|
#1
|
|
31.07.08, 10:27
Marmara denizi, Marmaros, İzmit Körfezi,Gemlik Körfezi,Bandırma Körfezi,Erdek Körfezi | Jamaika, Karayip denizinde, Küba'nın güneyindeki bir ada, tarihi, ekonomisi, halkı | İstanbul- İzmit Yolcuları.... | İzmit Körfezi'ne köprü geliyor | Botokslu bölgenin çevresi de etkileniyor | İzmit Körfezi güneyindeki Geç Pleyistosen(Hreniyen) çökel stratigrafisi ve bölgenin neotektoik özellikleri Stratigraphy of Late Pleistocene(Tyrrhenian) sediments in the south of the Gulf of İzmit and neo tectonic characteristics of the region ÖZ: Bu araştırma, Karamürsel (Kaytazdere.Subaşı ve Hersek köyleri) yöresinde gözlenen Geç Pleyistosen (Tireniyen) çökellerinin stratig-rafık,paleontolojik ve bölgenin neotektonik özelliklerinin açıklanmasını amaçlar. Birim,Eosen ve yer yer Miyosen temel üzerinde transgresif başlar, regresif biter, istif, tabandaki çakıllı seviyeler üzerinde gevşek çimentolanmış ve bol fosilli, kum, siltli kum, killi kum, marn, kumlu marn seviyelerinden oluşur. Bu çökeller içinde, Ostrea edulis (Linne), Venerupis(Aurea) cf.var. calverti (Nevvton), Thericium (Thericium) vulgatum Bruguiere,Pinna sp.,Ammonia bec-carii Linne ve Lithothanınium sp. en çoktur. Çökellerin ve fosillerin özelliklerine göre, Tireniyen'deki ortam lagüner-denizeldir. Geç Pleyistosen(Tireriiyen) denizel çökellere ait tabakalar, 10° ile kuzeye eğimlidir. Bugünkü deniz düzeyine göre en çok 18-20 m. veya 25-30 m. yükseltide olması gereken bu depoların 60-70 m.ye kadar olan yükseltilerde bulunuşu, bunların Kuzey Anadolu Fayı (KAF)'nm etkisinde kalarak enaz 50 m. yükseldiğini göstermektedir. Yörede, Miyosen'den beri aktif olan ve doğu-batı doğrultulu, 89° kuzeye eğimli KAF yanal aümlı sağ yönlüdür. Fayın güney bloku ku*zey blokuna göre, batıya doğru yükselerek hareket etmiştir. Bu hareketin yaklaşık yatay hızı 0.5 cm/yıl, düşey hızı 0.5 mm/yıl olarak hesaplanmıştır. Marmara denizi ve izmit Körfezi Hellen yitimi ile Kafkasya-Kmm yitimi arasındaki genişleyen bir bölge içindedir. Genişlemenin yönü kuzey kuzeydoğu-güney güneybatı'dır. Genişleme KAFm çatallandığı izmit Körfezi doğusundan batıya doğru dereceli olarak artar. Akdeniz sularının, genişleme ile meydana gelen bu çöküntü havzasına Tireniyen'de girmesiyle Marmara Denizi ve izmit Körfezi oluşmuştur. Körfezin deniz sahası, Flandriyen transgresyonu ile biraz genişlemesi dışında, Tireniyen'den günümüze dek gittikçe daralmış ve körfez bugünkü şeklini almıştır. ABSTRACT : This research aims to explain the stratigraphic, paleontologic and regional neotectonic characteristics of Late Pleisto-cene (Tyrrhenian) sediments observed in the Karamürsel area (Kaytazdare, Subaşı and Hersek villages). The unit starts as transgressive on the Eocene and locally on Miocene basement and ends as regressive. The sequence consists of slightly cemented sand with fossils, silty sand, clayey sand, marl and sandy marl levels on the pebbly levels of the bottom. These sedi*ments »contain Ostrea eduIis(Linne), Venerupis(Aurea) cf.var. calverti (Nevvton), Thericium(Thericium) vulgatum Bruguiere, Pinna sp., Ammonia beccarii Linne and Lithothamnium sp. most abundantly. According to the characteristics of the sediments and fossils, the environment in the Tyrrheinan period is lagunal-marinal. The beds belonging to the Late Pleistocene (Tyrrhenian) marinal sediments dips 10° north. The position of these sediments vvhich vary up to 60^70 m. heights vvhere they had to be at most 18-20 m. or 25-30 m. according to the present sea-level, show that they were under the effect of the North Anatolian Fault(NAF) and went up to 50 m. height at least. in the area, the NAF which has east-west strike, dip of 89° north and has been active since Miocene, is a right-lateral strike-slip fault. The south blok of the fault, moves upvvards tovvards the west in comparison to the north block. Calculated horizontal slip-rate is about 0.5 cm/year and vertical slip-rate is 0.5 mm/year. The Sea of Marmara and the Gulf of izmit are in an extentional region between the Hellenic Trench and Câucasian-Crimean Trench. The direction of this extension is NNE-SSW. The extension increases gradually from the east of the Gulf of izmit vvhere NAF branches, towards the west. The Sea of Marmara and the Gulf of izmit had been formed by entrance of the Mediterranean waters to the depression area formed by the extention.in the Tyrrhenian period. Beside a little widening of the sea area of the gulf due to Flandrian transgression, the present position of the gulf has been formed by gradual narrowing. » Nüve Forum » akademik » Mühendislik Fakültesi » Jeofizik Mühendisliği Bölümü » |
