Nüve Forum

Nüve Forum > akademik > Eğitim Fakültesi > Eğitim Bilimleri Bölümü > Kamu Görevlilerine Yönelik Soruşturmalar

Eğitim Bilimleri Bölümü hakkinda Kamu Görevlilerine Yönelik Soruşturmalar ile ilgili bilgiler


[coverattach=1]Toplumsal yaşamın düzenlenmesi amacıyla konulan kurallara uymayan davranışlar, bu kuralların uygulayıcılannca bir yaptırıma bağlanır. Din, ahlak, görgü kurallarının hukuksal bir metne bağlanmamış olanlarına uygulanan yaptırımlar devlet gücüyle desteklenmediğinden, bireylerin toplum

Like Tree6Likes
  • 2 Post By Ayşe Dürdane Erduran
  • 2 Post By Ayşe Dürdane Erduran
  • 2 Post By Ayşe Dürdane Erduran

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 30.09.09, 07:26
Profesör
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: Istanbul
İletiler: 7.765
Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.
Standart Kamu Görevlilerine Yönelik Soruşturmalar

[coverattach=1]Toplumsal yaşamın düzenlenmesi amacıyla konulan kurallara uymayan davranışlar, bu kuralların uygulayıcılannca bir yaptırıma bağlanır. Din, ahlak, görgü kurallarının hukuksal bir metne bağlanmamış olanlarına uygulanan yaptırımlar devlet gücüyle desteklenmediğinden, bireylerin toplum yargılarına önem verme derecelerine ve yaptırımın gücüne bağlı olarak göreli güçsüzlük gösterirler. Hukuk kuralları ise, hukuka aykırılığı ortadan kaldıran haller dışında (Görgün, 1983, s. 121), geçersiz kılma, ödetme, zorunlu uygulama, ceza verme (disiplin, yoksunluk, para, hapis) yaptırımları devlet gücüyle desteklen¬diğinden, hem bu yaptırımların (Akıntürk, 1984, s. 12) hem de caydırı¬cılıklarının daha güçlü olduğu savlanabilir.
Suç ve ceza kavramlarının evrimi ile, suçun oluşumunda bireyin ve karşısındaki kişilerin çeşitli kişisel ve anlık durumlarının, çevre koşul¬larının, toplumun rollerinin anlaşılması, yaptırımlarla ilgili düşünce ve uygulamalarda, bireylerin hak ve özgürlüklerini ön plana alan, suç kesinlik kazanmadıkça yaptırıma başvurmayan, yaptırımların süre ve biçimlerinde sürekli düzeltmeler yapan değişiklikleri ortaya çıkarmış ve yaygınlaştırmıştır. Bu yaygınlık, kişi hakları konusunda ulusal boyutlar dışında oluşumlara yolaçmış, insan Hakları Evrensel Beyannamesi ile gelişen bu oluşumlar, uluslararası mahkemelere, uluslararası birliklerin bu yönlü kararlarına temel olmuştur. Avrupa Konseyi Bakanlar Ko¬mitesi, soruşturma ve yargılamalarda, kişiye ilişkin beş temel hakkın gözetilmesini benimsemiştir (AKBK, 1978, s. 4). Bunlardan birincisi dinlenilme hakkıdır.
Dinlenilme hakkı, bireyin olay hakkında konuşabilmesini, kanıt gösterebilmesini ve bu haklarından haberdar edilmesini içermektedir. Böylece, bireyden haklarını bilmesini beklemek, yerini, ona hangi hak¬larının olduğunu bildirmeye bırakmakta, bilmemenin yol açtığı hak kullanılmazlığından doğacak yanlış ve haksız yargılar önlenmeye çalışılmaktadır.
İkinci hak, bilgikaynaklarından yararlanmaktır. İlgilinin isteği üzerine, işlemin tamamlanmasından önce, işleme dayanak olacak verilerin tümü hakkında en uygar gereçlerle bilgi verilmesi uygun görülmüştür.
Hakkındaki işlemin oluşumuna katılma veya kendini temsil ettirme hakkının, tüm süreçte değilse bile sürecin bazı aşamalarında kullanılması gerekli görülmüştür. Diğer iki hak, yönetsel işlemin gerekçeli olması ve bireyin karara karşı itiraz yollarının belirtilmesidir. Kararın yazılı duyurumu ile birlikte, ilgilinin hakkı olan karşı başvuru yollan ve sürecinin de belirtilmesi öngörülmüştür. Böylece kararın kontrolü için sağlanan olanaklardan kişinin zaman geçmeden haberli olması ve ona bu haklarını kullanabilme olanağının sağlanması gerçekleştirilmiş olacaktır.
Kamu görevlileri, görevlerin gereğince yerine getirilmesi, görevliye güvence sağlanması ve sorumlulukların yaptırıma bağlanması yararları olduğu savlana bilen bir ayrıcalık ile diğer vatandaşlardan farklı tutulmuş, işledikleri öne sürülen suçlar, nedeniyle haklarında ceza kovuşturması açılması -yasal ayrıcalıklar dışında- yasanın belirlediği yönetsel yerin iznine bağlı kılınmıştır (Anayasa, Md. 129). Bu iznin verilmesi, ilgili yönetsel yerin veya onun yerine bu görevi yapacak soruşturmacının gerçekleştireceği hazırlık soruşturmasının sonucuna dayandırılmıştır (MMHKM, Md. 2). Yönetsel makamlar çoğu kez, soruşturmayla ilgili konularda kurumlarının denetim birimlerini kullanmaktadırlar. Memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili iki tür soruşturma yapılmaktadır: Hazırlık soruşturması ve disiplin soruşturması.

Yard. Doç. Dr. Hüseyin BAŞAR
Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi.
Eklenmiş Resim
Dosya tipi: jpg bxp45321h.jpg (23,6 KB (Kilobyte), 1766x kez indirilmiştir)
__________________
[CENTER]NEVART AKADEMİ
www.nevart.net
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Disleksi Eğitimi
Okuma Güçlüğü[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 30.09.09, 07:27
Profesör
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: Istanbul
İletiler: 7.765
Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.
Standart Kamu Görevlilerine Yönelik Soruşturmalar

Hazırlık Soruşturması
Kamu görevlilerinin görevleri sırasında veya görevleriyle ilgili olarak işledikleri öne sürülen suçlardan, Türk Ceza Kanunu ve ceza hükümlü diğer kanunların suç saydığı eylemler için, yasaların öngördüğü ayrıcalıklar dışında, hazırlık soruşturmaları, yöneticiler veya görevlen¬direcekleri kişilerce Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'na göre yapılır (MMHKM. Md. 2). Cumhurbaşkanı'nın onayı ile atanan memurların soruşturmaları grupça yapılır, bunların muhakeme edilip edilmemelerine Danıştay karar verir (MMHKM, Md. 10).
Kamu görevlilerinin 1609 sayılı yasada (BCD) belirtilen, rüşvet, hırsızlık, kaçakçılık, emaneti kendine mal etme, alım satımda karışıklık yaratma, şifre açıklama suçlarında, savcı durumu valiye bildirerek, hazırlık soruşturmasına başlar. Vali bu soruşturma için onbeş gün için¬de izin vermezse, savcı Adalet Bakanlığı aracılığıyla memurun bağlı olduğu bakanlıktan soruşturma izni ister. Vali savcıya soruşturma izni verebileceği gibi, ayrıca soruşturma yapabilir veya yaptırabilir (BCD, Md. 1). Bunun için görevlendirilen soruşturmacı, savcının yapacağı hazırlık soruşturmasını kamu görevlisi yönünden aydınlığa kavuşturmak için, kendine verilen soruşturma emrine göre yapacağı hazırlık soruştur¬ması çalışmalarının sonucunu gerekli görürse savcıya verir (BCD, Md. 2). Soruşturmacı, bu konudaki soruşturma raporunu soruşturma emri veren makama ileterek, disiplin yönünden gerekli gördüğü önlemleri de belirtir.
Soruşturmalar yöneticilerce veya görevlendirecekleri kişilerce yapı¬lır. Bu görevlinin, soruşturacağı kişiden, makam, yaş, kıdem ölçütleri açısından farklılık taşıması istenen ve uygulanan özelliklerdendir. So¬ruşturmacı, çoğu kez o kurumun denetim birimindeki görevlilerden biridir. Bu nedenle bu yazıda soruşturmacı sözcüğü yerine, bundan sonra "denetçi" sözcüğü kullanılmıştır. Denetçilerce yapılacak olan hazırlık soruşturmasının süreçleri olarak şunlar verilebilir:
1. Soruşturma Emri: Denetçi, karşılaştığı veya haber aldığı suç sayılabilecek eylemler için kendiliğinden soruşturma yapamaz. Hazırlık soruşturmasının sürdürülebilmesi için denetçinin soruşturma emri almış olması gereklidir. (MEGSB, 1983, s. 4). Denetçi, suç duyurusu ile ilgili bir ön araştırma yapmakla birlikte duyuruyu, soruşturma emri verebi¬lecek olanlara ileterek soruşturma emrini beklemelidir.
Soruşturma emri verebilecek olanlar, merkezdeki görevliler için bakan ve bakanlık makamı, bağımsız genel müdürlüklerde genel müdür, taşradakiler için vali, kaymakam veya bağlı olduğu yönetsel birimin amiridir. Bu kişilerin; hazırlık soruşturmasını kendilerinin yapma yet¬kileri de vardır (MMHKM, Md. 2). Bu hükümleri koyan- yasanın cum¬huriyetten önce (1913) çıkarıldığı ve daha sonraki gelişmeleri içermediği gözetilmelidir. Eğitim sisteminde bugün, ilköğretim denetçilerine en az îl Milli Eğitim Gençlik ve Spor Müdürü veya vali, bakanlık denetçile¬rine de bakanlık makamı veya bakan tarafından soruşturma emri verile¬bilmelidir.
Denetçinin, kendisine iletilen suç duyuruları karşısında soruşturma emri istemeden önce bir ön inceleme yapması yerinde olur. (Sorguç, 1980 a, s. 52,23; Taymaz, 1982, s. 161,179). Böylece o konuda bir soruş¬turmanın gerekip gerekmediği ortaya çıkarılabilir. Gerekmiyorsa durum merkeze bildirilir.
Soruşturma emri, hangi suçlardan kimler hakkında soruşturma yapılacağım ortaya koyar. Denetçi, yalnızca soruşturma emrindeki suç¬lan ama bu suçların tümünü, soruşturma konusu yapmalıdır. Soruşturma sürecinde yeni suç veya suçlular ortaya çıkarsa, onların soruşturulması için de soruşturma emri istemelidir. Usulüne uygun bir soruşturma em¬rine dayalı olmayan son soruşturmaya gerek görme kararlarının danış-tayca geri çevrildiğinin örnekleri vardır. (Sorguç, 1980, s. 59-61).
2. Planlama: Her çalışmada olduğu gibi, soruşturmada da yapılacak
işlerin planlanması, planlamanın yaıarları gereğidir. Denetçi şikayetçi,
sanık ve tanıkların kimler olduklarını, adreslerini, kimler için nelerin
savlandığını gözönüne alarak sorşturma yapmalıdır. Soruşturma planı-
nın basamakları olarak, soruşturma hazırlıkları, kanıt toplama, değer-
lendirme, karar ve raporlama sayılabilir.

3. Soruşturma Hazırlıkları :
a) Görev Alabilme: Denetçi önce, soruşturma emrinde suçlu ola-
bileceği belirtilen kişiler hakkında soruşturma yapıp yapamayacağını
belirlemelidir. Suçtan kendisi zarar gören, sanıkla evlilik veya koruma
bağlılığı kurmuş olan, üçüncü dereceye kadar akrabalığı bulunan, aynı
davada avukat, tanık veya bilirkişi olan denetçiler, o konuda hazırlık
soruşturması yapamazlar (CMUK, Md. 21). Denetçi bu durumdan,
soruşturma emri veren makamı hemen haberdar etmelidir.
Soruşturmanın herhangi bir aşamasında davacı veya sanık, denetçi reddi istemiyle denetçiye veya soruşturma emri veren makama başvura¬bilir. Denetçi, bu başvuruyu soruşturma emri veren makama iletmelidir (CMUK, Md. 23-25).
b) Suç Türünü Belirleme: Sanığa yüklenen eylemin hangi yasa ile
belirlenmiş nasıl bir suç olduğu ortaya konur. Bunun için önce belirtilen
eylemin görev sırasından veya görev nedeniyle oluşmuş olup olmadığı,
suç olup olmadığı kararlaştırılır. Bir eylemin suç sayılabilmesi için yasada
tanımlanmış olması ve kişinin kusurlu bulunması gerekir (TCK, Md. 1;
Göğer, 1976, s.236).Suçu belirlemede, suçun işlendiği zamanda geçerli
olan yasalara bakılır. Hükümleri farklı olan yasalardan, sanık lehine olanı
uygulanır (TCK, Md. 2).
Soruşturma emrinde belirlenen suç konusu eylem, ya disiplin soruş¬turmasını gerektiren ve Devlet Memurları Kanunu ile eğitimcilerle ilgili disiplin suç ve cezalarını içeren diğer kanunların uygulanmasına konu olan disiplin suçlarıdır, veya Türk Ceza Kanunu ve diğer ceza hükümlü yasaların kapsamına giren ve çoğu zaman hem disiplin soruşturmasını hem de hazırlık soruşturmasını gerektiren suçlardandır. Denetçi bu ayırımı yaparken, disiplin suçları içinde tanımı olan eylemleri hazırlık soruşturması konusu olarak almamalı, özellikle Türk Ceza Kanunu'nda Devlet idaresi Aleyhine İşlenen Cürümler bölümündeki bazı suçlarla disiplin suçlarım karıştırmamalıdır.
Ceza yasası, suçları cürüm ve kabahatlar olarak ayırmış, bunların tanımlarını ve verilecek cezaları ayrıntılı olarak ele almıştır. Denetçi, suçu ve türünü belirlerken bunları incelemelidir. Hazırlık soruşturması¬na konu olacak suç, görev sırasında veya görev nedeniyle işlenmiş ol¬malı, bu tanım soruşturma emrindeki eyleme uymalıdır. Denetçi, hazırlık soruşturması yargı yerlerince yapılacağı için, görev dışında, görevle ilgili olmayan suçları ayırmalıdır.
Suç türünün belirlenmesinde bir başka boyut eylemin kişisel baş¬vuruya veya isteğe bağlı suçlardan olup olmadığıdır. Bu öğelerin oluş¬madığı suçlar için hazırlık soruşturması yapılmaz (TCK, Md. 108). Hangi suçların bu kapsama girdiği, ceza yasasındaki suç ve ceza belir¬leyici hükümlerde ve bölümlerde yazılıdır.
c) Zamanaşımı: Denetçi, suçun işleniş tarihine bakarak, zamanaşı¬mına uğrayıp uğramadığını belirlemelidir. İzlenmesi kişisel başvuru ve isteğe bağlı suçlarda zamanaşımı altı aydır. Bu süre şikayetçinin eylem ve eylemciden haberli olduğu günden başlar (TCK Md. 108). Zaman¬aşımı süreleri Türk Ceza Kanunu'nda genel hükümler arasında yer aldığından, bu konuları hükme bağlamamış olan özel kanun konu¬larında da uygulanır. Cezalara ilişkin dava ve ceza zamanaşımlan, başlama ve bitiş süreleri zamanaşımının işlemediği durumlar ayrıntılı olarak Türk Ceza Kanunu'nda belirlenmiştir (Md. 96, 120).
d) îzne Bağlılık: Denetçi yapacağı hazırlık soruşturmasıyla ilgili olarak başka kurumlardan izin alması gerekip gerekmediğini gözetme¬lidir. Cumhurbaşkanına hakaret, Türklüğün, Cumhuriyetin, Meclisin, Hükümetin, Bakanlıkların asker veya güvenlik güçlerinin adliyenin, manevi kişiliklerine karşı işlenen suçların soruşturulması Adalet Bakan-hğı'nın iznine bağlıdır (TCK. Md. 160). Ayrıca, başka kurumlarda da suçla ilgili kişilerin olması durumunda ilgili bakanlık veya üst kuruluş¬larla işbirliği yapılır.
e) Aynı Suçla İlgili Soruşturma: Denetçi savcılık ve denetim mer¬kezleriyle ilişki kurarak, aynı suçla ilgili başlamış veya bitmiş bir soruş¬turma varsa, görevi üzerine alarak soruşturmaları birleştirme, sonuçlan¬mış olanlardan da merkezi bilgili kılma yoluna gitmelidir.
f) Koruma Önlemleri: Soruşturma konusunda gerçeklere ulaşmak için bilgi ve belgelerin kaybını önlemek, gerekiyorsa kişileri de koruma altına almak denetçinin temel kaygılarından olmalıdır. Denetçi, kanıt için eşyaları güvence altına alabilir, eşyayı vermek istemeyenlerin hapsi yoluna gidebilir, mektup ve telgraflara el koyabilir, arama, yakalama, yollarını kullanabilir (CMUK, Md. 86-105). Ancak bu yollara giderken, yargıca başvurarak kararlan yargı yerinden çıkartması yerine olur. Çünkü bu yetkiler yargınındır (CMUK, Md. 90,97,106). Gizli belgelerin incelen¬mesi yöntemi ve el konulmayacak mektuplar konusu Ceza Mahkemeleri Usulü Kanunu'nun 88. ve 89. maddelerinde işlenmiştir.
Hazırlık soruşturması yapan denetçi, gerekli gördüğü takdirde kişi¬lere işten el çektirebilir (MMKHM, Md. 12). Bu işlemi gerektiren du¬rum ortadan kalkınca da memurun görevine dönmesine karar verebilir. Denetçi bu durumlarda merkeze bilgi vermelidir.
4. Kanıt Toplama : Hazırlık soruşturmasının bu aşamasında, suç¬lanan hakkında yargı yerlerince soruşturma yapılması gerekip gerek¬mediği konusunda karar vermeye yetecek kadar kamt toplanabilmesi gerekir (CMUK, Md. 183).
a) Suçlayan, Suçlanan ve Tanıklardan Bilgi Toplama: Suçlayan¬dan başlayarak, ilgililerin ifadeleri tek tek ve gizlilik gözetilerek alınır. Tanıklara tanıklıktan önce yemin ettirilir, adı, yaşı daimi ikameti soru¬lup saptanır. Sorgulamaya davet için gerekirse davetiye çıkarılır, buna uymayanlar vali veya kaymakamlığa yazılacak resmi bir yazı ile zorla getirtilebilirler. Zanlının nişanlısı evlilik bağı kalmamış olsa bile eşi, üçüncü dereceye kadar akrabalarının tanıklık etmeme hakları vardır. Ancak sır sahibi izin verirse tanıklıktan çekinilmez. Memurluğu sona ermiş bile olsa, sır niteliğindeki bilgiler için memurun amirinden izin alınması gerekir. Tanıklar, kendilerini veya tanıklıktan çekilme koşul¬larına uyan yakınlarım zarara uğratabilecek olan sorulara yanıt verme¬yebilirler. Tanıkların tanıklıktan çekilme nedenleri belirtilip durum yeminle saptanır. Yeminsiz dinlenecekler için yasa ayrı hüküm koymuş¬tur. Sanık da yeminsiz dinlenir.
Tanık dinlenirken sözü kesilmez, denetçi ona konu ile ilgili sorular sorabilir. Nedensiz olarak tanıklıktan çekilmek isteyenlere para, kabahat-larda altı haftaya, cürümlerde altı aya kadar hapis cezası verilebilir. Tanıklara gerektiğinde yol, konaklama gideri ve uygun miktarda tazmi¬nat verilir (CMUK Md. 56-64). Denetçi bu seçenekleri kullanmak zorunda kalırsa, yargı organlarını devreye sokmalıdır.
Zanlının en son dinlenmesi uygun olur. Neyle suçlandığı kendisine bildirilerek yanıt vermek isteyip istemediği sorulur, kimliği saptanır. Zan¬lının hazırlık soruşturmasında sorgulanması gereklidir (CMUK, md. 135).
b) Yazılı Belge Toplama: Denetçi kamt olabilecek yazılı belgeleri, tanıklıktan çekilme hakkı olanlar hariç, kişi ve kurumlardan alabilir, vermeyenler için hapis cezasına hükmolunabilir. Suça katılma veya yataklık etme kuşkusu olduğunda tanıklıktan çekilebilme durumunda olanların mektup ve telgraflarına da el konulabilir. Resmi belgelerin ortaya çıkmasının ülke için sakınca yaratabileceği ilgili daire amirince belirtilenlerin teslimi hatta gösterilmesi istenemez. Ancak bu belirtme yeterli görülmezse, izin için ilgili bakanlığa başvurulabilir. Gerektiğinde, izin alınarak arama da yaptırılabilir. El konan eşyanın bir dökümü yapı¬larak kapatılıp mühürlenir (CMUK, Md. 87-101). Yazılı belgelerin genellikle asılları alınır, suretleri denetçi tarafından onanarak belgenin alındığı kuruma verilir (Taymaz, 1982, s. 184).
c) Bilirkişi: Gerektiğinde bilirkişi kullanmaya, atamaya, sayılarını belirlemeye (en çok üç kişi) denetçi yetkilidir. Denetçi reddini gerektiren nedenlerle bilirkişinin reddi de istenebilir. Belli konularda görüş bildir¬mekle resmen görevli olanlar veya bilim ve sanat açısından bilirkişiliği gerekenler bu görevden kaçamazlar. Tanıklıktan çekilme nedenleri, bilirkişilikten çekilme nedeni de olurlar. Bilirkişilikleri dairelerince sakın¬calı görülenler dinlenemez. Bilirkişilikten geçerli nedenler dışında kaçı¬nanlara, tekrarlanarak para cezası verilebilir. Bilirkişi önce yemin eder. Gerektiğinde bilirkişinin dosyası incelemesine, sorgulamada bulunmasına hatta soru sormasına izin verilir. Bilirkişi görüşünü yazılı olarak bildirir, masrafları ve uygun bir çalışma ücreti ödenir (CMUK Md. 65-78).
5. Değerlendirme: Değerlendirmenin nesnelliği ve sonucu bakımın¬dan amaca uygunluğu, onun sistem bütünlüğü gözetilerek yapılmasına bağlıdır. Denetçi, karara ulaşmak için topladığı verileri değerlendirir¬ken, yargısal boyuta yönelik olan, sanığın ve suçun özellikleriyle sanık-suç, sanık-davacı ilişkilerini bir sistem bütünlüğü içinde incelemelidir.
Ceza yasaları, cezaların alt ve üst sınırlarını belirlemiş, koşullarını da vererek bu sınırlar içinde esnek davranabilme yetkisini ceza vericiye tanımıştır. Bu yetkinin kullanımı her ne kadar son soruşturmanın, yani yargı yerlerinin konusu ise de, konunun bu aşamaya gelmesinden önce alınabilecek önlemler olmalıdır. Mahkeme edilmelerine gerek vardır veya yoktur yargısını verecek olan denetçinin de bu yargılara varabilmesi için durumu her yönüyle görebilmesine gerek vardır. Sanığın, suçun, dava¬cının, sanık-suç ve sanık-davacı ilişkilerinin ortaya konması, denetçi yargısını etkileyebilecektir.
Sanığın.ve çevrenin özellikleri, onun suç konusu eyleme ilişkin hazır-oluş ve tutumunu etkileyen değişkenlerdendir. Kişinin fiziksel ve psiko¬lojik özellikleri, alışkanlıkları, tutumu, ailesi ve aile özellikleri, aile ve görev çevresi; suçun özellikleri, suç ortamı, suç konusunda aile ve iş çevresinin, toplamsal çevrenin tutumu; sanığın suç anındaki durumu, suç konusuna karşı tutumu; sanık-şikayetçi ilişkileri, şikayetçinin özellik¬leri ve tutumu bilinmeden varılacak olan yargı, çok genel, soyut, çoğu zaman yanıltıcı olabilir. Kişi şu eylemi yapmıştır, bu eylemin yasada suç olarak tanımı vardır, öyleyse kişi suçludur ve hakkında yargı yerlerince soruşturma yapılmalıdır görüşünün kapsayamayacağı özel durumlar hesaba katılmadıkça hukukun amacı gerçekleşmiş olamaz.
Denetçi değerlendirmesinde hukukun amacını sürekli olarak göz-önünde tutmalıdır. Bu amaç salt adaleti gerçekleştirmek değil, ideal hukuka ulaşmak yani var olan değil olması gereken hukuk anlayışını gözetmek, bireylerin çıkarlarını korumaları için uygun ortamı hazırla¬mak, çıkar dengesini kurmak ve korumaktır (Gözübüyük, 1973, s. 7). Öyle durumlar olabilir ki, gerçek suçlu şikayetçidir, üsttür, yöneticidir, hatta toplumdur. Denetçi adaletin, toplumsal düzenin temeli olduğunu düşünerek hata yapmamaya, en doğru yargıya ulaşmaya çabalaman, bunun için tüm olanakları kullanmalı, memurlar için yapılacak hazırlık soruşturmasının yargı yerleri dışında, yapılmasının amaçları arasında, memurun onur ve saygınlığının korunmasının, iftiralardan uzak tutul¬masının da bulunduğunu unutmamalıdır.
6. Karar ve Raporlama: Topladığı verileri değerlendirip bir karara varacak olan denetçi, değerlendirme yanlışlarına neden olabilecek et¬kenleri gözetmeli, peşin hükümlü ve duygusal olmadan nesnel karar verebilmeye çalışmalıdır.
Denetçinin karar ve raporuna dayanarak, ilçe veya il yönetim ku¬rulları, memur hakkında son soruşturmanın açılıp açılmamasına karar verecektir. Denetçi raporu, bu karar için bir öneri niteliğindedir. Soruş¬turma dosyasında, önerinin dayanağı olan belgeler ve görüş özeti (Fez¬leke) yer alır. Görüş özetinin biçimini belirleyen herhangi bir yasal hü¬küm yoktur, bu iş eğitim sisteminde Bakanlık Teftiş Kurulu'nun benim¬sediği biçimde yerine getirilmektedir (MEGSB, 1983, s. 61-75). Görüş özetinde şu bölüm ve bilgiler bulunabilir:
1. Başlık: "Görüşözeti" ana başlığı altında, soruşturma emri veren makam, emrin tarih ve numarası, görüşözeti düzenlenmeden önce ne¬lerin yapıldığını belirten bir kaç cümle.
2. Konu: Sanığın kimliği, neyle suçlandığı, suç konusu eylemin olu¬şumu, varsa suç ortakları.
3. İnceleme: Soruşturma sürecinde yapılanların ve belgelerin asıl¬larına uygun özetleri.
4. Sonuç: Verilerin değerlendirilmesi, ağırlaştırıcı veya hafif leştiri-ci nedenler, hangi yasanın hangi hükümlerine uygunluk olduğu, varılan sonuç.
5. Öneri: Sanık hakkında alınması önerilen yargısal-yönetsel ön¬lem veya önlemler (adli ceza, disiplin cezası, yönetsel ve parasal öneriler).
Görüşözetinin özeti niteliğinde bir tablo hazırlanarak, ayrı bir say¬fa halinde dosyada görüşözetinden önce yer alacak şekilde bulundurulur. Bu tabloda denetçinin adı, soruşturma emrini veren makam, emrin tarih ve numarası, soruşturmanın başlama ve bitiş tarihleri, konusu, sanığın adı ve soyadı, görevi, hangi yasa ile hangi sonucun önerildiği, görüş¬özetinin tarihi ve numarası, nereye verildiği, metin ve eklerinin sayfa sayısı bulunabilir. Bu tablo, görüşözetinin kapağı niteliğini de taşır. Görüşözeti dosyasının kapağı olarak, ayrıca, müfettişin adı, fezlekenin tarih numara ve ek sayısı, soruşturmanın yapıldığı yer, başlama ve bitiş tarihleri ile sanık isimleri yazılabilir.
Görüşözetinden sonra, soruşturma dosyasındaki eklerin sıra nu¬maralarını, kaç parça olduklarını, tarih numara ve isimlerini gösteren bir dizi pusulası bulunur. Pusulanın altı kapatılarak, kaç parça olduğu yazılıp denetçi tarafından imzalanıp mühürlenir.
Hazırlık soruşturması sürecinde, bilgi toplamada uzun süreli gecik¬melerin ortaya çıktığı durumlarda soruşturmanın uzaması, bazen bir süre durdurulması zorunlukları belirebilir. Böyle durumlarda, soruştur¬ma emrini veren makama bir "ön rapor" gönderilir. Ön raporda, soruş¬turma konusu ve işlemleri hakkında özet bilgi verilerek, gecikme neden¬leri ve alınması gerekli önlemler açıklanır. Sonradan düzenlenecek olan görüşözetine bu raporun eklenmesi yerinde olur (Sorguç, 1980a, s. 106).
Görüşözetinde suçlanan hakkında hangi ceza yasasının hangi mad¬desine göre hangi disiplin yasasının hangi maddesine göre, adli ceza, disiplin cezası varsa yönetsel ve parasal önerilerde bulunulduğu belir¬tilir. Görüşözeti genellikle dört nüsha olarak düzenlenir, biri denetçide kalır, diğerleri soruşturma emri veren makama gönderilir.
__________________
[CENTER]NEVART AKADEMİ
www.nevart.net
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Disleksi Eğitimi
Okuma Güçlüğü[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 30.09.09, 07:27
Profesör
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: Istanbul
İletiler: 7.765
Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.
Standart Kamu Görevlilerine Yönelik Soruşturmalar

Disiplin Soruşturması
Memur ve meslek yasaları açısından suç sayılan eylemler disiplin soruşturmasına konu olurlar. Diğer ceza yasalarının suç saydığı eylemler için de yalnızca hazırlık soruşturması yapılmaz, disiplin yönünden ge¬rekli görülen önlemler de belirtilir (MEGSB, 1987, s. 403). Disiplin ceza¬ları, yasa, tüzük ve yönetmeliklerin emrettiği görevleri yapmayan, uyul¬ması zorunlu hususlara uymayan, yasakladığı işleri yapan kamu görev¬lilerine verilir.
I
Eğitim sisteminde çalışanlar olarak, ilkokul öğretmen ve yönetici¬leri ile ilköğretim denetçilerine 4357 sayılı yasa (HÎMA) hükümleri, orta dereceli okul öğretmen ve yöneticilerine 1702 sayılı yasa (ÎOT) hükümleri; özel eğitim kurumları öğretmen ve yöneticilerine, kurumun ait olduğu altsisteme ilişkin yasa hükümleri; bunlar dışındaki eğitim çalışanlarına ve bu yasalarda hüküm bulunmaması halinde eğitim sis¬teminde çalışan kamu görevlilerinin tümüne 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun hükümleri uygulanır.
Yöntemini belirleyen yasal bir metin bulunmamakla birlikte, di¬siplin soruşturması, sürecinde hazırlık soruşturması yapılması gereği de doğabileceğinden, disiplin soruşturmalarında hazırlık soruşturması yön¬temlerinin uygulanması yararlı olur. Disiplin soruşturmasının süreçleri olarak şunlar verilebilir:
/. Soruşturma Hazırlıkları: Denetçiye suç duyurusu ulaştığında veya denetçi disiplin suçu olabilecek bir durumla karşılaştığında eğer o konuda başlatılmış bir soruşturma yoksa, disiplin soruşturması başlayabilir. So¬ruşturma emrinin olmadığı durumlarda denetçi bu emri verecek yetki¬lilere gerektiğinde telefon ve şifre ile (Taymaz, 1982, s. 175) başvurarak soruşturma için onay isteminde bulunur ve aynı zamanda soruşturmayı da sürdürebilir (Sorguç, 1980b, s. 80; Taymaz 1082, s. 183). Soruştur¬maya başlanmadan, hatta onay istenmeden önce, bir ön inceleme ile suç duyurusunun gerçekliği konusunun belirlenmesinde yarar vardır.
Denetçi, disiplin soruşturması yapılması gereken durumlarda elin¬deki verilere göre, yapacağı çalışmaları planlamalıdır. Bu planın aşa¬maları olarak hazırlık soruşturmasındaki basamaklar kullanılabilir.
Denetçi, hazırlık soruşturması yapamayacağı kişiler hakkında di¬siplin soruşturması da yapmamalıdır. Disiplin cezası hükümlü yasalar, hangi eylemler için hangi cezaların verileceğini ayrıntılı olarak belirle¬mişlerdir. Disiplin suçlarımn görevle ilgili veya görev sırasında işlenmiş olup olmadıklarının da önemi yoktur. Bu suçların soruşturulması, kişi¬sel başvuru veya isteğe de bağlı değildir, suçun işlenmiş olması yeterlidir.
Denetçi önce eylemin yalnızca disiplin suçu mu yoksa ceza yasası ve diğer ceza hükümlü yasalar kapsamına giren ve hazırlık soruşturması gerektiren bir suç mu olduğunu belirlemeye çalışır. Bu belirleme, soruş¬turma sürecinin daha sonraki aşamalarında ortaya çıkacak verilere göre daha sonra da yapılabilir. Eylem bir disiplin suçu ise, denetçi suçlan a¬nın görevini gözeterek, ona hangi yasa hükümlerinin uygulanacağını belirler.
Devlet Memurları Kanunu, disiplin soruşturmaları için zaman aşımı uygulamasını getirmiştir (Md. 127). Buna göre, suçun işlendiğinin öğ¬renildiği günden başlayarak, uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarını gerektiren suçlarda bir ay, memur¬luktan çıkarma cezasını gerektiren suçlarda altı ay içinde disiplin soruş¬turması başlamazsa, disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
Ama ceza alan kişiye, soruşturma belgeleri üzerinde inceleme yapma hakkı verilmediği sürece, bu sürelerin fazla bir önemi de kalmaz. Eyle¬min işlendiği tarihten başlayarak iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği hallerde de ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Denetçi, sorgulama sürecinde bu hükümleri gözetmelidir.
Denetçi, kaybından veya değiştirilebileceğinden kuşkulanıyorsa, konu ile ilgili belgelerin aslının aynı olduğunu ilgili makama onaylatarak suretlerini alabilir (Taymaz, 1982, s. 184).
2. Kanıt Toplama: Varsa suçlayanın, tanık ve sanıkların konu ile
ilgili olarak söyleyecekleri yazıya geçirilir, yazılı her sayfanın altı kişiye
imzalatılır. Suçlayana, suçlama dilekçesinin ve altındaki imzanın kendi-
sine ait olup olmadığı sorulup savlarını kanıtlaması istenir (Sorguç,
1980 b, s. 81).
Tanıklar yeminsiz dinlenir, tanıklıktan çekilme hakkı olanlar (CMUK, Md. 47) dilerlerse bu haklarını kullanabilirler. Gerekirse bilirkişiye de başvurulabilir. Bu işlem yemin dışında, hazırlık soruşturma¬sında olduğu şekliyle uygulanmalıdır. İfade vermek istemeyenler zorlan¬maz, bu istekleri imzaları ile belgelenir. İmzadan da kaçınırlarsa, du¬rum kurumun amiri veya orada tanık olarak bulundurulacak bir iki kişinin imzalayacağı bir tutanakla saptanır (Sorguç, 1980 b, s. 83). De¬netçinin, ifade alacağı kişilere süre tanımak zorunluğu olmadığı danıştay kararıyla belirlenmiştir (Sorguç, 1980 b, s. 84). İlgililerin ifadeleri dışındaki belgelerin toplanması, soruşturma hazırlıkları bölümünde anlatıldığı gibidir. Memurun yalnızca aleyhinde olan kanıtlar değil, lehinde olanlar da toplanmalıdır.
3. Değerlendirme: Disiplin soruşturmasında toplanan verilerin değer-
lendirilmesinde, hazırlık soruşturması verilerinin değerlendirilmesin-
deki özellikler gözetilmelidir. Denetçi kanıtları karşılaştırmalı, tutarlı ve
tutarsız yönlerini gözden geçirmeli, olayı bir bütün olarak görüp eylemin
suç oluşturup oluşturmadığını, suç varsa, türünü, kimlere ait olduğunu
saptamaya çalışmalıdır.
Değerlendirme, soruşturmaların en önemli bölümü sayılabilir. Çünkü bu çabalar sonunda karara varılacaktır. Başkaları hakkında ve¬rilecek kararlar yalnızca onların değil, yakınlarının da yaşamında çok önemli değişiklikler yapabilecektir, bu çok büyük bir sorumluluktur. Denetçinin, bu sorumluluğun bilincinde olması ve yetkilerini sorumlu¬luklarıyla ilişkilendirilerek kullanabilecek yeterliklerle donatılmış ol¬ması gereklidir.
Yalnızca disiplin hükümlü yasalar değil, diğer ceza hükümlü yasa¬lar da günlük yaşamda sürekli karşılaşılabilen durumları önemli suç olarak nitelemişlerdir. Elbette, kusurlu davranışlara göz yumulması ilerde toplumsal düzeni bozabilecek tehlikeler doğurabilir ve bu nedenle suç, önlemini bir yaptırımda bulmalıdır. Ama bu işlemler "hak", "eşitlik" kavramlarına uygun olarak yürümelidir. Bir yerde ve bir kişi için suç olan, bir başka yerde ve bir başka kişi için de suç olmalı, biri için kovuş¬turma yapılıp ceza uygulanıyorsa, diğeri için de sonuç aynı olmalıdır. Aksi halde hak ve eşitlik kavramları yara alır, hatta giderek ortadan kalkar, toplumsal düzen o zamanda bozulur. Kuralların değişeceği özel durumlarda bile karar verici hak kavramından ayrılmamalı, bu değişimi haklı kılan mantığı gösterebilmelidir.
Soruşturma verilerini değerlendirmenin bir başka boyutu, cezaların amacıdır. Bu amaç, hizmetin gereği gibi yürütülmesi ve çalışma düze¬ninin sağlanmasıdır (MMTD, s. 157+45; Tortop, 1983, s. 90). Karar¬lar bu amaca yönelik olmalıdır. Yasalara ve yönteme uygun olsa bile, bu amaca aykırı kararların benimsenmesi, amaçların yerini araçlara bırakması demek olur. Cezalandırmada intikam duygularını tatmin ve¬ya örnek sağlama yerine, topluma kazandırmanın esas olduğu (MMTD, b. 367-369) unutulmamalıdır.
Kişilerarası ilişkilere yönelik disiplin suçlarında, öfke sonucu oluşan bir eylem fazla zararlı olmamış, eylem sahibi gerçekten pişman olmuş ve hedef aldığı kişice bu, pişmanlık veya özür dilemeye bağlı olarak bağışlanmışsa, denetçi hangi yöntemin cezaların amacını gerçekleştir¬mede daha etkili olacağını gözeterek, disiplin cezası önerme veya öner¬meme yollarını benimseyebilmelidir.
Cezaların ertelenmesi, disiplin cezalarında ele alınmayan, ama yararları tartışmasız olan bir uygulamadır. Ertelenmiş bir cezanın belki de en önemli suç önleyici olduğu savunulabilir. Disiplinle ilgili yasalara erteleme hükümlerinin konması, disiplin suçlarını azaltıcı bir etken ola¬rak düşünülüp uygulanabilir.
Disiplin cezası da olsa kimilerince hiç önemsenmeyen bazı cezalar, kimi kişiler için son derece önemlidir (MMTD, s. 367). Denetçi, önere¬ceği cezanın kişiyi nasıl etkileyeceğini, bu etki ile ceza amacının binişim derecesinin ne olacağım gözetmelidir. Aksi halde yalnızca kural olduğu için verilen bir cezanın işlevini yerine getirmesi beklenemez. Özellikle, suçsuz kişilerin yanlı verilere dayalı yanlış kararlarla suçlanmaları ola¬sılığı denetçiyi sürekli rahatsız etmeli, onu onurlu kişilerin hukukunu toplum gözünde küçültmekten alıkoymalıdır.
Denetçi, suç durumunu saptarken, suçun, eylem-suçluluk-hukuka aykırılık olarak söylenebilecek olan temel öğelerini gözetip yorumlaya¬bilirle yanında, suçun ağırlığına ilişkin olan yan öğelerinde takdir hak¬kını da kullanabilmelidir.
Bütün bunlara karşın, bilerek ve istenerek işlenen, sonunda pişman¬lık duyulmayan, ertelenmesinde yarar görülmeyen, ceza uygulaması halinde haksızlık duygusu yaratacak ve çalışma düzenine zarar vere¬bilecek olan eylemler için, yine cezalandırmanın amaçları gözetilerek gerekli cezanın önerilmesinden, hiç bir nedenle kaçınılmamalıdır. Bireyi yanlış eylemden alıkoyan en önemli neden, yaptığının suç olduğunu bil¬mesi değil, suça karşılık mutlaka ceza göreceğini kesin olarak bilmesidir denebilir. Denetçi, kimsenin suçunu bağışlayabilecek durumda olmadığı¬nı unutmamalı, değerlendirmesinde ne zaman hangi sınırlılıklar içinde davranacağına karar verirken, konunun bu iki boyutunu da gözetebil-melidir.
4. Karar ve Raporlama: Denetçinin görevi, eylemin suç olup olma¬dığını, suç ise suçlunun kim olduğunu, suçun hangi yasaya göre nasıl bir ceza gerektirdiğini sağlamak ve önermektir. Bu öneri ışığında cezayı verecek olan makam, disiplin amiri veya atamaya yetkili amirdir (DMK, Md. 126). Denetçi, yapacağı değerlendirme sonunda önerisini içeren bir rapor hazırlar. Raporun bölüm ve bilgileri, hazırlık soruşturması sonun¬da hazırlanan "Görüşözeti"nin bölüm ve bilgileri gibidir. Rapor öze¬tinin ve dosya kapağının da görüşözetinden farkı, adının "Soruşturma Raporu" olmasındadır. Soruşturma raporunda da dizi pusulası ve ekleri bulunur.
Soruşturma raporu ve hazırlık soruşturması sonunda hazırlanan görüşözeti birkaç suret yazılabileceği gibi, gönderildiği kurumca çoğal¬tılıp onaylanabilir de. Denetçi, hazırladığı soruşturma raporunu ve dosyayı soruşturma emri-onayı veren makama iletir, soruşturma raporu¬nun bir suretini kendi yanında alıkoyması yararlı olabilir.
Soruşturmalarda gözetilmesi gereken çok sayıda konu ve özellik vardır (Taymaz, 1982, s. 178-183). Ortaya çıkabilecek yeni durumlar bunların örnek alınmasıyla çözemlenmeyebilir. Bu nedenle denetçileri karşılaşabilecekleri özel durumlarda nasıl davranacaklarını kestirebile¬cek yeterlikte yetiştirmek daha işlevsel görülebilir.
Eğitim denetçilerinin, soruşturmanın davramş boyutunda da dik¬katli olmaları, hakkındaki ceza kesinleşene kadar herkesin suçsuz olarak görülmesi gerektiğini bilip öyle davranmaları, yalnızca soruşturuculuk rollerinin iyi edimlenmesini sağlamakla kalmaz, soruşturmacı rolünün diğer rolleriyle çatışmasını da azaltabilir.
Eklenmiş Dosya
Dosya tipi: pdf 19883HÜSEYİN BAŞAR.pdf (807,2 KB (Kilobyte), 53x kez indirilmiştir)
__________________
[CENTER]NEVART AKADEMİ
www.nevart.net
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Disleksi Eğitimi
Okuma Güçlüğü[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
görevlilerine, kamu, soruşturmalar, yönelik

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 03:58 .