Nüve Forum

Nüve Forum > kütüphane > Toplum ve Yaşam > Ekonomi > Ekonomi tarihi > Fiyat, fiyatlanmak, Fiyat politikası, Maliyet fiyatı

Ekonomi tarihi hakkinda Fiyat, fiyatlanmak, Fiyat politikası, Maliyet fiyatı ile ilgili bilgiler


FİYAT - tı, (ar. fi-, önek ve -at, çoğl. eki; fi'atan). 1. Bir malın, bir hizmetin para olarak değişim değeri: Bu giysinin fiyatı nedir? Fiyatlar arasında karşılaştırma yapmak. —2. Bu

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 20.09.15, 22:37
loli - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Editör
 
Üyelik tarihi: Apr 2006
Nereden: Ankara
İletiler: 8.177
Blog Başlıkları: 6
loli isimli üye tecrübe puanını kapatmıştır.
Standart Fiyat, fiyatlanmak, Fiyat politikası, Maliyet fiyatı

FİYAT- tı, (ar. fi-, önek ve -at, çoğl. eki; fi'atan). 1. Bir malın, bir hizmetin para olarak değişim değeri: Bu giysinin fiyatı nedir? Fiyatlar arasında karşılaştırma yapmak.

—2. Bu değeri gösteren etiket, marka, vb.: Bir armağan paketi yapmak üzere bir malın fiyatını çıkarmak.

—3. Gösteri yapılan bir salona girmek, bir kamu taşıtına binmek vb. için ödenmesi gereken para miktarı. (Bk. ansikl. böl. Havc.)

—4 (Bir şeye) fiyat biçmek, değer biçmek, bir şeyin parasal karşılığını belirlemek: Eve sen de bir fiyat biç.

|| Fiyat kesmek, bir şeyin ederini belirleyip saptamak.

|| Fiyat kırmak, fiyatını indirmek, düşürmek.

|| Fiyat vermek, bir şeyi kaça satacağını ya da alacağını söylemek: Siz de bir fiyat verin, belki uyuşuruz.

|| Fiyatları dondurmak, fiyatların olduğu gibi sürmesi, yükselmemesi için gerekli önlemlerl almak.

—Bank. ve Bors. Ticari senetlerin ya da paranın düzenli tedavülü.

|| ilk fiyat ya da açılış fiyatı, bir değerin, bir borsa seansının açılışında kote edildiği fiyat.

|| Ortalama fiyat, bir değerin tek bir borsa seansı içindeki fiyatlarının ortalaması.

|| Son fiyat ya da kapanış fiyatı, bir borsa seansında bir değerin en son kote edildiği fiyat.

|| Takas fiyatı, borsada değerlerin her tasfiyesinde alıcılarla satıcılar arasında ödemelere temel oluşturan fiktif fiyat. Alıcılarla satıcılar, bir tasfiyeden ötekine "devrederek" işlemlerini sürdürürler. (Takas fiyatı, geçmiş tasfiyenin hesabını kapatırken, yeni tasfiyenin başlangıç noktasını saptar.) [Türkiye'de uygulaması yoktur.]

|| Yasal fiyat, ülke içinde, yasal hükümlere uygun olarak çıkarılan itibari değeri olan paraların "ibra gücü"ne sahip olduğu, yani gerek resmi gerekse özel kuruluşlarca, cezai yaptırım zoruyla, itibari değerleri üzerinden, ödeme aracı olarak kabul edildikleri rejim. (Bu itibari değere sahip paralar, onları çıkarmış olan kurumun gişesine gösterildiği an, değerli madenden [ülkelere ve dönemlere göre, altın ya da gümüş, ya da altın ve gümüş] para ve bazen külçelerle değiştirilebilir.)

|| Zorunlu fiyat, emisyon kurumlarının, yasal fiyata sahip itibari paraları değerli madenle değiştirme zorunluğundan bağışık tutulduğu para rejimi.

