Bugün farklı olun - farklı bakın ve farklı düşünün .... | Ev kedilerini öldürme kampı ! | Zehirsiz karınca öldürme yöntemleri | Kardan Adam Öldürme Yöntemleri ! | Gasp var, çatışma var, öldürme var, suçlu yok |
FARKLI OLDURME BICIMLERININ KAYNAKLARI-1
9.5.2006
14.03.05
“TÜRK CEZA KANUNU.Madde 12 -İdam cezası,
buna mahküm olan kimsenin asılması suretiyle
hayatının izalesidir.”
Osmanli veliahtlarini oldurmek için kullanilan yagli sicim veya Firansiz giyotini,Vatikan atesi,Voyvoda kazigi,çarlik Rusya’sinda canli topraga gomme, eski Yunan baldirani,Cengiz Han’in suçlunun kaburga veya boynunu kirdirmasi, Asurlularin nehiri,’kir katir veya kirk satir’ motifi, (islamda seytan) taslama, ... uygulamalari,bireyi kurallara uygun farkli oldurme biçimleri olarak eski toplumun gelisiguzel tercihi olarak ortaya çikmazlar.Eski toplumda bireyin idam biçiminin sekli ve ayrintilari,o toplulugun eski kultur kaynaklarini;kutsal inanç ozelliklerini yansitir.Kurallara bagli eski oldurme biçimlerinin rituel ozelligi,konumuzun insanbilim bakimindan ele alinmasini zorunlu kilar.
Kurallara dayali oldurme biçimlerinin tumu, oldurme ediminin hazirlik ve uygulama donemi ile olum sonrasi bakimindan,bir rituel halinde yasanmaktadir.Burada “dizginlenmemis saldirgan kitle” gibi açiklama biçimlerinin,oldurme edimi sirasina iliskin olma otesinde bir deger tasimadigini ve tasiyamayacagini goruyoruz.Kitlelerin ruh hali,butunuyle oldurme rituelinin olusma nedenleriyle bag içinde sekillenmis ve gelismis olmalidir.
Kurallara bagli oldurme biçiminin rituele bagli ozelligi,bu oldurme biçimlerinin bireyin aidi oldugu toplum birim içinde olusmus oldugunu gostermektedir.Burada,baslangiçtaki hali bakimindan karsimizda bulunan oldurme fenomeninin dogrudan bir dusmanin oldurme ediminden temelde farkli ozellikler tasimaktadir.Dusman topluluga ait veya en azindan kendi toplum birim aidi olmayan bir bireyin oldurulmesi,bu toplum birim bakimindan,kendi aidi bireyin oldurulmesinin orgutlenmesi eyleminden tumuyle farklidir.Gunumuz toplumlari,bireyin eski aidiyet iliskilerinin dagilmasina ve yeniden sekillenmesine bagli olarak,konuyu genel bir idam cezasi uygulamasi olarak ele almaya baslamislarsa da,bu,tarihteki ozellikleri bakimindan ayni sey degildir.Eski toplumda,toplulugumuz ,kendi aidi olmayan bir bireyin oldurulme biçimiyle,kurban rituelleri disinda,pek fazla ilgili degildir.(1)
Gunumuzde de yururlukte olan TCK’nun 12.maddesi,kanun yazici tarafindan,kuskusuz eski Osmanli metin ve uygulamalarina dayanarak,oyle ifade edilmistir ki,kanun metninde bir insanin katledilmesi vahsetinin rituel ozelligi,yer yer,butun yalinligiyla izlenebilmektedir:
“İdam cezasına mahküm olan, ana veya
baba kaatili ise,icra mahalline yalınayak, başı açık ve siyah bir gömlek giydirilerek götürülür ve hüküm bu suretle infaz olunur.
Asılan kimsenin cenazesi merasim yapılmadan gömülmek üzere mirasçılarına
verilir. Mirasçıları olmadığı veya kabul etmediği takdirde
belediye tarafından gömdürülür.” (2)
Toplulugun kendi aidi olan bir bireyi cezalandirma edimi olarak kabul edilen bu oldurme rituel biçimlerine daha yakindan bakmaya basladigimizda;farkli oldurme biçimlerini siniflandirmamiza yardimci olan temel toplumsal motifler bulundugunu gorecegiz.Ornegin urgan veya sicim ile,boyun veya kaburga kirarak;hasira sarili bireyi sopalayarak oldurme biçimlerinde, toplumbirimin kendi aidi olan bir bireyin kanini dokmeme kuralinin uygulanisi bulunmaktadir.”Kellesi vurula” fetvalarini vermekten hiç cekinmeyen Osmanogullari,sozkonusu olan hanedanlik bireyleri olunca,kendi aidi bireyleri bogdururak oldurme gelenegine bagli kalmaktadir. Bireyin basinin koparilmasi,dolayisiyla kaninin akitilmasi biçimindeki oldurme biçimini Gilgamis anlatimlarindan bu yana taniyoruz.Gilgamis ile Enkidu sedir agaclari için ciktiklari seferde Huvava ile karsilasmislar,Enkidu onun kafasini kesmisti:
“Ofkelenen Enkidu,kesti (Huvava’nin) basini,
atti bir çuvalin içine,
getirdiler onu Enlil’in onune
açtilar çuvali,çikardilar kesik basini
koydular Enlil’in onune.
Fakat Enlil bundan mutlu olmamisti.
“Neden boyle davrandiniz!
(Huvava’ya) el surdugunuz için,
yokettiginiz için adini,
sizin yuzleriniz kavrulsun,
Yediginiz yiyecegi ates yesin,
Içtiginiz suyu ates içsin”(3)
Ilyada anlatimlarinda da ,savascilarin,dusmanin narin boynunu vucudundan koparabilmek arzusuyla yanip tutustuklarini goruruz.
Toplum birimin kendi aidi bireyi taslayarak oldurme biçimi, oteki oldurme turlerinden ayiran temel yan,cezalandirma edimi sirasinda ,toplulugun, cezalandirilan bireyin vucuduna dokunmasini gerektirmiyor,hatta engelliyor olmasidir.Olum sonrasi için ise, ‘oluye dokunma’ yasagi,taslayan toplum bireyleri ile olu vucut arasinda bir temasin kurulmasini engelliyordu.Musa yasalarinda asiri vurgu içinde yer alan ‘kirlenme’ kavrami,her seyden daha çok olu ile kan’a dokunma konusuyla ilgili olarak yer almaktadir.Yasalar,’Kirliye’ dokunanin da ‘kirli’ kabul edildigini yazmaktadir: "Herhangi bir insan ölüsüne dokunan kişi yedi gün kirli sayılacaktır.” Bu yasak Rahipler için daha da geçerli kilinmistir: “(Rahip) Hiçbir ölüye yaklaşmayacak. Ölen annesi, babası bile olsa kendini kirletmeyecek.”( Lev.21: 11) Kan veya olu’ye dokunma ile ortaya cikan ‘kirlilik’ durumunun fiziksel bir kirlenme olarak kavranilmadigini,kirli olmaktan kurtulmak için gerekli olan ‘paklanma’,’arinma’ ediminin,’kirli’ sahsin sadece elbiselerini yikamasi ve kurban sunmasi ile gerçeklesmesi kurali ile ortaya konulmaktadir.(4) Buradaki ‘kirli’lik, asil anlamini olu ile temastan kacinmayi saglama yani olu yamyamligini engellenme cabasinda bulmaktadir.Anlasiliyor ki olu yamyamligi,Musa donemi Israel toplulugunda hala çok canli bir gelenekti.
Oluye dokunanin ‘kirlenmesi’ ve bu kirli’ye dokunanlarin da ‘kirlenmesi’ biçiminde bir baglantinin gerisinde,eski toplumun bir yasasinin onlenme yasasi bulunuyor gibidir.Bu zincirleme kirlenme kurali,olu eti yiyen birisinin,toplulugun oteki uyelerinin hedefi olmaktan çikarilma cabasini yansitiyora benzemektedir.
Taslayarak oldurme ile olen hedef canlinin eti arasinda var gorunen iliskiyi Musa toplumunda boga ile ilgili bir hukumde de goruyoruz: “ Eğer bir boğa bir erkeği ya da kadını boynuzuyla vurup öldürürse, taşlanacak ve eti yenmeyecektir.”
Boga’nin etinin yenilmesi bu toplulukca yasak kapsaminda olmadigina gore,hukum,boganin,bu topluluk aidi bir bireyin katili olmasi gerekcesine dayaniyor olmalidir.Bu katil boga bu nedenle,tipki,kendi toplum biriminden birisini oldurmus bir birey gibi ele alinmakta ve bireye uygulanan ayni kurallarin hedefi olmaktadir.Boga veya benzeri hayvanlarin,tipki bir insan gibi ele aliniyor olmasi,hayvan totem sisteminin toplum degerlerindeki o zamanki gucune isaret etmektedir.
Eski toplumda,taslama eyleminin katilimcilarini tanimak, o toplulugun kadin, erkek ve cocuk iliskilerini de açiklayabilirdi.
safakacmaz@yahoo.com
(1) Eski Ahit’te Musa, genellikle,dusman topluluklarin ‘tumunu yok etme’ hedefini Tanri’ya dayanarak yineler. "Tanrınız RAB mülk edinmek üzere gideceğiniz ülkeye sizi götürdüğünde, önünüzden birçok ulusu -Hititler'i, Girgaşlılar'ı, Amorlular'ı, Kenanlılar'ı, Perizliler'i, Hivliler'i, Yevuslular'ı, sizden daha büyük ve daha güçlü yedi ulusu- kovacak.Tanrınız RAB bu ulusları elinize teslim ettiğinde, onları bozguna uğrattığınızda, tümünü yok etmelisiniz. Bu uluslarla antlaşma yapmayacaksınız, onlara acımayacaksınız.” (Yas.7: 1)
Burada,dusmanin kilictan gecirilmesi veya baska turlu oldurulmesi,Eski Ahit için pek onem tasimaz.
(2) Madde 12 - (Değişik: 9/7/1953 -6123/1 md.)
“İdam cezası, buna mahküm olan kimsenin asılması suretiyle hayatının izalesidir.
İdam cezası, mahkümun mensup olduğu din ve mezhebin hususi günlerinde icra
olunmaz. Mahkümlar birkaç kişi olursa birbirinin karşısında asılmazlar. Gebe kadınlar doğurmadıkça, akıl hastalığına duçar olanlar iyileşmedikçe idam cezası infaz olunmaz.
İdam cezası hükmolunan kimse hakkında mahkümiyet ilamı Temyiz Mahkemesince
tasdik ve Türkiye Büyük Millet Meclisince tasvip edildikten sonra icra mahallinde, mahkeme heyetinden bir zat ile Cumhuriyet Müddeiumumisi, tabip ve zabıt katibi ve hapishaneler idaresi memurlarından biri hazır oldukları halde mahkumun huzurunda hüküm
okunması suretiyle infaz olunur.
Mahkümun mensup olduğu dinin ruhani sıfatını haiz bir zat ile mahkümun müdafii dahi cezanın infazında hazır bulunabilirler.
İdam cezasına mahküm olan, ana veya baba kaatili ise icra mahalline yalınayak, başı açık ve siyah bir
gömlek giydirilerek götürülür ve hüküm bu suretle infaz olunur.
Asılan kimsenin cenazesi merasim yapılmadan gömülmek üzere mirasçılarına
verilir. Mirasçıları olmadığı veya kabul etmediği takdirde belediye tarafından gömdürülür.
İdam cezasının infazı sureti hakkında bir zabıt varakası tutulur. Zabıt va-
rakası orada memur olarak bulunan zatlar tarafından imza edilir.(1)
(3) ‘El surmek”,’el basmak’ ‘topraga yuzu koyun yatmak’,’yuz kavrulmasi’ deyimleri,calismalarimizda aciklanmasi onem tasiyan deyimlerdir.
(4) Eski Ahit :
"Herhangi bir insan ölüsüne dokunan kişi yedi gün kirli sayılacaktır.
Üçüncü ve yedinci gün temizlenme suyuyla kendini arındıracak, böylece paklanmış olacak. Üçüncü ve yedinci gün kendini arındırmazsa, paklanmış sayılmayacak.
Herhangi bir insan ölüsüne dokunup da kendini arındırmayan
kişi RAB'bin Konutu'nu kirletmiş olur. O kişi İsrail'den atılmalı. Temizlenme suyu üzerine dökülmediği için kirli sayılır, kirliliği üzerinde kalır.
"Çadırda biri öldüğü zaman uygulanacak kural şudur: Çadıra
giren ve çadırda bulunan herkes yedi gün kirli sayılacaktır.
Kapağı iple bağlanmamış, ağzı açık her kap kirli sayılacaktır.
"Kırda kılıçla öldürülmüş ya da doğal ölümle ölmüş birine,
insan kemiğine ya da mezara her dokunan yedi gün kirli sayılacaktır.
"Kirli sayılan kişi için bir kabın içine yakılan Günah
Sunusunun külünden koyun, üstüne duru su dökeceksiniz.”
FARKLI OLDURME BICIMLERININ KAYNAKLARI-1 - TOPLUM VE TARİH - Blogcu









Normal