| MelisAycan kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye : | ||
RepStaR (31.07.08) | ||
| Sponsorlar |
| |
|
#2
| ||||
| ||||
| GİRİŞ Bu araştırma, îzmit Körfezinin güney kıyısında Ka*ramürsel (Kaytazdere,Subaşı ve Hersek köyleri) civarında yüzeyleyen ve Altmova formasyonu olarak adlandırılan (Bargu ve Sakmç,1984) Geç Pleyistosen (Tireniyen) yaşlı denizel çökel birimin stratigrafisi, fosil topluluğunu ve neotektonik özelliklerini açıklar. Çalışma alanının yakın çevresinde, İzmit Körfezinin kuzey kıyıları ile Marmara Denizi'nin kuzey ve güney kıyılarında bu birim ile aynı yaşta ve hemen hemen benz*er fosil topluluğu içeren genç oluşuklar taraçalar şeklinde yeralır. Birçok araştırıcı, bu oluşukların özellikle jeomor*folojik, jeolojik ve kısmen de paleontolojik özel*liklerine değinmiştir (Calvert ve Neumeyr, 1880; Eng-lish,1904; Erguvanlı,1949; Erinç,1955; Arıç,1955; Cha-put,1957; lnandık,1957 a; Ardel ve inandık, 1957; inan*dık, 1958; Yalçınlar, 1957; Ardel, 1959; 1968; Göney, 1964 a,b; Akartuna, 1968; Altınlı, 1968; Erol, 1968; Erol ve Nuttal, 1975; Erol ve înal,1980, Taner, 1981; Bargu ve Sakınç, 1984). Ayrıca, Karadeniz sahillerinde, Marma*ra kıyılarındaki Akdeniz Tireniyen'ine karşılık, Uzunlar ve Karangat'a ait ve farklı fasiyeste olan genç çökellerin varlığı da bilinmektedir (Erinç, 1954; Erinç ve inandık, 1955; Inandık,1957 b; Yalçınlar, 1958; Bilgin,1963; Ar*del, 1968; Karabıyıkoğlu,1984). inceleme alanında yapılan 1/25.000 ölçekli jeoloji haritası, Altmova formasyonunun yayılımmı, temel bi*rimlerle olan ilişkisini ve yapısal özelliklerini açıklar. Gerçekleştirilen ölçülü stratigrafi kesitleri de, birimin kaya özelliklerinin ve fosil faunasının açıklanmasında yardımcı olmuştur. Ölçülü stratigrafi kesitlerine genel olarak bakıldığın*da, bunların birbirleriyle gerek litoloji özellikleri, gerek*se fosil fauna bakımından ufak farklılıklar dışında hemen hemen benzer özelliklere sahip oldukları görülmektedir. Kaytazdere(A) ve Subaşj kesitlerinde tabandaki çakıllı seviyelerin dışında tüm düzeyler, çoğunlukla gevşek tuttu*rulmuş kum, siltli kum ve killi kum gibi fosilli kırıntılı*lar ile yer yer marn, kumlu marn seviyelerden oluşmuştur. Ostrea edulis (Linne), Cerastoderma edule Gmelin, Venerupis (Aıırea) cf.var. calverti (New-ton), Mytilus edulis Linne,Loripes lacteus Linne, Thericium(Thericium) vulgatum Bruguiere gibi bi-valvia ve gastropoda'yâ ait formlar ile Ammonia bec-cari Linne, Elphidium crisp um Linne gibi foramini-ferler, ostrocoda, Lithothamnium sp.(Corallinacea), Halimeda sp.(Codiacea) gibi algler ölçülü kesitlerin fo*silli olan seviyelerinde gözlenen egemen fosil topluluk*larıdır. Böyle bir topluluktaki fosil organizmaların, morfolo*jik ve ekolojik özelikleri göz önüne alındığında Tireni-yen ortamının lagüner-denizel karakterde olduğu söylene*bilir. inceleme alanı, tektonik bakımdan aktif bölge içinde bulunmaktadır. Kuzey Anadolu Fayı (KAF)'nm izmit Körfezinden geçtiği eskiden beri bilinmektedir (Risch, 1909; Penck,1918; Philippson,1918; Ketin,1966,1968; Pavoni,1961; Akartuna, 1968; Dewey ve Bird,1970; Mc-Kenzie,1970,1972; Bingöl,1974,1976; Şengör, 1979, 1980,1982; Dumont ve diğerleri, 1979; Saner,1980; Le Pichon ve Angelier,1981; Koçyiğit, 1981,1984; Şengör ve Yılmaz,1981; Barka,1983; Yılmaz ve diğerleri, 1986). Bu nedenle bölgenin neotektoniğini kontrol eden KAFın Geç Pleyistosen (Tireniyen) çökellerini ne ölçüde etkile-diği araştırılmış ve bu çökellerin ençok 18-20 m. veya 25-30 m. yükseltide olanlarının dışında, fayın etkisinden dolayı 60-70 m.ye kadar yükseldikleri gözlenmiştir. Ya*nal atılımlı sağ yönlü olduğu bilinen (Ketin, 1948,1949; Arpat ve Şaroğlu,1975; Gözübol,1980; Saner, 1980,1985; Şengör, 1980,1982; Yılmaz ve diğ. 1981,1982; Kasapoğ-lu,1981; Barka,1983; Koçyiğit, 1984; 1985) KAF'm ince*leme alanındaki doğrultusu doğu-batı olup, eğimi 89° ku-zeyedir. Güney blokta, ana faya ve birbirine genelikle paralel olan küçük faylar, kuzey-güney doğrultudaki düşey düzlemlerde normal fay karakterinde görülmektedir. Bu görünüm gerçekte, KAFm ve bu küçük fayların sağ yönlü yanal atımının düşey bileşeninden ileri gelmektedir.inceleme yöresi, Hellen yitimi ile Kafkasya-Kırım yi*timi (Shempelev,1978) arasındaki genişleme bölgesinde yer almıştır, genişlemenin kuzey kuzeydoğu-güney güneybatı yönünde olduğu ve batıya doğru dereceli olarak arttığı düşünülmektedir. » Nüve Forum » akademik » Mühendislik Fakültesi » Jeofizik Mühendisliği Bölümü » |
| MelisAycan kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye : | ||
RepStaR (31.07.08) | ||
|
#3
| ||||
| ||||
| PLEYİSTOSEN STRATİGRAFİSİ Karamürsel ile Yalova arasında, Kaytazdere, Subaşı ve Hersek köyleri civarında Geç Pleyistosen (Tireniyen)'e ait denizel tortullar izmit Körfezine bakan alçak yamaçlarda ve vadiler arasında kalan kesimlerde yüzeylenmiştir(Şekil 1). Altmova formasyonu (Qa) ilk kez Bargu ve Sakmç (1984) tarafından Altınova formasyonu (Qa) olarak adlanan birim, bazen Eosen (Kaytâzdere kuzeyi), bazen de Miyosen (Subaşı köyü kuzeyi) yaşlı oluşuklar üzerinde transgresif ve açısal uyumsuzdur. Bu oluşuk, eski ve yeni alüvyonlar tarafından uyumsuz o-larak örtülmüştür. Birim, bölgede taraçalar şeklinde morfolojik görünüm sunar. Bölgenin tektonik aktivitesinin yoğun oluşu, zaman içinde meydana gelen aşınmalar ve kentleşme, ölçülü stratigrafi kesitlerinde birimin gerçek kalınlığının saptanmasında engelleyici etkenler olarak rol oynamıştır. Stratigrafi kesitlerin ölçüldüğü yerlerde en fazla görünür kalınlık yaklaşık 10-12 m.dir. Bu yerde birimin üst seviyeleri deniz seviyesinden ortalama 20-25 m. yüksekliktedir. Bölgenin iç kesimlerinde, kalınlık daha da azalmakta ve yer yer (Kaytazdere vadisi yamaçlarında ve Subaşı köyü kuzeyinde) 1 mye düşmektedir. Karamürsel'den Yalova'ya doğru, Kaytazdere köyü sapağından itibaren birim, yol kenarında görülen yersel kesitler yardımıyla Altınova köyü yakınlarına kadar izle*nebilir. Deniz Komutanlığı karşısındaki kesit birim için tipik mevkiidir(Şekil 2). Ayrıca, bu yerden batıya doğru yaklaşık 100 m. ileride(Şekil 3) ve Subaşı köyünün kuzeyinde ölçülü stratigrafi kesitleri yapılmış tır (Şekil 4). Yukarıda belirtilen her üç dikme kesitin alttan yukarıya doğru incelenmesi sonucunda, istifin litoloji ve fosil özellikleri aşağıda ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Kaytazdere(A) Ölçülü Stratigrafi Kesiti: Karbonatlı kumtaşı ve marn ardalanmasmdan oluşan, Nummu-lites sp. ile Discocyclina sp. gibi fosiller içeren Eosen temeli üzerinde; transgressif olarak başlayan Geç Pleyis-tosen (Tireniyen) yaşlı birim, açılı uyumsuz olarak yer alır. Genelde sarı, sarı boz görünüm sunan tabakalı, çoğu düzeyleri bol fosilli, gevşek çimentolu kum, killi kum ve şiltten oluşan istif, alttan yukarıya doğru aşağıdaki dizili*mi gösterir(Şekil 2). A-Ostrea'h kum (1.20 m): Temele yakın en alt seviyeler, sıkı çimentolanmış volkanik kaya ve kireçtaşı çakılları kapsayan tabakalı sert taban çakıltaşı düzeyleri ile başlar. Bu seviyeler yukarıya doğru çimentosu zayıf layan gevşek tutturulmuş kumlu düzeylere geçer. Bu gev*şek malzemenin içinde bivalvia ve gastropoda'ya ait çok iyi korunmuş fosil topluluğu yer alır. Topluluktaki ege*men form Ostrea edulis (Linne)'dir. Ayrıca, Ostrea edulis(Linne) cf.var. adriatica Lamarck,Ostrea edu-lis(Linne) cf.var. lamellosa(Brocchi),Thericium (Thericium)vulgatum Brugiere ile foraminifera'dan Ammonia beccarii Linne ve ostrea kabukları üzerindeki Balanus sp. (Cirripedia) toplulukta bulunan diğer fosillerdir. B-Fositli killi kum (0.40 m): Ostrea'larm bir ön*ceki seviyeye göre azaldığı gözlenir. Ostrea edulis (Linne)'in yay ılımı az da olsa devam etmiştir. Ayrıca, Chlamys (Aquipeeten) cf. opercularis Linne toplu*luk içinde yer almıştır. Ammonia beccarii Linne fo-raminifera'nın egemen temsilcisidir. C-Siltli alg yığışımı (1.00 m): Bu seviyenin alt düzeyleri Mytilus edulis Linne ve Ostrea edulis (Linne)'li ince kumludur. Bu düzeyler daha yukarıya doğru siltli alg yığışımına dereceli geçerler. Bu yığışımları oluşturan Corallinaceae'ye ait Lithothamnium sp.dir. Yoğun dallı sert yapısı ve kütlesel görünümleriyle dikkati çeken bu alg topluluğu şimdiye kadar ilk kez bu tip genç çökeller içinde saptanmıştır. Siltli malzeme içindeki fo-raminifera'nın temsilcileri, bol Elphidium crispum Linne, Cibicides lobatulus (Walter ve Jacob), Bi-loculina sp., Triloculina trigonula (Lamarck), Quinqueloculina laevigata d'Orbigny, Quinque-loculina seminilum(Linne) gibi bentik formlardır. D-Siltli kum (0.40 m): Alt kesimleri çoğunlukla parçalanmış, ufalanmış alg kırıntılarından oluşmuştur. Üst kesimlere doğru alg kırıntılarının azaldığı ve bivalvia'nm kum boyutundaki kırıntılarının arttığı gözlenir. Bu kırıntılar içinde, Quinqueloculina seminilum(Lin-ne), Quinqueloculina laevigata d'Orbigny, Elphid*ium crispum Linne ve Cibicides lobatulus (Walter ve Jacob) gibi foraminiferler saptanmıştır. E-Karbonat yumrulu marn (0.75 m): Aşınma yüzeyleri mavi-mavi yeşil, taze yüzeyleri yeşil-neftiyeşil renkli, sert görünümlü fosilsiz marn içinde yer yer düzenli sıralanmalı, genellikle yuvarlağımsı, bazen uzamış elips şekilli, beyaz, sarımsı beyaz renkli, fosilsiz karbonat yumruları yer alır. F-Kumlu ostrea (3.00 m): Kaba kavkılı ostrea'lar-dan oluşan bu seviye kaim tabakalanmalıdır. Kabuklar kumlu malzeme ile çok gevşek tutturulmuştur. Kabukların uzun eksenleri, genellikle tabakalanmaya paraleldir. Ba*zen de, kabukların değişik konumlarda yerleştiği görülür. Egemen organizma topluluğu Ostrea edulis (Lin-ne)'dir. Bu formun yanında, Ostrea edulis(Linne) cf. var. lamellosa(Brocchi), Ostrea edulis(Linne) cf. var. adriatica Lamarck, Chlamys(Aquipecten) op*ercularis Linne,Thericium (Thericium) vulgatum Bruguiere, Bittium(Bittium)reticulatum Da Cos-ta,Loripes lacteus Linne, Nassa sp. ile Balanus sp. (Cirripedia) saptanmıştır. Mikrofaunanm büyük bir bölümünü, Ammonia beccarii Linne,Ammonia gai-mar di (d'Orbigny) ve Elphidium crispum Linne gibi foraminif erler oluşturur. Ostrocoda, Loxoconcha r-homboide a (Fisher) ve Aurila cf. convexa(Baird) ile temsil edilmiştir. Kaytazdere(B) Ölçülü Stratigrafi Kesiti: Kaytaz dere(A) kesitinin ölçüldüğü yerden Yalova'ya doğru yaklaşık 100 m. uzaklıkta, yolun hemen kenarında açılmış kum ocağında, genelde; orta-kalm tabakalı, bazı düzeyleri yeşil, açık yeşil, yer yer mavi nüanslı kil ve marn arda-lanmalı, çoğunlukla gevşek tutturulmuş boz, sarı boz renkli kum, laminalı kum ve sıvama fosilli kumlu siltli seviyelerden oluşan istif, alttan yukarıya doğru aşağıdaki dizilimi gösterir (Şekil 3). A-lnce kum (0.40 m): Tabanda, volkanik kaya ve kireçtaşmm yuvarlak çakıllarından oluşan, yaklaşık kalınlığı 7-10 cm. olan gevşek tutturulmuş ince çakıllı seviye üste doğru dereceli olarak, ince kum boyutundaki kavkı (bivalvia) kırıntılarına geçer. istifin temeli görünmemesine rağmen, kumlu düzeyler içinde temelden taşınmış az sayıda Discoeyclina sp. ve Nummulites sp. gibi karakteristik formların bulun*ması, Kaytazdere(B) ölçülü stratigrafi kesitinde Altmova formasyonunun Eosen temel üzerinde yer aldığını açıklar. B-Kumlu marn (0.40 m): Mavi, mavi yeşil renkli, aşınma yüzeyleri çatlaklı marn içinde ince kum bantları yer alır. Kumlu düzeyleri kıt fosilli olup, Ammonia beccarii Linne, Ammonia gaimardi (d'Orbigny) gibi formlar ile temelden taşınmış Nummulites sp. gözlenmiştir. C-Marn (0.10 m): özellikleri B seviyesiyle benzerdir. Ancak, kum bantları yoktur. Çok az sayıdaki ***monia beccarii Linne, Ammonia gaimardi (d'Orbigny) ve Elphidium crispum Linne gibi fosiller foraminifera'nm temsilcisidir. D-Killi kum (1.00 m): Sarı, sarı boz renkli, gevşek tutturulmuş kum boyutundaki elemanlarm çoğunluğu kavkı kırıntılarından oluşmuştur. Bunların içinde foraminifera, Ammonia beccarii Linne, Ammonia gaimardi (d'Orbigny) ve Elphidium crispum Linne çok az olarak yer almıştır. E'Fosilli kum (0.60 m): Genelde, krem, sarımtırak beyaz renkli bazı düzeyleri sıvama fosilli, gevşek çi*mentolu olan bu seviyenin fosil topluluğu, Cerastoder-ma edule Gmelin, Venerupis(Aurea) cf. var. cal*verti(Newton), Thericium(Thericium)vulgatum (Bruguieri), Gibbula(Adriaria) albida (Gmelin), My*tilus edulis Linne,Mytilus galloprovincialis La-marck gibi iri formlar içerir. Ostrocoda, diğer seviyelere göre daha yaygındır. Loxochoncha rhomboidea (Fisher), Cytheridae neopolitana Kolman ve Cy-theratta cf. convexa Baird gibi formlar ile temsil edilmiştir. F-Kumlu ostrea (1.50 m): Kaba kavkılı ostrea'lar-dan oluşan bu seviye kaim tabakalı olup, sıvama fosilli-dir. Kavkılar kumlu malzeme ile gevşek tutturulmuştur. Fosil kavkılarının uzun eksenleri tabakalarıma düzlemine genelde paraleldir. Kaytazdere(A) kesitindeki F (kumlu ostrea) seviyesinin batıya doğru incelerek devam eden yanal uzantısı olan bu seviyedeki fosil faunada egemen fosir topluluğu Ostrea edulis (Linne)'dir. Ayrıca, Ostrea edulis(Linne) c. var. lamellosa (Brocchi) , Ostrea edulis(Linne) cf. var. adriatica Lamarck, Mytilus edulis Linne, Bittium (Bittium) reticulatum D a Costa ve Thericium(Thericium)vuIgatum Bruguiere bu topluluk içinde yer almaktadırlar. Foraminifera'nm yayılımı diğer seviyelerde olduğu gibi, Ammonia bec*carii Linne, Ammonia gaimardi (d'Orbigny) ve Elphidium crispum Linne ile devam etmektedir. Floranın bu seviye içindeki temsilcileri, kavkılar arasındaki kumlu matriks içinde yer alan Halimeda sp (Codiacea)ve Lithothamnium sp. (Corallinacea) gibi alglerdir. Bryozoa ve vermes, iri bivalvia kavkıları üzerinde koloniler şeklinde olup, kalkerli süngerler de tet-raaktin ve monoaktin spiküller ile temsil edilmektedir. G-Killi kum (1.75 m): Kilin, kumlar arasındaki bağlayıcı rolü nedeniyle biraz daha sıkı olan bu seviyede fo*silleşmiş organizma kalıntısı çok azdır. Foraminifera'dan Ammonia beccarii Linne, Ostrocoda'dan Loxochon-cha rhomboidea(Fisher) ve Aurila cf. convexa (Baird) saptanabilen formlardır. H-Kum (0.05 m): Gri, açık gri, yer yer yeşil nüanslı bu seviyede fosilleşmiş organizma yoktur. 1-Marn (1.50 m): Aşınmış yüzeyleri gri mavi ve çat*laklı, taze yüzeyleri nefti yeşil olan seviye içinde fosil form saptanamamıştır. J-Kumlu marn (0.65 m): Gevşek tutturulmuş kumlu ince düzeyler kum boyutundaki kavkı kırıntılarından oluşmaktadır. Bu ince kum düzeyleri, gri mavi renkli, yer yer çatlaklı marn ile ardalanmalı olup, Globigerinidae ve Globorotalidae'ye ait formlar içerir. K'Kum (0.25 m): Bivalvia kavkılarının parçalanmasıyla (dalga hareketine bağlı yüksek enerji) oluşan kum boyutundaki kavkı kırıntılarının gevşek bir çimento ile tutturulması sonucunda meydana gelen bu seviye içinde foraminifera, Ammonia beccarii Linne, Ammonia gaimardi(d'Orbigny), Elphidium crispum Linne, Cibicides lobatulus(Walter ve Jacob), Nonion sp.,Biloculina sp.,Asterigerina sp. ve Gyroidina sp. gibi cins ve türler ile temsil edilmiştir. Bu bentik topluluğun içinde ekinid dikenleri, sünger spikülleri (monoaktin, tetraaktin), vermes ve ostrocoda göze çarpan diğer organizma kalıntılarıdır. L'Fosilli kum (0.50 m): Bazı düzeyleri bol fosilli, gri, gri yeşil renkli, gevşek çimentolu kum içinde bival*via; Venerupis(Aurea) cf. var. ealverti (Newton), Venus(Ventricoloidea) cf.multilamella(Lamarck), Gastragana fragilis Linne, Chlamys (Aequipec-ten) opercularis Linne, (Cerastoderma edule (Linne), Ensis sp. ile dikkati çeken formlar olarak görülür. Gastropoda bu seviyede sayıca azdır. Gib bula (Adriaria) albida Gmelin, Thericium(Thericium) vulgatum (Bruguiere) saptanabilen formlardır. Ostroco-da'nm kıt olduğu bu seviye içinde foraminifera'nm yayılımı Ammonia beccarii Linne, Cibicides lo-batulus (Walter ve Jacob) ve Elphidium crispum Linne ile devam etmiştir. M-Ostrea'h killi kum (1.00 m); Alt seviyelerde, gevşek çimentolu kum içinde Ostrea edulis (Linne), Ostrea edulis(Linne) cf. var. lamellosa (Brocchi) ile bu formların kabukları üzerinde yer alan Balanus sp. yaygındır. Seviyenin üst kesimlerine doğru, bu fosillerin azalıp yok olduğu ve killi kumlu düzeyler içinde Pinna sp.'nın çok iyi korunmuş kabuklarıyla dikkati çeken form olarak yer aldığı görülmüştür. N-Kumlu çakıl (0.50 m): Genellikle volkanik kaya (çoğunlukla andezit) ve kireçtaşı çakıllarından oluşan bu seviyede matriks, ince kum boyutundaki elemanlardan meydana gelmiştir. Kızıl renkli demir oksitli çimento çakıl ve kum arasında bağlayıcı rol oynar. Çimentonun zayıf olması nedeniyle, çakıl ve kum birbirinden ko*laylıkla ayrılabilir. Bu seviye içinde fosilleşmiş organiz*ma kalıntısına rastlanılmamıştır. Bu kesitte birimin kalınlığı 10.50 m. olarak saptanmıştır. Subaşı Ölçülü Stratigrafi Kesiti Subaşı köyünün yaklaşık 500 m. kuzeybatısında yapılan ölçülü stratigrafi kesitinde, birim kum ve çakıl ardalanmalı Miyosen temel üzerinde transgressif ve açısal uyumsuzdur. Birimin tek bir seviye ile temsil edildiği bu kesitte aşağıdaki özellik-ler açıklanmıştır. » Nüve Forum » akademik » Mühendislik Fakültesi » Jeofizik Mühendisliği Bölümü » |
| MelisAycan kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye : | ||
RepStaR (31.07.08) | ||
|
#4
| ||||
| ||||
| A'Cerastoderma'U kum (1.00 m): Alt düzeyleri iri çakıllı ve kumlu olan bu seviye, bol fosilli görünümüyle dikkati çeker. Özellikle Cerastoderma edule (Linne) çok boldur ve topluluğun egemen formudur. Ayrıca topluluk içinde Venerupis(aurea) cf.var.calverti(Newton), Mytilus edulis Linne, Mytilus galloprovincialis Lamarck, Loripes lacteus Linne, Gibbula(Adriaria) albida Gmelin, Bittium(Bittium)reticulatum Da Costa, Thericium (Thericium)vulgatum Bruguiere, Ensis sp., Natica sp. gibi fosiller saptanmıştır. Kesit*teki görünür kalınlık 1.00 m.dir. Kaytazdere(A) ve Subaşı ölçülü stratigrafi kesitlerinde temel üzerinde bu denize ait transgressif izler belirgindir. Ayrıca, Kaytazdere(B) kesitinde temel üzerinde transgressif düzeylerin açık olarak görülmesine rağmen, Tireniyen yaşlı birimin Eosen temel üzerinde transgressif olarak yer aldığı düşünülmekte ve bu özelliğin G seviyesine kadar devam ettiği görülmektedir. Bu seviyeden sonra derinleşen deniz, J seviyesindeki planktik (Globorotalidae ve Globigerinidae) formlar ile temsil edilmiştir. Bir süre sonra geriye çekilerek regressif özellik kazanan Tireniyen denizinin bu özelliği, istifin üst seviyelerine doğru, sığ deniz organizmaları içeren fosilli düzeylerin tekrar görülmesiyle belirginleşir ve en üst seviyede, kızıl renkli çimentolu kumlu çakıllı düzeylerin yer almasıyla da son bulur. İnceleme alanında birimi oluşturan istifin kaya özellikleri ve fosil faunası, florası genel olarak düşünüldüğünde, Tireniyen denizinin transgressif ve regressif durumunun Şekil 5'deki gibi gelişebileceği düşünülmektedir. Fosil fauna ve floraya ait formların yaşam biçimi, morfolojileri ve ekolojik özellikleri Tireniyen ortamının lagüner-denizel olabileceğini belirtir. Faunada egemen fosil form olan ostreaların böyle bir ortamda yaşadıkları bilinmektedir (Hayasaka,1960). Ayrıca, Ammonia bec-carii Linne ve Elphidium crispum Linne gibi bentik for amini ferler de lagüner ortamın karakteristik formlarıdır. Aynı ortamda yer alan Corallinacea algae (Litho-thamnlıım sp.) denizel formlardır. Ortam lagünerden de*nizele geçiş gösterdiğinde, bu tip organizmaların geliş*tiği düşünülmektedir. Çok yoğun dallı yapıları olan bu formların oldukça yüksek bir enerji ortamında bu tip özel*lik kazandıkları bilinmektedir (Wray,1977). Bu nedenle Tireniyen fosil topluluğunu oluşturan formların büyük bir olasılıkla iklim değişikliklerinden kaynaklanan etkenlere bağlı olarak, zaman zaman lagüner, zaman zaman da denizel bir ortama uyum sağlayarak yaşadıkları düşünülmektedir. Marmara'da olduğu gibi Karadeniz kıyılarında da Tireniyen fosilleri içeren genç oluşuklara rastlanılmıştır (Erinç,1954); Erinç ve Inandık,1955; Inandık,î957; Yalçınlar, 1958; Bilgin,1963; Ardel,1968; Karabıyıkoğlu, 1984). Ayrıca, bu oluşukların benzerleri (Litoloji özel*likleri, fauna ve flora) Batı İtalya'da (Bartolini ve Bosi, 1983), Yunanistan'da (Peloponnes), (Mitzopoulos,1933) ve Doğu Akdeniz, İsrail'de (Izhaki ve diğerleri, 1961; Ka-fri ve Ecker,1964; Issar ve Kafri,1972) kıyılarda taraçalar şeklinde yer almışlardır. BÖLGENİN NEOTEKTONÎK ÖZELLİKLERİ Tektonik olayların egemen olduğu inceleme alanının ve içinde bulunduğu Marmara bölgesinin (Marmara Deni*zi, İzmit Körfezi, İstanbul ve Çanakkale Boğazı ve Saroz Körfezi) Miyosen'den günümüze dek olan süre içindeki şekillenmesinde, Kuzey Anadolu Fayı (KAF) önemli bir rol oynamıştır. KAF batıdaki uzantısında oluşan Yunan makaslama zonunun yanısıra, Doğu Anadolu Fayı ve Ege hendeği neotektonik hareketleri denetleyen yapılar olarak göze çarpar. İnceleme alanı, KAF'm İzmit Körfezi'nin güneyindeki devamı ile kesildiği aktif bir bölge içinde yeralmaktadır. Bu fay m İzmit Körfezi'nden geçtiği ve bu bölgenin sismik bakımdan aktif olduğu eskiden beri bilinmektedir (Risch,1909; Penck,1918; Phillipson,1918; Ketin,1948; 1966;1968;1977; Pavoni,1961; Erentöz,1966; Akartu-na,1968; Kalafatçıoğlu,1968; Dewey ve Bird,1970; McKenzie, 1970; 1972; Shelgrove,1971; Canıtez,1973; Gençoğlu,1973; Tabban ve Ay tun, 1973; Kavlakoğlu ve Özakçay,1973; Yalçınlar, 1973; Bingöl,1974;1976; Şen-gör,1979;1980;1982; Dumont ve diğerleri, 1979; Saner, 1980; Le Pichon ve Anglier,1981; Henden,1981; Koçyi-ğit,1981;1984; Kasapoğlu,1981; Şengör ve Yılmaz, 1981; Barka, 1983; Yılmaz ve diğerleri, 1986). Geç Pleyistosen'deki denizde oluşmuş bugünkü Marma*ra denizi kıyılarında ve kıyıların biraz iç kesimlerinde bugünkü deniz düzeyine göre,12-15m., 18-20 m. ve 20-25 m.lik topoğrafik yükseltilerde denizel çökeller saptan*mıştır (Erinç, 1955; Arıç,1955; lnandık,1957 a; Yalçınlar, 1957; Ardel,1968; Altmlı,1968; Ak ar tuna, 1968; Ardel ve Kurter,1973; Bargu ve Sakmç,1984). Saptanan fosillere göre, istifin yaşı Geç Pleyistosen (Tireniyen)'dir. Denizel istifin oluştuğu zamanda Akdeniz bölgesinde Tireniyen'de, Karadeniz bölgesinde Karangat'ta deniz düzeyinin ortalama yükseltisi 18-20 m. dolayındadır (Paluska ve Degens'ten.Schrader,1978) (Şekil,6). Bölgeyi çalışan bazı araştırıcılar depoların bugünkü topoğrafik yükseltilerine bakarak Geç Pleyistosen'deki deniz düzeyini açıklamaya çalışmışlardır. Eğer bölge, faylarla etkilenmemiş veya Marmara denizi çevresinde faysız olarak gösterilen bazı yerler gibi olsaydı, fosilli kıyı depolarının saptanan yükseltileri Geç Pleyistosen'deki deniz düzeyi hakkındaki önemli ipuçları verecekti (Richard, 1985). Halbuki, inceleme bölgemiz faylı olduğundan bugünküne göre Geç Pleyistosen deniz düzeyi hakkında kesin olarak bir şey söylemek olanaksızdır. Faysız bölgelerde (Akdeniz ve Karadeniz) Geç Pleyis-tosen'de deniz düzeyine bağlı olarak oluşmuş denizel kıyı depolarının, östatik hareketlerin etkisi olsa bile 25-30 m.den daha yüksek yerlerde bulunmaması gerekir. Bu ne*denle, inceleme alanında 60-70 m. (Göney,1964) bunların fayların etkisinde kalarak yükseldiklerini göstermektedir. Çanakkale boğazı kuzeyinde 50 m. hatta 70-80 m. yükseltide Tireniyen depolarının bulunuşu, Pleyistosen içinde göreli blok hareketlerinin hafif de olsa devam etti*ğini gösterir (Erol, 1982 a,b). Tabakalar, genellikle 10° ile kuzeye, yani körfeze doğru eğimlidir ve bunlar daha çok topoğrafyamn güneye doğru yükselen kısımlarında görülür. Tabaka eğimleri, Karamürsel-Yalova yolu kenarmda bu depoları kesen KAFm levha ll'deki şekil 4'de görüldüğü gibi, kuzeyindeki blokta 10°-15° ile kuzeye, güneyindeki blokta 15°-20° ile güneye doğru; güney kesimlere yani topografyanın yükseldiği yere doğru gidildiğinde önce yatay ve yataya yakın, sonra da kuzeye doğrudur (Şekil 7A). İnceleme sahası içinde, fay düzlemi yaklaşık doğu-batı doğrultum ve 89° kuzeye eğimli olan KAF'nın hemen güneyinde bu faya ve az çok birbirine paralel ve haritaya geçirilemeyecek kadar küçük (20-30 m.) uzunluktaki faylar bulunur. Bunlar arazide kuzey-güney doğrultusundaki düşey düzlemlerde normal fay gibi gözükür. Bu görünüm, gerçekte KAF'nm ve küçük fayların sağ yönlü yanal atı-mmm düşey bileşeninden ileri gelmektedir.Fayların güney blokları kuzey bloklarına göre batıya doğru yükselerek yanal olarak hareket etmiştir (Şekil 7B). Doğrultu atımlı sağ yönlü olduğu, çoğu araştırıcılar tarafından açıklanan KAF (Ketin,1948;1949;1968;1969; 1977; Tokay,1973; Seymen ve Aydm,1972; Arpat ve Şa-roğlu,1972; Seymen, 1975; Şengör,1979;Bargu,1982; Barka,1983; Sipahioğlu ve Matsuda,1986) ve kollarının, güncel hareketler de dikkate alınarak yanal atımlı sağ yönlü olduğu belirtilmiştir (Arpat ve Şaroğlu,1975; Gözü-bol, 1980; Saner,1980;1985; Şengör,1980-1982; Yılmaz ve diğerleri,1981;1982; Barka,1983; Koçyiğit,1984; 1985). Odak mekanizması çözümlemelerine göre, izmit Körfezinin hemen doğusunda doğrultu atımlı sağ yönlü bir hareket görülür (Alptekin, 1973; Şengör,1980;1982). Pleyistosen oluşuklarının 70 m. yükseltide bulunuşu KAFnm en az 50 m.lik bir düşey atımı olduğunu gösterir. Yapılan hesaplara göre, düşey hareket hızı 0.5mm / yıl olarak saptanmıştır. KAF boyunca göreli olarak yatay hareket hızı, Geç Pleyistosen oluşuklarının doğrultu boyunca olan yaklaşık 500 m.lik yatay atımına göre hesaplanmış ve o.5cm/yıl olarak bulunmuştur. Daha önceki araştırmacılar bu hareket hızını 0.5-2cm/yıl olarak belirtmişlerdir (Ambreaseys, 1970; Aytun,1973; Seymen,1975; Koçyiğit,1984).Bir graben olduğu öne sürülen izmit Körfezi (Risch, 1909; Penck,1918; Phillipson,1918; Akartuna,1968; Ketin,1968; 1977; Şengör,1980; 1982; Yılmaz ve diğerleri, 1986) sıkışma rejimlerine sahip Hellen yitim zonu ile Kafkasya-Kırım yitim zonu (Shempelev,1978) arasın*daki yerde bulunur. Karadeniz levhasının kuzeybatı yönünde; Ege-Anadolu levhasının Anadolu'da batı, Ege'de güneybatı yönünde hareket etmesiyle (McKenzie,1972; Alptekin, 1973; Şengör,1980;1982; Koçyiğit,1984), Türkiye'nin kuzeydoğu ve güneybatısında oluşan sıkışma bölgeleri arasında yeralan Marmara denizi ve izmit Körfezi civarında, kuzey kuzeydoğu - güney güneybatı yönünde bir genişlemenin olduğu düşünülmektedir. Bu genişleme KAF'm çatallandığı (Yalçınlar, 1973; Şen-gör,1980; 1982; Bargu, 1982; Barka,1983; Koçyi-ğit,1984) izmit Körfez'i doğusundan batıya doğru dereceli olarak artarak gelişmiştir. Eğer inceleme bölgesi faysız olsaydı, 60-70 m. yükseltideki depoların Siciliyen'e ait olması gerekirdi. Bölge faylı olduğu için, bu yükseltideki çökellerin Siciliyen'e ait olmayacağı açıktır. Üstelik çökellerde yeralan fosiller Siciliyen'deki soğuk deniz canlılarının kalıntıları değil, sıcak denizi belirten Tireniyen fosilleridir. Ayrıca, Marmara denizi çevresinde bugüne kadar Siciliyen'e ait denizel bir oluşuk saptanamamış ve bu da bize Akdeniz'in Siciliyen'de bugünkü Marmara denizinin bulunduğu bölgeye girmediğini göstermektedir. Çanakkale'de nehir tara-çalarmm varlığı (Erol ve inal, 1980) bu devirde aşınmanın egemen olduğunu açıklar. Bu verilerin ışığı altnda, aktif bir bölgede yeralan izmit Körfezine ve Marmara Denizi'ne, Akdeniz'in Siciliyen'de girmediği, Tireniyen'den önce izmit Körfezinin bulunduğu yerde KAFm ve buna paralel diğer küçük fayların yanal atımlı sağ yönlü hareketinden dolayı bir graben havzası olarak oluştuğu ve bu çöküntü havzasına Akdeniz'in Tireniyen'de girdiği ve bu devrede egemen olduğu, suyun istilasıyla körfezin oluştuğu ve körfezin bugünkünden daha geniş olduğu, Tireniyen'den günümüze dek körfezin, körfezin güney kesimindeki blokun aşırı yükselmesi, güneydeki dağlardan gelen alüvyonal malzemelerin denizi delta şeklinde doldurması veya denizin gerilemesiyle ve Flandriyen transgresyonundan dolayı denizin biraz genişlemesi dışında, deniz sahasının gittikçe daraldığı ve bugünkü şeklini aldığı sonucuna varılmıştır. » Nüve Forum » akademik » Mühendislik Fakültesi » Jeofizik Mühendisliği Bölümü » |
| MelisAycan kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye : | ||
RepStaR (31.07.08) | ||
|
#5
| ||||
| ||||
| SONUÇLAR İzmit Körfezi güney kıyılarında {Karamürsel yöresi) yapılan stratigrafik, paleontolojik ve neotektonik çalış*malarda aşağıdaki sonuçlara varılmıştır. 1-Geç Pleyistosen (Tireniyen) çökellerinin yer aldığı bölgenin 1/25.000 ölçekli jeoloji haritası yapılım ve Al-tmova Formasyonu olarak adlandırılan bu birimden ölçülü stratigrafi kesitleri yapılarak birimin, litolojik özellik leri, fosil fauna ve florası açıklanmıştır. 2- Bölgedeki Tireniyen'in transgresyon-regresyon ev*releri ilk kez saptanmış ve deniz düzeyi ile deniz hareket*inin oransal durumu Tireniyen başında, ortasında ve so*nunda olmak üzere açıklanmıştır. 3- İzmit Körfezi kıyılarında yer alan taraçalar şek*lindeki Geç Pleyistosen çökellerinin bugünkü topogra-fik yükseltilerine bakarak bu zamandaki deniz düzeyi*nin yükseltisini belirtmenin bölgenin faylı olması ne*deniyle olanaksız olduğu anlaşılmıştır. 4- Akdeniz'in bugünkü Marmara Denizi'nin bulunduğu bölgeye Tireniyen'de girdiği ve bu zaman içinde sahil çizgisinin çoğu yerinin genellikle faylı olduğu sonucuna varılmıştır. 5- özellikle Ostrea'larm Tireniyen'de banklar oluştu*rabilecek kadar fazla geliştikleri, ölçülü kesitlerdeki yo*ğun ostrea kavkılarından oluşan seviyelerin varlığından anlaşılmış ve ayrıca, bölgede gözlenen Lithothamnium'lu düzeylerin varlığı ilk kez ortaya çıkartılmıştır. 6- İnceleme alanında yer alan bu genç çökellerin Mar*mara ve Karadeniz kıyıları ile Doğu Akdeniz ve Batı Ak*deniz kıyılarında, genelde taraçalar şeklinde görünüm sun*duğu ve hemen hemen aynı litolojik özelliklere sahip ol*duğu, ayrıca benzer fosil fauna ve flora içerdiği, bu bölge*lerin birbirleriyle karşılaştırılması sonucunda anlaşılmış*tır. 7- Birçok araştırıcı tarafından sağ yanal olduğu açık*lanan KAF'ın bu özelliği, bu araştırmada bir kez daha doğrulanmıştır. 8- KAF'm güneyindeki blokun, bölgede batıya doğru yükselerek hareket ettiği; Geç Pleyistosen'den beri yatay hareket hızının 0.5 cm/yıl ve düşey hareket hızının da 0.5 mm/yıl olduğu saptanmıştır. 9- Marmara Bölgesi ve İzmir Körfezi'nin bir geniş*leme bölgesi içinde bulunduğu, genişlemenin, KAF'm çatallandığı İzmit Körfezi'nin hemen doğusundan batıya doğru gidildikçe dereceli olarak arttığı ve kuzey kuzeydo-ğu-güney güneybatı doğrultusunda geliştiği anlaşılmıştır. 10-İzmit Körfezi ve Marmara Denizi'nin bir çöküntü havzası olduğu ve Geç Pleyistosen'den beri, deniz sahası*nın Flandriyen transgresyonu ile genişlemesi dışında, da*raldığı sonucuna varılmıştır. KATKI BELİRTME Bu araştırma için, bivalvia ve gastropoda'ya ait form*ların bir kısmmı tanımlayan A.lnal ve ostrocoda'yı ta*nımlayan N.Solok'a teşekkür ederiz. » Nüve Forum » akademik » Mühendislik Fakültesi » Jeofizik Mühendisliği Bölümü » Şekiller ve Kaynakpdf |
| MelisAycan kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye : | ||
RepStaR (31.07.08) | ||
| Sponsorlar |
| |
![]() |
| Tags |
| bölgenin, geç, güneyindeki, körfezi, neotektonik, pleyistosençökel, stratigrafisi, İzmit |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|