—Bors. Fiyat belirlenememesi, bir borsa seansında, belli bir menkul değer için, özellikle bununla arz ve talep arasında büyük bir dengesizlik olması nedeniyle, fiyat saptanmasına olanak bulunamaması.

|| Fiyat dağınıklığı, bir menkul değerin fiyatında oluşan ve onun borsa riskini ölçmeye yarayan karakteristik dalgalanmalar (genellikle, 12 ile 18 aylık bir süre içinde haftalık ya da aylık fiyat değişikliklerinin tipik sapmaları alınır).

|| Fiyat farkı, bir işlemin tasfiyesi sırasında, vadeli olarak kote edilmiş değerlerin fiyatı ile bunların pazarlık kesildiği andaki fiyatı arasındaki fark; farklı kurlar üzerinden yapılan iki işlemin takas edilmesi sonucunda bir hesabın gösterdiği borçlu ya da alacaklı bakiye,

—ikt. Fiyat ayrımı, aynı malı, belirli bir dönem içinde, farklı fiyatlarla satabilme olanağı. (Bk, ansikl. böl.) (J Fiyat destekleme politikası, devletin üreticilere (özellikle tarım üreticilerine) sattıkları ürünler için bir taban fiyatı saptayarak gelir güvencesi vermeye dayanan politikası.

|| Fiyat indirimi, bir mal ya da hizmetin fiyatının, daha önce önerilmiş ya da faturalanmış fiyata oranla azaltılması. (Bk. ansikl. böl. ikt.)

|| Fiyat kuramı

— MİKROİKTİSAT. || Fiyat makası, iki ürünün ya da iki grup ürünün fiyatlarının birbirinden uzaklaşması: XIX. yy.'da özellikle tarım ürünleriyle sanayi ürünlerinin, çağımızda ise temel ürünlerle işlenmiş ürünlerin fiyatları arasında böyle bir olaya rastlanmaktadır. (Uluslararası iktisadi ilişkilerde, fiyat makası etkisi, mübadele oranlarının üçüncü dünya ülkeleri zararına bozulduğunu gösterir. Bu ülkeler tarafından üretilip dışa satılan malların fiyatları düzenli bir biçimde düşerken, zengin ülkelerin katma değerli malları hiç de aynı derecede güçlü bir düşme eğilimi göstermemektedir.)

|| Fiyat önderliği, herhangi bir piyasada, piyasa payı en büyük kuruluşun kendi fiyatını tüm piyasaya kabul ettirmesi.

|| Fiyat savaşı, belirli bir piyasada üretim yapan üretici birimlerin, piyasa paylarını ötekilerin zararına büyütmek amacıyla, fiyat indirimlerine dayanan rekabet süreci.

|| Fiyatlar genel düzeyi, n mallı bir ekonomide, baz olarak alınan bir yıla gönderme yapan ve çeşitli endeksler kullanarak saptanabilen, malın ağırlıklı fiyat ortalaması.

I| Fiyatların dondurulması, bazı mal ve hizmetlerin fiyatlarını belli bir dönemde ulaşmış oldukları düzeyde, otoriteye dayanarak durdurmayı amaçlayan iktisadi düzenleme.

|| Destek fiyatı, özellikle tarım kesimindeki üreticilerin gelirlerini belirli bir düzeyde koruyabilmeleri amacıyla, ürünlerini, altında satamaya-cakları fiyat. (Piyasa koşullarında ürün fiyatları, destek fiyatlarının altında oluşursa, devlet piyasaya girip, tüm ürünü destek fiyatlarından satın almayı üstlenir.)

|| Garantili fiyat, kamu yetkililerinin kararı uyarınca, bir malın üreticisine, o mal için ödenebilecek en düşük fiyat.

|| Gerçekçi fiyat politikası, kamu hizmetlerinin fiyatlarını, bunların gerçek maliyetlerine uyarlamaya çalışan iktisat politikası.

|| Öngörülen fiyatlar, fiyatlar genel düzeyinin yukarı ya da aşağı yönde hareketli olduğu bir ortamda, üretici ya da tüketicilerin, bir sonraki dönemde geçerli olacak fiyatlar genel düzeyi hakkındaki beklentileri.

|| Resen verilen fiyat, işletme tarafından, maliyet ve elde edilmek istenen kâr hesaplarına ve satılması olanaklı görülen miktarlara göre saptanan fiyat. (Gerçekte, burada, işletmenin bir kararı sonucu ortaya çıkan fiyatlar sözkonusu olup, bunlar bir süre için, kararlaştırılan düzeyde tutulur; bu ise, işletmenin bir ölçüde piyasaya egemen olabilmesini gerektirir kl, bu da, gerçekte bir tekel ya da oligopol durumuna tekabül eder.)

|| Tavan fiyat, bir mal ya da hizmetin, piyasa koşullarına bakılmaksızın yetkililerce saptanan, satılabileceği en üst fiyat düzeyi.

