Mücevherin kralıMücevher atölyelerinde tuvalet temizleyerek başladığı iş hayatında hızla yükselerek, Monte Carlo, Dubai ve Moskova gibi dünyanın en pahalı yerlerinde söz sahibi bir marka yarattı.
Hizmette sınır tanımıyor. Müşterilerinin yatına bile servis yapıyor. Brunei Sultanı, Oprah Winfrey, Elizabeth Taylor, David Beckham ve eşi Victoria onun müdavimlerinden...
ngiliz işadamı Laurence Graff, mücevher piyasasında yeni ustası olarak anılıyor. Forbes’te yayınlanan yükselme hikâyesi bir hayli ilginç...
Bir adam eşiyle birlikte Graff’ın Londra’nın gösterişli caddelerinden New Bond’daki dükkanına geliyor. O gün kadının doğumgünü ve kocası ona hediye almak istiyor. Vitrindeki elmas ve yakuttan yapılma göz alıcı gerdanlığa bakıyorlar ama adam 2 milyon dolarlık fiyatı fazla buluyor. 1 milyon dolar teklif edip, düşünmesi için satıcıya 24 saat süre veriyor ve dükkandan ayrılıyor. Kısa bir süre sonra kadın, ikinci bir adamla, sevgilisiyle yeniden dükkana geliyor. Kadının sevgilisi de gerdanlığı beğeniyor ama fiyatını çok yüksek buluyor. O da 1 milyon dolarlık bir çek yazıp, Graff’ın masasına bırakıyor. Ağzı sıkı ve nazik satıcı, kadının bir önceki ziyareti hakkında tek kelime etmiyor. Bir süre sonra kadın üçüncü kez dükkana geliyor. Ancak bu kez yalnız başına ve muhtemelen iki tarafa da satıcıyı ikna ettiğini söylemiş. Kadın hediyesine kavuşuyor ve çekler de Graff’ın oluyor.
İşçilik ücreti 400 bin dolar
Büyük bir yalanın eğlenceli hikâyesi. Peki Graff bu hikâyeyi neden anlatıyor? Çünkü bu işine gizem ve heyecan katıyor. 69 yaşındaki Laurence Graff, Hatton Garden’daki atölyelerde tuvalet temizleyerek başladığı iş hayatında, Monte Carlo, Dubai ve Moskova gibi dünyanın en pahalı yerlerinde 15 mağazası bulunan bir markanın zirvesine kadar tırmandı. Bu başarının arkasında ise organize bir çalışması yatıyor. Graff Diamonds yukarıdan aşağıya kadar bütünleşmiş bir yapıda. Taşın madenden çıkan ham halinden vitrindeki haline kadar tüm aşamaları kendileri kontrol ediyor. Taşları en ağır ve en kaliteli şekilde satıyor ve ortalama 400 bin dolarlık işçilik ücreti ekliyor. Bu sayede Cartier, Winston, Van Cleef & Arpels ve Tiffany gibi klasikleri kolaylıkla geride bırakabiliyor.
Serveti 2.5 milyar dolara ulaştı
Graff müşterilerini nasıl kazanacağını da çok iyi biliyor. Hatta Akdeniz’de yatıyla dolaşan Oracle’ın Başkanı Larry Ellison’ın istediği elmasları götürebilmek için peşinden denize açılmışlığı bile var. Suudi Prens Turki bin Abdulaziz, Brunei Sultanı, Oprah Winfrey, Elizabeth Taylor, David Beckham ve eşi Victoria, Graff’ın uzun süreden beri müşterisi. 2004’te Donald Trump da eşi Melania için 12 kıratlık zümrüt ve elmas bir yüzük için Graff’a 1 milyon dolar ödemiş. “Laurence olağanüstü bir mücevher satıcısı” diyen Trump, Graff’ı yere göğe koyamıyor: “Taşlarının kalitesi, hizmetinin kalitesi ve şöhreti zirvede.”
Graff da çekiciliği, girişkenliği, dobralığı, kendini övmeyi sevmesi ve mükemmelin peşinde koşmasıyla Trump’ın birçok özelliğini taşıyor. Milano’da özel yaptırılmış takımları ve tişörtleriyle her zaman oldukça şık giyinen mücevher kralı, “İşimde tam bir soyluyumdur” diyerek durumunu özetliyor. Para kazanma becerisinde de Trump’tan aşağı kalmıyor. 2.5 milyar dolarlık bir serveti olduğu tahmin ediliyor. Bu servet Cenevre, Londra, New York ve Fransa’nın güneyindeki Cap Ferrat’taki evleri, 45 metrelik yatı, Global Express XRS uçağı, Güney Afrika’da üzüm bağları ve şarap imalathanesinin yanı sıra 250 milyon dolarlık bir resim koleksiyonunu kapsıyor. Aslında zengin kesimlerin elinin daha da bollaşmasıyla 2000’den itibaren lüks ürünler satanlar iyi paralar kazanmaya başlamıştı. Graff da bu lüks tüketim patlamasından faydalandı. 2000’de 90 milyon dolar olan Graff Diamonds’ın satışları, 2006’ya gelindiğinde 400 milyon dolara sıçramıştı. Şirketin vergilerden sonraki kârı da 11 milyon dolardan 48 milyon dolara çıkmıştı.
20 karat ve üzeri kâr bırakmaz
Graff’ı rakiplerinden asıl ayıran ise 10 yıl önce aldığı bir karar oldu. Küresel olarak genişlemek isteyen ve özellikle büyük taşların istikrarlı bir şekilde teminini amaçlayan Graff, 1998’de Johannesburg’da elmas üretimi ve satışı yapan South Africa Diamond Corp.’un (Safdico) yüzde 51 hissesini satın aldı. Diğer şirketler işlenmiş elmasları alıp satarken, Graff’ın bu hamlesi onu aracı ve satıcılara para ödemekten kurtardı. Graff, Safdico aracılığıyla işlenmemiş elmaslarını yarısını Güney Afrika’nın maden devi De Beers’tan satın almaya başladı (Safdico, De Beers’tan doğrudan işlenmemiş elmas alabilen 93 satıcıdan biriydi). Graff’ın üretim zincirini ise şöyle kurdu: Güney Afrika ve Mauritis’te çalışan 370 kesici ve parlatıcı küçük taşları işliyor. Büyük taşlar ise New York ve Antwerp’teki 19 elmas ustasının elinden geçiyor. Bunları değerli takılara dönüştürme işini ise New York ve Londra’daki atölyelerde bizzat kendisi yapıyor. (De Beers, daha sonra LVMH’yle birleşerek kendi parekende satış markasını kurdu. Ancak Graff’la rekabet edemedi.)
“Gerdanlık 1 milyon yıl sürdü”
Graff 2001’den itibaren New York, Chicago, Las Vegas ve Palm Beach’te mağazalar açtı. Las Vegas’taki mağaza Steve Wynn’in kumarhanesinin içindeydi. Mücevherlerini satmak için ünlü mağaza zinciri Saks Fifth Avenue ile de anlaşma imzaladı. Graff’ın ABD’deki tek başarısızlığı ise Beverly Hills’te bir mağaza açamaması oldu. Bunun sebebi ise Las Vegas’taki ortağı Wynn’in itiraz etmesiydi. Barguirdjian ABD’deki tüm mağazaların ilk yıllarında kâra geçtiklerini belirtti. Manhattan’daki mağaza 65 milyon dolarken, Harry Winston’ın aynı bölgedeki mağazası bunun yüzde 60’ını yapabildi. Graff hâlâ işin her aşamasını kontrol ediyor. Dokuz ay önce 30 milyon dolar değerinde 267 karatlık elmas gerdanlığın reklam sloganını bile kendisi bulmuş: ‘Doğanın ve Graff’ın bu gerdanlığı yapması bir milyon yıl sürdü.’ Bu gerdanlık satışa çıktıktan kısa süre sonra Asyalı bir müşteriye satılmış.
Yıllar geçmesine rağmen Graff sadece ailesinden üç kişiyi şirketine almış. Bunlardan biri de 43 yaşındaki oğlu François. Şirketin iki numarası olan François’in Graff’ın yerine geçmesine kesin gözüyle bakılıyor. 45 yıldır evli olan Graff’ın iki çocuğu daha var.
Şirketini satmak ya da halka açılmak gibi bir niyeti de yok. 1973’te şirketinin üçte birini halka açan Graff, hissedarlar ve yönetim kuruluna laf anlatmaktan bıkınca 1978’de tüm hisseleri geri toplamış. Graff hâlâ şirketi tek başına çekip çeviriyor. Dünyanın en büyük müzayede şirketlerinden Christie’s Başkanı François Curiel’e göre Graff’ın başarısının sırrı ise şu: “Müşteriler markanın arkasındaki ismi görmek, onunla tarnışmak isterler. Graff’ın müşteriye verdiği de bu.”
Kuyumcu atölyesinden kovuldu
Graff, Londra’nın doğusunda büyümüş. Yedi yaşına kadar Romanyalı bir Yahudi olan annesi ve küçük bir şeker dükkanı olan babasıyla birlikte yaşamış. Babası 2. Dünya Savaşı’na katılmak için onları bırakınca hayatları değişmiş. 1952 yılında 14 yaşında bir delikanlı olan Graff’ın okuldaki durumu ise hiç parlak değilmiş. Ailesi okuyacağından ümidi kesip işe girmesi için baskı yapmış. O da Hatton Garden’daki bir kuyumcu atölyesinde çırak olarak işe başlamış. Atölyenin tuvaletleri ve yerlerinin temizliğinden de sorumlu olan Graff, üç ay sonra kapıya konmuş. Ancak daha sonra yine benzer bir iş bularak yüzük tamir etmeyi ve küçük takılar yapmayı öğrenmiş. 18 yaşına geldiğinde işi öğrenen Graff, yeni dükkan açan bir adamı ikna ederek yanında işe başlamış









Normal
