1. Giriş
Ülkemizde enerjinin büyük bir bölümü su, petrol, doğalgaz ve kömür gibi kaynaklardan karşılanmakta olup,özellikle petrol ve doğalgazda tam bir dışa bağımlılık yaşanmaktadır. Kapitalist ülkeler ve oluşturdukları büyük petrol şirketleri, başta Ortadoğu olmak üzere Dünya petrol ve doğalgaz kaynaklarını kontrol altına almakistemektedirler. Bu amaç doğrultusunda ülke
işgallerini de içerebilen paylaşım savaşlarına sebep olmaktadırlar.Diğer taraftan da serbest piyasa ekonomisi aracılığı ile enerji fiyatlarını istedikleri gibi yönlendirmektedirler. Budurum ülkemizin ekonomisini olumsuz yönde etkilemektedir. Fosil yakıtların yakın gelecekte tükeneceği ve artan küresel ısınmanın yol açacağı iklim değişiklikleri gözönüne alındığında, oluşabilecek problemlere karşılık alternatif enerji kaynakları ivedilikle düşünülmelidir.Bundan dolayı Türkiye’nin çok ciddi ve uzun süreli enerji politikalarına ihtiyacı vardır. Dünya genelinde ve özelde Türkiye’ de artan nüfus, sanayinin gelişmesi ve teknolojinin ilerlemesiyle, enerjiihtiyacı hızla artmakta ve var olan üretim tüketimi karşılamada yetersiz kalmaktadır. Buda sağlıklı bir enerjipolitikası oluşturulmasının, kaynakların verimli ve bilinçli kullanılmasının önemini vurgulamaktadır. Bunun yanında ülkemizde mevcut bulunan güneş enerjisi, rüzgar enerjisi, biokütle enrjisi, jeotermal enerji, denizkökenli enerji ve çöp yakıtları enerjisi gibi kaynakların devlet tarafından teşvik edilerek kullanımıyaygınlaştırılmalıdır. Günümüzde yenilenebilir enerji kaynaklarının maliyetleri yeteri kadar düşük olmasa dayakın gelecekte düşeceği beklenilmektedir. Gelişmiş olan ülkelerin enerji politikalarını incelediğimizde, hızla yenilenebilir enerji kaynaklarına yöneldiklerini ve zamanla eski ve çevre dostu olmayan teknolojilerini ise gelişmekte olan ülkelere kaydırdıklarını görmekteyiz. Kendileri hızla yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelirken, bize de bu kaynakların ekonomik olmadığı görüşünü kabul ettirmeye çalışmaktadırlar. Başta Fransa olmak üzere nükleer enerjiyi yoğun olarak kullanan yada henüz kullanmayı düşünen ülkelerin birçoğu nükleer santral programlarını askıya alarak yenilenebilir enerji kaynakları üzerinde çalışmaya başlamışlardır. Bu durum iyi analiz edilerek yapılacak tercihin; ömrü kısa, zararlı ve eski fosillerdense ömrü uzun, verimli ve çevre dostu yenilenebilir enerjikaynaklarından yana olması gerekir. Enerjinin yeterli, zamanında, ekonomik, güvenilir ve temiz olarak sunumu günümüzde ülkelerin gelişmişlikdüzeylerini belirleyen en önemli göstergelerden biridir. Sanayinin olduğu kadar halkın günlük yaşantısının da önemli girdilerinden olan enerjiye talep sürekli olarak artarken enerji kaynakları da hızlı bir şekilde tükenmektedir. Enerjide sürekliliğin sağlanabilmesi için, enerji kaynaklarında çeşitliliğin sağlanması ve varolan yerel kaynakların yanı sıra yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılması oldukça önemlidir. Dünya genelinde elektrik enerjisine olan ihtiyaç çoğunlukla hidroelektrik santrallerden yada kömür, petrol,gaz, uranyum v.b yakıtların yakılması sonucu ortaya çıkan enerjiden karşılanmaktadır. Yaklaşık olarakyakıtlardan kömürün 60 yıl, petrolün 100 yıl, gazın 50 yıl, uranyumun ise 30 yıl ömrünün kaldığı hesaplanmıştır.Yakıtların bu duruma göre belirli bir süre sonra tükeneceği beklenmektedir ve bu nedenle alternatif enerjikaynaklarının önemi açıkça ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada yapılan araştırma ve istatistikler sonucunda,Türkiye’deki en ucuza ve çabuk faydalanabileceğimiz enerji kaynağının; üretim, iletim, tüketim ve dağıtımdakikayıpların minimuma indirilmesi olduğu gözlemlenmiştir