Nüve Forum


Bölgelere göre tarih hakkinda Genel Amerika Tarihi ile ilgili bilgiler


Krisof Kolomb 12 Ekim 1492 yılında Amerika'ıy keşfettikten sonra Avrupa'dan buraya göçler başladı. İspanyol ve Brezilyalılar, kıtanın daha güney bölgesine, ingliz, Fransız ve dier Avrupalı milletler ise kuzel bölgesine gittiler.

Like Tree1Likes
  • 1 Post By Sedat Sencan

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 11.08.07, 21:50
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Genel Amerika Tarihi

Krisof Kolomb 12 Ekim 1492 yılında Amerika'ıy keşfettikten sonra
Avrupa'dan buraya göçler başladı. İspanyol ve Brezilyalılar, kıtanın
daha güney bölgesine, ingliz, Fransız ve dier Avrupalı milletler ise
kuzel bölgesine gittiler. Kızılderili olarak anılan Amerika
yerlileri, vaktiyle yüksek medeniyet kurmuş bir millett. Fakat
ateşli silahları tanımadıkları için Avrupalılara karşı koyamadılar.
Geniş kıta içinde dağılarak, hakimiyeti tamamen yeni gelenelere
kaptırdılar.
İngilizler, ilk defa 1607'de Virginina'da Jamestown'a yerleştiler.
Güneyde Brezilya ve isyanya hakimiyet sınırlarını genişlettirken,
kuzeyde de küçük, ama gittikçi büyüyen kolonilr kuruldu. İngiliz
kültür ve geleneğini temel alan bu koloniler, İngiltere'nin
denetiminde onun sömürgesi durumnda idiler.
1774 yılında koloniler, durumlarını görüşmek için Philadalphia'da
ilk parlamentolarını topladılar. Bundan sonrü İngiltere aleyhinde ve
bağımsızlık lehinde çalışmalar yoğunlaştı. 19 Nisan 1775'te Amerikan
Bağımsızlık savaşının ilk kurşunları Massachusetts'in Lexington
şehrinde atıldı. 4 Temmuz 1776'da 13 Amerikan kolonisi bir istiklal
beyannamesi yayınladılar. 17 Ekim 1781'de İngiliz ordusu kolonilere
yenildi ve teslim oldu. 1787'de yeni Anayasa kaleme alınarak kabul
edildi ve 1789'da George Washington ilk cumhurbaşkanı seçildi.
Böylece kurulan Amerika Birleşik Devleti, teşkilatını güçlendirmeye,
göçler dolayısıyal nüfusunu artırmaya devam etti. 1860'da Abraham
Lincoln, Amerika'nın onaltıncı Cumhurbaşkanı oldu. Köleliği
kaldıracağnı duyurduğu için bazı koloniler birlikten ayrıldılar ve
iç savaş başladı. 1863'te kölelik kaldırıldı. 1865'te güneyliler
mağlup oldular ve içi savaş sona erdi.
1867'de ABD Alaska'yı Rusya'dan satın aldı. İspanya 1898'de Guam,
Porto Riko ve Filipinleri 20 milyon dolar karşılığında Amerika'ya
devretti. ABD 1917'de l. Dünya Savaşına katıldı. 1941'de Japonlar
Hawai'deki Pearl Harbour üssüne saldırınca ikinci Dünya Savaşına da
katılda ve müttefiklerin zafer kazamasında en büyük etken oldu.
İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra "Batı" ve "Doğa" bloklar olarak ikiye
ayırlan dünyada, Batı blokunun başı oldu.
Ekonomik güç bakımandan dünyanın birinci devleti olan Amerika
Birleşik Devletleri, teknolojide dev adımlarla ilerdi. 1969'de
Apollo-ll füzesi ile içinde insan bulanan ilk uzay aracını Ay'a
indirdi. İki Amerikan astronotonun Ay'da yaptıkları yürüşü, taş ve
toprak örnekelri toplamaları, Dünya'ya televizyon ile naklen
iletildi. Amerika bundan sonra beş defa daha Ay'a insan indirdi.
Amerika Birleşik Devletleri, bugün her bakımdan dünyanın en güçlü
devletidir.
Amerika'nın Günah Çehresi
ABD 1808, 1853 ve 1867***8217;de olmak üzere üç defa toprak satın aldı.
Napolyon Louisiana***8217;yı 15 milyon dolara ABD başkanı Jeferson***8217;a sattı.
Meksika sınırındaki topraklar da Fransa***8217;dan 10 milyon dolara satın
aldı. 1867***8217;de Rus Çar***8217;ı ll. Aleksanr, Alaska***8217;yı 7.200.000 dolara
sattı.
Altına Hucum: 1848***8217;de Kaliforniya***8217;da altına hucum başladı. 1849
yılına kadar sürdü.
Kuzey ***8211; Güney Savaşı: Amerika***8217;da 12 Nisan 1861***8217;den 26 Mayıs 1865***8217;e
kadar devam eden iç savaşlara ***8220;Kuzey-Güney***8221;yada iç savaş denir. Bu
savaşlarda 500.000 kişi öldü. Kölelik kaldırıldı.
ABD BAĞIMSIZLIK SAVAŞI
YEDİYIL SAVAŞLARI (1756-1763)
Prusya***8217;nın; Fransa, Rusya ve Avusturya ile yaptığı savaştır.
İngiltere***8217;de Prusya***8217;nın yanında katıldı. Savaşın sonucunda yapılan
antlaşma ile Fransa; Amerika ve Hindistan***8217;da ki sömürgelerini
İngiltere***8217;ye bıraktı. Bu olay, Fransa***8217;da ihtilal olmasına neden
oldu. Prusya ise; Avrupa***8217;nın en güçlü kara devleti haline geldi.

ABD***8217;NİN KURULMASI (1787)
Amerika, İngiltere***8217;nin sömürgesi altındaydı. 13 Koloni halinde
bulunmuştu. İngiltere, yediyıl savaşları sonucunda bozulan
maliyesini düzeltmek için sömürgelerine yeni vergiler yükledi. Bunun
üzerine 1774 yılında Amerika özgürlükçüleri Boston limanında bir
İngiliz gemisini ele geçirerek, çaylarını denize döktüler. Böylece
bağımsızlık savaşı başlamış oldu.
1774***8217;de l. Filedelfiya kongresinde Virjinya eyaleti
bağımsız-ığını ilan etti. Onu diğer eyaleter izledi.
4 Temmuz 1776***8217;da ll. Filedelfiya kongresinde İnsan Hakları
Bildirgesi yayınlandı.
İngiltere ile Amerak arasıdaki savaş 8 yıl sürdü. Fransa ve
İspanya kaybettikleri yerleri geri almak için Amerikalılar***8217;ı
desteklediler. Amerikan ordusu İngilizleri Saratoğa ve York Town
savaşlarında yendi.
1783 yılında İngiltere ile Amerika arasıda Versay antlaşması
yapıldı.

Sonuçları:
Ø Ameraki, İngiltere ile yaptığı Versay antlaşmasi ele
bağımsız-lığını elde etti.
Ø Fransa, Yediyıl savaşlarında İngiltere***8217;ye kaptırdığı Antil
adaları ve Senegal***8217;i geri aldı.
Ø Almanya, l. Dünya savaşında İtilaf devletleriyle aynı
isimle bir antlaşma yaptı.
Ø 1787 yılında George Washington***8217;un başkanlığında ABD
kuruldu.
Ø Fransız ihtilali***8217;nin yapılmasına neden oldu.
Ø Sömürgeciliğe karşı verilmiş olan ilk bağımsızlık
hareketidir.
Ø İnsan Hakları Bildirgesi ile Frasız ihtilaline esin
kaynağı oldu.
Ø ABD, Avrupa***8217;da bir denge unsuru oldu.

VİRGİNİA İNSAN HAKLARI BİLDİRİSİ

12 Haziran 1776

İşbu bildiri, Virginia halkının eksiksiz ve özgürce bir araya gelen
temsilcileri tarafından ilan edilen bir haklar bildirisidir. Bu
haklar, Virginia halkı ve Virginia halkının gelecek nesilleri için,
yönetimlerinin temeli ve hukuki dayanağı olacaktır.

Madde 1
Tüm insanlar doğuştan eşit derecede özgür ve bağımsızdırlar. Doğar
doğmaz edindikleri belli bazı hakları vardır; siyasal bir topluluk
kurdukları zaman, hiçbir antlaşmayla gelecek nesilleri bu haklardan
yoksun bırakamaz, onları bu haklardan vazgeçmeleri için
zorlayamazlar; yaşama ve özgürlük haklarıyla, mülk edinme ve sahip
olma, mutluluk ve güvenlik arama ve kazanma olanağı da bunların
arasındadır.

Madde 2
Tüm güç halkta toplanır ve halktan gelir; yetkili kişiler halkın
vekilleridirler; halk için çalışırlar; halka karşı her zaman
sorumludurlar.

Madde 3
Yönetim; halkın, ulusun ya da kamuoyunun ortak yararı, savunması ve
güvenliği için kurulmuştur, bu amaçla kurulmalıdır; çeşitli
yönetimler ve yönetim biçimleri içinde en iyisi, en fazla mutluluğu
ve güvenliği sağlayabilen ve iktidarın kötüye kullanılması
tehlikesine karşı en etkin önlemleri alabilen yönetimdir; herhangi
bir yönetim bu göreve layık olmadığını gösterir ya da bu görevi hiçe
sayarsa, toplumun çoğunluğunun, kamu yararına en uygun gördükleri
bir biçimde, bu yönetimde ıslahata gitmek, yapısını değiştirmek ya
da yönetimi ilga etmek hakkı doğar; bu hak vazgeçilmez, devredilemez
ve iptal edilemez bir haktır.

Madde 4
Herkese açık kamu görevinde bulunan, hiçbir kişi ya da kişiler
topluluğu, kamu yararına ters düşecek, özel ve ayrı kazançlar ya da
ayrıcalıklar sağlayamaz; bu görevler devredilemeyecekleri gibi,
memurların, milletvekillerinin ve yargıçların makamları da babadan
oğula geçmemelidir.

Madde 5
Devletin yasama ve yürütme güçleri, yargılama gücünden ayrı ve
bağımsız olmalıdır; bu ilk iki gücün üyeleri, halkın sıkıntılarını
hissedebilmeli, bu sıkıntılara ortak olabilmeli ve belli
aralıklarla, kendi seçim bölgelerine, özel yaşamlarına geri
dönmelidirler ki, iktidarsızlık çekmesinler; kadrolardaki açıklar,
önceden kararlaştırılan sürekli ve düzenli seçimlerle
doldurulmalıdır; bu seçimlerde eski görevlilerin tamamı ya da bir
kısmı, yasaya uygunluğuna bakılarak yeniden seçilebilir.

Madde 6
Meclislerde halkın temsilcisi olarak çalışılacak kişilerin seçimi
serbesttir; topluma bağlılık ve sürekli genel ilgi beslediğine dair
yeterli delili alan herkesin oy hakkı vardır; kamu yararı için,
kendinin ya da seçtiği temsilcilerin rızası olmadan, kimse ne vergi
ödemeye zorlanabilir, ne de mülkü elinden alınabilir; aynı biçimde
kimse, kamu yararını gözönünde bulundurarak kabul etmediği yasalara
uymakla yükümlü değildir.

Madde 7
Herhangi bir yetkinin, herhangi bir makam tarafından kullanılması,
yasaların icrası ya da sürüncemede bırakılmaları, halk
temsilcilerinin onayı olmadıkça, halkın haklarına bir tecavüzdür; bu
yüzden asla yapılmamalıdır.

Madde 8
Tüm ciddi yolsuzluk ve cürüm hallerinde, herkes kendisi hakkında
yapılan suçlamanın gerekçesini ve niteliğini sormak, suçlamayı
yapanlarla, tanıklarla yüzleşmek, kendi lehine olan delilleri
göstermek, kendi çevresinden seçilmiş oybirliğiyle karar vermedikçe
suçlu sayılmayacağı, tarafsız bir jüri önünde, hızla yargılanmak
hakkına sahiptir. Hiç kimse kendi aleyhine delil göstermeye
zorlanamaz. Ülkenin bu konuda bir yasası ya da kendisine eşit
kişilerin bir kararı olmadıkça kimsenin özgürlüğü elinden alınamaz.

Madde 9
Hiç kimseden aşırı kefalet akçesi istenemez; yüksek para cezaları ya
da zulüm sayılabilecek, olağandışı cezalar verilemez.

Madde 10
Bir memura ya da özel görevliye, işlenen suç hakkında açık bir delil
olmadan kuşkulu yerleri araması ya da tarif edilmemiş, suçu açıkça
anlatılıp, delilleri gösterilmemiş kişi ya da kişileri yakalaması
için verilen arama ve tutuklama müzekkereleri haksız ve despotiktir;
bu tür müzekkerelerin verilmemesi gerekir.

Madde 11
Mülkiyetle ilgili ya da kişiler arasındaki özel davalarda, eski,
jüriyle yargılama yöntemine dokunulmamalı ve bu yöntem diğer
yargılama yöntemlerine yeğlenmelidir.

Madde 12
Özgürlüğün en güçlü kalelerinden birisi de basın özgürlüğüdür;
despotik yönetimler dışında, asla sınırlandırılamaz.

Madde 13
Vatandaşlar arasından seçilen, silah eğitimi görmüş kişilerden
kurulu, düzenli bir milis gücü özgür bir ülkenin en uygun, en doğal
ve en emin güvenlik aracıdır; barış zamanında sürekli ordular
bulundurmak, ülkenin iç özgürlüğü için tehlikeli sayılmalı ve bundan
kaçınılmalıdır; ordu her durumda, sivil gücün emri altında bulunmalı
ve sivil güç tarafından yönetilmelidir.

Madde 14
Halkın bölünmez bir yönetim kurmaya hakkı vardır, bu yüzden bu
sınırlar içinde Virginia yönetiminden ayrı, bağımsız bir yönetim
kurulamaz ya da oluşturulamaz.

Madde 15
Ancak adalete, ılımlılığa, tutumluluğa, alçakgönüllülüğe ve erdeme
sıkı sıkıya bağlı kalarak, her fırsatta temel ilkeleri anarak, bir
halk özgür bir yönetime ve özgürlüğün nimetlerine sahip olabilir.

Madde 16
Yaradan***8217;a borçlu olduğumuz görevimiz, dinimiz ve bunu yerine getirme
tarzımız, şiddet ve baskıyla değil, ancak irade ve inançla
belirlenebilir; bu yüzden herkes, dininin gereklerini, vicdanının
buyruklarına göre yerine getirmek hakkına sahiptir; birbirine karşı,
Hıristiyan sabrını, sevgisini ve merhametini göstermek herkesin
görevidir.
Amerikan Kıtasına İnsanlar ne zaman Geldi?

Amerika kıtasının ilk insanları, M.Ö. 28.000-23.000 yılları arasında
Asya***8217;dan gelmişleri. O çağda, iki kıta bugünkü Bering Boğazı***8217;nın
olduğu yerden birbiriyle birmeşiyordu. Asya***8217;dan Amerikaya göç çok
uzun zamanda oldu.
İNKALAR
İknaların ataları taş devrinden beri Peru ormanlarında yaşıyorlardı.
13. yüzyılda, imparatorluğun gelecekteki başkenti Cuzco gelişmeye
başladı. İknalar hala bir dağ aşireti idiler ama askeri
teşkilatlarının mükemmel oluşu daha gelişmiş toplumları idareleri
altına almalarını sağladı. İnka uygarlığı 1438 yılında kuruldu.
Fakat yüz sene sonra İspanyolların gelmesiyle yıkıldı.
MAYALALAR

Maya medeniyeti, MÖ: 1500 yılından itibaren gelişmeye başladı ve
bugünkü Beliza, Guatemala ve Güneydoğu meksika***8217;nın olduğu bölgelerde
kuruldu.
9.yüzyıldan itibaren Mayalar büyük şehirleri yavaş yavaş terk etmeye
başladılar. Bunun sebebi tam olarak bilinmiyor. Daha sonra orta
Meksika***8217;da ***8220;ltza***8221;lar denilen bir grup ***8220;Toltek***8221; uygarlığını kurdular.
Tolketler uygarlığı Maya uygarlığının bir rönesansı, yani yeniden
doğuşu sayılır. Bu uygarlığın merkezi Yucatan yarımadasıdır. MS.9.
yüzyıldan, bölgeye İspanyolların geliş tarihi olan 1519***8217;a kadar
devam eden bu uygarlığa, kalisk dönem sonrası deniyor.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 15.08.07, 22:15
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Cevap: genel Amerika tarihi

MAYA UYGARLIĞININ GİZEMİ
Binlerce yıldır gizemi çözülemeyen Maya Uygarlığı, esrarını korumaya devam ediyor. On dokuzuncu yüzyıl sonlarında Meksika***8217;da yapılan araştırmalarda bölgenin gizemli uygarlığının izine rastlayan arkeologlar, sık ormanların içinde sanki doğa tarafından saklanmış gibi duran, dev taş anıtların ve tapınakların sırrını çözmek için araştırmalarını yoğunlaştırdılar. Bu balta girmemiş ormanlarda, Mısır piramitlerini andıran büyük taş tapınakların ve görkemli piramitlerin ne işi vardı? Nasıl, ne zaman, kimler tarafından yapılmışlardı? Üstelik bu dev taş binaları yapanlar Mısır hiyerogliflerine benzeyen yazılarla eserlerini süslemişlerdi de***8230;
1869 yılında Fransız din adamı Brasseur De Bourbourg***8217;un, Madrid Kraliyet Kütüphanesinde, bölgeye ilk gelen rahip Diego De Landa***8217;nın eski kayıtlar arasında kaybolmuş
***8216;Relacion De Las Cosas De Yacatan***8217;adlı günlüklerini bulması, Batı***8217;nın Mayaları anlamaya başlamasındaki en önemli adımlardan biri oldu***8230;
Yucatan ise bugünkü hali ile de çok güzel***8230;
Mayaların yerleşim alanları
Orta Amerika***8217;da kendi dönemlerinin en büyük uygarlığını yaratan Mayaların yerleşim alanları, bugünkü Meksika***8217;nın Yucatan, Campeche, Tabasco ve Chiapas eyaletlerinin yanı sıra, Gautemala***8217;nın tamamını, Honduras***8217;ın da büyük bir bölümünü kapsıyordu.
İ.Ö.600 yıllarına kadar süren bu şaşırtıcı ve gizemli uygarlığın kültürüyle ilgili araştırmalar derinleştikçe, sahip oldukları kadim bir bilgi birikimleri olduğu ortaya çıktı. Ne yazık ki, Mayalara ait
***8216;codex***8217; adını verdiğimiz az sayıda birkaç belge dışında elimizde sadece dev tapınakları ve piramitleri var***8230;
Mayalardan bazıları, atalarından kalan tüm kültürün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu anlar anlamaz anlatıları yazıya geçirme gereksinimi duydular. 19.YY. da kendi dilleriyle ama Latin alfabesi kullanılarak yazılan ***8216;Popol Vuh***8217; adlı büyük destanları ve***8216;Jaguarlar***8217; adıyla bilinen bir grup rahibin yazdığı ***8216;Chilam Balam***8217; adlı eserleri bu kaygıyı taşıyordu.
Olmekler
Mayaların yerleşim sınırlarının bittiği bölge diyebileceğimiz Tabasco yakınlarındaki ünlü Palenque kentinin biraz batısında, Meksika Körfezi***8217;nin güney sahilleri yakınında bulunan antik kent La Venta***8217;da, o bölgede Mayaların öncekileri gibi gözüken, bir başka gizemli uygarlık ortaya çıktı. Günümüzde, "Olmek" adını verdiğimiz bu uygarlığı kuranların kendilerini ne adla çağırdıkları bilinmiyor. Ancak bütün veriler, Mayaların sahip olduğu şaşırtıcı matematik ve astronomi bilgilerinin ve şaşırtıcı mitolojilerinin ana kaynağının, izleri İ.Ö. 1600 yıllarına uzanan Olmek uygarlığı olduğunu gösteriyor. Körfez bölgesindeki diğer etnik grupların, yani Mikstek, Zapotek ve Mayaların, Olmek etkisiyle biçimlendikleri ve ivme kazandıkları anlayışı yaygınlaşmakta. Ancak bilgi ve belge eksikliği, Orta Amerika arkeolojisi için hala en ciddi sorunlardan biri***8230;
Garip bir biçimde, arkeologların bütün çabalarına rağmen, Meksika***8217;nın hiçbir yerinde Olmek toplumunun gelişim aşamaları olarak adlandırılabilecek bir tek bulgu ya da işaret bile elde edilemedi. Sanatsal üsluplarının karakteristik biçimleri dev zenci başı heykellerinin yontulmasında ortaya çıkan bu insanlar, sanki hiçbir yerden gelmiyor gibiydiler.
Zecharia
Sitchin***8217;in Anunnaki teorisi, And Dağları ve Meksika***8217;da yeni kolonilerden söz ediyordu. Sitchin***8217;e göre Enki soyundan gelen ve Mısır***8217;da yazının ve bilgeliğin tanrısı olarak saygı gören Thoth, Afrika***8217;dan getirdiği deneyimli bir grupla (bu grup eski Atlantisliler de olabilir) Meksika***8217;ya ulaşmış ve Olmek kentlerinin ilk kurucusu olmuştu.
Dil ve kültürler arasındaki açıklanamayan, garip benzerliklere ilişkin bir başka çalışma, 20.Yy.ın başında Meksika***8217;da Yucatan bölgesinde araştırmalar yapan Fransız araştırmacı Eugustus Le Plongeon***8217;a aittir. Yitik Atlantis ve Mu varlığına gönülden inanan ve iz bulma umuduyla gerçekleştiren Plongeon, 1914 yılında yayımladığı çalışmasında başta Mısır olmak üzere Meksika***8217;nın Mayaları arasındaki benzerliklerden söz eder. Maya dili arasında hem ses hem de anlam olarak ortak olduğunu belirttiği yaklaşık 150 sözcüğü içeren bir mini sözlük vardır. İran ve Afganistan dolaylarındaki eski kent ve kabile isimlerinden 200 kadarının Maya dilinde anlamlı sözcüklere karşılık geldiği ileri sürülen bir de uzun listeye rastlarız. Yazara göre bu ilginç benzerlikler ve ortaklıklar, Atlantis***8217;in ortadan yok olmasıyla eskiçağ uygarlıklarına ulaşan kültürel mirasın sonuçlarıdır.

Mayaların Hesap Yöntemleri
</SPAN>Mayaların noktalarla çizgilerden oluşan hesap yöntemlerinin atasının Olmekler olduğu ortaya çıkmıştır çünkü bu basitçe şu anlama gelir: Dünya tarihini uzun zaman döngülerinden oluşan, çağlar aracılığıyla bölümlere ayırma mantığı, sanıldığından çok daha eski bir uygarlığın Mayalara bıraktığı mirastır. Bu miras sayesindedir ki o şaşırtıcı duyarlılıktaki takvimin hesabına göre içinde bulunduğumuz son çağın, Beşinci Güneş***8217;in, İ.Ö. 3113 yılının Ağustos ayında başladığı ve 2012 yılının aralık ayında da sona ereceği hesaplanabilmiştir.</SPAN>
Mayalar sıfırı bilen toplum olarak da bilinirler. Aslına bakılırsa, bugün korunan Maya dokümanlarının çoğu, ***8216;hesap***8217; ile ilgili belge parçacıkları. Ama bunlar, astronomik hesaplar; sıradan matematik işlemleri değil. Eldeki Maya belgeleri arasında en iyi durumdakilerden biri sayılan Dresden Kodeksi de bunlardan biri. İçerdiği matematiksel hesaplar ve sayısal ifadeler, bütünüyle gökyüzüne yönelik.
Mayalarda Zaman ve takvim Mayaların zaman hesaplama araçları arasında ilk ve belki de en gizemli döngü, ***8216;Tzolkin***8217; adı verilen ***8216;kutsal takvim***8217;dir. Sözlük anlamı ***8216;gün sayımı***8217; olan Tzolkin, 260 günlük bir zaman dilimini içerir ve iki farklı dizinin elemanları arasındaki bileşimle tamamlanır. Bu dizilerden birinde 1***8217;den 13***8217;e kadar uzanan rakamlar, değerinde belli bir sıra izleyen 20 adet ***8216;isim***8217; vardır.
Maya astronomisi ve Venüs Gezegeni
Venüs gezegeni, Maya astronomisinde çok özel bir öneme sahip. Kendi inanç sistemlerinde çoğu kez büyük ***8216;öğretici tanrı***8217; Kukulkan ile özdeşleştirilen Venüs***8217;ün bir tam turunu; yani sabah yıldızı olarak gözden kaybolmasının ardından tekrar sabah yıldızı olarak belirinceye kadar geçen süreyi 584 gün olarak ölçmüşler. Modern astronomik gözlemlere göre bu periyot 583.92 gündür; yani Mayalar bu süreçte iki saatten de az bir hatayla, son derece hassas bir sonuca ulaşmışlardır.
Maya antik kentlerinde piramitlerin tepesinde yer alan odalar ya da Chichen Itza***8217;daki ***8216;Caracol***8217; benzeri, doğrudan astronomi amaçlı, inşa edilmiş gözlemevleri, rahiplerin gözlem yöntemleriyle ilgili ipuçları sunar bize. Bu yapılar çoğu kez dört yönden de ufku görecek biçimde yüksek ve düz alanlara kurulmuştur. Hassas hesaplarla, gözlem odasını çevreleyen duvarlar örülmüş; bu duvarların üzerinde yer alan pencereler, doğrudan doğruya ufukta belirecek spesifik yıldızlara hizalanmıştır.
Yine Chichen Itza başta olmak üzere çoğu maya kentinde, tam tepe noktasına küçücük bir deliğin açıldığı
***8216;zenith gözleme odaları***8217; bulunmuştur arkeologlarca. Bütün bunlar, kullandıkları araçlar ne denli basit olursa olsun. Mayaların son derece dikkatli, pratik ve akıllıca gözlemlerle hem yıldızların yükseliş ve batış hareketlerini, hem de başucu (Zenith) geçişlerini izlediklerini ortaya koyar. Bu istekli ve hevesli astronomik etkinliğin onlara armağanı, olağanüstü ayrıntılı ve hassas Maya takvimidir.
Aztekler
Mayalar, dünyanın
***8216;dört güneş***8217; yaşayıp tamamladığını; halen ***8216;Beşinci Güneş***8217;i yaşamakta olduğumuzu anlatırlar. Bu inanışa göre ***8216;Dördüncü Güneş***8217;in sonunda su elementiyle ilgili felaketler, yani büyük seller ve sağanaklar yaşanmıştı. Tıpkı Tufan mitlerinde olduğu gibi. ***8216;Beşinci Güneş***8217;in sonunu da, büyük depremler getirecekti. Atalarından Mayalara sözlü gelenekle aktarılan mitlerde hep yinelenen bu evrensel döngüden söz edilmektedir. Mayaların bütün sanat yapıtlarında, mimarilerinde, tapınak süslerinde, bilinçaltında yaşayan bu ***8216;yok oluş***8217; un getirdiği korkunun izlerini buluruz. Aynı üslup, çok daha sert biçimde Toltek ve Aztek kültürlerine de taşınmıştır. Bu nedenle, C.W.Ceram haklı olarak Orta Amerika uygarlıklarını ***8216;Korku İmparatorlukları***8217; olarak niteler.
Aztek Takvimi
Dairenin merkezinde, geride kalan dört çağ ve şu an içinde bulunduğumuz beşinci çağı simgeleyen glifler görülüyor. Aztek modeline göre de, Mayalarda olduğu gibi, içinde bulunduğumuz ***8216;Beşinci Güneş***8217;, son çağdır. Ama onlar, bitiş yılını Mayalar kadar büyük bir kesinlikle bilmezlerdi ve takvimlerinde işaretli değildi. Biçimsel olarak, Güney Amerika***8217;daki İnka uygarlığının kozmolojisinde de dünyanın tarihine ve evrendeki döngülere ilişkin Maya ve Azteklere oldukça paralel bir anlayış karşımıza çıkar. And Dağları***8217;nın bu egzotik imparatorluğunun sakinlerinin de uzak atalarından dünyanın belli kritik tarihsel evreleri birer birer tamamlandığına ilişkin bir geleneği teslim aldıklarını görürüz.
Mayalarda Astronomi
Mayaların çağımızı yakalayan, bizim bulgularımızla birleşen oldukça yüksek bir astronomi bilgileri vardı. Dünya güneş çevresinde yıllık turunu tamamlarken, bir yandan da kendi ekseni çevresindeki dönüşlerini sürdürür. Bir güneş yılı bitinceye dek, 365,2422 kez eksen turunu tamamlayan gezegenimiz, çok daha uzun vadeli olarak, kolay fark edilmeyen iki farklı döngüyü de izlemektedir aslında. Bunlardan biri, ekseninin, yörünge düzlemine yaptığı açıyla ve bu açının çok uzun zaman dilimleri içinde değişmesiyle ilgili bir döngüdür. Astronomik anlamda, dünya ekseninin izlediği bu döngünün doğal sonuçları, dünyadan gözlem yapan biri için, gökyüzündeki
***8216;sabit***8217; yıldızların konumlarının belli bir düzene göre değişmesidir. Bu nedenle, sözgelimi bugün kuzey yönünü saptamakta hala yararlandığımız kutup Yıldızı***8217;nın, bundan 2000 yıl önce tam kuzeyi göstermediğini büyük bir rahatlıkla söyleyebiliriz. Benzeri biçimde, kutuplardan ***8216;göksel ekvatora***8217; indikçe de, arka planda görülen takımyıldızların bulundukları konum da zaman içinde değişim gösterir. Bunun en tipik göstergesi, dünyanın güneş çevresinde izlediği yörüngenin dört tipik noktası olan ve mevsimlerin başlangıcını oluşturan ekinoks ve gündönümü noktalarının, bin yıllarla ölçülen zaman dilimleri içinde kaymalar sergilemesidir.

Bundan 2500 yıl kadar önce, gece ve gündüzün eşit olduğu ilkbahar ekinoksunda güneş, Koç takım yıldızlarıyla aynı hizadaydı. Dünyadan bakıldığında güneş, ay ve gezegenler,
***8220;ekliptik***8221;ya da***8220;tutulum çemberi***8221; adını verdiğimiz düşsel bir çizgiyi izleyerek hareket ederler. Güneş, bu çizgi üzerindeki hareketi süresince,12 farklı takımyıldızın her birinde yaklaşık 30 gün süreyle konaklar. Elbette aslında ne böyle bir göksel yol vardır, ne de o yol üzerinde belli aralıklarla oluşmuş takımyıldızlar. Ama Sümerlerin kullandığı altmışlı matematik sistemine temel oluşturan bir yaklaşım doğrultusunda güneş, ay ve gezegenlerden gökyüzündeki hareketlerini izlemek isteyen eskiçağ astronomları, ilkin 360 dilime bölünmüş bir çember, ardından da bu çember üzerinde 30***8217;ar dilimi içeren 12 ***8220;istasyon***8221; belirlemişlerdi.
Bu istasyonların gökyüzünde kolay tanınabilmesi ve işaretlenebilmesi içinde, her bir dilimin içine yerleşen yıldız toplulukları belli doğal biçimlere, hayvanlara benzetilerek,
***8220;takımyıldız***8221; dediğimiz gruplar yaratıldı. Uzayın ve evrenin derinliği içinde aslında birbirlerinden çok uzaklarda ve aykırı açılarda yer alan yıldızlar, gökyüzü iki boyutlu bir arka plan olarak düşünüldüğünde bir arada gruplanabiliyor ve böylece astronomik ölçümlerde büyük bir pratiklik sağlanıyordu. Tutulum çizgisi üzerinde otuzar derecelik 12***8220;istasyon***8221; halinde saptanan ve***8220;Zodyak Kuşağı***8221; olarak bildiğimiz çemberi oluşturan takımyıldızların adlandırılması bu nedenle son derece önemli bir astronomik buluştur.
Mayalarda Astroloji
12 takımyıldızı birer
***8220;burç***8221; olarak niteleyen ve ortalama otuzar günlük zaman aralıklarına yerleştiren klasik astroloji, bugün de kullanılan son biçimini eski Yunan zamanında almıştı. Bu nedenle, dönemin ***8220;takvim ilkeleri***8221;ne uygun olarak yılı ilkbahar ekinoksuyla başlatıyor; ilk burcu da Koç olarak beliriyordu. Az önce de belirttiğimiz gibi bu son derece normaldi, çünkü bundan 2500 yıl önce ilkbahar ekinoksunda güneş, Koç takımyıldızının hizasındaydı. Aradan yaklaşık dört yüz yıl geçtikten sonra bu durum değişti. İsa***8217;dan önce birinci yüzyıldan başlayarak ekinoksa rastlayan dönemde güneş, Balık takımyıldızıyla birlikte görünmeye başladı. Günümüzde söz konusu göksel konum yeniden değişmekte ve güneşin ilkbahar ekinoksunda uğradığı istasyon, Kova'ya doğru yaklaşmaktadır. Astroloji eski Yunan***8221;daki popüler biçimini hala muhafaza ettiğinden, Zodyak günümüzde de Koç ile başlatılır.
Dünya Ekseni
Dünya ekseninin izlediği bir
***8220;yalpalama döngüsü***8221;olarak ortaya çıkan presesyonun görünürdeki etkileri üzerine daha fazla örnek vermenin gereği yok. Belki buna, İ.Ö 4000 ile 2000 yılları arasındaki imparatorluklarda boğanın kutsal kabul edilmesinin nedeninin, söz konusu dönemde güneşin ilkbahar ekinoksu sırasında Boğa takımyıldızında olması eklenebilir. Aynı biçimde, İ.Ö. 2000***8217;den sonra, eski Mısır tapınaklarında tanrısal önem atfedilen koç heykellerinin yer almasının, güneşin, ekinoks sırasında artık, Koç***8217;ta olmasından ileri geldiğini söyleyebiliriz. Hatta, İ.Ö. birinci yüzyılın sonlarına doğru Kumran***8217;da ortaya çıkan Essene mezhebinin ve aynı dönemde ***8220;Mesihçi***8221; bir çizgiyi benimseyen Nasorilerin kendilerine amblem olarak balığı seçmeleri de bir biçimde presesyonla bağlantılıdır. İsa***8217;nın balıkla ve balıkçılıkla bağdaştırıldığı Yeni Ahit metinlerini de anımsatıyor bu bilgiler. Söz konusu tarihlerde, ilkbahar ekinoksunda güneş, Balık takımyıldızıyla birlikte doğmaktaydı***8230;
O halde, dünyanın ekseninde ortaya çıkan presesyon hareketi, ölçülebilir ve sabit bir döngüdür. Peki nasıl bir hıza sahiptir ve bir tam çevrim ne kadar sürede tamamlanır? Modern astronomik hesaplara göre, presesyon çemberinin 1 derecelik bölümü, yaklaşık 71.6 güneş yılında tamamlanmaktadır. Bu durumda, ilkbahar ekinoksunda güneşin takımyıldız değiştirmesine neden olacak büyüklükte bir hareketi, yani çemberin 12***8217;de birini oluşturan 30 derecelik bölümü dünya ekseni, 2148 yılda tamamlayacaktır. Dolayısıyla, aşağı yukarı her 2148 yılda, ilkbahar ekinoksunda güneşin aynı hizada bulunduğu takımyıldızın değiştiğini söyleyebiliriz. Eksen çubuğunun başladığı noktaya geri dönmesi, yani presesyon döngüsünün tamamlanmasıysa, 12x2148=25.776 yıl sürecek; bu döngü boyunca güneş, ilkbahar ekinokslarında 12 farklı ***8220;istasyonda***8221; eşit süreler geçirecektir.
Elde ettiğimiz sonuç, Mayaların beş çağ toplamına eşit olan 25,627 yıllık zaman dilimiyle şaşırtıcı biçimde yakınlaşır. İster istemez akıllara takılan kritik bir soruyu, yüksek sesle sorabiliriz şimdi: Acaba Mayalar presesyon olgusunu nereden biliyorlardı? Nasıl öğrendiler? Kimler öğretti? Ya da nasıl fark ettiler?
Mayalar ve 2012
Güneşteki hareketliliğin ve ***8220;güneş lekesi çevrimleri***8221;nin dünya üzerindeki verimliliği; dolayısıyla uygarlıkların doğuş yükseliş ve çöküşlerini derinden etkilediğini düşünen Maurice Cotterell için Maya kodeksindeki tarih, çağın başlangıcından Mayaların gerilemesine neden olan etkenlerin ortaya çıkışına dek süren bir çevrimi simgelemektedir. 2012 yılındaki bitiş için Cotterell***8217;in açıklamasıysa, daha önce defalarca gerçekleşen bir doğal olayın yineleneceği düşüncesi üzerine kuruludur: Güneşteki manyetik alan değişimleri, bu tarihte yeryüzünün manyetik kutuplarının da değişmesi sonucunu doğuracaktır.
Cotterell ile ortak kaleme aldıkları kitapta, Orion Mystery***8217;nin yazarlarından Adrian Gilbert Orta Amerika***8217;daki gizemli uygarlıkların kökeninde, bin yıllar önce bir felaket sonrasında yok olduğuna inandığı Atlantis uygarlığının yattığını yineler. Gilbert***8217;e göre mısır ile Maya kültürleri arasındaki benzerlikler, her ikisinin de Atlantis çıkışlı olmasının doğal sonucudur ve bin yıllar önce Atlantis***8217;i yok eden doğal afetlerin 2012***8217;de yineleceğini bir biçimde bilen Mayalar, bize çok uzaklardan, bin yıllar öncesinden bir mesaj yollamışlardır takvimleriyle. Her iki araştırmacı da, dünyadaki uygarlığın varlığı ve gelişimini doğrudan etkilediğine inandıkları kozmik çevrimlerden ve bunların belli aralıklarla katastroflarla bitmesinden söz ederler ve bir biçimde Maya uygarlığının da bundan haberdar olduğunu ileri sürerler.
Mayalar niçin 2012 yılında ***8220;depremlerle***8221; gelecek bir büyük afetten söz etmektedirler ?
Benzeri bir jeolojik hareketlilik dizisine ve küresel felakete, İ.Ö.1650 dolaylarında dünyanın büyük bölümünün tanık olduğunu biliyoruz. Birbirini tetikleyen depremlerle başlayıp, son aşamada binlerce kilometre uzakları bile etkileyecek olan The Ra***8217;nın patlamasına dek varan ve Eski ahitin Exodus kitabına esin kaynağı oluşturan bu afetler zinciri, onuncu gezegen Nibiru/Marduk***8221;un olağan yörünge periyodu içinde dünyaya tehlikeli biçimde yakın geçişiyle ortaya çıkmıştı. Sümer kaynaklarında yörünge periyodunun ilahi 3600 sayısıyla ifade edildiği bu gizemli gezegen, bir dahaki yörünge geçişini 2012 yılında gerçekleştirecek olabilir mi ?
Astroset olarak diyoruz ki, gezegenimizde binlerce yıldır kıyamet senaryoları yazılıyor, mitler ve efsaneler anlatılıyor, kehanetler yapılıyor. İnsanlara anlatılıyor ama kıyametin asıl anlamı üzerinde durulmuyor. Kıyamet sözcük olarak ***8216;Uyanış***8217; demek***8230; Geçmişle ilgili Uyanış, değişim, dönüşüm dönemleri ve yaşanan katastroflar doğru ama gelecekle ilgili kıyamet senaryolarında ve kehanetlerde biraz dikkatli olmakta yarar var. İklim değişikliklerinden doğacak zararlar zaten yeterince uyanış sağlayacak gibi gözüküyor.. Bir gezegen etkisi de bazı kıtaları ilgilendiren yöresel etkiler yaratabilir yani bazı kıtalar sulara gömülebilir ama dünyanın tümünün zarar görmesi pek olası gözükmüyor. Özellikle bazı korunmuş bölgelerin***8230; Yenilenmeye hazır ve uyanmış olanlara yeni ve arınmış bir gezegen gerekecek nasıl olsa?
2012: Mardukla Randevu-Burak Eldem-İnkılap Y. - 12.Gezegen-Zecharia Sitchin-Ruh ve Madde Y
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 15.08.07, 22:18
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Cevap: genel Amerika tarihi

Latin Amerika













Latin Amerika
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 07.02.08, 23:21
Meraklı
 
Üyelik tarihi: Apr 2007
İletiler: 212
Sedat Sencan gerçekten çok iyi biri.Sedat Sencan gerçekten çok iyi biri.Sedat Sencan gerçekten çok iyi biri.Sedat Sencan gerçekten çok iyi biri.Sedat Sencan gerçekten çok iyi biri.
Standart Cevap: genel Amerika tarihi

Sanırım herkes fikrini değiştirir.Belki de sık sık.Örneğin alış verişte markalar arasında seçim yaparken böyle olabilir.Ama benim anlatacağım bunlar değil.
Gerçekleri gördükten sonra temel fikirlerimizi değiştirmekten söz edeceğim.Çocukluğumuzdan başlamak istiyorum.Elbette ben de küçükken çevremin etkisinde idim.Ne gösterdilerse onu öğreniyordum.Özellikle o dönemlerde fikir neyse duygu da odur.
*
Benim yetişme çağımda televizyon yoktu.Herkes gibi sinemaya gitmeyi ve western filmlerini seyretmeyi severdim.Kızılderililer beyazları zor duruma düşürünce onlara kızardım.Yerliler yabani yaratıklardı.Acımasızca insan öldürürlerdi.Vahşi çığlıklar atarlar ,deri yüzerlerdi.Sürekli olarak çiftliklere ve kafilelere saldırdıklarını görüyorduk.Bu tip baskınlarda beyazlara bir şey olacak diye ödüm kopardı.Tehlikenin boyutları arttıkça heyecandan yerimde duramazdım.Cephane tükenmekte,umutlar azalmaktadır.İyi insanlar artık ecelleri ile burun burunadır.
*
Derken yardımcı kuvvetler gelir,kızılderilileri öldürürlerdi.Ben de:
--Oh olsun size pis vahşiler !Der ve beyazları alkışlardım.Bu arada büyükler, alkışa benden önce başlamış olurlardı.Büyükler derken annem ve babamı kastetmiyorum.Her iki rahmetli de elbette bana böyle şeyler öğretmemişti.Sonra kitaplar okudukça birşeyler sezinledim.Aklı başında büyükler de bazı gerçekleri söylüyorlardı.
*
Durum filmlerde anlatıldığı gibi değildi.Vahşi olmanın ölçüsü ne idi?Yaşam mücadelesi verenler ve kendi alanlarını koruyanlar hangisi idi?Kim kimin toprağına göz dikmişti?Sonra fikrimi değiştirdim.Asıl vahşi,beyaz adamlardı..
__________________

Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 08.10.08, 13:06
Nüvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Cevap: genel Amerika tarihi

"Dances With Wolves" adlı "kevin cosner"in oynadığı filmi izleyiniz. şiddetle tavsiye edilir. gerçekçidir, Kızılderilililer ve "beyaz"lar hakkında.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
amerika, genel, tarihi

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 15:52 .