Nüve Forum


Havacılık ve Uzay Mühendisliği Bölümü hakkinda Tarih Boyunca Ünlü Astronomlar ile ilgili bilgiler


Carl Friedrick Gauss (1777-1855) Carl Friedrick Gauss.JPG Matematiğin prensi olarak anılan Gauss, fakir bir ailenin çocuğu idi. Gauss'un dehası çok erken yaşlarda kendisini göstermiş, daha konuşmayı öğrenmeden toplama ve çıkarmayı

Like Tree57Likes

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #31  
Alt 14.01.09, 10:15
Administrator
 
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 21.463
Blog Başlıkları: 13
CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart 1.22. Carl Friedrick Gauss

Carl Friedrick Gauss (1777-1855)
Carl Friedrick Gauss.JPG
Matematiğin prensi olarak anılan Gauss, fakir bir ailenin çocuğu idi. Gauss'un dehası çok erken yaşlarda kendisini göstermiş, daha konuşmayı öğrenmeden toplama ve çıkarmayı öğrenmiştir. Eğitimini güç koşullarda tamamlamış ve 18 yaşındayken Lagrange ve Newton'un eserlerini incelemiştir. 1 ocak 1801'de yeni yüzyılın ilk gününde Ceres adlı asteroid'in bulunması onun Astronomiye ilgisini uyandırmış ve çok az gözlemden yararlanarak bu asteroid'in yörüngesini hesaplamaya çalışmıştır. Bunu da 8. Dereceden bir denklem yardımıyla çözmüştür. 1802'de bulunan başka bir asteroid'lede (Pallas) ilgilenmiş ve bu asteroid'in hareketine ilişkin bir eser yazmıştır.

HAZIRLAYAN: UĞURCAN SAĞIR
DANIŞMAN: DR. BİROL GÜROL


__________________
NEVART AKADEMİ
www.nevart.net
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Disleksi Eğitimi
Okuma Güçlüğü
Alıntı ile Cevapla
  #32  
Alt 14.01.09, 10:16
Administrator
 
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 21.463
Blog Başlıkları: 13
CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart 1.23. Friedrich Wilhelm Bessel

Friedrich Wilhelm Bessel (1784-1846)
Friedrich Wilhelm Bessel.JPG
Bessel döneminin en önemli astronomlarındandır. 14 yaşındayken Bremen ticaret şirketine çırak olarak verilen Bessel, yirmi yaşındayken Lalende ve Olbers'in desteğiyle, Bremen yakınlarında özel bir gözlemevinde çalışmaya başladı. Başarılı çalışmalarıyla Prusya'nın 3. Frederich Wilhelm'in dikkatini çeken Bessel, hayatının geri kalan kısmını da burada geçirdi.
James Bradley'in yayımlanmış olan gözlemleri oldukça değerliydi, zira Bradley aletlerin ve gözlemlerin hatalarını belirlemişti. Bessel ise, sapma ve kırılma gibi asıl astronomik sabitler için doğru değerlere ihtiyaç duymuş ve astronomik kırılma çalışmasıyla başlamıştır. Onu bu çalışması 1811'de öyle etki yaratmıştır ki, Bessel'e çizgileri için Fransa Enstitüsü tarafından bir ödül verilmiştir. Bu çalışmaların sonuçlarının 1818 yılında "Astonomiche Unterscuchengen" adındaki eserinde yayımlanmasıyla Bessel'in ismi de astronomi dünyasında duyulma başlamıştır.
Bessel'in en önemli başarısı astronomların yüzyıllardır yapmaya çalıştığı ancak başarısız oldukları bir konu, yani trigonometrik araçlarla bir yıldızın uzaklığını ölçmektir. Daha önce Bradley yıllık bir değişim bulmuştu, ancak bu basit paralakstan ziyade ışığın sapmasından dolayı bir değişimdi. Ancak Bradley'in bu çalışması astronomları, beklenen paralaktik kaymaların ne kadarda küçük (örneğin bir yayın yarısından daha küçük) olduğu konusunda uyarmıştı. Bessel, dikkatini 61 Cygni yıldızı üzerine yoğunlaştırdı. 61 Cygni yıldızını yanında daha belirsiz olan iki yıldıza göre 18 ay boyunca gözledi, ve 1838 yılının sonlarında araştırdığı paralaktik kaymayı buldu (0. 314" ±0.020" ). 1-2 yıl içinde de diğer paralakslar, Dorpat'ta F. G. W Struve ve Ümit Burnu Gözlemevi'nde Thomas Hendersen tarafından bulundu.
1818 yılında gözlemlerini bir katalog halinde yayımlayan Bessel, belli bir bölgedeki yıldızların sayısını tespit etmeye çalışmış ve bunu bir harita olarak vermiştir (Bonner Durchmsterrung). Bu çalışmasında kendisine Argelander yardım etmiş ve haritayı oluştururken mikrometre de kullanmışlardır. Bessel, Ümit Burnu'nda Captown Gözlemevi'nde çalışmış ve Güney yarıküredeki yıldızları da inceleyen Bessel a-Centaruri'nin de paralaksını tespit etmiştir.

__________________
NEVART AKADEMİ
www.nevart.net
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Disleksi Eğitimi
Okuma Güçlüğü
Alıntı ile Cevapla
  #33  
Alt 14.01.09, 10:18
Administrator
 
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 21.463
Blog Başlıkları: 13
CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart 1.24. John Frederick William Herschell

John Frederick William Herschell (1792-1871)
John Frederick William Herschell .JPG
7 Mart 1792'de Buckinghamshire yakınlarındaki Slough'da doğdu, 11 Mayıs 1871'de Collingwood'da öldü. Uranüs'ü bulan ünlü William Herschell'in oğludur. Sürekli rahatsızlıklarla dolu bir çocukluk döneminin ardından 1809'da Cambridge'deki St. John's College'a girdi. Burada, Babbage ve birkaç arkadaşıyla birlikte Analytical Society of Cambridge'i kurdu ve İngiltere'de geçerli olan matematiksel terimlemeye daha kullanışlı bir biçim kazandırma çalışmalarına katıldı. 1814'te hukuk öğrenimine başladıysa da kısa bir süre sonra Astronomiye yöneldi. Daha önce de optik konusunda bazı araştırmalar yapmış ve 1813'te Royal Society'ye sunduğu bir matematik çalışması nedeniyle bu kurumun üyeliğine seçilmişti. 1815'te kimya profesörlüğüne atanmak için yaptığı başvurunun Cambridge Üniversitesi tarafından geri çevrilmesi ve ardından çok ağır bir hastalık geçirmesi üzerine profesörlük gibi görevler üstlenmek düşüncesinden tümüyle vazgeçti. Sonraki yıllarda bir yanda kimya ve matematik alanlarında ve ışığın davranışı konusunda önemli araştırmalar yaparken bir yandan da, babasıyla birlikte çalışıyor, Astronomi, teleskop yapımı ve kullanımı konularında uzmanlaşıyordu. 1820'de Royal Astronomical Society'nin kurucuları arasında yer aldı. 1822'de babasının ölümünün ardından Astronomi çalışmalarını yoğunlaştırdı. Gözlemlerini 1834-1838 arasında Güney Afrika'da, Ümit Burnu'nda sürdürdü. 1847'de Güney Afrika'daki gözlemlerinin sonuçlarını, iki yıl sonra birçok dile çevrilen "Outlines of Astronomy" (Astronominin Ana Hatları) adlı kitabını yayımladı. 1850'de darphane yöneticiliğine atandı. Uyumlu bir aile sayesinde ayakta durabilen sağlığı, yeni görevinin güçlüğü ve ailesinden uzakta yaşaması gibi nedenlerle hızla kötülemeye başladı.
1856'da darphanedeki görevinden ayrılarak ailesinin yanına dönen Herschell, yaşamının kalan süresinin tümünü yine yıldızları ve yıldız kümelerini kataloglamakla geçirdi.
Herschell, çeşitli dönemlerde Royal Society'nin başkanlığına ve başka ülkelerle ilgili sekreterliğine seçilmiş, iki kez de bu kurum tarafından altın madalya ile ödüllendirilmiştir. 1831'de Sir, 1838'de Baronet ünvanlarını almıştır.
Herschell'in Astronomi'ye ilk büyük katkısı babası tarafından kataloglanmış olan çift yıldızlarla ilgili yeni gözlemler yapmak oldu. Herschell çekim yasasının evrenselliğinin kanıtlanmasını sağlayan çift yıldız gözlemlerinin sonuçlarını 1821 ve 1823'te yayımladığı makalelerde açıkladı. 1826'da, çift yıldızlarla ilgili araştırmalarının da duran yıldızların ıraklık açılarının ölçümüne yöneldi. Herschell'in bulduğu rakamlar, ıraklık açılarının yıllık değişimi probleminin çözümünde önemli bir aşama oluşturmuşlardır.
Kendisini babasının çalışmalarını sonuçlandırmakla yükümlü sayan Herschell, gökyüzünün İngiltere'de gözlemlenemeyen bölümünü incelemek amacıyla Ümit Burnu'na giderken yanında birisi kendisinin yaptığı yansıtmalı, öbürü 2 metre odak uzaklıklı bir merceği olan kırılmalı iki teleskop ta götürdü. Orada kaldığı dört yıl içinde 68.948 yıldızın konumunu belirledi, çiftyıldızlar ve bulutsularla ilgili kapsamlı bir çizelge düzenledi, Halley kuyruklu yıldızının ve Satürn'ün uydularının gözlemini yaptı. Ayrıca yine aynı dönemde, Güneş lekelerinin etkinliklerini araştırmakla ve geliştirdiği bir aygıt yardımıyla Güneş'in ışınım ölçmekle astrofiziğe de değerli katkılarda bulundu
Halley Kuyruklu Yıldızı.jpg
Halley Kuyruklu Yıldızı

Yer fiziği alanında da çalışmaları bulunan Herschell, büyük bir ilgi duyduğu fotoğrafçılık konusunda da buluşlar yapmış, fotoğrafçılıkta duyarlı kağıtların ve hiponun kullanılmasının önemini ortaya çıkarmıştır.

__________________
NEVART AKADEMİ
www.nevart.net
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Disleksi Eğitimi
Okuma Güçlüğü
Alıntı ile Cevapla
  #34  
Alt 14.01.09, 10:30
Administrator
 
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 21.463
Blog Başlıkları: 13
CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart 1.25. Edwin Powell Hubble

Edwin Powell Hubble (1889-1953)
Edwin Powell Hubble.JPG
20 Kasım 1889'da Missouri Eyaleti'nin Marshfield kentinde doğdu, 28 Eylül 1953'te Californiya Eyaleti'ndeki San Marino'da öldü. Burslu olarak okuduğu Chicago Üniversitesi'nden 1910'da fen dalında diploma almasına karşın, bir araştırma bursu kazanarak, İngiltere'deki Oxford Üniversitesi'ne bağlı Queen's College'a gittiğinde matematik yerine hukuk okumaya karar verdi. 1912'de bu okuldan hukuk diplomasını aldı ve ertesi yıl ülkesine dönerek Kentucky Eyaleti'nin Louisville kentinde bir hukuk bürosu açtı. Ancak, 1914'te, Chicago Üniversitesi'ne bağlı Yerkes Gözlemevi'nden doktora çalışması ve asistanlık önerisi alınca, bu gözlemevi'nin kurucusu ve üniversitede bir sürü hocası olan George Ellery Hale'in aşıladığı Astronomi sevgisiyle, mesleğini ve bürosunu bırakıp Yerkes Gözlemevi'ne geçti. I. ve II. Dünya savaşı yıllarındaki askerlik görevi dışında da, o tarihten sonra tüm yaşamını Astronomiye adadı. 1917'de, Chicago Üniversitesi'nden doktora aldığı yıl, ABD'nin I. Dünya savaşına katılma kararı üzerine orduya çağırılarak Fransa'ya gönderilmişti. 1919'da ülkesine döner dönmez, Hale'nin çağrısını kabul ederek, o dönemin en güçlü gözlem araçlarıyla donatılmış Mout Wilson Gözlemevinde çalışmaya başladı. California Eyaleti'ndeki Pasadena yakınlarında, Hale'nin girişimi ve çabasıyla kurulmuş olan bu gözlemevinde yaşamının sonuna değin sürdürdüğü gözlemleriyle evrenin gizlerini çözmeye çalışan Hubble, II. Dünya Savaşı'ndan sonra Mt. Wilson ve Mt. Palomar Gözlemevi'nin araştırma komitesi başkanlığına da üstlenerek geniş çaplı araştırma programlarının gerçekleştirilmesinde etkili oldu.
Gaz ve toz moleküllerinden oluşmuş, dağınık biçimli, çok zayıf ışık yayan bulutsuları ilk kez 18. yy sonunda Fransız Astronom Charles Messier (1730- 1817)
sistemli bir biçimde gözlemleyip adlandırmış, ancak aradan yüzyılı aşkın bir süre geçmesine karşın, bu gökcisimlerin tüm gizemi çözülememişti. Hubble'nin bu konuya eğildiği yıllarda, Güneş ve Güneş sistemi gezegenlerinin bulunduğu Gökadanın (Samanyolu) sınırları içindeki ya da hemen yakınındaki bulutsuların yapısı büyük ölçüde biliniyordu. Ancak, Gökadanın ötesindeki uzak bulutsuları gözlemleme olanağı olmadığından, Astronomları uğraştıran temel sorun, bu gökcisimlerinin dağınık birer gaz bulutu mu, yoksa çok kalabalık yıldız kümeleri mi olduğunu saptayabilmek ve Güneş sisteminden ne kadar uzakta belirleyebilmekti. Mount Wilson Gözlemevi'nin 2, 5 metrelik dev teleskopunu giderek uzak bulutsulara yönelten Hubbe'ın, 1923 Ekiminde, Andromeda takım yıldızının içinde yer alan M31 bulutsusunda Sefeit türünden değişken bir yıldızın görüntüsünü fotoğrafla saptamayı başarması, bu sorunun çözümü için önemli bir veri sağlamıştı. Gerçekten de, Sefeit türü yıldızlarda ışınım yeğinliğinin değişmesi belli bir devirlik gösterdiğinden, bu devrin süresi belirlenerek yıldızın mutlak kadiri bulunur ve mutlak kadiri ile görünür kadiri (parlaklık) arasındaki bağıntıyla Sefeit'in uzaklığı hesaplanabilir. Nitekim bir yıl içinde, M31 bulutsusunda ve Üçgen takımyıldızındaki M33 bulutsusunda çoğu Sefeit türünden birçok değişken yıldızı gözlemleyen Hubble, bu yöntemle, söz konusu bulutsuların uzaklığını yaklaşık 900.000 ışık yılı (1 ışık yılı = 946x1010 kilometre) olarak belirledi. Gökada sistemindeki en uzak yıldızın uzaklığı 100.000 ışık yılı olarak
Hubble Teleskopu.jpg
Hubble Teleskopu

bilindiğine göre, bu bulutsuların Gökada dışında oldukları kesindi. Üstelik uzak bulutsuların yalnızca bir gaz ve toz bulutu değil, kalabalık bir yıldız kümesi olduğunu kanıtlayan bu bulgu, Gökadanın dışında da milyonlarca yıldızdan oluşmuş başka gökadaların bulunduğunu ortaya koymuştu.
Hubbel' ın gökadalar üzerindeki yıllarca sürdürdüğü gözlemler, uzaydaki madde dağılımı ve evrenin algılanabilir sınırları üstüne ilk bilgileri sağlarken, 1925'te Astronomiye, bugün de temel olarak alınan ilk gökada sınıflandırılmasını kazandırdı. Özelliklerine ve tayf sınıflarına dayanan Hubble sınıflandırmasına göre, gökadalar ya da bulutsular olmak üzere üç temel gruba ayrılır. Elips biçimi bulutsular, tüm bulutsuların yaklaşık %17'sini oluşturur ve grubun ilk örneklerinde küremsi olan biçimleri E0 'dan E7 'ye doğru gittikçe uzun bir elipse dönüşür. Ortadaki bir çekirdeğin çevresinde tüm madde kütlesinin sarmal biçimde döndüğü sarmal bulutsular, bilinen tüm bulutsuların yaklaşık %80'ini oluşturan en kalabalık gruptur ve normal sarmal ile çubuklu sarmal gibi iki alt sınıfa ayrılır. Üçüncü grup ise, genellikle Gökada dışında yer alan ve belli bir biçimi olmayan düzensiz bulutsulardır.
Gökadaların içinde Sefeitler'den başka nova türü ya da uzun dönemli değişken yıldızların, yıldız kümelerinin ve dev yıldızların varlığını saptayan, hareketlerini belirleyen, başlıca yıldızların parlaklığını ölçen ve 18 ayrı gökadanın uzaklığını hesaplayan Hubble, 1929'da gökadaların hızına ilişkin ünlü yasasını açıkladığında, kozmolojide yeni bir dönemin habercisi oluyordu. ABD'li Astronom Vesto Melvin Slipher (1875-1969), Yer'den uzaklaşan bir yıldızın ışığının tayfın kırmızı bölgesine kaydığını açıklayan Doppler Fizeau olayını ilk kez bir gökadaya uygulayarak, 1912'de Andromeda bulutsusunun radyal hızını ölçmeyi başarmıştı. Aynı yöntemle kırk'a aşkın gökadanın hızını ölçen Slipher, Andromeda dışındaki tüm gökadaların, çok yaklaşık bir değerlendirmeyle, saniyede 300 ile 1. 800 kilometre arasında değişen bir hızla Yer'den uzaklaştığı sonucuna vardı. Bu gözlemin önemini kavrayan Hubble, değişik uzaklıktaki gökadaların uzaklaşma hızını ölçerek, gökadanın Yer'den uzaklığıyla uzaklaşma hızının doğru orantılı olduğunu, 6 milyon ışık yılı uzaklığın ötesinde hızın, her milyon parsekte (1 pc =3.26 ışık yılı) yaklaşık 500 km/sn düzeyinde arttığını saptadı. Gözlemevindeki çalışma arkadaşlarından Milton La Salle Humason'ın (1891-1972) katkılarıyla, giderek evrenin daha uzak bölgelerindeki ölçümler sonucu, gökadaların
v = H. r
hızıyla birbirlerinden uzaklaştığını açıklayan Hubble Humason ortaya koydular. Uzaklaşma hızı (v) km/sn cinsinden, gökadanın uzaklığı (r) milyon ışıkyılı olarak alınırsa, Hubble değişmezi (H) 25'e eşit bir katsayıdır. Gökadanın uzaklığı milyon parsek olarak alındığında H = 75 olur. Einstein'ın görelilik kuramın da öngördüğü gibi, bu sonuç, gökadaların aralarındaki uzaklıkla orantılı bir hızla birbirlerinden uzaklaştığını, dolayısıyla evrenin sürekli olarak genişlediğini ortaya koydu. Çalışmalarını sürdürerek, 1930'larda, uzaklıkla birlikte artan kaçış hızının belli bir sınırın ötesinde ışık hızına ulaştığını belirleyen Hubble'ın " evrenin genişlemesi " kuramı var olan tüm kozmoloji kuramlarını altüst edecek nitelikteydi. Sonradan Hubble'ın, kaçış, uzaklaşma ya da gerileme hızı terimlerinin yerine kullanmaya başladığı "kırmızıya kayma" dan yararlanarak evrenin boyutlarını ve yaşını belirlemek için yapılan hesaplar çok sağlıklı sonuçlar vermedi ama, evrenin genişlemesi kuramı, bir yandan Gold ve Hoyle'un "durağan hal" kuramı, öte yandan Lemaitre ve Gamow'un "büyük patlama" kuramı gibi, evrenin başlangıcına, oluşumuna ve gelecekteki durumuna ilişkin yeni kuramların çıkış noktası oldu.
Gökadalara yönelik gözlemleriyle Astronomiye kazandırdığı temel verileri sağlam bir kuram çerçevesinde birleştirerek, evrenin yapısına ve boyutlarına ilişkin kuramların sınırlarını zorlayan Hubble, 20. Yüzyılın yetiştirdiği en büyük Astronomi bilginlerinden biridir.
Kaynak
HAZIRLAYAN: UĞURCAN SAĞIR
DANIŞMAN: DR. BİROL GÜROL

KAYNAKLAR
Ünlü Kişiler Sözlüğü, 1979. Gelişim Yayınları, Cilt 2 ve 3, istanbul.
Göker, L. 1984. "Fen Bilimleri Tarihi ve Türk-İslam Alimlerinin Yeri". Elif Matbaacılık, Ankara.
Unat, Y. 2001. "İlkçağlardan Günümüze Astronomi Tarihi". Nobel Yayın Dağıtım, Ankara.
Anabritanica, 1986. Ana Yayıncılık A.Ş, Cilt 15 ve 16, İstanbul.
Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi, 1983. Adam Yayıncılık ve Matbaacılık A.Ş, Cilt 2-4 ve 5-7, İstanbul.

Eklenmiş Dosya
Dosya tipi: pdf ugurcan.pdf (1,67 MB (Megabyte), 8x kez indirilmiştir)
__________________
NEVART AKADEMİ
www.nevart.net
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Disleksi Eğitimi
Okuma Güçlüğü
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
astronomlar, boyunca, tarih, ünlü

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 19:51 .