|
#1
|
|
19.01.07, 02:50
Bazı yapımcı ve yönetmenler 20. yüzyıldaki sinema sanatı ve görüntülü anlatım metoduyla aşırı ve ırkçı eğilimlerini kamuoyuna anlatma gücüne sahip olduklarını tespit ettiler. Bu çevreler, 2. dünya savaşının bazı olaylarını kullanarak aşırı ve ırkçı Siyonist anlayışı bir din adı altında yayabileceklerini antisiyonist kişi ve grupları Yahudi düşmanı olarak suçlayıp, çevre dışı bırakabileceklerini anladılar. Fakat bu sürecin devamında bazı yapımcılar metot değiştirip, Yahudi dini özelliklerini göz ardı ederek doğrudan Holokost olayını gündeme getirip, ona dal budak kazandırdılar. Bütün sömürgeci ve şeytani güçlerin tarihteki bekâ stratejilerinden biri mitolojik türevlere başvurmak ve sahte tarihi öyküler yaratmaktadır. Şuâ efsanesi veya Holokost, aşırı ırkçı anlayışların yaygınlaştırılmasında en etkin rol oynamaktadır. 1960'lı ve 1970'li yıllarda 2. dünya savaşı ve Yahudi soykırımı konulu filimler bol miktarda yapıldı. Örneğin 1959 yılında An Frank hatıraları, 1950 yılında Oksudos, 1961 yılında Nurenberg mahkemesi adlı Siyonist eğilimli filmler yapıldı. Bu filmlerin çekimleri, Fransa, İtalya, Polonya, Macaristan, Romanya ve Çekoslovakya' da yapıldı. Bu filmlerin yapımcılarının çoğu Amerikalı Siyonist Yahudilerdi. Fakat 1962 yılından sonra yapılan filmlerde Holokost iddiası ikincil bir konu ve tema olarak filmlerde işlendi. 1980'lı yıllardan itibaren Menahem Begin gibi terörist ve Siyonist politikacılar 1982 yılında Beyrut'un bombalanması gibi cinayetlerini haklı göstermek için Holokost'u kullandılar. Böylece Siyonist eğilimli sinema ürünleri yeni boyut kazandı. Bu dönemlerde Stiven Spielberg gibi kimseler, 1993'de "Şindler listesi" gibi sinema filmleri yaparak siyonizmin propagandasını yaptı. 1971 yılında film çalışmalarını başlatan Amerikalı Siyonist yönetmen Spielberg, bu yapıtın da doğrudan Siyonist anlayışın propagandasını yaptı. "Şindler listesi" filmi, karanlıkta yanan bir mumla birlikte başlıyor ve daha sonra, Yahudilerin dua merasimine geçiş yapılıyor. Filmin tanıtımı ve aktörlerinin ismi, göçmenleri taşıyan bir trenin hareketiyle birlikte ekrana giriyor. Şindler, eğlenceye düşkün, otoriter ve Almanya Nazi partisi üyesidir. O, Yahudileri kendi çıkarları uğruna feda ediyor. Şindler Nazi subaylarıyla işbirliği yapıp, Yahudilerin idamına karar veriyor. Şindlerle birlikte diğer karakterler Nazi ülkülerine bağlı oldukları gibi Yahudilerin ölümlerinden büyük üzüntü duyuyorlar. Filmin sonunda Şindler övülüyor. Çünkü bir grup Yahudi'yi ölümden kurtarabilmiş tir. Amerikalı Siyonist lobi ve sendikalar ise Spielberg'i resmen ödüllendirip, takdir ettikleri gibi, onu 7. Oscar ödülüyle ödüllendirdiler. Ve Siyonist banka Cismenhatan bank'ta bu Siyonist yapımcı ve yönetmene 3 milyar dolarlık bir yardım yaptı. Amerika Siyonist Yahudi cemaati de 1995 yılında yayınladığı bildiride Yahudi şirketlerin Spielberg'e siyonizmin hedeflerini gerçekleştirme doğrultusunda maddi ve manevi destek vermeleri çağrısında bulundu. Bunun üzerine bu Siyonist yönetmen Hooliwoodun en zengin yapımcılarından birine dönüştü. Şindler listesi filminin ekrana çıkmasından sonra, Siyonist ırkçı İsrail elebaşları, siyonizmin propagandasını yapacak yüksek sinema komitesini kurdular. Bu komitenin başkanı ırkçı İsrail'in dönem cumhurbaşkanı Ezer Vayzmen'di. Irkçı İsrail başbakanı Mossad ve Canon şirketi yöneticileriyle ITV şirketi ve Spielberg gibi isimler bu Siyonist film kampanyası komitesinin üyeleriydi. Bu komite Siyonist filmler yapmakla kalmayıp, insanlık dışı bir görevi de üstlendi. Siyonist yüksek sinema filmi komitesinin görevi, Lübnan işgaline karşı çıkan ve Filistinlilerle Arapları destekleyen yapımcı ve yönetmenleri tespit etmek ve onların uluslar arası film festivallere katılmalarını engellemekti. Siyonist çete ve lobilerin boykotuna uğrayan aktörler, Alendelon, Jan Polmundo, İzaber Acani, Marlon Brandu ve Coyin Kaster gibi meşhur isimlerdir. Amerika yapımı Piyanist filmi de Holokost'u işleyen bir yapımdır. Bu film Romen Polaski yönetiminde 1992 yılında yapıldı. Filmin konusu Varşova radyo istasyonunda çalışan bir piyanist ile ailesinin hayatı etrafında odaklanıyordu. Onun savaşla birlikte hayat süreci değişiyor. Yahudi oldukları için tahkir ve tacize uğruyorlar. Nihayet bir gettoya taşınıyorlar.Piyanistle ailesi binlerce yahudiyle birlikte birkaç yıl bu toplama kampında tutuluyor. O defalarca kaçmaya teşebbüs ediyor. Ancak tutuklanıyor. Piyanist uzun süre bir harabede yaşadıktan sonra müttefiklerce kurtarılıyor. Piyanist filmi, 2. dünya savaşını konu alıyor. Bu filmde abartılı olarak Yahudi olmayan tek bir Polonyalı bile öldürülmüyor. Gerçeklere aykırı olarak ta Amerika Yahudileri kurtarıcı kahramanlar olarak gösteriliyor. Halbuki 2. dünya savaşı sırasında Amerika, doğu Avrupalı Yahudi göçmenlere kapılarını kapatmıştı. Onlar ölümle Filistin'e göç etmek arasında birini seçmek zorunda bırakılmışlardı. Piyanist filminde işlenen diğer önemli bir konu da, kilisenin faşizmle işbirliği yapmakla suçlanmasıdır. Burada öncelikle Almanların yeni yıl ve dini mekanlardaki şenlikleri yansıtılıyor. 2. dünya savaşı sırasında Yahudi soykırımını konu alan diğer bir film ise "Hayat Güzeldir" filmidir. Roberto Benini İtalyanlara özgü bir mizahıyla tarihi gerçekleri çarpıtıyor. Bu filmin ana karakteri "Guido"dur. O köyden kent'e göç edip evleniyor. 2. dünya savaşının başlamasıyla birlikte, Guidu ve oğlu Yahudi oldukları için tutuklanıyor. Fakat eşi Yahudi olmadığı halde kocası ve oğluna beslediği aşk ve sevgiden dolayı gönüllü olarak toplama kampında yaşamaya başlıyor. Bir süre sonra Guido, oğlunun kaçmasına yardımcı olmakla suçlanıp, kurşuna diziliyor. Onun idamından sonra Amerikalı askerler oğlunu kurtarıp, annesine ulaştırılıyorlar. "hayat güzeldir" filmi 1998 yılında 3 Oscar ödülünü ve Ken büyük film festivalinin jüri heyetinin büyük ödülünü kazandı. Görüldüğü gibi dünya siyonizminin film yapım alanı Amerika ve doğu Avrupa'dan İtalya'ya kadar yayılmış bulunuyor. "Hayat güzeldir" gibi filmler, Siyonizm için sahte tarih türetmeye yöneliktir. Irkçı ve Siyonist işgalci çete ve göçmenler 2. dünya savaşı boyunca İngiltere ve diğer sömürgeci ve sultacı güçler tarafından desteklenip, Filistin'de gizli Siyonist devletini kurma kabiliyetini kazandılar. Nitekim Filistin'deki 50 bin Yahudi nüfusu devşirme yoluyla 1948 yılı sonrası ve 1950'li yıllarda bir milyon 600 bine ulaştı. Batı sinemasıysa, Siyonist Yahudi çeteleri Filistin'e taşıma ve Siyonist işgal ve yapay rejimi meşrulaştırma konusunda büyük çaba harcayıp, Filistin halkının çile ve esaretini göz ardı etmeye özen göstermiştir.
__________________ Yok olmayan bir izzet ve şerefin seninle olmasını istiyorsan, fâni bir izzet ile aziz ve bahtiyar olmaya çalışma |
| Sponsorlar |
| |
![]() |
| Tags |
| batı, holokost, propagandası, sinemasında |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|