iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 20:18 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » akademik » Mühendislik Fakültesi » Jeofizik Mühendisliği Bölümü » Yapı Denetimi Nedir?Yapı Denetim Sisteminin Gelişimi

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 08.05.08, 15:45
Standart Yapı Denetimi Nedir?Yapı Denetim Sisteminin Gelişimi

08.05.08, 15:45



Uydu tasarımı-Yapı, ısıl denetim, yükseklik denetimi,güç, elektrik dağıtımı,telemetri | Sosyal Yapı | Molekül Yapısı - Moleküler Yapı | Ankara'daki Yapı Fuarı'ndan seçtiklerim... | Aşırı ince yapı ve izotop kaymaları |

595 Sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ve 4708 Sayılı Yapı Denetimi Kanunu
Yapı Denetim Sisteminin Gelişimi

İnsanların güvenli ve sağlıklı yapılarla, sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı en temel insan hakları arasındadır ve bu hakkı sağlamak da kamu yönetimlerinin en başta gelen görevidir. Bu görevi yerine getirmek amacıyla ülkeler çok eski tarihlerden bu yana çeşitli kurallar ve yaptırımlar uygulamışlardır. Bir yapının kullanıcılarının veya sahiplerinin binayı projelendiren ve inşa eden kişilerin
yapacakları hata ve kusurlara karşı korunmasının ilk örneklerine M.Ö.XVIII.yüzyılda Hammurabi Kanunlarında rastlanmaktadır. Tamamen “kısasa kısas” esasına dayanan bu ilk uygulamalar, devlet sistemleri ve teknolojinin gelişimine paralel olarak yerini hukuksal düzenlemelere terk etmiş ve özellikle 19. yüzyıldan itibaren başta Fransa olmak üzere birçok ülkede, yapıyı yapanlara karşı birer tüketici konumunda olan mal sahipleri ve yapıyı kullananların hakları, medeni kanun ve borçlar kanunu ile güvence altına alınmaya başlanmıştır. Ülkemizde de Osmanlı İmparatorluğu döneminde yerleşme ve yapılaşmalarla ilgili çeşitli düzenlemeler yapılmış olmasına rağmen, bunlar daha çok büyük depremler veya yangınlar sonrasında İstanbul için getirilen çeşitli yerleşme ve yapılaşma sınırlamaları olmaktan öteye gidememiştir.

Yapı Denetimi Nedir?
Yapı denetimini “Güvenli, sağlıklı, ekonomik yapı elde edebilmek amaçlarıyla yapıların, ilgili idare ve yükleniciden (müteahit) bağımsız olarak, tasarım (proje) ve yapım (inşaa) aşamalarında yürürlükteki yapı yönetmelikleri ve standartlara uygun olarak yapılmasının sağlanması süreci” olaak tanımlamak mümkündür.

Yapı Denetim Sisteminin Gelişimi
Cumhuriyet dönemi ile birlikte yerleşme ve yapılşamaları düzenleme ve denetlemeyi amaçlayan yasal düzenlemeler yapılmaya başlanmıştır. Bunların ilk örnekleri, 1930 yılında çıkarılan 1580 sayılı Belediye Kanunu ile 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıha Kanunudur. Daha sonra 1933 yılında yürürlüğe konulan 2290 sayılı Belediye Yapı ve Yolları Kanunu ile Osmalı İmparatorluğu döneminden
beri uygulanmakta olan Ebniye (yapılar) kanunu büyük oranda değiştirilmiş ve bu yasa ile belediye teşkilatı olan yerlerde;

- İmar planlarının hazırlanması esasları,
- Yolların düzenlenmesi,
- Yeni yapılacak yapıların bağlı olacağı kurallar,
- Yapılar için ruhsat alınması,
- Yapı denetimi konularına o günün şehircilik anlayışına uygun olarak yeni esaslar getirilmiştir.
Türkiye’de İmar mevzuatı ve yapı denetiminin temelleri bu yasa ile atılmıştır. Bugünkü imar mevzuatımızın da temelini oluşturan 2290 sayılı yasa, yapıların projelerinin denetimi görevini yerel yönetimlere vermiş, yapım faaliyetlerinin projesine, fen ve sağlık kurallarına, deprem ve imar yönetmeliklerine, yapı malzemeleri ile ilgili standartlara uygun olarak yapımının sağlanması görevini
ise fenni mesul, yeni adıyla teknik uygulama sorumlusu, adı verilen ve serbest çalışan mühendis, mimar ve diğer fen adamlarına vermiştir.
Özellikle 1950’li yıllardan itibaren yoğunlaşan köyden büyük kentlere yoğun göç olgusu, plansız, çarpık ve kaçak yerleşme ve denetimsiz yapılaşma eğilimlerini hızla artırmış ve o tarihe kadar çıkarılmış olan yasa ve yönetmelikler uygulanamaz hal gelmiştir. Bu gelişmeler üzerine, 1956 yılında, 6785 sayılı İmar Kanunu çıkarılarak kentsel planlama esaslarında büyük değişiklikler yapılmış, planlama ile ilgili yetkiler yetkiler merkezde toplanmış, ancak yapı denetimi ve fenni mesuliyet sistemi aynen muhafaza edilmiştir.
80’li yılların başlarından itibaren fiziksel planlama faaliyetlerinin merkezi yönetimin ağır işleyen bürokrasisinin vesayeti altında geliştirilemeyeceği düşüncesi hakim olmuş ve 1985 yılında halen de yürürlükte olan 3194 sayılı İmar Kanunu çıkarılarak planlama, yerleşme ve yapılaşma süreçlerine
ilişkin tüm yetkiler yerel yönetimlere devredilmiştir.
Temelleri 1933 yılında çıkarılan Belediye Yapı ve Yolları Kanunu ile atılmış olan yapı denetim sistemi, 1970’li yıllardan bu yana meydana gelen hemen her büyük deprem veya kendiliğinden çökerek önemli can ve mal kaybına neden olan olaylar sonrasında yoğun şekilde tartışılmış ve hiçbir işe yaramadığı herkesce kabul edilen “fenni mesuliyet” sistemi yerine, yapı polisi, denetimin meslek odalarına yaptırılması, yerel yönetimlerin güçlendirilerek etkin denetim yapmalarının sağlanması , sertifikalı mühendislik sisteminin getirilmesi, yapıda denetim , sigorta, sorumluluk siteminin uygulanması, gibi çeşitli öneriler geliştirilmesine rağmen, fenni mesuliyet sistemi değiştirilememiştir.
Yıllardır tartışılan yeni bir yapı denetim sisteminin getirilmesi, 5 yıllık Kalkınma Planlarında da aşağıda özetlendiği şekilde yer almıştır:
Üçüncü beş yıllık kalkınma planının (1973-77) konut sektörü ile ilgili tedbirleri arasında; “ticari amaçla yapılan konutların daha yakın denetlenmesini sağlayacak yasal ve idari tedbirlerin alınacağı”, Altıncı beş yıllık kalkınma planında (1990-94); “yapı denetimindeki mevcut aksaklıkların
giderilmesi için yeni bir yapı denetim sisteminin geliştirileceği, inşaatlarda standart dışı malzeme kullanılmasının kesinlikle önleneceği,”
Yedinci beş yıllık kalkınma planında (1996-2000); “3194 sayılı imar kanunundaki planları yapan, yaptıran, aykırı hareket edenlerin sorumlulukları ile bu kişilere uygulanacak müeyyidelerin açıklıkla ortaya konacağı ve etkin bir denetim sağlanacağı” vurgulanmış olmasına rağmen, bu tedbirlerin hiçbirisi gerçekleştirilememiştir.
1999 yılında meydana gelen İzmit Körfezi ve Düzce depremlerinin çok büyük can ve mal kayıplarına yol açmasından hemen sonra hazırlanan Sekizinci Beş Yılllık Kalkınma Planında (2000-2005) ise, konuya özel önem verilmiş, ilk kez doğal afetler adı altında bir başlık açılmış ve alınacak önlemler arasına;
- Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği yasasının yeniden düzenleneceği ve yetkin mühendİslik kavramının getirileceği,
- İmar yasasının sağlıklı bir yapı denetim sistemi getirecek ve kurallara aykırı uygulama yapanların sorumlulukları ve bunlara uygulanacak yaptırımları içerecek şekilde yeniden düzenleneceği,
- Belediyeler Kanunu ile Büyükşehir Belediyesi Kanununun, sağlıklı bir yapı denetimi sistemi getirecek ve yerel yönetimlerin doğal afet tehlikesi ve risklerinin belirlemesi ve zararlarının azaltılması konusundaki görev, yetki ve sorumluluklarının yeniden düzenleneceği,
- Afet yönetmeliğinin, (deprem bölgelerinde yapılacak yapılar hakkında yönetmelik) depremle ilgili koşullarının bilinçli ve eksiksiz olarak uygulanmasının sağlanacağı,
- Medeni Kanun, Borçlar Kanunu ve Ticaret Kanunlarının ilgili maddelerinin, “yapıda denetim, sorumluluk ve sigorta” konuları bakımından yeniden gözden geçirileceği,
- Mevcut ve yeni yapılacak olan tüm yapı ve alt yapıların yeterli afet güvenliğine kavuşturulması için gereken tüm çalışmaların tamamlanacağı, hükme bağlanmıştır.

Kaynak PDF
__________________

#sadece remşit#
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
  #2  
Alt 08.05.08, 15:51
remşit - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Güvenilir
Üyelik tarihi: Jul 2006
Nereden: Ankara
İletiler: 1.555
Ettiği Teşekkür: 321
256 tane iletisine 358 kere teşekkür edilmiş
remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.
  Send PM
Standart 595 Sayılı Yapı Denetimi Hakkında KHK ve 4708 Sayılı Yapı Denetimi Kanunu

595 Sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ve 4708 Sayılı Yapı Denetimi Kanunu

1999 yılında yaşanan iki büyük depremde 18000’in üzerinde kişinin hayatını kaybetmesi, 40000 kişinin yaralanması ve 55000 konutunun yıkılması veya ağır hasar görmesi ve bu depremlerin yol açtığı doğrudan ekonomik kayıpların 13-14 milyar ABD dolarına ulaşması üzerine Hükümet,deprem zararlarının azaltılması konusunda ciddi ve somut adımlar atılması gereğini duymuş ve ilk olarak 10 Temmuz 2000 tarihinde, 27 pilot ilde uygulanmak üzere, 595 sayılı Yapı Denetimi Hakkında KHK’yi çıkarmıştır.
Hemen herkesçe reform niteliğinde olduğu kabul edilen bu KHK’nin gerekçesinde, getirilen bu yeni yapı denetim sisteminin amaçları şu şekilde ifade edilmiştir.
- Depremler ve diğer doğal afetlerin neden olabilecekleri zararların azaltılması için yapı güvenliğinin artırılması,
- Bina yaptıran veya satın alan tüketici konumundaki kişilerin, kusulu ve ayıplı inşaatlar nedeniyle uğrayacakları can ve mal kayıplarının azaltılması,
- Denetimsiz ve kaçak yapı yapılmasının engellenmesi,
- Yapıların kalitelerinin artırılması,ekonomik ömürlerinin uzatılması ve bakım ve onarım giderlerinin azaltılması,
- Projelendirme ve yapım sürecinde görev alan; proje müellifi, yapı müteahidi, şantiye şefi ile yapı denetim kuruluşlarında görev alan mühendis ve mimarların yetkinlik kazanması ve niteliklerinin geliştirilmesi,
- Mühendislik ve mimarlık mesleklerinin önemi ve saygınlığının artırılması,
- İnşaat sektöründe tüketici bilincinin geliştirilmesi ve tüketicinin korunması,
- Yapı üretimi sürecinde kusur işleyenlere karşı yaptırımlşarın etkili şekilde uygulanması ve devletin adalet sistemine olan güvenin artırılması.
595 sayılı KHK ile getirilen yapı denetim sisteminde prensip olarak; “etkin ve verimli bir yapı denetim sisteminin ancak,bağımsız,deneyimli,yetkin ve sorumlu kişi ve kuruluşlar eliyle sağlanabileceği ana fikri kabul edilmiş”, denetim hizmetinin yalnızca kar amaçıyla yapılan bir ticari faaliyet olarak uygulanmaması için de denetim hizmetlerine standart bir tarife
getirilmiştir”.
Ayrıca, denetim hizmetlerinin ancak nitelikli ve yetkinliği (uzmanlığı) belgelenmiş mühendis ve mimarlar eliyle yapılmasının gerektiği kabul edilerek,meslek sahiplerinin uzmanlıklarının (yetkinliklerinin) belirlenmesi konusunda ilgili meslek odaları yetkili kılınmıştır. Bu konuda 601 sayılı
KHK çıkarılarak “Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanun” ile “Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanununun” bazı maddeleri değiştirilmiş, uzman mühendis ve mimar olma koşulları yeniden belirlenmiş, hizmet kalitesini yükseltmek ve üyeleri üzerinde etkin mesleki denetim yapılmasını
sağlamak amacıyla mühendis ve mimar odalarına geniş yetkiler verilmiştir.
İlave olarak yapı denetim kuruluşlarının kusur ve hatalarından kaynaklanan zararları karşılayabilmek ve tüketici konumunda olan mal sahiplerini korumak amacıyla da, yapı denetim kuruluşlarına mali sorumluluk sigortsı yaptırma zorunluluğu getirilmiştir.
595 sayılı KHK ile getirilen çağdaş yapı denetim sistemi 10 ay süreyle 27 pilot ilde etkin olarak uygulanmış, ancak bir siyasi partinin Anayasa’ya aykırılık iddiasıyla açtığı dava maalesef bazı meslek odalarınca da desteklenince, Anayasa Mahkemesi 595 sayılı KHK’nın bazı maddeleriyle mülkiyet
hakkına sınırlama getirildiği gerekçesiyle ve 5’e 4 gibi kritik bir oy çokluğu ile KHK’yı iptal etmiştir.
Bu durum üzerine Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca ivedi olarak halen yürürlükte olan 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun hazırlanmış ve 31. Temmuz 2001 tarih ve 24461 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe konulmuştur.
Yaklaşık olarak 5 yıldır 19 pilot ilde uygulanmakta olan 4708 sayılı yasa ile 595 sayılı KHK ile getirilen tüm çağdaş yaklaşımlar ortadan kaldırılmış ve yasa herşeyi Bayındırlık ve İskan Bakanlığının yetkisinde toplayan aşırı merkeziyetçi bir hale dönüştürmüştür.
Herne kadar 4708 sayılı yasanın gerekçesinde, 595 sayılı KHK’nın gerekçesinde belirtilen aynı amaçlar yazılı ise de 4708 sayılı yasa, gerekçesi ile dahi ters düşer hale gelmiştir. Bu iki yasa arasındaki temel farklar aşağıdaki Tablo 1’de özetlenmiştir:

Makalenin devamı
__________________

#sadece remşit#
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
Cevapla

Tags
afet guvenligi, afet yonetmeligi, sorumluluk ve sigorta, yapi denetim

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may post new threads
You may post replies
You may post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz