iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 04:39 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » akademik » Eğitim Fakültesi » Eğitim Bilimleri Bölümü » Ana - Baba Ergen ilişkilerini geliştirici öneriler

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 26.08.08, 15:33
Standart Ana - Baba Ergen ilişkilerini geliştirici öneriler

26.08.08, 15:33



Talabani'den: 'Türkler baba, Kürtler ise onun kızı gibidir Baba, artık kızını sevmeli | Hz. Muhammed karikatürleri iki ülkenin ticari ilişkilerini bozdu | Ergen Polikliniği | Ergen beyni farklıdır | Kızım artık bir ergen! |

Eğer arzumuz güçlü, cesaretli, bağımsız ve kendine güvenen gençler yetiştirmekse katı otorite aşamalı olarak gevşetilmelidir. Eğer hedefimiz çocukları korumak ve itaatli yapmaksa otokratik disiplin bebekliğin duygusal ve sosyal bağımlılık dönemini uzatacaktır).
Ergenle ana-baba arasında anlaşmazlık ve kargaşa yaratarak ilişkileri bozan en önemli sorunlar .ergenin, ana-babadan koparak bağımsızlığını elde etme istek ve çabasından kaynaklanmaktadır.
Son çocukluk dönemi ile ergenlik öncesi dönemde ana-babalar çocuklarını genellikle İşbirliği içinde, söz dinleyen, neşeli kişiler olarak görmektedirler. Çocuklara göre ise ana-babaları her şeyi bilen. her zaman haklı ideal kimseler olarak algılanmakta ve herhangi bir ihtiyaç anında rehberlik için ana-babalarına başvurmaktadırlar. Çoğunlukla her iki taraf da bu ilişkiler içinde kendilerini güvenli ve mutlu hissetmektedirler. Ancak ergenlik döneminde genç kimliğini elde etme yolunda kendini yetişkinlik rollerine hazırlamaya başlayınca bu bağımlı çocukluk ilişkisini bir yana bırakarak, özellikle ana -babadan duygusal ve psikolojik bağımsızlığını elde etme çabası içine girer. Çünkü, genç bu dönemde kendini özgürlüğe kavuşturmak ya da Ausubel'in tanımladığı gibi «kendini çocukluktan ve ana-babanın hakimiyetinden kurtarmak» ihtiyacındadır(2). Bu durum genç için çok defa bir korku ve kaygı kaynağı olmaktadır. Çünkü çocukluktaki bağımlılık onun için ne derecede güvenli ve belirgin ise yetişkinliğin bağımsızlığı da o derecede belirsizdir.
Bu çelişkili duygular içinde ergen, bağımsızlığını elde etme çabasını sürdürürken pasif tepkilerden açık düşmanlıklara varan çok çeşitli davranışlar gösterebilir- Aile ile işbirliğini koparıp aile faaliyetlerine katılmayı reddedebilir. Çok defa ana-baba ile ergen arasında tartışmalar hatta bazan çatışmalar doğabilir. Genellikle çatışma, ana-babanın, ergenin kişiliğini hiçe sayarak ona kişisel konularda seçme ve karar verme özgürlüğü tanımamasından kaynaklanmaktadır. Ana-babanın her yönü ile çocuğun hayatına hükmetmeye çalışmasının nedeni ise onu hala muhakemesine güvenilemeyecek bir çocuk gibi görmesidir. Ana-babaların çoğu, ergenlik yaşlarındaki çocuklarının aşamalı olarak yetişkin statüsüne geçmekte olduğunu ve ailevi bağların yavaş yavaş gevşetilmesi gerektiğini anlamakta güçlük çekerler. Genç ise artık kendisine «Bunu yapmak zorundasın, çünkü annen baban öyle istiyor» şeklinde davranılmasın-dan memnun olmamaya başlar(3). Ana-babanın kendini bir çocuk gibi görmesine kızıp içerlediğini gösteren davranışlarda bulunur. Ana-babalar ise çocuklarının bu tür davranışları hayatları boyunca sürdüreceklerini düşünerek üzüntü, endişe, ve korkuya kapılabilirler. Daha gürültülü patırtılı geçişlerde ana-baba da ergene karşı ayni şekilde tepki gösterebilir. Bu olumsuz davranışlar ana-baba ile ergen arasında çeşitli konularda çatışmalara neden olur(4). Hatta bazan bu anlaşmazlıklar profesyonel kişilerin yardımına dahi ihtiyaç duyulacak düzeye ulaşabilir.
Ergenin bağımsızlığını elde etmesinin güç olup olmaması büyük ölçüde çocukluk döneminden itibaren aile içindeki etkileşim örüntüsüne bağlıdır. Bu bağımsızlığın elde edilmesi birdenbire gerçekleşmemektedir. Gencin bağımlılık ihtiyacı yavaş yavaş ancak devamlı surette azalır. Eğer bu geçiş dönemi ailece önceden sezinlenip dikkate alınarak gence aşamalı olarak artırılan sorumluluk, kendi kendine karar verme ve bağımsızlık imkânları sağlanacak olursa yetişkinliğe geçiş dönemi daha rahat ve kolay olacaktır. Bu nedenle ana-babanın kontrol derecesini, ergenin kabul edebileceği ölçüde azaltarak onun kendi kendini kontrol gücünü artırmasına yardımcı olmaları beklenmektedir.
Bu gün aile çocuğun sadece görünüşte ve ahlâki eğitimini sağlayan, öncelikle ekonomik bir birim olarak değil, daha çok çocuğun bireysel mutluluğundan sorumlu olan psikolojik bir birim olarak görülmektedir!. Bunun sonucu olarak da ana-babaların, çocuğun duygusal olgunluk ve kapasitesini geliştirebilmesini ve bir birey olarak kendini gerçekleştirebilmesini kolaylaştıracak uygulamalara büyük önem vermeleri gerekmektedir.

Nüve Forum » akademik » Eğitim Fakültesi » Eğitim Bilimleri Bölümü
__________________
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
lolipop kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye :
oguzgolcik (26.08.08)
Sponsorlar
  #2  
Alt 26.08.08, 15:37
lolipop - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Editör
Üyelik tarihi: Apr 2006
Nereden: Ankara
İletiler: 4.438
Ettiği Teşekkür: 5.861
856 tane iletisine 1.483 kere teşekkür edilmiş
lolipop isimli üye tecrübe puanını kapatmıştır.
  Send PM
Standart Ana - Baba Ergen ilişkilerini geliştirici öneriler

Ana-babalara bu uygulamalarında yararlı olabilecek bazı öneriler aşağıda verilmiştir:
Ana - baba Ergen İlişkilerini Geliştirici Öneriler

1. Ergen davranışlarını tanımak, ya da ergene rehbeılik yaparak davranışlarında olumlu değişiklikler meydana getirmek ve bağımsızlık çabasında ona yardım etmek isteyen ana-babaların her şeyden önce ergenin psikolojik ihtiyaçlarını dikkate almaları gerekmektedir. Çünkü ergenin tüm güdü ve davranış örüntüsünün temelinde psikolojik ihtiyaçları yatmaktadır. Ergen başkaları tarafından kabul edilmek; başarıya ulaşmak için savaşmak; hiçbir şarta bağlı olmadan sevilmek; yaptıklarının ya da davranışlarının başkaları tarafından beğenilip onaylandığını görmek; bir grup ya da kuruma ait olarak onun bir parçası olduğunu hissetmek; başkalarına benzemek; moda ve geleneklere uyum sağlamak; duygusal destek, korunma, bakım, affedilme, cesaret ve yardım yönünden başkalarına bağımlı olmak, kendi kararlarını kendi başına alma, kendi kendine yeterli olma ve benliğine güvenme açısından bağımsız olmak; insanları, problemleri ve engelleri yenerek, başkalarına fikir, duygu ve davranış yönünden etki ederek hükmetmek ve üstün olmak; kendine özgü bir birey olarak tanınmak; kendini gerçekleştirmek ve anlaşılmak ihtiyacındadır(6).
2. Ana-babanın ergene karşı olan tutum ve davranışlarının eğitsel açıdan doğru ve ölçülü olmasına dikkat edilmelidir. Gencin bağımsızlığını engelleyici yanlış bir tutum onun gelişim ve davranışlarını ters yönde etkileyerek çatışmaya neden olabilir.
a) Ergeni bir dereceye kadar korumak ve ona karşı hoşgörülü davranmak uyumunu hayli kolaylaştırabilir. Aileden kopup bağımsızlığını elde etmesinde gence toleranslı bir atmosfer sağlanması onda hakiki bir güven duygusu yaratabilir. Ancak ana-babanın tutumu aşırı hoşgörü ve aşın koruyuculuk şekline girerse, ergen dış dünyaya uyumda büyük güçlüklerle karşılaşabilir. Aşırı hoşgörülü ana-babalar çocuklarını bütün kararlarında kendi kendilerine bırakırlar. Böyle bir ana babalık da diğer aşırı uçtaki, yani otokratik ana babalık kadar engelleyici görünmektedir. Aşırı hoşgörülü olan ana -babaların çocukları sorumluluk duygusu az olan, içki kullanma ve sosyal açıdan toplum düzenine aykırı davranışlara yönelme ihtimalleri yüksek olan çocuklardır!7). Bunlar ayni zamanda uzun vadeli başarıdan çok kısa vadeli zevkleri düşünürleri8). Aşırı hoşgörülü yetiştirilmiş bir genç çevresindeki kişilerden her zaman ilgi ve yardım bekleme alışkanlığına kapılarak her yerde ilgi merkezi olmak ister. Dünyadaki her şeyin kendi yararı ve çıkarı için var olduğuna inanır. Beklediği ilgiyi her zaman bulamayınca da ilk önce saldırganlık şeklinde tepki göstererek açıkça isyan eder. Bu tepki başarılı olmadığı takdirde genç geriler. Atılımlarından vazgeçip pasifçe boyun eğerek ana-babaya bağımlı kalır. Bu gibi kişiler her zaman başkalarının yardımına gereksinim duyarlar.
Aşırı korunan bir ergen ana-babasından ayrılmakta büyük güçlük çeker. Her şeyi onlara sorar, onlara danışır. Evlendikten sonra bile çok defa onlardan ayrılamaz. Ayrılmaya çalışsa da ana-baba genellikle karşı çıkınca ergende suçluluk duygusu gelişebilir.
Ana-baba çocuğu, bencil bir şekilde, evliliklerindeki hayal kırıklıklarının yerine geçebilecek arkadaşlık ve duygusal güven sağlayıcı bir araç olarak görme yoluna giderse bu gibi bağımlılıklar patolojik sonuçlar da doğurabilir. Bu gibi durumlar eşlerden birinin ölmesi ya da eşlerin boşanmış olması halinde ortaya çıkabilir. Özellikle eğer çocuk ölen ana veya baba ile özdeşleşmiş ise onlardan birinin yerini alabilir. Bu durumda genç başkalarıyla; özellikle karşı cinsle ilişki kurmada güçlük çekerek yetişkinlik yaşamının gerekleri ve gerçekleri ile başa çıkamayabitirf9).
Bir genç ana-babasına aşırı derecede bağımlı olacak şekilde yetiştirilmemelidir. Daha küçük yaşlarda bile çocuğun ana-babasına fazlaca bağımlı olması istenen bir şey değildir. Bir ergene, «benim küçük kızım ya da oğlum» şeklinde hitab edilmemelidir. Arkadaşlarının yanında ona çok yakın ve samimi davranarak, «Çocuğum büyüdüğünü zannediyor; ancak benim için henüz bir bebek sayılır» gibi sözler söylemek ergenin gururuna dokunabilir.
b) Ergenin bağımsızlığını kazanmasını engelleyici diğer bir tutum, ana-babanın çocuk üzerinde aşırı hakimiyet kurmak istemesidir. Çocuk üzerinde aşırı hakimiyet kuran ana-babalar ona karşı çok katı ve otoriter bir tutum içine girerek, onu cezalandırarak ya da cezalandırmakla tehdit ederek, onu yaşına ve gelişimine uygun olmayan standartlara uymaya zorlayarak, onu tenkit ederek, gereksiz yere korkutarak, çocuk için plânlar yaparak, bazı durumlarda ise ona gereksiz avantaj ve özel imtiyazlar sağlayarak çocuğu büyük ölçüde kontrol altına almak istemektedirler!10). Ergen ise hakimiyeti reddetme eğiliminde olduğu için ana-babanın bu tutumuna karşı gelecek ve aralarında bir üstünlük kazanma savaşı başlayacaktır.
Baumrind(n). özgürlüğe imkân vermeyen otokratik ana-baba-nın çocuğun davranış ve tutumlarını genellikle kişisel değer ölçülerine bağlı olmayan, belirlenmiş bazı katı ahlâk standartlarına göre şekillendirmeye, kontrol edip değerlendirmeye çalıştığını ve çocukta otoriteye saygı, işe saygı, düzen ve geleneksel yapının korunmasına saygıyı teşvik ettiğini göstermiştir.
Ergenin ev hayatında şüphesiz ki yetişkin otoritesinin yeri vardır. Gencin toplumda, birlikte yaşamaya alışacağı ve uyması gereken adet ve ananelerle ahlâk kuralları vardır. Toplumun istek ve beklentilerine uyma gereksinimi, evde hazırlayıcı, uygun yaşantılar geçiren ergenler için daha kolay olmaktadır. Bundan başka, otorite kişinin psikolojik yapısında çok gerekli ve önemli olan güven duygusunun kazanılmasına yardım eder. Kişinin normal olarak karar vermesinde otorite rehberlik vazifesi görebilir. Ancak bazı ana-ba-balar «otorite»yi özgürlüğe imkân vermeden yöneten anlamına gelen «otoritarian» veya «otokratik» ile karıştırmaktadırlar. Demokratik bir ortamda yetiştirilmiş ergenler seçim yapmada ve karar vermede öncül hazırlıkları genellikle tamamlamış olduklarından onlara otoriteden daha çok bağımsızlık verilebilir.
Elder'e göre hükmedici olan ana babaların ergenlik döneminde bulunan çocukları büyük bir ihtimalle kendilerini istenmeyen çocuklar olarak hissetmekte ve ana-babalarım demokratik ana-baba-ları olan ergenlere göre daha mantıksız saymaktadırlar. Bundan başka otokratik tutum ergende bağımlılığı ve kendine güven duygusunun az olmasını teşvik eder(M).
Diğer bazı araştırıcılara göre çocukların otokratik ana-babala-ra yakınlık duyma ihtimalleri azdır(13). Ayni zamanda bu çocuklar ana-babalarının gözetimi altında bulunmadıkları zamanlarda ahlâk kurallarına uyma ihtimalleri de zayıftır!14). Ana babanın otokratik bir tutum içinde olması ergenin ya boyun eğmesine veya isyankâr olmasına neden olabilir. Diğer bazı araştırıcılar demokratik veya hoşgörülü ana-babadan çok, kısıtlayıcı ana-babanın, çocuklarındaki yaratıcılık gücünü engellediğini bulmuşlardır!15).
Aşırı kontrol altında tutulan ergenlerin çok az arkadaşları olur. Bağımsızlık kazanamazlar ve güven duygusundan da yoksun olurlar!16). Halbuki ergenler bazı ana-babaların düşündüğünden daha akıllıca davranabilecek yetenektedirler.
c) Ana babanın çocuğu hakimiyeti altına almasına neden olan en tehlikeli tutumlardan birisi de gencin reddedilmesi tutumudur.
Newell'e göre(17), ergeni reddeden ana-baba, onu aşırı cezalandırma, ihmal etme, onda her zaman kusur bulup azarlama, onunla ilgilenmeme, onu kızdırma, evden uzaklaştırma ile korkutma, çocuğa karşı duygusal ve tutarsız davranma; onun davranışlarını şüphe ile karşılama, onun için para harcamama ve çocuğu bir kardeşi ya da arkadaşıyla karşılaştırma gibi davranışlar gösterir.
Reddedildiğinin farkına varan çocuk, bu durumdan kurtulmak ve ana-babasının sevgi ve güvenini kazanmak için her çabaya başvurabilir. Ancak başaramayınca gücenir ve içerler. Bu durumda, bir ergen yalnız evde değil, ev dışında da acı duyar ve mutsuz olur. Bu hisse karşı tepkisi ya saldırganlık ya da gerileme şeklinde görülebilir. Her iki durumda da hem ergen hem de yetişkin olarak toplumun isteklerine uyum göstermede güçlük çekebilir. Ana-babaya kendini kabul ettirebilmek için bir çocuk gibi davranmaya devam edebilir. Bu davranışını öğretmenlerine, iş verenlere, diğer yetişkinlere de genelleyerek ayni çocukça davranışlarla kendini onlara kabul ettirmeye çalışabilir. Bu gibi kişilerle anlaşmak da gayet güç olabilir.
d) Çocuğun bağımsızlığını kazanmasının kolay ya da güç olması, büyük ölçüde, ana babanın çocukla ilişkilerinde demokratik ya da otokratik tutumda olup olmamasına bağlıdır. Bağımsızlık ve kendine güven duygusu, her şeyin nedenini çocuklara sık sık açıklama yoluna giden demokratik tutumda ana babaların çocuklarında gelişebilir. Çocuklara karşı davranışlarında otokratik tutumu benimseyen ve beklentileriyle uyguladıkları kuralların nedenlerini çocuklara açıklama gereğini duymayan ana-babaların çocuklarında ise bağımsızlık ve kendine güven duygusu gelişemez.
Elder(18) ergenlerin demokratik ana-babalarla, genellikle ayni cinsle, özdeşleşme ihtimallerinin yüksek olduğunu bulmuş; demokratik veya hoşgörülü ailelerden gelen ergenlerin fikir ve görüşlerinde daha güvenli; ana, babalan kuralları sadece uygulama yerine açıklama yoluna gittikleri takdirde, karar vermede daha bağımsız olacaklarını saptamıştır. Ayni araştırmaya göre demokratik ana-baba-ların çocuklarının akademik açıdan da en üst düzeyde güdülenmiş oldukları görülmüştür. Bu duygu daha birçok araştırıcı tarafından da desteklenmişti19).
Uyguladıkları ahlâk kurallarıyla beklentilerinin nedenlerini genellikle çocuklarına açıklama yoluna giderek onlarda sorumlu bir bağımsızlığın gelişmesine çalışan demokratik ana-babalarda şu tutum ve davranışlar görülür.
a. Çocukla ilgilenip onunla iletişim kurarak ona gerektiği ölçüde kontrol uygulamak suretiyle çocuğun, gittikçe artan bir özelliğe ulaşmasında gereksinim duyduğu fırsat ve imkânları elde etmesine rehberlik yapmak,
b. Çocuğu redderek ona karşı ilgisiz davranmak yerine, çocuğun kendileriyle, karşılıklı sevgi ve saygıya dayanan olumlu bir özdeşim kurmasına yardım etmek.
c. Aile içinde demokratik bir düzen kurarak çocuklara dengeli bir bağımsızlık modeli sağlamak(20).
Ana babanım çocuğa tesirinin, ergenlik dönemi başlarında en yüksek derecede olduğu ve Hse son sınıfa doğru ana-babanın çocuğa tesfc edebilmesinin geniş ölçüde, ilişkisinin kalitesine bağlı bulunduğu anlaşılmıştır. Çocuğun arkadaş gruplarıyla daha fazla ilişki kurduğu bu dönemde, davnvıışlarını yönlendirme açısından ana-ba-bn tesirinin önemi daha da artmaktadır. Bunu ise demokratik yoldan ergenle iyi ilişkiler kurarak onunla aralarındaki iletişimi devam ettirebilen ana-babalar daha iyi başarabilmektedir. Brittain'e gö-re(21) etkileşimin kalitesi üstünse ve ergenler ana-babalarını yetenekli olarak olgulamakta iseler genellikle önemli konularda ana -balarından ayrılmamaktadırlar/Diğer bir araştırma bulgularına göre ergelner ana-babaları ile sıcak ilişkiler içinde oldukları takdirde ana-babaların etkileri arkadaş gruplarının etkilerinden fazla olmaktadır!22). Ana babaların ergenlere uyguladıkları eğitim tarzlarıyla ilgili bir araştırmasında ElderP) demokratik uygulamaları benimsedikleri, yani ergenlere kuralları sık sık açıklaladıkları zaman, ana-babaların etkilerinin güçlü kaldığını belirtmektedir.
Ana-baba otokratik davrandığı takdirde ergen onları tolerans göstermeyen, dar kafalı kişiler olarak algılamakta ve önerileri doğru olsa da, onların tesirinde kalmamaya özen göstermektedir. Halbuki demokratik yollardan çocukla iletişim kurarak onun kalbini kazanan bîr ana-babanın bu dönemde çocuk için yapabileceği yardım ve rehberliğin önemi büyüktür.
3. Ana baba çocuk ilişkilerini bozan çok önemli diğer bir husus, ana babanın çocuğa karşı davranışlarında tutarsız olmasıdır. Ana babanın herhangi bir konuya ilişkin tutumu belirgin ve tutarlı olmalı, her seferinde farklı, çelişkili bir tutum içine girmemelidir. Örneğin, ana bafca bir taraftan çocuğu aşırı kabullenip korurken, diğer taraftan reddedebilir. Bu gibi durumlarda ana-baba esasında çocuğu reddetmekte ancak suçluluk duygusu hissettiği için gereklitemel ihtiyaçlarını yine ihmal etmekle birlikte, çocuğa gereksiz hediyeler. elbiseler ve benzeri şeyler alarak yapay bir şekilde onu aşırı derecede koruduğu izlenimini uyandırmaya çalışmaktadır. Ya da bunun aksine, sağlık ve eğitim gibi önemli hususlarda çocuğa son derecede iyi bir bakım sağlamakla birlikte çocuğun zevk aldığı bazı isteklerini reddetmektedir. Disiplin açısından çok defa tutarsız davranarak, bir seferinde çocuğa karşı katı, sert ve cezalandırıcı davranırken ayni nedenle başka bir sefer yumuşak ve umursamaz bir tutum içine girmektedir!24). Bu gibi tutarsız davranışlar çocuğun şaşkınlık içinde bocalamasına neden olabilir. Çocuk daha küçük yaşlarda olduğu gibi ergenlik döneminde de ana-babası tarafından konan, gerektiğinde kendisine rehberlik görevi yapacak kesin kurallara gereksinim duymakta, bunları uygulamasa da zaman zaman başvuracağı bir ölçüt olarak kullanmak istemektedir.
Bu iki yönlü, tutarsız tutumlar bazan ana baba arasında da görüş ayrılığına neden olarak herhangi bir konuda çocuğa müşterek bir yol göstermelerini ya da rehberlik yapmalarını engeller. Bu da ana-baba ıile çocuk arasında tartışmalara neden olur. Ergen çok defa belirli konularda konan yasak ve kısıtlamalardan çok bu karışık çelişkili durumlardan kurtulmak için çaba harcamak zorunda kalır.
Davranışlarını ana-babanın önerileri doğrultusunda düzeltmek bir ergenin sorumluluğudur. Ancak ana-babanın istenen ya da istenmeyen davranışlar üzerinde görüş birliğine varmasını istemek de ergenin hakkıdır. Eğer ana-babanın istenen ergen faaliyetlerine ilişkin tutumlarında farklılık varsa, bu husustaki tartışmalarını çocuğun bulunmadığı bir zamanda yapmaları uygun olur. Ana-babanın ergene güvenilir, belirli bir yol gösterecek şekilde anlaşmaya varması gerekmektedir. Aksi halde genç ya şaşkınlık içinde bocalar ya da, ana-babadan birinin tutumunun doğru olabileceğinin farkına varmış olsa da, yumuşak gördüğü diğer tarafa yönelme yolunu seçebilir.
4. Ana-babanın dikkat etmesi gereken diğer bir husus, aşırı tutumların son derecede tehlikeli olabileceğidir. Çocuğa bağımsızlık kazandırmak gereklidir. Ancak ona çok erken ya da lüzumundan çok fazla özgürlük tanınması sakıncalı olabilir. Ergenin, ailenin kontrolünden sıyrılarak tam bir bağımsızlık elde etmesi çok kısa bir sürede gerçekleşemez ve gerçekleşmemeiidir. Böyle olunca ergen de kendine güven duygusunu yitirmemiş ve ana-babanın kendisine özgürlük tanımadaki amacını yanlış algılamamış olur.
-Ana babadan kopma süreci ailede ergenlikten önceki yıllardan başlatılmalı ve aşamalı bir süreç içerisinde, çocukta girişim ve sorumluluk duygusunu geliştirecek şekilde plânlanmış bir tutumla, yetişkinliğin ilk yıllarına kadar sürmelidir. Bu zamana kadar ergen, bazı özel ve kritik durumlarda ailenin yardım ve rehberliğine ihtiyacı olmakla birlikte, bir birey olarak tamamıyle bağımsız olabilmelidir.

Nüve Forum » akademik » Eğitim Fakültesi » Eğitim Bilimleri Bölümü
__________________
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
lolipop kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye :
oguzgolcik (26.08.08)
  #3  
Alt 26.08.08, 15:40
lolipop - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Editör
Üyelik tarihi: Apr 2006
Nereden: Ankara
İletiler: 4.438
Ettiği Teşekkür: 5.861
856 tane iletisine 1.483 kere teşekkür edilmiş
lolipop isimli üye tecrübe puanını kapatmıştır.
  Send PM
Standart Ana - Baba Ergen ilişkilerini geliştirici öneriler

5. Bir ergen evde, kendi gücü çerçevesinde bir iş yapmak istediği zaman, ilk çabaları başarısız olsa da aile .çocuğa, faaliyetini sürdürebilmesi için olanak sağlamalı ve cesaret vermelidir. Aile çocuk ilişkileri, ana-babanın sabırlı olmasını gerektirir. Bazı durumlarda, ana-babanın, «Bırak ben yapayım, bu iş bütün gününü alacak» demesi şüphesiz ki daha kolaydır. Belki de ana-baba söz konusu işi daha süratli ve daha iyi yapabileceklerdir. Ancak genç bu durumda, bağımsızlığa ulaşmada gereksinim duyduğu uygulamadan yoksun kalacak ve kendini ailenin aktif bir üyesi olarak görmeyecektir. Oocuğu cesaretlendirmek için evle ilgili bazı sorumluluklar verilebilir. Ancak bir ergenin, evin bütün bakımını üstlenmesi beklenemeyeceği gibi, çocuğa gücünün üstünde işler yüklemek de ana baba çocuk ilişkilerini bozabilir ve çocuğu kavgacı hale getirebllir.
6. Ana-baba ergenin davranışlarını onaylamadığı zaman, ona karşı takınacağı tutum ve işlem yolu çok önemlidir. Bundan daha da önemli bir husus, ana-babanın duygusal yönden gerilim içinde bulunduğu sırada ceza uygulamadan kaçınmasıdır.. Böyle durumlarda, hissi olarak verilen cezanın, çocuk suçsuzluğunu kanıtladığı takdirde, suça uygun olmama tehlikesi doğabilir. Ergenler ve ana-babalarıyla ilgili bir araştırmanın bilgi toplama aşamasında, ergenlerin çoğu ana-babalan tarafından sık sık haksız yere cezalandırıldıklarını hatta dövüldüklerini belirterek bunun ana-babalarıyla çatışmalarının en önemli nedenlerinden biri olduğunu ifade etmişlerdir.
Duygusal gerilim içinde bulunan ana-baba, ergenden İstenen davranışın ne olacağı hakkındaki tutumunda tutarsız da olabilir. Bir sefer önemsemediği bir davranışa kuvvetli tepki göstererek çocuğa lüzumundan ağır bir ceza verebilir. Duygusal anlarda ana-babanın gerek davranışlarının ve gerekse ergene verdiği cezaların tutarsızlığı nedeniyle ergen, doğru tutum ve davranışın ne olacağını kavrayamamış da olabilir. Bu durumda cezanın etkisi de çok sınırlı olacaktır.
7. Gencin davranışları üzerinde en çok tesirini gösterebilecek bir tutum, çocuk sorumluluklarını yerine getirmediği zaman bazı imtiyazların geçici olarak elinden alınmasıdır. Ancak davranışın kötülüğü ile imtiyazların geri alınma derecesi arasında mantıki bir ilişki bulunmalıdır. Örneğin, çocuk sosyal bir randevudan geçerli bir neden olmadan eve geç dönebilir. İlk seferinde ana, baba çocuğun bu davranışını onaylamadığım söylemekle yetinebilir. Ergen kendine tanınan bir imtiyazı veya hakkı maksatlı olarak ya da yanlışlıkla ilk defa kötüye kullanmışsa bunu elinden almak zararlıdır. Ayni suçun tekrarı, buna benzer bir faaliyete tekrar katılmasının önlenmesi şeklinde cezalandırabilir.. Daha sonra çocuğa, belirli bir saatte evde olmak kaydıyla bir daha deneme izni verilebilir. Genç yine gecikecek olursa, ayni grupla dışarı çıkma izni elinden aiınarak, tam vaktinde eve geleceğine, inandığı diğer arkadaşlarla sosyal faaliyetlere gitmesi teşvik edilmelidir. Eğer ergen kendine verilen imtiyazları kullanmakta başarılı olmuyorsa uyguladığı yolun doğru olup olmadığı üzerinde ana-babası ile tartışmak isteyebilir.
8. Ana-babanın, davranışlarıyla gence iyi bir örnek olması gerekmektedir. Ana-baba kendi uygulamadığı davranış standartlarını çocuğun uygulamasını beklememelidir. Gözlenmeyen davranışlara ilişkin olarak yapılan tavsiye ya da uyarmalar çok az tesirli olmaktadır. Ana babaların kendilerinin kontrollü, düşünceli, işbirliği içinde davrandıkları ailelerde, ergenler de genellikle ayni davranış örüntüsüne uyarlar.
9. Ana-baba çocuklarına karşı tutumlarında objektif davranmaya çalışırken, çocukları sevilmeyip istenmediklerine inandıracak davranışlardan kaçınmalıdır. Ergenler ve ana-babalarıyla ilgili bir araştırmanın bilgi toplama aşamasında ergenlerin bazıları ana-ba-balarının kendilerini reddettikleri ve yaşamlarını engelleyen birisi gibi gördüklerine ilişkin kaygılarını belirtmiş ve bundan yakınmışlardır. Çocuğun içine böyle bir inanç yerleşince ana-babanın yeniden onun güvenini kazanması çok güç olabilir.
10. En avantajlı ailelerde bile ergenin hata yapması kaçınılmazdır. İyi bir ana-baba, çocuğu, «Benim nasihatimi dinleseydin böyle olmazdı» şeklinde, sürekli olarak suçlamamalı, çocukların uygun ve sakin zamanlarında onlarla karşılıklı konuşma yollarını denemelidir. Bu gibi durumlarda çocuk sadece suçlanır ve aile desteği koparılırsa, ergen yaşantısını ailesinden gizli olarak sürdürmeye başlar ve aile yardımı mümkün olmaz. Aile dışı güçler önem kazanır. Ayni hatanın üzerinde ısrarla durulacak olursa ergen ya evden kaçacak ya da aile rehberliğini kabul etmeyecektir.
11. Ergenin bütün isteklerini cömertçe yerine getirmek de sakıncalıdır. Ana-babalar çok defa sınırlı giyim, kısıtlı boş zaman faaliyetleri, az harçlık, yarıda kalmış öğrenim gibi konulara ilişkin olarak kendi hayal kırıklıklarım hatırlamakta ve çocuklarının kendilerinden farklı olarak, üzülmeden ve zahmet çekmeden her şeyin en iyisini elde etmelerini istemektedirler. Ancak engelleri aşarak istediklerini elde etmenin birçok bakımdan çocuklara hoşnutluk verdiğinin farkına varamazlar. Bu kadar iyi niyetlerine rağmen ana -babalar, sinirli anlarında, ergenin kendileri için nasıl bir yük olduğunu hatırlatmaktan da geri kalmazlar. Ergen sık sık bağımlı olduğunu farkederek bu durumu değiştirebilecek güçte olmadığı için daha fazla içerler. Bunun çaresi, ergene, ana-babaya karşı olan borçlu-ulk duygusuna, okulla ilgili çalışmalarına önem vererek, onları en iyi şekilde yapmaya çalışarak ödeyebileceği; bu günün gençliğine en uygun verimli uğraşının okul çalışmaları olduğu izlenimini vermektir.
12. Ana-baba ile ergen arasındaki birçok anlaşmazlığın nedeni, çocuğun gelişimsel olarak nerede bulunduğu hususunda her iki tarafın da şüpheli ikili bir tutum içinde olması, çocuğun büyümüş olmasını isteyip istememe açısından kararsızlık ve çelişki içinde bulunmasıdır. Bu açıdan birbiriyle çatışan sadece ana-baba ile ergen değil; her iki taraf kendi içinde de çatışma halindedir. Ana-baba ergenin işlerine karışırsa ergen onların kendilerine ait olmayan işlere karıştıklarını ve otoriter davrandıklarını düşünebilir. Karışmazsa ana-babayı duygusuzluk ve ilgisizlikle suçlayabilir. Önemli olan bu iki tutum arasında bir dengenin kurulabilmesidir.
Ergenler bazan büyüdüklerini kendi kendilerine bir çeşit kanıtlamak için bazı konu veya görüşlere karşı çıkarlar. Ana-babalar çocukların karşıt görüşlerini hoşgörü ile karşılamalı ancak onlara bazı kuralların yerine getirilmesinin önemli olduğunu da hissettirmelidirler.
Ana-babalar bir yandan çocuklarını büyümüş görmeyi istemekte, diğer yandan da onları korumak, otoriteyi elden kaçırmamak, sevgi ve bağlılıklarını yitirmemek gibi çeşitli nedenlerle onlara yetişkinlik statüsünü yakıştırmak istememektedirler. Ergenler ve ana babalarıyla ilgili bir raştırmanın bilgi toplama aşamasında görüşmeye katılan çok sayıda ergen, kendilerine çocuk muamelesi yapıldığı, işlerine karışıldığı, gerektiği zaman kendileriyle ilgilenilmediği, görüşlerinin dikkate alınmadığı gibi nedenlerle ana-babaları ile çatışmakta olduklarını belirterek onların bu tür davranışlarından yakınmışlardır.
13. Ana-babalar ve diğer yetişkinler ergene karşı saygılı olmalı, çabucak inofnebflen ergeni kırmamaya çalışmalıdırlar. Ergenin kendi kendine değer verebilmesi için beğenilip onaylanmaya ihtiyacı vardır. Arada sırada konuşmaları renklendirecek şakalara da yer verilebilir. Ergenin kendi yaptıklarına gülebilmesi yarar sağlayabilir. Ancak şakalar kırıcı olmamalıdır. Temel amaç ergenin yetişkinliğe ulaşmasına yardımcı olmaktır. Ergen kendisine bir yetişkin gibi davranıldığını ne kadar erken hissederse kendisi de bir yetişkin gibi davranmayı o derecede erken başarabilecekti.
14. Çocuğun gelişmekte olan kişiliğine ve mahremiyetine saygı gösterilmelidir, örneğin genç kendi mektuplarını açmak zevkinden yoksun bırakılmamalıdır. Ana-baba ile çocuk arasında tam bir sempati ve anlaşma varsa çocuk zaten mektuplarını ana-babasıyle paylaşır. Ailenin tutumu iyi ise mektup okunmak üzere ana-babaya verilir. Gencin ana-babasının mektuplarını okumasını istememesi veya ana-babanın gençten habersiz olarak mektubunu açma gereğini duyması, esasında, ana-babanın çocuğa karşı güvensizliğini ve aşırı koruyuculuğunu gösterir.
Bir ana-babanın, çocuğun sosyal hayatı ile ilgilenmesi ve arkadaşlarının onun hakkında neler söylediklerini duymak istemesi doğal olabilir. Ancak, ana-baba bu merakını, sahibi mektubu açıncaya kadar frenleyebilmelidir. Bu büyüme süreci ile elde edilen bir haktır. Ana-baba çocuğun mektuplarını kontrol etmekte direndiği takdirde çocuk mektuplarını başka bir adrese postalanmasını sağlama yoluna gidecektir.
15. Kendine ait özel bir odaya sahip olan genç şanslı sayılır. Hele bu odayı kendi zevkine uygun bir biçimde süsleme ve düzenleme özgürlüğüne sahipse daha da şanslıdır. Genç için çekici ve ideal olan dekorasyonlar ve ilginç renk karışımları ana-babaların tüylerini ürpertebilir. Gerekli ise çocuğun hayalinin başıboşluğuna ve farklılığına fırsat tanımalı ancak odanın içindeki eşyanın temiz ve tertipli tutulması üzerinde hassasiyetle durulmalıdır. Evde yardımcı olsa bile ergen, odasının günlük bakımından sorumlu tutulma
babalarıyla ilgili bir araştırmanın bilgi toplama aşamasında görüşmeye katılan çok sayfaa ergen, kendilerine çocuk muamelesi yapıldığı, işlerine karışıldığı, gerektiği zaman kendileriyle ilgilenilmediği, görüşlerinin dikkate alınmadrğı gibi nedenlerle ana-babaları ile çatışmakta olduklarını belirterek onların bu tür davranışlarından ya-kınmışlardırf33).
13. Ana-babalar ve diğer yetişkinler ergene karşı saygılı olmalı, çabucak inoinebilen ergeni kırmamaya çalışmalıdırlar. Ergenin kendi kendine değer verebilmesi için beğenilip onaylanmaya ihtiyacı vardır. Arada sırada konuşmaları renklendirecek şakalara da yer verilebilir. Ergenin kendi yaptıklarına gülebilmesi yarar sağlayabilir. Ancak şakalar kırıcı olmamalıdır. Temel amaç ergenin yetişkinliğe ulaşmasına yardımcı olmaktır. Ergen kendisine bir yetişkin gibi davranıldığını ne kadar erken hissederse kendisi de bir yetişkin gibi davranmayı o derecede erken başarabilecektir.
14. Çocuğun gelişmekte olan kişiliğine ve mahremiyetine saygı gösterilmelidir, örneğin genç kendi mektuplarını açmak zevkinden yoksun bırakılmamalıdır. Ana-baba ile çocuk arasında tam bir sempati ve anlaşma varsa çocuk zaten mektuplarını ana-babasıyle paylaşır. Ailenin tutumu iyi ise mektup okunmak üzere ana-babaya verilir. Gencin ana-babasınm mektuplarını okumasını istememesi veya ana-babanın gençten habersiz olarak mektubunu açma gereğini duyması, esasında, ana-babanın çocuğa karşı güvensizliğini ve aşırı koruyuculuğunu gösterir.
Bir ana-babanın, çocuğun sosyal hayatı ile ilgilenmesi ve arkadaşlarının onun hakkında neler söylediklerini duymak istemesi doğal olabilir. Ancak, ana-baba bu merakını, sahibi mektubu açıncaya kadar frenleyebilmelidir. Bu büyüme süreci ile elde edilen bir haktır. Ana-baba çocuğun mektuplarını kontrol etmekte direndiği takdirde çocuk mektuplarını başka bir adrese postalanmasını sağlama yoluna gidecektir.
15. Kendine ait özel bir odaya sahip olan genç şanslı sayılır. Hele bu odayı kendi zevkine uygun bir biçimde süsleme ve düzenleme özgürlüğüne sahipse daha da şanslıdır. Genç için çekici ve ideal olan dekorasyonlar ve ilginç renk karışımları ana-babaların tüylerini ürpertebilir. Gerekli ise çocuğun hayalinin başıboşluğuna ve farklılığına fırsat tanımalı ancak odanın içindeki eşyanın temiz ve tertipli tutulması üzerinde hassasiyetle durulmalıdır. Evde yardımcı olsa bile ergen, odasının günlük bakımından sorumlu tutulmalıdır.

Nüve Forum » akademik » Eğitim Fakültesi » Eğitim Bilimleri Bölümü
__________________
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
lolipop kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye :
oguzgolcik (26.08.08)
  #4  
Alt 26.08.08, 15:50
lolipop - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Editör
Üyelik tarihi: Apr 2006
Nereden: Ankara
İletiler: 4.438
Ettiği Teşekkür: 5.861
856 tane iletisine 1.483 kere teşekkür edilmiş
lolipop isimli üye tecrübe puanını kapatmıştır.
  Send PM
Standart Ana - Baba Ergen ilişkilerini geliştirici öneriler

Yalnız kızların değil, erkek çocukların da kişisel eşyalarını tertiplemeleri, yataklarını yapmaları ve evle ilgili uygun işlere yardım etmeleri yönünden eğitilmeleri gerekmektedir.
Gencin odası onun için bir huzur yeri olmalı; zaman zaman kendine ait bu yerde mahremiyetin zevkini tatmak için kendini özgür hissetmeli; ne yaptığına merak eden ana, babalar tarafından rahatsız edilmemelidir. Ancak, şayet ergen aile faaliyetlerinden tamamıy-le kaçıp odasında yalnızlığa sığınma yoluna giderse, ailenin dikkatlice ilgilenmesini gerektiren bir aile uyumsuzluğu semptomu olabilir. Genç bu nedenle alaya alınmamalı, azarlanmaman, ancak bu tutumunun nedeni titizlikle araştırılmalıdır. Bazen ergen istenmediğini hissettiği ya da zihni gelişim safhasından geçmekte olduğundan, gelişigüzel aile konuşmaları ya da faaliyetleri onu sıktığı için bu yola baş vurmuş olabilir. Neden olursa olsun keşfedilmesi ve gencin aile çemberine geri getirilmesi ana-babanın sorumluluğudur.
16. Ergen başkaları tarafından değerli bir insan olarak kabul edilmek ihtiyacındadır. Ergenin başka çocuklarla karşılaştırılması, kendini değerli bir insan olarak görme ihtiyacını engeller. Çocuğun kendine özgü bir birey olarak kabul edilmesi ruh sağlığının temelini oluşturur. Ergenin başkaları ile uygun olmayan şekilde karşılaştırılması iki yönden tehlikeli olabilir: (a) Çocukta aşağılık duygusu gelişmesine, (b) Bazan da çocuğun kendini, yaptığından tatmin olmuş sayarak, yeteneğinin gerektirdiğinden daha az başarı göstermesine neden olur. Baskı yapılarak, başkalarına göre yönlendirilmeye çalışılan çocuklar, ayni şekilde karşılık vererek ana-babalarına baskı uygulama yoluna gidebilirler. Buna ana-babalar da tepki gösterince, ergenlerle aralarındaki ilişkiler bozulabiliri34).
Aile üyeleri dışında hiç kimsenin yanında gencin davranışları tenkit edilmemelidir. Aile içinde dahi bir çocuğun davranışları başka bir çocuğun davranışları ile karşılaştırılmamalıdır. Çok defa istenilmeyen davranışlar aile içinde hoş karşılandığından, aile fertleri arasında birbirine karşı iyi ve düşünceli davranış alışkanlığı gelişemez. Kibarlık, saygı, işbirliği ve kendi kendini kontrol etme aile içinde uygulanarak gelişebilir. Eğer evde çocuğun herkesten önce en rahat koltuğu kapmasına, en iyi yiyeceği seçmesine ve konuşmaları yönetmesine izîn veriliyorsa çocuk, başkalarının yanında bu davranış modelini hemen değiştiremez. Nedeni ne olursa olsun, aile dışında bir yerde, ergen istenilmeyen bir davranışta bulunduğu zaman, anlayışlı bir ana-baba bu davranışı görmezlikten gelmeli; ergenle yalnız kalınca onun bu davranışını desteklemediğini söyleyerek nedenlerini çocukla tartışmalıdır.
17. Ana-babalar gençleri düşünebilecekleri konularda kendi kendilerine karar vermeye teşvik etmelidirler. Gerek sözleri ve gerekse davranışlarıyla ergenlere, gelişip olgunlaştıklarının farkında olduklarını ve bundan gurur duyduklarını, ancak ne zaman yardıma ihtiyaç duyarlarsa yardıma hazır olduklarını açıkça belirtmelidirler.
Çocuğun kendi kendine karar verebilecek bir duruma gelebilmesinde aile içi görüşmelerin büyük rolü vardır. Arkadaş seçimi, harçlık konusu, çocuğun katılabileceği faaliyetlerin seçimi, ders, okul ve evle ilgili sorunlar, meslek seçimi gibi kaygı yaratan durumlarla ilgili olarak verilecek kararların ergenin de-katılacağı aile görüşmelerinde karşılıklı tartışma yolu ile sonuçlandırılmasında büyük yarar vardır.
Ergenin aile içi görüşmelere katılması onun ait olma, sevilme gibi psikolojik bazı ihtiyaçlarını tatmin etmesine, sosyal yönden sorumlu davranış ve alışkanlıklar kazanarak sozyalleşmesine ve bir değerler sistemi geliştirebilmesine de yardımcı olacaktır.
Ergenin aile içi görüşmelere katılması, bağımsızlık çabalarına başlayıncaya kadar geciktirilmemeH, erken başlatılarak ergenin kararlar vermesine ve güçlüklere uyum sağlamasına aşamalı olarak yardımcı olunmalıdır. Ergenin kendi kararlarını kendinin ne zaman verebileceği kesin olarak söylenemez. Bazı engenler 13-14 yaşlarında karar vermeye hazır oldukları halde bazıları birkaç yıl sonrasına kadar karar vermeye hazır olmayabilirler.
Gençler, Aldridge'in belirttiği gibi, sadece ne düşündüklerini söylemek ihtiyacı duymazlar. Ayni zamanda, başkalarının ne düşündüklerini de bilmek isterler. Aile içi görüşmeler karşılıklı fikir alış verişine imkân sağlayarak gencin bu ihtiyacını gidermede de yararlı olur.
18. Her şeyin ötesinde, ana-baba ile ergen arasında iletişim yollarının her zaman açık olmasına ihtiyaç vardır. Ancak bazan türlü olaylara, çocuğun gelişimine, ana-babanın sert tutum ve davranışlarına bağlı olarak ana-baba ile ergen arasındaki iletişim yolları kısmen veya tamamen tıkanabilir. Bu gibi durumlarda, ihtiyaca göre bir psikiyatrisi, bir psikolojik danışman, bir psikolog, ya da bazan sadece durumu objektif olarak değerlendirebilen bir uzman kişinin, her iki tarafın sorunlarını daha iyi görebilmelerine yardımcı olarak, ana-baba ile çocuk arasındaki iletişim yollarını açması gerekebilir. Çünkü iletişim yolları tıkanan kişiler, kendilerini çıkmaza sokan hata veya kusurları yardımsız olarak göremeyecek derecede duygusal huzursuzluk içinde bulunurlar. Bu nedenle hem ana babalar hem de ergenlerin anlaşamadıkları hususları yeniden gözden geçirmeleri ve durumu tarafsız olarak değeriendirebiien üçüncü bir kişi veya grubun konu ile ilgili gözlemlerine kulak verme isteği göstermeleri gerekmektedir.

Nüve Forum » akademik » Eğitim Fakültesi » Eğitim Bilimleri Bölümü Kaynak PDF
Eklenmiş Dosya
Dosya tipi: pdf Ana - Baba Ergen ilişkiıerini Geliştirici Öneriler.pdf (926,1 KB (Kilobyte), 0x kez indirilmiştir)
__________________
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
lolipop kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye :
oguzgolcik (26.08.08)
Sponsorlar
Cevapla

Tags
ana, baba, ergen, geliştirici, ilişkilerini, öneriler

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may post new threads
You may post replies
You may post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz