|
ANA TANRIÇA KÜLTÜ
Antik çağda, Yunan Mitolojisindeki Zeus’u doğuran ‘Ulu Ana Rhea’ için törenler yapılır, kurbanlar kesilirdi. Anadolu mitolojisindeyse ana tanrıça kültünün egemenliği vardı. O çağlarda Kibele kültü, Anadolu’nun Ana Tanrıçalar diyarı olmasına neden oldu. Bu nedenle de daha pek çok figürün bulunması mümkün… Sekizinci ve altıncı bin yıllar arasında bu kült en çok Orta Doğu’da yaygındı. Anadolu sözcüğü batı dillerinde, ‘Güneşin Doğduğu Yer’ anlamına gelen ANATOLİA veya ANATOLİE olarak ifade edilirdi. Uygarlık güneşinin doğduğu yer olma unvanını taşıyan Anadolu, mitolojisinde de Ana tanrıça Kibele kültüne çok önem vermiştir.
Antik çağdan bu yana ana tanrıçaların hepsi bolluk, bereket ve üretkenliğin sembolü kabul edildi ve çok çeşitli isimler aldı. Yunan mitolojisinde önce Gaia sonra Rea, Hera, Demeter, Artemis olarak adlandırıldı. Mısır’da İsis, Babil ve Hitit’te Kibele-İştar, Hindularda da Kali ya da Parvati olarak anıldı. Sümer mitolojisindeki adı ise İnanna..
Eski çağ toplumlarında kadın kutsaldı ve ana tanrıça simgesi çok önemliydi
Sümer'de Kadın Kutsallığı
AŞK TANRIÇASI İNANNA VE KUTSAL EVLENME ÖYKÜSÜNÜN ÖZETİ
İnanna'yı Sümerliler yarattı. Kadınlarda izledikleri, görmek istedikleri bütün nitelikleri, onun şahsında toplamışlar, onu yüceltmiş, ona tapmış ve hakkında yığınlarla şiir, hikâye yazarak ölümsüzleştirmişlerdir. O, güzelliğin, şuhluğun, çekiciliğin, şefkatin, hırsın, kavganın, önderliğin, kurnazlığın ve en önemlisi bereketin ve çoğalmanın sembolü olmuştur. Öykülerinde Kabil ile Kain'in tartışmasını, Leyla ile Mecnun'un sevgisini, çobanların erişilmesi güç aşklarını, kadının fettanlığını, insafsızlığını, erkeğin hayranlığını, umursamazlığını, kardeş sevgisinin en yücesini görüyoruz. İnanna göğe, yere egemendi. Tanrıların en üstünü Enlil'e istediğini yaptırmayı, en akıllısı Enki'yi aldatmayı başarmıştır. İnsanlara, doğaya yenilenme, çoğalma gücü vermiş, adına yapılan tapınaklarda, onun yerine cinsellik görevi yapmak için Sümer'in en saygın kadınları yarışmışlardı. Sümer şairlerine, ozanlarına bitmez, tükenmez bir ilham kaynağı olmuş, onun için yazılan öyküler, çiviyazısıyla ölmez kilden tabletler üzerine yazılarak zamanımıza kadar ulaşmıştır.
Ruhu okşayan arp ile
Kalbi neşelendiren şarkıları söyleyelim:
Birleşince Tanrıçamız, Tanrımız
Bereket bolluk gelir ülkeye,
Ağıllar, ambarlar taşar,
Her tarafta şenlik var.
Ey Sümer halkı!
Yeni yıl geldi diye
Çalalım söyleyelim
Oynayalım gülelim.
Dualarla, şarkılarla
Barış ve mutluluk dileyelim...
Kaynakça:Kalbi neşelendiren şarkıları söyleyelim:
Birleşince Tanrıçamız, Tanrımız
Bereket bolluk gelir ülkeye,
Ağıllar, ambarlar taşar,
Her tarafta şenlik var.
Ey Sümer halkı!
Yeni yıl geldi diye
Çalalım söyleyelim
Oynayalım gülelim.
Dualarla, şarkılarla
Barış ve mutluluk dileyelim...
BEND, Alster, Dumıızi's Dream: Aspects of Oral Poetry in Sıı-merian Myth, Copenhagen, 1972.
FALKENSTEIN, A. ve W. Von Soden, Sıımerisclıe und Ak-kadische Hymnen und Gebete, Stuttgart, 1953.
KRAMER, Samuel Noah, From tlıe Poetry of Sumer, Creation, Glarification, Adoration, 1979.
KRAMER, Samuel Noah, History Begins at Sıımer (Tarih Sümer'de Başlar), çeviren Muazzez İlmiye Çığ, Ankara, 1990.
KRAMER, Samuel Noah, The Sacred Marriage Rite, Aspect of Faith, Mitlı and Ritual in Ancient Sumer, London, 1969.
KRAMER, Samuel Noah, The World of Sumer: An Aıı-tobiography, Detroit, 1986.
TEKİN, Gönül, "Seyfelmuluk ve Bediülcemal Hikâyesi'nde Eski Yakındoğu Kültüründen Kalma Unsurlar Hakkında", Journal of Turkish Studies, 1985, s.277-300.
THORKILD, Jacobsen, The Harps Tlıat Once: Sumerian Poetry in Translation, New Haven, London, 1987.
THORKILD, Jacobsen, The Treasures of Darkness: A History of Mesopotamian Religion, New Haven, London, 1969.
WOLKSTEIN, Diane-KRAMER, Samuel Noah, İnanna, Qııeen of Heaven and Earth: Her stories and Hymns from Sumer, New York









Normal
