iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 05:07 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » akademik » Mühendislik Fakültesi » İnşaat Mühendisliği Bölümü » Binaların deprem etkisi altındaki lineer olmayan davranışının belirlenmesi

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 10.09.08, 01:32
Standart Binaların deprem etkisi altındaki lineer olmayan davranışının belirlenmesi

10.09.08, 01:32



Astsubaya,Cumhurbaşkanında olmayan bir yetkiyle,hukukçu olmayan kişilerce ceza | Lineer Psikoloji | Lineer Dönüşümler | Manto giymeyen binaların enerji kaybı 5.5 milyar dolar | Niğde Üniversitesi Kampusundaki Yapılmış Binaların Düşey Yöndeki Hareketleri |

Binaların deprem etkisi altındaki lineer olmayan davranışının belirlenmesi
için çok modlu uyarlamalı yük artımı yöntemi-A multi modal adaptive load incre-ment method for determination of seismic response of buildings

Çalışmada, binaların deprem etkileri altındaki lineer olmayan davranışının belirlenmesi için çok modlu uyarlamalı bir yük artımı yöntemi sunulmuştur. Yöntemde yığılı plastisite yaklaşımı kulla*nılmaktadır. Oluşan ardışık plastik kesitler arasındaki bölgelerde, sistemin geometri değişimi ba*kımından lineer olmayan davranışı (ikinci mertebe etkileri) ve bileşik eğilme etkisindeki kesitlerde akma koşulları lineerleştirilmekte ve bu bölgelerde geleneksel davranış spektrumu analizi esasla*rından yararlanılarak yüksek mod etkileri göz önüne alınmaktadır. Yapılan lineerleştirmelerle, plastik kesitlerin oluşumu için gerekli yük artımları, ardışık yaklaşıma veya adım-adım analize ge*rek kalmadan direkt olarak belirlenebilmektedir. Her yük artımındaki modal yüklerin belirlenme*sinde, plastikleşen kesitler nedeniyle sistemin değişen dinamik özellikleri kullanılmaktadır. Böylece önemli rijitlik değişimleri, kısmi mekanizma vb. durumların modal yatay yükler üzerindeki etkileri de göz önüne alınabilmektedir. Çalışmada, modal yatay yüklerin hesabı için yeni bir yaklaşım da önerilmektedir. Önerilen yöntem ile yüksek modların etkili olduğu çok katlı betonarme bir bina çer*çevesinin analizi yapılmış ve elde edilen sonuçlar, farklı deprem yer hareketi kayıtları için yapılan Lineer Olmayan Dinamik Analiz (LODA) sonuçları referans (kesin çözüm) alınarak birçok para*metre ile değerlendirilmiştir. Ayrıca, FEMA 356'da önerilen üç farklı dağılım (birinci mod, SRSS ve üniform dağılım) için de lineer olmayan statik analizler yapılmış ve elde edilen sonuçlar karşı*laştırılarak değerlendirmeler yapılmıştır. Buna göre, önerilen yöntemin, FEMA 356'daki prosedür*lere göre LODA'e oldukça yakın sonuçlar verdiği belirlenmiştir.

Today, investigations on low-rise irregular build-ings, high-rise regular and irregular buildings show that traditional non-linear static (pushover) analysis (T-NSA) procedures based on monotonically in-creasing lateral loads proportional to first mode or similar shapes are not sufficient in determination of the non-linear seismic behavior. In these buildings, higher modes besides fundamental modes are effec-tive in structural behavior and/or modal properties of the buildings change extremely due to plastifica-tion (yielding with pure bending moment or bending moment and axial force) in structural system. There-fore, higher mode effects and/or change of dynamic properties due to plastification in system should be considered in NSA of these buildings. In order to consider these effects, it is stipulated that NSA are performed separately for least two different load distribution (pattern) in FEMA 356 and in Euro-code 8. Thus, consideration of all inertial effects oc-curred during earthquake are intended in the evaluation of buildings. In addition recently, im-proved pushover procedures including multi-mode and/or effect of plastification in system on mode shapes (adaptive procedures) have been developed by several researchers in order to overcome the de-ficiencies of T-NSA procedures. These improved procedures generally utilize from the essentials of traditional response spectrum analysis and use tra-ditional load increment approaches (iterative ap-proximations or step-by-step techniques). In these procedures, determination of formation of plastic sections and change of dynamic properties increase greatly computation process. Furthermore, some mathematical stability problems can arise in appli*cation of changing load distribution along the build-ing height due to plastification. For this reasons, development of more effective load increment meth-ods is needed for multi modal and adaptive non-linear static analysis of buildings. In this study, an effective multi modal adaptive load increment method is presented for determination of non-linear behaviour of building type structures under seismic effects. The scope of this study is restricted to plane frame systems. However, essentials of the proposed procedure are general and can be applied to three dimensional systems readily. In the method, lumped plasticity approach is adopted and geometrical non-linearities (second-order effects) are included. Geometrical non-linearity effects between successive plastic sections and non-linear yield conditions of column elements are linearized. Thus, load incre-ment required for determination of the plastic sec-tions can be determined directly without using the iterative or step-by-step techniques. After formation of each plastic section, the higher mode effects are considered by utilizing essentials of the traditional response spectrum analysis at the linearized regions between successive plastic sections. Changing dy-namic properties due to plastification in structural system are used on the calculation of modal lateral loads. Thus, effects of stiffness changes and local mechanism at system on lateral load distribution are included. Earthquake characteristics and changes of modal effectiveness due to plastification in struc-tural system are considered by scaling the modal load distributions with the elastic spectral accelera-tions. Different scaling approximations for modal loads can be used in each step without any mathe-matical stability problems in the method. In the study, a new approach is also proposed for the de-termination of modal lateral loads. In order to evaluate the proposed method, a 15 story RC build-ing frame are analyzed by the proposed method, then compared with Non-linear Dynamic Analysis (NDA) results and FEMA 356 Non-linear Static Analysis (NSA) procedures based on fixed loads dis-tributions (first mode, SRSS and uniform distribu-tion) in terms of floor displacements, story drifts, max. beam plastic rotations, story shears and distri-bution of plastic sections in the system. Three ground motions that have different frequency con-tent are used in the evaluation. At the end of the evaluations taking the NDA results as reference, it is determined that the proposed method yielded gener-ally better results than all FEMA 356 procedures for all the investigated parameters. The first mode dis-tribution in FEMA 356 yield generally good results at the lower stories, but it is not sufficient for deter-mination of the response quantities at the upper sto-ries. The SRSS distribution proposed in FEMA 356 to consider higher mode effects yield generally good results at the upper stories, but it is not sufficient for determination of the response quantities at the mid and lower stories of the frame. The uniform distribu-tion in FEMA 356 is generally not sufficient for de-termination of the response quantities at all stories of the frame.

» Nüve Forum » akademik » Mühendislik Fakültesi » İnşaat Mühendisliği Bölümü »
__________________

Asla Başkalarının Umudunu Kırma, Belki Sahip Olduğu Tek Şey Odur..
BOL BOL TEBESSÜM ET GÜLÜMSE
Hem Maliyeti Ucuzdur Hem De Değerine Paha Biçilmez...

Corel Draw-Flash-Photoshop
Photoshop Dersleri Linki
Corel Draw Dersleri Linki
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
  #2  
Alt 10.09.08, 01:35
CiwCiw - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Administrator
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 9.690
Ettiği Teşekkür: 9.471
2.700 tane iletisine 4.672 kere teşekkür edilmiş
CiwCiw isimli üye tecrübe puanını kapatmıştır.
  Send PM
Standart Binaların deprem etkisi altındaki lineer olmayan davranışının belirlenmesi

Performansa dayalı tasarım ve değerlendirme yaklaşımının yaygınlaşması ile onun temel aracı olan lineer olmayan statik analiz (pushover analiz) de önem kazanmıştır. Günümüzde, az katlı düzensiz binalar ile çok katlı düzenli ve düzensiz binalar üzerinde yapılan araştırmalar birinci (temel) mod şekli veya buna benzer şekiller ile orantılı yatay yük dağılımlarının monoton olarak arttırılmasını esas alan Geleneksel Lineer Olmayan Statik Analiz (G-LOSA) prosedürlerinin yapıların lineer olmayan davranışını belirlemede yetersiz kaldığını göstermektedir (Krawinkler ve Seravinatra, 1998; Kim ve D' Amore, 1999; Mwafy ve Elnashai, 2001; FEMA 440, 2004). Söz konusu yapılarda temel modun yanı sıra yüksek modlar da yapı davranışında etkin olmakta ve/veya yapının modal özellikleri yapıdaki plastikleşmenin mertebesine bağlı olarak büyük değişim gösterebilmektedir. Bu nedenle, bu tür binaların LOSA'inde yüksek mod etkilerinin ve/veya yapının dinamik özellikleri*nin plastikleşme nedeniyle değişiminin göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Son dönemde bir çok araştırmacı tarafından mevcut geleneksel yöntemlerin eksikliklerini gidermek amacıyla çok modlu ve/veya sistemdeki plastik-leşmelere bağlı olarak değişen mod şekillerini (veya sistemin deplasman profilini) gözönüne alan (uyarlamalı) LOSA prosedürleri ortaya konmuştur. Bu prosedürlerde çoğunlukla, ardışık yaklaşımla veya küçük yük artım-larıyla adım-adım çözüm yaklaşımlarını esas alan geleneksel yük artımı yöntemleri kullanılmaktadır. Bu çözüm tekniklerinde plastik kesitlerin oluşumunun ve buna bağlı olarak değişen dinamik özelliklerin ayrıntılı olarak belirlenmesi hesap hacmini çok büyük oranda arttırmaktadır. Ayrıca sistemde, plastik kesitler oluştukça yatay yüklerin (modal kat kuvvetlerinin) yapı yüksek-liğince dağılımının sürekli olarak değiştirilmesi (önceki adımdaki yük dağılımlarından bağımsız yüklerin kullanılması) bazı matematiksel stabi-lite problemlerine yol açabilmektedir (Rovithakis,
2001; Elnashai, 2001). Bu nedenlerle, daha etkin çözüm tekniklerinin geliştirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çalışmada, bina tipi yapıların çok modlu ve uyarlamalı lineer olmayan statik analizi için etkin bir yük artımı yöntemi sunulmuştur. Önerilen yöntem ile çok katlı betonarme çerçeve bir binanın sayısal analizi yapılmış ve sonuçlar Lineer Olmayan Dinamik Analiz (LODA) ve FEMA 356'da (2000) önerilen LOSA yaklaşımlarından elde edilen sonuçlarla çeşitli parametreler için karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. Önerilen yöntem ile yüksek mod-ların etkili olduğu binaların deprem etkisindeki lineer olmayan davranışının, sistemdeki plastik-leşmeler nedeniyle özellikleri değişen çok sayıda mod için etkin olarak belirlenebildiği göste*rilmiştir

» Nüve Forum » akademik » Mühendislik Fakültesi » İnşaat Mühendisliği Bölümü »
__________________

Asla Başkalarının Umudunu Kırma, Belki Sahip Olduğu Tek Şey Odur..
BOL BOL TEBESSÜM ET GÜLÜMSE
Hem Maliyeti Ucuzdur Hem De Değerine Paha Biçilmez...

Corel Draw-Flash-Photoshop
Photoshop Dersleri Linki
Corel Draw Dersleri Linki
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 10.09.08, 01:43
CiwCiw - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Administrator
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 9.690
Ettiği Teşekkür: 9.471
2.700 tane iletisine 4.672 kere teşekkür edilmiş
CiwCiw isimli üye tecrübe puanını kapatmıştır.
  Send PM
Standart Binaların deprem etkisi altındaki lineer olmayan davranışının belirlenmesi

Çok modlu uyarlamalı yük artımı yöntemi Varsayımlar
Bu çalışma düzlem çubuk sistemleri içermek*tedir. Ancak önerilen yöntemin esasları genel olup uzay çubuk sistemlere de uy-gulanabilecek özelliktedir. Dolgu duvarlar yük olarak göz önüne alınmakta, dayanım ve rijitlik etkileri ihmal edilmektedir. Normal kuvvet ve eğilme momenti etkisindeki çubuk elemanlarda iç kuvvet-deformasyon bağıntı-larının ideal elasto-plastik olduğu varsayılmaktadır. Lineer olmayan eğilme ve uzama deformasyonlarının plastik kesit adı verilen belirli kesitlerde toplandığı, bu kesitler dışındaki bölgelerde ve kesme kuvveti etkisi altında sistemin lineer-elastik davrandığı varsayılmaktadır. Akma koşullarının eğilme momentine ve normal kuvvete bağlı olduğu, kesme kuvvetinin akma koşullarına etkisinin terk edilebileceği varsayılmaktadır. Bileşik eğilme etkisindeki elemanlarda (kolonlarda) akma vektörünün akma yüzeyine dik olduğu varsayılmaktadır. İkinci mertebe etkiler kolon elemanlarda göz önüne alınmakta, normal kuv*vet değerinin küçük olduğu kiriş elemanlarda ise ihmal edilmektedir.

Yöntemin esasları
Yöntem, ardışık plastik kesitler arasındaki böl*gelerde, sistemin geometri değişimi bakımından lineer olmayan davranışının (ikinci mertebe etkilerin) ve bileşik eğilme etkisindeki kesitler* de akma koşullarının lineerleştirilmesini ve bu lineerleştirilen bölgelerde geleneksel davranış spektrumu analizi esaslarından yararlanılarak yüksek mod etkilerinin gözönüne alınmasını esas almaktadır. Bu amaçla önerilen yöntemde her plastik kesit oluşumundan sonra, modal yatay yükleri belirlemek için serbest titreşim analizi ve üzerinde plastik kesitlerin oluştuğu sistemin birim modal yük artımı için lineer olmayan analizi yapılmaktadır.
- İkinci mertebe etkilerin lineerleştirilmesi Binaların deprem davranışının belirlenmesinde, hareketli yüklerdeki değişimin düşey yüklerin değerlerini çok fazla değiştirmemesi nedeniyle analiz genellikle sabit düşey yükler altında ve artan yatay yükler için yapılmaktadır. Bu durumda, elemanlarda düşey yüklerden oluşan normal kuvvet değerleri eleman stabilite fonksiyonlarında kullanılarak ikinci mertebe etkileri göz önüne alınabilmektedir. Böylece ardışık plastikleşen kesitler arasındaki bölgeler*de geometri değişimi bakımından lineer olm*ayan etkiler lineerleştirilmiş olmaktadır. Çok katlı yapılarda artan yatay yükler ile özellikle alt kat kolonlarındaki normal kuvvetler önemli oranda değişim gösterebilmektedir. Bu durumda analiz sonunda bulunan normal kuvvetler için analizin tekrarlanması gerekmektedir. Ancak bina tipi yapılarda, bir kattaki kolonların normal kuvvetlerinin toplamının genellikle değişme*mesi nedeniyle, normal kuvvetlerdeki değişimin ikinci mertebe etkileri terk edilebilecek düzeyde olmaktadır (Özer, 1987; İrtem, 1991). Bu nedenle bina tipi yapılarda genellikle analizin tekrarlanmasına gerek kalmamaktadır.
- Akma koşulları ve lineerleştirilmesi İkinci mertebe etkileri lineerleştirilse de bileşik eğilme etkisindeki elemanların akma koşulları*nın (karşılıklı etki diyagramlarının) lineer olmayan özellikte olması nedeniyle plastik kesitlerin oluşumu için gerekli yük artımları, ardışık yaklaşım yoluyla veya yüklere küçük artımlar verilerek adımadım analiz yoluyla belirlenebildiği bilinmektedir. Önerilen prose*dürde ise düzlem sistemlerin bileşik iç kuvvet etkisindeki kesitlerinde akma koşullarını ifade eden eğrilerin gerçeğe yakın bir şekilde, doğru İdealleştirilmiş parçaları ile idealleştirilmesi öngörülmektedir. Böylece istenilen yük dağılımı için, plastik kesitlerin oluşumu, lineerleştirilen akma koşulla*rından direkt olarak belirlenebilmektedir. Bu idealleştirmeler istenilen hassasiyet için yeteri kadar doğru parçası ile yapılabilmektedir. Tipik bir betonarme kesit için akma koşullarının idealleştirilmesi Şekil 1'de gösterilmiştir. Bu lineerleştirme yaklaşımı uzay sistemler için de uygulanabilmektedir. Bu durumda üç boyutlu akma yüzeyleri düzlem parçaları ile idealleş-tirilmektedir. - Birim modal yatay yük dağılımlarının hesabı Bu çalışmada geliştirilen yöntemde Gupta ve Kunnath (2000) tarafından önerilen prosedürde olduğu gibi, elastik spektral ivmelerin kullanıl*dığı geleneksel davranış spektrumu analizinin artımsal olarak uygulanması esas alınmıştır. Ancak söz konusu prosedürden farklı olarak, herhangi bir adımdaki modal yatay yüklerin be*lirlenmesinde yeni bir yaklaşım önerilmiştir. Buna göre (k) adımdaki modal yükler, bir önce*ki adımdaki modal yüklere, ilgili (k) adıma ait özellikleri içeren modal yüklerin eklenmesi ile elde edilmektedir (1). Böylece herhangi bir adımdaki modal yüklerin hesabında önceki adımlardaki modal yüklerin etkisi de göz önüne alınabilmektedir. Bu modal yüklerin belirlenme*sinde kullanılan modal özellikler ve elastik spektral ivmeler her plastik kesit oluşumundan sonra değişmektedir. Böylece deprem özellikleri ve periyot büyümesi nedeniyle modların birbiri*ne göre etkinliklerinin değişimi de gözönüne alınabilmektedir.
Burada, k yük artımı adımını, Fij , j nolu modda i nolu kata ait kuvveti, rjk, j nolu moda ait modal katılım çarpanını, mi i nolu katın kütlesini, Ok, j nolu modda i nolu kata ait özvektör bileşenini, Sak, j nolu moda ait elastik
spektral ivmeyi göstermektedir. Bu spektral ivme değeri, E,, sönüm oranı ve j nolu titreşim periyodu Tj'ye bağlı olarak, göz önüne alınan deprem yer hareketine ait elastik ivme spektrumundan alınmaktadır.
Modal yüklerin hesabı için her plastik kesit olu*şumundan sonra sistemin serbest titreşim analizi yapılarak, modal özellikleri belirlenmektedir. Hesapları kısaltmak amacıyla sistem rijitlik mat*risi kütlesiz serbestlikleri için yoğunlaştırılmak*ta ve hesaplarda sadece her kattaki yatay ötele*me serbestliğini içeren dinamik rijitlik matrisi kullanılmaktadır. Bu çalışmada serbest titreşim analizi için Jacobi İterasyonu'ndan yararlanıl*mıştır (Bathe, 1996).
- Birim yük artımı için hesap ve plastikleşen kesit ile davranış büyüklüklerinin belirlenmesi Her plastik kesit oluşumundan sonra lineerleş-tirilen davranış bölgesinde, geleneksel davranış spektrumu analizinde olduğu gibi, gözönüne alınan modlara ait yatay yükler plastik kesitlerin oluştuğu sisteme bağımsız olarak etkitilir ve sistem çözülerek (k) sayılı adıma ait R kj birim
modal davranış büyüklükleri (deplasmanlar, ötelemeler, iç kuvvetler, plastik deformasyonlar vb.) belirlenir.
Bu çalışmada, üzerinde plastik kesitler bulunan sistemin birim modal yük artımı için hesabında, düzlem çubuk sistemler için Özer (1987) tarafından esasları verilen, uzay çubuk sistemler için İrtem (1991) tarafından geliştirilen ve özel olarak betonarme binalar için Girgin (1996) tarafından geliştirilen etkin prosedürden yararlanılmıştır. Bu etkin prosedürde, her plastik kesitin oluşumundan sonra sistemdeki rijitlik değişimi, plastikleşen kesitteki lineerleştirilen akma koşulunu ifade eden yeni bir lineer denk*lemin bir önceki adıma ait denklem takımına ilave edilmesi ile ifade edilmektedir. İlave edi*len denklemdeki yeni bilinmeyen, plastikleşen kesitteki bağımsız bir plastik deformasyon bile*şenini ifade etmektedir. Böylece, bileşik eğilme etkisindeki plastik kesitlerde her yük artımında akma koşulları sağlanmış olmakta ve eğilme ile uzama plastik deformasyonları arasındaki etki*leşim de göz önüne alınmış olmaktadır. Bu pro*sedürde her yük artımında denklem takımının tamamının yeniden kurulup, çözülmesine gerek kalmamaktadır. Bir önceki yük artımına ait çö*züm elde edilirken denklem takımının katsayılar matrisi indirgenmiş olduğundan, sadece yeni eklenen denklemin ve göz önüne alınan mod sayısı kadar yükleme matrisinin indirgenmesi ile çözüm elde edilebilmektedir. Böylece, çok sayı*da mod için birim yük artımlarından meydana gelen davranış büyüklükleri, etkin bir şekilde belirlenebilmektedir.

» Nüve Forum » akademik » Mühendislik Fakültesi » İnşaat Mühendisliği Bölümü »
__________________

Asla Başkalarının Umudunu Kırma, Belki Sahip Olduğu Tek Şey Odur..
BOL BOL TEBESSÜM ET GÜLÜMSE
Hem Maliyeti Ucuzdur Hem De Değerine Paha Biçilmez...

Corel Draw-Flash-Photoshop
Photoshop Dersleri Linki
Corel Draw Dersleri Linki
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 10.09.08, 01:45
CiwCiw - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Administrator
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 9.690
Ettiği Teşekkür: 9.471
2.700 tane iletisine 4.672 kere teşekkür edilmiş
CiwCiw isimli üye tecrübe puanını kapatmıştır.
  Send PM
Standart Binaların deprem etkisi altındaki lineer olmayan davranışının belirlenmesi

Rkj modal davranış büyüklükleri, ilgili adım
için uygun olan kombinasyon kuralı ile birleşti*rilerek (k) sayılı adım için birim yük artımına ait ARC davranış büyüklükleri belirlenir. Böylece plastik kesitlerin oluşumunda modların etkile*şimi de gözönüne alınmış olmaktadır. Modal davranış büyüklüklerinin birleştirilmesinde, sis*temin titreşim periyotlarının yakınlığı göz önünde bulundurularak "Tam karesel birleştir*me" veya "Karelerinin toplamının kare kökü" kurallarından uygun olanı kullanılmaktadır (Chopra, 2001). Bilindiği gibi modal davranış büyüklüklerinin işaretleri, birleştirme işlemi so*nunda daima pozitif olmaktadır. Ancak akma koşulları kullanılarak plastikleşen kesitlerin be*lirlenmesi sırasında kesit tesirlerinin işaretleri*nin göz önüne alınması gerekmektedir. Bu ne*denle, modal davranış büyüklükleri birleştiril*dikten sonra etkin modun işareti gözönüne alınmaktadır.
Sistemde (k) say ı l ı plastik kesitin oluş tuğ u yeri belirlemek amacıyla plastikleşme potansiyeli olan kesitlerdeki (kritik kesitler) lineerleştirilmiş akma koşullarından yararlanılır. Bunun için, yalnız eğilme momenti etkisindeki kesitlerde (2) bağıntısı, bileşik eğilme etkisindeki kesitlerde (3) bağıntısı ile ifade edilen akma koşulları kullanılır (Şekil 2).
K(M) = Mk-1 + APk A MC - Mp = 0 (2)
K(M,N) = aı (Mk-1 + APk AMC) + ...
...+ a2 (Nk-1+ APk A NC) + b = 0 (3) Bu bağıntılarda, k yük artımı adımını, ilgili kesite ait APk yük artımı çarpanını, Mp kesitin
eğilme momenti taşıma kapasitesini, Mk-1 ve Nk-1 ilgili kesitlerdeki eğilme momentlerini ve normal kuvvetleri göstermektedir. İlk yük artımında Mk-1 ve Nk-1 düşey yüklerden oluşan eğilme momentlerine ve normal kuvvetlere karşılık gelmektedir. A MC ve A NC her bir
moda ait birim yük artımından dolayı kritik kesitlerde oluşan birim modal değerlerin birleş*tirilmesi ile elde edilen eğilme momentlerini ve normal kuvvetleri göstermektedir. Sistemdeki tüm kritik kesitler için APk yük artımı çarpanları hesaplanarak ilgili adıma ait APmkin en küçük yük artımı çarpanı belirlenir. Böylece, k sayılı adım için plastik kesitin yeri belirlenmiş olur. Bu adım sonunda herhangi bir davranış büyüklüğünün değeri Rk (4) bağıntısı ile elde edilir.
Rk = Rk-1 + APmm A RC (4)

» Nüve Forum » akademik » Mühendislik Fakültesi » İnşaat Mühendisliği Bölümü »
__________________

Asla Başkalarının Umudunu Kırma, Belki Sahip Olduğu Tek Şey Odur..
BOL BOL TEBESSÜM ET GÜLÜMSE
Hem Maliyeti Ucuzdur Hem De Değerine Paha Biçilmez...

Corel Draw-Flash-Photoshop
Photoshop Dersleri Linki
Corel Draw Dersleri Linki
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 10.09.08, 01:49
CiwCiw - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Administrator
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 9.690
Ettiği Teşekkür: 9.471
2.700 tane iletisine 4.672 kere teşekkür edilmiş
CiwCiw isimli üye tecrübe puanını kapatmıştır.
  Send PM
Standart Binaların deprem etkisi altındaki lineer olmayan davranışının belirlenmesi

- Yöntemin hesap adımları Yöntemin hesap adımları aşağıda özetlenmiştir.
1) Malzeme ve enkesit özellikleri kullanılarak elemanların (kolon ve kiriş) moment-eğrilik bağıntıları ve akma koşulları belirlenir. Moment eğrilik bağıntısı ideal elasto-plastik olacak şekilde iki doğru parçası ile, kolonların akma koşulları da istenilen hassasiyete bağlı olarak yeteri kadar doğru parçası ile idealleştirilir.
2) Düşey hesap yükleri için sistemin hesabı yapılarak gerekli davranış büyüklükleri (kesit tesirleri, yerdeğiştirmeler vb.) belirlenir. Bu yükleme altında kolonlardaki normal kuvvet değerleri esas alınarak ikinci mertebe etkiler eleman stabilite fonksiyonlarında gözönüne alınır. Bu yükler altında sistemde plastikleşen kesit oluşup oluşmadığı kontrol edilir. Plastikleşen kesit olması halinde 5. ve 6. adımlardaki işlemler her düşey yük artımı için, düşey hesap yüklerine ulaşılıncaya kadar tekrarlanır ve daha sonra modal yatay yük artımları için hesaba başlanır.
3) Sistem rijitlik matrisi, yatay öteleme serbestlikleri için yoğunlaştırılır ve serbest titreşim analizi yapılır. Daha sonra (1) bağıntısı ile göz önüne alınan modlar için modal yatay yük dağılımları belirlenir.
4) Her bir modal yatay yük dağılımı bağımsız olarak sisteme etkitilir ve birim modal davranış büyüklükleri ( R kj ) belirlenir. Bunlar uygun modal kombinasyon kuralı ile birleştirilerek birim yük artımı için davranış büyüklükleri (ARC) belirlenir. Elde edilen büyüklüklere akma koşullarında kullanılmak üzere etkin moda ait büyüklüklerin işareti verilir.
5) Kritik kesitlerdeki lineerleştirilmiş akma koşulları (2,3) kullanılarak bir sonraki plastikleşen kesitin yeri ve APmkin en küçük yük artımı çarpanı belirlenir. Daha sonra (4)bağıntısı ile gerekli davranış büyüklükleri (Rk)hesaplanır.
6) Sistem rijitlik matrisi ilgili rijitlik değişimleri için yeniden düzenlenerek 3. hesap adımından itibaren işlemler tekrarlanır. Yük artımına sistemde stabilite yetersizliğinin oluştuğu limit duruma ulaşılıncaya kadar devam edilir. Limit
duruma ulaşılması, sistem rijitlik matrisinin determinantının negatif ya da sıfıra eşit olması veya kritik deplasmanların (kat yatay deplasmanları vb) işaretlerinin değişmesi ile belirlenebilir.

