iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 06:21 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » gazete haber ve makale yorumları » Kültür ve Sanat » Filmler » bakandan sinemacılara senaryolar

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 29.12.07, 01:13
Standart bakandan sinemacılara senaryolar

29.12.07, 01:13



BAKAN GÜNAY'DAN SİNEMACILARA SENARYOLAR Kültür Bakanı Günay sinema sektörüne Atatürk'ten Fatih'e, Kanuni'den Ksantos'a birbirinden ilginç film senaryoları önerdi. Özellikle Atatürk konusunda "İnsan olarak Atatürk'ü ele alan, o büyük insanın duygularını, acılarını, sevinçlerini hissettirecek bir çalışma çok hoş olabilir. Ama böyle bir senaryo yok" açıklamasında bulundu.
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, senarist ve yapımcılara, Atatürk ve Kanuni Sultan Süleyman gibi Türk tarihine yön verenler kişiler ile Ksantos halkı gibi Anadolu topraklarında yaşamış medeniyetler hakkında film yapmaları önerisinde bulundu.
Günay, ''Çocuklarımız, Kral Arthur'u bilir de Kanuni, Fatih, Hektor, Ksantos'ta savaşanlarla ilgili görsel hafızalarında bir şey yoktur'' dedi.
Kültür ve Turizm Bakanı Günay, AA muhabirinin sorularını yanıtlarken, sinemanın diğer sanat dallarına göre daha geniş kitlelere, daha rahat mesaj ulaştırabildiğini söyledi.
Diğer ülkelerin sinema sektörünü iyi kullandığını ifade eden Günay, ''Kral Arthur'la ilgili kaç film çevrilmiştir? Bizim çocuklarımız Arthur'u bilir de, Kanuni, Fatih, Hektor, Ksantos'ta savaşanlar ve Kadeş Antlaşmasını imzalayanlarla ilgili, görsel hafızalarında bir şey yoktur. Kral Arthur'un yaşadığı kasabayı, neredeyse 40 film gördüğüm için ezbere biliyorum ama Topkapı'yı bizim çocuklarımız bilmiyor'' dedi.
Türkiye'nin de tanıtımını yapacak çok büyük film projelerine imza atılabileceğini ifade eden Günay, Anadolu topraklarındaki bir çok uygarlık ile Türk tarihindeki pek çok ismin film senaryolarına konu olabileceğini bildirdi.
''ATATÜRK FİLMİ OLMAMASI CİDDİ EKSİKLİK''
Atatürk filminin çekilmesiyle ilgili yıllardır tartışmalar yapıldığına dikkat çeken Günay, ''Gelecek yıl Atatürk'ün vefatının 70. yılı. Yani, 70 yıl geçtikten sonra bir büyük kahraman, bir büyük devlet adamı, bir büyük siyaset adamı ve bir büyük insanla ilgili, Türkiye'nin uluslararası piyasaya bir film, hatta roman çıkaramamış olması ciddi bir eksikliktir'' diye konuştu.
Günay, bunun hala tabular ve belli konuların dokunulmaz sayılması nedeniyle aşılamamış olduğunu ifade ederek, bu konuyla ilgili düşüncelerini şöyle özetledi:
''Bir Atatürk filmi olsa çok ilgi çekici olur. Bildiğimiz klasik övgü filmi değil, insan olarak Atatürk'ü ele alan, o büyük insanın insani yönü olduğunu, duygularını, acılarını, sevinçlerini hissettirecek bir çalışma yapılsa, çok hoş olabilir ama böyle bir senaryo yok.
Filmde, çağdaş Türkiye bakışı; nereden gelindiği ve nasıl bir Cumhuriyete ve çağdaşlığa evrildiği, Atatürk'ün bugün geçerliliğini koruyan barışçıl sözleri, insanla, sanatla, insan haklarıyla ilgili yaklaşımları, önce milleti söz sahibi kılma ile demokrasinin temelini oluşturan arayışları olsa. Bütün bunları bir yerden aldığınız zaman, bir yandan da onun kendi iç dünyasına bakılabildiği zaman çok güzel film olur.''
Filmin senaryosu ile çekimlerinin çok iyi olması gerektiğini belirten Günay, Atatürk'ü yerli veya yabancı bir aktörün oynayabileceğini, ancak yabancı aktörün uluslararası piyasaya duyulmada kolaylık sağladığını söyledi.
Günay, ''Ama yine de çok başarılı bir şey yapmışsanız, zaten duyulur. 'Takva' filmindeki insanlar bizim dünyamızdan insanlar... Onların uluslararası piyasada bilinirlilikleri yoktu, ama ödülleri toplayıp geliyorlar. Demek ki ürün, senaryo, çekim önemli... Oradaki sanat önemli'' dedi.
''İNANILMAZ BİR DİRENÇ DESTANI...''
Anadolu'daki eski uygarlıkların filmlerinin de yapılmadığını vurgulayan Günay, bir dönem Likya Devleti'ne başkentlik yapmış, bugün Fethiye'de bulunan ''Ksantos'' şehrinin bir destan yazıldığını ve bu konuda film yapılırsa, projenin kendisini çok heyecanlandıracağını söyledi.
Ksantos'un iki kez Persler'in saldırısına uğradığını, ancak teslim olmamak için tüm halkın savaştığını anlatan Günay, ''Son kişiye kadar ölmüşler, kadınlarını ve çocuklarını da bir tek esir vermemek için kendileri öldürmüşler. Bugünkü mantığımızla anlayabileceğimiz bir şey değil ama inanılmaz bir destan. İnanılmaz bir direnç destanı...'' dedi.
Likya medeniyetinin demokrasinin beşiği olduğu konusunda Amerikan Parlamentosu'nda çalışma yapıldığını da anımsatan Günay, ''Direnen bir halk ve onların başardığı bir demokrasi... İnanılmaz bir tarih filmi. Bizde yaşıyor hala bu insanların soyları. Bunları neden senaryo haline getirmiyoruz?'' diye sordu.
Günay, tarihin ilk antlaşması olan Kadeş Antlaşması'nın da önemine dikkat çekerek, ''İki büyük uygarlığın, iki büyük ordu ve medeniyetin bu coğrafyada yaşadığını gösteriyor. O anlaşma ve içeriği dünya açısından önemli. Biz bununla ilgili bir küçük deneme bile yapmadık'' dedi.
''DELİKANLI BİR PADİŞAH...''
Bakan Günay, Osmanlı tarihinden de çok önemli filmler yapılabileceğini belirterek, şunları söyledi:
''Fatih Sultan Mehmet, 23 yaşında İstanbul'u almış bir kahraman. Yeni bir çağın açılmasına sebep olmuş ve o fethettiği şehirde, ki 'fethetmek' demek 'kılıçla ele geçirmek' değil, eski Osmanlıca'da 'açmak' demektir, o kapılarını açtığı şehirde yaşayan bütün uygarlıkların, inançların aynı şekilde yaşamasına izin vermiş. Bugün dünyanın aradığı hoşgörüyü o çağda gerçekleştirmiş delikanlı bir komutan, delikanlı bir padişah...''
''CİHAN İMPARATORU AMA AŞKIN KÖLESİ''
Günay, ''cihan imparatoru ama aynı zamanda bir aşkın kölesi'' olduğu için, Kanuni Sultan Süleyman'ın yaşamından da trajik bir senaryo yazılabileceğini söyledi. Bu konuda film yapılması fikrinin kendisini yıllardır kendisini heyecanlandırdığını dile getiren Günay, şöyle devam etti:
''Kanuni Sultan Süleyman, bir cihan imparatoru ve bir aşkın kölesi. Bütün cihanı titretiyor, cihana hükmediyor, sultanlar önünde diz çöküyor ama kendisinin bir kadının önünde dizleri titriyor ve çocuklarını öldürüyor. Bir yandan Viyana'yı almaya çalışıyor, bir yandan da o sevdiği kadın uğruna kendi çocuklarına kıyıyor. Bundan daha büyük trajik bir imparator yeryüzüden gelip geçmemiştir. Dünyada bundan daha trajik ne kral Lear biliyorum, ne Makbet ne başka bir şey biliyorum. Ama biz bunu bilmiyoruz bile...''
Kanuni Sultan Süleyman ve bu gibi değerlerin Amerika ya da Avrupa'da yaşamış olması halinde çoktan filminin yapılacağını belirten Günay, ''Truva'' filminin bile Türkiye'ye çekilmesinin sağlanamadığını söyledi.
Filmde Truva'nın neresi olduğunun bile belli olmadığına değinen Günay, Çanakkale Boğazı'na Hektor heykeli yapılmasıyla ilgili şöyle konuştu:
''Filmde geçmez ama Anadolu'da yaşayan bütün öteki kavimler Truva'ya yardıma gelmişler, bir Anadolu savunması var orada... Biz bu toprakları, 1915'ten bu yana değil, milattan önceki binlerce yıldan bu yana savunmaktayız.
Mehmetçik ve Hektor aynı insan, bu toprakları savunan aynı insan. Mehmetçik Hektor'un karşı yakaya geçmiş olanı. Bu insanlar bir yere gitmedi. Biz de geldik, ama hep beraber biziz. Şu anda Türk milleti, Likyalılar, Frigyalılar, Hititler, Kapadokyalılar, Karadenizliler, Doğulular, Batılılar, bu ülkede yaşayan herkes hep beraber Türk milletiyiz. Hektor bizim kahramanlarımızdan biri. Böyle bir bakış açısıyla bakmaya çalışacağız.''
Bu filmlerin uluslararası düzeydeki prodüksiyonlarla yapılması gerektiğini, böyle projelere de açık olduklarını ifade eden Günay, ''Yabancı oyuncu, senaristler olabilir ama bizim ülkemizde, bizim tarihsel mekanlarımızda olacak bu filmler'' dedi.

H2

Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
Cevapla

Tags
sinemacilara senaryolar

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz