Nüve Forum

Nüve Forum > akademik > Mühendislik Fakültesi > Maden Mühendisliği Bölümü > Madencilik Terimleri Sözlüğü - Ş

Maden Mühendisliği Bölümü hakkinda Madencilik Terimleri Sözlüğü - Ş ile ilgili bilgiler


Madencilik Terimleri Sözlüğü - Ş ŞAFT, Bir makinenin dönme hareketini doğrudan doğruya kasnak, dişli veya pervane vasıtası ile başka bir makine parçasına, havaya veya suya iletmeye yarayan çelik mil. ŞAHMERDAN,

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 21.01.08, 22:01
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Madencilik Terimleri Sözlüğü - Ş

Madencilik Terimleri Sözlüğü - Ş

ŞAFT, Bir makinenin dönme hareketini doğrudan doğruya kasnak, dişli veya pervane vasıtası ile başka bir makine parçasına, havaya veya suya iletmeye yarayan çelik mil. ŞAHMERDAN, 1) Sondaj takımlarını çakmak suretiyle yapılan sondajlarda veya kuyuda kopup kalan tij ve sıkışan muhafaza borularını, darbesi ile çekmede kullanılan ve ortasından tijin geçmesine müsait deliği olan çelik silindir. 2) Darbeli bir şekilde çalışan büyük ve ağır (tokmak) çekiç.
ŞAK KAMA,
***8212;> Kama.
ŞAKÜL,
1) Arzın çekim gücünden yararlanılarak yerçekimi doğrultusunu belirlemek, yani yeryüzüne dikey bir doğru elde etmek (dik inmek) için kullanılan ucuna ağırlık bağlanmış bir ipten oluşan ölçme aleti. 2) Çekül.
ŞAKÜL YAKLAŞMASI,
Dünya üzerinde asılan her şakülün istikametinin dünyanın merkezini göstermesi nedeniyle, iki şakül arasındaki mesafenin dünyanın merkezine doğru azalmasından meydana gelen kısalma. Bu yaklaşma;
h
v = ***8211;***8211;***8211; x So
r
formülü ile bulunur. Burada v yaklaşma (m), So iki şakül arasında yeryüzünde ölçülen mesafe (m), h şakülün boyu (m), r dünyanın yarıçapı (6.370.000 m.).
ŞALT TESİSLERİ,
***8212;> Elektrik enerjisi bağlama tesisleri.
ŞAMANDIRALI TULUMBA,
1) İçinde basınçlı havayı açıp kapayacak bir şamandra tertibatı ile emme ve basma taraflarında iki geri döndürmez valfı bulunan bir depodan ibaret su basma aracı. Emici olarak çalışanlarda ekzos ventili ile ejektör; dalma tulumba olarak çalışanlarda da yalnız eksoz ventili bulunur. 2) Fiskos tulumba. (Bu tulumbalar şamandıra dışarıya alınıp 3 yönlü vana kullanılarak kumanda edilmek suretiyle bir veya iki depolu, direkt basınçlı hava etkili tulumba olarak da kullanılabilir.)
ŞAMOT
, Tuğla , kil ve silisi fazla kum karıştırılarak öğütülen, yüksek sıcaklıkta fırınlanan ve çelik döküm kalıplarının içine dökülmüş parçalar halinede kullanılan, 1650°C***8217;a kadar dayanıklı karışım. Bu karışım endüstride şamot tuğla imâlinde ve harç malzemesi olarak da kullanılır.
ŞAMOT KİLİ
, Ateşe dayanaklı malzeme yapımında kullanılan kil. Bu tür killer genellikle kömür yataklarında ve kömür tabakaları üstünde bulunurlar. Seramik alanında (fayans, tuğla, kanalizasyon borusu, çanak çömlek); refrakter sanayisinde, çimento elde edilmesinde, sondaj işlerinde ve dolgu malzemesi olarak kullanılır. Bu kilin kullanımında esas parametre plastiklik derecesi ve sertliği olup; az plastikliği ve yüksek ***8212;> Alumina içeriği ile diğer killerden ayrılırlar ve fiziksel özellikleri ön plandadır. ***8212;> Refrakter malzeme, Kil.
ŞAP,
1) Aluminyum potasyum sülfatından veya amonyum-aluminyum sulfatından oluşan, sıcak suda daha kolay çözünen şeker tadında, buruk, büzücü, antiseptik, renksiz bir tür tuz. [ K[AL (SO6H4)2 (H2O)] 6.H2O ]. Şap ısıtıldığında kendi kristal suyunda 91°C***8217;de erir, bu durumda soğumaya bırakıldığında kayaç şapı denen camsı bir görünüm alır; 91°C***8217;de itibaren ısıtılmaya devam edilirse suyunu tümüyle yitirerek kabarır ve şap mantarı denen süngerimsi bir kütle durumuna gelir. Böylece oluşan susuz tuz, kalsine şap***8217;tır.
ŞAPHANE,
1) Şap çıkarılan yer, şap ocağı. 2) Şap zuhurundan dolayı bu ismi alan ve Şaphane Dağı***8217;nın güney yamacında kurulu ilçe (Kütahya).
ŞAP MANTARI,
***8212;> Şap.
ŞAPE,
20 m***8217;ye kadar derinlikte yapılacak sondajlarda kullanılan bir tür sondaj matkabı. Şape, alt ve üst tarafı açık metal bir silindirden ibarettir. Toprağa girmesini sağlamak için ucu hafif sivriltilmiş ve yan tarafı uzunlamasına kesilmiştir. Yandaki yarık dar olursa ***8220;Kapalı Şape***8221;, geniş olursa ***8220;Açık Şape***8221; denir. Kapalı şapeler kumlu ve kum miktarı fazla olan killi zeminlerde, açık şapeler ise, yapışkan ve daha ziyade killi zeminlerde kullanılır. Şapenin bıçak çapı 70-540 mm arasında ve boyu ise 0,9-1,2 m arasında değişir.
ŞARF,
İabe edilecek cevherin uygun oranlarda ve miktarlarda katkı maddeleri ve kokla karıştırılarak izabe fırınına verilmesi.
ŞARJ TABANCASI,
Yatay, başyukarı ve eğimi 60½***8217;den az olan lağımların AN/C karışımı ile şarjı için kullanılan ve basınçlı hava ile çalışan; dar lağımlar (ø 50 mm***8217;ye kadar) için geliştirilmiş tabanca. ***8212;> Şekil.
ŞARK AMETİSTİ,
Mor renkli korendon.
ŞARK TOPAZI,
Sarı renkli korendon.
ŞARK ZÜMRÜTÜ,
Yeşil renkli korendon.
ŞARNİYER,
***8212;> Kıvrım.
ŞARYOPORTÖR,
Araba taşıyıcı platform veya vagon. ***8212;> Payton, Kontrpua.
ŞATTER TESTİ,
***8212;> Şeytır testi.
ŞEBEKE,
1) Basınçlı havada, kompresörden tüketim araçlarının ucuna kadar olan basınçlı hava borularının tümü. 2) Havalandırmada, maden ocağında hava geçen galerilerin tümü. 3) Su dağıtımında tulumbadan veya havuzdan su tüketim araçlarına kadar olan boruların tümü. 4) Elektrikte, akım kaynağından tüketim araçlarının bağlantı ucuna kadar hava hatları ve kabloların tümü.
ŞEBEKEDEN ÇEKİLEN AKIM,
Elektrik enerjisi tüketen cihazların, elektrik enerjisini (mekanik, ışık vb.) enerji şekline dönüştürmek için şebekeden çektikleri görünen, aktif- ve reaktif akım. Sanayi motorları, şebekeden Ia. aktif (faydalı) akım ile Ir reaktif (kör) akım çekerler. Bu iki akımın bileşkesi (toplamı) ise; motorun şebekeden çektiği I görünen (çekilen) akımı verir.
Aktif akım, motorun aktif gücünü oluşturur ve milin dönmesini sağlar.
Reaktif akım ise; reaktif gücü oluşturan ve motoru mıknatıslayıcı akımdır. Şebeke akımını gerilimden ø (zaman açısı) kadar geri faza kaydıran reaktif akım faydalı bir iş yapmadığı halde, şebekeden çekilen I akımının Ia faydalı iş yapan akımdan daha büyük olmasına neden olur. I akımının büyümesi generatör ve trafoların faydalı iş yapan kapasitesini küçültür ve hatlardaki enerji kayıplarını artırır. ***8212;> Güç faktörü.