» Nüve Forum » akademik » Mühendislik Fakültesi » İnşaat Mühendisliği Bölümü »
__________________

Asla Başkalarının Umudunu Kırma, Belki Sahip Olduğu Tek Şey Odur..
BOL BOL TEBESSÜM ET GÜLÜMSE
Hem Maliyeti Ucuzdur Hem De Değerine Paha Biçilmez...

Corel Draw-Flash-Photoshop
Photoshop Dersleri Linki
Corel Draw Dersleri Linki
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 10.09.08, 01:54
CiwCiw - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Administrator
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 9.690
Ettiği Teşekkür: 9.471
2.700 tane iletisine 4.672 kere teşekkür edilmiş
CiwCiw isimli üye tecrübe puanını kapatmıştır.
  Send PM
Standart Binaların deprem etkisi altındaki lineer olmayan davranışının belirlenmesi

Yöntemin değerlendirilmesi
Önerilen yöntemin sonuçları, lineer olmayan dinamik analiz (LODA) sonuçları referans alınarak, FEMA 356'daki sabit yük dağılımlarını (birinci mod, SRSS ve üniform dağılım) esas alan LOSA prosedürlerinden elde edilen sonuçlarla karşılaştırılarak yöntemin davranış büyüklüklerini belirlemedeki etkinliği değerlendirilmiştir. Analiz sonuçlarının karşılaştırılmasında göz önüne alınan parametreler kat yatay yerdeğiştirmeleri, göreli kat ötelemeleri, maksimum kiriş plastik dönmeleri, kat kesme kuvvetleri ve sistemdeki plastikleşen kesit dağılımlarıdır.
- Bina modelinin ve deprem yer hareketlerinin özellikleri Önerilen yöntemin değerlendirme çalışması, yüksek modların etkilerini gözleyebilmek amacıyla 15 katlı düzenli bir betonarme bina üzerinde yapılmıştır.
Geometrisi Şekil 3'de verilen 15 katlı betonarme bina Türk Standartları ve Yönetmeliklerine göre boyutlandırıldıktan sonra, B-B aksı çerçevesinin önerilen yöntemle lineer olmayan analizi yapılmıştır. Betonarme bina süneklik düzeyi yüksek olarak tasarlanmıştır. Binanın B-B aksı çerçevesinin kiriş ve kolon enkesit boyutları ile donatıları Tablo 1'de verilmiştir. Çerçevenin kat kütleleri mi = 68.5 kNs2/m ve çatlamış kesitli (efektif rijitlikli) birinci periyodu Tı=3.02s olarak hesaplanmıştır. Önerilen yöntemin betonarme binalara uygulanabilmesi için betonarme kesitlerin davranışlarının yöntemin esaslarına uygun olarak idealleştirilmeleri gerekmektedir. Bu amaçla kesit ve donatı özellikleri gözönüne alınarak belirlenen eğilme momenti-eğrilik (M-x) bağıntıları Şekil 4a'da gösterildiği gibi iki doğru parçası ile, gerçek akma koşulları ise simetrik kesitler için Şekil 4b'de gösterildiği gibi güvenli tarafta kalacak şekilde üç doğru parçası ile ide-alleştirilmiştir. Simetrik olmayan kesitlerde ise benzer karakteristik değerler (Mo, Md, Nob, Noç, Nd) kullanılarak idealleştirme yapılabilir.
Şekil 4a'daki grafikte, My kesitin akma momentini, Mp kesitin sabit normal kuvvet altındaki eğilme momenti taşıma kapasitesini, xy ve xmax sırasıyla kesitte plastik deformasyonların başladığı duruma ve kesitin kırılmasına karşı gelen eğrilikleri göstermektedir. Şekil 4b'deki grafikte, Noç ve Nob sırasıyla kesitin çekme kuvveti ve basınç kuvveti taşıma kapasitesini, Nd dengeli kırılmaya karşılık gelen normal kuvveti, Mo ve Md sırasıyla kesitin eğilme momenti taşıma kapasitesini ve dengeli kırılmaya karşılık gelen eğilme momentini göstermektedir. Kirişlerin ve kolonların efektif (çatlamış) eğilme rijitliklerinin belirlenmesinde Şekil 4a'da verilen idealleştirilmiş (M-x ) moment-eğrilik bağın-tısındaki başlangıç rijitliği kullanılmıştır. Kirişler, içindeki donatı yerleşimine bağlı olarak iki mesnet bölgesi ve bir açıklık bölgesi olmak üzere üç eşit uzunlukta bölgeye ayrılmıştır. Her bölgede, düşey işletme yükleri altında oluşan eğilme momentlerine karşılık gelen eğilme rijitlikleri kullanılmıştır. Kolonların eğilme rijitliklerinin belirlenmesinde düşey işletme yüklerinden oluşan normal kuvvet düzeyleri esas alınmış, artan yatay yükler ile değişen normal kuvvetlerin rijitliğe etkisi ihmal edilmiştir. Kolonların uzama rijitliklerinin belirlenmesinde brüt beton enkesit alanı esas alınmıştır. Bu kesit özelliklerinin belirlenmesinde BEKE-3 (Girgin, 1996) programından yararlanılmıştır. Yöntemin değerlendirilmesi amacıyla, farklı frekans içeriklerine sahip üç deprem yer hareketi kaydı kullanılmıştır (PEER, 2005). Bu depremlere ait özellikler Tablo 2'de, ivme kayıtları ve % 5 sönümlü elastik ivme spektrumları Şekil 5'de verilmiştir.
Analiz özellikleri Yapılan lineer olmayan statik ve dinamik analizlerde sabit düşey yük olarak (1.0ölü yük+1.0hareketli yük) yüklemesi esas alınmıştır. Önerilen yöntem ile yapılan analizlerde, elde edilen sonuçları değerlendirebilmek amacıyla LODA'lerde kullanılan deprem yer hareketlerine ait ivme spektrumları esas alınmıştır. Önerilen yöntemde çerçevenin bütün titreşim modları gözönüne alınmıştır. Ayrıca, yüksek modların etkinliğini belirlemek amacıyla, çerçevenin 1, 2, 3 ve 4 modlu analizleri de yapılmıştır. Analiz sonuçlarından, yöntemde ilk üç modun gözönüne alınmasının yeterli olduğu, diğer yüksek modların analiz sonuçlarına etkilerinin ihmal edilebilecek düzeyde kaldığı belirlenmiştir. Bu analizlere ait detaylı bilgiler Tür-ker (2005)'den alınabilir. Önerilen yöntemin sayısal uygulamaları MEPARCS bilgisayar programı (Türker, 2005) ile yapılmıştır. Çerçevenin farklı deprem yer hareketi kayıtları için LODA'lerinde sönümün rijitlikle orantılı olduğu kabul edilmiş ve %5'lik sönüm oranı (E,) esas alınmıştır. Kiriş ve kolon kesitlerinin Moment-Plastik Dönme bağıntılarına ait histeresis matematik model için, statik analizlerdeki kabuller ile uyumlu olacak şekilde ideal-rijit-plastik davranış kullanılmıştır. LODA'ler RAM Perform-2D (RAM Int., 2004) programı ile yapılmıştır. Çalışmada FEMA 356 (2000)'da önerilen birinci mod dağılımı, birleştirilmiş modal kat kesme kuvvetleri ile orantılı dağılım (SRSS) ve üniform dağılım için de LOSA yapılarak sonuçlar karşılaştırılmıştır. Bu dağılımlarda kullanılan yüklerin hesabı aşağıda özetlenmiştir.

» Nüve Forum » akademik » Mühendislik Fakültesi » İnşaat Mühendisliği Bölümü »
__________________

Asla Başkalarının Umudunu Kırma, Belki Sahip Olduğu Tek Şey Odur..
BOL BOL TEBESSÜM ET GÜLÜMSE
Hem Maliyeti Ucuzdur Hem De Değerine Paha Biçilmez...

Corel Draw-Flash-Photoshop
Photoshop Dersleri Linki
Corel Draw Dersleri Linki
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 10.09.08, 02:00
CiwCiw - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Administrator
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 9.690
Ettiği Teşekkür: 9.471
2.700 tane iletisine 4.672 kere teşekkür edilmiş
CiwCiw isimli üye tecrübe puanını kapatmıştır.
  Send PM
Standart Binaların deprem etkisi altındaki lineer olmayan davranışının belirlenmesi

a) Birinci mod dağılımı: G-LOSA'lerde kullanılan bu dağılımda birinci elastik mod şekli ile orantılı kuvvetler kullanılmaktadır.
b) SRSS dağılımı: Yüksek mod etkisindeki binalar için önerilen bu dağılımda, elastik davranış spektrumu analizinden elde edilen kat kesme kuvvetleri ile orantılı kuvvetler kullanılmaktadır. FEMA 356'da modal kütle katılım oranları toplamı en az %90 olacak sayıda modun gözönüne alınması öngörülmektedir. Bu çalışmada, ilk 4 mod gözönüne alınmış ve spektral ivme (Sa) değerleri ilgili ivme kaydına ait %5 sönümlü elastik ivme spektrumundan alınmıştır.
Üniform dağılım: Bu dağılımda kat kütleleri ile orantılı kuvvetler kullanılmaktadır - Analiz sonuçlarının karşılaştırılması ve değelendirilmesi Analiz sonuçlarının karşılaştırılması, önerilen yöntemdeki stabilite yetersizliğinin oluştuğu limit duruma ait davranış büyüklükleri üzerinde yapılmıştır. Bu nedenle LODA'lerde her bir ivme kaydı, ilgili limit değere karşılık gelen çerçeve tepe deplasmanları elde edilecek şekilde ölçeklenmiştir. LODA'lerde deprem süresince elde edilen maksimum değerler esas alınarak en elverişsiz durumu gösteren davranış büyüklükleri referans (kesin sonuç) alınmıştır. Önerilen yöntemden, LODA'lerden ve FEMA 356'daki üç farklı dağılım için yapılan LOSA'lerden elde edilen sonuçlar her bir parametre için Şekil 6-7'de verilen grafiklerde karşı-laştırılmıştır. Birinci mod dağılımı, deprem özelliklerinden bağımsız olması nedeniyle her üç deprem için aynı karakteristikte sonuçlar vermiştir. SKR-090 depreminde frekans içeriği bakımından yüksek modlar çok etkin olmadığı için birinci mod dağılımı ile analizde kat kesme kuvvetleri dışında genel olarak iyi sonuçlar elde edilmiştir. Ancak ELC-180 ve ERZ-DB depremlerinde yüksek modların etkin olması nedeniyle, çerçevenin üst katlarındaki göreli kat ötelemelerinin ve kiriş plastik dönmelerinin birinci mod dağılımı ile belirlenemediği görülmüştür.Üniform dağılım da deprem özelliklerinden bağımsızdır ve her üç deprem için aynı karak teristikte sonuçlar vermiştir. Ancak beklendiği gibi, bu dağılımdan elde edilen sonuçların diğer iki dağılımdan ve önerilen yöntemden çok farklı karakterde olduğu görülmüştür. Bu dağılımdan elde edilen davranış büyüklükleri LODA referans (kesin sonuç) alınarak değerlendirildiğinde, kat yatay yerdeğiştirmelerinin bütün katlarda daha büyük olduğu (Şekil 6), göreli kat ötelemeleri ve katlardaki maksimum kiriş plastik dönmelerinin üst katlarda oldukça küçük, alt katlarda ise oldukça büyük olduğu, kat kesme kuvvetlerinin oldukça düşük değerlerde olduğu, sadece yüksek modların yöntemde gözönüne alınması nedeniyle, FEMA 356'daki dağılımlara göre oldukça iyi sonuçlar elde edilmiştir.

» Nüve Forum » akademik » Mühendislik Fakültesi » İnşaat Mühendisliği Bölümü »
__________________

Asla Başkalarının Umudunu Kırma, Belki Sahip Olduğu Tek Şey Odur..
BOL BOL TEBESSÜM ET GÜLÜMSE
Hem Maliyeti Ucuzdur Hem De Değerine Paha Biçilmez...

Corel Draw-Flash-Photoshop
Photoshop Dersleri Linki
Corel Draw Dersleri Linki
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 10.09.08, 02:05
CiwCiw - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Administrator
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 9.690
Ettiği Teşekkür: 9.471
2.700 tane iletisine 4.672 kere teşekkür edilmiş
CiwCiw isimli üye tecrübe puanını kapatmıştır.
  Send PM
Standart Binaların deprem etkisi altındaki lineer olmayan davranışının belirlenmesi

Sonuçlar
Çalışmada, bina tipi yapıların deprem etkileri altındaki lineer olmayan davranışının etkin bir biçimde belirlenebildiği çok modlu uyarlamalı yük artımı yöntemi sunulmuştur. Önerilen yöntemde, ardışık plastikleşen kesitler arasındaki ikinci mertebe etkileri ve bileşik eğilme etkisindeki kesitlerde akma koşulları lineerleştirilmek-tedir. Böylece plastik kesitlerin oluşumu için gerekli yük artımı direkt olarak belirlenebilmek-tedir. Analiz boyunca tüm plastik kesitlerin oluşumu ve modal özelliklerin değişimleri ayrıntılı olarak izlenebilmektedir. Önerilen yöntem, birim yatay yük dağılımı için analizi esas aldığından her adımda yatay yüklerin hesabı için farklı ölçekleme yaklaşımları kullanılabilmektedir. Çalışmada 15 katlı betonarme çerçeve üzerinde, üç farklı deprem yer hareketi kaydı için, lineer olmayan dinamik analiz (LODA) referans alınarak yapılan değerlendirmede; FEMA 356'daki (2000) birinci mod dağılımının genel olarak alt katlarda iyi sonuçlar verdiği, üst katlardaki davranış büyüklüklerini belirlemede ise yetersiz kaldığı görülmüştür. FEMA 356'daki üniform dağılımının ise genel olarak üst katlardaki davranış büyüklüklerini belirlemede yetersiz kaldığı, alt katlarda kat kesme kuvvetlerini düşük verdiği, diğer davranış büyüklüklerine ait değerleri ise çok büyük verdiği görülmüştür. FEMA 356'da yüksek mod etkilerini gözönüne almak amacıyla önerilen SRSS dağılımının üst katlarda iyi sonuçlar verdiği, ancak alt ve orta katlardaki davranış büyüklüklerini belirlemede çok yetersiz kalabildiği görülmüştür. Bu çalışmada önerilen prosedürün ise incelenen tüm davranış büyüklükleri için genel olarak LODA sonuçları ile oldukça uyumlu olduğu ve FEMA 356'daki dağılımlara göre (birinci mod, üniform, SRSS) oldukça iyi sonuçlar verdiği görülmüştür. Ancak önerilen prosedürün, çok sayıda düzenli ve düzensiz bina örneği ve farklı özelliklerdeki deprem yer hareketi kayıtları ile değerlendirilmesi gerektiği düşünülmekte ve bu nedenle araştırmaya devam edilmektedir.

» Nüve Forum » akademik » Mühendislik Fakültesi » İnşaat Mühendisliği Bölümü »

formul ve şekiller için kaynakpdf
Eklenmiş Dosya
Dosya tipi: pdf itu-d_2007_6_2_K_Turker.pdf (520,8 KB (Kilobyte), 0x kez indirilmiştir)
__________________

Asla Başkalarının Umudunu Kırma, Belki Sahip Olduğu Tek Şey Odur..
BOL BOL TEBESSÜM ET GÜLÜMSE
Hem Maliyeti Ucuzdur Hem De Değerine Paha Biçilmez...

Corel Draw-Flash-Photoshop
Photoshop Dersleri Linki
Corel Draw Dersleri Linki
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
Cevapla

Tags
altındaki, belirlenmesi, binaların, davranışının, deprem, etkisi, lineer, olmayan

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may post new threads
You may post replies
You may post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz