Nüve Forum

Nüve Forum > akademik > Eğitim Fakültesi > İlköğretim Bölümü > Avrupa birliği eğitim sürecinde Türkiye'de çevre ve ilköğretimde çevre eğitimi

İlköğretim Bölümü hakkinda Avrupa birliği eğitim sürecinde Türkiye'de çevre ve ilköğretimde çevre eğitimi ile ilgili bilgiler


Avrupa birliği eğitim sürecinde Türkiye'de çevre ve ilköğretimde çevre eğitimi Özet; Bütün canlılar bir çevrede ve karşılıklı etkileşim içinde yaşarlar. İnsanların çevreleri ile sürekli mücadele halinde olmaları bazı çevre sorunlarına

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 21.06.08, 09:15
Profesör
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: Istanbul
İletiler: 7.765
Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.
Standart Avrupa birliği eğitim sürecinde Türkiye'de çevre ve ilköğretimde çevre eğitimi

Avrupa birliği eğitim sürecinde Türkiye'de çevre ve ilköğretimde çevre eğitimi
Özet; Bütün canlılar bir çevrede ve karşılıklı etkileşim içinde yaşarlar. İnsanların çevreleri ile sürekli mücadele halinde olmaları bazı çevre sorunlarına neden olmaktadır. Bu sorunların çözümünde bilinçli bireyler yetiştirme oldukça önemlidir. Bu da ancak etkili çevre eğitimi ile mümkün olabilir. Bu çalışmada, çevre konusu Avrupa Birliği ve Türkiye açısından ele alınmış, ilköğretim programlarındaki çevre konuları incelenmeye çalışılmıştır.

ENVIRONMENT AND ENVIRONMENTAL EDUCATION IN PRIMARY SCHOOL IN TURKEY WITHIN THE PROCESS OF THE MEMBERSHIP OF EUROPEAN UNION
Abstract; All the living creatures live in a mutual interaction with the environment. That human beings are within a struggle in the environment causes certain environmental problems. Having conscious individuals in solving such problems is of great importance. This, in fact, may be possible with an effective environmental education.In this present study, the subject of environment is handled from the point of view of European Union and Turkey and subjects dealing with environment in the curriculums of primary schools are investigated.

Kaynakpdf
Mete ALIM
Atatürk Üniv., Kâzım Karabekir Eğitim Fak., Coğrafya Eğitimi A.B.D., Erzurum.


Konu Ayşe Dürdane Erduran tarafından (21.06.08 saat 09:26 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 21.06.08, 09:16
Profesör
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: Istanbul
İletiler: 7.765
Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.
Standart Cevap: Avrupa birliği eğitim sürecinde Türkiye'de çevre ve ilköğretimde çevre eğitimi

1. Giriş
Dünyada bütün canlılar organik yada inorganik maddelerden oluşmuş belli bir ortamda ve karşılıklı etkileşim içinde yaşamların sürdürürler. Canlı varlıkların yaşamsal bağlarla bağlı oldukları, etkiledikleri ve ayn zamanda çeşitli yollardan etkilendikleri bu alana çevre ya da ortam denir1. Başka bir ifadeyle, bir yuva veya evden dünyanın tümüne kadar canlıların yaşadığı ortamların tümüçevredir2. Coğrafî düşüncede de esas tema, toplumun odak noktası kabul edilmesi kaydıyla, insan ve çevre etkileşimi sistemini analiz etmektir3. Coğrafya, insan ekolojisinin bilimidir4.
İnsanoğlu, refah seviyesini yükseltmek için, gelişen teknolojiyi de kullanarak yaşadığı çevre ile sürekli mücadele etmekte ve çevreyi değiştirmektedir. İnsanlığın geleceğini her geçen saniye daha güçlü tehdit eden çevre sorunları da, bu mücadelenin ve değişikliklerin sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Çevrede meydana gelen değişiklikler olumsuz ve bozucu özellikte ise, bunlar çevre sorunları olarak değerlendirilmektedir.
Mekanikçi anlayışın yaklaşık üç yüzyıllık egemenliği, toplumsal kurumları etkilemiştir. Bu etkilemenin masum olmadığı, tersine çevre sorunlarının ana nedeni olduğu ileri sürülmektedir. Çözümün ekonomi, siyaset, eğitim gibi toplumsal kurumların organik ve bütüncül bir yaklaşımla yeniden yapılandırılması ile mümkün olabileceği, ancak bunun tamamen anlayış ve tutum değişikliğine bağlı olduğu bilinmektedir1. M. GANDHİ, ***8220;Dünya herkesin ihtiyacına yetecek kadarını sağlar, fakat herkesin hırsına yetecek kadarını değil***8221; derken, insanoğlunun dünyanın insana, insanın dünyaya bakışını karşılıklı olarak vurgular. Gerçekten dünya, üzerinde yaşayan tüm insanların ihtiyaçlarını karşılayacak düzeydedir. Ancak, insanın fazla hırsı, gözü doymazlığı yüzünden dünyanın dengesi her geçen gün bozulmaktadır2.
Çevre sorunlarının gelecekte daha büyük sorunlara sebep olabileceği endişesi sürekli dile getirilmektedir. Ulusal ve uluslar arası ilgili otoriteler çevre sorunlarına gereken ilgiyi gösterip; kısa ve uzun vadeli planlar hazırlamaz, insanlara benimsetmez, insanlar alışkanlıklarına devam ederlerse, fosil yakıtları ve bunlardan elde edilen petrokimya ürünlerini; pestisitleri istedikleri gibi kullanırlarsa; orman katliamına devam ederlerse; tahrip edilen ormanların yerine daha fazlasını yetiştirmezlerse; teknolojik gelişmelerde çevreyi ön planda tutmazlarsa; küresel ısınma devam eder, ozon deliği daha da büyürse, dünyamız yakın gelecekte çok büyük felaketlerle yüz yüze gelebilir. Hatta, Dünya Meteoroloji Örgütü Genel sekreteri Prof. Obas***8217;ın ifadesi ile, dünyadaki siyasi mültecilerin yerini çevre mültecileri alabilir3.
Avrupa Birliği başta olmak üzere bir çok topluluk, çeşitli kıyamet senaryolarının üretildiği günümüzde, insanlığın daha sağlıklıçevrelerde yaşayabilmeleri için birtakım projeler ortaya koymakta ve önlemler almaya çalışmaktadır. Yapılan çalışmalar için ayrılan bütçeler astronomik rakamlar olmakla beraber, yapılanların başarılı olması için bireysel olarak insana büyük görevler düşmektedir. Öncelikle insana, çok küçük yaşlardan başlayarak, çevre bilinci kazandırılmalı ve sorumlu bireyler haline getirilmelidirler. Bu da, ancak etkili ve verimli bir eğitim, özellikle çevre eğitimi ile sağlanabilir.
Çevre eğitiminin değişen dünyada popülaritesi hızla artmakta ve giderek öğretimde üzerinde daha fazla durulan bir konu haline gelmektedir. Ancak, gelinen noktanın yeterli olduğundan söz etmek mümkün değildir. Demirkaya (2006)***8217;nın aktardığına göre, çevre eğitimine yönelik üç yaklaşımdan söz edilmektedir. Bunlar;
1. Çevre yönetimi ve kontrolü için eğitim: Bu yaklaşıma göre, çevre eğitimi fiziksel ve beşeri sistemler ile bu sistemlerin karşılıklı etkileşimlerinin algılanmasını ve öğrenilmesini teşvik eder.
2. Çevre bilinci ve yorumu için eğitim: Bu yaklaşım göre, çevre yoluyla eğitim öğrencilerin çeşitli beceriler kazanmalarını sağlar ve arazi gezileri vasıtasıyla öğrenmeye yönelik bir kaynak olarak eğitimin kullanıldığı ilgi ve uğraşları teşvik eder.
3. Sürdürülebilirlik için eğitim: Bu yaklaşıma göre çevre eğitimi, öğrencileri kendi davranışlarından sorumlu olmaya teşvik eden bir çevre etiği ve cesareti kazandıran, bilgiye dayalı konuların yer aldığıönceki iki yaklaşımın üstüne inşa edilmiştir1.
Ülkemizde çevre sorunları konulu çok sayıda yayın mevcut iken, çevre eğitimi alanında aynışeyden bahsetmek mümkün değildir. Özellikle son yıllarda bir artış eğiliminden söz edilebilir. Eğitim Fakültelerinin yeniden yapılandırılmasıyla ivme kazanan coğrafya eğitimi çalışmalarında da çevre eğitimi konulu çalışmaların gittikçe artacağı beklenebilir. Anlaşılacağı gibi, coğrafyacılar arasında da çevre eğitimi ile ilgili araştırmalar son derece azdır. Bunlardan birisi belki de ilki Özçağlar***8217;ın (1992) Milli Eğitim Bakanlığıİlköğretim Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan ***8220;İlköğretimde Çevre Eğitimi Öğretmen El Kitabı***8221; adlı kitap bölümüşeklindeki çalışmasıdır. Yine, Efe (1999) tarafından kaleme alınan ***8220;Çevre Sorunlarının Çözümünde Coğrafyanın Rolü***8221;; Sever ile Samancı (2002) tarafından hazırlanan ***8220;İlköğretimde Çevre Eğitimi***8221; ve Demirkaya (2006) tarafından ortaya konan ***8220;Çevre Eğitiminin Türkiye***8217;deki Yeri ve Çevre Eğitimine Yönelik Yeni Yaklaşımlar***8221; konulu makale çalışmaları burada anılabilir.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 21.06.08, 09:17
Profesör
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: Istanbul
İletiler: 7.765
Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.
Standart Cevap: Avrupa birliği eğitim sürecinde Türkiye'de çevre ve ilköğretimde çevre eğitimi

2. Araştırmanın Amacı ve Yöntem
Canlıların yaşam ortamı olarak ifade edilebilen çevrenin, doğal dengesinin bozulması anlamına gelen çevre sorunları insanla ortaya çıkmıştır. Ancak, nüfus artışı ve teknolojik gelişmeler ile 20. yüzyılda zirve yapan sorunlar, büyük önem kazanmıştır. Konu ile ilgili Avrupa Birliği ve dünya ülkelerinin ortak hareket etme ve programlar geliştirme zorunlulukları da, sorunların dünyanın geleceğini tehdit edecek boyutlara ulaşması ile ortaya çıkmıştır.
Bu çalışmada, Avrupa birliği tam üyelik sürecinde çevre konusu Avrupa Birliği ve Türkiye açısından ele alınarak, ilköğretimde çevre eğitimi incelenmeye çalışılmıştır. Araştırmanın amacı, böylesine önemli bir konu ile ilgili olarak Avrupa Birliği çevre politikası ve Türkiye ulusal çevre programını genel olarak incelemek, projenin sonuç vermesinde çok önemli olan çevre eğitimi yönünü ortaya koymaktır. Bu bağlamda, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından revize edilen (2005) İlköğretim programlarındaki çevre konuları incelenmiştir. Öncelikle konu ile ilgili literatür taranmış ve Avrupa Birliği Çevre Politikası ve Türkiye***8217;nin uyum sürecinde yerine getirmesi gerekenler ortaya konmuştur. Daha sonra, yeni ilköğretim müfredatı incelenerek İlköğretimde çevre ile ilgili üniteler, konular ve beklenen kazanımlar ortaya konmaya çalışılmıştır.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 21.06.08, 09:18
Profesör
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: Istanbul
İletiler: 7.765
Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.
Standart Cevap: Avrupa birliği eğitim sürecinde Türkiye'de çevre ve ilköğretimde çevre eğitimi

3. Avrupa Birliği Çevre Politikası ve Türkiye
Çevre sorunlarına tepkiler kişisel girişimlerden uluslar arası seviyeye kadar çeşitlenir. Sorunları çözme, girişimleri kontrol çabaları ve buna karşı tedbirler ve tepkiler de uluslararasızlaşmaktadır1. Tarım ve hayvancılıkla geçinen topluluklardan beri, çevre sürekli olarak çeşitli emir ve kararnameler ile düzenlenmeye çalışılmıştır. Bu kararnameler temel olarak şehirlerdeki lağım sızıntıları, halk sağlığı ve ormanların işletilmesinin düzenlenmesini amaçlamıştır2. Avrupa Birliği ülkeleri yasalaştırdıkları mevzuat ve kurallar ile bir çok alandaki uygulamaları üye ülkeler arasında uyumlu hale getirmekte ve uygulamadan kaynaklanabilecek farklılıkların önüne geçmeye çalışmaktadırlar. Çevre konusunda da bir ***8220;çevre politikası***8221; ortaya konmuştur. Avrupa Birliği, ortak bir çevre politikası oluşturma konusundaki ilk adımı 1973 yılında atmış ve ***8220;Çevre Eylem Programı***8221; kabul edilmiştir. Bunu, sonuncusu 2002 yılında kabul edilen altı çevre eylem programı izlemiştir. 6. Çevre Eylem Planı AB***8217;nin on yıl içindeki hedeflerini ortaya koymaktadır. ***8220;Çevre 2010: Geleceğimiz, Tercihimiz***8221; başlıklı programda dört ana konu öncelikli hedefler olarak belirlenmiştir. Bunlar; İklim değişikliği, doğa ve biyolojik çeşitlilik, çevre ve sağlık ile doğal kaynaklar ve atıklar olarak sıralanmıştır. Şüphesiz, Avrupa Birliğinin bir çevre politikası geliştirmesi bir ihtiyaçtan doğmuştur. Bunun temel nedenleri şöyle özetlenebilir3.
Avrupa***8217;da bütünleşmenin temel unsurlarından biri olarak kabul edilen serbest rekabetin ve serbest dolaşımın sağlanması, çevre alanında da ortak girişimleri ve ortak bir politikayı zorunlu kılmıştır. Üye ülkelerde farklı politikaların uygulanması, özellikle farklı çevresel ölçülerin belirlenmesi, ürünlerin maliyetlerinin değişik olmasına sebep olabilmektedir. Bu da kalite standartlarında farklılıklara, ürünlerin ülkeler arasıdaki dolaşımında problemlere ve serbest rekabetin tam olarak sağlanamamasına neden olacaktır. Bu durum ancak ortak çevre politikası ile aşılabilir.
Üye ülke toplumlarının bütünüyle daha iyi, kaliteli ve refah içinde yaşamalarını sağlama birliğin öncelikli misyonlarındandır. Bunun için birliğin insan sağlığı açısından önemli olan çevre ve doğal kaynakların korunması konusuna ilgisiz kalması beklenemezdi. Ayrıca üye ülkelerdeki farklı çevre politikaları sebebi ile yaşam koşullarının farklı şekillerde ve düzeylerde olması, üye ülkelerce arzu edilmeyen bir siyasi durum olarak değerlendirilmiştir.
Yine, en temel gerekçelerden biri de, çevre kirliliğinin siyasi sınırları tanımamasıdır. Çevre sorunlarının bir ülkeden diğerine kolaylıkla yayılması, birliğe üye ülkeleri ortak hareket etmeye zorlamaktadır.
Bütün bu sebeplerden dolayı Avrupa Birliği Çevre politikası ortaya çıkmıştır. Genel olarak çevre politikası, bir ülkenin çevre konusundaki tercih ve hedeflerinin belirlenmesi olarak tanımlanmaktadır. Çevre politikası daha geniş anlamda ise, çevre sorunlarının çözümü için geleceğe yönelik olarak alınması gereken tedbirlerin ve benimsenen ilkelerin bütününü oluşturur4. Avrupa Birliği***8217;nin çevre politikasının
hedefleri, kısaca, kirliliği ortadan kaldırmak, azaltmak ve önlemek, doğanın ve doğal kaynakların ekolojik dengeye zarar verecek şekilde işletilmesini önlemek ve rasyonel bir şekilde yönetilmelerini temin etmek, kalkınmaya, kalite gereksinimleriyle uyum içerisinde, özellikle de çalışma şartlarının ve çevrenin iyileştirilmesiyle yön vermek, kent planlaması ve toprak kullanımında çevresel etkilerin daha fazla hesaba katılmasını sağlamak, üye devletler dışındaki devletler, özellikle de uluslar arası örgütlerle çevresel problemlere ortak çözüm aramak şeklinde sıralanabilir1.
Türkiye Avrupa Birliği***8217;ne üyelik yolunda ekonomik ve sosyal hayatı düzenleyecek alanlarda gerekli adımları atmaya devam etmektedir. Birçok alanda olduğu gibi, çevre konusunda da uyuma yönelik değişiklik ve yeniliklere devam edilmektedir. 2003 yılında açıklanan Katılım Ortaklığı Belgesi***8217;nde (KOB) ülkemizin Avrupa Birliği Çevre Politikası***8217;na uyumu konusundaki yükümlülükleri ortaya konmuştur. Katılım ortaklığı belgesi, Avrupa Birliği***8217;nin tam üyelik için ülkemizden yapmasını istediklerini ortaya koyan belgedir. 2003 yılında gözden geçirilmiş bu belgeye göre, Türkiye***8217;nin çevre konusunda AB***8217;ye uyum konusunda yerine getirilmesi gereken yükümlülükler şunlardır;
Kısa vadede: Müktesebat (kazanılan, edinilen bilgiler) aktarımı için bir program kabul edilmesi ve finansmanı için bir plan hazırlanması, çerçeve mevzuatın, su kalitesine ilişkin mevzuatın, doğanın korunmasına ilişkin mevzuatın, birleştirilmiş kirliliği önleme kontrol ve atık idaresine ilişkin mevzuatın aktarımı ve uygulanmasına başlanması ve çevresel etki değerlendirme direktifinin yürürlüğe koyulması ve uygulanması.
Orta vadede: Konu ile ilgili iç hukuk düzenlemelerinin sağlanması, veri toplama dahil olmak üzere kurumsal, idari ve izleme kapasitelerinin güçlendirilmesi, sürdürülebilir kalkınma ilkelerinin diğer tüm sektörel politikalar ve bu politikaların uygulama yöntemleriyle bütünleştirilmesi.
Avrupa Birliği Genel sekreterliği, Avrupa Birliği Müktesebatı***8217;nın Üstlenilmesine İlişkin Gözden Geçirilmiş Türkiye Ulusal Programı***8217;na göre (2003) ulusal programımızın öngördüğü öncelikler ise şunlardır:
1. Su kalitesinin iyileştirilmesi
2. Atık yönetiminin etkinleştirilmesi
3. Hava kalitesinin iyileştirilmesi, doğanın korunması
4. Çevresel etki değerlendirilmesi (ÇED), sürecinin güçlendirilerek etkinleştirilmesi ve stratejik çevresel değerlendirme direktifine uyum sağlanması
5. Çevresel gürültü yönetimi
6. Kimyasallar yönetimi
7. Genetik olarak yapısı değiştirilmiş organizmalar
8. Nükleer güvenlik.
Görüldüğü gibi ulusal çevre programımızın öncelikleri, daha önce açıklanan AB çevre politikasıyla örtüşmektedir. Muhtemelen bu önceliklerin uygulanmasında ülkemizin en önemli sorunu finansman sorunu olacaktır. Bunun yanında, programın başarılı olması etkili ve bilinçli bir çevre eğitimine bağlı olacaktır. Çünkü, çevre sorunları ile başa çıkmanın en temel yolu bilinçli ve organize bir şekilde, toplumdaki bütün bireylerin eğitiminden geçer1. Yeni ilköğretim programlarındaki çevre konuları ve verilmek istenen kazanımlar incelendiğinde, bu önceliklerin programlar hazırlanırken dikkate alındığını göstermektedir. Artık, yapılması gereken bu konuların etkili şekilde verilebilmesi yönünde tedbirler almaktır.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 21.06.08, 09:21
Profesör
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: Istanbul
İletiler: 7.765
Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.
Standart Cevap: Avrupa birliği eğitim sürecinde Türkiye'de çevre ve ilköğretimde çevre eğitimi

4. İlköğretimde Çevre Eğitimi
Çevre eğitimi, tüm dünyanın gündeminde olan çevre sorunlarının ortaya çıkardığı bireysel ve toplumsal bir ihtiyaç haline gelmiştir. Çevre sorunlarının baş edilemez boyutlara ulaşması ve çevre duyarlılığının her geçen gün artması, çevre eğitiminin önemini arttırmaktadır. Çevre eğitimi, toplumun tüm kesimlerinde çevre bilincinin geliştirilmesi, çevreye duyarlı, kalıcı ve olumlu davranış değişikliklerinin kazandırılması ve doğal, tarihi, kültürel, sosyo-estetik değerlerin korunması, aktif olarak katılımın sağlanması ve sorunların çözümünde görev almak olarak tanımlanabilir2. Buradan hareketle çevre eğitiminin amacı, ***8220;dünyanın karşı karşıya bulunduğu sorunlardan haberdar, bu sorunların nasıl çözülebileceğini bilen ve buna gönüllü olan vatandaşlar yetiştirmektir***8221; şeklinde ifade edilebilir3.
İlköğretim programlarının revize edilmesi ile ortaya konanlar ülkemizde çevre eğitimi açısından atılmış önemli bir adım olarak değerlendirilebilir. Ancak, çağdaş ülkelerin çevre eğitimine giderek artan bir şekilde önem verdikleri bir dönemde, çevre eğitimi, uluslar arası platformlarda kabul görmüş gelişmeler doğrultusunda yeni düzenlemelere de ihtiyaç duymaktadır4. Ülkemizde çevre politikalarında çevre eğitimine ilişkin düzenlemeler yeterli düzeyde değildir. Çevre kanununda çevre eğitimi ile ilgili herhangi bir düzenleme yoktur. Sadece Çevre Kirliliğini Önleme Fonu***8217;nun kullanım amaçları arasında çevre kirliliğini önleyici eğitim faaliyetlerinden bahsedilmektedir. Çevre politikası açısından önemli bir yere sahip olan UÇEP***8217;te (Ulusal Çevre Stratejisi ve Eylem Planı) ise, ***8220;çevre için eğitim öncelikli eylemlerden biridir***8221; ifadesi ile çevreyle ilgili konulardaki kararlılık dile getirilmiş olmasına rağmen uygulamada bu durumun tam gerçekleşmediği görülmektedir5. Ayrıca VII. Beş Yıllık Kalkınma Planında çevre eğitimi konusu ciddi olarak ele alınmakla birlikte, alınan kararlarla ilgili uygulamalarda eksiklikler
yaşanmaktadır1. VII. Beş Yıllık Kalkınma Planı Çevre Özel İhtisas Komisyonu Raporu***8217;nda, çevre eğitiminin bazı amaçları şöyle sıralanmıştır2:
a) İnsan etrafında gelişen çevre ve doğa olaylarına karşı daha hassas bir yaklaşım olanağını yaratacak ve çevredeki olayları duyu organları yolu ile algılayabilecek,
b) Yapay çevre ile doğal çevrenin özelliklerini karşılaştırmalı olarak çözümleyip, aralarında etkileşim ağını inceleyebilecek,
c) Karar verme yeteneği gelişmiş, böylece çevre sorunlarını tanımlayıp çözümlemeyi gerçekleştirebilecek işlev ve becerileri kazanmış,
d) Yakın çevresinde ve kendi yaşam ortamında doğayı koruma felsefesini geliştirip tatbik edebilen,
e) Doğal çevrenin özelliklerini bozmadan hatta korumak ve geliştirme yapabilecek sosyal faaliyetler yaratabilen veya bunlara katılan fertler, yetiştirmek.
Sosyal Bilgiler öğretiminde, öğrencilere sosyal yaşamla ilgili tutumlar ve değerler kazandırmak, öğrencinin toplumsallaşması ve iyi bir vatandaş olmasında çok önemli rol oynar. Bu nedenle Sosyal Bilgiler öğretiminde duyuşsal özelliklerin geliştirilmesi için özel çaba gösterilmesi gerekmektedir3. Çevre ve çevre bilinci konuları da bunlardan biridir. Ayrıca bu tutumların küçük yaşlarda etkili öğrenildiği ve öğrenilenlerin de (doğru veya yanlış) zor değiştirilebildiği bilinmektedir. Bunun için, aslında çevre eğitimi ailede başlamalı ve ilköğretimde öğrencilere çevre bilinci ve çevreye karşı olumlu tutum kazandırılmalıdır. Bundan sonra, daha önce belirtildiği gibi, küçük yaşlarda kazanılmış tutumlar zor değiştirilse de yine okullarda ve çevrede bu eğitim devam edecektir. Nitekim, işitsel ve görsel medyanın çevre eğitimi üzerindeki rolü araştırmalarla ortaya konmuştur. Örneğin; Amerika Birleşik Devletleri***8217;nde yapılan bir araştırmada, ilköğretim öğrencilerinin edindikleri çevre bilgisinin % 63***8217;ünü görsel ve yazılı medyadan öğrenirken, sadece % 12***8217;sini okuldan ve % 9 kadarını da aile ve arkadaşlarından öğrendikleri ortaya konmuştur4.
Bu bölümde eski ve yeni programlarda çevre ile ilgili konular incelenmeye ve karşılaştırılmaya çalışılacaktır. Bilindiği gibi 2005 yılında ilköğretim müfredat programlarında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından köklü bir değişiklik yapılmıştır. Eski ilköğretim programlarında çevre içerikli ünite ve konular Tablo 1***8217;de incelenmiştir.
Eski ilköğretim programında çevre ünitelerinin ağırlıklı olarak 4. ve 5. sınıf Sosyal Bilgiler ile 4.,6. ve 7. sınıf Fen Bilgisi derlerinde yoğunlaştığı görülmektedir. Ünite konularına bakıldığında, özellikle çevre kirlenme ve çevre sorunlarının (su, hava, toprak kirliliği gibi.) ağırlık kazandığı görülmektedir. Sosyal Bilgiler ve Hayat Bilgisi programlarında, daha çok canlılar ve çevrenin korunması, çevre temizliği ve doğal afetlerden korunma konuları öne çıkmaktadır (Tablo 1). Sonuç olarak, çevre ile alakalı konulara ilköğretimde yeterince yer verildiği söylenebilir. Ancak, konuların öğretim süreci ile ilgili sorunlar olduğu açıktır. Maalesef, öğretmenler öğrencileri, Çevre nedir? Çevre sorunu nedir? Su kirliliği nedir? gibi yazılı ve sözlü sınavlarla değerlendirmeler yapmaktadırlar. Böylece sadece ezbere dayanan ve öğrenmenin en alt basamağı olan, bilme düzeyinin üzerine çıkamayan öğrenciler, bir üst sınıfa geçerken öğrendiklerinin ne anlama geldiğini kavramadan öğrendikleri bilgilerin büyük kısmını unuturlar. Bu nedenle çevre eğitiminde, öğrencilerde davranış değişikliğine yol açabilecek somut örneklere baş vurulmalı1 ve buna yönelik olarak, sınırsız bir laboratuar olan çevrede uygulamalar yapılmalı ve etkinlikler sergilenmelidir. Ancak böyle gerçek anlamda çevre bilinci kazandırılabilir.
Milli Eğitim Bakanlığı, yeni ilköğretim programlarını eskisinden farklı olarak, derslerin, ezbercilikten uzak, eğlenceli, hayatın içinde ve kullanılabilir olmasına, bilgi ve becerilere öncelik verecek şekilde hazırlandığını ifade etmektedir Ayrıca bir önceki programın bir eksikliği olarak ifade edilebilecek bir konunun da dikkate alındığı görülmektedir. Konuların farklı sınıflarda, daha üst düzey hedefler göz önüne alınarak verileceği, yani ***8220;sarmallık ilkesi***8221;nin dikkate alındığı belirtilmektedir. Genel olarak programlarda aynı ünitelerin farklı sınıflarda farklı ve birbirinin devamı şeklinde yürütüldüğü görülmektedir. Farklı sınıflarda aynı konuların tekrar edilmediği ve konunun birbirini tamamlayıcı özellikte sınıf seviyesine göre geliştirildiği dikkat çekmektedir. Yeni öğretim programlarında, katı davranışçı bir yaklaşımdan, yapılandırıcı bir yaklaşıma geçilmiş ve Türkçe***8217;ye duyarlılık tüm derlerde öne çıkarılmıştır. Ayrıca, programlar etkinliklerle zenginleştirilerek öğrenci merkezli hale getirilmiştir12. Programlarda konular arasında ilgi kurulmaya çalışılmış, bazı programların (örneğin, Fen ve Teknoloji ile Sosyal Bilgiler) birbirini tamamlaması gözetilmiştir. Yeni İlköğretim programlarında çevre konuları, Hayat Bilgisi ve Sosyal Bilgiler ile Fen ve Teknoloji programlarında oldukça geniş yer tutmaktadır. Özellikle I. Kademede Hayat Bilgisi derlerindeki yoğunluk dikkate değerdir (Tablo 2). Tutum kazandırılacak duyuşsal davranışların küçük yaşlarda daha kolay öğrenildiğinin dikkate alındığı söylenebilir. Yine, Fen ve Teknoloji programlarında çevre içerikli konulara Sosyal Bilgiler programlarından daha fazla yer verildiği de görülmektedir. Tablo 2***8217;de de görüldüğü gibi, çevre içerikli konular yeni İlköğretim programlarında arttırılarak daha da yeterli hale getirilmiştir. Programların öğretim süreçlerine yönelik değişiklikler ise, daha etkili bir çevre eğitimi yapılabileceği yönünde işaretler vermektedir. Birbirleriye bağlantılı, öğrenci merkezli ve bol etkinlikle verilecek konular şüphesiz, öğrenciler tarafından daha kolay davranışa dönüştürülebilecektir. Ancak, öğretim programlarının başarısını, öğretim sürecindeki bir çok faktörün etkileyebileceği unutulmamalı ve buna yönelik tedbirler alınmalıdır.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 21.06.08, 09:22
Profesör
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: Istanbul
İletiler: 7.765
Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.
Standart Cevap: Avrupa birliği eğitim sürecinde Türkiye'de çevre ve ilköğretimde çevre eğitimi

5. Yeni İlköğretim Programlarında Öğrencilere Verilmesi
Öngörülen Çevre İçerikli Kazanımlar ve Etkinlikler
Yeni İlköğretim programlarında çevre konularının daha fazla yer tutuğu, niteliklerinin arttırıldığı ve bu konuların ulusal ve uluslar arası çevre politikaları ile paralellik gösterdiği söylenebilir. Ayrıca, bu konularla öğrencilere çok önemli kazanımlar sağlanacağı açıktır. Aşağıda, İlköğretim programlarıyla öğrencilere kazandırılması planlanan çevre içerikli kazanımlara ve etkinlik örneklerine yer verilmiştir.
Hayat Bilgisi Programlarında Hedeflenen Kazanımlar: Hayat Bilgisi 1:
***8226; Okulu ve çevresini korumak için sorumluluk alır.
***8226; Çevrenin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılmasının bir vatandaşlık görevi olduğu bilincine uygun davranışlar gösterir.
***8226; Doğal afetlerin zararlarından korunma yollarını araştırır
***8226; Deprem, sel, çığ gibi doğada meydana gelen bazı değişikliklerin insanlara zarar verebileceğini fark eder.
Hayat Bilgisi 2:
***8226; Okulu ve çevresini korumak için kendine düşen görevi yapar.
***8226; Doğal afetlerin etkilerimden korunmak için güvenlik önlemlerinin gereğini yerine getirir.
***8226; İnsanların çevreyi hangi yollarla değiştirdiğini ve bunun için neler yaptıklarını araştırır ve anlar.
Hayat Bilgisi 3:
***8226; Okulunuzu ve çevrenizi temiz tutma konusunda uygulanabilir yeni fikirler üretebilmeyi öğrenir.
***8226; Ülkemizde meydana gelen doğal afetleri öğrenir.
***8226; Deprem öncesinde, deprem sırasında ve sonrasında yapılması gerekenleri bilir.
***8226; Doğal afetlerden nasıl korunabileceğini öğrenir.
Fen ve Teknoloji 4-5 Programlarında Hedeflenen Kazanımlar:
Fen ve Teknoloji 4:
***8226; Çevresinde farklı tipte yaşam alanları olduğunu keşfeder.
***8226; Çevresindeki bir yaşam alanındaki canlıları ve bu canlıların içinde bulunduğu şartları gözlemler ve kaydeder.
***8226; Yaşam alanlarının insan faaliyetlerinin olumsuz etkisinden korunması gerektiği çıkarımını yapar. Yakın çevresindeki kirliliği fark eder ve bu kirliliğe neden olan maddeleri listeler.
***8226; Atatürk***8217;ün çevre ile ilgili yaptığı çalışmalara örnekler veriri.
***8226; Çevreyi korumak amacı ile yapılan birçok faaliyete gönüllü olarak katılır.
***8226; Çevreyi korumak ve geliştirmek için bireysel sorumluluk bilinci kazanır.
***8226; Düzensiz ve şiddetli yüksek seslerin, ses kirliliğine (gürültüye) neden olacağını fark eder. Yaşadığı çevredeki ses kirliliğini azaltmak için alınabilecek önlemleri tartışır.
***8226; Erozyonla toprak kaybı arasında ilişki kurar.
***8226; Hava, toprak ve su kirliliğini önlemek için alınabilecek önlemleri araştırır ve sunar.
Fen ve Teknoloji 5:
***8226; Çevredeki bir yaşam alanına uyum sağlayabilecek bitki ve hayvanları tahmin eder.
***8226; İnsan etkisiyle çevrenin nasıl değiştiğini araştırır.
***8226; Yakın çevresindeki veya ülkemizdeki çevre sorunlarıyla ilgili bilgi toplar ve sunar.
***8226; Yakın çevresinde, çevreyi bozabilecek davranışlarda bulunanları uyarır.
***8226; Atatürk***8217;ün çevre bilincinin geliştirilmesi ile ilgili sözlerine örekler verir.
Sosyal Bilgisi 4-5 Programlarında Hedeflenen Kazanımlar:
Sosyal Bilgiler 4:
***8226; Çevresinde gördüğü doğal ve beşerî unsurları ayırt eder.
***8226; Doğal afetler karşısında hazırlıklı olur.
***8226; Teknolojik gelişmeler sonucu doğal kaynakların hızla tükenmesinin ve doğal çevrenin kirletilmesinin önüne geçebilmek için atık maddelerin geri kazanımının önemini öğrenir.
Sosyal Bilgiler 5:
***8226; Çevresindeki ve ülkemizin çeşitli yerlerindeki doğal varlıklar ile tarihi mekanları, nesneleri ve yapıtları tanır.
***8226; Yaşadığı bölgedeki insanların doğal ortamı değiştirme ve ondan yararlanma şekillerine kanıtlar gösterir.
***8226; Yaşadığı bölgede görülen bir afet ile bölgenin coğrafi özelliklerini ilişkilendirir.
***8226; Kültürümüzün sözlü ve yazılı öğelerinden yola çıkarak, doğal afetlerin toplum üzerindeki etkilerini örneklendirir.
***8226; Yaşadığı bölgede görülen doğal afetlere neden olan uygulamaların farkına varır.
***8226; Çeşitli ülkelerde bulanan ortak miras öğelerine örnekler verir.
Sosyal Bilgiler 6-7 Programlarında Hedeflenen Kazanımlar:
Sosyal Bilgiler 6:
***8226; Doğal kaynakların bilinçsizce tüketilmesinin insan yaşamına etkilerini tartışır.
***8226; Ülkemizin diğer ülkelerle doğal afetlerde ve çevre sorunlarında dayanışma ve işbirliği içinde olmasının önemini fark eder.
Sosyal Bilgiler 7:
***8226; Küresel sorunlarla uluslar arası kuruluşların ve sivil toplum örgütlerinin kuruluş amaçlarını ilişkilendirir.
***8226; Küresel sorunların çözümlerinin yaşama geçirilmesinde vatandaş olarak sorumluluğunu fark eder.
Fen ve Teknoloji 6-7-8 Programlarında Hedeflenen Kazanımlar:
Fen ve Teknoloji 6:
***8226; Erozyona etki eden faktörleri deneyerek test eder.
***8226; Erozyonun gelecekte oluşturabileceği zararlar hakkında tahminlerde bulunur.
***8226; Doğal anıtların tüm insanlığa ait değerler olduğunu fark eder.
***8226; Doğal anıtlara yakın ve uzak çevresinden örnekler verir.
***8226; Doğal anıtların korunarak gelecek nesillere aktarılmasına yönelik bireysel ve iş birliğine dayalı öneriler sunar.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 21.06.08, 09:22
Profesör
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: Istanbul
İletiler: 7.765
Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.
Standart Cevap: Avrupa birliği eğitim sürecinde Türkiye'de çevre ve ilköğretimde çevre eğitimi

Fen ve Teknoloji 7:
***8226; Ülkemizdeki ve dünyadaki çevre sorunlarından bir tanesi hakkında bilgi toplar, sunar ve sonuçlarını tartışır.
***8226; Dünyadaki bir çevre probleminin ülkemizi nasıl etkileyebileceğine ilişkin çıkarımlarda bulunur.
***8226; Ülkemizdeki ve dünyadaki çevre sorunlarına yönelik iş birliğine dayalı çözümler önerir ve faaliyetlere katılır.
Fen ve Teknoloji 8:
***8226; Deprem tehlikesine karşı alınabilecek önlemleri ve deprem anında yapılması gerekenleri açıklar.
***8226; Rüzgâr ile yel, tayfun, fırtına arasında ilişki kurar. Hortum ve kasırganın oluşum şartlarını ifade eder.
Yeni ilköğretim programlarıyla hedeflenen kazanımların öğretim süreci önceki programlardan farklı olarak çok sayıda etkinlikle de desteklendiği dikkat çekmektedir. Aşağıda bu etkinliklerden örnekler verilmeye çalışılmıştır.
Örnek Etkinlik 1
Ders: Hayat Bilgisi 3
Ünite: Okul Heyecanım
Konu: Çevre Hakkı
Bir grup öğrencinin ***8220;çevre panosu***8221; oluşturduğu bir resim verilmiş, öğrencilerden de resimdeki öğrenciler gibi okul veya sınıflarında benzer bir ***8220;çevre panosu***8221; oluşturmaları istenmiştir.
Örnek Etkinlik 2
Ders: Sosyal Bilgiler 4
Ünite: Yaşadığımız Yer
Konu: Doğa ve İnsan
Öğrencilere (yanlarına kağıt ve kalem aldıkları) okul civarında bir çevre gezisi yaptırılır. Gezi sırasında gördükleri her şeyi listelemeleri istenir. Listeledikleri varlıkların doğal ve beşeri unsurlar olduğu öğrencilere hatırlatılır. Öğrencilerden bu listelerden faydalanarak kavram haritaları yapmaları istenir. Daha sonra konuyla ilgili şu soruların sorulur:
***8226; Çevrenizde doğal unsurlar mı yoksa beşeri unsurlar mı daha fazladır?
***8226; İnsanlar çevrede ne gibi değişiklikler yapmışlardır?
Örnek Etkinlik 3
Ders: Fen ve Teknoloji 5
Ünite: Canlılar Dünyasını Gezelim Tanıyalım
Konu: İnsanın Çevreye Etkisi
İnsan faaliyetlerinin çevreye verdiği olumsuz etkilerle ile ilgili aşağıdaki etkinliği yaptırınız.
Bu olumsuzlukları gidermek için neler yapılabileceği ile ilgili alternatifler düşününüz?
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 21.06.08, 09:25
Profesör
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: Istanbul
İletiler: 7.765
Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.Ayşe Dürdane Erduran artık çok görkemli biri.
Standart Cevap: Avrupa birliği eğitim sürecinde Türkiye'de çevre ve ilköğretimde çevre eğitimi

6. Sonuç ve Öneriler
Avrupa Birliği***8217;ne tam üyelik yolunda ilerleyen ve bir müzakere süreci geçirecek olan ülkemiz, ulusal çevre programını hazırlamış ve gerekli bir çok yasal düzenlemeyi yerine getirmiştir. Ancak, özellikle finansman eksikliğinden kaynaklanan uygulama sorunlarının bir süre daha devam edeceği açıktır. Müzakerelerin çevre ile ilgili konularda da çetin geçeceği açıktır. Bunun için, ülke genelinde bilgi akışı sağlanarak, özel sektörle gerekli irtibat kurularak, belli direktifler özelinde kapsamlı analiz çalışmaları yapılarak, rekabet ortamının bozulmasına neden olmadan, kaynaklar dikkate alınarak, makroekonomik dengelerin ve ekonomik gelişmenin devamlılığı sağlanarak, müzakerelerin uzamasına neden olmadan, gerçekçi bir müzakere pozisyonunun belirlenmesi temel hedef olmalıdır1. Hükümet tarafından çıkarılan yasaların uygulanabilmesinde topluma da önemli görevler düşmektedir. Vatandaşların bu görevlerini yerine getirmelerinde eğitim kurumları, televizyon ve gazeteler gibi görsel ve yazılı medyaya önemli sorumluluklar düşmektedir. Ailede başlayacak çevre bilinci ve olumlu tutum geliştirme sürecinin önemli iki ayağının eğitim kurumları ve iletişim araçları olduğu unutulmamalıdır.
Daha önce belirtildiği gibi, çevre eğimi de ailede başlar. Aileden, sokaktan ve kitle iletişim araçlarından kazanılan bilgiler, okullarda verilen öğretim kadar önemlidir. Dolayısıyla çevre eğitimi, örgün eğitim kadar hatta ondan daha fazla sistemli olarak yürütülecek bir yaygın eğitimin de konusudur2. Çevre eğitiminin sadece örgün eğitim kurumlarında verilmesi düşüncesi doğru olmayacaktır.
Çevre sorunlarıyla mücadelede ve çevre eğitiminin amacına ulaşmasında daha önce de belirtildiği gibi, geniş kitlelere ulaşmak önemlidir. Geniş kitlelere ulaşmanın yolu ise ilköğretimden başlayarak konuyu işlemek, bunu coğrafya dersi arcılığı ile bütün eğitim ve öğretim sürecince gündemde tutmak ve toplumu bu yolla bilinçlendirmekten
geçmektedir1. Çevre ve insan etkileşimi üzerinde önemle duran coğrafyacılardan ve coğrafya derslerinden çevre eğitiminde istifade edilmeye çalışılmalıdır.
Örgün eğitimde çevre eğitimi bazı ülkelerde müstakil bir ders olarak okutulurken, diğer bazı ülkelerde konuyla ilgili dersler içerisindeki konulara serpiştirilerek verilmektedir. Çevre eğitimi, eğer diğer dersler içerisinde veriliyorsa, okul öncesinden lise son sınıfa kadar düzenli ve planlı bir şekilde birbirinin devamı niteliğinde olmalıdır2. Ülkemizde de, çevre içerikli konular ilköğretim ve ortaöğretimde diğer bazı programların bünyesinde verilmektedir. Bu derlerdeki ilgili konulara gereken önem verilmeli ve ilgililer konunun takipçisi olmalıdır. Ayrıca, İlköğretim programları arasında bir dönem olduğu gibi adında ***8220;çevre***8221; ifadesi geçen dersler bulunabilir ve böyle de mesajlar verilebilirdi.
Eski İlköğretim programında çevre ile ilgili ünitelerin daha çok Fen Bilgisi programında yoğunlaştığı görülmektedir. Ayrıca, bu konuların daha çok ezberci bir zihniyetle düz anlatım şeklinde ve uygulamaya dönük hiçbir etkinlik yapılmadan verildiği bilinmektedir. Oysa, ilköğretimde konuların özelliklerine göre, çok çeşitli öğretim yöntemleri kullanmak mümkündür. Bilindiği gibi, en etkili ve kalıcı öğrenme yolu, yaparak ve yaşayarak öğrenmedir. Aktüel ve somut örneklerin bolluğu nedeniyle çevre konuları bu öğretim yönteminin uygulanmasına oldukça elverişlidir3. Ayrıca, çevre eğitiminde görsel ve yazılı medyanın önemi de araştırmalarla ortaya konulduğuna göre, bu kaynaklardan da yeterince faydalanmak gerekmektedir. Ülkemizde medya kuruluşları ile işbirliğine gidilmelidir. Bu guruplar, çevreye ve sorunlarına dikkat çekici programlara yer vermelidir. Gerekirse, medyaya buna yönelik yaptırımlar getirilmelidir.
Yeni İlköğretim öğretim programlarındaki çevre içerikli konuların yeterli olduğu ve özellikle Hayat Bilgisi ile Fen ve Teknoloji derslerinde yoğunlaştığı söylenebilir. Ancak, öğretim sürecindeki diğer faktörlerin önemi unutulmamalıdır. Örneğin, ebeveynler ve öğretmenlerde çevre bilinci sağlanmadıkça, çevre eğitiminde başarı sağlanması mümkün değildir. Bunun için, çevre eğitimi toplumun tüm kesimlerine ulaşacak şekilde yaygınlaştırılmalıdır. Sivil toplum örgütlerine ve üniversitelere de görevler düşmektedir. Eğitim programları, kampanyalar ve üniversitelerin çeşitli programlarında buna yönelik dersler eklenerek işe başlanabilir. Hizmet içi eğitim kursları ile öğretmenler ve diğer yetkililer bilinçlendirilmelidir.
Konunun iki önemli muhatabı Çevre Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı arasında 1999 yılında zorunlu çevre dersleri getirilmesi gibi radikal kararlar getiren işbirliği protokolü imzalanmıştır. Bu protokol, okul öncesi ve ilköğretim çağındaki çocuklarda çevre bilincinin geliştirilmesi amacıyla uygulamalı çevre eğitimine ağırlık verilmesi; ortaöğretim kurumlarında bir saat zorunlu çevre dersinin okutulması; ülke genelinde hizmet içi eğitim kursları ile çevre bilincine dikkat çekilmesi gibi çalışmalar içermektedir. Bazı uygulamalar olmakla birlikte, bu protokole daha işlerlik kazandırılması gerekmektedir. Çevre eğitimi, her yaş ve meslekte belirli bir program çerçevesinde verilmeye çalışılmalıdır.
Sempozyum, kongre ve panel gibi etkinliklerle, akademisyenler ve sivil toplum örgütlerinin de katılımları sağlanmalı ve kamuoyu bilinçlendirilmelidir.
Üniversitelerde özellikle Eğitim Fakülteleri, Fen Edebiyat Fakülteleri ve Mühendislik Fakültelerinde müfredat programları gözden geçirilmelidir. Örneğin, Eğitim Fakültelerinin tüm bölümlerinde öğretmen adaylarında çevre bilinci geliştirecek dersler ve etkinlikler verilmeye çalışılmalıdır. Yine üniversitelerdeki tüm akademisyenler hizmet içi kurslar ve benzeri etkinliklerle bilinçlendirilmelidir.
Sonuç olarak, revize edilen İlköğretim programlarındaki çevre içerikli konuların yeterli olduğu söylenebilir. Çevre eğitiminin amacına ulaşmasını, öğretim sürecinin diğer değişkenleri belirleyecektir. Bunun için, ilgili ve yetkili merciler artık enerjilerini bu yönde harcamaya başlamalıdır.

Kaynakpdf

Mete ALIM
Atatürk Üniv., Kâzım Karabekir Eğitim Fak., Coğrafya Eğitimi A.B.D., Erzurum.

Eklenmiş Dosya
Dosya tipi: pdf 611-628_Mete.pdf (405,8 KB (Kilobyte), 510x kez indirilmiştir)
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
avrupa, birliği, çevre, eğitim, eğitimi, ilköğretimde, sürecinde, türkiye'de

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 23:51 .