—Muhs. Maliyet fiyatı, bir mal ya da hizmeti üretmek ve satmak için gerekli giderlerin toplam tutarı. (Bk. ansikl. böl.) || Nazım fiyat, olabildiğince uzun bir süre sabit tutulan ve genellikle analitik muhasebede kullanılan itibari fiyat. (Nazım fiyatların sabitliği, piyasadan ya da geçici koşullardan kaynaklanan değişiklikleri hesaba katmaksızın, sonuçlar arasında karşılaştırma yapmayı olanaklı kılar.)

|| Ölçü fiyat, gerçek fiyatlardaki değişikliklerden bağımsız muhasebe sonuçları elde edebilmek amacıyla bir işletmenin bütün maliyet bedelleri (maddeler, işgücü, vb.) için saptanan düzenleyici fiyat. (Bk. ansikl. böl.)

—Sig. Sigorta plriminln rizikonun özelliğine göre hesaplanması.

—Tic. Fiyat kırmak, besin maddeleri toptancı piyasasında, uygulanmakta olan fiyatların altında satış yapmak (piyasada sıkışıklık, bir stokun eritilmesi, talepte yetersizlik, vb. sözkonusu olduğu durumlarda).

—ANSİKL. Havc. Havayolu şirketleri ulusal ağda fiyatları diledikleri gibi saptamakla birlikte, uluslararası hatların fiyatları İATA konferanslarında belirlenir. Bu fiyatlar uluslararası alanda çalışan şirketlerce düzenlenip oybirliğiyle kabul edildikten sonra ilgili hükümetlerin onayına sunulur. Uçak fiyatlarıyla ilgili büyük yenilikler, uluslararası hatlarda taşıma ücretlerinin saptanmasının yanı sıra, işlek hatlarda "turist", "tatil" sınıfı ve "Apex" fiyatları gibi indirimlerin yapılmasıdır,

—ikt. • Fiyat ayrımı. "Farklı fiyat politikası" da denilen fiyat ayrımı, tekel ya da tekelci rekabet piyasalarında uygulanır Satıcı, piyasayı ve talebi ne kadar çok denetiminde bulundurursa, ayrım uygulaması da o kadar kolay olur. Ayrımın çeşitli türleri vardır. Fiyatlar, alıcıların gelirine göre, tüketicinin rantına ya da kazanç fazlasına el koyacak biçimde farklı olarak saptandığı zaman, kişisel ayrım sözkonusu olur: bu durumda, firma tarafından satılan aynı bir mala uygulanan fiyatlar, tüketici grupların talep esnekliğine göre değişir (müşteri kitlesinin bölümlere ayrılması: lüks, zengin ya da halktan müşteriler). Firmanın kârını en yükseğe çıkarmayı amaçlayan bu politika, çoğu kez malın niteliğinde ve özellikle bunun ticari biçiminde bir farklılaşmayı da gerekli kılar. Mal ya da hizmetin fiyatları kullanıma göre değiştiği zaman ise, maddi ayrım sözkonusudur: örneğin, elektrik konusunda, kilovatsaatin tarifesi kullanış devresine ve evlerde ya da sanayide kullanılmasına göre değişir. Nihayet, ayrım coğrafi olabilir: aynı nitelikteki işin saat ücreti, bir ülkenin çeşitli bölgelerine göre değişir ("ücret bölgeleri" uygulaması); ya da bir malın fiyatı ulusal piyasada, dış piyasalara oranla daha yüksek olur (damping uygulaması).

• Fiyat indirimi (ya da iskonto) uygulaması, yani düşürülmüş ticari marjlarla satış, ilk kez 1953'te ABD'de ortaya çıktı. Bulunan formül, genel giderlerde kısıntı yapılmasına dayanıyordu (kuruluşlarda sadelik, müşterilere az hizmet, stoklarda hızlı devir ve bunların finansmanının mal sağlayıcılara yükletilmesi). Bu yoldan sağlanan tasarruflar, geleneksel perakendecilerde yürürlükte olan fiyatlarda önemli indirimler yapılmasına olanak verdi. Bu indirimler de, ayrıca, tüketicileri hedef alan reklamları desteklemekte kullanıldı.

• Fiyatların oluşumu. Piyasalarda fiyatların oluşum mekanizması kapitalist ekonomilerin işleyiş temelini oluşturur. Sovyet tipi planlı ekonomilerde, devlet tarafından saptanan fiyatlar, ekonominin yönetim araçlarını simgelerler ve kapitalist ekonomilerde olduğu gibi, piyasaların düzenleyicisi rolünü oynamazlar. Kapitalist ekonomilerde fiyat mekanizması çeşitli roller oynar.

Birincisi, bir piyasada, bir malın potansiyel aracıları bir talep gösterip, potansiyel satıcıları da arz işlevini üstlendikleri an, belli bir fiyat üzerinden alışverişler yapılmaya başlar. Şu halde arz, talep ve fiyat hareketleri birbirine bağlıdır: genellikle, bir malın talep hacminin artması (örneğin, tüketicilerin zevkinde meydana gelen bir değişiklik sonucunda) onun fiyatını yükseltir. Fakat, bu yükseliş bir yandan üreticileri arzlarının hacmini artırmaya yönlendirirken, öte yandan da talepte bulunanların bir bölümünün hevesini kırar: demek ki, fiyatın bir işlevi de, piyasada arzla talep arasında denge kurmaktır ve bu işlev, aynı zamanda, ara mallar ve üretim faktörleri için de geçerlidir.

ikinci olarak, fiyat değişiklikleri, mevcut kaynakların, çeşitli kullanımlar dışında, -nihai alıcıların arzularını en iyi tatmin edecek biçimde-, dağılmasını sağlayıcı bıı*rol oynar Örneğin, tüketicinin tercihinde meydana gelen bir değişiklikten ötürü A malı, B malına oranla daha çok talep edilmektedir: bu durumda A'nın fiyatı yükselir, B'nin fiyatı ise azalır. Böylece, sözkonusu iki malın üreticileri, nihai talebin bileşiminde meydana gelen değişiklik hakkında "uyarılmış" ve etkinliklerini ona göre yönlendirmeye itilmiş olurlar. A malını üretenler, ondan daha fazla üretmeye yönelirler, B malını üretenler ise ters yönde hareket ederler. Bunun sonucunda, A malının üreticilerince yapılan faktör talebinde bir artış, B malının üreticilerince yapılan faktör talebinde ise bir azalış olur; yani üretim faktörlerine ödenen fiyatlar A dalında yükselirken, B dalında düşer. Böylece, fiyat mekanizması, kaynakların tahsisini değiştirerek bunu talebin yeni bileşimine uydurur.

Nihayet, fiyatlar sistemi, herkesin kendi üretim ve tüketim etkinliği konusunda özgürce karar verdiği bir iktisadi düzende, üretme ve tüketme kararları arasında bir tutarlılık sağlar. Hiçbir güç iktisadi karar birimlerini (girişimci, sermaye yatırıcı ya da ücretli işçi olarak) talep edilen malların üretimiyle uğraşmaya zorlamaz, ama, fiyat mekanizmasının işleyişi onları bunu yapmaya yönlendirir, çünkü onlar için en yüksek geliri elde etmenin yolu budur. Yine, kıt mallar üzerine hiçbir kısıtlama konulmamış olduğu halde, bu mallar daha pahalı olduğu zaman, iktisadi karar birimleri kendiliğinden bunlarda tasarruf yapmaya itilirler.

• Fiyat politikası. Devlet müdahalesi, genellikle, üç nedenden kaynaklanır: birincisi, tüketicilerin, fahiş sayılan fiyatlara karşı korunmasıdır; çünkü, hiçbir zaman tam rekabet koşulları olmadığından, üreticiler, değişik derecelerde olmak üzere, daima belli bir davranış özgürlüğüne sahiptirler, ikincisi, sözkonusu müdahale, üreticileri çok düşük sayılan, yani onlara yeterli bir gelir düzeyi sağlamayan fiyatlara karşı korumaya çalışır. Nihayet, resmi makamlar, arzdaki rastlantısal bir kısıntıdan, toplam talepteki bir aşırılıktan, ya da üretim maliyetlerinde bağımsız bir yükselişten ötürü fiyatların genel seviyesinde baş gösteren bir yükselme eğilimine karşı mücadele etmeye çalışırlar.

Devletin fiyatlara müdahalesi ya bunları bir komutla dondurmak (narh koymak) ya bunların bir üst sınır (kıtlık dönemlerinde konulan azami fiyatlar ya da tavan fiyatlar) ya da bir alt sınır (bolluk zamanlarında konulan asgari fiyatlar ya da taban fiyatları) saptamak ya da nihayet zarar gören bazı üretici kategorileri için (çiftçilere olduğu gibi) bir fiyat garantisi sağlamak biçiminde kendini gösterir. Deneyimlerin gösterdiği gibi, fiyatlar üzerinde yapılan her eylem aynı zamanda hem zararlı (çünkü, kaynakların optimal tahsisini bozar), hem etkisiz (çünkü, piyasanın gücü, devletin iradesinden daha baskındır ve bu yüzden gizli fiyatlar ya da "karaborsa" tehlikesi baş gösterir), hem de genel olarak özgürlük için tehlikelidir, çünkü devlet iktisadi karar birimleri üzerinde gittikçe daha ağır ve daha yaygın bir baskı yapmak zorunda kalır.

iki dünya savaşı ile 30'lu yıllardaki çöküş ve bunları izleyen kalkınma politikaları, fiyat politikalarına gittikçe daha sık başvurulmasına yol açtı. En liberal ülkeler bile, son savaş sırasında, bir fiyat denetleme sistemi kabul etmek zorunda kaldılar. Bu sistem, ekonominin genel yönü içinde, gelirlerin dondurulmasını, üretimin, denetim altına alınması (üretim faktörlerinin disiplinli dağılımı) ve tüketimin tayın-lanması (karne usulü) ile bütünleştiği ölçüde etkili oldu.

—Muhs. • Maliyet fiyatı. Önceleri muhasebe dışı kavramlar arasında ele alınan ve yalnızca ücretlerle doğrudan doğruya gerekli maddeleri içeren bu kavram, zamanla zenginleşti ve fabrika maliyet fiyatı (imalat bedeli) ile ticari maliyet fiyatını -bu fiyat ayrıca idari ve ticari giderleri içerir- birbirinden ayırarak eksiksiz muhasebe değerlendirmelerine temel olabilecek duruma geldi. Günümüzde tam maliyet fiyatlarının artık yalnızca öngörü (keşif raporu) açısından hesaplanması yönünde bir eğilim vardır; çünkü, bir malın maliyet fiyatı, onu üreten atölyenin etkinliğine ve aynı dönem içinde üretilen başka bazı malların tutarına bağlıdır, yani maliyet fiyatı bir mala özgü bir nitelik değildir. Maliyet fiyatının hesaplanabilmesi için işletmenin etkinliği ile ilgili ve ancak bir bölümü gerçekleşebilecek birçok varsayımlara gerek vardır. Üretimin çeşitli olması durumunda, bir malın gerçek maliyet fiyatı hesaplanamaz. Fiyatların aşağıdaki biçimde ikiye bölünmesi yeğlenen bir yöntemdir:

1. değişken giderler (nisbi giderler ya da imalat giderleri): üretimle birlikte değişen giderler (dolaysız el-emeği, çeşitli maddeler, temsilci komisyonları, vb.); bunlar bir malın gerçek özelliklerini oluştururlar;

2. dönem giderleri (üretim değiştiği halde sabit kalan giderler), yani her hizmetin işleyişi bakımından özellik taşıyan giderler. Giderlerin böyle iki sınıfa ayrılması, aynı zamanda başbaşa noktasının hesaplanmasını da olanaklı kılar.

• Ölçü fiyatlar yönteminde, standart değerlerle gerçek değerler arasındaki oranlar hesaplanır (değişim katsayısı). Örneğin, personel giderleri gibi oldukça türdeş bir biçimde değişen her fiyat grubu için bir katsayı belirlenir. Küçük sayıda katsayılar kullanılması, analitik bir işletme muhasebesi elde edilmesini olanaklı kılar.

FİYATLANMAK gçz. f. Alınıp satılabilen bir şey sözkonusuysa, fiyatı yükselmek, pahalılaşmak.

kaynak:2-cilt:11
__________________
NEVART AKADEMİ
www.nevart.net
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Disleksi Eğitimi
Okuma Güçlüğü
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
ayırımı, fiyat, fiyatlanmak, fiyatı, maliyet, politikası

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 00:20 .