TARTIŞMA VE ÖNERİLER
Bu araştırmadan elde edilen öğrencilerin kavga etmek, dövmek, kötü davranmak, küfür etmek, bağırmak, incitmek, kızmak, bıçak kullanmak gibi şiddet tanımlamaları Tor ve Sargın (2005) tarafından yapılan araştırma bulgusuyla örtüşmektedir. Özcebe ve diğerleri (2006) yaptıkları araştırma da, öğrencilerin şiddet denilince ilk olarak dövme gibi fiziksel şiddet içeren davranışları algıladıkları sonucuna ulaşmışlardır. Yılmaz (2007)’da şiddetin bir kişiye güç ya da baskı uygulayarak isteği dışında bir şey yapmak ya da yaptırmak, şiddet uygulamanın ise zorlama, saldırı, kaba kuvvet, bedensel ya da psikolojik acı çektirme ya da işkence, vurma, yaralama olarak tanımlandığını belirtmektedir. Gümüş (2007) son yıl içinde ilköğretim öğrencilerinin %45’inin dayak yediği sonucuna dikkat çekmektedir. Öğrencilerin şiddetle kendi yaşamları arasında ilişki kurmalarının bir sonucu olarak şiddete daha çok kavga etme ve dövme gibi tanımlamalar getirdikleri söylenebilir.
Güler ve diğerleri (2002)’nin yaptığı araştırmada anneleri tarafından çocuklara bağırma, kötü söz söyleme, dövme gibi istismar davranışlarında bulunma bulgusu ile bu araştırmadaki ilköğretim öğrencilerinin çevrelerinde en çok karşılaştıkları şiddet türlerinin dövme, bağırma olması bulgusu paralellik göstermektedir. Kapçı (2004)’nın elde ettiği ilköğretim dördüncü ve beşinci sınıf öğrencilerinin en çok itme, tokat atma gibi zorbalık davranışlarıyla karşılaşması arasıra da silah, bıçak gibi tehlikeli bir aletle saldırıya maruz kalması bulgusu, Yurtal ve Cenkseven (2006)’in öğrencilerin daha çok itilme, küfür edilme gibi zorba davranışlarla karşılaşma bulgusu ve bu araştırmadan elde edilen bulgular birbirini desteklemektedir.
Toplumda yaşayan insanlara bakıldığında, tüm insanların ilköğretim basamağından geçmiş olma gereği bir zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır. Türk eğitim sistemi içinde zorunlu eğitim kapsamında yer alan ilköğretim basamağında, bilinçli olarak öğrencilere kazandırılan bilgi, beceri, tutum ve değerler şiddet olaylarına karşı elde olan bir güç olarak düşünülebilir. İlköğretim okullarında şiddet olaylarını engellemeye dönük olarak gerçekleştirilen bilinçli öğrenme etkinliklerinin bugünün ilköğretim öğrencileri, yarının yetişkinleri olacak bireylerin şiddet olaylarını gerçekleştirme durumlarını azaltacağı söylenebilir.
Televizyon daha erken çocukluk dönemlerinden başlayarak önemli bir model oluşturmakta, çocuklar özellikle dizi kahramanlarını kendilerine örnek alarak, günlük yaşam ve oyunlarına yansıyan modeller oluşturabilmektedir. Çeşitli dizi kahramanları davranış ve hareketleriyle çocuktaki saldırganlık dürtülerini harekete geçirebilmektedir. Bu araştırmada da öğrencilerin bir bölümü çevrelerinde en çok karşılaştıkları şiddet türlerinin TV’deki film ve diziler olduğunu belirtmiştir. Bir başka deyişle öğrenciler TV’deki film ve dizilerdeki şiddet olaylarını izlemektedir. Nitekim bu bulgu, Eğitim-Sen (2005) tarafından yapılan araştırma bulgusu, Durmuş (2006) tarafından yapılan ve lise öğrencilerin şiddetin nedenleri arasında gösterdikleri televizyon dizilerinden etkilenme bulgusuyla örtüşmektedir. Eğitim-Sen (2005) tarafından yapılan araştırmada, ilköğretim öğrencilerinin en çok tercih ettikleri dizi türünün mafya dizileri olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Televizyonda sunulan çizgi filmler aracılığıyla yüksek düzeyde şiddeti izlemeye maruz kalan çocukların kendilerinin de şiddet olayları gerçekleştirmesi olası görünmektedir. İlköğretim programına seçmeli olarak konulan medya okur-yazarlığı dersi, öğrencilerin medyayı izleme ve değerlendirmeleri bakımından daha bilinçli olmaları konusunda olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir.
Öğrenciler şiddeti önlemek için konuşarak anlaşma, sevgi, saygı, hoşgörü, barış, uyarma, polise şikayet, eğitim, ceza verme, sakin olma, kavga edenleri ayırma gibi öneriler sunmuşlardır. Bu araştırmanın polise şikâyet bulgusu, Durmuş (2006) tarafından yapılan araştırmadaki şiddetin emniyet güçleri tarafından çözülmesi gerektiği bulgusuyla örtüşmektedir. İlköğretim okulları programına ‘Barış Eğitimi’ dersi konularak araştırma sonucunda öğrencilerin şiddet olaylarını engellemek üzere önerdikleri barış ortamının ve toplumsal barışın sağlanması olanaklı olabilir.
Öğrenciler şiddet karşısındaki hislerini, üzülürüm, korkarım, çok kötü hissederim, öç almak isterim, heyecanlanırım, kendimi onun yerine koyarım, kızarım, acırım, ağlarım, nefret ederim ve utanç duyarım biçiminde ifade etmişlerdir. Bu araştırma bulgusu Gözütok ve diğerlerinin (2006) araştırma bulgusu ile örtüşmektedir. Ayrıca araştırmanın “şiddet karşısında utanç duyarım” bulgusu Bora ve Üstün (2005) tarafından yapılan çalışmanın bulgusuyla da desteklenmektedir. Şiddetin, korku kültürünün oluşturduğu bir zemin üzerinde yeşerdiği de (Eren, 2005) yapılan çalışmalarda ortaya konmuştur. Öğrencilerin şiddete maruz kalma ya da tanık olma durumunda olumsuz duygular yaşaması Türk Milli Eğitiminin “…ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı biçimde gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere sahip bireyler yetiştirme” amacına ulaşmasında güçlük yaratabilir. Ruh ve duygu bakımından sağlıklı bireylerden oluşan bir toplum yaratmak için şiddet olaylarını engellemek üzere acil önlemler alınması bir zorunluluk olarak görülmektedir.
Başta Sosyal Bilgiler olmak üzere ilköğretim programlarındaki çeşitli dersler aracılığıyla, çocuklara temel vatandaşlık hak ve sorumlulukları kavratılarak, toplumda bireylerin hangi davranışları yapmaları, hangilerini yapmamaları gerektiği konusunda görüş geliştirilir (Kısakürek, 1987). Okuldaki şiddet olaylarını engellemek üzere okul-aile işbirliği gerçekleştirmeli, bu işbirliği çerçevesinde okul yönetimi ve öğretmenlerin yanı sıra aileler de çocukları ile kimi çalışmalar yapmalıdır. Örneğin aileler; çocuklara özgür seçim yapmak için olanaklar vermeli, onların düşüncelerini ilgilerini desteklemeli, bir vatandaş olarak model olmalı, çocuklarına eşit davranmalı, yerel, ulusal ve uluslar arası olayları tartışmalı, eve dergiler, gazeteler, ansiklopediler, kitaplar almalı, çocukları uygun programları izlemeleri için desteklemelidir. Aile, okul ve çocuk arasındaki paylaşım arttıkça şiddet olaylarının azalacağı söylenebilir.
Nüve Forum » akademik » Eğitim Fakültesi » İlköğretim Bölümü