iconBütün zaman ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 08:51 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » akademik » Eğitim Fakültesi » İlköğretim Bölümü » Avrupa Birliği Üyelik Sürecinde Türkiye'de Çevre-İlköğretimde Çevre eğitimi

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 08.06.08, 18:35
Standart Avrupa Birliği Üyelik Sürecinde Türkiye'de Çevre-İlköğretimde Çevre eğitimi

Zehravî Zeytuna - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Atılgan
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 738
Send PM
08.06.08, 18:35


ENVIRONMENT AND ENVIRONMENTAL EDUCATION IN
PRIMARY SCHOOL IN TURKEY WITHIN THE PROCESS OF
THE MEMBERSHIP OF EUROPEAN UNION
Özet;Bütün canlılar bir çevrede ve karşılıklı etkileşim içinde yaşarlar. İnsanların çevreleri ile sürekli mücadele halinde olmaları bazı çevre sorunlarına neden olmaktadır. Bu sorunların çözümünde bilinçli bireyler yetiştirme oldukça önemlidir. Bu da ancak etkili çevre eğitimi ile mümkün olabilir. Bu çalışmada, çevre konusu Avrupa Birliği ve Türkiye açısından ele alınmış, ilköğretim programlarındaki çevre konuları incelenmeye çalışılmıştır.

Abstract;All the living creatures live in a mutual interaction with the environment. That human beings are within a struggle in the environment causes certain environmental problems. Having conscious individuals in solving such problems is of great importance. This, in fact, may be possible with an effective environmental education.In this present study, the subject of environment is handled from the point of view of European Union and Turkey and subjects dealing with environment in the curriculums of primary schools are investigated.

» Nüve Forum » akademik » Eğitim Fakültesi » İlköğretim Bölümü
Eklenmiş Dosya
Dosya tipi: pdf İLKÖĞRETİMDE ÇEVRE EĞİTİMİ.pdf (405,8 KB (Kilobyte), 2x kez indirilmiştir)
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
  #2  
Alt 08.06.08, 18:36
Zehravî Zeytuna - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Atılgan
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 738
Ettiği Teşekkür: 56
140 tane iletisine 181 kere teşekkür edilmiş
Zehravî Zeytuna bir mücehver gibi özel.Zehravî Zeytuna bir mücehver gibi özel.Zehravî Zeytuna bir mücehver gibi özel.Zehravî Zeytuna bir mücehver gibi özel.
  Send PM
Standart Cevap: Avrupa Birliği Üyelik Sürecinde Türkiye'de Çevre-İlköğretimde Çevre eğitimi

Giriş
Dünyada bütün canlılar organik yada inorganik maddelerden oluşmuş belli bir ortamda ve karşılıklı etkileşim içinde yaşamların sürdürürler. Canlı varlıkların yaşamsal bağlarla bağlı oldukları, etkiledikleri ve ayn zamanda çeşitli yollardan etkilendikleri bu alana çevre ya da ortam denir1. Başka bir ifadeyle, bir yuva veya evden dünyanın tümüne kadar canlıların yaşadığı ortamların tümü çevredir2. Coğrafî düşüncede de esas tema, toplumun odak noktası kabul edilmesi kaydıyla, insan ve çevre etkileşimi sistemini analiz etmektir3. Coğrafya, insan ekolojisinin bilimidir4.
İnsanoğlu, refah seviyesini yükseltmek için, gelişen teknolojiyi de kullanarak yaşadığı çevre ile sürekli mücadele etmekte ve çevreyi değiştirmektedir. İnsanlığın geleceğini her geçen saniye daha güçlü tehdit eden çevre sorunları da, bu mücadelenin ve değişikliklerin sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Çevrede meydana gelen değişiklikler olumsuz ve bozucu özellikte ise, bunlar çevre sorunları olarak değerlendirilmektedir.
Mekanikçi anlayışın yaklaşık üç yüzyıllık egemenliği, toplumsal kurumları etkilemiştir. Bu etkilemenin masum olmadığı, tersine çevre sorunlarının ana nedeni olduğu ileri sürülmektedir. Çözümün ekonomi, siyaset, eğitim gibi toplumsal kurumların organik ve bütüncül bir yaklaşımla yeniden yapılandırılması ile mümkün olabileceği, ancak bunun tamamen anlayış ve tutum değişikliğine bağlı olduğu bilinmektedir1. M. GANDHİ, “Dünya herkesin ihtiyacına yetecek kadarını sağlar, fakat herkesin hırsına yetecek kadarını değil” derken, insanoğlunun dünyanın insana, insanın dünyaya bakışını karşılıklı olarak vurgular. Gerçekten dünya, üzerinde yaşayan tüm insanların ihtiyaçlarını karşılayacak düzeydedir. Ancak, insanın fazla hırsı, gözü doymazlığı yüzünden dünyanın dengesi her geçen gün bozulmaktadır2.
Çevre sorunlarının gelecekte daha büyük sorunlara sebep olabileceği endişesi sürekli dile getirilmektedir. Ulusal ve uluslar arası ilgili otoriteler çevre sorunlarına gereken ilgiyi gösterip; kısa ve uzun vadeli planlar hazırlamaz, insanlara benimsetmez, insanlar alışkanlıklarına devam ederlerse, fosil yakıtları ve bunlardan elde edilen petrokimya ürünlerini; pestisitleri istedikleri gibi kullanırlarsa; orman katliamına devam ederlerse; tahrip edilen ormanların yerine daha fazlasını yetiştirmezlerse; teknolojik gelişmelerde çevreyi ön planda tutmazlarsa; küresel ısınma devam eder, ozon deliği daha da büyürse, dünyamız yakın gelecekte çok büyük felaketlerle yüz yüze gelebilir. Hatta, Dünya Meteoroloji Örgütü Genel sekreteri Prof. Obas’ın ifadesi ile, dünyadaki siyasi mültecilerin yerini çevre mültecileri alabilir3.
Avrupa Birliği başta olmak üzere bir çok topluluk, çeşitli kıyamet senaryolarının üretildiği günümüzde, insanlığın daha sağlıklı çevrelerde yaşayabilmeleri için birtakım projeler ortaya koymakta ve önlemler almaya çalışmaktadır. Yapılan çalışmalar için ayrılan bütçeler astronomik rakamlar olmakla beraber, yapılanların başarılı olması için bireysel olarak insana büyük görevler düşmektedir. Öncelikle insana, çok küçük yaşlardan başlayarak, çevre bilinci kazandırılmalı ve sorumlu bireyler haline getirilmelidirler. Bu da, ancak etkili ve verimli bir eğitim, özellikle çevre eğitimi ile sağlanabilir.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 08.06.08, 18:46
Zehravî Zeytuna - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Atılgan
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 738
Ettiği Teşekkür: 56
140 tane iletisine 181 kere teşekkür edilmiş
Zehravî Zeytuna bir mücehver gibi özel.Zehravî Zeytuna bir mücehver gibi özel.Zehravî Zeytuna bir mücehver gibi özel.Zehravî Zeytuna bir mücehver gibi özel.
  Send PM
Standart Cevap: Avrupa Birliği Üyelik Sürecinde Türkiye'de Çevre-İlköğretimde Çevre eğitimi

Çevre eğitiminin değişen dünyada popülaritesi hızla artmakta ve giderek öğretimde üzerinde daha fazla durulan bir konu haline gelmektedir. Ancak, gelinen noktanın yeterli olduğundan söz etmek mümkün değildir. Demirkaya (2006)’nın aktardığına göre, çevre eğitimine yönelik üç yaklaşımdan söz edilmektedir. Bunlar;
1. Çevre yönetimi ve kontrolü için eğitim: Bu yaklaşıma göre, çevre eğitimi fiziksel ve beşeri sistemler ile bu sistemlerin karşılıklı etkileşimlerinin algılanmasını ve öğrenilmesini teşvik eder.
2. Çevre bilinci ve yorumu için eğitim: Bu yaklaşım göre, çevre yoluyla eğitim öğrencilerin çeşitli beceriler kazanmalarını sağlar ve arazi gezileri vasıtasıyla öğrenmeye yönelik bir kaynak olarak eğitimin kullanıldığı ilgi ve uğraşları teşvik eder.
3. Sürdürülebilirlik için eğitim: Bu yaklaşıma göre çevre eğitimi, öğrencileri kendi davranışlarından sorumlu olmaya teşvik eden bir çevre etiği ve cesareti kazandıran, bilgiye dayalı konuların yer aldığı önceki iki yaklaşımın üstüne inşa edilmiştir1.
Ülkemizde çevre sorunları konulu çok sayıda yayın mevcut iken, çevre eğitimi alanında aynı şeyden bahsetmek mümkün değildir. Özellikle son yıllarda bir artış eğiliminden söz edilebilir. Eğitim Fakültelerinin yeniden yapılandırılmasıyla ivme kazanan coğrafya eğitimi çalışmalarında da çevre eğitimi konulu çalışmaların gittikçe artacağı beklenebilir. Anlaşılacağı gibi, coğrafyacılar arasında da çevre eğitimi ile ilgili araştırmalar son derece azdır. Bunlardan birisi belki de ilki Özçağlar’ın (1992) Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan “İlköğretimde Çevre Eğitimi Öğretmen El Kitabı” adlı kitap bölümü şeklindeki çalışmasıdır. Yine, Efe (1999) tarafından kaleme alınan “Çevre Sorunlarının Çözümünde Coğrafyanın Rolü”; Sever ile Samancı (2002) tarafından hazırlanan “İlköğretimde Çevre Eğitimi” ve Demirkaya (2006) tarafından ortaya konan “Çevre Eğitiminin Türkiye’deki Yeri ve Çevre Eğitimine Yönelik Yeni Yaklaşımlar” konulu makale çalışmaları burada anılabilir.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 08.06.08, 18:47
Zehravî Zeytuna - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Atılgan
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 738
Ettiği Teşekkür: 56
140 tane iletisine 181 kere teşekkür edilmiş
Zehravî Zeytuna bir mücehver gibi özel.Zehravî Zeytuna bir mücehver gibi özel.Zehravî Zeytuna bir mücehver gibi özel.Zehravî Zeytuna bir mücehver gibi özel.
  Send PM
Standart Cevap: Avrupa Birliği Üyelik Sürecinde Türkiye'de Çevre-İlköğretimde Çevre eğitimi

Araştırmanın Amacı ve Yöntem
Canlıların yaşam ortamı olarak ifade edilebilen çevrenin, doğal dengesinin bozulması anlamına gelen çevre sorunları insanla ortaya çıkmıştır. Ancak, nüfus artışı ve teknolojik gelişmeler ile 20. yüzyılda zirve yapan sorunlar, büyük önem kazanmıştır. Konu ile ilgili Avrupa Birliği ve dünya ülkelerinin ortak hareket etme ve programlar geliştirme zorunlulukları da, sorunların dünyanın geleceğini tehdit edecek boyutlara ulaşması ile ortaya çıkmıştır.
Bu çalışmada, Avrupa birliği tam üyelik sürecinde çevre konusu Avrupa Birliği ve Türkiye açısından ele alınarak, ilköğretimde çevre eğitimi incelenmeye çalışılmıştır. Araştırmanın amacı, böylesine önemli bir konu ile ilgili olarak Avrupa Birliği çevre politikası ve Türkiye ulusal çevre programını genel olarak incelemek, projenin sonuç vermesinde çok önemli olan çevre eğitimi yönünü ortaya koymaktır. Bu bağlamda, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından revize edilen (2005) İlköğretim programlarındaki çevre konuları incelenmiştir. Öncelikle konu ile ilgili literatür taranmış ve Avrupa Birliği Çevre Politikası ve Türkiye’nin uyum sürecinde yerine getirmesi gerekenler ortaya konmuştur. Daha sonra, yeni ilköğretim müfredatı incelenerek İlköğretimde çevre ile ilgili üniteler, konular ve beklenen kazanımlar ortaya konmaya çalışılmıştır.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 08.06.08, 18:48
Zehravî Zeytuna - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Atılgan
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 738
Ettiği Teşekkür: 56
140 tane iletisine 181 kere teşekkür edilmiş
Zehravî Zeytuna bir mücehver gibi özel.Zehravî Zeytuna bir mücehver gibi özel.Zehravî Zeytuna bir mücehver gibi özel.Zehravî Zeytuna bir mücehver gibi özel.
  Send PM
Standart Cevap: Avrupa Birliği Üyelik Sürecinde Türkiye'de Çevre-İlköğretimde Çevre eğitimi

Avrupa Birliği Çevre Politikası ve Türkiye
Çevre sorunlarına tepkiler kişisel girişimlerden uluslar arası seviyeye kadar çeşitlenir. Sorunları çözme, girişimleri kontrol çabaları ve buna karşı tedbirler ve tepkiler de uluslararasızlaşmaktadır1. Tarım ve hayvancılıkla geçinen topluluklardan beri, çevre sürekli olarak çeşitli emir ve kararnameler ile düzenlenmeye çalışılmıştır. Bu kararnameler temel olarak şehirlerdeki lağım sızıntıları, halk sağlığı ve ormanların işletilmesinin düzenlenmesini amaçlamıştır2. Avrupa Birliği ülkeleri yasalaştırdıkları mevzuat ve kurallar ile bir çok alandaki uygulamaları üye ülkeler arasında uyumlu hale getirmekte ve uygulamadan kaynaklanabilecek farklılıkların önüne geçmeye çalışmaktadırlar. Çevre konusunda da bir “çevre politikası” ortaya konmuştur. Avrupa Birliği, ortak bir çevre politikası oluşturma konusundaki ilk adımı 1973 yılında atmış ve “Çevre Eylem Programı” kabul edilmiştir. Bunu, sonuncusu 2002 yılında kabul edilen altı çevre eylem programı izlemiştir. 6. Çevre Eylem Planı AB’nin on yıl içindeki hedeflerini ortaya koymaktadır. “Çevre 2010: Geleceğimiz, Tercihimiz” başlıklı programda dört ana konu öncelikli hedefler olarak belirlenmiştir. Bunlar; İklim değişikliği, doğa ve biyolojik çeşitlilik, çevre ve sağlık ile doğal kaynaklar ve atıklar olarak sıralanmıştır. Şüphesiz, Avrupa Birliğinin bir çevre politikası geliştirmesi bir ihtiyaçtan doğmuştur. Bunun temel nedenleri şöyle özetlenebilir3.
Avrupa’da bütünleşmenin temel unsurlarından biri olarak kabul edilen serbest rekabetin ve serbest dolaşımın sağlanması, çevre alanında da ortak girişimleri ve ortak bir politikayı zorunlu kılmıştır. Üye ülkelerde farklı politikaların uygulanması, özellikle farklı çevresel ölçülerin belirlenmesi, ürünlerin maliyetlerinin değişik olmasına sebep olabilmektedir. Bu da kalite standartlarında farklılıklara, ürünlerin ülkeler arasıdaki dolaşımında problemlere ve serbest rekabetin tam olarak sağlanamamasına neden olacaktır. Bu durum ancak ortak çevre politikası ile aşılabilir.
Üye ülke toplumlarının bütünüyle daha iyi, kaliteli ve refah içinde yaşamalarını sağlama birliğin öncelikli misyonlarındandır. Bunun için birliğin insan sağlığı açısından önemli olan çevre ve doğal kaynakların korunması konusuna ilgisiz kalması beklenemezdi. Ayrıca üye ülkelerdeki farklı çevre politikaları sebebi ile yaşam koşullarının farklı şekillerde ve düzeylerde olması, üye ülkelerce arzu edilmeyen bir siyasi durum olarak değerlendirilmiştir.
Yine, en temel gerekçelerden biri de, çevre kirliliğinin siyasi sınırları tanımamasıdır. Çevre sorunlarının bir ülkeden diğerine kolaylıkla yayılması, birliğe üye ülkeleri ortak hareket etmeye zorlamaktadır.
Bütün bu sebeplerden dolayı Avrupa Birliği Çevre politikası ortaya çıkmıştır. Genel olarak çevre politikası, bir ülkenin çevre konusundaki tercih ve hedeflerinin belirlenmesi olarak tanımlanmaktadır. Çevre politikası daha geniş anlamda ise, çevre sorunlarının çözümü için geleceğe yönelik olarak alınması gereken tedbirlerin ve benimsenen ilkelerin bütününü oluşturur4. Avrupa Birliği’nin çevre politikasının
hedefleri, kısaca, kirliliği ortadan kaldırmak, azaltmak ve önlemek, doğanın ve doğal kaynakların ekolojik dengeye zarar verecek şekilde işletilmesini önlemek ve rasyonel bir şekilde yönetilmelerini temin etmek, kalkınmaya, kalite gereksinimleriyle uyum içerisinde, özellikle de çalışma şartlarının ve çevrenin iyileştirilmesiyle yön vermek, kent planlaması ve toprak kullanımında çevresel etkilerin daha fazla hesaba katılmasını sağlamak, üye devletler dışındaki devletler, özellikle de uluslar arası örgütlerle çevresel problemlere ortak çözüm aramak şeklinde sıralanabilir1.
Türkiye Avrupa Birliği’ne üyelik yolunda ekonomik ve sosyal hayatı düzenleyecek alanlarda gerekli adımları atmaya devam etmektedir. Birçok alanda olduğu gibi, çevre konusunda da uyuma yönelik değişiklik ve yeniliklere devam edilmektedir. 2003 yılında açıklanan Katılım Ortaklığı Belgesi’nde (KOB) ülkemizin Avrupa Birliği Çevre Politikası’na uyumu konusundaki yükümlülükleri ortaya konmuştur. Katılım ortaklığı belgesi, Avrupa Birliği’nin tam üyelik için ülkemizden yapmasını istediklerini ortaya koyan belgedir. 2003 yılında gözden geçirilmiş bu belgeye göre, Türkiye’nin çevre konusunda AB’ye uyum konusunda yerine getirilmesi gereken yükümlülükler şunlardır;
Kısa vadede: Müktesebat (kazanılan, edinilen bilgiler) aktarımı için bir program kabul edilmesi ve finansmanı için bir plan hazırlanması, çerçeve mevzuatın, su kalitesine ilişkin mevzuatın, doğanın korunmasına ilişkin mevzuatın, birleştirilmiş kirliliği önleme kontrol ve atık idaresine ilişkin mevzuatın aktarımı ve uygulanmasına başlanması ve çevresel etki değerlendirme direktifinin yürürlüğe koyulması ve uygulanması.
Orta vadede: Konu ile ilgili iç hukuk düzenlemelerinin sağlanması, veri toplama dahil olmak üzere kurumsal, idari ve izleme kapasitelerinin güçlendirilmesi, sürdürülebilir kalkınma ilkelerinin diğer tüm sektörel politikalar ve bu politikaların uygulama yöntemleriyle bütünleştirilmesi.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 08.06.08, 18:50
Zehravî Zeytuna - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Atılgan
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 738
Ettiği Teşekkür: 56
140 tane iletisine 181 kere teşekkür edilmiş
Zehravî Zeytuna bir mücehver gibi özel.Zehravî Zeytuna bir mücehver gibi özel.Zehravî Zeytuna bir mücehver gibi özel.Zehravî Zeytuna bir mücehver gibi özel.
  Send PM
Standart Cevap: Avrupa Birliği Üyelik Sürecinde Türkiye'de Çevre-İlköğretimde Çevre eğitimi

Avrupa Birliği Genel sekreterliği, Avrupa Birliği Müktesebatı’nın Üstlenilmesine İlişkin Gözden Geçirilmiş Türkiye Ulusal Programı’na göre (2003) ulusal programımızın öngördüğü öncelikler ise şunlardır:
1. Su kalitesinin iyileştirilmesi
2. Atık yönetiminin etkinleştirilmesi
3. Hava kalitesinin iyileştirilmesi, doğanın korunması
4. Çevresel etki değerlendirilmesi (ÇED), sürecinin güçlendirilerek etkinleştirilmesi ve stratejik çevresel değerlendirme direktifine uyum sağlanması
5. Çevresel gürültü yönetimi
6. Kimyasallar yönetimi
7. Genetik olarak yapısı değiştirilmiş organizmalar
8. Nükleer güvenlik.
Görüldüğü gibi ulusal çevre programımızın öncelikleri, daha önce açıklanan AB çevre politikasıyla örtüşmektedir. Muhtemelen bu önceliklerin uygulanmasında ülkemizin en önemli sorunu finansman sorunu olacaktır. Bunun yanında, programın başarılı olması etkili ve bilinçli bir çevre eğitimine bağlı olacaktır. Çünkü, çevre sorunları ile başa çıkmanın en temel yolu bilinçli ve organize bir şekilde, toplumdaki bütün bireylerin eğitiminden geçer1. Yeni ilköğretim programlarındaki çevre konuları ve verilmek istenen kazanımlar incelendiğinde, bu önceliklerin programlar hazırlanırken dikkate alındığını göstermektedir. Artık, yapılması gereken bu konuların etkili şekilde verilebilmesi yönünde tedbirler almaktır.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 08.06.08, 18:51
Zehravî Zeytuna - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Atılgan
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 738
Ettiği Teşekkür: 56
140 tane iletisine 181 kere teşekkür edilmiş
Zehravî Zeytuna bir mücehver gibi özel.Zehravî Zeytuna bir mücehver gibi özel.Zehravî Zeytuna bir mücehver gibi özel.Zehravî Zeytuna bir mücehver gibi özel.
  Send PM
Standart Cevap: Avrupa Birliği Üyelik Sürecinde Türkiye'de Çevre-İlköğretimde Çevre eğitimi

İlköğretimde Çevre Eğitimi
Çevre eğitimi, tüm dünyanın gündeminde olan çevre sorunlarının ortaya çıkardığı bireysel ve toplumsal bir ihtiyaç haline gelmiştir. Çevre sorunlarının baş edilemez boyutlara ulaşması ve çevre duyarlılığının her geçen gün artması, çevre eğitiminin önemini arttırmaktadır. Çevre eğitimi, toplumun tüm kesimlerinde çevre bilincinin geliştirilmesi, çevreye duyarlı, kalıcı ve olumlu davranış değişikliklerinin kazandırılması ve doğal, tarihi, kültürel, sosyo-estetik değerlerin korunması, aktif olarak katılımın sağlanması ve sorunların çözümünde görev almak olarak tanımlanabilir2. Buradan hareketle çevre eğitiminin amacı, “dünyanın karşı karşıya bulunduğu sorunlardan haberdar, bu sorunların nasıl çözülebileceğini bilen ve buna gönüllü olan vatandaşlar yetiştirmektir” şeklinde ifade edilebilir3.
İlköğretim programlarının revize edilmesi ile ortaya konanlar ülkemizde çevre eğitimi açısından atılmış önemli bir adım olarak değerlendirilebilir. Ancak, çağdaş ülkelerin çevre eğitimine giderek artan bir şekilde önem verdikleri bir dönemde, çevre eğitimi, uluslar arası platformlarda kabul görmüş gelişmeler doğrultusunda yeni düzenlemelere de ihtiyaç duymaktadır4. Ülkemizde çevre politikalarında çevre eğitimine ilişkin düzenlemeler yeterli düzeyde değildir. Çevre kanununda çevre eğitimi ile ilgili herhangi bir düzenleme yoktur. Sadece Çevre Kirliliğini Önleme Fonu’nun kullanım amaçları arasında çevre kirliliğini önleyici eğitim faaliyetlerinden bahsedilmektedir. Çevre politikası açısından önemli bir yere sahip olan UÇEP’te (Ulusal Çevre Stratejisi ve Eylem Planı) ise, “çevre için eğitim öncelikli eylemlerden biridir” ifadesi ile çevreyle ilgili konulardaki kararlılık dile getirilmiş olmasına rağmen uygulamada bu durumun tam gerçekleşmediği görülmektedir5. Ayrıca VII. Beş Yıllık Kalkınma Planında çevre eğitimi konusu ciddi olarak ele alınmakla birlikte, alınan kararlarla ilgili uygulamalarda eksiklikler
yaşanmaktadır1. VII. Beş Yıllık Kalkınma Planı Çevre Özel İhtisas Komisyonu Raporu’nda, çevre eğitiminin bazı amaçları şöyle sıralanmıştır2:
a) İnsan etrafında gelişen çevre ve doğa olaylarına karşı daha hassas bir yaklaşım olanağını yaratacak ve çevredeki olayları duyu organları yolu ile algılayabilecek,
b) Yapay çevre ile doğal çevrenin özelliklerini karşılaştırmalı olarak çözümleyip, aralarında etkileşim ağını inceleyebilecek,
c) Karar verme yeteneği gelişmiş, böylece çevre sorunlarını tanımlayıp çözümlemeyi gerçekleştirebilecek işlev ve becerileri kazanmış,
d) Yakın çevresinde ve kendi yaşam ortamında doğayı koruma felsefesini geliştirip tatbik edebilen,
e) Doğal çevrenin özelliklerini bozmadan hatta korumak ve geliştirme yapabilecek sosyal faaliyetler yaratabilen veya bunlara katılan fertler, yetiştirmek.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 08.06.08, 18:52
Zehravî Zeytuna - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Atılgan
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 738
Ettiği Teşekkür: 56
140 tane iletisine 181 kere teşekkür edilmiş
Zehravî Zeytuna bir mücehver gibi özel.Zehravî Zeytuna bir mücehver gibi özel.Zehravî Zeytuna bir mücehver gibi özel.Zehravî Zeytuna bir mücehver gibi özel.
  Send PM
Standart Cevap: Avrupa Birliği Üyelik Sürecinde Türkiye'de Çevre-İlköğretimde Çevre eğitimi

Sosyal Bilgiler öğretiminde, öğrencilere sosyal yaşamla ilgili tutumlar ve değerler kazandırmak, öğrencinin toplumsallaşması ve iyi bir vatandaş olmasında çok önemli rol oynar. Bu nedenle Sosyal Bilgiler öğretiminde duyuşsal özelliklerin geliştirilmesi için özel çaba gösterilmesi gerekmektedir3. Çevre ve çevre bilinci konuları da bunlardan biridir. Ayrıca bu tutumların küçük yaşlarda etkili öğrenildiği ve öğrenilenlerin de (doğru veya yanlış) zor değiştirilebildiği bilinmektedir. Bunun için, aslında çevre eğitimi ailede başlamalı ve ilköğretimde öğrencilere çevre bilinci ve çevreye karşı olumlu tutum kazandırılmalıdır. Bundan sonra, daha önce belirtildiği gibi, küçük yaşlarda kazanılmış tutumlar zor değiştirilse de yine okullarda ve çevrede bu eğitim devam edecektir. Nitekim, işitsel ve görsel medyanın çevre eğitimi üzerindeki rolü araştırmalarla ortaya konmuştur. Örneğin; Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan bir araştırmada, ilköğretim öğrencilerinin edindikleri çevre bilgisinin % 63’ünü görsel ve yazılı medyadan öğrenirken, sadece % 12’sini okuldan ve % 9 kadarını da aile ve arkadaşlarından öğrendikleri ortaya konmuştur4.
Bu bölümde eski ve yeni programlarda çevre ile ilgili konular incelenmeye ve karşılaştırılmaya çalışılacaktır. Bilindiği gibi 2005 yılında ilköğretim müfredat programlarında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından köklü bir değişiklik yapılmıştır. Eski ilköğretim programlarında çevre içerikli ünite ve konular Tablo 1’de incelenmiştir.
Eski ilköğretim programında çevre ünitelerinin ağırlıklı olarak 4. ve 5. sınıf Sosyal Bilgiler ile 4.,6. ve 7. sınıf Fen Bilgisi derlerinde yoğunlaştığı görülmektedir. Ünite konularına bakıldığında, özellikle çevre kirlenme ve çevre sorunlarının (su, hava, toprak kirliliği gibi.) ağırlık kazandığı görülmektedir. Sosyal Bilgiler ve Hayat Bilgisi programlarında, daha çok canlılar ve çevrenin korunması, çevre temizliği ve doğal afetlerden korunma konuları öne çıkmaktadır (Tablo 1). Sonuç olarak, çevre ile alakalı konulara ilköğretimde yeterince yer verildiği söylenebilir. Ancak, konuların öğretim süreci ile ilgili sorunlar olduğu açıktır. Maalesef, öğretmenler öğrencileri, Çevre nedir? Çevre sorunu nedir? Su kirliliği nedir? gibi yazılı ve sözlü sınavlarla değerlendirmeler yapmaktadırlar. Böylece sadece ezbere dayanan ve öğrenmenin en alt basamağı olan, bilme düzeyinin üzerine çıkamayan öğrenciler, bir üst sınıfa geçerken öğrendiklerinin ne anlama geldiğini kavramadan öğrendikleri bilgilerin büyük kısmını unuturlar. Bu nedenle çevre eğitiminde, öğrencilerde davranış değişikliğine yol açabilecek somut örneklere baş vurulmalı1 ve buna yönelik olarak, sınırsız bir laboratuar olan çevrede uygulamalar yapılmalı ve etkinlikler sergilenmelidir. Ancak böyle gerçek anlamda çevre bilinci kazandırılabilir.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 08.06.08, 18:53
Zehravî Zeytuna - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Atılgan
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 738
Ettiği Teşekkür: 56
140 tane iletisine 181 kere teşekkür edilmiş
Zehravî Zeytuna bir mücehver gibi özel.Zehravî Zeytuna bir mücehver gibi özel.Zehravî Zeytuna bir mücehver gibi özel.Zehravî Zeytuna bir mücehver gibi özel.
  Send PM
Standart Cevap: Avrupa Birliği Üyelik Sürecinde Türkiye'de Çevre-İlköğretimde Çevre eğitimi

Milli Eğitim Bakanlığı, yeni ilköğretim programlarını eskisinden farklı olarak, derslerin, ezbercilikten uzak, eğlenceli, hayatın içinde ve kullanılabilir olmasına, bilgi ve becerilere öncelik verecek şekilde hazırlandığını ifade etmektedir Ayrıca bir önceki programın bir eksikliği olarak ifade edilebilecek bir konunun da dikkate alındığı görülmektedir. Konuların farklı sınıflarda, daha üst düzey hedefler göz önüne alınarak verileceği, yani “sarmallık ilkesi”nin dikkate alındığı belirtilmektedir. Genel olarak programlarda aynı ünitelerin farklı sınıflarda farklı ve birbirinin devamı şeklinde yürütüldüğü görülmektedir. Farklı sınıflarda aynı konuların tekrar edilmediği ve konunun birbirini tamamlayıcı özellikte sınıf seviyesine göre geliştirildiği dikkat çekmektedir. Yeni öğretim programlarında, katı davranışçı bir yaklaşımdan, yapılandırıcı bir yaklaşıma geçilmiş ve Türkçe’ye duyarlılık tüm derlerde öne çıkarılmıştır. Ayrıca, programlar etkinliklerle zenginleştirilerek öğrenci merkezli hale getirilmiştir12. Programlarda konular arasında ilgi kurulmaya çalışılmış, bazı programların (örneğin, Fen ve Teknoloji ile Sosyal Bilgiler) birbirini tamamlaması gözetilmiştir. Yeni İlköğretim programlarında çevre konuları, Hayat Bilgisi ve Sosyal Bilgiler ile Fen ve Teknoloji programlarında oldukça geniş yer tutmaktadır. Özellikle I. Kademede Hayat Bilgisi derlerindeki yoğunluk dikkate değerdir (Tablo 2). Tutum kazandırılacak duyuşsal davranışların küçük yaşlarda daha kolay öğrenildiğinin dikkate alındığı söylenebilir. Yine, Fen ve Teknoloji programlarında çevre içerikli konulara Sosyal Bilgiler programlarından daha fazla yer verildiği de görülmektedir. Tablo 2’de de görüldüğü gibi, çevre içerikli konular yeni İlköğretim programlarında arttırılarak daha da yeterli hale getirilmiştir. Programların öğretim süreçlerine yönelik değişiklikler ise, daha etkili bir çevre eğitimi yapılabileceği yönünde işaretler vermektedir. Birbirleriye bağlantılı, öğrenci merkezli ve bol etkinlikle verilecek konular şüphesiz, öğrenciler tarafından daha kolay davranışa dönüştürülebilecektir. Ancak, öğretim programlarının başarısını, öğretim sürecindeki bir çok faktörün etkileyebileceği unutulmamalı ve buna yönelik tedbirler alınmalıdır.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 08.06.08, 18:54
Zehravî Zeytuna - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Atılgan
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 738
Ettiği Teşekkür: 56
140 tane iletisine 181 kere teşekkür edilmiş
Zehravî Zeytuna bir mücehver gibi özel.Zehravî Zeytuna bir mücehver gibi özel.Zehravî Zeytuna bir mücehver gibi özel.Zehravî Zeytuna bir mücehver gibi özel.
  Send PM
Standart Cevap: Avrupa Birliği Üyelik Sürecinde Türkiye'de Çevre-İlköğretimde Çevre eğitimi

Yeni İlköğretim Programlarında Öğrencilere Verilmesi
Öngörülen Çevre İçerikli Kazanımlar ve Etkinlikler
Yeni İlköğretim programlarında çevre konularının daha fazla yer tutuğu, niteliklerinin arttırıldığı ve bu konuların ulusal ve uluslar arası çevre politikaları ile paralellik gösterdiği söylenebilir. Ayrıca, bu konularla öğrencilere çok önemli kazanımlar sağlanacağı açıktır. Aşağıda, İlköğretim programlarıyla öğrencilere kazandırılması planlanan çevre içerikli kazanımlara ve etkinlik örneklerine yer verilmiştir.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
Cevapla

Tags
avrupa birligi, cevre, cevre egitimi, cevre sorunu, environment, environment problem, environmental education, ilkogretim, primary school

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz