Nüve Forum


Şehirler hakkinda kilis ile ilgili bilgiler


Kilis'in Kurtuluşu Kilis tarihi çok eski bir kenttir. 1516 yılında Merc-i Dabık Zaferinden sonra Osmanlılara geçmiş stratejik konumu önem kazanmıştır. I.Dünya savaşında yurdumuz işgal kuvvetleri tarafından işgal edildiğinde Kilis yakınlarına

Like Tree7Likes
  • 5 Post By TAMERR06
  • 2 Post By bulut

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 06.11.08, 11:03
Acemi
 
Üyelik tarihi: Oct 2008
Nereden: ankara
İletiler: 3
TAMERR06 doğru yolda ilerliyor.
Standart kilis


Kilis'in Kurtuluşu

Kilis tarihi çok eski bir kenttir. 1516 yılında Merc-i Dabık Zaferinden sonra Osmanlılara geçmiş stratejik konumu önem kazanmıştır. I.Dünya savaşında yurdumuz işgal kuvvetleri tarafından işgal edildiğinde Kilis yakınlarına gelen 6 tabur İngiliz müfrezesi kışı Kilis***8217; te geçireceklerini bildirerek 6 Aralık 1918 günü Kilis***8217; e yerleştiler. 22 Ekim 1919 tarihinde İngilizler Kilis***8217; ten çekilerek yerlerini Fransızlara bıraktılar. Tunus, Cezayir, Siyam Madagaskar ve Ermeni asıllı Fransız işgal kuvvetleri Kilis***8217; ifiilen işgal ettiler.
İlk ***8220;Kuva-i Milliye***8221; olarak nitelenen çeteler Fransızlarla karşı yıldırma harekatına geçerler. Pek çok şehit vererek boğaz boğaza süngü çarpışmaları olur. Düşmama büyük kayıp verdiler.


20 ay süren mücadele sonunda Fransızlar çekileceklerini bildirdiler. Kuva-i Milliyecilerimiz Albay Polat Bey önderliğinde 7 Aralık 1921 günü Kilis***8217; e girdiler. Hükümet konağındaki Fransız bayrağını indirerek sonsuza kadar dalganacak Türk Bayrağını çekerler.



Milli Mücadelede Kilis

(Ahmet BARUTÇU)


Kilis kenti düşman işgalinden 77 yıl önce kurtuldu. Bu kurtuluş günü tarihte 7 Aralık 1921 olarak kayıtlıdır.


Birinci Dünya Savaşı'nda oyuna getirilen Osmanlı İmparatorluğunu parselleyen işgal kuvvetleri, bir yandan Türkleri yok etme çabalarını tezgahlamaya çalışıyorlardı.


Üzerine kara bulutlar çöken yurdumuzun her yanında kan ağlayan ulusumuz, içinde sönmeyen mücadele volkanının yeniden filizleneceği uygun bir zamanı ve ortamı bekliyordu.


Yıl 1919, Mayıs'ın 19'u. Mustafa Kemal'in Samsun'a ayak basışı tüm ulusumuz için Kurtuluş Savaşı'nın ilk belirgin işareti oluyordu.


Türk Ordusu'nun yanı sıra yer yer silaha sarılarak yurdu düşmandan kurtarma çalışmalarına katılan Kuvayi Milliyeciler'in bir grubu da Kilis ve yöresinde faaliyete geçmişti. Kilis caddelerinde çalımlı turlar atan Fransız askerleri bu yörede de tutunamayacaklarını kısa sürede anladılar. Bir umutla giriştikleri yıldırma politikaları kısa sürede iflas etti.


Kentin batısındaki zeytinlik ve bağlarda üstlenen Kuvayi Milliyeci'ler gece baskınları ile işgalcileri şaşkına çeviriyorlardı. Kuvayi Milliyeciler'in mücadelesi giderek artan hücum ve baskınları sonrasında Fransız'lar Kilis'e geldiklerinden çok farklı biçimde ve arkalarına bakmadan kenti terk ettiler.


Kilis'i düşman işgalinden kurtarmak için tarihe altın sayfalar açanlar, "Ölmek var, dönmek yok" parolasıyla yola çıktılar. Öldüler, fakat dönmediler. Cepheden Cepheye koştular. Analar oğullarını şehit verdiler. Küçük yavrular babalarını bir daha geri göremediler. Bir bir çoğaldı güçlü ordu oldular.


O karanlık günlerde güney cephesinden Kilis'e gelen Mustafa Kemal, Anadolu harekatını başlatırken, Kilis Hükümet Konağı'nın önünde toplananlara şöyle sesleniyordu: "İlk ayak Bastığım Türk toprağındaki bu uyanıklığa cidden hayran kaldım. Ve bir daha iman ettim ki bu millet asla ölmeyecektir. Var olun aziz Kilisliler."


KENT Gazetesi, (Kilis), Sayı: 10433





Kilis 1818 yılında büyük bir kuraklık, 1820***8217; lerde bir deprem, 1826***8217; da veba salgını geçirmiş, 1831***8217; de Mısırlı İbrahim Paşa Ermenilerle halk arasında etkili bir savaş olmuş, bu arda kıtlık, bulaşıcı hastalıklar, çekirge saldırısı gibi afetlerden son derece etkilenmiştir.




1915 yılında Osmanlı Devletinin yenik düşmesine karşın, önce İngilizler***8217; in, sonra Fransızlar***8217; ın istilasına uğramıştır. 7 Aralık 1921 yılında Düşman İşgalinden kurtulmuştur
KİLİS HANEKLERİ(Sözlük)


Acepola:Acaba
Bıldır:Geçen yıl
Eşik:Kapı arkasınraki boşluk
Balkımak:Ağrımak,sancımak
Çebik:Çabuk
Zahar:Yani,herhalde
Seğirt:Koş,yetiş
Tüskeliye:Görmeziye,bilmeden uluorta konuşmmak
Gidişik:Kaşınan
Salmak:Yollamak
Mıkımı:Sürekli
Çöydürmek:İşemek
Çöz:Etin yenmeyen kısmı
Çükündür:Şeker pancarı
Dambıra:Saz
Daraz:Kumaşta eskime belirtisi,çizik
Debbe:Su kabı
Dehliz:Çıkmaz sokak
Demreği:Ekzama
Dereç:Merdiven basamağı
Devirsi gün:Ertesi gün
Deyza:Teyze
Amti:Hala
Dıbık:Şekerli yapışkan
Dürbekiarbıka
Essah:Sahi
Eşkere:Açıkça
Felhan:Ekilibilir toprak
Fennus:Fener,camlı lamba
Geh:Bazen
Habbesi:Toka
Hanek:Kelime,söz
Hapusa:Üzüm suyu ve nişasta bulamacı
Hayır:İncir
Hıra:Zayıf,cılız
Hıntik:Gereksiz,huysuz
Hıntırik:Mızmız
Hıshıs:Gizli,gizli
Horaf:Komik
Horsunmak:Küçük görmek,önemsememek
Hudar:Sebze
Hulk:Öfke
Istıfıl ol:Bildiğin gibi yap
Kaddüs:Kova
Kanne:Şişe
Seybana:Piknik
Cıncık:Cam
Fısırdamak:Hafif sesle konuşmak
Fırfır:Rüzgar gülü,oyuncak
Horanta:Ev halkı
Kapkap:Nalın
Kudama:Leblebi
Kehriz:Lağım
Kemre:Yara kabuğu
Ken:İnat
Kepir:Yumuşak toprak,toprak yol kenarı
Kesek:Kuruyup katılaşan toprak parçası
Keşefe:Büyük bıçak
Köynek:Fanila
Kuttuk:Kısa
Külek:Tahta kazan
Kürtün:Semer
Küşüm:Utanma,sıkılma
Mabal:Günah,vebal
Mahra:Sebze,meyve sandığı
Mezzak:Alay
Mıh:Çivi
Neşel:Nasıl
Mıkrız:Cimri
Moroz ert
Nakıl efa
Neçe:Nice
Neçiye:Kaça
Ölbe:Tahta kutu
Pat-sat:Tek tük
Pissik:Kedi
Puhara:Baca
Pürçüklü:Havuç
Sındak:Eğri,gedik
Şapşak:Kulplu metal su tası
Şapta:Uzun değnek,sopa
Şavayye:Izgara
Şitil:Filiz
Şıttıf:Küçük üzüm salkımı
Taşkala:Telaş
Taydaş:Yaşıt
Tenirşek:Telden çember
Tepir:Hasırdan örgülü,yuvarlak yer sofrası
Berbeh:Kiremit
Carra:Sırlı toprak küp
Çörten:Oluk
Çömçe:Kepçe
Culluk:Hindi
Daraba:Kepenk
Dırabızın:Merdiven korkuluğu
Atebe:Büyük yapı taşı
Hazna:Evlerde penceresiz,girinti oda
Hasıl:Mutfak içindeki su sarnıcı
Hurç:Heybe
Keşmer:Gülünç,soytarı
Kıyyık:Çuvaldız
Lef:Küçük yapı taşı
Loğ:Taş silindir
Loğlaz:Lübye
Matmah:Mutfak
Melhefe:Mitil
Mahfara: olma oyma bıçağı
Mıkla:Sarmısak ve yoğurtlu yumurta yemeği
Malhıta:Mercimekli çorba
Nehese: elikli demir süzgeç
Süllüm:Tahta merdiven
Söbek:Musluk
Şegef:Taş kırıntısı
Siyeç:Bahçe çiti
Söğülme:Közlenmiş patlıcan yemeği
Sako:Ceket
Züngül:Bastığın zeytinyağında kavrulması ile yapılan tatlı
Zılgıt:Bayanların ağız ve dilleriyle çaldıkları şenlik nidaları
Cicom:Güzelim
Mahsere:Zeytinyağı sıkılan yer
Mahmil:Tahta sandık,dolap
Bıldır:Geçen yıl
Tıskiyt:Aşağılama sözü
Istıfıl ol:Kendi çarene bak
Balkı:Ağrı
Mıkımı:Sürekli
Ağı:Zehir
Basırık:Sürgü
Bayak:Az önce,demin
Bed:Yanak
Bahşire:Pazarlık
Beleş:Bedava
Cahal:Toy delikanlı
Çarpana:Eskimiş pabuç
Çömez:Yardımcı
Çıkrık:Makara
Çimmek:Yunmak,yıkanmak
Tuman:Külot
Yılık:Aralık
Yırak:Uzak
Zahar:Herhalde
Zıbar: efol,gette yat
Zibil:Süprüntü,hayvan gübresi
Zifir:Yağ bulaşığı
Cercer:Hayvanın çektiği ilkel döver-biçer
Curun:Taştan oyulmuş su kabı
Soku:Taş dibek
Pürtük: üz olmayan yer
Sokum:Lokma
Söbe:Oval
Vesvese:Evham,şüphe
Yirik:Yırtmaç
Yahu:Ey
Tabaka:Eski evlerin ikinci katı,tütün kutusu
Çıkma:Eski evlerde tabakadan sonra dört merdivenle çıkılan üçüncü kat
Küp:Eskilerden,içme suyunu soğutmak için yapılan su kabı
Süğük:Toprak damların kenar kısımlarına konan odun,çalı
Tokaç:Suda yün yıkamak için kullanılan ağaçtan yapılmış,saplı,geniş tokmak
Çulha: okuma
Akit:Hanımların bacak kıllarını temizlemek için,pekmez kaynatılarak yapılan,yapışkan,koyu sıvı
HabbesiFirkete)Hanımların saçları için tel saç tokası
Çıra:Eski gaz lambası
İdare:Pamuk ipliği fitil olarak kullanılan,gaz ile yakılan aydınlatıcı,tenekeden ilkel lamba
Top:Pekmez yapılmak için hazırlanan üzüm topacı
Kudama:Leblebi
Küllük:Çamaşır ve bulaşıkların yıkanmasında kullanılan,su karıştırılarak yapılan kül çamurunun konulduğu duvariçi taştan dolap.Hasıl.
Ferfit: üzenli olmayan ölçüğe gelmeyen
Kile:Bir tür tahıl ölçeği ve kabı.Buğday tartısı için bir kile,ortalama 25kg.dır
Timinneyi:Kile'nin yarısı
Uraplağı:Kile'nin 1/4ü.6kilo 250gr.
Döveme:Topaç
Diş:Rüya
Eşşik:Kapı arkasında,oda girişindeki aralık
Hayme:Çubuk,dal vs.ile yapılan çardak
Kıs kıs:Gizli gizli
Hapsa:Üzüm suyu ile nişasta bulamacı
Şire:Üzüm suyundan elde edilerek yapılan,sucuk,bastık,muska gibi mamüller
Kalaz: eriden yapılmış su kabı
Kabala:Götürü
Kahke:Simit
Karbi:Çiğ
Kalaba:Kalabalık
Kalle:Para kutusu,kumbara
Kıh:Koyun,keçi fışkısı(dışkısı)
Kadim:Uğurlu,eski
Kütküt:Arpacık
Meses:Ucunda,demirden keski olan kalın sopa
Nahır:Büyükbaş hayvan sürüsü
Mırrık:Zeytinyağının dibe çöken tortusu
Tepir:Hasırdan örülen yuvarlak yer sofrası
Udum:Beceri
Yazı:Ova,açık düz alan
Züngül:Pestil ve yumurtalı unla yapılan tatlı
Gerebiç:İçine fıstık veya ceviz konularak irmik ve un ile hazırlanan bir tür şekerli pasta
Bilbik:Açmamış gül,gonca







KİLİS HANEKLERİ(SÖZLÜK)-2





Abdal:ilenci Acar:Yeni Eşkere:Açık açık
Beri:Buraya Bıldır:Geçen yıl Cılk:Bozulmuş
Coğap-covab:Vevap Döşek:Yatak Deveme:Sallanma
Herisi:Bal Eşik:Kapı önü Kancık:Eşeğin dişisi
Kehriz:Lağım Kıh:Keçi-koyun gübresi Kirt:Ansızın alma
Kirtik:Küçük parça Kömeci:Yardımcı Göneri
Küncü:Susam Kuymak:Yağlı hamur Moroz:Maraz
Savış:Git Semsek:Börek Sası:Kokmuş
Söyme:Küfür etme Sömelek:Lapa buğday Süyüm:Karış
Depik:Tekme ile vurma Utuzmak:Kaybetmek Utmak:Kazanmak
Yırak:Uzak Gidişik:Kaşıntı Allek:Aşırı titiz
Nehase:Sac süzek Hudar:Sebze Teh:Çürümüş üzüm taneleri
Tist:Bakır kab Afara:Toprakla karışık ürün Areyeş:Çardak
Mertabanı:Tepsi Halle:Büyük kazan Has:Marul
Hırtmak:Nefret etmek Ofurtmak:Abartmak Meyit:Ölü
Mahsere:Zeyt imal. Mahmilolap Lohme:Kolay kazanılan
Sındı:Makas Yorum:Hitap sözü Donkazanı:Çamaşır kazanı
Dubaraalavera Eşkere:Açık söz Haset:Kıskanç
Hazna:Kiler Leğençe:Madeni kab Mıkrıs:Cimri
Sefil:Uslu,biçare Zahar:Herhalde Keşkelem:Ne olurdu anlamında
Bayak:Az önce Biar:Arsız,şamatacı Bişgel:İyi pişmiş
Bönbön:Aptal bakışı Çebiş:Bir yaşındaki keçi Dehliz:Çıkmaz sokak
Değirmi:Yuvarlak Epridi:İyi pişti Domalmak:Belin 90 derecelik eğimi
Fışkı:Eşek gübresi Gesar Heder:Bozma,çürütme
Hös:Sus Kabala:Götürü Kapkap:Takunya
Keyirmez:Zahmet olmazsaMezzak:Alay etme Öte:İleri






+Maho getti Mısır'a +Çapıtı kirişli
G.tünü pissikler ısıra Mangırı gümüşlü


+Neler yedi bu diş +Kurban olduğum zahter
Ne altın olur ne gümüş O da dağlarda biter


+Melle usta melle şeğirt +Yüz verdik Ali'ye
Al bardağı suya seyirt Ali sı.tı halıya


+Adam bildik eşşeği +Al havara,yaz duvara
Altına serdik döşşeği


+Sen ağa ben ağa,bu ineği kim sağa +Cıllıdı bişti,karnı şişti


+Tahne bekmez,yerden kalkmaz +Kele bacım,bu karın mı curun mu


+Öksüzün yüzüne şeytan işermiş +On paralık eşeğin,
Beş paralık sıppası olur
+Moroz senin karnına
Girede hiç çıkmaya


+G.tünü pissikler ısıra

KİLİS'Lİ ÜNLÜLER






CANBOLAD BEY (XVI.Yüzyıl)




Tahminen 1504 yılında doğmuştur. Canbolad Bey***8217;in babası Kasım Bey, Yavuz Sultan Selim***8217;in Mısır seferinde Hayre Bey***8217;le birlikte padişahın yanında yer alınca; Yavuz Sultan Selim, Kasım Bey***8217;i İstanbul***8217;a çağırdı. Daha sonra Halep Beylerbeyi Karaca Paşa***8217;nın iftirasına uğrayan Kasım Bey idam edildi, ama oğlu Canbolad, padişahın koruması altına alındı.




Kanuni Sultan Süleyman döneminde Belgrad, Boğdan, Rodos ve Bağdat seferlerine katılarak yararlılıklar gösteren Canbolad Bey, daha sonra Kilis ve yöresindeki asayişi sağlamakla görevlendirildi. Kimi kaynaklar, Kilis ve yöresinin kendisine ***8220;ocaklık***8221; olarak verildiğinden söz eder.




Canbolad Bey, padişah III. Selim döneminde Kıbrıs***8217;ın fethi sırasında (1571) Magosa***8217;da şehit olmuştur.




Kilis***8217;te kendi adını taşıyan ve halen hizmet veren cami (Canbolai/Canboladiyye/Canbolaoğlu/Tekke/Tekye Camii) yanında türbesi de bulunan Canbolad Bey***8217;in vakfiyesi de vardır.







RUHİ EFENDİ (1720-1797)




Öğrenimini Kilis***8217;te yaptı; Güllü Cami Medresesi***8217;nde dersler verdi. Arapça ve Farsça bilen Ruhi Efendi, İslam kültürü ve tasavvuf konusunda yaptığı çalışmalar yanında şiir de yazmıştır. ***8220;İnşa***8221;, ***8220;Kur***8217;an Havası***8221;, ***8220;İbretname***8221; adlı yapıtları yanında bir de ***8220;Divan***8217;ı***8221; vardır.







BEKİR VAHİD EFENDİ (1802-1887)




İlk öğrenimini mahalle mektebinde yapan Bekir Vahid Efendi, medresede önce Hocazade Abdurrahman Efendi***8217;nin, sonra Sadakazade Hacı Sadık Efendi***8217;nin derslerine devam etti. Arapça ve Farsça bilen Bekir Vahid Efendi, hocalarından icazet alarak Ulu Camii Medresesi***8217;nde dersler verdi. ***8220;Ebced***8221; hesabıyla Salih Ağa çeşmesinin kitabesini de yazan Bekir Vahid Efendi şiir de yazmıştır.







ABDULLAH SERMEST EFENDİ (1819-1880)




Öğretimine Kilis***8217;te mahalle mektebinde başladı. Hacı Hafız Efendi***8217;nin derslerine devam etti. Kilis***8217;i işgal eden Mısırlı İbrahim Paşa, Abdullah Sermest Efendi***8217;yi Mısır***8217;a asker olarak gönderdi. Burada zamanın ünlü hekimi Kölit Bey***8217;den tıp; daha sonra Mekke***8217;de Şeyh Mehmet Canı Efgani***8217;den de tasavvuf dersleri aldı. Kilis***8217;e dönerek Baytazzade Tekkesini kurdu.




Mutasavvuf bir şair olan Abdullah Sermest Efendi***8217;nin şiirlerini içeren ***8220;Divan***8217;dan***8221; başka ***8220;Sıffeyn Vakası***8221; adlı bir de risalesi vardır.







HOCAZADE ABDULLAH ENVERİ EFENDİ (1826-1887)




Büyük Hoca adıyla ünlü Hocazade Abdurrahman Efendi***8217;nin oğludur. İlk öğrenimini ve yüksek öğrenimini babasının yanında, onun derslerine devam ederek yaptı. İcazetnamesini aldıktan sonra, Kesik Minare Medresesi***8217;nde dersler vermeye başladı.




Akıl yürütme ve mantık konusunda çalışmalar yapan Abdullah Enveri Efendi,özellikle mantık konusundaki yazılarıyla ünlüdür.




***8220;Tastikat***8221; haşiyesini Abdülmecit Hana takdim etti, ödül aldı.




Başlıca yapıtları : ***8220;Tasavvurat Tastikat Fenari ve İsagoci Haşiyesi***8221; , ***8220;Hüseyniye Haşiyesi***8221;, ***8220;Celattini Devvani Haşiyesi***8221;, ***8220;Akaid Şerhi Haşiyesi***8221;, ***8220;Hayali Haşiyesi***8221;,***8220;Tezhibül Mantık Haşiyesi***8221;, ***8220; Miribül Fetih Haşiyesi***8221;.







NECİP ASIM YAZIKSIZ (1861-1935)




Kilis***8217;te bir süre Bekir Vahit Efendi***8217;den dersler alan Necip Asım Bey, Şam Askeri İdadisi***8217;nde okuduktan sonra 1880 yılında İstanbul Harp Okulu***8217;ndan mezun oldu. II.Meşrutiyet***8217;ten (1908) sonra İstanbul Dar-ül Fününu***8217;nda müderrislik yaptı; 1927 yılında da Erzurum milletvekili oldu.




Türk tarihini ilk kaleme alanlardan biri olan Necip Asım Bey, Arap harfleriyle ***8220;etrak***8221; biçiminde yanlış yazılan ***8220;Türk***8221;, sözcüğüne ***8220;vav***8221; harfi ekleyerek doğru yazılmasını sağladığı için ***8220;vavlı Türk***8221; adıyla anılır.




Türk dilinin sadeleşmesi için uğraş veren Necip Asım Yakasız***8217;ın ***8220;Lugat-ı İlmiye ve Fenniye***8221;, ***8220;Usul ve İnşa***8221;, ***8220;Ural-Altay Lisanları***8221;, ***8220;Mükemmel Sarf ve Nahiv-i Osmani***8221;, ***8220;Eski Türk Yazısı***8221;, ***8220;Türk Tarihi Umumisi***8221;, ***8220;Milli Aruz***8221;, ***8220;İlm-i Lisan***8221;, ***8220;Osmanlı Tarihi***8221;, ***8220;Eski Savlar***8221;, ***8220;Orhon Abideleri***8221; adlı yapıtları vardır.







MUALLİM RİF***8217;AT BİLGE (1874-1953)




İlk ve orta öğrenimini Kilis***8217;te tamamlayan Rifat Bey, bir süre ***8220;Kör Hüseyin Ağa Medresesi***8217;ne devam etti. Bekir Vahit Efendi, Hacı Fazıl Efendi ve Keçikzade Müftü Abdurrahman Efendi***8217;den dersler aldı. Sonra İstanbul***8217;a giderek Dar-ül Muallimin Mektebi***8217;ne (Yüksek Öğretmen Okulu) girdi. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi***8217;nde ve bir çok yüksek okulda Arapça, Farsça, Türkçe, Coğrafya, Tarih, Edebiyat, Akaid, dersleri verdi.




Türk kültürü için çok önemli olan bir çok eski eser, onun gayretli çalışmalarıyla ortaya çıkmıştır.




Türk Dil Kurumu***8217;nun yürüttüğü ***8220;Tarama Sözlüğü***8221; çalışmalarını başlatan ve dilimize pek çok sözcük kazandıran Muallim Rıfat Bilge***8217;nin başlıca çalışmaları şunlardır:




Kaşgarlı Mahmut***8217;un Divanı Lügat-ı Türk, Kitab-ı Dede Korkut, Katip Çelebi***8217;nin Keşf-i Zünun ve Zeyli Bağdat***8217;lı İsmail Paşa***8217;nın Esma-ül Müellifin, Kubt-i Mekki***8217;nin İstanbul Seyahatnamesi ile Sadi***8217;nin Gülistan ve Bostan adlı yapıtlarının tercümesidir.







İSLAM BEY (1897-1970)




Kilis***8217;in güçlü ailelerinden (Hacı Şerif Ağa) olan İslam Bey***8217;in asıl adı Mehmet***8217;tir.




I.Paylaşım Savaşı***8217;nda Çanakkale***8217;de savaşır. Mondoros Mütarekesi hükümlerine göre Osmanlı ordusu terhis edilince Kilis***8217;e döner. Bölgenin İngiliz ve Fransız askerlerince işgal edilmesi üzerine Kilisli yurtseverlerle birlikte Kuvay-ı Milliye örgütünü kurup, düşmanı yöreden kovuncaya dek savaşır. Cumhuriyet yönetimi döneminde bir süre Kilis Belediye Başkanlığı da yapan İslam Bey***8217;in, Kilis adıyla özdeşleşmiş bir ünü vardır.







HAFIZ KAMİL KIDEYŞ (1911-1984)




İlk öğrenimini özel olarak Ahmo Hoca ve Hafız Efendi***8217;den alarak tamamladı. Daha sonra Antakya ve Halep***8217;te bulundu. Arapça, Farsça bilen Hafız Kamil, Şeyh Necip Efendinin derslerine katıldı; Şabaniye ve Haşimiye Medreselerini bitirerek, icazetname***8217;sini aldı.




Kur***8217;an hıfzından başka ***8220;Subhe-i Sıbyan***8221;,***8220;Tuhfe***8221; günümüze ulaşan belli başlı çalışmalarıdır.







Prof.Dr.ALAEDDİN YAVAŞÇA (01.Mart.1926)




Babası, Kilisli Divan şairlerinden Yavaşçazade Sezai Efendi***8217;nin oğlu, Hacı Cemil Efendi***8217;dir. Annesi Kınoğlu Kadri Efendi***8217;nin kızı Enver Hanım***8217;dır.




Kilis Kemaliye İlkokulu***8217;nu ve Kilis Ortaokulu***8217;nu bitirdikten sonra lise öğrenimini Konya Lisesi ve İstanbul Erkek Lisesi***8217;nde tamamladı. Tıp Fakültesini bitirip, ***8220;kadın doğum***8221; hastalıkları üzerine ihtisas yaptı. İstanbul***8217;da çeşitli hastanelerde çalıştıktan sonra Haseki Hastanesi Başhekimi iken emekli oldu.




Üniversitede tıp öğrenimi yaparken, Sadettin Arel, Zeki Arif Ataergin, Nuri Halil Poyraz, Refik Fersan, Mesud Cemil, Ekrem Karadeniz gibi Türk musikinin değerli ustalarından dersler alan Dr.Alaeddin Yavaşça; İstanbul Belediye Konservatuarı, İstanbul Üniversitesi Türk Musikisi Korosu, İleri Türk Musikisi Konservatuarı***8217;nda solist, koro şefi olarak çalıştı. Türk musikisine katkılarından dolayı kendisine profesörlük unvanı verdi.




Prof.Dr. Alaaddin Yavaşça***8217;nın icracılığı yanında 450 civarında beste, semai, şarkı, çeşitli saz eserleri (peşrev, saz semaisi, ayin ve ilahi) formunda besteleri vardır. Bunların çoğu TRT repertuarına girmiştir.






Kilis'imin bağları Baharında kışında Sevdası gönlümdedir
Kekik kokar dağları Toprağında taşında Hayali gözümdedir
Kültürü aydınları Sihirli bir güzellik var Tarihten ses getiren
Aydınlatır çağları Kara taşın başında Büyü camilerdedir









İnsanları cömerttir Akşam güneş batarken Yemyeşil ovasından
Hemde efece merttir Gün uykuya yatarken Zeytinler arasından
İkramda ve sevgide Kilis bir başkalaşır Anılar canlanıyor
İller içinde tektir O demleri yaşarken Yılların arkasıdan





Prof. Dr. AHMET TANER KIŞLALI (1939-1994)




Anne ve babasının memuriyet nedeniyle Zile***8217;de doğan Ahmet Taner Kışlalı, ilk ve ortaokul öğrenimini Kilis***8217;te tamamladı. İstanbul Kabataş Erkek Lisesi***8217;nde mezun olduktan sonra bir yıl Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi***8217;ne devam etti; daha sonra, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi***8217;ne girdi. Bu okuldan mezun olunca Fransız Hükümeti***8217;nin verdiği bir burstan yararlanarak Fransa***8217;ya gitti. Paris Hukuk ve İktisadi Bilimler Fakültesi***8217;nde doktora öğrenimi tamamladı.1967 yılı sonunda ***8220;Anayasa Hukuku ve Siyaset Bilimi***8221; dalında doktor unvanını kazandı.




1968***8217;de Ankara Üniversitesi Basın-Yayın Yüksek Okulu***8217;da daha sonra Hacettepe Üniversitesi İdari Bilgiler Fakültesi***8217;nde, 1974 yılında da Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi***8217;de öğretim üyesi olarak çalıştı. 1977 yılında İzmir milletvekili olan Ahmet Taner Kışlalı, bu yasama döneminde Kültür Bakanı olarak görev yaptı. 1988***8217;de profesör olan Ahmet Taner Kışlalı bir suikast sonucu yaşamını yitirdi.




Çok sayıda makalesi yanında belli başlı yapıtları:




***8220;Forces Politigues Dans la Turguie Modern***8221;, ***8220;Öğrenci Ayaklanmaları***8221;, ***8220;Siyaset Bilimi***8221;







NEJAT UYGUR (1927)




1927 yılında Kilis***8217;te yılında doğdu. Öğreniminin bir kısmını Kilis***8217;te yaptı. Daha sonra. İstanbul Güzel sanatlar Akademisi heykel bölümüne girdi. Ama sanat yaşamına tiyatro ile devam etti. Bir süre Halkevleri Tiyatro Toplulukları***8217;nda çalıştıktan sonra kendi adına bir tiyatro topluluğu kurdu. TRT***8217;de ve özel televizyonlarda çeşitli oyunlar sergiledi.




Geleneksel Türk Tiyatrosu***8217;nun yaşayan son temsilcilerinden biri olan Nejat Uygur***8217;un sahnelediği ve bizzat oynadığı başlıca oyunlar şunlardır:




***8220;Cibali Karakolu***8221;, ***8220;Damdaki Zurnacı***8221;, ***8220;Kilis Horozu***8221;, ***8220;Ümit mi, Simit mi?***8221;







SEYFETTİN BAŞCILLAR (1930-




İlk ve orta öğrenimini Kilis***8217;te tamamladıktan sonra Gaziantep Lisesi***8217;ni bitirdi. Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi***8217;nden mezun oldu; Gaziantep ve Kilis***8217;te veterinerlik yaptı.




Şiirimizde ***8220;İkinci Yeni Şiir***8221; akımının önemli temsilcilerinden olan ozanın şiirleri; ***8220;Türk Dili***8221; , ***8220;Yeditepe***8221; , ***8220;Sanat Olayı***8221;, ***8220;Hisar***8221; ve ***8220;Papirus***8221; adlı dergilerde yayımlandı.




Başlıca yapıtları: ***8220;Önce Bulut Vardı***8221;, ***8220;Altınçağı Ölümün***8221; , ***8220;Çicek ve Silah***8221; , ***8220; Sokak Şarkıları Unutulmasın***8221;, ***8220;Kıyısızlık***8221; ve ***8220;Kilis***8217;li Divan Şairleri Antolojisi***8221;







HINCAL ULUÇ (1939)




1939***8217;da Kilis***8217;te doğdu. İlk ve orta öğrenimini Kilis***8217;te tamamladıktan sonra Ankara Kurtuluş Lisesi***8217;ni, daha sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi***8217;ni bitirdi.




***8220;Yeni Gün***8221;,***8221;Olay***8221;, ***8220;Sabah***8221; adlı gazeteler yanında ***8220;Erkekçe***8221;,***8221;Gelişim Spor***8221; ve ***8220;Nokta***8221; adlı dergilerde genel yayın yönetmeni ve köşe yazarı olarak çalıştı.




İngilizce bilen Hıncal ULUÇ, 1982, 1983, 1987 yıllarında Gazeteciler Cemiyeti tarafından yılın gazetecisi seçildi.




***8220;Sarı Basın Kartı***8221; sahibi olan gazeteci-yazarın ***8220;Sarı Kırmızı Kaşkol***8221; adlı bir kitabı vardır.








Öztürk SERENGİL:




1932 Artvin doğumlu olup Kilisli memur ailesinin oğludur.Çocukluğu babasının memuruyeti
nedeniyle değişik kentlerde geçmiştir.Ünlü sinema sanatçımızın 100'ün üzerinde filmi olup
geçtiyimiz yıllarda vefat etmiştir.






Orgeneral Doğan GÜREŞ:




Kilisli ünlü türk askeri olup,1926 doğumludur.Ulaştırma subayı olarak Harp Okulu'nu(1947)
ve Harp Akedemisini(1965) bitirdi.Çeşitli askeri görevlerde bulunduktan sonra 1985 yılında
Orgeneralliğe yükseldi.Harp Akedemileri Komutanlığı,1.Ordu Komutanlığı yaptı.1988'de Kara
Kuvvetleri Komutanlığı'na,Aralık 1990'da Genelkurmay Başkanlığı'na atandı.Emekli olduktan
sonra aynı yıl(1995) Kilis Milletvekili seçildi.Halen ikinci kere milletvekili olarak görev
yapmaktadır.






Orgeneral Safter NECİOĞLU:




Kilisli Necioğlu ailesindendir.Hava Kuvvetleri'nin değişik kademelerinde önemli hizmet-
lerde bulunmuş,Hava Kuvvetleri Komutanı olarak bu görevinden emekli olmuştur.






Nedim ÖKMEN:




1950'li yıllarda Gaziantep(Kilis) milletvekili seçildikten sonra Tarım ile Maliye Bakan-
lığı yapmıştır.Ünlü siyaset adamıdır.1967 yılında İstanbul'da ölmüştür.






Aydan ŞENER:




Kilis'te doğmuştur.Bir süre Kilis Lisesi'nde müzik öğretmenliği yapan müzisyen bir baba-
nın kızıdır.Babası ayrıca Kilis Lisesi marşının da bestekarıdır.Sinema ve televizyon sanat
çısı olarak ünlenmiş olup,en önemli filmi Çalıkuşu'dur.








İ.Halil TAŞKENT:




Kilis'de doğmuş ilk ve orta öğrnimini burada tamamlamıştır.Lise Coğrafya öğretmenliğin-
den emekli olmuştur.TV.programları(TSM) yapmıştır.Türk Sanat Müziği solisti,bestekar ve
şarkı sözü yazarıdır.






Reşit MUHTAR:




Kilis doğumludur.Konservatuvar müzik bölümünü bitirmiştir.Bir süre Kilis'te müzik öğret-
menliği yapmıştır.Halen TRT İzmir Radyosu'nda THM.sanatçısı olarak görev yapmaktadır.





KİLİS SOKAKLARI EVLERİ VE GENEL ÖZELLİKLERİ Aysun (ÖZALP) SADIÇ (*)






(Bu bölgede evler genellikle halk arasında ***8220;dam***8221; denilen düz (toprak) çatılı, dışa kapalı, dışarıya penceresi olmayan, içeride avlusu (havış, bahçe) olan evlerdir. İklim koşullarına uygun olarak yetiştirilen biber, üzüm, incir vb. meyve ve sebzeler evlerin ***8220;dam***8221; denilen yerlerinde kurutulur ve salça, pekmez, sucuk yapılır.)







1. Kilis***8217;te Sokak ve Evlerin Özellikleri:



Halk, toplumsal yaşamı sürdürebilmek, barınabilmek için evlere gereksinim duymuştur. İşte Kilis***8217;te yapılan evler de yaşayan halkın gereksinimlerini karşılayacak bir tarzda inşa edilmiştir. Eski Kilis evlerinin hemen hepsinin halka şeklinde kapı ***8220;şakşakısı***8221; (kapı çalma aleti) ve büyük demirden ***8220;kapı eli***8221; vardır. Eskiden hacdan gelenlerin kapıları boyanır, yeni evlenenlerin ise evlerinin dış duvarına kireçle gelin-damat figürleri çizilirdi. Evler genellikle havuşlu (avlulu) olup odalar ve mutfak bu havuşun etrafında toplanmıştır.




Mahalle araları genellikle dar sokaklar, dehlizler (çıkmaz sokak) veya kabaltılarından oluşur. ***8216;Tonos***8217; yapı ve ***8216;Tünel***8217; de deniyor. (Üstü kapalı sokak. Sokakların bir bölümü üzerine evin bir mekânının yapılması ile yazın sokaklar gölge, üzerindeki evler ise serin olur). Bu dehlizlerin içinde birbirinden bağımsız 4 veya 5 ev bulunur. Eskiden bu dehliz denilen yerde olan evler daha kıymetli olduğu için Kilis***8217;in ileri gelen ailelerinin evleri genellikle ya dehlizlerde ya da ara sokaklarda bulunmaktaydı. Bunun nedeni ise savaş yıllarında insanların evlerinin göz önünde bulunmasını istememeleridir.




2. Geleneksel Kilis Evlerini Oluşturan Bölümler:




a) Havuş




Zengin bir tarihe sahip olan Kilis evleri sokaktan ayrılmış havuşlar etrafında gelişmiş yapılardır. Evlerin girişinde genellikle solda veya bazen de sağda yüznumara (tuvalet) bulunur. Genellikle bütün evlerde su kuyuları bulunur ve su ihtiyacı buradan karşılanmaktadır. Yaz mevsiminde yemekler veya et bozulmasın diye satıl (kulplu bakır kap) içinde kuyuya sallanır. Havuşta ekinlik bulunur ve bu ekinliklerde gül, karanfil, rahen (reyhan), asma, limon, portakal, kayısı yetiştirilirdi.




Kilis evleri odalar, havuş, mutfak ve mağara (kiler ve odunluk olarak kullanılan bodrumdaki oda) denilen yerlerden oluşmaktadır. Bu odalar havuşun etrafında toplanmıştır. Odalar güneye, batıya ve kuzeye karşı inşa edilir ve garp oda, şark ev, kıble oda, poyraz oda gibi isimlerle adlandırılırdı. Kışın güneye yazın ise kuzeye bakan odalarda oturulurdu. Kışın oturulan oda havuşun 3***8211;4 merdiven basamağı aşağısındadır. Diğer odalara ise havuştan direk girilir veya 4***8211;5 basamaklı dereçle (merdiven) çıkılan tabaka odalara geçilir. Oda tavanının 40***8211;50 santimetre kadar aşağısında kuş pencereleri bulunur. Bu pencereler genelde oval ve dikdörtgendir, odanın ışık almasını sağlar. Odalar 3-4 tağa (pencere) ve giriş kapısından oluşur. Evlerin ve odaların yapı malzemesi yontma taştır.







b. Mağara:




Mağaralar, kiler olarak kullanılan serin yerlerdir. Buranın sıcaklığı her zaman 5***8211;6 derece daha düşük olur. Bazı evlerde mağaraya diğer odadan iç bir kapı ile havuşa çıkmadan veya mutfağın içinden geçilir. Mağaralarda yıl boyu gerekli olan ***8220;zahre***8221; (mutfak ihtiyaçları: zeytin, turşu, peynir, salça, pekmez, sadeyağ vs.) carralarda ( küpler), özel sandıklarda muhafaza edilir. Eğer başka mağara yoksa kullanılmayan ve kapalı yerde durması gereken eşya ve odunlar da burada muhafaza edilir. Sıcak günlerde aile fertleri bu mağaralarda vakitlerini geçirirlerdi. Çünkü buralar serin ve loş yerlerdir.




c. Oda:




Odalara, kapıdan eşikle girilir.(Bu eşiklik, genellikle 2 metre eninde, 3 metre uzunlukta 60 santimetre derinlikte özel işlenmiş mermerlerle süslüdür.) Oda kapıları genellikle ***8211;tahtadan- çift kanatlı ve arkası mandallıdır. Oda içinde yük yerleri, mahmiller (gömme dolap) ve alt kısımlarında çekmeceler bulunmaktadır. Yük yerlerine döşekler, yorganlar, yastıklar konulur ve bembeyaz kaneviççe (bir çeşit oya) işlemeli örtü ile kapatılırdı. Odanın duvarına ***8220;kahveci güzeli halısı***8221; (ipekli, kahve içen bayanlar figürlü duvar halısı) ve idare lambası (gaz lambası) asılırdı. Çekmecelerde ise evde ihtiyaç duyulan çamaşırlar saklanırdı.




Odaların tavan kısımları genellikle direk olup, altlarına sıva yapılacaksa tahta çakılır, direğin üzerine toprak çekileceği zaman dam loğlanırdı. (Loğ: Silindir iki tarafından delik siyah taştır.) Loğ bir çekecekle bağlanıp, toprak damın üzerinde yürütülür, bu işleme ***8220;loğlama***8221; denir. Damlarda toplanan yağmur suları, taştan veya sacdan yapılmış çörtenle (yağmur sularının damlardan akıtıldığı taş veya sac oluk) havuşa iner, oradan da evin atık sularının geçtiği bellea***8217;larla (havuştaki kullanma sularının geçtiği ark) dışarıya akıp gider. Kışın çok önceleri ***8220;tandır***8221;(odaların orta yerinde ısınmak için bulunan mangal ateşi ile ısınan çukur yer) veya mangal ile ısınılırken daha sonraları soba ile ısınılmıştır. Tandır, evin orta kısmında bulunan gömme bir taş üzerine konulan ahşap bir kürsü ve onun üzerine örtülen geniş bir yorgandan oluşan bir ısıtma şeklidir. Evlerde baca yoktur. Sobanın borusu tağadan (pencere) çıkarılırdı. Odalar yıkandığı zaman sifon bulunmadığı için odalarda yerde küçük ve derin çukurlar bulunurdu. Oda yıkandığında pis su buraya biriktirilir ve bir tas ile alınıp dökülürdü. Genelde odaların içinde sandelye, divan, somya(sedir), halı, kilim, yer minderi gibi eşyalar kullanılırdı. Odaların pencereleri genellikle demir korkulukludur.





d. Özel Oda:




Eski evlerde bir de hali vakti yerinde, varlıklı zengin kişilere ait, özel odalar bulunurdu. Bu odalar ***8220;haremlik-selamlık***8221; denilen iki bölümden oluşurdu. Selamlık dış kapısı, cadde veya sokak kısmına açılır, orta kısmında küçük bir havuş bulunur ve burada bir veya iki oda daha vardır. Selamlık avlusundan ve ayrı bir kapıdan haremlik bölümüne geçilir. Mutfakta hazırlanan ikramlar, selamlık-haremlik arasındaki küçük bir pencereden yapılır. Yatılı gelen konuklar için, selamlıkta bulunan odalar, misafirhane olarak kullanılırdı.




Bu odaların içinde sedirler, divanlar, yer minderleri, yün yastıklar, kahve kavurmak için tava, kahve kavurma kepçesi, kavrulmuş kahveyi dövmek için dibek-tokmak ve ateş mangalı bulunurdu. Kahve, kahve ibriğinde mangalda devamlı kaynar ve konuklara verilmek üzere her zaman hazırdır.




Kahve o zamanlarda Arabistan ve Sudan***8217;dan gelir, odalarda hizmetliler tarafından, kahve tavasında kavrulur, çekilir, içerisine kakule ağacının çekirdeklerinin içerisindeki tohumlar ezilerek, çekilmiş kahveye ilave edilir. Kakulenin zihin açıcı, hazmettirici, yatıştırıcı özelliği vardır. Bu baharat da Hindistan, Çin, Pakistan, Arabistan gibi ülkelerde yetişir ve oralardan gelmektedir. (Arapça adıyla, Habbil-hel denmektedir).




Bu odalarda, müderrisler ve eğitim düzeyi belli olan kişiler toplanır, bağ, sebze bahçeleri, zeytinlikler, köy ve tarlalarda ekilen ürünler hakkında zirai bilgiler konuşur, tartışırlardı. Ayrıca fen, edebiyat ve dini konularda etraflıca konuşulurdu. Musiki, felsefe, mantık gibi bilim konuları, müderrisler tarafından okutulur ve anlatılırdı.




Kilis***8217;te Neşet Efendi Konağı ( şimdi İl Halk Kütüphanesi olarak kullanılmaktadır), Ahmet Bey Konağı, Osman Daldaban***8217;ın, Şıhlar Mahallesi***8217;ndeki evi, Bölük Mahallede
Şeyh Efendi***8217;nin Tekkesi bu evlerden bazılarıdır.



e. Mutfak:




Mutfak avlunun doğu kısmında bulunur, bir kapısı ve bir penceresi vardır. Mutfağın bir bölümünde yemek pişirmek için 3***8211;4 gözlü ocak vardır ve üzerinde puharı (baca) bulunur. Eskilerin anlattıklarına göre, puharının temizleme işlemi şu şekilde yapılır: Kümes hayvanları ( tavuk, hindi, horoz) ayakları iple bağlanarak puharıdan aşağıya sarkıtılır, çırpınan kümes hayvanının kanatları bu şekilde puharıyı temizlemiş olur. Temizleme işini bitiren kümes hayvanı kesilir ve ev için yemek yapılır. Daha önceleri ekmek evde pişirildiği için; ya havuşta ya da mutfağın içinde duvara gömülü ekmek tandırı bulunur. Mutfağın bir bölümünde ***8220;küllük***8221; bulunur, ocaktan alınan küller elenir, küllük denilen yere konur, üzerine su ilave edilir, dinlenen bu küllü suyla bulaşık ve çamaşırlar yıkanır. Küllü su, içerisinde bulundurduğu organik, kimyasal maddelerden dolayı arındırıcı, beyazlatıcı özelliğe sahiptir.




Mutfakta günlük işlerde kullanılan ekmek kazanı, hamur leğençesi, et dövme taşı, su kaddüsü (kova) gibi eşyalar bulunur, sahanları koymak için tahta dolap ve kaşıklık yer alırdı. Ayrıca kahvaltılık malzemeleri koymak için ***8220;tel dolap***8221; bulunmaktadır. Bu dolapta yiyecekler elek kapak sayesinde hava aldığı için bozulmadan korunabilmektedir.




f. Hamam




Çok eski olan evlerde banyo bulunmadığı için su dışarıda ısıtılır ve oturulan odanın eşik (oda kapısının ilk giriş yeri) denilen kısmında yıkanılır. Daha sonra yapılan birçok evde ise banyoya mutfaktan girilmekteydi. Bu şekilde su ısıtılamayan banyolarda mutfakta ısıtılan su kullanılmaktadır. Banyoya ***8220;hamam***8221; denir ve banyo yapılacağı gün banyo sobası yakılır, sıcak su bu şekilde elde edilir. Soba haftada bir gün yakılır ve tüm aile üyeleri aynı gün içerisinde banyo yapar. Banyodan çıktıktan sonra büyüklerin ellerinin öpülmesi geleneği vardır.




Kilis, Anadolu***8217;nun en eski yerleşim merkezlerinden biridir. Çok farklı kültür ve dinlerin etkisi altında kalmıştır. Evler dışarıdan yüksek duvarlarla ayrılmıştır. Evlerin temel yapı malzemesi taştır. Şimdilerde çok kalmamakla beraber eskiden büyük aile halinde yaşandığı için eski Kilis evleri bu ihtiyaca da cevap verecek şekilde yapılmıştır. Oğlunu evlendiren aileler evlenen çift için evin bir odasını ayırırlar ve diğer bölümler hep birlikte kullanılırdı. Böylece aileler hep bir arada bulunurdu.




Bugün eski Kilis evlerine çok nadir de olsa rastlanmaktadır. Fakat bu evler yıkılmış veya harabe halindedir. Ne yazık ki insanlar bu evleri yıkıp yerlerine çok katlı beton binalar yaptırmışlardır. Bir kısmının içerisinde oturan aileler olsa da çok katlı binaların arasına sıkışmış kalmıştır.


Kaynak



Konu RepStaR tarafından (07.11.08 saat 16:31 ) değiştirilmiştir.. Sebep: link ve kaynak eklendi.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 07.11.08, 16:06
bulut - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
 
Üyelik tarihi: May 2006
Nereden: g.antep,istanbul
İletiler: 837
bulut artık çok görkemli biri.bulut artık çok görkemli biri.bulut artık çok görkemli biri.bulut artık çok görkemli biri.bulut artık çok görkemli biri.bulut artık çok görkemli biri.bulut artık çok görkemli biri.bulut artık çok görkemli biri.bulut artık çok görkemli biri.bulut artık çok görkemli biri.
Standart Cevap: kilis

kardeşim ellerine saglık süper olmuş valla......
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 08.11.08, 21:29
aquamarine - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Deli Dolu
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
İletiler: 273
aquamarine ... O'nu tanımayan yok ki.aquamarine ... O'nu tanımayan yok ki.aquamarine ... O'nu tanımayan yok ki.aquamarine ... O'nu tanımayan yok ki.aquamarine ... O'nu tanımayan yok ki.aquamarine ... O'nu tanımayan yok ki.aquamarine ... O'nu tanımayan yok ki.aquamarine ... O'nu tanımayan yok ki.
Standart Cevap: kilis

tamercim çok tesekkürler canım çok güsel olmuş emeğine sağlık
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
kilis

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 19:32 .