel sektördeki sanal bilgi ve hizmet sunumunun yarattığı beğeni ile beslenen kolaylık, hız, ucuz¬luk, şeffaflık ve hesap sorabilme talepleridir. Bireyler, gelişen teknolojilerin de sayesinde devlete karşı daha talepkar olmaktadırlar. Ağ teknolojileri ve medya araç¬ları, bilgiye erişim ve bilginin paylaşımı konularında sınır tanımaz hale gelmiştir. Örneğin, banka işlemlerini internet ortamında istediği zaman yapabilen bir kişi benzer bir hizmet standardını devlet örgütlerinden de talep etmektedir. Çağdaş bi¬reyler, kendilerine hizmet veren kurumların daha aktif, daha hızlı, daha açık, daha doğru ve daha az maliyetle çalışmalarını istemekte ve beklemektedir (Yıldız, 2005; TÜSİAD: 2001: 134-136; İnce, 2001: 11-19).
Bireylerden gelen taleplerin kamu yönetimi tarafından da kabul görmesi, kötü yöne¬timin iyileştirilmesinde önemli bir başlangıç olacaktır. Kamu yönetimi de dâhil toplumsal aktörlerin tümünün benimsemesi gereken bir dizi değer ve anlayış bu¬lunmaktadır.

Kamu Hizmeti Anlayışı
Batıda gelişen kamu hizmeti anlayışı, daha sonra tüm dünyaya ihraç edilmiştir. Batının bir ölçüde başarılı olduğu bu anlayış, bir "ideal tip" değil, arzu edilen du¬rumu simgelemektedir. Bu anlayıştan sapma kötü yönetimi oluşturan faktörlerden sayılmaktadır (Caiden, 1981: 58).
Kamu hizmeti anlayışı, bazı ilkeleri ya da başka bir ifadeyle bazı kabulleri kapsa¬maktadır. Bunlar (Caiden, 1971: 85),
***8226; Kamu yönetimi, siyasal otoritelerin aldığı kararları uygulayan bir araçtır. Kamu yönetiminin araçsal niteliğini öne çıkaran bu ilkeye göre, seçilmişler karar alıcı olarak görülürken kamu yönetimi karar sürecine müdahale etmeyen sadece bir uygulayıcı olarak görülmektedir.
***8226; Kamu yönetimi genel çıkarların temsilcisi, özel çıkarların koruyucusudur. Bu ilke, kamu yönetiminin kendisini "genel çıkar", "kamu yararı" gibi değerlerin temsilcisi ve koruyucusu olarak görmesini eleştirmektedir. Eleştiri, özel çıkarla¬rın da kamu yönetimi tarafından göz önüne alınmasını istemektedir. Bilindiği gibi, kamu yönetimi birçok eylem, işlem ve kararında "kamu yararı" veya "ge¬nel çıkar" gerekçesiyle özel çıkarları yok saymaktadır. Tanımı belirsiz "kamu yararı" adına bireylerin hakları veya menfaatleri ihlal edilebilmektedir.
***8226; Kamu görevlileri halkın görevlileridir. Özellikle merkeziyetçi bürokratik yöne¬tim anlayışının benimsendiği sistemler ile "tarihi bürokratik imparatorluk" ola¬rak adlandırılan yönetim yapılarında, kamu görevlilerinin (devlet çalışanlarının) topluma bakış açısı, genel olarak onları küçümseme yönündedir. Oysa kamu yönetimi çalışanlarının temel görevi devlet mekanizmasını toplum karşısında korumak değil, topluma (kamuya) hizmet sunmaktır. Nitekim "kamu görevlisi" sıfatı da topluma hizmet eden anlamındadır. Dolayısıyla, yüzyıllardır tamamla¬namayan "kralın veya hükümdarın hizmetkârlığı"ndan "kamu görevliliğine" geçiş sürecinin "bürokratik hizmetkârlık" aşamasını atlayarak tamamlanması gerekmektedir.
***8226; Memurlar çalışkan, dürüst, tarafsız, irfan sahibi, içten, adil ve kusursuz olmalı¬dır. Bu ilke, memurların etik kuralları benimsemeleri ve bunu kendi iç dünyala¬rında da yaşamalarını gerektirmektedir.
***8226; Memurlar kişisel çıkarlarını arka planda bırakmalılar. Memurların temel görevi, topluma hizmet etmektir. Bu hizmeti sunarken kendi çıkarlarını değil, toplumun çıkarını gözetmek durumundadırlar. Yaptıkları eylem ve işlemler ile aldıkları kararları kendi çıkarlarına veya başkasının özel çıkarına hizmet edecek şekilde düzenlemeleri kötü yönetimin bizatihi kendisidir.
***8226; Memurlar görevlerini etkin ve verimli bir şekilde yerine getirmeliler. Memurla¬rın amaçtan ayrılarak araçlara takıldığı, ulaşılması gereken hedefleri ihmal et¬tikleri, kamu yönetimi üzerindeki temel eleştirilerdendir. Aynı şekilde, yürütü¬len birçok hizmette maliyet hesabı da yapılmamaktadır. Gerek amaca yönelik çalışma biçimi gerekse girdi ile çıktı arasında ilişki kurulması kötü yönetimin zararlarını azaltacaktır.
***8226; Kamu işyerlerine atamalar ayrıcalığa ve iltimasa göre değil, kişinin başarısına göre yapılmalıdır. Bilindiği gibi, kayırmacılık kötü yönetimin temel nedenleri arasında yer almaktadır. Patrimonyal bir yönetim sisteminin ürünü ve aracı olan kayırmacılık, çağdaş yönetim sistemleri tarafından kabul görmemektedir.
***8226; Memurlar yasalar karşısında diğer insanlarla eşit olmalıdırlar. Hemen hemen tüm kamu yönetimi sistemlerinde memurluk ayrıcalıklı bir statüdür. Bu statü, toplumun geri kalanı karşısında memurları daha üst bir konuma oturtmakta ve yasaların uygulanması açısından farklılık yaratmaktadır. Bazen, konusu suç teş¬kil edebilecek eylem, işlem ve kararlarına rağmen onları dokunulmaz kılarken, bazen de onların yargı karşısına çıkmasını belli bir prosedüre bağlamaktadır.
Bu ilkelere ulaşmak oldukça zor görünmektedir. Ancak, kamu yönetimi literatürü bu ilkelerin benimsenmesinin önemi üzerinde durmaktadır. Özellikle, yozlaşma, etik gibi konularda çalışanlar söz konusu ilkeleri sıklıkla vurgulamaktadır. Kamu hizmeti anlayışının benimsenmemesinin ne gibi sonuçlar doğurduğu, hakkında en çok yazılan konulardandır. Burada bazı sonuçları tekrar hatırlatmak gerekirse şunlar söylenebilir;
***8226; Kamu görevi kişisel çıkarlar için kullanılan diğer başka fırsatlardan biri gibi görülmektedir. Kamuda çalışanlar, kamu kaynaklarını yağmalarlar, arkadaşları¬nı ve akrabalarını işe yerleştirirler, rüşvet alırlar. Kamudaki konumlarını sür¬dürmek için insanlar ne duymak istiyorlarsa onu söylerler. Hatayı kabul etmez¬ler, çünkü yaptıklarının hata olduğuna inanmazlar.
***8226; Bir kamu hizmeti etiği olmadığından çarklar doğru işlemez. Artık halk ortak refaha temel teşkil eden eylemlere, simgelere ve kurumlara güven duymaz; on¬lara ilgi göstermez. İnsanlar kamu kurumlarından (yasama, yürütme, yargı, eği¬tim, din, askeriye) desteğini çeker ve bu kurumlara olan güven kaybolur
(Dobel, 1978: 958, 969).
Kötü yönetimin etkisinin azaltılması veya tamamen ortadan kaldırılması çabaları arasında "kamu hizmeti anlayışı"nın benimsenmesi önemli bir yer tutmaktadır. Rüşvet, yolsuzluk, kayırmacılık gibi yozlaşmaların ve diğer etik dışı davranışlar ile uygulamaların önüne geçilmesinde kamu görevlilerinden beklenen "adım" olarak karşımıza çıkmaktadır.

Toplum-Kamu Yönetimi Bütünleşmesi
Kötü yönetimin ortaya çıkması ve gelişmesi nedenlerinden biri de toplumun kamu otoriteleriyle özdeşleşememesi veya kamu görevlilerinin kendilerini toplumdan uzak tutmalarıdır. Bu tür durumlarda toplum dışlanmış olmakta ve toplum ile kamu yönetimi ilişkilerinde "yabancılaşma" ortaya çıkmaktadır. Yabancılaşmaya yol açan bir takım nedenler bulunmaktadır:
***8226; Gizlilik: Kamu yönetiminde birçok iş gizlilik içinde sürdürülmektedir. Ayrıca¬lıklı olmayanların bilgi ve belgelere ulaşması mümkün olmamaktadır. Kamu kurum ve kuruluşlarının ellerindeki kayıtlar ve karar süreçleri çoğu zaman giz¬lidir. Gizlilik ilkesi, katılımı engellediği için doğal olarak toplumun dışarıda tu¬tulmasına neden olmaktadır.
***8226; Seçkincilik: Güçlü merkeziyetçi bürokrasilerin olduğu ülkelerde ve bürokrasi¬nin egemenlik alanı bulduğu bütün ortamlarda, toplumun yönetime katılması ve toplumun bütün kesimlerinden gelen bireylerin yönetim kademelerinde yer al¬ması istenilen bir durum değildir. Yönetim kademelerinde yer alabilmek için belli bir eğitim sisteminden geçmiş olmak, belli bir öğrenim kurumundan me¬zun olmak, belli derneklere üye olmak, belli bir aileden gelmek gibi özellikler aranmaktadır.
***8226; Ayrıcalık: Kamu görevlileri, her zaman kendilerini toplumun üstünde olarak gördüklerinden veya yaptıkları işlerin kutsal olduğuna inandıklarından kendile¬rinin toplumun geri kalanıyla aynı olmadıklarını düşünmektedirler. Bu düşün¬celerini, kendilerine tanıdıkları bazı özel ayrıcalıklarla uygulamaya dökmekte¬dirler. Toplumdan farklı bir yaşam biçimini, farklı ortamlarda ikamet etmeyi ve alış-veriş yapmayı tercih etmektedirler. Onlarla ilgili suç ve ceza sistemi de farklılık göstermektedir.
Kamu yönetimi ile toplumun yabancılaşmasına neden olan faktörleri, toplumların yapısına ve kamu yönetimi geleneklerine göre çeşitlendirmek mümkündür. Söz konusu faktörlerin hemen hemen tümü kötü yönetimin oluşmasında ve gelişmesinde rol oynamaktadır. Kamu yönetimi ile toplumun yabancılaşmasına yol açan etkenle¬rin azaltılması ve giderek yok edilmesi, yakınlaşmayı sağlayacaktır. Dolayısıyla kötü yönetim uygulamalarını da azaltacaktır. Yabancılaşmanın azaltılması ve buna karşılık yakınlaşmanın sağlanması için bazı faktörler etkili olabilecektir. Bunlar, saydamlık, liyakat, güven unsurunun tesisi ve eşitlik olarak belirtilebilir.
***8226; Saydamlık: Kamu kurum ve kuruluşlarının eylemlerinde, işlemlerinde ve karar süreçlerinde egemen olan gizliliğin ortadan kaldırılarak bütün bunların toplum tarafından görülebilir kılınması, saydamlığı ifade etmektedir. Böylece, hukuka aykırı, hukuka uygun ama yerinde olmayan, keyfi, toplum yararını gözetmeyen, çıkar çatışmalarının kamu çalışanları lehine sonuçlandığı bütün faaliyetler gün ışığına çıkabilecektir. Saydamlık kuralıyla birlikte gelecek kamuoyu denetimi, kamu çalışanlarının işlemlerinde, eylemlerinde ve kararlarında daha dikkatli davranmalarını sağlayacaktır. Böylece, kötü yönetim uygulamalarının da önüne set çekilebilecektir.
***8226; Liyakat: Kamu görevlilerinin istihdamında liyakat ilkesine uyulması, kayırma¬cılık ve nitelik yetersizliğinden kaynaklanan kötü yönetim uygulamalarını azal¬tacaktır. Ayrıca, kamu yönetimi içerisinde kamu çalışanlarının oluşturduğu "seçkin" yapıyı yıkarken toplumla bütünleşmesinin sağlanmasında rol oynaya¬caktır.
***8226; Güven Unsurunun Tesisi: Kamu yönetiminin toplumla bütünleşmesini sağla¬yacak en önemli faktörlerden birisi de güven tesisidir. Toplumun önemli bir kısmı kamu yönetimine ve onun çalışanlarına güvenmemektedir. Güvensizliğin temelinde, kayırmacılık, rüşvet, yolsuzluk gibi kötü yönetim uygulamaları bu¬lunmaktadır. Söz konusu kötü yönetim uygulamalarının azalması ve toplumun güvenin artması, gelecekte kötü yönetim uygulamalarının tekrarlanma riskini azaltacaktır. Çünkü toplumdaki kötü yönetimin normal bir uygulama olarak görme alışkanlıkları yerini iyi yönetim alışkanlıklarına bırakacaktır. Böylece, toplumun kamu yönetimine olan desteği artarken, kamuoyu denetimi de etkin-leşebilecektir.
***8226; Eşitlik: Kamu çalışanlarının toplumun geri kalanına oranla ayrıcalıklı bir ko¬numda olması, toplumla bütünleşmesinin önünde engeldir. Gerek kamu hizmet¬lerinden yararlanma, gerek yargı karşısındaki konumları, gerekse kurumlarının onlara sunduğu lojman, servis, yemek gibi avantajlar toplumun kamu çalışanla¬rına bakışını farklılaştırmaktadır. Kamu çalışanlarının da toplumdaki diğer bi¬reylerle eşit konumda bulunmaları, onlarla aynı mekânları paylaşmaları, aynı alış veriş merkezlerini kullanmaları, kamu hizmetlerinden yararlanmada aynı kuyruğu beklemeleri, konusu suç teşkil eden benzer davranışlarda aynı koşul¬larda soruşturmaya tabi tutulmaları toplumla bütünleşmeyi sağlayacak faktörler arasındadır.
Kamu yönetiminin toplumla bütünleşmesi, ortak değerleri paylaşması anlamına gelmektedir. Eğer toplum içinde kötü yönetim uygulamalarını hoş karşılamayan ahlaki temeller varsa kamu görevlileri de bu ilke ve değerler içerisinde hareket ede¬ceklerdir.

Toplumsal Değer Sisteminin Oluşması
Kötü yönetim uygulamalarının ve sonuçlarının yanlış olduğunu bilen ve bunları ahlak dışı gören toplumlarda, kötü yönetimin oluşması ve gelişmesi kolaylıkla ger¬çekleşmez. Çünkü bu tür toplumlar kötü yönetim uygulamalarının neler getireceğini çok iyi bildiklerinden bu batağa düşmemek için direnirler. Bireyler daha dürüst davranış sergiler ve bazı değerler çerçevesinde ilişki kurarlar. Bu değerler arasında hukuk kurallarına ve etik ilkelere uygun davranma, vergilerini ödeme, kendilerin¬den daha zor durumda olanlara yardım etme, kısa dönemli çıkarlar için başkalarının haklarını ihlal etmeme gibi temel davranış biçimleri belirtilebilir. Bu tür değerleri kabul eden ve uygulayan bireylerin kamu yönetiminde çalışması, kötü yönetimin en büyük engelidir.
Toplumsal değer sisteminin oluşması ve bunun kamu yönetimine yansımasında iki önemli gösterge karşımıza çıkmaktadır. Birincisi, rüşvet ve hediye, ikincisi ise ka¬mu malına karşı davranış biçimidir.
Rüşvet ve hediye alıp verme uygulaması genellikle doğu toplumlarına özgü bir davranış biçimidir ve kaynağı ne olursa olsun, günümüzde kötü yönetimin önemli göstergesi arasında yer almaktadır. Memurlar, herhangi bir hizmeti vermek için rüşvet veya hediye beklemekte, buna karşılık toplumsal aktörler de herhangi bir hizmeti almak için rüşvet veya hediye vermeye hazır durumda bulunmaktadır. Böy¬lece, memurlar gelirlerini resmi olmayan ücretlerle artırırken, toplumsal aktörler ikinci bir vergi ödemektedirler. Rüşvet veya hediye vermeyi reddeden veya yeterli miktarda ödemeyen veya ödeyecek gücü olmayan kişi hizmetten yeterince yararla¬namaz. Ödemeye gücü yetenler ise daha iyi muamele görürler (Caiden, 1981: 68).
Kamu mallarına karşı tutum, iki boyutta ele alınmaktadır. Birincisi, memurların gösterdikleri davranıştır. Memurların kamu mallarını kendi özel amaçlarına kullan¬maları ya da kendi özel mallarından daha titiz bir şekilde korumamaları kötü yöne¬timi geliştiren davranışlardandır. Kamu kaynaklarının israfı, bütçe açıkları, vergi adaletsizliği, kayıt dışı ekonomi gibi olgular memurların kamu malına karşı erdemli olmadıklarının göstergesidir.
Kamu mallarına karşı davranışın ikinci boyutu ise toplumsal aktörlerden kaynak¬lanmaktadır. Bireyler, özel sektör ve diğer aktörlerin kamu mallarını ve kaynakları¬nı kendi çıkarlarına tahsisini sağlamaları veya bunları haksız edinmeleri, vergi ver¬memeleri, kamu hizmetlerinden ücretsiz yararlanma yollarını bulmaları gibi davra¬nışlar toplumsal değerlerin eksikliğini vurgulamaktadır.
Toplumun rüşvet ve hediye taleplerine karşı direnmesi ve bu direncin toplumsal anlayış olarak benimsenmesi kötü yönetim karşısında önemli bir mevzi kazanmak anlamındadır. Aynı şekilde, kamu kaynaklarının ve hizmetlerin kullanımında ayrı¬calık beklememek, vergi vermek, kamu mallarını özel mal gibi korumak, katkıda bulunmadan hizmet beklememek gibi değer ve ilkeler de kötü yönetimle mücadele¬de toplumsal aktörler tarafından benimsenmeyi beklemektedir.
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 14.11.09, 16:09
Güvenilir
 
Üyelik tarihi: May 2006
İletiler: 1.665
kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.
Standart Kötü Yönetimi Tedavi Etmek

KÖTÜ YÖNETİMİ TEDAVİ ETMEDE GÜÇLÜKLER
Alışkanlıkların ve güçlü geleneklerin değiştirilmesi zordur. Kötü yönetim uygula¬malarından herkes rahatsızlığını dile getirmesine rağmen, yönetimin iyileştirilmesi yönündeki çabalar çoğu zaman başarısız olabilmektedir. Yasal düzenlemelerin bir¬çok sorunun üstesinden gelebileceği düşünülmekte, yeni kurumlar oluşturulmakta fakat alınan bu tedbirler de çözümü getirmekten uzak kalabilmektedir. Siyasal otori¬teler yeni vaatlerle iktidara gelmekte ve yeni yasal düzenlemeler ile yeni kurumlar oluşturmakta ama sonuç değişmeyebilmektedir.
Belirtilen bu değişmezliğin temelinde kötü yönetim uygulamalarının içselleştirilmiş olması veya bir başka ifadeyle kamu yönetiminin normal işleyişi olarak görülmesi olduğu söylenebilir. Hatalar ve kural dışı davranışlar ile işlemler sistem içinde tolere edilmeye çalışılmaktadır. Kamusal ve kişisel dürüstlükler yadırganmakta ve etik değerler yok sayılmaktadır.
Jabbra, kötü yönetimin değişmezliğini toplumlardaki bozuk kültürel tutumlara bağ¬lamaktadır. Ona göre kötü yönetim, sadece kamu yönetimi yapılarından değil, aynı zamanda tüm sosyal dokuların özelliklerinden de kaynaklanmaktadır. Bir başka deyişle, kötü yönetim kusurlu kültürel yapılarca biçimlenmiş ve kök salmış davranış modelleri tarafından şekillendirilmektedir. Böylece, hem kamu görevlilerinin hem de vatandaşların kafalarında şartlandırılmış bir görüntü ortaya çıkmaktadır (Jabbra, 1976: 691). Ayrıca, kültürel bozukluğun olduğu toplumlarda kamu çalışanlarının önemli bir kısmı, kendilerini yasaların ve etik değerlerin üstünde tutmakta, vatanda¬şı küçük görmekte, her şeyi yapabileceklerini ve suç teşkil eden davranışlarının karşılığında cezasız kurtulabileceklerini düşünmektedirler. Onları eleştiren ve tehdit eden herkese karşı olumsuz tavır takınmakta ve ceza vermeye çaba sarf etmektedir¬ler (Jabbra, 1976: 676).
Kötü yönetim uygulamalarının yok edilmesinde karşımıza çıkan güçlüklerin top¬lumsal kültüre ve yönetim kültürüne dayalı bazı özellikleri bulunmaktadır (Caiden and Caiden, 1977: 306-307);
***8226; Toplum, kendi sosyal yapısına uymayan yabancı menşeli etik kodları oluştur¬muştur. Toplum bu etik kodları kabul etmede çekimser davranırken, geleneksel değerlerinden de uzaklaşmaktadır. Böylece "değersizlik" egemen hale gelmek¬tedir. Örneğin, bir zamanlar kayırmacılık yapmanın gizli tutulduğu ve toplumun geneli tarafından kınandığı bir kültür yerine, kayırmacılık yapmayanların "be¬ceriksiz" olarak nitelendirildiği bir anlayışın egemen olması.
***8226; Kamu yönetimi içinde oluşturulmuş uygulamaların dışardan gelen yeni kuralla¬ra direnmesi söz konusudur. Yeni kurallara uygun davranmak grup psikolojisi¬nin de etkisiyle küçültücü bir davranış olarak algılanır. Dolayısıyla kuralların ihlali desteklenmiş olur. Hatta daha da aşırıya gidilerek ihlal etmeyenler, ihlal edenler tarafından dışlanır. Kuralları ihlal edenler ve kötü yönetim uygulamala¬rı, koruma görür. Bunların açığa çıkması durumunda ise, şaşkınlık belirtileriyle masum olduklarını vurgularlar. Komplo ile karşı karşıya bulunduklarını belirt¬meyi de ihmal etmezler.
***8226; Kötü yönetim uygulamalarının önlenmesi güçlü irade ve desteğe ihtiyaç hisset¬tirmektedir. Siyasal otoritelerin kararlılığına ve başka alanlarda gösterdikleri başarılı uygulamaların desteğine ihtiyaç olabilir. Bu alandaki girişimlerin ciddi ve sürdürülebilir nitelikte olması gerekmektedir.
Toplumsal kültürün bozukluğunun yanında kötü yönetim uygulamalarının bizatihi kendisi de dirençli bir virüs gibi görülmektedir. Bu virüs kamu yönetiminin kanına girdiği zaman hızlı bir biçimde yayılmaktadır. Tedavi edilse bile yok olacağının garantisi yoktur. Gün yüzüne çıkmak için sürekli fırsat kollamaktadır. Bu açıdan, kötü yönetim virüsünü yok etmek çabası yerine, çekilmez durumdan katlanılabilir durumu getirme çabası daha iyi sonuçlar vermektedir (Caiden ve Caiden, 1979: 478-494).
SONUÇ
Kötü yönetimin tedavi edilmesinde ortaya konulan reçetelerin gösterdiği rolü üstle¬necek iki aktör bulunmaktadır. Bunlar, toplum ve kamu yönetimidir.
Toplumun belli bir ahlaki düzeyde olması, özen, çalışkanlık ve sabır gibi ilkeleri benimsemesi iyi yönetime sahip olmalarında önemli bir araçtır. Toplumların layık oldukları biçimde yönetildikleri söylenir. Eğer insanlar kendilerinin sindirilmeleri¬ne, horlanmalarına, aldatılmalarına ve boş verilmelerine izin verirlerse, kötü bir yönetime sahip olurlar.
Yukarıdaki sözü tersten de okuyabiliriz, yani "Her yönetimin layık olduğu bir halkı vardır" da denilebilir. Kamu yönetimleri eğer özenle ve sabırla çalışırlarsa, ısrarlı, meraklı, dürüst ve etkin olurlarsa, iyi, sadık ve işbirliği yapan vatandaşlara sahip olurlar. Eğer küçük görürler, aldatırlar ve boş verirlerse, karşılarında aynı şekilde yönetimle işbirliği yapmayan ve güvenmeyen vatandaşlar bulacaklardır. Eğer kamu yönetimi insanları aldatırsa, insanlar da onu aldatacaktır. Yönetim yalan söylerse, onlar da yalan söyleyecektir. Kamu yönetimi onlarla özdeşleşmezse, onlar da yöne¬timle özdeşleşmeyeceklerdir. Böylece, askere alınmaya karşı çıkacaklar, vergileri ödemekten kaçınacaklar, yanlış bilgi vereceklerdir.
Kamu yönetiminin bu tür olumsuz yapılardan kurtarılarak, toplumun ihtiyaçlarını karşılayabilen, hizmet kalitesine dikkat eden, sempatik, hukuka saygılı ve düzenli işleyen bir yapıya kavuşturulması temel hedeftir. Bu amaçla, yasal-kurumsal düzen¬lemelerin yanında kamu çalışanlarının ve toplumsal aktörlerin kafalarında mevcut olan anlayışların da değişmesi gerekmektedir. Anlayış değişimi yaşanmadan yapı¬lan düzenlemelerin kötü yönetimi ortadan kaldırmaya veya zararlarını en aza indir¬meye yetmediği bilinmektedir.
Kamu hizmeti bilinci geliştirilmesi, yönetim-toplum bütünleşmesi, toplumsal değer sisteminin veya etik kültürünün geliştirilmesi "anlayış değişimi"nin temelinde yer almaktadır. Anlayış değişiminin başlaması ve sürdürülebilir olması açısından, siya¬sal otoritelerin güçlenmesi; yerinden yönetim uygulamalarının geliştirilmesi; ku¬rumlarda etkinlik, verimlilik, saydamlık ve hesap verebilirlik mekanizmalarının kurulması; sivil toplumun süreç içinde etkin rol alması; yönetime ilişkin etik ilkele¬rin oluşturulması ile bunların izlenmesi ve değerlendirilmesi gibi önlemlere ihtiyaç bulunmaktadır.
Ayrıca, geleneksel yönetim sistemine alternatif olarak gelişen yeni kamu yönetimi anlayışının etik ilke ve standartlarla güçlendirilmesi durumunda, kötü yönetimin tedavisinde önemli bir rol oynayacağını belirtmek gerekir. Yeni kamu yönetimi anlayışı, esnek kurallar, yatay hiyerarşi, beyana güven gibi ilkeleriyle, kötü yöneti¬min kaynaklarından olan katı kuralcılık, şekilcilik ve kırtasiyecilik gibi uygulamala¬rı yok etme eğilimindedir.
Eklenmiş Dosya
Dosya tipi: pdf Eken.pdf (288,4 KB (Kilobyte), 35x kez indirilmiştir)
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
etmek, kötü, tedavi, yönetimi

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 09:07 .