iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 22:03 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » kütüphane » Toplum ve Yaşam » Ekonomi » Bankacılık » Bankacılıkta Etkin Gözetim ve Denetim

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 18.10.07, 23:09
Standart Bankacılıkta Etkin Gözetim ve Denetim

18.10.07, 23:09



Sanal bankacılıkta bunlara dikkat! | Etkin Pişmanlığın Faydalari | Prostatta greenlight ile etkin tedavi | Selülitlere etkin çözüm: Radyo frekansı | Gizli Müşteri Denetim Çalışmaları! |

BANKACILIKTA ETKİN GÖZETİM VE DENETİME İLİŞKİN
TEMEL PRENSİPLER
BASEL KOMİTE


Sunum

i. Giriş
II. Bankacılıkta Etkin Gözetim ve Denetim İçin Önkoşullar
III. Faaliyet İzni Verilmesi ve Kurum Yapısındaki Değişikliklerin Onaylanması

A. Bankanın Mülkiyet (Ortaklık) Yapısı
B. Faaliyet Planı, Kontrol Sistemleri ve Organizasyon Yapısı
C. Banka Üst Düzey Yöneticilerine Uygulanacak Uygun ve Özel Test
D. Finansal Projeksiyonlar
E. Faaliyet İzni İçin Yabancı Bankanın Başvurması Durumunda İlgili Ülkenin
Onayının Alınması
F. Banka Hisselerinin Devredilmesi
G. Önemli Büyüklükteki ele Geçirme ve Yatırım Faaliyetleri

IV. Aralıksız Banka Gözetimine İlişkin Düzenlemeler

A. Bankacılıkta Riskler
B. Bankaların İhtiyatlı Yönetimine İlişkin Yükümlülükler ve Düzenlemeler
Konusundaki Uygulamalar
C. Aralıksız Banka Gözetimine İlişkin Yöntemler
D. Bankaların Bilgi Verme Yükümlülükleri

V. Gözetim ve Denetim Otoritesinin Yasal Yetkileri

A. Düzenleyici Önlemler
B. Likiditeye İlişkin Prosedürler

VI. Sınır ötesi Bankacılık

A. Menşe Ülke (Home Country) Gözetim ve Denetim Otoritesinin
Yükümlülükleri
B. Ev Sahibi Ülke (Host Country) Gözetim ve Denetim Otoritesinin
Yükümlülükleri

Konu lolipop tarafından (18.10.07 saat 23:45 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
  #2  
Alt 18.10.07, 23:12
Basel
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Cevap: Bankacılıkta Etkin Gözetim ve Denetim

Bankacılıkta Etkin Gözetim ve Denetime İlişkin
Temel Prensipler

Sunum

1. İster gelişmiş isterse gelişmekte olan bir ülke olsun bankacılık sisteminin zayıf oluşu hem o ülkenin mali sisteminin hem de uluslararası mali piyasaların istikrarına karşı önemli bir tehdit oluşturur. Mali sistemlerin güçlendirilmesi konusundaki ihtiyaç, bu alandaki uluslararası girişimleri artırmıştır. 1996 yılında Lyon'da gerçekleştirilen G-7 Komitesi toplantısında yayımlanan Tebliğ bu alandaki girişimlerin önemli bir göstergesidir. Basel Bankacılık Gözetim Komitesi, Uluslararası Ödeme Bankası (BIS -Bank for International Settlements), Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Bankası gibi bir çok uluslararası resmi kuruluş tüm ülkelerde ve uluslararası piyasalarda mali istikrarın güçlendirilmesi için çalışmalarını sürdürmektedir.

2. Basel Bankacılık Gözetim Komitesi uzun bir süredir bu alandaki çalışmalarını kendi bünyesinde ve ulusal gözetim ve denetim otoriteleri ile yaptığı temaslar aracılığıyla yürütmektedir. Son yıllarda hem G-10 ülkeleri dışındaki ülkelerle yaptığı temasları hem de kendisine üye ülkelerde sürdürülmekte olan çalışmaları yoğunlaştırarak bankacılıkta ihtiyati denetimin tüm ülkelerde güçlendirilmesi yönelik gayret ve girişimlerini artırmayı amaçlayan Basel Komite bu doğrultuda iki ayrı doküman hazırlamıştır.

• Bankacılıkta Etkin Gözetim ve Denetime İlişkin Temel Prensipler,
( The core principles for effective banking supervision).
• Periyodik olarak güncelleştirilen ve Basel Komite'nin bankaların etkin denetimine ilişkin tavsiye kararları ve oluşturduğu standartları kapsayan rapor (Compendium).

Her iki doküman G-10 ülkeleri merkez bankaları guvernörleri tarafından kabul edilerek onaylanmıştır. Dokümana ilişkin ön çalışma, mali sistemlerinde istikrarın güçlendirilmesi konusunda tüm ülkelere yararlı olması düşüncesiyle 1997 yılında Denver'da gerçekleştirilen toplantıda G-7 ve G-10 ülkeleri Maliye Bakanlarına sunulmuştur.

3. Dokümanda yer alan prensiplerin geliştirilmesi için Basel Komite G-10 ülkeleri dışındaki ülkelerin gözetim ve denetim otoriteleriyle birlikte çalışmıştır. Söz konusu doküman Basel Komite ve Şili, Çin, Çek Cumhuriyeti, Hong Kong, Meksika, Rusya, ve Tayland’ın temsilcilerinden oluşan bir grup tarafından hazırlanmıştır. Arjantin, Brezilya, Macaristan, Hindistan, Endonezya, Malezya, Kore, Polonya ve Singapur'dan oluşan diğer dokuz ülke de çalışmalara yakından katılmışlardır. Bankacılıkta gözetim ve denetime ilişkin prensiplerin taslak hazırlıklarında birçok ulusal gözetim ve denetim otoritesinin temsilcileri ile doğrudan ve/ veya bölgesel gruplar bazında dayanışma içinde çalışılmıştır.

4. Basel Komite'nin bankacılıkta etkin gözetim ve denetim prensipleri yirmi beş maddeden oluşmaktadır. Bunlar konuları itibariyle aşağıdaki gibi sıralanmaktadır:

Etkin bancılık gözetim ve denetimi için ön koşullar (1)
Faaliyet izni ve yapı (2-5)
Bankaların ihtiyati yönetimine ilişkin düzenlemeler ve yükümlülükler (6-15)
Aralıksız banka gözetimine ilişkin yöntemler (16-20)
Bilgi verme yükümlülükleri (21)
Gözetim ve denetim otoritelerinin yasal yetkileri (22)
Sınır ötesi bankacılık (23-25)

Birçok ulusal gözetim ve denetim otoritesinin söz konusu prensiplerin uygulanmasında başvurdukları yöntemlere dokümanda ayrıca yer verilmiştir.

5. Ulusal otoriteler kendi yetki alanlarında yer alan ve bankacılık faaliyetinde bulunan tüm kurumların gözetim ve denetiminde bu prensipleri uygulamalıdırlar. Bankaların ihtiyatlı yönetimine ilişkin asgari yükümlülükleri belirleyen bu prensipler gerekli olduğu durumlarda (mali sistemlerin risk profillerine göre ya da değişen koşullara göre) diğer tamamlayıcı ya da ilave tedbir ve yükümlülükler ile desteklenmelidir.

6. Basel Komite'nin bankacılıkta etkin gözetim ve denetime ilişkin temel prensiplerinin tüm ülkelerde ve uluslararası alanda gözetim ve denetim otoriteleri ve diğer kamu otoritelerince başvurulacak temel bir kaynak olması amaçlanmaktadır. Gözetim ve denetim sistemlerinin yapısının iyileştirilmesi ve güçlendirilmesi için çalışan ulusal gözetim ve denetim otoritelerinin, bu dokümanda yer verilen tavsiyeler ışığında kendi mevcut sistemlerini gözden geçirmeleri, sistemlerinin eksik ya da hatalı yanlarını dikkate alarak hazırlanan bir programı kendi yetki alanları dahilinde en kısa sürede uygulamaya geçirmeleri istenmektedir. Söz konusu prensiplerin, gözetim ve denetim otoriteleri, denetimden sorumlu bölgesel otoriteler ve piyasa katılımcıları tarafından kabul görmesi beklenmektedir. Bu prensiplerin ulusal gözetim ve denetim otoritelerince kabul edilerek uygulanmasında kaydedilen gelişmelerin izlenmesinde diğer ilgili organizasyonlar ile birlikte Basel Komite’ye de önemli bir rol düşmektedir. IMF, Dünya Bankası ve benzeri diğer kuruluşların, makroekonomik ve finansal istikrarın güçlendirilmesi konusunda yardımda bulundukları ülkelerde, uygulanmasını öngördükleri program dahilinde, gözetim ve denetim sistemlerinin de güçlendirilmesi yönünde bu prensipleri benimsemeleri tavsiye edilmektedir.

7. Tüm ulusal gözetim ve denetim otoritelerinden Basel Komite’nin oluşturduğu bu temel prensiplerinin savunucusu ve takipçisi olmaları beklenmektedir. Prensiplere ilişkin taslakların hazırlanmasına katılan Basel Komite ve diğer on altı ulusal gözetim ve denetim otoritesinin üyeleri dokümanda yer alan tüm hususlarda hem fikirdirler.

8. Bölgesel gözetim ve denetim otoritelerinin başkanları Basel Komite’nin çalışmalarını desteklemekte ve söz konusu temel prensiplerin üyeleri tarafından desteklenmesi ve uygulanmasının teşvik edilmesi konusunda gönüllü çalışmaktadırlar. Üyeleri arasında bankacılıkta etkin gözetim ve denetim prensiplerinin desteklenmesi ve uygulanmasının izlenmesi için bölgesel grupların oynayacağı rolün belirlenmesi konusunda sürdürülen temaslar devam etmektedir.

