Nüve Forum

Nüve Forum > kütüphane > Toplum ve Yaşam > Ekonomi > Ekonomi felsefesi > Büyüme-Büyüme politikaları-Büyümenin sınırları

Ekonomi felsefesi hakkinda Büyüme-Büyüme politikaları-Büyümenin sınırları ile ilgili bilgiler


[coverattach=1]1850-1880 yılları arasında, bugün gelişmiş ülkeler topluluğunu oluşturan belirli ülkelerde, sürekli bir büyüme süreci ortaya çıktı. Bu büyüme, dünya tarihinde o güne değin görülmemiş bir olaydı, çünkü daha önceleri iktisadi

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 29.06.09, 17:56
loli - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Editör
 
Üyelik tarihi: Apr 2006
Nereden: Ankara
İletiler: 8.200
Blog Başlıkları: 6
loli isimli üye tecrübe puanını kapatmıştır.
Standart Büyüme-Büyüme politikaları-Büyümenin sınırları

[coverattach=1]1850-1880 yılları arasında, bugün gelişmiş ülkeler topluluğunu oluşturan belirli ülkelerde, sürekli bir büyüme süreci ortaya çıktı. Bu büyüme, dünya tarihinde o güne değin görülmemiş bir olaydı, çünkü daha önceleri iktisadi etkinliğin yıllık artış oranı % 0,5***8217;in üstüne pek ender olarak çıkmış, hiçbir zaman °/o 1 ***8216;Şaşmamıştı. Ancak, bu büyüme olgusu düzenli bir biçimde gerçekleşmiyordu; İkinci Dünya savaşı***8217;na değin, birbirini izleyen devresel hareketler arasında ortaya çıkan bir dizi bunalımla sık sık kesintiye uğruyordu. Kapitalist ülkeler, XX. yy***8217;ın ortalarından başlayarak, çok hızlı bir gelişme temposu gösterdiler; 1945***8217;ten 1973***8217;e değin görülen durgunluk dönemlerinin hiçbir bakımdan XIX. yy.***8217;daki devresel hareketlere benzer bir yanı olmadı. Ama, 1974 bunalımından sonra, büyümenin hızı duruldu.

***8226; Tanımlar
.
"Büyüme" deyimi, iktisadi olgularla canlı organizmalar arasındaki benzerlik göz önünde tutularak biyolojiden alınmıştır:
1. İktisadi ve toplumsal yaşam, kendini yalnızca üretim ve tüketim alanlarında mutlak nicel artışlar biçiminde göstermez; bu miktarlar arasındaki oranların ve ilişkilerin değişmesi, yani bir yapı değişikliği biçiminde de ortaya çıkar;
2. Bir iktisadi ve toplumsal bütün, karşıt ama zincirleme ve birikimli güçlerin etkisiyle birbirini izleyen evrelerden geçerek farklılaşır.
Çağdaş iktisadi çözümleme, bu kavramın, ona yakın bazı kavramlarla (evrim, genişleme, ilerleme ve gelişme kavramları) karışmasını önlemeye ve terminolojiye kesinlik vermeye çalışır.
Evrim, bir iktisadi ve toplumsal bütünün uzun dönemde uğradığı dönüşümleri dile getirir. Üç türlü evrim ayırt edebiliriz: büyüme, durgunluk, gerileme. Bu evrim tipleri, iktisadi birimlerin ve sistemlerin boyutlarında ve yapılarında ortaya çıkan değişiklikler ve ilerlemelerle tanımlanır.
Genişleme, iktisadi etkinliğin dalgalanmalarına bağlıdır; kısa dönemli bir hareketin bir yönü olan bu konjonktürel olgu, çöküşün karşıtıdır ve büyümenin bir aşamasından başka bir şey değildir.
iktisadi ve sosyal ilerleme, büyümeye bağlı olmakla birlikte, onu aşan bir şeydir: kişi başına düşen ulusal gelirin büyümesi, ancak en elverişsiz durumdaki kişilerin yaşam düzeyinde bir yükselmeyle birlikte gittiği zaman bir ilerleme sayılır. Demek ki, ilerleme olmadan da büyü-
me olabilir. Örneğin, ulusal gelirdeki büyümeden daha hızlı bir nüfus artışı olması durumunda; ya da daha sonra, uzun dönemde, yaşam düzeyinin yükselmesine yol açabilecek biçimde sermaye birikimi oranını artırmak için, tüketimin geçici bir süre azaltılmasının savunulması ve kabul edilmesi halinde (SSCB örneği), büyüme olsa bile ilerleme yok demektir. Bunun tersine, ulusal servette bir yeniden bölüşümün sağlandığı bir durumda, hiç olmazsa kısa dönemde, büyümesiz bir ilerleme görülebilir. Başka bir deyişle, iktisadi ilerleme, kendisini doğuran koşullardan soyutlanmış olduğu halde, büyüme, iktisadi etkinliğin nihai amaçlarından bağımsız olarak ele alınabilecek bölünmez bir bütün oluşturur.
Büyüme ile gelişme arasındaki ayrım ise, daha ince bir ayrım gibi görünmektedir: gelişme, yapı değişikliğiyle bir arada giden bir büyüme olarak görülebilir; bu durumda, büyüme, değişmez olarak kabul edilen belli bir yapı içinde gerçekleşen bir sürece tekabül eder. Ancak, somut gerçeklikte, bu ayrım bir kesinlik taşımaz, çünkü yapısal değişikliklere yol açmadan sürüp giden ya da, daha doğrusu, başlangıçta bir yapısai değişimin ya da var olan bir durumdan kopuşun ifadesi olmayan bir büyüme düşünmek zordur. Bu güçlükler, büyüme ve gelişme deyimlerinin neden dolayı ayrım gözetilmeksizin kullanıldıklarını açıklar. Fakat, arada, tartışmalı da olsa, bir küçük fark bulunduğu söylenebilir: gelişme politikası deyimi, özellikle iktisadi bakımdan geri kalmış ülkeler içip, büyüme politikası deyimi ise gelişmiş ülkeler için kullanılmaktadır.
Terimlerdeki bu belirsizlikler bir yana bırakıldığında, iktisadi büyüme, bir iktisadi ve sosyal bütünün belli başlı boyutlarının yapı değişikliğiyle birlikte olsun ya da olmasın genişlemesi biçiminde tanımlanabilir. Kişi başına düşen gelirin artmasına, olduğu gibi kalmasına ya da azalmasına bakarak, büyümenin ilerleyici, durağan (ya da sabit) ya da gerileyici olduğunu belirtmek için, büyüme ve ilerleme kavramlarını birlikte ele almak gerekir. ***8226; Kuramlar. Bir grup iktisatçı büyümeyi, çoğu kez ekonometrik modeller aracılığıyla, iktisadi dalgalanmalara bağlarlar. Bunlardan bazısı (Domar, Harrod, Hicks ve H. Guitton), asıl önemli olanın uzun dönem olduğunu ve dolayısıyla, devresel hareketin, büyümenin ancak bir alt ürününü oluşturduğu kanısındadır: belli bir tasarruf oranına bağlı olarak, belli bir büyüme oranı sürekli olarak tutturulabilir; tasarruf ve yatırım oranlarındaki bir değişim, iktisadi büyümede dengesizliğe yol açar; tasarruf, yatırım ve üretim arasındaki karmaşık ilişkilerden dolayı bu dengesizlik devresel biçimde kendini yeniden üretir. Buna karşılık, başka bazı yazarlar (R. M. GoodWin ve N. Kaldor), büyüme oranının devresel dalgalanmaların sıklığına ve şiddetine bağlı olduğu görüşündedirler. Genişleme dönemi üretim potansiyelini artırır; çöküş ise iktisadi etkinlikler arasında bir ayıklama yapılmasını, çeşitli üretim faktörleri akışkanlığının artmasını ve maliyetlerin düşürülmesini zorunlu kılar. Nihayet, başka bazı yazarlar da, Schumpeter***8217;ın izinden giderek, bir senteze varmaya çalışırlar ve dalgalanmayla büyümeyi, karşılıklı bağımlılık ilişkileri içinde birleştirme yoluyla bir "ortak yapısal kurum" (J. Âkerman) oluştururlar.
ikinci bir grup kuram ise, iktisadi büyümede etkili olan çeşitli etkenlerin (doğal kaynaklar, teknik gelişme, nüfus, kurumlar, vb.) zincirleme etkisi üzerinde durur: büyüme, yığılımlı bir süreç olarak ortaya çıkar, çünkü çeşitli etkenler karşılıklı olarak birbirlerini etkiler ve güçlendirir; bu etkenlerden herhangi birinde ortaya çıkan bir değişiklik, diğerlerinde de değişikliğe yol açar. Bazı iktisatçıların (Lewis, Rostow, Higgins, vb.) belirttikleri gibi, büyüme, çeşitli elverişli etkenlerin birleşmesinin bir sonucudur. Bu ikinci grup kuram, özellikle, etkenlerden birinin, büyümenin başlamasını ya da sürdürülmesini sağlayacak koşullara uyumsuzluğundan doğan "büyüme darboğazları"nı anlamayı olanaklı kılar. Örneğin, gelişmekte olan ülkelerde, bireylerin mesleki formasyonlarının yetersizliği, istifadelerine sunulabilecek sermayenin rasyonel bir biçimde kullanılmasını engeller.
Üçüncü bir kuram grubu (özellikle R. Barre***8217;ın çözümlemesi), büyüme türlerini devletin rolüne (kendiliğinden büyüme, planlı büyüme) ve uluslararası insan ve sermaye hareketlerine (kapalı büyüme, açık büyüme) göre sınıflandırmaya çalışır. Kendiliğinden büyüme, çeşitli bağımsız birimlerin (girişimciler, yabancı şirketler, devlet, vb.) ve toplumsal grupların faaliyetlerinin bileşik sonucu olan büyümedir. Özellikle XIX. yy.***8217;da Batı Avrupa***8217;da egemen olan bu büyüme türünde birimlerden her biri çıkarlarını diğerlerinin çıkarlarıyla birleştirerek tamamlayıcı bir rol oynuyordu: özel kapitalistler (girişimciler, bankacılar), kapitalist büyümenin itici gücünü oluşturuyordu; devlet, (XIX. sonlarında Alman ya ya da Japonya örneklerinde olduğu gibi) yabancı ülkelerden yeni üretim yöntemleri devralarak ya da özel girişimcilerin gerçekleştirmeyi kabul etmeyecekleri iktisadi faaliyetleri kendisi üstlenerek teknik ilerlemede önemli bir rol oynadı.
Planlı büyüme, emredici bir plan çerçevesi içinde müdahalede bulunan devletin itişi ve yönetimi altında gerçekleşir: SSCB***8217;de iktisadi etkinlik, bir zorlama atmosferinde, bu etkinliğin itici gücü olan çeşitli etmenlerin (sendikalar, siyasi parti, devlet) denetimi altında yürür. Sovyet büyümesinin mekanizmaları, "devletin, sanayileşmeyi, ülkenin iktisadi yapısını değiştirmede bir araç olarak kullanmaya yönelik siyasi ve iktisadi bir kararına" dayanır. Bu mekanizmalar, özellikle, yatırımı özendirmeye çalışır; yatırımlar arasında önceliklere (ağır sanayinin geliştirilmesi) tüketimin kısıtlanmasına ve tarım kesimiyle ilgili müdahalelere (kolektifleştirme) dayanır.
Açık büyüme, XIX. bir özelliğidir. ABD, Kanada, Avustralya, Arjantin, vb. ülkeler, büyük göçler sayesinde ve yabancı sermayenin yardımıyla geliştiler. Ancak, uluslararası göçlerin ve sermaye hareketlerinin yavaşlaması, kapalı büyümeye yeniden güncellik kazandırdı. Kapalı büyüme, sözkonusu ülkenin kendi öz kaynaklarına dayanan, hiçbir dış yardım olmaksızın gerçekleşen büyümedir. İngiltere (XVIII. yy.***8217;da), Japonya (XIX. yy.***8217;da), SSCB (XX. yy.***8217;da) kapalı büyümeye örnek olarak gösterilebilirler.
Nihayet, dördüncü bir grup büyüme kuramı, iktisadi büyümeyi başlatan ve durduran öğelerin çözümlemesini yapmaya çalışır. F. Perroux***8217;ya göre, büyüme kutuplardan başlar: büyümeyi harekete geçiren, sürükleyici bir sanayidir. Bu sanayi, diğer firmalar arasında dışsal ekonomiler yaratarak, bütün bu firmaları gelişmeye yöneltir. Böylece, tamamlayıcı mallar üreten bir sanayi kompleksi ortaya çıkar; bunu, büyüme halindeki sanayi kompleksleri arasında bağlantıların oluşması izler; çok geçmeden, bu sanayi kompleksleri fiyat, mal akımı ve beklenti ağlarıyla birbirlerine bağlanırlar. Böylece, ulusal ekonomi, göreli olarak aktif bütünlerle (gelişme kutupları), göreli olarak pasif bütünlerin (bağımlı bölgeler ve sanayiler) bir bileşimi görüntüsü kazanır. F. Perroux***8217;nun şeması uluslararası ekonomiye ve gelişmekte olan ülkelere de uygulanabilir. Bu ülkelerde kutupların oluşmasını önleyen bazı engeller vardır. Yoksulluğun kısırdöngüsü içine hapsolmuş olan bu ülkeler, bütünlüğü olmayan ekonomiler oluştururlar (bu yüzden, yabancı işletmelerin kurulmasıyla ortaya çıkan gelişme kutuplan, yerel sektörün her türlü gelişme olanağını yok eder). Bu ekonomilerde, bütün üretim tüketime gider (dolayısıyla büyümenin finansmanı için gerekli tasarruf oluşamaz), yoğun bir yapısal işsizlik süregider ve "insan bedeli" karşılığını bulamaz.

***8226; Büyüme politikaları.

Büyüme ya da gelişme politikalarının tutarlı olabilmesi için, özellikle gelişmekte olan ülkelerde, amaçlanan hedeflere uygun bir biçimde düşünülüp tasarlanmış olması gerekir. Bu hedefler, ya ekonominin iç gelişmesinin sağlanmasına, ya da dışa bağımlılığın azaltılmasına yönelik olabilir. Bu politikanın araçlarına gelince, bunlar değişik nitelikte olmalı ve iktisadi faaliyetin bütün kesimlerini kapsamalıdır: kurulması istenen işletmelerin kârlılığını artırabilecek bir altyapının kurulması (yatırım politikası), tarımın ticarileşmesine yönelik bir tarım reformu (tarım politikası), gelirin yeniden bölüşümü yoluyla yatırımları özendirecek önlemlere başvurulması (bölüşüm politikası), kamu harcamalarını ve vergilendirmeyi zorunlu tasarruf yaratabilecek biçimde yönlendirme (maliye politikası), yeni işletmeler kurulmasını özendirmek için gümrük korumacılığının konması, döviz gelirini düzenli duruma getirmek için dışsatımın denetlenmesi (dış ticaret politikası). Fakat, bunların dışında, gelişmekte olan ülkelerin, durumlarına uygun bir uluslararası gelişme politikası oluşturma çabalarında destek ve yardım görmeleri gerekir. Bu destek ve yardım, somut olarak, uluslararası hammadde pazarlarının dengeye kavuşturulması, gelişmiş ülkelerde üretim ve iktisadi faaliyet düzeyinin düşürülme-mesi, dünyanın belli başlı bölgeleri arasında işgücü hareketine serbestlik sağlanması, teknik yardımın uluslararası bir kamu hizmeti gibi görülerek artırılması, gelişmekte olan ülkelere yapılan parasal yardımların uluslararası hale getirilmesi biçiminde olmak zorundadır.

***8226; Büyümenin sınırları
Büyümenin bazı olumsuz sonuçları da vardır. Her şeyden önce, büyüme, eşitsizlikleri ortadan kaldırmaz; aksine, bunları belirginleştirir ve hatta yenilerini yaratır. Uluslararası planda, sömürgecilik, başlangıçta, gelişmiş ülkelerin, azgelişmiş ülkeler zararına genişlemelerini kolaylaştırdı. Daha sonra, çağdaş dönemde, sömürgelerin tasfiyesi hareketine rağmen, gerek emperyalizm, gerekse ekonomilerin çokuluslu şirketlerin zoruyla gittikçe daha çok uluslararası hale gelmesi, bu ülkelerin gelişme temposunu Üçüncü dünya***8217;ya da dayattı, Üçüncü dünya ülkelerinin iktisadi bağımlılığını artırdı ve "kalkış"a geçebilmelerini büyük ölçüde güçleştirdi. Ulusal düzeyde de, büyüme, birtakım farklılıkların (ücretlerde, gelirde, servette, malvarlığında) derinleşmesini engellemedi, ikinci olarak, büyüme, iktisadi dengesizliklerle eşanlamlıdır (yıkılan yuvalar, kentsel yaşam ve sanayinin doğurduğu sorunlar, yaşama ve çalışma koşullarının kötüleşmesi, kentsel yığılma, kırsal bölgelerden ayrılma, işsizlik ve enflasyon).
Bu yüzden, büyümeye gittikçe daha çok insan karşı çıkmaktadır. Onun salt niceliksel (üretimci) yanı, "yaşamın kalitesi" adına mahkûm ediliyor. Özellikle, Roma kulübü***8217;nün teşvikiyle Massachusetts İnstitute of Technology***8217;de (ABD) kaleme alınan ve doğal kaynakların tükenmesi ve çevrenin bozulması tehlikesi karşısında "sıfır büyüme" isteyen Meadows raporu***8217; nun 1972***8217;de yayımlanmasından sonra büyümenin sınırları gündeme gelmiş oldu. Bütün bu suçlamalar, büyümenin tümüyle mahkûm edilmesinden çok, günümüzdeki büyüme modellerinin yadsınmasını dile getirmektedir.

kaynak:2-cilt:4

Nüve Forum
Eklenmiş Resimin Önizlemesi
Büyüme-Büyüme politikalarý-Büyümenin sýnýrlarý-buyume.jpg  
__________________
NEVART AKADEMİ
www.nevart.net
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Disleksi Eğitimi
Okuma Güçlüğü
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
büyüme-büyüme, politikaları-büyümenin, sınırları

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 09:15 .