ŞEBEKEDEN ÇEKİLEN ENERJİ,
Elektrik enerjisi tüketen cihazların; elektrik enerjisini istenilen (mekanik, ışık, vb.) enerji şekline dönüştürürken, yapıları gereği şebekeden aynı zamanda çektikleri aktif enerji ile reaktif enerji. ***8212;> Aktif enerji. Reaktif enerji. Şebekeden çekilen akımlar.
ŞEBEKE PLANLAMASI,
Bir projenin yürütümünde serbest zamanları olmayan olayların tümünü belirtmek suretiyle yapılan iş akışı planlaması. ***8212;> Şekil.
Bir projeyi meydana getiren iş ve faaliyetler az veya çok birbirleri ile ilişkili olduğundan ve bazı hallerde bir faaliyette diğer birçok işler bitmeden başlamak mümkün olmadığından, projeyi meydana getiren iş ve faaliyetler sıralarına uygun yapıldığında bunların tümü bitmiş projeyi meydana getirir.
Şebeke planlaması yapılırken; her bir faaliyetin ***8216;erken başlama zamanı***8217; yani bir faaliyetin başlayacağı birinci gün. ***8220;Erken bitirme zamanı***8221; yani bir faaliyetin erken başlama zamanında başlaması halinde faaliyetin biteceği gün. ***8220;Geç başlama zamanı***8221; yani bir faaliyetin projeyi geciktirmemek şartıyla başlayabileceği son gün. ***8220;Geç bitirme zamanı***8221; yani bir faaliyeti geciktirmemek için bitirilmesi gereken son gün. ***8220;Toplam serbest zaman***8221; yani bir faaliyetin toplam süresini artırmadan geciktirilebileceği süre (belli bir faaliyet için bu süre erken başlama zamanı ile geç başlama zamanı arasındaki fark) ve ***8220;Bağımsız serbest zaman***8221; yani bir faaliyetin müteakip faaliyeti geciktirmeden geciktirilebileceği süre dikkate alınır.
Bir projeyi tamamlamak için yapılan şebeke planlamasında serbest zamanları olmayan faaliyet zincirine ***8220;Kritik yol***8221;, kritik yol üzerinde bulunan faaliyetlerin her birine de ***8220;Kritik faaliyet***8221; denir.
Kritik yol üzerinde bulunan faaliyetlerin yapım süreleri kısaltılmak suretiyle projenin tümünün tamamlanma süresi de kısaltılabilir.
Kritik yol bulunmak suretiyle yapılan proje takibi ve kontrolu çalışmaları ***8220;Kritik yol metodu***8221; (CPM) diye isimlendirilir. Bu şekilde yapılan planlama işlerine ***8220;Kritik yol planlaması***8221; denilir. ***8212;> Kritik yol metodu. Program değerlendirme ve gözden geçirme tekniği.
ŞEFFAF MİNERALLER,
Absorpsiyon özelliği zayıf olan mineraller.
ŞEFFAF OLMAYAN MİNERALLER,
***8212;> Opak mineraller.
ŞELALE,
Çağlayan. Yüksek bir yerden devamlı bir şekilde ve yerçekimi etkisi ile artan bir hızla düşen akarsu kütlesi. Diğer bir ifade ile akarsuyun az veya çok yüksek bir yerden dökülüp aktığı yer.
ŞELİT,
CaWO4 bileşiminde wolfram minerali (cevheri). Pegmatitik-pnömatolitik, kontakt-metazomatik, hidrotermal fazlarda teşekül eden şelit gri, sarı kahverengi, nadiren şeffaftır. Ultraviyole lambayla kolay tanınır. Yoğunluğu 6,08-6,12 ve sertliği 4,5-5***8217;tir. Volframitten sonra en önemli ***8212;> Volfram mineralidir.
ŞENAJ,
***8212;> Şenör.
ŞENÖR,
Topografik çalışmalarda arazide iki nokta arasını çelik metreyle ölçen kişi. Ölçme işine de şenaj denir.
ŞERBETLEME KALIBI,
Kuyu derinleştirme-de kuyunun daimi tahkimatı olarak beton, betonarme, tuğla vb malzeme ile inşa edilen iki ***8212;> Anonun birleştiği yerde kuyu çapında daha küçük çapta hazırlanarak kurulan arkası ince kumla hazırlanmış harçla doldurulup böylece iki anonun birbirine birleşmesini sağlamaya yarayan kalıp. Kuyu içindeki bu şerbetleme kalıbı sökülüp beton piriz yaptıktan sonra kalıp çapı küçüklüğünden dolayı kuyu içindeki fazlalık kısım martopikörle traş edilir.
ŞEV,
1) Açık işletmede, iki basamak arasındaki eğik yüzey. 2) Ayna.
ŞEV AÇISI,
Açık işletmelerdeki basamaklarda kazı yapılan alnın (alın düzleminin) yatay düzlemle yaptığı dar açı. 2) Basamak (graden) meyil açısı.***8212;> Genel meyil açısı, Genel eğim açısı.
Şev açıları Türkiye***8217;de açık işletmelerde genellikle;
Toprak döküm sahalarında, 30-35°; örtü kazı kademelerinde, 65-75°;
Örtü kazı kademelerinde, 70-80°;
Açık ocak genel şev açısı, 35-45° olarak uygulanmaktadır.
ŞEV DURAYSIZLIĞI,
Şevin kayma durumu. Duraysızlık kendini değişik şekillerde belli eder. Bunların başlıcaları; blok düşmesi, rotasyonel kayma, düzlemsel kayma ve blok kaymadır. ***8212;> Şekil.
ŞEV EMNİYET KATSAYISI,
Kaymaya karşı koyan toplam kuvvetlerin, kaymayı teşvik eden toplam kuvvetlere oranı. Bu oran gerilim çatlağındaki su seviyesinin değişimine aşırı derecede duyarlıdır. ***8212;> Şekil.
H= Blok yüksekliği, B= Şev gerisindeki çatlağın şev tepesine olan uzaklığı, Zw= Gerilim çatlağındaki su derinliği. B/H oranı azaldıkça, blok ağırlığı da azalacağından şevin emniyet katsayısı küçülür.
ŞEV KAZIĞI,
Doğal zeminin, açılmakta olan yol, kanal ve benzeri kazılara ait şevlerle kesişmesi gereken noktaların belirlenmesinde kullanılan ahşap kazık. Projede öngörülen yarma veya dolgu kesitinin gerçekleşebilmesi için kazı işlemine şev kazıkları boyunca devam edilir.
ŞEV STABİLİTESİ,
Duraylılık. Şevin kendini kontrol etmesi. Kaymaya karşı koyan toplam kuvvetlerin, kaymayı teşvik eden toplam kuvvetlere eşit veya daha fazla olması durumu. Şev stabilitesi, malzemenin sürtünme açısı, kohezyon dayanımı ve birim ağırlığı esasına dayanır. Şev stabilitesine etki eden üç ana faktör vardır. Bunlar; jeolojik yapısal özellikler, suyun etkisi ve malzeme özellikleridir. (Şev stabilitesinin karşıtı için ***8212;> Şev duraysızlığı.)
ŞEVDE MAKASLAMA GERİLMESİ,
Şevde makaslama dayanımı. Şev dayanım analizleri, sürtünme açısı, kohezyon dayanımı, malzemenin birim ağırlığı esasına göre yapılır. Sürtünme açısı ve kohezyon dayanımı, makaslama gerilmesi ve normal gerilme ile açıklanır. ***8212;> Şekil.
Makaslama dayanımına etki eden hususlar; patlayıcı madde kullanılması, çatlak ve boşluk sularının basıncı, nem oranının değişmesi, ayrışmanın hızlanması, örtü malzemesinin akmaya başlamasıdır.
ŞEYTAN,
Varagel veya vinç üzerinde, taşıma sırasında halat kopması veya kancadan kurtulma sonucunda aşağı kaçan arabayı raydan çıkarıp devirmeye yarayan, yukarı çıkmakta olan arabanın arkasına takılan ucu koçboynuzu ve diğer ucu çatallı olup yerde sürüklenen demir.
ŞEYTAN BAĞI,
***8212;> Muvakkat tahkimat.
ŞEYTIR (SHATTER) TESTİ,
Briket, kömür veya kokun ince tabaka halinde 1.8 m yüksekten çelik bir plâka üzerine bırakıldığı zaman, kırılmaya karşı göstereceği direncin ölçülmesi . Sonuç, elek üstünün tartımlarla veya izlenimlerle ifade edilir.
ŞORAN (SHORAN) METODU,
Uçakla impuls gönderilmek suretiyle kullanılan elektronik uzunluk ölçme yöntemi. Daha çok denizaşırı uzaklıkların (1000km ye kadar) ölçülmesinde kullanılır. ***8212;> İmpuls yöntemi.
ŞILAM,
1) Toz halindeki (0-0,5mm boyutlu) cevher veya kömürün su ile karışmış şekli. 2) Bulamaç. 3) Çamur .
ŞİDDETLİ PATLAYICI MADDELER,
Yandıkları zaman çabucak (ani olarak) gaz haline geçen ve bu esnada iticilik, kırıcılık, kesicilik özelliği gösteren patlayıcı maddeler. ***8212;> Patlayıcı madde.
ŞİFERTON,
1) Refrakter killerin ileri derecede diyajenezi sonucunda oluşan plastik özelliğini yitirmiş, ateşe dayanıklı kil. Bileşiminde alüminyum Al2O3, silisyum dioksit SiO2, demir oksit Fe2O3, organik malzeme, eser miktarda CaO, MgO ve zirkon içerir. 2) Ateşe dayanıklı (mukavim) tuğla toprağı.
ŞİLEZYA TİPİ AĞAÇ BAĞ,
Yan direkleri dik, nadiren meyilli olan ağaç bağ türü.
ŞİLİ GÜHERÇİLESİ,
1) NaNO3. 2) Guano.
ŞİST,
1) İnce, paralel, tabakamsı yapısından dolayı yaprak şeklinde kolayca birbirinden ayrılabilen plâkalardan oluşan kristalin kayaç. Şistler, genellikle makaslama kuvveti ve basınç altında yeniden kristalize olmuş sekunder kayaçlardır. Kömür damarı içinde veya ara kesmede bulunan taşlı kısımlar da genel olarak şistli kısımlar şeklinde de ifade edilir. Şistler, ayrıca ihtiva ettikleri kömür oluşumlarına (miktarına) göre ***8220; kömürlü şist***8221; veya ***8220; şistli kömür (bitümlü şist) ***8220; olarak adlandırılır. 2) Yaprak taş. ***8212;> Ara kesme, Killi şist, Kesme.
ŞİSTLEME,
Taş tozu serpme işlemi.
ŞİSTLEŞME,
1) Tabiatta mevcut formasyon-ların tektonik ve metamorfizma gibi, sonradan zuhur eden ikincil etkenlerle, tabakalaşmaya benzer, birbirlerine paralel tabakalar şeklindeki görünümü. Tabaka istikametine açılı bir şekilde oluşan şistleşmeye transversal şistleşme denir. 2) Taş tozu serpme işlemi.
ŞİSTLİ KÖMÜR,
***8212;> Şist.
ŞİŞLEME,
1) Cevher damarlarını delip geçen lağım. 2) Şişleme lağım. 3) Kelebe veya iç kuyularda malzeme akışının durması halinde yapılan işlem.
ŞİŞME,
Bir damarın kalınlığının arttığı kısım.
ŞİŞME ANALİZİ
, Kilin bünyesine fiziksel su alması ve kristal yapının genişlemesini belirleyen analizler. Bunun için standart bir deney yöntemi bulunmamakla beraber, aynı koşullar altında yapılan testler sonucu tesbit edilen şişme oranlarının birbiriyle kıyaslanması sonunda bir değerlendirme yapılır. Ancak, ilaç endüstrisi şartnamelerinde şişme olayına açıklık getiren yöntem belirlenmiştir.
ŞLAM,
1) Toz halindeki cevher veya kömürün su ile karışmış şekli. 2) Bulamaç. 3) Çamur.
ŞLAM TULUMBASI,
Zenginleştirme tesislerinde vb. yerlerde ***8212;> Şlamnaklinde kullanılan özel tulumba.
ŞÖVELMAN,
1) Yeryüzünde maden kuyusu üzerine kurulu bir çelik konstrüksiyon veya betonarme olarak inşa edilen ve kafes halatını yönlendiren moletleri havi ihraç tesisi ünitesi. Bazı hallerde ihraç vinci de şövelmanın içine monte edilir. 2) İhraç kulesi. 3) Kule
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
madencilik, sözlüğü, terimleri

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 21:48 .