9. Basel Komite, bankacılıkta gözetim ve denetime ilişkin temel prensiplerin her ülkede uygulanmasının hem ulusal hem de uluslararası mali piyasalarda istikrarın sağlanmasında çok önemli bir adım olacağına inanmaktadır. Bu amaca ulaşılması için gerekli süreç, bir çok ülkede yasal düzenlemeler ile gözetim ve denetim otoritelerine tanınan yetkilerde önemli değişikliklerin yapılması gereğine bağlı olarak değişebilir. Çünkü, ulusal gözetim ve denetim otoritelerinden pek çoğu bu prensiplerin uygulanması konusunda gerekli yasal yetkiye henüz sahip değildir. Basel Komite bu prensiplerin uygulanabilmesi için, ulusal yasama organlarının gerekli yasal değişikliklerin yapılması konusunda yeterli hassasiyeti göstermeleri gerektiğine inanmaktadır.

10. Basel Komite, bankacılık sektöründe gözetim ve denetime ve risk taşıyan diğer alanlara ilişkin standartlar belirlemeye ve bunların benimsenmesi ve uygulanması yönündeki çalışmalarına devam etmektedir. Komite’nin oluşturduğu bu temel prensipler hem Komite’nin gelecekteki çalışmalarına hem de G-10 ülkeleri ve bölgesel gözetim ve denetim otoriteleri ile işbirliği ile sürdürülecek çalışmalara bir referans oluşturmaktadır. Komite söz konusu prensiplerin tüm ülkelerde benimsenerek uygulanmasını teşvik etmek amacıyla diğer ilgili otoriteler ve taraflarla işbirliği içinde çalışmaya da hazırdır. Ayrıca G-10 ülkeleri dışındaki ülkelerin gözetim ve denetim otoriteleri ile de işbirliği ve dayanışmayı güçlendirmek, teknik yardım ve eğitim konusunda desteklerini artırmak çabası içindedir.


Alıntı:
Grubu, EMEAP Bankacılık Gözetimi Çalışma Grubu, Merkez ve Doğu Avrupa Ülkeleri Bankacılık Gözetim Otoriteleri Grubu, Bankacılık Gözetim Otoriteleri Komitesi - Körfez Bölgesi İşbirliği Konseyi, Bankacılık Gözetim Otoriteleri Off-shore Grubu, Orta Asya Bölgesel Gözetim Grubu, SEANZA Forum, Batı ve Orta Afrika Bankacılık Gözetim Otoriteleri Komitesi.

Konu lolipop tarafından (18.10.07 saat 23:15 ) değiştirilmiştir.. Sebep: yazı karakteri düzeltildi.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 18.10.07, 23:17
Basel
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Cevap: Bankacılıkta Etkin Gözetim ve Denetim

Bankacılıkta Etkin Gözetim ve Denetime İlişkin Temel Prensipler

Bankacılıkta Etkin Gözetim ve Denetim İçin Önkoşullar

1. Bankacılık gözetim ve denetim otoritesinin amaçları ve sorumlu oldukları kuruluşlara ilişkin yetkileri açıkça tanımlanmalı, bankacılık gözetim ve denetimi konusunda faaliyetlerine ilişkin bağımsızlığı ve yeterli ölçüde kaynağı bulunmalıdır. Ayrıca, gözetim ve denetim sisteminin, bankaların kuruluş izinleri ve denetimlerinin devamlılığının sağlanmasına, güvenilir ve sağlıklı bir sistem içinde yasalara uyma zorunluluğuna ve denetim elemanlarının yasal olarak korunmasına ilişkin hükümler içeren yasal bir çerçevesi olmalıdır. Elde edilen bilgilerin gözetim ve denetim otoritelerince paylaşılması ve bu tür bilgilerin gizliliği konusuna yasal düzenlemelerde ayrıca yer verilmelidir.

Faaliyet İzni ve Yapı

2. Bankacılık faaliyetlerinde bulunmasına izin verilen ve bu kapsamda denetim ve gözetiminin yapılmasına karar verilen kuruluşların faaliyet alanları açıkça tanımlanmalıdır. Banka ünvanının kullanımı mümkün olduğu ölçüde kontrol altında tutulmalıdır.

3. Bankacılık faaliyetlerinde bulunulmasına izin veren kurumun faaliyet iznine ilişkin esasları belirleme yetkisine ve bunlara uygun olmayan başvuruları reddetme hakkı olmalıdır. Faaliyet iznine ilişkin prosedürde en azından bankanın mülkiyet yapısı, genel müdür ve diğer üst yöneticilerin nitelikleri, faaliyet planı, iç denetim sistemi ve sermaye yeterliliğini de içerecek şekilde bankanın mali yapısıyla ilgili projeksiyonların değerlendirilmesine yer verilmelidir. Başvuru sahibinin yabancı bir banka olması durumunda ise ait olduğu ülkenin gözetim ve denetim otoritesinin onayının alınması gerekmektedir.

4. Bankacılık gözetim ve denetim otoritesi, bankaların büyük hissedarlarına ait paylarının ya da bunlar üzerindeki kontrol haklarının el değiştirmesine ilişkin taleplerini inceleme ve reddetme yetkisine sahip olmalıdır.

5. Bankacılık gözetim ve denetim otoritesi, bankaların önemli büyüklükteki ele geçirme faaliyetlerini ve yatırımlarını inceleme ve bu oluşumların banka için yeni riskler yaratmasına ya da denetimin etkinliğini azaltmasına yol açmaması için gerekli kriterleri belirleme yetkisine sahip olmalıdır.

Bankaların İhtiyatlı Yönetimine İlişkin Düzenlemeler ve Yükümlülükler

6. Bankacılık gözetim ve denetim otoritesi, bankaların taşıdıkları riskleri karşılayacak şekilde asgari sermaye yükümlülüklerini tanımlamalıdır. Ayrıca, sermayenin banka zararlarını karşılayabilmesine yönelik sermaye alt kalemlerinin tanımlanması gerekmektedir. Uluslararası alanda faaliyet gösteren bankalar için bu standart Basel Komite'nin belirlediği Sermaye Yeterliliği Rasyosu'nun altında olmamalıdır.

7. Gözetim ve denetim sistemlerinin en önemli özelliklerinden birisi bankaların kredi verme, yatırım yapma, kredi ve yatırım portföylerini yönetmelerine ilişkin politika, yöntem ve uygulamalarının bağımsız olarak değerlendirilebilmesidir.

8. Bankacılık gözetim ve denetim otoritesi, bankaların aktif kalitesi ve kredi karşılıklarının yeterliliğinin değerlendirilmesine ilişkin oluşturduğu politikaları ve kullandığı yöntemleri yeterli bulmalıdır.

9. Bankacılık gözetim ve denetim otoritesi, bankaların portföylerindeki yoğunlaşmayı belirlemelerine olanak verecek yeterli kapasitede bilgi iletişim ağına sahip oldukları konusunda tatmin olmalıdır. Ayrıca, gözetim ve denetim otoritesi bir kişi ya da gruba verilebilecek kredilerin sınırlandırılmasına ilişkin esasları belirleme yetkisine sahip olmalıdır.

10. Bankaların birbiriyle bağlantılı kuruluşlara verdikleri krediler nedeniyle artabilecek zararlardan korunabilmesi için bankacılık gözetim ve denetim otoritesi bankaların söz konusu bu kuruluşları sürekli gözetim altında bulundurmalarına imkan verecek gerekli düzenlemeleri oluşturmalıdır. Ayrıca, bu riskleri kontrol altına alabilmek ve bilançoya yayılmasını önlemek için bankaların gerekli önlemleri almalarını sağlamalıdır.

11. Bankacılık gözetim ve denetim otoritesi, bankaların uluslararası kredilendirme ve yatırım faaliyetlerine ilişkin olarak ülke ve transfer risklerinin saptanması, izlenmesi ve kontrol edilmesine ilişkin yeterli politika ve uygulamalara sahip olduklarından ve söz konusu risklerin karşılanması için yeterli rezervlerinin olduğundan emin olmalıdır.

12. Bankacılık gözetim ve denetim otoritesi bankaların piyasa risklerinin etkin olarak ölçülmesi, izlenmesi ve kontrol edilmesine imkan veren sistemlere sahip olduklarından emin olmalıdır. Piyasa riskine maruz kalındığında, gözetim ve denetim otoritesi üstlenilebilecek piyasa riskine limit getirme ya da sermaye artırımı gibi yaptırımları uygulayabilme yetkisine sahip olmalıdır.

13. Bankacılık gözetim ve denetim otoritesi, bankaların taşıdıkları tüm risklerini tespit edecek, ölçecek, yönetecek, kontrol edecek, ve bu riskler için yeterli sermayeyi bulunduracak şekilde geniş kapsamlı bir risk yönetimi sistemi ( yönetim kurulu ve üst düzey yönetimin izlenme işlevini de içermek üzere) olduğuna ikna olmalıdır.

14. Bankacılık gözetim ve denetim otoritesi, bankaların faaliyetlerinin yapısına uygun ve yeterli iç kontrollerinin bulunduğundan emin olmalıdır. Söz konusu kontroller yetki ve sorumlulukların paylaşılması, fonksiyonel ayırımlar, fon ödemeleri, aktif-pasif yönetimi, bu işlemlerin mutabakatı ve varlıkların korunmasına ilişkindir. Hem bu iç kontrollere hem de yasal ve idari düzenlemelere uyulup uyulmadığını kontrolü için uygun iç veya bağımsız dış denetimin fonksiyonları belirlenmelidir.

15. Mali sektörde mesleki ve ahlaki yüksek standartların gelişmesi ve bankacılık faaliyetleriyle bilerek ya da bilmeyerek kötüye kullanımların engellenebilmesi için bankacılık gözetim ve denetim otoritesi müşterini tanı prensibinin uygulanmasına yönelik bankaların uygun politika ve uygulamalarının olduğundan emin olmalıdır.

Aralıksız Banka Gözetimi Yöntemleri

16. Bankacılıkta etkin gözetim hem yerinde hem de uzaktan denetimi kapsamalıdır.

17. Bankacılık gözetim ve denetim otoritesi, bankaların faaliyetlerini tam olarak anlamalı ve banka yönetimiyle düzenli olarak temaslarda bulunmalıdır.

18. Bankacılık gözetim ve denetim otoritesi, denetim raporları ve bankalara ait istatistiklerin toplanması, banka bazında ve konsolide olarak analiz edilmesi için uygun araçlara sahip olmalıdır.

19. Bankacılık gözetim ve denetim otoritesi, bağımsız denetçiler kullanarak ya da yerinde denetim yaparak gözetim bilgilerinin doğruluğunu bağımsız olarak değerlendirebilecek araçlara sahip olmalıdır.

20. Bankacılıkta etkin gözetim ve denetimin gereklerinden birisi de banka gruplarının konsolide bazda denetlenmesi konusunda bankacılık gözetim ve denetim otoritesinin yetkisinin bulunmasıdır.

1. Bilgi Verme Yükümlülükleri

21. Bankacılık gözetim ve denetim otoritesi, her bankanın muhasebe uygulamaları ile uyumlu şekilde bankanın karlılığı ve finansman durumu hakkında doğru ve yeterli bilgiyi sağlayacak kayıtların mevcut olduğundan ve bankanın bunları gerçek durumlarını yansıtacak şekilde düzenli olarak yayımladığından emin olmalıdır.

Bankacılık Gözetim ve Denetim Otoritesinin Yasal Yetkileri

22. Bankacılık gözetim ve denetim otoritesi, bankaların sermaye yeterliliği yükümlülüğünü yerine getiremez duruma düşmeleri, yasal düzenlemelere aykırı davranmaları ya da mevduat sahiplerinin menfaatlerine yönelik herhangi bir şekilde tehdit oluşturmaları halinde düzenleyici tedbirler alma yetkisine sahip olmalıdır.

Sınır Ötesi Bankacılık

23. Bankacılık gözetim ve denetim otoritesi, bankaların yabancı ülkelerdeki şubeleri, ortaklıkları ve iştiraklerince yürütülen işlemlerinin temel prensiplere uygunluğu ve ihtiyatlı yönetimi konusunda gereken yaptırımları uygulayarak, global konsolide denetimin gereklerini yerine getirmelidir.

24. Konsolide gözetim ve denetimin temeli, ev sahibi ülkenin yetkili otoriteleri başta olmak üzere, tüm gözetim ve denetim otoriteleri ile temaslarda bulunmak ve bilgi alış verişini sağlamaktır.

25. Bankacılık gözetim ve denetim otoritesi, yabancı bankaların ülke içindeki faaliyetlerine ilişkin olarak, yerel bankalara uygulanan aynı yüksek standartları aramalıdır. Konsolide bazda gözetim ve denetimin yapılabilmesi için söz konusu yabancı bankaların ait oldukları ülke otoriteleri ile bilgi paylaşımı yetkisine de sahip olmalıdır.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 18.10.07, 23:21
Basel
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Cevap: Bankacılıkta Etkin Gözetim ve Denetim

I. Giriş

Bankaların etkin gözetim ve denetimi, ödemelerin yapılması ve tasarrufların dağıtılmasında önemli bir rol oynayan bankacılık sektörünün de içinde yer aldığı güçlü bir ekonomik yapının en önemli unsurlarından birisidir. Gözetim ve denetim işlevinin temel amacı, bankaların taşıdıkları risklere karşılık yeterli sermayeyi tutabilmelerini sağlamak ve güvenilir koşulların yaratıldığı bir ortamda faaliyette bulunmalarını temin etmektir. Bankacılıkta etkin gözetim ve denetim, her ülkenin mali sistemindeki istikrarın sağlanmasında kritik rol oynayan ve serbest piyasa koşullarında ve/veya etkin makroekonomik politikaların uygulanmasıyla kendiliğinden temin edilemeyecek olan bir kamu hizmetidir. Gözetim ve denetim işlevinin maliyeti yüksek olmakla birlikte zayıf bir denetim sistemin yol açabileceği problemlerin maliyetinin daha yüksek olacağı unutulmamalıdır.

Bankacılıkta gözetim ve denetime ilişkin temel prensiplerin belirlenmesinde esas alınan temel görüşler şunlardır:

- Bankacılıkta gözetim ve denetim işlevinin temel amacı mali sistemde istikrarı ve güveni temin etmek ve böylece ödünç alan ve ödünç verenlerin maruz kalacakları riskleri en aza indirmektir.

- Gözetim ve denetim otoritesi, iyi banka yönetimi teşvik etmeli (her bankanın uygun yapıda ve yeterli sorumlulukları taşıyan bir yönetim kurulu ve üst düzey yönetime sahip olması) ve mali piyasalarda şeffaflığın ve denetimin artırılmasını sağlamak suretiyle piyasa disiplinin oluşturulması ve muhafaza edilmesini desteklemelidir.

- Gözetim ve denetim otoritesi taşıdığı sorumlulukları yerine getirmek ve görevlerini etkin olarak sürdürebilmek için faaliyetlerinde bağımsız olmalı, bankalardan gerekli bilgilerin temin edilmesi ve aldığı kararların uygulanması konusunda gerekli yasal yetki ve araçlara sahip olmalıdır.

- Gözetim ve denetim otoritesi bir bankanın yaptığı işi tam olarak anlamalı ve taşıdığı risklere ilişkin etkin risk yönetimi yapmasını sağlamalıdır.

- Etkin bankacılık gözetim ve denetimi her bir bankanın risk profilinin bilinmesini ve denetime ilişkin kaynakların uygun olarak dağılımını gerektirir.

- Gözetim ve denetim otoritesi bankaların taşıdıkları riskler için yeterli kaynak bulundurmalarını (sermaye, güvenilir yönetim, etkin kontrol sistemi, muhasebe kayıtları gibi) temin etmelidir.

- Diğer ülkelerin gözetim ve denetim otoriteleri ile dayanışma ve işbirliği içinde olunmalıdır. Bu husus özellikle sınır ötesi faaliyet gösteren bankaların denetiminde daha fazla önem taşımaktadır.

Bankacılıkta gözetim ve denetim sistemi, uygun maliyet ve yüksek kalitede finansal hizmet sunan etkin ve rekabete açık bir bankacılık sistemini teşvik etmelidir. Gözetim ve denetim otoritesinin sağladığı güven ve koruma seviyesi ile finansal aracılık yapmanın maliyeti arasında genellikle bir ‘trade-off’ olduğu bilinmelidir. Bankalara ve mali sisteme tanınan risk taşıma toleransının azaltılması ve daha zorlayıcı ve maliyeti daha yüksek olan bir denetim sisteminin öngörülmesinin yeni kaynakların yaratılması ve dağıtılmasında ters yönlü bir etki yaratması kaçınılmazdır.

Gözetim ve denetim sistemi, bankaların iflas etmeyeceğine dair bir güvence veremez ve vermemelidir. Herhangi bir piyasa ekonomisinde şirketlerin iflas etmesi risk almanın bir bedelidir. Kötü durumda olan bankalara mali destek verilmesi konusu, kamu fonlarının bankacılık sisteminin desteklenmesi için kullanılıp kullanılmayacağı ya da ne ölçüde kullanılacağına ilişkin kararları gerektiren politik bir olgudur. Bu şekilde bakıldığında söz konusu kararlar her zaman tamamıyla gözetim ve denetim otoritelerinin yetki ve sorumluluk alanında olmayabilir, ancak gözetim ve denetim otoriteleri problemli bankaların durumlarına ilişkin uygun düzenlemelere yer vermelidirler.

Bankacılıkta etkin gözetim ve denetimin sağlanmasında gerekli çeşitli altyapı unsurları bulunmaktadır. Bunların olmamamsı durumunda gözetim ve denetim otoriteleri gerekli altyapının oluşturulması konusunda hükümeti ikna etmeli, hatta bunların belirlenmesi ve geliştirilmesinde doğrudan görev almalıdırlar. Bazı ülkelerde bankalara faaliyet izni verilmesine ilişkin yetki ve sorumluluk ayrı bir otoriteye verilmiştir. Ancak, yetki paylaşımı ne şekilde olursa olsun faaliyet izni verilmesi ve aralıksız gözetimin gereği olarak aynı yüksek standartların benimsenmesi esastır.

Bankacılıkta gözetim ve denetime ilişkin bu dokümanda öne sürülen prensipler güvenilir bir gözetim ve denetim sisteminin sağlanmasına yönelik gerekli altyapıyı oluşturacaktır. Bu prensiplerin uygulanmasında yerel farklılıkların dikkate alınması ihtiyacı doğabilir. Bu standartlar gerekli olmakla birlikte yerel farklılıklardan ötürü kimi durumlarda yeterli olmayabilir. Gözetim ve denetim otoriteleri yerel bankacılık sektörünün maruz kalabileceği riskleri ve mevcut altyapıyı dikkate almalıdırlar. Bu nedenle her bir ülke kendi piyasa yapısı ve mevcut risklerin özelliklerini dikkate alarak bu prensipleri destekleyici nitelikte ilave tedbirleri de almalıdırlar. Bankacılıkta gözetim ve denetim, piyasa koşullarındaki değişmelere cevap verebilecek nitelikte dinamik bir işlev olmalıdır. Gözetim ve denetim otoriteleri, değişen koşullara ve yeni gelişmelere göre politika ve uygulamalarını periyodik olarak gözden geçirmelidirler.

Ayrıca gerekli değişiklikleri yapmalarına imkan verecek esneklikte yasal bir altyapının da olması gerekmektedir.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 18.10.07, 23:26
Basel
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Cevap: Bankacılıkta Etkin Gözetim ve Denetim

II. Bankacılıkta Etkin Gözetim ve Denetim İçin Önkoşullar

Bankacılıkta gözetim ve denetim, mali piyasalarda istikrarın sağlanmasına yönelik mevcut düzenleme ve uygulamalar bütününün önemli bir parçasıdır. Gözetim ve denetimi de içine alan bu düzenlemeler şunlardır;

1. Güvenilir ve doğru makroekonomik politikalar,
2. Gelişmiş ve sağlam kamu altyapısı,
3. Etkin piyasa disiplini,
4. Bankalardaki problemlerin etkin biçimde çözümlenmesine yönelik prosedürler,
5. Sistemik korumayı sağlayan uygun mekanizmalar.

1. Güvenilir ve doğru makroekonomik politikaların uygulanması gözetim ve denetim otoritesinin sorumluluk alanı içinde değildir. Ancak mevcut politikaların bankacılık sisteminin sağlamlığı ve güvenirliliğine zarar vermesi durumunda bu politikalara karşı gerekli tepkileri göstermeleri beklenmelidir. Güvenilir makroekonomik politikaların olmaması durumunda bankacılık gözetim ve denetim otoritesinin sorumluluklarını yerine getirmesi oldukça güçleşecektir. Bu nedenle, güvenilir makroekonomik politikalar mali sistemde istikrarın sağlanmasının en temel unsurudur.

2. Kamu altyapısında aşağıda sayılan unsurların bulunmaması ya da yetersiz olması mali sistemde istikrarsızlığa yol açacaktır.

- Taraflar arasındaki anlaşmazlıkların adil biçimde çözümüne imkan verecek bir hukuk sistemi (şirketler hukuku, icra ve iflas hukuku, tüketicinin korunması kanunu, ticaret hukuku, özel mülkiyet hukuku vb. kapsamak üzere).

- Uluslararası alanda kabul görmüş, yeterli kapsam ve düzeyde muhasebe kuralları ve uygulamaları,

- Önemli büyüklükteki şirketlerin denetimini gerçekleştirebilecek nitelikte bağımsız denetim kuruluşları,

- Etkin bankacılık gözetim ve denetimi,

- Diğer mali piyasalara ve bu piyasalardaki katılımcıların faaliyetlerine ilişkin etkin düzenlemeler ve bunların uygun gözetim ve denetimi.

- Etkin ve güvenilir ödeme ve takas sistemleri

3. Etkin piyasa disiplini, piyasa katılımcıları arasında yeterli bilgi akışına, iyi yönetilen kuruluşların ödüllendirilmesine yönelik uygun finansal teşviklerin bulunmasına ve yatırımcıların kararlarından ötürü ayrıma tabi tutulmayacaklarını temin eden düzenlemelere bağlıdır. Önem verilmesi gereken diğer hususlardan birisi de şirket yönetimine ilişkin doğru, anlamlı, şeffaf ve güncel bilginin ödünç alanlarca yatırımcılara ve kreditörlere aktarılması gereğidir.

Hükümetin serbest piyasada alınan kararlar üzerinde etkisinin olması ve/veya bunları hükümsüz kılmaya yetkili olması, özellikle kamu politikalarına ilişkin hedefler doğrultusundaki kredi işlemleri söz konusu olduğunda, piyasa sinyallerinin seyrini ve piyasa disiplinini bozar. Bu gibi koşullarda, kredi karşılığında teminat alınıp alınmadığı ve söz konusu kredilerin geri dönmemesi halinde finansal kuruluşların kayıplarının karşılanmasına yönelik düzenlemelerin bulunması önem taşımaktadır.

4. Bankadaki problemlerin etkin biçimde çözümü için banka yönetiminin yeterli yetkilerinin olması gerekmektedir. Herhangi bir bankanın çözümlenebilir problemlerinin olması durumunda gözetim ve denetim otoritesi gerekli önlemlerin alınması ve uygulanmasını sağlar. Ancak gözetim ve denetim sisteminin gerektirdiği yükümlülükleri yerine getiremeyecek bankaların bir an önce usule uygun biçimde sistemin dışına çıkması mali sistemde etkinliğin ve istikrarın sürdürülmesinin bir gereğidir. Çoğu zaman politik baskılar bankalardaki problemlerin daha da kötüleşmesine ve daha yüksek maliyetlere yol açmasına neden olur. Mevduat sahiplerinin haklarının korunması ve bankanın mevcut kaynakları ile (mevduat sigorta fonu da dahil) müşterilere ait fonların geri ödenmesi için, problemli bankaların usule uygun biçimde sistem dışına çıkarılmasından gözetim ve denetim otoritesi sorumlu olmalıdır.

Bazı durumlarda ise, problemli bankanın daha güçlü bir kuruluş tarafından alınması ya da yeni sermaye girişinin sağlanması gibi farklı yöntemlere başvurularak mevduat sahiplerinin hakları en iyi şekilde korunmaya çalışılmalıdır. Söz konusu oluşumlarda gözetim ve denetim otoritesi yardımcı olabilir. Önemli olan kısa süre içinde gözetim ve denetime ilişkin yükümlülüklerin banka tarafından yerine getirilmesini sağlayarak mevduat sahiplerini güvence altına almaktır.

5. Sistemik korumanın seviyesi, kamu fonlarının kullanılmasını gerektirebileceğinden ilgili otoritelerin (merkez bankası gibi) alacağı kararlara bağlıdır. Ancak gözetim ve denetim otoritesi bankalarla ilgili sahip olduğu bilgi birikimi ve tecrübesi dolayısıyla bu konuda da önemli bir rol oynar. Gözetim ve denetim otoritesinin faaliyetlerine ilişkin bağımsızlığının sağlanması için sistemik koruma görevi ile olağan denetim işlevi arasındaki ayrım açık şekilde yapılmalıdır.

1. Prensip: Bankacılık gözetim ve denetim otoritesinin amaçları ve sorumlu oldukları kuruluşlara ilişkin yetkileri açıkça tanımlanmalı, bankacılık gözetim ve denetimi konusunda faaliyetlerine ilişkin bağımsızlığı ve yeterli ölçüde kaynağı bulunmalıdır. Ayrıca, gözetim ve denetim sisteminin, bankaların kuruluş izinleri ve denetimlerinin devamlılığının sağlanmasına, güvenilir ve sağlıklı bir sistem içinde yasalara uyma zorunluluğuna ve denetim elemanlarının yasal olarak korunmasına ilişkin hükümler içeren yasal bir çerçevesi olmalıdır. Elde edilen bilgilerin gözetim ve denetim otoritelerince paylaşılması ve bu tür bilgilerin gizliliği konusuna yasal düzenlemelerde yer verilmelidir.


Bu prensibin uygulanmasında tamamlayıcı unsurlar şunlardır:

- Gözetim ve denetim otoritesinin amaçları ve sorumlu oldukları kuruluşlar üzerindeki yetkilerinin açıkça tanımlandığı yasal bir çerçeve olmalıdır.

- Gözetim ve denetim otoritesinin, bütünlüğüne, bağımsız ve özerk yapısına zarar vermeyecek şekilde, amaçlarının gerçekleştirilmesine yönelik yeterli kaynakları (personel, fon ve teknoloji kullanımı gibi) olmalıdır.

- Bankaların uymakla yükümlü oldukları asgari standartların belirlendiği Bankalar Kanunu kapsamında ihtiyati kuralların belirlenmesinde, belirlenen amaçlara ulaşılması ve kendi karar verme yetkisinin kullanımında gözetim ve denetim otoritesine idari olarak yeterli esneklik tanınmalı, bilgi toplama ve bunları bağımsız olarak onaylama yetkisi ile ihtiyati yükümlülüklere uyulmaması durumunda cezai yaptırımları (faaliyet iznin iptal edilmesi, kınama ve görevden uzaklaştırma cezalarını da içermek üzere) uygulama yetkisi verilmelidir.

- Gözetim ve denetime ilişkin faaliyetlerde iyi niyetle hareket edilmesi koşuluyla kişisel ve kurumsal sorumluluklar yasalarla güvence altına alınmalıdır.

- Gözetim ve denetim sistemi mali sistemin istikrar ve güvenirliliğinden sorumlu diğer ulusal ve yabancı kuruluşlar ile yakın işbirliğinde ve bilgi alış verişinde bulunulmasına imkan vermeli ve paylaşılan bilgilerin sadece gözetim ve denetime ilişkin faaliyetlerde kullanılmasına ilişkin yasal güvence sağlanmalıdır.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 18.10.07, 23:29
Basel
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Cevap: Bankacılıkta Etkin Gözetim ve Denetim

III. Faaliyet İzni Verilmesi ve Kurum Yapısındaki Değişikliklerin Onaylanması

2. Prensip: Bankacılık faaliyetlerinde bulunmasına izin verilen ve bu kapsamda denetim ve gözetiminin yapılmasına karar verilen kuruluşların faaliyet alanları açıkça tanımlanmalıdır. Banka ünvanının kullanımı mümkün olduğu ölçüde kontrol altında tutulmalıdır.

3. Prensip: Bankacılık faaliyetlerinde bulunulmasına izin veren kurumun faaliyet iznine ilişkin esasları belirleme yetkisine ve bunlara uygun olmayan başvuruları reddetme hakkı olmalıdır. Faaliyet iznine ilişkin prosedürde en azından bankanın mülkiyet yapısı, genel müdür ve diğer üst yöneticilerin nitelikleri, faaliyet planı, iç denetim sistemi ve sermaye yeterliliğini de içerecek şekilde bankanın mali yapısıyla ilgili projeksiyonların değerlendirilmesine yer verilmelidir. Başvuru sahibinin yabancı bir banka olması durumunda ise ait olduğu ülkenin gözetim ve denetim otoritesinin onayının alınması gerekmektedir.

Mali sistemde istikrarın ve etkinliğin sürdürülmesi ve denetime tabi olacak kuruluşların açıkça belirlenmesi için bankacılık faaliyet izni verilmesine ilişkin düzenlemeler ve bu izin kapsamındaki faaliyetler açıkça tanımlanmalıdır. En azından mevduat toplama yetkisi, bankalar gibi faaliyet izni verilen ve denetime tabi olan kuruluşlara verilmelidir. Banka ünvanının açık tanımı yapılmalı ve bu unvanın kullanımı, bankacılık lisansı olmayan ve denetime tabi olmayan kuruluşlar tarafından kullanılmak suretiyle kamuoyunun yanıltılmasının önlenmesi için mümkün olduğu ölçüde kontrol altında tutulmalıdır.

Bankacılıkta gözetim ve denetimin dayanağını mevduat kabul eden kuruluşlara faaliyet izni verilmesi oluşturmaktadır. Gözetim ve denetim otoritesine, denetime tabi olacak kuruluşları belirleme ve bankacılık sistemine girişleri kontrol edebilmek için gerekli yetkiler verilmelidir. Faaliyet izni veren otorite, kendisine başvuruda bulunan kuruluşların uygun hissedarları ve güçlü bir mali yapısı olduğundan, yasal statüsünün faaliyet alanına uygunluğundan, önerilen banka yöneticilerinin yeterli tecrübeye sahip olduğundan ve banka yönetiminin ihtiyati kurallara uygun olarak sürdüreleceğinden emin olmalıdır. Faaliyet izni verilmesi ile aralıksız gözetim için öngörülen koşullar birbirine uygun olmalıdır. Böylece söz konusu koşulları karşılayamayan bir kuruluşun faaliyet izninin iptal edilmesi için gerekli yasal gerekçe mevcut olacaktır. Faaliyet izni veren otorite ile gözetim ve denetimden sorumlu otoritenin ayrı iki kurum olması durumunda her iki kurumun da faaliyet izni verilmesinde dayanışma içinde çalışması ve gözetim ve denetim otoritesinin görüşlerinin faaliyet izni veren kurum tarafından dikkate alınması konusunda gerekli yasal altyapı oluşturulmalıdır. Açık ve tarafsız kriterlerin olması, faaliyet izni verilmesindeki politik kayırmaların yapılması olasılığını azaltacaktır. Faaliyet izni verilmesi bir bankanın açıldıktan sonra da uygun biçimde faaliyetlerini sürdüreceğine dair bir garanti oluşturmamakla birlikte, bankacılık sisteminde istikrar gösteremeyen kuruluşların sayısının azaltılması için başvurulacak en etkin yöntemlerden birisidir. Faaliyet izni verilmesine ilişkin düzenlemeler ile gözetim ve denetime ilişkin araçlar tasarlanırken, bankacılık sistemine girişlerin engellenmesi suretiyle sistemde rekabet ve etkinliğin önlenmeden banka iflaslarının ve mevduat sahiplerinin kayıplarının sınırlandırılmasına yönelik yaklaşımlar benimsenmelidir. Bankalara hem faaliyet izni alma hem de gözetim ve denetime tabi olma zorunluluğu getirilmesi bankacılık sistemine olan güvenin sürdürülmesinde önem taşımaktadır.

Faaliyet izni almak için yapılan başvuruların değerlendirilmesine ilişkin kriterlere göre, lisans veren kurumun söz konusu kriterlerin karşılanamaması durumunda yapılan başvuruları geri çevirme yetkisi olmalıdır. Faaliyet izni verilmesine ilişkin prosedürde en azından bankacılık faaliyetlerinde bulunacak kuruluşun sermaye yapısı, üst düzey yöneticileri, faaliyet planları, iç kontrol sistemleri ve sermaye yeterliliğini de içerecek şekilde finansal durumuna ilişkin projeksiyonların değerlendirilmesine yer verilmelidir. Bankanın yabancı sermayeli olması durumunda ilgili ülkenin gözetim ve denetim otoritesinin onayı ayrıca alınmalıdır.

A. Bankanın Mülkiyet (Ortaklık) Yapısı

Gözetim ve denetim otoritesinin bankaların (bankacılık faaliyetinde bulunan kuruluşların) mülkiyet yapısını değerlendirme yetkisi olmalıdır. Bu değerlendirmede, bankanın büyük hissedarlarının doğrudan ve dolaylı kontrollerinin yapılmasına, hissedarların bankacılık ve diğer işleriyle ilgili deneyimlerinin ve aldıkları risklerin araştırılmasına, iş dünyasındaki itibarlarının ve finansal durumlarının gerekli olduğunda mali destek sağlamaya yeterli olup olmadığının incelenmesine yer verilmelidir. İş dünyasındaki itibarın değerlendirilmesinde ayrıca bankaya ait ana sermayenin nereden temin edildiği de belirlenmelidir.

Bankanın daha büyük bir organizasyonun bir parçası olması durumunda faaliyet izni veren kurum ile gözetim ve denetim otoritesi, başvuruda bulunan bankanın sermaye yapısı ve kurumsal yapısının yeterince güçlü olduğuna ve organizasyonun diğer faaliyetleri dolayısıyla mevduat sahiplerine yansıyabilecek risklerin en aza indirildiğine kanaat getirmelidir. Bankanın büyük hissedarlarının diğer faaliyetleri de incelenmeli ve bu faaliyetlerine ilişkin finansal durumları gözden geçirilmelidir. Sermayenin, banka ortakları tarafından bireysel olarak finansman ihtiyaçlarının karşılanmasında kullanılmayacağı güvence altına alınmalıdır. Bankanın ve yan kuruluşlarının konsolide olarak değerlendirilmesinde, faaliyet izni veren kurum ile gözetim ve denetim otoritesi bankanın faaliyetlerinden sorumlu olacak kişilerin belirlenmesine imkan verecek şeffaflıkta bilgilerin olduğundan emin olmalı, ayrıca bu kişilerin konsolide yapı içinde gözetim ve denetime ilişkin tavsiye ve yükümlülüklerin yerine getirilmesi için gerekli özerkliğe sahip olduklarına kanaat getirmelidir. Son olarak; her iki otorite de bankaların etkin gözetim ve denetimini engelleyecek şekilde birleşme ve benzeri diğer oluşumların önlenmesi konusunda yetki sahibi olmalıdır.

B. Faaliyet Planı, Kontrol Sistemleri ve Organizasyon Yapısı

Faaliyet izni verilmesine ilişkin prosedür kapsamında değerlendirilmesi gereken diğer bir husus da başvuruda bulunan bankanın belirlemiş olduğu faaliyetler ve stratejileridir. Faaliyet planında, bankanın faaliyetlerini sürdüreceği piyasanın tanımı ve analizi ile bankanın aralıksız faaliyetlerine ilişkin stratejilerine yer verilmelidir. Başvuruda bulunan banka organizasyon yapısı ve iç kontrol sistemleri hakkında bilgi vermelidir. Faaliyet izni veren kurum bu bilgilerin bankanın belirlediği stratejilere uygun olup olmadığını değerlendirmeli ve uygun iç politika ve prosedürlerin geliştirildiğine, yeterli kaynağın ayrıldığına kanat getirmelidir. Ayrıca bankanın yönetim yapısının uygunluğunu (yetkileri açıkça belirlenmiş yönetim yapısı, yönetim üzerinde bağımsız kontrol yetkisi verilmiş yönetim kurulu) ve “four eyes” prensibinin (farklı fonksiyonların ayımı, ikili kontrol, çift imza vb. uygulamalar) uygulanabilirliğine ilişkin hususların değerlendirilmesi gerekmektedir. Bankanın konsolide bazda denetimine ve yönetim ve banka faaliyetlerine ilişkin bilgilere yeterli düzeyde erişimi engellemeyecek şekilde uygun bir yasal ve operasyonel yapının olup olmadığı saptanmalıdır. Bu amaçla, başvuruda bulunan bankanın merkez ofisinin gözetim ve denetim otoritesinin yetkisi dışında kalması durumunda, banka yönetimine ait ve diğer gerekli bilgilere ulaşılamayacağı düşünülüyorsa faaliyet izni verilmemelidir.

C. Banka Üst Düzey Yöneticilerine Uygulanacak Uygun ve Özel Test

Faaliyet izni verilmesi işlemlerinde ele alınması gereken en önemli hususlardan birisi önerilen banka yönetiminin (yönetim kurulu dahil) değerlendirilmesidir. Faaliyet izni veren kurum, önerilen banka yönetim kurulu üyeleri ve üst düzey yöneticilerinin bireysel ve grup bazında bankacılık tecrübelerinin değerlendirilmesi için gerekli bilgi yanında bireysel bilgiler ve diğer iş tecrübeleri hakkında da bilgi edinmelidir. Banka yönetimi, daha önceki tecrübelerin yasalara ve diğer düzenlemelere uygunluğu, iş dünyasındaki itibarı ve mevcut tecrübe ve yetenekleri açısından değerlendirilmelidir. Banka yönetimini oluşturacak grupta bankacılık mesleğinde kendini ispatlamış beli sayıda deneyimli kişinin bulunması diğer bir husustur. Gözetim ve denetim otoritesi banka müşterilerinin haklarının korunması adına banka yönetim kurulu üyeleri ve üst düzey yöneticilere ilişkin yapılacak atamalarda söz konusu değişikliklere onay verme yetkisine sahip olmalıdır.

D. Finansal Projeksiyonlar (Sermaye dahil)

Faaliyet izni veren kurum başvuruda bulunan bankanın finansal göstergelerine ilişkin “pro forma”yı ve projeksiyonlarını incelemelidir. Bu değerlendirmede bankanın stratejik planlarının gerçekleştirilmesi için yeterli sermayeye sahip olup olmadığı özellikle başlangıç maliyetleri ve ilk dönemlerde olabilecek muhtemel faaliyet zararları dikkate alınarak incelenmelidir. Ayrıca, banka projeksiyonlarının gerçekçi ve uygun olup olmadığı, başvuruda bulunan bankanın gerçekten var olup olmadığı tespit edilmelidir. Bir çok ülkede banka kurulması için asgari ödenmiş sermaye miktarı belirlenmiştir. Bunun ötesinde sermaye artırımı konusunda banka hissedarlarının yeterliliği araştırılmalıdır. Bankanın bir holding şirkete ait olması durumunda holding şirketin finansal durumu ve sermayesi de ayrıca değerlendirilmelidir.

E. Faaliyet izni için yabancı bir bankanın başvurması durumunda ilgili ülkenin (home country) onayının alınması

Yabancı bir bankanın başka bir ülkede şube açmak ya da banka kurmak üzere o ülkenin yetkili kurumundan faaliyet izni almak üzere yaptığı başvuru, Basel Komite'nin Asgari Sermaye Uyumu Anlaşması’ndaki esaslar dikkate alınarak değerlendirilmeli ve banka merkez ofisinin bulunduğu ülkenin (home country-menşe ülke) gözetim ve denetim otoritesinden onay alınmadan faaliyet izni verilmemelidir. Ev sahibi ülke (host country) başvuruda bulunan yabancı bankanın merkez ofisinin bulunduğu ülkenin gözetim ve denetim otoritesinin konsolide bazda denetim işlevini gerçekleştirebileceğine kanaat getirmelidir. Konsolide bazda denetimin yapılabileceğinin değerlendirilmesinde ev sahibi ülke gözetim ve denetim otoritesi başvuruda bulunan yabancı bankanın merkez ofisinin bulunduğu ülkenin gözetim ve denetim otoritesinin denetim politikası ve programların yapısını incelemelidir. Ayrıca başvuruda bulunan banka ya da banka grubunun her iki ülkenin gözetim ve denetim otoritesinin etkin denetimine uygunluğunun da değerlendirilmesi gerekmektedir.

F. Banka Hisselerinin Devredilmesi

4. Prensip: Bankacılık gözetim ve denetim otoritesi, bankaların büyük hissedarlarına ait paylarının ya da bunlar üzerindeki kontrol haklarının el değiştirmesine ilişkin taleplerini inceleme ve reddetme yetkisine sahip olmalıdır.

Yeni bankalara faaliyet izni verilmesinin yanısıra, banka gözetim ve denetim otoritesi bir bankanın yapacağı doğrudan ve dolaylı yatırımları ve bankanın el değiştirmesi konularında da bilgilendirilmelidir. Ayrıca söz konusu bu yatırımları, yeni kurulan bankaların uymakla yükümlü oldukları kriterlere uygun olmaması durumunda bloke etme yetkisine sahip olmalıdır. Gözetim ve denetim otoritesine bildirim yapılması genellikle bankanın el değiştirmesi ya da belli oranda oy kullanım hakkı olan hisselerin devredilmesi durumunda söz konusu olmaktadır.

G. Önemli Büyüklükteki Ele Geçirme ve Yatırım Faaliyetleri

5. Prensip: Bankacılık gözetim ve denetim otoritesi, bankaların önemli büyüklükteki ele geçirme faaliyetlerini ve yatırımlarını inceleme ve bu oluşumların banka için yeni riskler yaratmasına ya da denetimin etkinliğini azaltmasına yol açmaması için gerekli kriterleri belirleme yetkisine sahip olmalıdır.

Birçok ülkede bir banka faaliyet izni aldıktan sonra bu izin kapsamında yer alan her türlü bankacılık faaliyetinde bulunabilir. Dolayısıyla bazı ele geçirme faaliyetleri ve yatırımlar faaliyet izninde yer alması nedeniyle özel izin alınmaksızın yapılabilir. Ancak Bankalar Kanununda ve diğer yasal düzenlemelerde yer alan esaslara ya da gözetim ve denetim otoritesince belirlenen limitlere uyulması gereklidir.

Bazı durumlarda gözetim ve denetim otoritesi bankalardan ele geçirme ve yatırım faaliyetleri ile ilgili kendisine bildirimde bulunmasını ya da izin alınmasını talep edebilir. Bu durumda gözetim ve denetim otoritesi bankanın finansal ve idari kaynaklarının söz konusu yatırım faaliyetlerini gerçekleştirmeye uygun olup olmadığını ve mevcut yasal düzenlemelere aykırı bir durum oluşturup oluşturmadığını belirlemek sorumluluğundadır. Gözetim ve denetim otoritesi hangi çeşit ve ne miktarda yatırımların izin kapsamında yer alacağı hangilerinin ise bildirim kapsamında olduğunu belirlemelidir. Söz konusu faaliyetler bankacılıkla ilgili ve banka sermayesine oranla küçük miktarda ise gözetim ve denetim otoritesine bildirim yapılması daha çok tercih edilen bir uygulamadır.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 18.10.07, 23:31
Basel
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Cevap: Bankacılıkta Etkin Gözetim ve Denetim

IV. Aralıksız Banka Gözetimine İlişkin Düzenlemeler

A. Bankacılıkta Riskler

Bankacılık doğası gereği geniş ölçüde risk almayı gerektirmektedir. Bankacılık gözetim ve denetim otoriteleri bu riskleri bilmeli ve bankaların taşıdıkları riskler için yeterli risk ölçme ve yönetme tekniklerine sahip olduklarından emin olmalıdır. Bankaların karşılaştıkları risklerin neler olduğuna aşağıda yer verilmiştir.

Kredi Riski

Kredi vermek çoğu bankanın en temel faaliyetidir. Kredi işlemleri, bankaların ödünç alanların kredibilitesi konusunda doğru kararlar vermelerini gerektirir. Bu kararlar her zaman doğru olmayabilir ya da ödünç alanların kredibilitesi çeşitli faktörlere bağlı olarak zaman içerisinde azalabilir. Dolayısıyla, bankaların maruz kaldıkları en temel risk kredi riski, yani ödünç alan tarafın yapılan anlaşma gereklerine uymaması durumudur. Yalnızca kredi işlemlerinde değil diğer bilanço dışı işlemlerde de ( garanti ve kabuller, menkul kıymet yatırımları vb.) bankalar bu tür risklere maruz kalabilirler. Önemli bankacılık problemleri, bankaların aktif kalemlerindeki zararları doğru tespit ederek yeterli karşılığı ayıramamaları ve faiz gelirlerindeki ertelemeyi zamanında hesaplarına geçirememelerinden kaynaklanmaktadır.

Kredi alan gerçek kişi ya da tüzel kişilerle bağlantısı olan bir grubun taşıdığı önemli büyüklükteki riskler bankalar için yoğun bir kredi riski yaratacağı için sektördeki problemlerin de temel kaynağını oluşturur.

Kredi riskindeki yoğunluk ayrıca bir sektöre, cooğrafik bir bölgeye ya da aynı ekonomik faktörlerden kolayca etkilenebilecek diğer etmenlerle ilişkili kredilerin (finansal kaldıracın yüksek olduğu krediler) bulunmasına bağlı olarak da ortaya çıkabilir.

Kredibilitenin tarafsız olarak değerlendirilmeyeceği kaygısıyla banka sahiplerine ya da banka üzerinde doğrudan veya dolaylı olarak kontrol yetkisi bulunan kişi ya da kuruluşlara verilen krediler dikkatli biçimde kontrol edilmediği takdirde önemli problemlere yol açabilir. Bankanın büyük hissedarları, yan kuruluşları, bağlı ortaklıkları, yönetim kurulu üyeleri ve üst düzey yöneticileri de bu kapsam içinde değerlendirilir. Ayrıca aynı aile ya da grup tarafından kontrol edilen şirketlere verilen krediler de bağlantılı krediler olarak kabul edilir. Bu ve benzer durumlarda banka ile ödünç alan arasındaki bağlantı kredi işleminde özel bir muameleyi gerektirebilir ve böylece kredi riskini artırabilir.

Ülke ve Transfer Riski

Uluslararası kredi işlemlerinde krediyi alan kişi ya da kuruluş dışında ilgili ülkenin taşıdığı riskler de (kredi alanın ülkesindeki ekonomik, sosyal ve politik yapı) önem taşımaktadır. Ülke riski, özellikle yabancı hükümetlere, kamu kurum ve kuruluşlarına verilen kredilerde önemlidir. Dışarıya verilen kredilerin ya da yapılan yatırımların kamu sektörüne mi yoksa özel sektöre mi yönelik olduğu da dikkate alınmalıdır. Ülke riskinin bir uzantısı ise transfer riskidir. Bu riskler, ödünç alan tarafın yükümlülüğünün ulusal para cinsinden tanımlanamadığı durumlarda yerine getirilememesinden kaynaklanmaktadır.

Piyasa Riski

Bankalar piyasadaki fiyat değişmelerine bağlı olarak bilanço ve bilanço dışı işlemlerinde zarar riski taşırlar. Yerleşik muhasebe kuralları bu tür risklerin bankaların özellikle ticari işlemlerinde görülmesine neden olur. Piyasa risklerinden en önemlisi döviz riskidir. Bankalar müşterileri için döviz kurları belirlemek ve bilançolarında açık pozisyon yaratmak suretiyle döviz piyasasındaki kurları belirleyendirler. Dövizle yapılan işlemlere ilişkin riskler, özellikle bankaların açık döviz pozisyonları dolayısıyla taşıdıkları riskler, döviz kurlarının istikrarsız olduğu dönemlerde artmaktadır.

Faiz Riski

Faiz riski, faiz oranlarındaki hareketler nedeniyle bankanın finansal durumuna bağlı olarak maruz kaldığı riskdir. Faiz riskinin hem bankanın gelirleri hem de bilanço ve bilanço dışı kalemlerinin ekonomik değerleri üzerinde etkisi vardır. Bankaların maruz kaldıkları faiz riskine ilişkin tipik örnekler şunlardır: (1) vade farklılıkları nedeniyle riskin yeniden fiyatlandırılması, banka bilanço kalemlerinin yeniden fiyatlandırılması, (2) verim eğrisi riski (verim eğrisindeki değişmelerden kaynaklanır), (3) temel faiz riski (aynı fiyatlandırma özelliklerine sahip farklı enstrümanlara uygulanan faiz oranlarının ayarlanmasında yapılan hatalı korelasyondan kaynaklanmaktadır).

Faiz riski bankacılıkta olağan bir durum olmakla birlikte, aşırı faiz riski bankaların karlılıkları ve sermaye yapıları için önemli bir tehdit oluşturabilir. Banka müşterilerinin faiz riskine karşı kendi tedbirlerini alabildikleri gelişmiş finansal piyasalarda faiz riski yönetiminin önemi daha da artmaktadır. Faiz oranlarının serbest bırakıldığı ülkelerde faiz riski yönetimine daha fazla önem verilmektedir.

Likidite Riski

Likidite riski bankanın yükümlülüklerindeki azalmayı iyi düzenleyememesi ya da aktiflerindeki artışı karşılayacak şekilde yeterli kaynak bulundurması nedeniyle ortaya çıkar.

Likidite sıkıntısı çeken bir banka kısa sürede yükümlülüklerini artırarak ya da aktiflerini makul maliyetlerde nakde çevirerek ihtiyacı olan fonu sağlayamayabilir. Olağandışı hallerde likidite yetersizliği bankanın yükümlülüklerini yerine getiremez duruma düşmesine yol açabilir.

Faaliyet Riski

Faaliyet riski özellikle kurum içi kontrollerdeki aksamalar ve şirket yönetimindeki hatalardan kaynaklanır. İç kontrollerdeki aksamalar mevcut hata ve sahtekarlıkların gözden kaçmasına yol açacağı için bankanın zarar uğramasına ya da zaman ve koşullara uygun hareket edilememesine ve banka çıkarlarının tehlikeye sokulmasına (örneğin; dealer, kredi yetkilisi ya da diğer banka mensuplarınca yetkilerin aşılarak ya da ahlaki olmayan şekilde hareket edilmesi, uygun olmayan risklerin alınması gibi) neden olabilir. Faaliyet riskine ilişkin diğer örnekler ise bilgi teknolojisi sistemlerindeki hata ve aksamalar ile yangın, sel gibi felaketlerin yol açabileceği kayıplardır.

Yasal Risk

Bankalar çeşitli şekillerde yasal risklere maruz kalabilirler. Yasal risk yetersiz ya da yanlış yasal bilgi ve doküman nedeniyle alacakların değer kaybederek geri dönmesi ya da yükümlülüklerin beklenilenin üzerinde gerçekleşmesi durumlarını ifade eder. Ayrıca, mevcut yasalar banka ile ilgili yasal sorunların çözümünde yetersiz kalabilir ya da bir bankanın özel bir durumuna ait bir mahkeme kararı bankacılık sektörünü kısmen ya da tamamen olumsuz etkileyebilecek nitelikte olabilir. Ayrıca, bankacılık ve diğer ticari işletmeler ile ilgili yasalar değişebilir. Bankalar özellikle yeni işlemlerin uygulanmasında ve bir işleme taraf olmaya ilişkin yasal hakkın bulunmaması durumlarında doğabilecek yasal risklere karşı oldukça duyarlı davranırlar.

İtibar Riski

İtibar riski bankanın faaliyetlerindeki başarısızlıklarından dolayı ya da mevcut yasal düzenlemelere uygun davranılmaması sonucu ortaya çıkar. Banka müşterilerinin ve piyasa katılımcılarının güveninin kazanılması ve muhafaza edilmesi bankacılık için önemli olduğundan itibar risk bankaya önemli hasarlar verebilir.

B. Bankaların İhtiyatlı Yönetimine İlişkin Yükümlülükler ve Düzenlemeler Konusundaki Uygulamalar

Gözetim ve denetim otoritesi banka yönetimlerince bankacılığa ait risklerin tanınması, izlemesi, ve kontrolünün yapılması konusunda önemli bir rol oynar. Gözetim ve denetim işlevinin en önemli kısmı yetkili otoritece, söz konusu bu risklerin yönetiminde uyulması gereken ihtiyati düzenlemelerin (sermaye yeterliliği, kredi karşılıkları, aktif yoğunluğu, likidite yönetimi, risk yönetimi ve iç denetim konularını kapsamak üzere) geliştirilmesi ve uygulanmasını sağlamaktır. Niceliğe ya da niteliğe ilişkin bu düzenlemeler bankaların ihtiyatsızca riskler almasını sınırlandırmak içindir. İhtiyati düzenlemeler banka yönetimine ait kararların önüne geçmemeli ancak bankaların uygun şekilde faaliyette bulunmaları için gerekli asgari standartları gerekli kılmalıdır. Bankacılığın dinamik yapısı, gözetim ve denetim otoritelerince ihtiyati kurallara uyulduğunun denetlenmesi ve bu kurallara uyumun sürdürülmesi hususlarını olduğu kadar yeni koşullar altında da gerekli kurallara uyulacağı hususunun değerlendirilmesini gerektirir.
1. Sermaye Yeterliliği

6. Prensip: Bankacılık gözetim ve denetim otoritesi, bankaların taşıdıkları riskler karşılayacak şekilde asgari sermaye yükümlülüklerini tanımlamalıdır. Ayrıca, sermayenin banka zararlarını karşılayabilmesine yönelik sermaye alt kalemlerinin tanımlanması gerekmektedir. Uluslararası alanda faaliyet gösteren bankalar için bu standart Basel Komite'nin belirlediği Sermaye Yeterliliği Rasyosu'nun altında olmamalıdır.

Banka öz sermayesi, bankaya fon sağlaması, hissedarların sabit gelir kaynağı olması, büyüklüğü ölçüsünde risk alınması, zararların karşılanması ve bankanın büyümesine olanak vermesi gibi bir çok amaca hizmet eder. Asgari sermaye yeterliliğine ilişkin yükümlülükler, mevduat sahiplerinin, bankanın ve banka hissedarlarının kayıp risklerini azaltmak ve bankacılık sektöründe istikrarın sağlanmasında gözetim ve denetim otoritelerine yardımcı olmaktır. Gözetim ve denetim otoritesi uygun asgari sermaye yeterliliğini belirlemeli ve bankaları asgari sermaye yükümlülüğünün üzerinde sermaye bulundurmaları için teşvik etmelidir. Bir bankanın taşıdığı risklerin mahiyeti dolayısıyla ya da aktif kalitesi, risk dağılımı ve/veya bankanın mali yapısına ilişkin diğer özelliklerde belirsizlikler varsa, gözetim ve denetim otoritesi asgari sermaye yeterliliği rasyosunu daha yüksek tutabilmelidir. Bankanın sermaye yeterliliği rasyosu asgari oranın altına düşerse bankacılık gözetim ve denetim otoritesi belli zaman sürecinde asgari yükümlülüğün tekrar karşılanması için bankanın gerçekçi bir planı olduğundan emin olmalıdır. Gözetim ve denetim otoritesi ayrıca söz konusu durumlarda gerekli olabilecek ilave sınırlandırmalar olup olmadığını da dikkate almalıdır.

1998 yılında, Basel Bankacılık Gözetim Komitesi üyeleri banka sermaye yeterliliğinin hesaplanmasına ilişkin bir metot üzerinde de anlaşmışlardır. Diğer bir çok ülke Sermaye Uyum Anlaşması’nı (Capital Accord) ya da ona yakın bir düzenlemeyi benimsemiştir. Sermaye Uyum Anlaşması’nda bankacılık faaliyetleriyle ilgili iki önemli konuya dikkat çekilmiştir; (1) banka bilançosunda yer alan farklı kredi risklerine ilişkin seviyeler, (2) önemli risklerin taşındığı bilanço dışı işlemler.

Sermaye Uyum Anlaşması’nda gözetim ve denetim otoritelerince kabul edilebilir sermaye türleri ve uygun oranlar tanımlanmıştır: “tier one capital”-öz kaynaklar ve “tier two capital”- sermaye ölçümüne dahil edilmesi gereken diğer rezervleri, melez sermaye türlerini içeren alt sermaye grupları- tanımları yapılmıştır.

Sermaye Uyum Anlaşmasında bilanço ve bilanço dışı işlemlere ilişkin risk ağırlıkları belirlenmiştir. Mümkün olduğunca basit ifade edilmesi amacıyla risk ağırlıkları 0, 10, 20, 50, 100 olmak üzere beş ayrı kategoride incelenmiştir.

Ayrıca, uluslararası alanda faaliyet gösteren bankalar için risk ağırlıklı aktiflerine uygun olarak asgari yüzde 4 öz sermaye (tier one capital) ve asgari yüzde 8 toplam sermaye (tier one plus tier two) rasyosu öngörülmüştür. Bu rasyoların uygulanmasında konsolide bilançolar dikkate alınmalıdır. Bu rasyolar asgari sermaye yeterliliğini öngörmekle birlikte gözetim ve denetim otoriteleri bu rasyoların daha üzerindeki değerleri ve daha sıkı sermaye tanımları ve yüksek risk ağırlıklarını benimseyebilirler.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 18.10.07, 23:31
Basel
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Cevap: Bankacılıkta Etkin Gözetim ve Denetim

2. Kredi Risk Yönetimi

(i) Kredi verme standartları ve kredi izleme işlevi

7. Prensip: Gözetim ve denetim sistemlerinin en önemli özelliklerinden birisi bankaların kredi verme, yatırım yapma, kredi ve yatırım portföylerini yönetmelerine ilişkin politika, yöntem ve uygulamalarının bağımsız olarak değerlendirilebilmesidir.

Gözetim ve denetim otoritesi her bankada kredi ve yatırım faaliyetlerinin bağımsız ve güvenilir prensiplere uygun biçimde yürütüldüğünden emin olmalıdır. Bankanın kredi faaliyetlerinden sorumlu yönetiminin kredi açma, onay verme ve diğer idari prosedürlere ilişkin yazılı ihtiyati politikalarının olması ve bunların uygulanması gereklidir. Kredi verme ve yatırım yapma faaliyetleri banka yönetim kurulunca onaylanmış ve kredi departman sorumluları ve personeline bildirilmiş ihtiyati standartlara uygun olarak yürütülmelidir. Gözetim ve denetim otoritesince önem arz eden bir diğer husus ise kredi işlemlerine ilişkin kararların ne ölçüde çıkar çatışmalarından ve dış baskılardan bağımsız olarak verildiğinin değerlendirilmesidir.

Bankaların ayrıca, ödünç alanın finansal durumunu içermek üzere kredi ilişkilerinin aralıksız olarak izlenmesine yönelik uygun prosedür ve işlevleri olmalıdır. Yönetime bilgi akışını sağlayan sistemlerin en önemli özellikleri banka kredi portföy duruma ilişkin (kredilerin sınıflandırılması ve puanlandırılmasını içermek üzere) ayrıntılı bilgi bulunan bir veri tabanının bulunmasıdır.

(ii) Aktif kalitesi ile kredi karşılıkları ve rezervlerin yeterliliğinin değerlendirilmesi

8. Prensip: Bankacılık gözetim ve denetim otoritesi, bankaların aktif kalitesi ve kredi karşılıklarının yeterliliğinin değerlendirilmesine ilişkin oluşturduğu politikaları ve kullandığı yöntemleri yeterli bulmalıdır.

Gözetim ve denetim otoritesi, kredilerin, aktif sınıflamasının ve ayrılan karşılıkların periyodik olarak incelenmesine yönelik banka politikalarını yeterli bulmalıdır. Ayrıca söz konusu bu politikaların düzenli olarak gözden geçirildiğinden ve uygun biçimde uygulandığından emin olmalıdır. Gözetim ve denetim otoritesi bankanın problemli kredilerinin izlenmesi ve vadesi dolmuş kredilerinin geri ödenmesine ilişkin gerekli yöntemleri kullandığı konusunda tatmin olmalıdır. Bir bankanın problemli kredileri büyük boyutlarda ise gözetim ve denetim otoritesi bankadan mali yapısını güçlendirmesini ve kredi uygulamalarına ilişkin prosedür ve standartlarını sağlamlaştırmasını istemelidir.
Alınan garanti ve teminat değerlerinin ölçülmesine, sağlamlık ve güvenirliklerinin düzenli olarak değerlendirilmesi yönelik bankadan gerekli altyapıyı oluşturması talep edilmelidir. Gözetim ve denetim otoritesi ayrıca bankanın belirsiz risklere maruz olan bilanço dışı işlemleri için de yeterli sermaye tuttuğundan ve bunları kayıtlarında uygun biçimde gösterdiğinden emin olmalıdır.

(iii) Risk yoğunluğu ve büyük riskler

9. Prensip Bankacılık gözetim ve denetim otoritesi, bankaların portföylerindeki yoğunlaşmayı belirlemelerine olanak verecek yeterli kapasitede bilgi iletişim ağına sahip oldukları konusunda tatmin olmalıdır. Ayrıca, gözetim ve denetim otoritesi bir kişi ya da gruba verilebilecek kredilerin sınırlandırılmasına ilişkin esasları belirleme yetkisine sahip olmalıdır.

Bankacılık gözetim ve denetim otoritesi, kişi ya da gruplara verilen krediler ile diğer risk yoğunluklarına ilişkin banka risklerinin sınırlandırılmasına yönelik ihtiyati limit ve esasları belirlemelidir. Bu limitler genel olarak banka sermeyesi ile ilişkilendirilen bir yüzdeyle ifade edilmekle birlikte farklılık gösterebilmektedir. Bir banka ya da banka grubu gözetim ve denetim otoritesinden onay almaksızın sermayesinin azami yüzde 25’i oranında, özel sektörden bir kişi ya da gruba kredi açabilir. Yeni kurulmuş ya da oldukça küçük ölçekli bir banka olması durumunda ise olası riskleri karşılamak için daha fazla sermayeye gereksinim duyulacağından pratikte farklı limitler uygulanabilir.

Gözetim ve denetim otoritesi bankaların risk yoğunluklarını izlemeli ve bankalardan özel limitleri (örneğin sermayenin yüzde 10’u) aşan risklerini ve belirlediği büyük kredilere ilişkin risklerini rapor etmelerini talep edebilmelidir. Bazı ülkelerde söz konusu büyük risklerin tümü için ayrı limitler uygulanmaktadır.

(iv) Bağlantılı Krediler

10. Prensip: Bankaların birbiriyle bağlantılı kuruluşlara verdikleri krediler nedeniyle artabilecek zararlardan korunabilmesi için bankacılık gözetim ve denetim otoritesi bankaların söz konusu bu kuruluşları sürekli gözetim altında bulundurmalarına imkan verecek gerekli düzenlemeleri oluşturmalıdır. Ayrıca, bu riskleri kontrol altına alabilmek ve bilançoya yayılmasını önlemek için bankaların gerekli önlemleri almalarını sağlamalıdır.

Bankacılık gözetim ve denetim otoritesi birbiriyle bağlantılı kişi ya da kuruluşlara verilen kredilerden kaynaklanabilecek zararların önlenmesi konusunda bankalar için uyulması gerekli yükümlülükleri tanımlamalıdır.

Gözetim ve denetim otoritesi, söz konusu bu kredilerin usule uygun şekilde (arm’s length basis) verildiğinden ve toplam kredi miktarının izlendiğinden emin olmalıdır. Söz konusu kredilere ilişkin vade ve koşulların benzer durumlarda diğer krediler için uygulanan esaslardan farklı olmamasını gerekli kılmak suretiyle bu kontroller kolaylıkla yapılabilir.

Gözetim ve denetim otoritesinin gerekli durumlarda daha ileri giderek söz konusu kredi kategorilerine ilişkin kesin sınırlamalar koyabilme, sermaye yeterliliği değerlendirilirken bu kredileri sermayeden düşürme ya da birleştirilmelerini talep etme yetkisi olmalıdır. Birbiriyle bağlantılı taraflarla yapılan ve bankaya yeni riskler yükleyen işlemlerin banka yönetim kurulunca onaylanarak gözetim ve denetim otoritesine rapor edilmesi ya da bu işlemlerin tamamıyla iptal edilmesi gerekmektedir. Bankaların konsolide bazda denetimi bağlantılı kredilere ilişkin risklerin farkedilmesine ve olası problemlerin en aza indirilmesine olanak vermektedir.

Gözetim ve denetim otoritesinin, banka ile kredi alan taraf arasında bağlantı oluğu konusunda ihtiyari kararlar verme yetkisi olmalıdır. Bu yetkiye daha çok banka ve bağlantılı olduğu tarafların söz konusu ilişkinin gizlenmesi için gerekli tedbirleri aldığı durumlarda ihtiyaç duyulmaktadır.

(v) Ülke ve transfer riski

11. Prensip: Bankacılık gözetim ve denetim otoritesi, bankaların uluslararası kredilendirme ve yatırım faaliyetlerine ilişkin olarak ülke ve transfer risklerinin saptanması, izlenmesi ve kontrol edilmesine ilişkin yeterli politika ve uygulamalara sahip olduklarından ve söz konusu risklerin karşılanması için yeterli rezervlerinin olduğundan emin olmalıdır.

3. Piyasa Riskinin Yönetimi

12. Prensip: Bankacılık gözetim ve denetim otoritesi bankaların piyasa risklerinin etkin olarak ölçülmesi, izlenmesi ve kontrol edilmesine imkan veren sistemlere sahip olduklarından emin olmalıdır. Piyasa riskine maruz kalındığında, gözetim ve denetim otoritesi üstlenilebilecek piyasa riskine limit getirme ya da sermaye artırımı gibi yaptırımları uygulayabilme yetkisine sahip olmalıdır.

Gözetim ve denetim otoritesi bankaların piyasa risklerini uygun biçimde ölçtüğü ve kontrol ettiğinden emin olmalıdır. Ayrıca, bankaların ticari işlemlerinde maruz kaldıkları fiyat risklerinden korunmaları için uygun sermaye limitleri belirlemelidir. Sermaye yeterliliği rasyolarının bankalarca uygulanması konusunda geliştirilen disiplin mali piyasalarda istikrar ve güvenin artırılmasındaki önemli bir diğer adımdır. Piyasa riskinin ölçümüne ilişkin nicel ve nitel olarak belirlenmiş standartlar olmalıdır . Bankacılık gözetim ve denetim otoritesi banka yönetiminin döviz işlemleri ile ilgili olarak gerekli ve uygun iç kontrolleri oluşturduğuna kanaat getirmelidir.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 18.10.07, 23:33
Basel
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Cevap: Bankacılıkta Etkin Gözetim ve Denetim

4. Diğer Risklerin Yönetimi

13. Prensip: Bankacılık gözetim ve denetim otoritesi, bankaların taşıdıkları tüm risklerini tespit edecek, ölçecek, yönetecek, kontrol edecek, ve bu riskler için yeterli sermayeyi bulunduracak şekilde geniş kapsamlı bir risk yönetimi sistemi ( yönetim kurulu ve üst düzey yönetimin izlenme işlevini de içermek üzere) olduğuna ikna olmalıdır.

Risk yönetimine ilişkin standartlar bankacılıkta gözetim ve denetim için en gerekli unsurlardan biridir. Özellikle finansal araçlar ve risk yönetimi teknikleri daha karmaşık hale gelirken bu standartların önemi giderek artmaktadır. Ayrıca, yeni teknolojilerin finansal piyasalardaki etkisi bankaların günlük olarak portföylerini izlemelerini, piyasa ve müşteri ihtiyacına göre risklerini ayarlamalarını hem gerekli hem de mümkün kılmaktadır. Dolayısıyla, banka yöneticileri, yatırımcılar ve gözetim ve denetim otoritesi bankanın üstleneceği riskler hakkında doğru ve periyodik bilgiye ihtiyaç duymaktadır. Gözetim ve denetim otoritesi bankalar için güvenilir uygulamalar geliştirmek, uygulamak ve gerekli bilgi akışını temin edecek prosedürleri oluşturmak suretiyle gerekli bilginin sağlanmasına katkıda bulunur.

(i) Faiz riski

Gözetim ve denetim otoritesi, bankaların yönetim kurulu ve üst düzey yönetimlerince faiz riskini ne şekilde kontrol ettiklerini, risk yönetimi politika ve prosedürlerini, izleme ve kontrol sistemlerini izlemelidir. Ayrıca, bankadan faiz riskinin değerlendirilmesi için yeterli ve düzenli bilgiyi istemelidir. Bu bilgi her bankanın portföyünün vade ve döviz yapısı ile diğer ilgili faktörlere ilişkin yeterli ve uygun bilgiyi içermelidir.

(ii) Likidite yönetimi

Likidite yönetiminin amacı bankaların tüm sözleşme taahhütlerini yerine getirebilmesini sağlamaktır. Güçlü bir likidite yönetiminin en önemli unsurları etkin bilgi sistemleri, merkezi likidite kontrolü, alternatif durumlara göre net fon ihtiyacının analizi, fon kaynaklarının çeşitliliği ve fon planlamasıdır. Gözetim ve denetim otoritesi bankaların yeterli likiditeyi bulundurmak suretiyle aktif, pasif ve nazım hesaplarını yönetmelerini ister. Bankalar çeşitli fon kaynaklarına ve yükümlülüklerinin farlı vadelerde dağılımına sahip olmalı ve yeterli miktarda likidite bulundurmalıdırlar.

(iii) Faaliyet riski

Gözetim ve denetim otoritesi banka üst yönetiminin etkin iç kontrol ve denetim prosedürlerini oluşturduğundan ve faaliyet risklerinin yönetimine ilişkin uygun politikaları geliştirdiğinden emin olmak ister. Ayrıca bankaların tüm temel sistemlerinin gelişmeye açık ve süreklilik arz eden bir yapıda olmasını talep eder.



5. İç Kontroller

14. Prensip: Bankacılık gözetim ve denetim otoritesi, bankaların faaliyetlerinin yapısına uygun ve yeterli iç kontrollerinin bulunduğundan emin olmalıdır. Söz konusu kontroller yetki ve sorumlulukların paylaşılması, fonksiyonel ayırımlar, fon ödemeleri, aktif-pasif yönetimi, bu işlemlerin mutabakatı ve varlıkların korunmasına ilişkindir. Hem bu iç kontrollere hem de yasal ve idari düzenlemelere uyulup uyulmadığını kontrolü için uygun iç veya bağımsız dış denetimin fonksiyonları belirlenmelidir.

15. Prensip: